Tanıtım Metni: Bir toplumun geleceğini, genç suçlularına bakarak anlayabilirsiniz. Bugün ABD’den Japonya’ya kadar dünya devleri, çocukları hapsetmek yerine onları topluma kazandırmanın yollarını arıyor. Peki, Türkiye’de neden tam tersi bir rüzgar esiyor?
Bu videomuzda:
ABD nasıl oldu da genç tutuklu sayısını %83 oranında azalttı?
Avrupa’da uygulanan "Mağdur-Suçlu Arabuluculuğu" neden %85 memnuniyet getiriyor?
Japonya’da suç işlememiş çocuklar bile neden "koruyucu eğitim" sistemine dahil ediliyor?
Türkiye’deki Siyasi Tartışma: Ümit Özdağ’ın "suç için yetiştirilen çocuk" ayrımı bir çözüm mü, yoksa yeni bir sorun mu? +1
Genç suçluluğuyla mücadelede sadece cezaları artırmak yeterli mi? Yoksa hapishaneler birer "suç okulu"na mı dönüşüyor? Bilimsel veriler, küresel örnekler ve Türkiye’nin gerçekleriyle gençlik adaletini masaya yatırıyoruz.
00:00Bir toplumun genç suçlularının nasıl yaklaştığı meselesi var ya, bu aslında o toplumun geleceğine nasıl baktığını gösteren müthiş bir ayna.
00:07Yani bu sadece bir adalet meselesi falan değil.
00:10Bizim değerlerimizi, umutlarımızı, hatta en derin korkularımızı bile ortaya koyuyor.
00:15İşte bu cümle aslında bütün bu anlatacaklarımızın tam da özeti.
00:20Gelin bu konuya biraz daha yakından bakalım.
00:22Çünkü mesele dediğim gibi sadece suç ve ceza değil, mesele hepimizin geleceği.
00:28Peki önümüzde iki temel yol var. Hangisi doğru olan?
00:31İşte bu inanın bütün dünyadaki adalet sistemlerini, politikacıları falan meşgul eden o meşhur milyon dolarlık soru.
00:38Ve vereceğimiz cevap nasıl bir toplum olmak istediğimizi de kökünden belirleyecek.
00:42Karşımızda duran iki temel felsefe bu aslında.
00:44Bir tarafta caydırıcılık var, sertlik var, diğer tarafta ise iyileştirme yani topluma yeniden kazandırma çabası.
00:51Şimdi gelin bu iki yaklaşımın dünyadaki büyük güçler tarafından nasıl uygulandığını görmek için şöyle kısa bir tura çıkalım bakalım.
00:59Evet, turumuza başlıyoruz. Amerika, Avrupa ve Japonya.
01:03Bakın bu üçü de o temel soruya bambaşka, hatta bazen insanı şaşırtan cevaplar veriyor.
01:09İlk durağımız bu konuda belki de en radikal değişimi yaşayan ülke olacak.
01:13Eksi yüzde seksen üç. Evet evet yanlış görmüyorsunuz bu rakam Amerika'da son yirmi yılda çocuk cezaevlerindeki genç nüfusun azalma oranı.
01:22İnanılmaz bir dönüşüm değil mi?
01:24Peki, bir zamanlar dünyanın hapishane başkenti diye anılan bir ülke bunu nasıl başardı?
01:30Hatırlarsınız doksanlarda o sert suçla savaş politikaları vardı, binlerce çocuğu alıp yetişkin hapishanelerine gönderiyorlardı.
01:37Ama bugün rüzgar tamamen tersine dönmüş durumda. Artık odakları gençleri bir yere kapatmak değil, tam tersine aileleriyle birlikte toplumun içinde onlara destek olmak.
01:48Peki bu değişimin arkasında ne var? İşte bu grafik her şeyi anlatıyor aslında.
01:53Bilimsel veriler o kadar net ki, diyorlar ki siz bir gence alıp yetişkin gibi cezalandırırsanız onu daha iyi bir insan yapmıyorsunuz.
02:02Tam tersi suça yeniden bulaşma riskini yüzde otuz dört artırıyorsunuz.
02:06İşte Amerika'da bu gerçeği görünce politikasını değiştirmek zorunda kaldı.
02:11Ama sakın Amerika'nın hikayesini bir başarı masalı gibi düşünmeyin.
02:14Sistem hala çok ciddi sorunlarla boğuşuyor.
02:17Rakamlara bir bakın.
02:18Gözaltındaki gençlerin yüzde seksinin de ruh sağlığı sorunları var.
02:22Yarısında madde bağımlılığı ve dört yüzden fazlası on iki yaşında ya da daha küçük.
02:28Yani tüm bu çabalara rağmen ne kadar zorlu bir durumla karşı karşıya oldukları ortada.
02:33Şimdi rotamızı Avrupa'ya çevirelim.
02:35Burada işler biraz daha farklı.
02:37Felsefe tamamen insancıl bir temele dayanıyor.
02:40Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin ruhuna yani.
02:44Hapis en ama en son çare olarak görülüyor.
02:47Temel prensip basit.
02:49Mümkün olan en az müdahale, mümkün olan en fazla destek.
02:52Ama sakın tek bir Avrupa modeli var sanmayın.
02:55Hiç de öyle değil.
02:56Şu tabloya bir bakın.
02:58Ne kadar farklı yaklaşımlar olduğunu anında göreceksiniz.
03:00Mesela İngiltere'de 10 yaşındaki bir çocuk suçlu sayılabiliyorken Portekiz'de bu sınır ta 16'ya çıkıyor.
03:07Bu bile çocukluğa ve suça bakış açılarının ne kadar değişebildiğini gösteriyor.
03:11Ve işte Avrupa modelinin belki de parlayan yıldızı bu.
03:15Onarıcı adalet.
03:17Burada amaç sadece suçluyu cezalandırmak değil.
03:28Mağdurların %85'i memnun ve yeniden suç işlemi oranı da %14 düşüyor.
03:33Hiç fena değil.
03:35Hadi şimdi de bambaşka bir yere, dünyanın en düşük suç oranlarına sahip ülkelerinden birine, Japonya'ya gidelim.
03:41Onların sistemi gerçekten çok farklı.
03:43Adına koruyucu eğitim diyorlar.
03:46Ve buradaki odak noktası sadece işlenmiş bir suç değil, daha da önemlisi suç işleme potansiyeli taşıyan gençlere erkenden müdahale etmek.
03:53İşte bu 3 aşamalı yapı Japon modelinin tam kalbini oluşturuyor.
03:58Sistem bir gencin illaki suç işlemesini beklemiyor.
04:02Bakın okuldan kaçan, alkol kullanan ya da ne bileyim riskli davranışlar gösteren gençler bile daha suç işlemeden sisteme dahil ediliyor ve destekleniyor.
04:11Yani olay tamamen önleyici bir yaklaşım üzerine kurulu.
04:15Peki bu yaklaşım işe yarıyor mu?
04:17Eee rakamlar ortada.
04:182003'den bu yana Japonya'da gençlik suçlarında tam %30'luk bir düşüş var.
04:23Bu da bize bu proaktif, yani önleyici modelin ne kadar etkili olabileceğini net bir şekilde gösteriyor.
04:29Fakat madalyonun bir de diğer yüzü var.
04:32Tüm bu başarıya rağmen %47 gibi çok yüksek bir yeniden suç işleme oranıyla karşılaşıyoruz.
04:38Bu ne demek?
04:39Demek ki sistemin disiplini tek başına yeterli olmuyor.
04:42Gençler o sistemden çıktıktan sonra işsizlikle, aile sorunlarıyla, toplumsal dışlanmayla yüzleşince ne yazık ki tekrar suça yönelebiliyorlar.
04:50Peki bu küresel turdan sonra gelelim Türkiye'ye.
04:54Bizde durum ne?
04:54Ülkemizde bu konu tam anlamıyla keskin bir siyasi fay hattın üzerinde duruyor.
05:00Bir tarafta önce güvenlik diyenler var, diğer tarafta rehabilitasyon şart diyenler.
05:05Güvenlik odaklı yaklaşımın temel argümanını aslında bu sözler çok iyi özetliyor.
05:10Bu bakış açısı diyor ki, özellikle organize suç örgütlerinin kullandığı gençler için daha farklı, daha sert bir yargılama sistemi getirmeliyiz.
05:19Peki bu yaklaşımın somut politika önerileri neler?
05:22Mesela yaşa bağlı ceza indirimleri kaldırılsın diyorlar, suça teşvik edenler de suçu işleyenle aynı cezayı alsın, özellikle uyuşturucu satıcıları gibi suçlara karışanlar için de çalışma kampları öneriliyor.
05:34Buradaki temel amaç caydırıcılığı en üst seviyeye çıkarmak ve organize suçlarla çok daha sert bir şekilde mücadele etmek.
05:40Tamam Amerika'yı gördük, Avrupa'yı, Japonya'yı gördük. Peki bu uzun yolculuktan sonra elimizde ne kaldı?
05:48Başarılı sistemlerin ortak noktaları ne? Hangi ilkeler gerçekten işe yarıyor? Gelin bir bakalım.
05:54İşte bütün bu dünya deneyimlerinin bize sunduğu yol haritası bu aslında.
05:58Japonya'dan neyi öğrendik? Erken müdahalenin önemini. Avrupa'dan onarıcı adaleti.
06:03Amerika'dan da toplum temelli programların ne kadar kritik olduğunu.
06:07Gördüğünüz gibi başarının formülü tek bir şeyde değil, bütün bu ilkelerin akıllıca bir araya getirilmesinde yatıyor.
06:14Peki tüm bu yol haritasının ışığında Türkiye için doğru yol ne olabilir?
06:20Gördük ki cevap, sert olalım ya da yumuşak olalım gibi basit bir ikilemin çok ama çok ötesinde.
06:26Yapmamız gereken şey bu ideolojik kutuplaşmaları bir kenara bırakıp bilimsel verilerin ışığında hareket etmek.
06:33Evet, organize suçlarla sonuna kadar mücadele edilmeli, bu kesin.
06:37Ama aynı zamanda suça itilmiş her bir genci de tek tek ele alıp onu topluma yeniden nasıl kazandıracağımızın yollarını bulmak zorundayız.
06:45Denge bu işte.
06:47Ve en sonunda her şey gelip bu soruya dayanıyor.
06:49Biz nasıl bir toplum olmak istiyoruz?
06:52İntikam olan bir toplum mu yoksa gelecek inşa eden bir toplum mu?
06:55Suç işlemiş bir çocuğa verdiğimiz cevap sadece o çocuğun kaderini belirlemiyor.
07:00Aslında toplum olarak kendi ahlaki duruşumuzu ve geleceğimizi de belirliyor.
07:05Üzerine hepimizin düşünmesi gereken bir soru bu.
İlk yorumu siz yapın