Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Av. Mehmet Bacaksız’ın bu yazısı, Türkiye'nin dış politikasının kişisel hırslardan uzak, tamamen milli menfaatler ve milliyetçi bir perspektif çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savunan kapsamlı bir değerlendirmedir. Yazar, dış ilişkilerin devlet kurumları arasında koordinasyonla ve liyakat esasına dayalı kadrolarla yönetilmesinin önemini vurgulamaktadır. Metinde, Avrupa Birliği, NATO ve ABD ile olan mevcut ilişkilerin ulusal çıkarlar doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesi ve KKTC'nin tanınması gibi stratejik hedeflere öncelik verilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Ayrıca, bölgesel ittifakların güçlendirilmesi ve Türk dünyası ile olan bağların somut iş birliklerine dönüştürülmesi temel bir gereklilik olarak sunulmaktadır. Son olarak, dış politikada mütekabiliyet ilkesinin korunması ve duygusal kararlar yerine uzun vadeli, rasyonel devlet stratejilerinin izlenmesi tavsiye edilmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Bugün masaya oldukça iddialı bir kavramı yatırıyoruz, milliyetçi dış politika.
00:04Yazar Mehmet Bacaksız tarafından sunulan bu çerçevenin ne anlama geldiğine,
00:09temel argümanlarının ne olduğuna gelin hep birlikte daha yakından bakalım.
00:13Şimdi, bu konuyu daha rahat anlayabilmek için 6 ana başlığı ayırdık.
00:18En temelden yani dış politika nedir sorusuyla başlayacağız ve adım adım ilerleyerek
00:23en sonda peki bunu kim yapacak gibi kritik bir soruya kadar geleceğiz.
00:28Hazırsanız yolculuğumuza başlayalım.
00:31Evet, ilk bölümümüz dış politika nedir?
00:33Her şeyden önce aynı dili konuşmamız lazım, değil mi?
00:36Yani dış politika dediğimizde bu çerçevenin sahibi tam olarak neyi kastediyor?
00:41Temeli buradan atalım.
00:42Tanım aslında oldukla basit ve kapsayıcı.
00:45Yani bir devletin kendi sınırları dışındaki herhangi bir devletle veya kurumla kurduğu her türlü ilişki.
00:52Siyasi, ekonomik, kültürel hiç fark etmez.
00:55Düşünün ki bir ticaret anlaşması da bunun içinde, bir öğrenci değişim programı da.
01:00Yani aklınıza sadece böyle büyük stratejik hamleler gelmesin.
01:04Ve işte, bütün meselenin kilitlendiği noktaya geliyoruz.
01:08Yazar burada bir tavsiye vermiyor.
01:10Adeta bir kural koyuyor.
01:12Diyor ki, bir devlet kendi çıkarlarını yani milli menfaatlerini korumak istiyorsa,
01:18dış politikasının milliyetçi olması bir tercih değil, bir zorunluluktur.
01:23Bakın, bu çok iddialı bir cümle.
01:26Bütün bu analizin temel taşı, ana fikri tam olarak bu.
01:30Peki, tamam.
01:31Milli politika dedik.
01:32Ama bu ne demek?
01:33Yani bunun ilkeleri, kuralları ne olmalı?
01:36Gelin şimdi bu politikanın temel direklerine bakalım.
01:39Burada birkaç temel prensip öne çıkıyor.
01:41Birincisi, bu politika günlük olamaz.
01:43Kısa, orta ve uzun vadeli planlara dayanmalı.
01:46İkincisi, öyle yöneticilerin kişisel fikirlerine göre şekillenemez.
01:50Devletin anayasasına, temel ilkelerine bağlı kalmalı.
01:54Maceraya yer yok deniyor.
01:55Ve belki de en önemlisi, hükümetler gelir geçer ama bu dış politika ana hattıyla devam etmeli.
02:01Yani bir devlet politikası olmalı.
02:04Ve bu maceracı planlardan kaçının maddesini desteklemek için çok çarpıcı bir tarihsel gönderme yapılıyor.
02:10Deniyor ki, bakın Enver Paşa'nın kişisel Alman hayranlığı koca bir imparatorluğu sona götürdü.
02:17Bugün de yeni Osmanlıcılık gibi planlar devlet için aynı derecede tehlikeli olabilir.
02:22Yani mesaj çok net.
02:24Kişisel hırslar ve maceralar felaket getirir.
02:27Peki, teoriyi anladık.
02:29Şimdi gelelim pratiğe.
02:30Bu ilkeler mevcut uluslararası düzende, yani anlaşmalar ve kurumlar bazında nasıl bir karşılık buluyor?
02:37Hadi bakalım.
02:37Burada ortaya atılan ilk adım oldukça radikal.
02:41Deniyor ki, oturup mevcut bütün anlaşmaları tek tek masaya yatıracağız.
02:46Milli menfaatleri hangisi uyuyor, hangisi uymuyor diye bakacağız.
02:50Ve uymayanlar, işte onlar yeniden düzenlenecek.
02:54Hatta somut örnekler de veriliyor.
02:56Yazarın gözünde özellikle Avrupa Birliği ile yapılan iki anlaşma,
02:59yani 1995 tarihli gümrük birliği ve 2013 tarihli geri kabul anlaşması bu zararlı listesinin en tepesinde yer alıyor.
03:09Ama bakın, buradaki yaklaşım her şeyi yıkıp atalım değil.
03:12Bu çok ilginç.
03:13Mesela NATO için ABD çıkarlarına hizmet ediyor eleştirisi var ama NATO'dan çıkalım denmiyor.
03:18Onun yerine NATO'da kalalım ama Avrupa ordusuna katılma kozunu da masaya sürelim gibi daha stratejik bir öneri sunuluyor.
03:26Aynı mantık AB için de geçerli.
03:28Tam üyelik hedefi bir oyalama, bundan vazgeçip üye ülkelerle tek tek ikili anlaşmalar yapalım deniyor.
03:34Yani eleştirel ama aynı zamanda pragmatik bir bakış açısı var.
03:37Şimdi analizimizin odağını biraz daha yakına, adeta haritayı Türkiye'nin çevresine yakınlaştırarak getiriyoruz.
03:45Bakalım bu dış politika anlayışı yanı başımızdaki sıcak bölgeler için ne gibi stratejiler öneriyor?
03:51İlk durağımız Doğu Akdeniz, burada pasifliğe, o bekle-gör politikasına kesinlikle karşı çıkılıyor.
03:57Yunanistan, Kıbrıs Rum yönetimi ve İsrail'in kurduğu bloğa karşı çok daha cesur, çok daha proaktif bir politika izlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
04:05Ve bu Doğu Akdeniz stratejisinin kalbine, tam merkezine Kıbrıs meselesi konuluyor.
04:11Bu sonra bakarız denecek bir konu değil, Türkiye'nin güvenliği için hayati bir mesele olarak görülüyor.
04:17Hatta bakın ne kadar net bir önceliklendirme yapılmış, Filistin için harcanan gayretin çok daha fazlası KKTC için harcanmalıdır deniyor.
04:26Bu çok net bir duruş.
04:27Suriye konusuna geçtiğimizde ise yazarın çizdiği tablo biraz daha endişe verici.
04:32Adım adım ilerleyen bir tehdit senaryosu, adeta bir domino teorisi gibi sunuluyor.
04:38İlk adım Suriye'de özerk bir yapı, ikinci adım bu yapının Kuzey Yurak'la birleşmesi ve final adımı bağımsız bir devlet ilanı.
04:47Bu zincir Türkiye'nin güvenliğine doğrudan bir tehdit olarak tanımlanıyor.
04:51Ve bu tehdit algısı sadece komşu coğrafyalarla sınırlı değil, daha büyük bir resme, daha büyük bir plana işaret ediliyor.
04:58Deniyor ki, ABD ve İsrail'in şu anki hedefi İran gibi görünse de bu aslında asıl hedefe yani Türkiye'ye yönelik bir hazırlık.
05:06Peki buna karşı önerilen çözüm ne?
05:08Yine tarihten bir referans yeni bir Sadabat baktı.
05:11Yani Türkiye, İran, Irak gibi bölge ülkelerinin bir araya gelerek kendi güvenliklerini sağlayacağı bir ittifak.
05:17Bölgesel meseleleri bir kenara bırakalım ve şimdi de küresel güçlere bakalım.
05:22Bu politika, ABD ve Rusya gibi devlerle ilişkileri nasıl yönetmeyi öneriyor?
05:29Burada iki süper güç için iki farklı ama ikisi de oldukça pragmatik bir yaklaşım var.
05:34Amerika ile ilişkilerde odak noktası, mevcut anlaşmaları bizim lehimize olacak şekilde yeniden müzakere etmek.
05:40Rusya ile ise bambaşka bir denklem kuruluyor.
05:42Ne düşman olalım ne de tamamen onların yörüngesine girelim.
05:46Tamamen karşılıklı çıkarlara dayalı eşit bir ilişki kuralım deniyor.
05:49Şimdiye kadar ne yapılmalı sorusuna odaklandık.
05:52Stratejileri, ilkeleri konuştuk.
05:55Ama belki de en kritik soru sona kaldı.
05:57Peki bütün bunları kim yapacak?
06:00Bu politikayı yürütecek kadrolar kimlerden oluşmalı?
06:03Cevap tek bir kelime ile özetleniyor.
06:05Liyakat.
06:06Yani dış politikayı yürütecek kişilerin milliyetçi ve vatansever olması yetmez.
06:10Aynı zamanda konusunda eğitimli, bilgili ve tecrübeli olması şart.
06:15Kişisel ilişkilerle, siyasi atamalarla bir yere varılamayacağı, bu işin profesyonellere yani kariyer diplomatlarına bırakılması gerektiği söyleniyor.
06:24Kısacası tecrübesi olmayana büyük elçilik gibi kilit görevler verilmemeli.
06:29Ve işte bu çerçevenin analizi bizi en temeldeki şu soruya getiriyor.
06:34Bir devletin dış politikasını yönlendiren tek bir puslama olmalı.
06:38Her şey ama her şey sadece ve sadece milli menfaatimi dayanmalı.
06:42Bu sorunun cevabı üzerine hepimizin düşünmesi gerekiyor.
06:46Vakit ayırdığınız için teşekkürler.
İlk yorumu siz yapın
Yorumunuzu ekleyin

Önerilen