Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 4 ay önce
Döküm
00:00Beyaz TV ekranlarından herkese merhabalar. Ben Mevlüt Öztürk.
00:04Ben Aslıhan Hökenek. Bugün sizlerle birlikte yine çok keyifli bir program hazırladık.
00:10Yüksek İç Mimar ve Aydınlatma Tasarımcısı Mustafa Akkaya,
00:14yine Mimar ve Doktor Öğretim Görevlisi Bülent Özbil,
00:18yine Aşkan Mansuri bizlerle birlikte olacak sevgili izleyiciler.
00:23Çok keyifli bir program hazırladık sizin için.
00:25Aydınlatmadan, mimari tasarımla, kentsel dönüşüme, her şeyi konuşacağız.
00:31Hazırsanız yeni adres başlıyor.
00:35Mimar Akademisyen Doktor Aşkan Mansuri bizlerle birlikte.
00:39Aşkan Bey tekrar hoş geldiniz. İyi ki geldiniz.
00:42Bu süreçte, bu yayın döneminde bizi yalnız bırakmayacağınızı bilmek bizim için çok kıymetli değil mi Mevlüt Bey?
00:47Tabii. Bugün Aşkan Bey'in yine mimari engin bilgilerinden yararlanıyor olacağız.
00:52Aşkan Bey, küçük konutların sosyal yaşam üzerindeki etkileri nelerdir?
00:57Şu anki mevcut durumlarda dairelerimiz küçülüyor, metrekarelerimiz küçülüyor.
01:04İnsanların yaşam alanları yoğunluktan dolayı küçülmeye gidiyor.
01:09Tabii bu kentsel dönüşüm süreçlerinde de aynı şekilde yenileyendikçe,
01:12mecbur yeni yönetmeliklerden dolayı müteahhitlerin işin içine girdikçe alanlar küçülüyor.
01:19Aslında şöyle değerlendirebilir miyiz?
01:21Hani bir yapımız var, mikro hale geliyor lakin hani yapımız maksimum değere kavuşuyor aslında yenilendiği için.
01:31Tabii ekonomik olarak maksimuma geliyor.
01:33Bir taraftan da sosyal donatılar aynı zenginliğe ulaşması gerekiyor.
01:37Yaşam alanlarının kalitesi küçülmesine rağmen düşmemesi lazım.
01:41Bizde çünkü şöyle bir mesele var.
01:43Yani 1 artı 1, çok küçük 1 artı 1 de var.
01:46Gerçekten yaşanabilir bir 1 artı 1 de var.
01:48Tabii 50 metrekare 1 artı 1 de var, 90 metrekare de var.
01:51Tabii çünkü mobilyayı sığdıramadığınız bir salon veya gerçekten odaya eşya koyamadığınız bir oda
01:56projede 8 metre 10 metre yazmakla olmuyor.
01:59Gerçekten oraya o mobilya sığıyor mu?
02:01Kalktığınızda güneş alabiliyor musunuz?
02:04Sirkülasyonu doğru mu?
02:05Böyle oldukça alanlar daha kullanışlı oluyor küçük olmasına rağmen.
02:10Öbür türlü çok fazla zaten yaşamlar dar alanlarda geçiyor, metrobüslerde, metrolarda, arabada, trafikte, iş yerlerinde.
02:20Eve dönüşte dinlenmek istediğinizde, gün atmak istediğinizde de size evinizde rahatlık vermesi lazım.
02:27Yani o günün stresini atmanız lazım.
02:29Bunlara mimarların da, mimarlığın da yardımcı olması lazım.
02:32Özellikle iç mimarlıkta da.
02:33Ama şunu diyebiliriz yani, konutlar küçülse de güzel değerlendirildiği zaman hiçbir sıkıntımız olmuyor aslında baktığımız zaman.
02:43Hem maddi değer olaraktan, hem yaşamsal değer olaraktan ve de biliyoruz ki Türkiye'mizin deprem gerçeği var.
02:53Tabii.
02:54Hani buna da hazır bir şekilde beklemek hepimiz için iyi olacaktır diye düşünüyoruz.
02:58Evet.
02:59Peki, kentsel dönüşüm projelerinde küçük daireler ve mikro konutlar giderek yaygınlaşıyor.
03:05Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
03:08Biraz tabii ki zorunluluktan artıyor.
03:11Maliyetler artınca daire fiyatları artıyor.
03:15İnsanlar en minimumlara bile zor ulaşabildikleri için mecbur daireleri üretenler, müteahhitler,
03:22devlet tarafından da yapılan destekli binalarda da birimler artıp metrekareler daha düşük tutulmaya çalışıyor.
03:29Ki arz ve talep dengesi de korunsun.
03:32Bu konularda mimarların elinden gelen de tasarlarken evin ne kadar küçük olsa da hava sirkülasyonu, evin doğal ışık alması,
03:43ulaşılabilir olması hepsinin bir arada toplanması lazım.
03:46Yani küçük birimler olsa da Japon evleri gibi sadece artık ranza olması.
03:50Yani Türkiye aile yaşamına da aslında çok uygun değil.
03:56Yavaş yavaş mecburiyetten, büyük şehirlerde insanların yoğun talepler olduğu için mecburiyetten bu evlerde yaşanıyor.
04:03Bizde bir Anadolu kültürü var, oturmuş bir kültür var.
04:06Evin bir terası olsun, işte bir damı olsun, geniş bir salonu olsun.
04:09Salonu bıraktık artık, salon özel misafire kullanılsın, oturma odası olsun.
04:14Günlük hayatta oturma odasında oturalım, yemek odası olsun.
04:17Böyle bir Anadolu'dan konak yaşantısıyla geldiğimiz için aslında göçebelikten sonra bir konaksal bir yerleşmeye geçtiğimiz için toplum olarak hep büyük yapılara alışmışız.
04:28Ama küçük yapılar bence hep daha tasarruflu.
04:31Yani her anlamda daha tasarruflu.
04:33Hem daha az yoruyor insanı.
04:34Hem de o küçük yapılarda mikro alanlarda oluşturmak, profesyonel mimarlarla çalıştığımız zaman oluşturduğumuz o mikro yaşam alanları bence bizi kocaman bir evde yaşıyormuş gibi mutlu edebilir.
04:47Orada çok önemli işte kıstaslar var, aydınlatmadır, iç mimari ögeleri, tasarımı, aldığınız mobilyalar, seçtiğiniz eşyalar, başta projeyi yapan mimar, hepsi bir zincir devamındaki gibi.
05:01Birbirine bağlı, eğer düzgün düşünülürse oluşan yeni bina da çok düzgün olur her şeyle.
05:08Çünkü alanlarımız küçük olmasına rağmen belki ortak alanlarda sosyal alanlar düşünebiliriz.
05:13Biliyorsunuz öğrenci yurtlarında da dünyadaki örneklerinde de çok vardır.
05:17Bir koridorda öğrenci odaları olur ama bunların bir sosyal bilgilerin ortak alanları olur.
05:23Şu an bu yaşamlar Amerika'dan sonra Türkiye, İstanbul'da da aynı şeye geliyor.
05:27İnsanlar yavaş yavaş ortak sosyal alanlı küçük daireler.
05:31Kira fiyatlarından dolayı oda kiralayan kişiler var biraz da.
05:36Ama biliyorsunuz yeni yönetmelikte şey de o 1 artı 0 gibi onaylanan bir şey de var.
05:42Daha önce yasaktı.
05:44Ama aslında yine 1 artı 1 o yasada.
05:46Yani sizin odanın 8 metrelik bir oda illa olması gerekiyor.
05:51Ve salon da yanında olacak sadece duvarı olmasa diye deniliyor.
05:55Yani oradaki kaygının aslında bir tarafında çözüm için çıkan bir şey.
05:59Bununla ilgili bir bina da atıyorum 10 daire varsa onun da aynı şekilde yapabiliyor muyuz?
06:04Yoksa bir sınırlaması var mı?
06:06Bir binada ne kadar stüdyo yapabiliyoruz?
06:10Bu alanlarla ilgili kentsel dönüşümlerden dolayı kurtarmayan yerlerin aslında yollar açılması için...
06:15Şu an bildiğin kadarıyla %10'unu geçmeyecek.
06:18Toplam daire sayısının %10'unu bu 1 artı 0'lar geçmemesi gerekiyor.
06:23Yani 20 daireyle bir yerde 2 tane süzülüyor daire yapabiliyorsunuz.
06:26Biraz aslında tasarımda çünkü sığmıyor binalar.
06:30Hep daireler tipte aynı değil.
06:32Özellikle bu kentsel dönüşümde.
06:34Dönüşümde bazı daireler küçülüyor.
06:36Üstekiler daha büyük olanlar yerleşiyor.
06:38Ama zemin katı dolduramıyorsunuz.
06:40Kapıcı dairesi koyardık eskiden.
06:42Mesela binaların zemini boş geçilirdi.
06:44Semi sosyal donatlar olurdu.
06:46Ondan sonraki yönetmelikte metrekaresi sizin balkon alanınızla ortak alanınızla aynı metrekareden sayılıyor.
06:53Bu sefer siz o birimleri dolduramıyorsunuz binanın zemininde.
06:56Yapmasanız da inşaat alanınızdan gidiyor.
06:58Bu aslında bizim otopart çözümümüz için de çok güzel bir durumdu.
07:02Aslında çok güzel yönetmelik değil.
07:04Tabii ki sıkıntıları vardı ama gerçekten...
07:07Revize edilerek düzeltilebilir de aslında.
07:08Çünkü o dönemde yapılan apartmanların çoğunda hala gezdiğinizde de görürsünüz.
07:14Zemin kat boştur.
07:15Komşular beraber oturabiliyorlar.
07:17Yeşil alanları daha fazladır.
07:19Otopark ihtiyacı varsa zeminde de çözülüyor bu.
07:22Şu an o yönetmelikten sonra mecbur zemin katları herkes dolduruyor.
07:25Çünkü belli bir metrekareniz var.
07:27Bu belli metrekareyi de sığdıramadığınızda ya ofis çıkıyor.
07:31Bir metrekare çıkıyor diyoruz ki bu daire değil.
07:33Ve dairelerde aynı merdivenden, aynı ortak alandan kapısı açılması lazım.
07:37Sadece kapıcı dairesi bahçeden, ayrıyeten kapısı olabiliyor.
07:41Yoksa da ticari bir şeye giriyor.
07:42O yönetmelikte uyguladığımız binaların girişleri bile çok hoş oluyordu.
07:47Genişleri halenler içerisinde binalarımızın girişini yapıyordu.
07:49Tabii kaygı şu sonradan ya kapatırlarsa, denetim az olsa insanlar bunları kapatırsa.
07:55Ama gerçekten ben gördüklerimde çoğunda kapatanlar da katlanır.
07:59Camla kapatan da var rüzgardan dolayı, kışın yağmurdan dolayı.
08:02Ama kimse de orayı kapatıp dükkan yapmadı.
08:05Ben hiç görmedim neredeyse.
08:06Onunla ilgili yapılan binalarımız da aslında ya binanın toplantı alanının için bir toplantı salonu gibi yapanlar oldu.
08:16Otopark olarak kullananlar oldu.
08:17Bina girişini ekstra genişletip daha ferah bir alanı yapanlar oldu.
08:21Daireler küçüldükçe insanlar o eski misafir odası aslında apartmandaki sosyal alana dönüşüyor.
08:27Keşke bunları yapabilsek.
08:30Hep konuşuyoruz ya daha büyük projeler yapılsa bunlar da içinde çözülüyor.
08:34Biraz tabii mikro ölçekte küçük tek binada bazda tek apartman bazında baktığımızda
08:39belki çatılarda yine düz çatı imkanı olabilir, çatı teraslar imkanı olabilir.
08:45Bunlar hepsi önemli.
08:46Aslında yeni ihtiyaçlara göre çıkan sonuçlar da olabilir.
08:50Bu yeni çatı yönetmeliği de güzel bir yönetmelik aslında.
08:54Bu kentsel dönüşüm doğrultusunda kurtarmayan çok yapı vardı.
08:58Onların kurtarmasıyla ilgili zaten uygulayan ilçe belediyeleri var.
09:02Yakın zamanda askıda bekleyip uygulamaya başlayacak.
09:06Boşa giden bir alandı çatılar.
09:08Yani orada eğimin yüzde kırk beşi olup kafa kurtarmaması kimsenin lehine dolmuyordu.
09:13Bizim hatta bazı sıkıntılarımız da var.
09:15Yani bu yüzde kırk beş eğim oluyor.
09:17Belli santim parapet zorunluluğu var.
09:19İlk geçen senelerde kar yağdı.
09:22O elli santim gelen karla doldu.
09:23Üstten kar aşağıya da geldi.
09:26Birkaç tane bizim müteahhitlerden de arayıp bize soruyordu.
09:29Bu niye böyle?
09:30Niye buna düşünmediniz?
09:32Biz de diyoruz ki yönetmelik öyle.
09:33Yani mimarlıkta siz o yönetmeliği öyle çizmezseniz.
09:36Normalde mimari tasarımda siz çatıları, son bitişleri serbest de bırakmak isterseniz.
09:41Bir metrede çıkar, iki metrelik bir.
09:43Yani bunu kütle olarak genel tasarladığınızda.
09:45Ben hep diyorum sanki binanın çatısına bir şapka koyuyoruz hep.
09:49Şu an bu yönetmelikte biraz o çatı eğimleri çift kademeli olmasıyla hem gerçekten o çatı araları düzgün kullanılıyor.
09:57Hem de insanları şey yönlendirmemiş oluyoruz.
10:00Ben burayı nasıl değerlendiririm?
10:02Legal olarak zaten imkanı var.
10:04Baştan da proje yaparken.
10:05Belediğeler de yönlendiriyorlar artık.
10:07Oralara bir metrekareler verin düzgün ve yapın kullanın.
10:10Başkan Bey aslında beton harma olaraktan bizim için sıkıntı arz eden durumlar da yok.
10:15Çelik konstüksiyonlar.
10:16Sonunda vardı zaten.
10:17Yani o ağırlık hesaplanıyor.
10:18Zaten çeliği hesaplanıyor.
10:20Sadece onun şekli yani çift kırım geliyor.
10:222.20'ye kadar yükselip sonra tekrar kırabiliyorsunuz.
10:25Daha önce 3.30 metre geriye gelirdik saçakta.
10:293.30'dan 180'i ancak kurtardı.
10:31Anlamı yoktu.
10:31Salon yapamıyordunuz.
10:33Çatı terasını mesela terasınız var.
10:35Çatı dairesi yapıyorsunuz.
10:36Küçük daire.
10:37Ama siz orayı salon diyemiyorsunuz.
10:39Çünkü çatı tavanı 180'i kurtarmıyordu.
10:41Yine kısıtlamalar var.
10:42Yine de vardır.
10:43Her zarada vardır.
10:44Ama biraz daha esnetilirse kentsel dönüşümün yine önünü açacaktır diye düşünüyorum.
10:49Dediğiniz gibi.
10:50Tam o mikro ölçekteki daireleri daha nasıl kalite arttırabiliriz meselesi var.
10:56Çatıda bir mesele.
10:58Çatıyla bağlantılı olan dubleks daireler.
10:59Hep problem biliyorsunuz.
11:01Yapması bir dert.
11:02Uygulaması başka bir dert.
11:04Ama şu an bu yönetmelikte bence çoğu problem çözülecek.
11:07Evet.
11:07Çarpık kentleşme de yine büyük bir sorunumuz bizim.
11:11Aynı zamanda kentsel dönüşümde Mevlüt Bey'in az önce söylediği gibi de Türkiye deprem kuşağında bir ülke.
11:18Ve kentsel dönüşüm bizim için çok kıymetli.
11:21Size öncelikle bunları sormak istedik.
11:23Yani küçük dairelerde yaşam alanları nasıl güzelleştirilebilir diye.
11:28Çünkü bizim için önemli olan yapının sağlıklı olması aslında ne kadar büyük olduğu değil.
11:33Konuyla alakalı daha ayrıntılı konuşalım diye sizlerin müsaadesiyle doktor öğretim üyesi Bülent Özbil bizlerle birlikte olacak.
11:42Doktor öğretim üyesi Mimar Bülent Özbil bizlerle birlikte.
11:46Hoş geldiniz Bülent Bey nasılsınız?
11:48Sağ olun çok teşekkürler.
11:50Hoş bulduk efendim.
11:50Hoş geldiniz hocam.
11:52Hocam yıllar içerisinde kentler değişti, insanlar değişti.
11:57Sizce mimarlık bu değişimi yakalayabildi mi?
12:00Şimdi tabii bu kentsel dönüşümün hızına bağlı.
12:04Eğer bir kentsel dönüşüm yavaş ölçekte oluyorsa mimar buna yetişebiliyor.
12:10Ama bizde özellikle böyle olmadı.
12:13Yani 1950'den sonra bir ciddi kente hücum oldu.
12:21Buradaki kent hazır değildi.
12:23Şehrin dışında, baroşlarında gecekondular oluştu büyük ölçekte.
12:29Ancak 19...
12:30Burada tabii gecekonduda ne mimarın ne yerel yönetimlerin herhangi bir dahili olamadı.
12:37İnsanlar kendi haline kendi barınacakları konukları yaptılar.
12:421980'den sonra bir gecekondu atlı çıktı malum.
12:46Bu insanlara hak sahipleri yaptılar bu gecekondu sahiplerini.
12:50O tarihten itibaren de bu gecekonduda oturan insanlar, hak sahipleri müteahhitlerle karşı karşıya geldi.
12:58Ve bir hızlı bir kentsel dönüşüm başladı.
13:01Mimarların da buna yetişmesi mümkün değildi.
13:03Orada müteahhitler ve gecekondu sahipleri hızlı bir rant kavgasının içine taşıdılar.
13:09Orada tamamen işte emsaldi, randtı, bunun kavgası yapılıyordu.
13:14Mimar orada sadece imza sahibi olmaktan öte gidemedi.
13:17Ne zamanki 99 depremi oldu.
13:21Adapazarı, Gölcük, adı depremi.
13:23Ondan sonra mühendislik ön plana çıktı.
13:26İnsanlar tabii ki randtan öte önce kendi canlarını düşünmeye başladılar.
13:31Orada da mimariye pek fazla söz düşmüyor.
13:33Can daha tatlı geldi.
13:34Can daha tatlı geldi.
13:36Binalarının keyifli yaşam olması falan tabii ondan öte önce can geldi.
13:41Ancak ne zaman ki bu son 30 yılda bir iklim krizi yaşıyoruz malum.
13:51Burada bir sürdürülebilirlik falan söz konusu oldu.
13:54O zaman şimdi mimarlara biraz daha fazla iş düşmeye başladı.
14:00Ama yapılmadı değil.
14:012000'den sonra ikonik yapılar da yapıldı.
14:04Yani büyük gökdelenler yapıldı.
14:05Sembolik binalar ya da kötü binaları yapıldı.
14:08Ama bunlar bu şehre temsil eden ikonik yapılardı.
14:12Ama bunlar böyle birkaç örnekle kaldı.
14:15Dolayısıyla bence mimarlık yeterince ayak uyduramadı bu kentsel dönüşüme.
14:21Evet kentsel dönüşüm deyince benim aklıma nedense deprem geliyor.
14:26Yani işte çarpık kentleşmeden ziyade veya bir mahallenin dönüşmesinden ziyade yerinde dönüşüm geliyor.
14:32Sağlam bina geliyor.
14:34Sağlam yapı geliyor.
14:34Peki kentsel dönüşüm deyince sizin aklınıza gelen ilk şey ne?
14:39Bakın sizin hemen aklınıza sağlam bina geliyor.
14:42O yüzden yaşanılabilir bir alan önemli.
14:45Yani yaşanılabilir bina, yaşanılabilir bir çevre bunlar belki de çok daha önemli.
14:50Tabii ki bina sağlam olmalı, dayanıklı olmalı, depremde yıkılmamalı.
14:54Evet ama aynı zamanda da yaşanılabilir olmalı değil mi?
14:58Evet yani tabii bir sosyal donatı olması lazım, yeşil alanı olması lazım.
15:02Bir de biz zannemiyoruz ki böyle bir kanı var insanlarda.
15:06Yani kentsel dönüşüm deyince o şehrin bir bölgesini kağıt üzerinde silip yeniden yapmak gibi geliyor.
15:12Oysa öyle değil.
15:13Bazen korumak da kentsel dönüşümdür.
15:15Yapmamak da.
15:16Yapmamak da kentsel dönüşümdür.
15:18Ya da koruyup işlevini değiştirmek de bir kentsel dönüşümdür.
15:22Ve ya restoratmak.
15:23Restoratmak, evet dayanıklı hale getirmek, sağlıklı hale getirmek, altyapısını yapmak vs. vs.
15:29Bunun örnekleri de var yani diyelim ki Antalya Kale içi.
15:33Yani korundu, tamamen koruma altına alındı.
15:37Ama oradan konuttan turizme döndü.
15:39Şimdi turizm amaçı kullanıyor ve çok daha değerlendi.
15:42Ben çocukluğumda oralarda dolaşırdım.
15:45Yani gençlik yıllarında, öğrencilik yıllarında.
15:47Fotoğraf çekerdim mimar adayı olarak.
15:50Bana çok kızarlardı.
15:51Sizin yüzünüzden, siz mimarlar yüzünden.
15:53İşte biz burada çivi çekamıyoruz falan.
15:55Binalara katan çok kötüydü.
15:56Sağlıksız binalarda.
15:58Ama şimdi bu kentsel dönüşüm olduğu zaman hepsi çok değerlendi.
16:04Umarım çok mutlular.
16:06Yani illa silip de yerinden yapmak şart değil.
16:08Hocam bu zaman şöyle diyebilir miyiz?
16:10Sadece dayanıklı olması değil.
16:12Mimari anlamda hem tasarımsal, hem kullanım anlamı, hem işlevi.
16:18Her anlamda aslında bir dönüşüme girmemiz gerekiyor.
16:20Geç koşulsuz.
16:21Yani yaşanılabilir kent parçası yapmak lazım.
16:24Yani sorun sadece dayanıksızlıkta değil.
16:25Orada başka sorunlar da olabilir.
16:27Hatta daha da başka bir şey olabilir.
16:29Sadece sosyal dönüşüm de olabilir.
16:30Binalara hiç dokunmadan.
16:32Yani onları soyululaştırma diyoruz.
16:34Bu bile mümkün.
16:36Geçtiğimiz bölümlerimizde de örneklerimiz oldu bununla ilgili hocam.
16:40Şimdi aslında bir ada düşünelim.
16:43Bir adanın içerisinde 50 parsel var.
16:46Şimdi bu 50 parsellik adanın içerisinde bunun 35 parsele riskli yapı ise aslında ilçe belediyeleri bunlarla ilgili bir teste tabi tutabilir diye düşünüyorum.
16:57Bir vatandaş burada 5 binayı birleştirmiş ama ardında 30 yapı daha var.
17:0435 parsele mesela tek yekpare reysen kentsel dönüşümün yapılıp mesela bir 5 parseli 10 parseli sosyal tesis alanı olaraktan ayrılabilir.
17:18Bir kreş bir anaokulu hani veya bölgedeki insanların sadece ihtiyacını ya o adanın içerisindeki parsellerin ihtiyacının sağlanacağı bir kafeterya hani bunların hepsi olabilir aslında.
17:33Biz bununla ilgili çok eksik kalıyoruz diye düşünüyorum.
17:35Siz ne düşünüyorsunuz?
17:35Kentsel dönüşüm de tabi ki yani sürdürebilirliği yaşanabilirliğini plan almak lazım.
17:40Yani bütün bunlar olmadan kentsel ihtiyaçlar göz önüne alınmadan sadece konutları yerleştirmek çözüm değil ki.
17:49Oradaki insanlar yaşayacaklar.
17:51Tabii.
17:51İnsanın sadece barınma ihtiyacı yok.
17:53Bir yaşama ihtiyacı var.
17:53Tabii ki yenilmiş oluyor sadece.
17:55Ha barındınız gerisine bir bakalım oluyor şu an.
17:57Bizde şu anda öyle oluyor.
17:59Öyle oluyor.
17:59Maalesef.
18:00Hele durun bir bunu yapalım yani bir güçlendirelim.
18:02Evet.
18:02Hayır biraz eferin söylediğim gibi yani bu gece konuları tutmadan dolayı acil müteahhitlerin eliyle apartmana dönüşmesinde bu böyle oldu.
18:13Sadece konut insanlar gider yatar kalkar ondan sonra tekrar işine gider.
18:17O yaşam alanlarını biz böyle gördük.
18:20Değil ki orada bir sürü kamusal ihtiyaçlar var.
18:24Yaşlılar var çocuklar var gençler var.
18:26Herkesin ihtiyacı var.
18:27Mekanları olması lazım.
18:29Evet yaşam alanı diyoruz ama bir mahalle kültürü de var.
18:32Tabii ki ülkemizde.
18:33Bu soruyu aslında üçünüze de sormak istiyorum.
18:36Hem kentsel dönüşümde birçok iş yapmış olan bir müteahhitimiz var.
18:39Burada hem çok değerli iki mimarımız var.
18:41Mahalle kültürünü kentsel dönüşüm sürecinde korumak sizce mümkün mü?
18:46Yoksa böyle bu romantik bir hayalimiz mi bizim yok?
18:49Yani 80'lerdeki 90'lardaki mahalle kültürümüzü korumak mümkün mü?
18:53Maalesef aslan onu koruyamıyoruz.
18:55Neden koruyamıyoruz?
18:56Yeri geliyor bir binanın içerisinde karşılıklı 50 yıl ikamet etmiş komşular kendi aralarında biri diyor ben 90 metrekare alacağım biri diyor 100 metrekare alacağım.
19:08Hani bunun sağlanması artık mümkün değil.
19:12Aynı o yapı gibi geçmişte kalmış oluyor aslında baktığın zaman.
19:15Keşke bunu biz sürdürebilsek ama maalesef hani insanların şahsi çıkarı ortaya girdi miydi?
19:22Hani sağlam sağlıklı bir yapıda güzel bir mimari alanda yaşamayı tercih etmektense ben ne kadar hani 100 metrekare alınması değil aslında hocam.
19:34Sizin gibi akil insanların alanlarıyla ilgili uzman insanların bilgileriyle yapılmış mimari projeler mesela bir mimar vardır 100 metrekareye uçurur, bir mimar vardır 150 metrekareye hiçbir alanı mahallerin oturumlarını sağlatamaz.
19:54Hani o yüzden benim demek istediğim şu maalesef o kültürler de eski yapı gibi geride kalmış oldu.
20:01Bu konular üniversitelerde hocamızın da bayağı projeleri vardır.
20:05Öğrencilere direkt böyle bir konuyla dönem içinde mesela dördüncü sene, beşinci sene mezun olarken diplomalarda da çalışılıyor.
20:14Yani örnekleri de çok aslında bakıldığında yeni bir şey dediği senelerdir çalışılıyor.
20:19Değil mi hocam sizin bayağı şeyde de bu projeniz var?
20:20Aşkım hocam şöyle bir durum var yani mahalle kültürü tabii ki önemli insan yaşamında.
20:25İnsan çünkü sosyal bir varlık, sosyallaşmak zorunda.
20:27Tek başına biraz önce söylediğim gibi gel yat kalk ve işe git.
20:32Bunun dışında bir sosyal yaşama olmalı.
20:37Ama bunun birinci şartı bir kere yerinde dönüşüm.
20:40Yani insanları oradan dışarı atıp oraya yeni birileri getiriyorsanız burada bir mahalle kültürünü oluşturmanız mümkün değil.
20:48Birbirini tanımayan insanlar.
20:49Bu birinci olay.
20:50İkincisi, kentsel dönüşümde planlamalar yapılırken büyük alanlarda küçük mekanlar yaratmak gerekiyor.
21:03Yani böyle devasa mesela Kayabaşı, Başakşehir'de güzel bir örnek aslında.
21:08Etrafa binalardı.
21:11Zilmeş kocaman alanda bir yeşil alan var.
21:13Ucunda yine bir kent parkı var.
21:15Tamam.
21:16Yeşil alan bol olması güzel ama bu kadar büyük alanda insanlar kaynaşamıyor.
21:23Burada planlama yaparken o büyük alanı minik minik minik paylaşabilir küçük mekanlar oluşturmak gerekir ki insan ölçeğinde.
21:30İnsanın çünkü bir tanıma kapasitesi var.
21:32Yani 10 bin kişiyi birden tanıyamazsınız.
21:34Ama böyle 20 kişi, 30 kişi, 50 kişi olduğu zaman tanırsınız.
21:37Şimdi bu birincisi.
21:39İkincisi insanların yaşamı değişti.
21:40Yaşam şekli değişti.
21:41Şimdi mahalle kültürü dediğimiz eskide aile de bir birey çalışırdı.
21:45Baba işe giderdi, gelirdi.
21:47Anne evde ev işlerini yapardı.
21:48Kendine biraz vakit dursa bir beş çayına giderdi.
21:51Akşam bir aile oturmasına giderlerdi.
21:53Burada bir tanışıklık bir konuşma.
21:55Şimdi kadın da çalışıyor, erkek de çalışıyor.
21:59Gençler sabah erkenden sabahın yedisinde geliyorlar, akşamın yedisinde geliyorlar.
22:04Yani yaşam biçimi değişti.
22:06Akşam yorgun argın gelmiş.
22:07Çocuğuyla çocuğun ödevini mi ilgilensin, iki yemek mi yesin, kendini biraz dinlendirsin mi?
22:12Hafta sonu daha cumartesi alışveriş mi yapsın, pazar yemeğini, çamaşırını hazırlasın.
22:17Gençlerin, çalışan nüfusun sosyalleşecek vakti yok.
22:22Bunu nasıl yapıyoruz?
22:23Yani kendi bulunduğum sitede falan da öyle.
22:25WhatsApp alından yapıyoruz.
22:26WhatsApp alından yapıyoruz.
22:28Site sakinleri birbirimize sorunlarımızı atıyoruz.
22:30Ama iletişim de böyle oldu.
22:32Aparçman toplantıları bile WhatsApp alın.
22:34Evet, çünkü iletişim böyle oldu.
22:35Değişti yani değişen çağa ayak uydurmak durumdayız.
22:38Ama gene bu kentsel aile kültürünü geliştirmek gerekiyor.
22:45Kim için?
22:46Yaşlılar ve çocuklar için.
22:47Yani çocukların biraz evvel söylediğim o küçük mekanlarda çocukların oyun parkı olmalı ki ebeveyn gözüyle onu kontrol edebilsin.
22:57Yani ille elinden tutmak şart değil ama anne orada çalışırken ya da dede bilmem ne yaparken çocuğu orada görebilmeli.
23:05Yaşlının çıkıp oturacağı bir yer olmalı.
23:07Orada sosyalleşiyor aynı zamanda akranlarıyla, arkadaşlarıyla.
23:10Evet, sosyalleşiyor yani.
23:12Tamamen intihar etmemek gerekir ama değişen çağın, çağda ayak uyduran bir başka modele dönmemiz gerekiyor diye düşünüyorum.
23:21Şöyle de var.
23:22Şimdi deprem sonrasında bazen oluyor işte gördüğümüz şeylerde, şehirlerde yerle bir oluyor.
23:27Ama yapılan araştırmalar var, doktora tezleri de var.
23:31İnsanlara soruyorlar.
23:32Daha önceki şu şehirde mesela neyi hatırlıyorsunuz?
23:34Birisi belediye binasını diyor, birisi bir çeşmeyi diyor, şurada küçük kırmızı şu bina vardı diyor.
23:40Bu hafızalarla tekrar tasarlandığı zaman insanlar tekrar aynı mahalleye geldiğinde o hissi tekrar alıyor.
23:46Evet ben diyor buraya hatırlıyorum, şurada şu vardı, şuradaki şu bakkal amca vardı.
23:50Öbür türlü sıfırdan yeniden yeni bir sistem, yeni bir mimariyi getirdiğinizde insanlar benimsemiyor.
23:56Ve kendine oraya ait hissetmiyor.
23:58En büyük problem kendisel dönüşümde de bu.
24:00Çok doğru.
24:01Aslında kendimize ait hissedecek ufak dokunuşlar yapabiliriz dediğim gibi.
24:06Yani işin çok püf noktada çok küçük, çok minik şeyler aslında.
24:09Mahalle arasındaki ufak dönüşümlerimizde bile bir bahçe alanı, 50 metrekarelik bir yeşillendirilmiş, bir çardak alanı yerleştirilmiş.
24:19Aslında hani bu da bir nevi bir sosyal alanı olmuş gibi oluyor yani.
24:24Biraz önce konuştuğumuz mevzu mesela koronada bunu gördük.
24:28Evden dışarı çıkamıyorsunuz, binanın çatısı altında veya eskiden olan kat bahçeleri olsa,
24:33Balkonlar dünyanın en güzel yeri olsa, insanla bin ordan da sosyalleşmeye devam ediyordu.
24:37Hayat öyle devam ediyor.
24:38Demek ki bir nefes almak için bir alan lazım.
24:41Sırf işte şu kadar milyon oldu, benim dairem çok daha pahalı oldu.
24:45Sonuçta onları maalesef o paralar kazanılan paralar tekrar hastanelere gidiyor, doktorlara gidiyor.
24:52Psikolojimiz bozuldu çünkü.
24:53Geçmişte müstakil yapılardan apartman daireleri dediğimiz hani yapılar böyle çok imrenilirdi, hani böyle hayal edilirdi.
25:02O aşamalara geçiş yaptıktan sonra şimdi tekrardan müstakil yaşama, geçiş yapmayla ilgili hani hevesli olduk.
25:10Şimdi çünkü sefer tasarında yaşadığımızın farkına vardık değil mi?
25:13Evet, evet.
25:14Yatay mimari artık çok daha popüler ve çok daha ön planda.
25:18Ama işte milyon dolarlık oldu, problem orada.
25:20Herkes o özlemi çekiyor ama o evler oldu milyon dolar yani.
25:23Nasıl olacak bu iş?
25:24Şimdi şöyle düşünün, eskiden apartman daireleri kısıtlı elde edebiliyordunuz.
25:32Şimdi müstakil yapıları hani kısıtlı bir şekilde elde edebiliyorsunuz.
25:35Aslında arıza talebe göre bu fiyat dediğimiz olay gelişiyor aslında.
25:40Bizim zamanında o 90'lı yıllarda mesela 2-3 tane müstakil ev satılaraktan bir tane apartman dairesi alınıyordu.
25:47Ama şimdi bir müstakil eve belki de bugün 10 tane 20 tane apartman dairesi rahatlıkla alabilir pozisyona geçmiş durumdayız.
25:55Onlarla ilgili bazı çalışmalar var.
25:56Mesela hocam bilirsiniz Şili'de falan devlet arazi veriyor.
26:01Belli bazı mimarlar da binanın yarısını tasarlıyorlar.
26:04Çok uygun mahalliyette ve gerisini mimar yapmıyor.
26:10Biteşik nizam yapıyor.
26:11Bazı yerlerini boş bırakıyor.
26:12İnsanlar yaşadıkça kendisi oraya bir şey isterse bir oda ekliyor isterse bahçe yapıyor.
26:17Ve kendi alan olduğu için orayı da benimsiyorlar mahalle olduğu için.
26:21Hem çok uygun fiyatlı.
26:22Yani buradaki devletin verdiği teşvik sadece...
26:24Şehir işletmeyle ilgili aslında mantıklı da bir durum var.
26:28Biliyorsunuz şeyler var mesela Avrupa'da da apartmanda oturanlara devletin verdiği küçük bahçeler var.
26:33İsteyen gider orada sadece.
26:34Ekim yapar o özlemini giderir.
26:36Hobi bahçeleri.
26:37Hobi bahçeleri.
26:37Burada da bu ihtiyaç için insanlar gerçekten apartmandan geri dönmek istiyorsa belki böyle projeler de olabilir.
26:44Sizin bir çalışmanız da olmuştu.
26:46Yanlış hatırlamıyorsam onunla ilgili.
26:49Aynısını aslında bizim İstanbul mesela şu an şehirin içinde sıkışmış durumdayız şu an.
26:56Hani yayılabiliriz aslında.
26:57Hani Kocaeli tarafına doğru.
27:00Gerçi Ankara'ya doğru o kadar yer var ki.
27:03İstanbul Ankara arası.
27:04Yayılabiliriz Ankara'dan öbür şehirler arası aslında yer problemimiz yok.
27:08Ama o değer olduğu zaman herkes tabii ki o değeri doğru geliyor.
27:12Yaşam unutuluyor.
27:13Ama İstanbul için biz galiba biraz ölçüyü kaçırdık.
27:16Kaçtık.
27:17Yani yatay mimari diyoruz.
27:19Hevesleniyoruz.
27:19Hepinizin ağzını peresenk olmuş.
27:21Doğru.
27:21Ama nasıl yapacaksınız?
27:22Kolay değil.
27:23Şimdi bu kadar yatay mimariye geçerseniz şehirde o kadar büyütüyorsunuz.
27:27Aşkın Hocam'ın dediği gibi.
27:27İşte Ada Pazarı'nın ulaşımı çözeceksiniz.
27:30Altyapıyı çözeceksiniz.
27:31Su götüreceksiniz.
27:32Elektrik getireceksiniz.
27:33İnsanları iş alanları açacaksınız.
27:36Yani artık bu saatten sonra bana biraz geçmiş olsun gibi geliyor.
27:39Hatta ben daha ötesini düşünüyorum.
27:41Kendi adıma eğer elimde yetki olsa İstanbul'a bir kuruşluk yatırım yaptırmam.
27:45Çünkü bu kent biraz kaybedilmiş gibi geliyor bana artık.
27:49O kadar sıkışık ki.
27:50Şehrin içinde nefes alacak noktaları da kaybettik.
27:53Her yaş alanına, her boş alana apartman diktik.
27:56Dura diktik, beton diktik, AVM yaptık.
28:00Dolayısıyla artık nefes alacak yer kalmadı.
28:02Yaşanlarlıktan çıktı.
28:03Bazen hocalar maketten bir tane bir şey koparır ya öğrencisine.
28:06O fazla olmuş.
28:07Onunla ilgili aslında yeni yatırım yok.
28:11Mevcut risklilerin dönüşümü var zaten.
28:13Son 10 yıldır yeni yapılan bir bölgesi...
28:16Ama olan boş alanlara da biz imara açıyoruz.
28:19Şimdi isim vererek söylemeyeyim bir şey olmasana ama
28:21nerede boş alan varsa mutlaka imara açtık.
28:24Şimdi ne hale geldik?
28:25Ben buraya gelebilmek için.
28:27Aşkan bana bir saat verdi.
28:29Açtım, baktım navigasyondan.
28:31Bana bir buçuk saat veriyordu.
28:33Ben iki saat önce çıktım.
28:34Ne olur ne olmaz.
28:35Kimseyi bekletmeyeyim.
28:36Yarım saat beklerim dedim.
28:37İki buçuk saat de gelebildim.
28:39Yani onun için diyorum artık İstanbul yaşanılırlıktan çıktı.
28:41Ben bir yerden bir yere iki saatte iki buçuk saatte ancak ulaşıyorsam ne sinemaya gidebilirim, ne tiyatroya gidebilirim, ne kültürel aktivitede boğabilirim.
28:49Çünkü insan dönüşüm sadece bina da değil.
28:50Altyapı, yol, trafik yani genel.
28:53Siz her şeyi de rahatlamanız gerekiyor.
28:55Sadece o ilk adımımız binayı düşlendirelim dediğiniz gibi ilk bir yaşadık.
29:00Sonra git geli var bunun dediğiniz gibi.
29:02Sonra şöyle oluyor biraz önce dışarıda arkadaşımla konuşuyordu Mustafa Hoca'yla.
29:06Yani hal böyle olunca ulaşım bu kadar kötü hale gelince insan kendileri küçük bir üçgen çiziyor.
29:12İş, ev gibi böyle küçük orada yaşamaya başlıyorsunuz.
29:15E o zaman neyin büyükşehirdeyim?
29:16Eğer büyükşehirin ben nimetlerinden yararlanamıyorsam, onun kültürel hizmetlerinden yararlanamıyorsam niye büyükşehirin karnını çekiyorum ki?
29:23İşte istatistiklerde de var ya tersine göçler var İstanbul'da.
29:26Çünkü insanlar o kanıya zaten varmış oluyor.
29:28Artık daha çok Anadolu'ya köylerine göç ediyorlar.
29:32Küçük ölçekli şehirler yani illa köyde değil tabii ki şeyler var ama küçük ölçekli şehirler şu an daha insanların özlediği hepsi var.
29:40Hem ekonomik olarak daha rahat, daha peyzajı olan, yeşili olan bir evde yaşayabilecek.
29:45Kasabaya yerleşmek istiyor aslında herkesin.
29:46Şimdi bağışlayayım bu noktada söz hakkım varsa biraz devam edeyim.
29:49Şimdi bizde tabii küçük şehirler ya da kasabalar böyle dışarıdan bakınca insanın renkli gibi geliyor ama git yaşa.
29:55Yaşayamazsın. Çünkü orada sinema yok, kültüre, herhangi bir etkinlik yok vesaire bir şey yok.
30:00Bizde böyle.
30:01O dediğiniz yatırımlar aslında oralara doğru da olsa bu sefer zincir birbirine bağlanmış oluyor.
30:07Batı'da böyle değil bunu biliyorsunuz işte hepimiz biliyoruz.
30:09Yani küçük yerlerde bile sineması, tiyatrosu, kültürel, etkinlikleri vesaire var.
30:14Dolayısıyla insanlar gidip orada rahat mutlu yaşayabiliyorlar.
30:17Yani bunu sağlamamız gerek.
30:19Son olarak çok kısa bir vaktimiz kaldı değil mi Mevlüt Bey?
30:23Yani sizinle olan vaktimiz çok kısa kaldı.
30:25Bülent Hocamızın çok değerli bilgilerini almış olduk.
30:29İzleyicilere bir cümleyle iyi bir kent nasıl olmalı?
30:36Ufak bir şekilde son örneklemelerimizi de kapatabilirsek hocam seveceğiz.
30:41Önce yaşanılabilir olmalı.
30:44Yani kapsayıcı olmalı.
30:46İnsanların her kesimi yaşlısı, genci, çocuğu, engellisi bu çok önemli bir şey.
30:51Bağışlayın engelli için küçük bir parantez açmak istiyorum.
30:55Bize çok ihmal edilmiş bir şey.
30:56Maalesef.
30:57Gençlik yıllarımda Avrupa'ya gittiğimizde görürdük ki orada çok engelli var.
31:04Ülkede gezerken bakardım ki sokakta engelli yok.
31:07O zamanki gençlik, toyluk halimle düşünürdüm ki ah tamam biz 2. Dünya Savaşı'na falan katılmadık.
31:13Bizde engelli sayısı az, batıda çok.
31:16Buna yorardım o zaman.
31:17Oysa şimdi rakamlara bakıyorum.
31:19%12,5 ciddi bir rakam var.
31:20Ama bizde herhangi bir olanak sağlanmadığı için o engeller sokağa çıkamıyor.
31:26Yani bu parantezi kapanmak istiyorum.
31:28Dolayısıyla toplumun her kesimi kente, her yere ulaşılabilir olması lazım.
31:34Yaşlılar hiçbir yere ulaşamıyor.
31:36Kaldırımlar bir karış yükseklikte.
31:38Çıkamıyorsunuz, yiyemiyorsunuz.
31:39Çıksanız o kaldırımda yürüyemiyorsunuz.
31:41Engelli bizde taşıt ön planda.
31:44Taşıtın gittiği yol, gıcır gıcır tertemiz asfal kaldırımlar böyle.
31:47Ayağınızı sürüyorsunuz.
31:48Direk var, ağaç var kaldırımda.
31:51Yaşlılar da gidemiyor.
31:52Çocuklar için yeşil alan yok.
31:54Şehir planlaması nasıl olmalı?
31:58Bütün aktivitelerin eşit dağılmış olması lazım.
32:02Ulaşabilir.
32:02Nedir?
32:03Sağlık.
32:04Nedir?
32:04Çocuk okula yürüyerek gidebilmeli.
32:06Ben sağlık hizmeti için aile hekimine veya bir sağlık merkezine yürüyerek gidebilmeliyim.
32:11Ya da bir camiye yürüyerek gidebilmeliyim.
32:13Bu ulaşılabilir olmalı.
32:14Bu şehri dinamik kılıyor.
32:16Tabii sürdürülebilir ön planda.
32:19Şimdi günümüzün konusu.
32:21Tek bir konutta nasıl sürdürülebilirlik söz konusuysa,
32:24kentte de sürdürülebilirlik söz konusu.
32:26Atıkların yönetimi, suyun yönetimi, enerjinin yönetimi, ulaşım, toplumlaşım.
32:33Tabii kent olunca konu çok, konu çok.
32:36Bülent Hocam tekrar çok teşekkür ederiz.
32:38İyi ki geldiniz, şeref verdiniz.
32:39Sağdınız için ben teşekkür ederim.
32:41Programımız kaldığı yerden devam ediyor sevgili izleyiciler.
32:44Yüksek İç Mimar ve Aydınlatma Tasarımcısı Mustafa Akkaya bizlerle olacak.
32:48Hoş geldiniz Mustafa Bey.
32:49Hoş bulduk.
32:50Mustafa Bey, doğal ışık mı, yapay ışık mı?
32:53Tabii ki öncelikle doğal ışık deriz.
32:56Çünkü insanlık tarihinde ilk bizim kendimizi bulduğumuz doğal aydınlatma, doğal ışık.
33:03Gün ışığıyla tarihin çok uzun zaman, yıllar önce insanlık tarihi doğal ışıkla hayatını sürdürüyordu.
33:12Daha sonra ateşin bulunmasıyla, akşamları karanlıkla beraber artık kendilerini iyi hissedecekler.
33:20Akşam geç saatlerde kullanacakları olanak sağlıyordu.
33:23Daha sonradan 19. yüzyılda işte yapay aydınlatmanın hayatımıza girmesiyle beraber artık insanların yaşam alanları,
33:34insanların farklı bir şekilde akşam saatlerini kullanması, şu an günümüzdeki işte gelen bütün noktalar bulunduğumuz ortamda yapay ışığı kullanarak hayatımızı devam ettirir noktaya geldik.
33:47Tabii ki bu durumda yapay aydınlatmanın hayatımızdaki ve insanların çalışma prensiplerinden tutun birçok değişimi beraberinde getirdi.
33:58Dolayısıyla işte yapıların bir araya gelmesi, iç mekanların oluşması, yapay aydınlatmanın devreye girmesiyle beraber insanın aslında o biyolojik saat dengesi de değişti.
34:11Evet, dolayısıyla eskiden işte gün doğduğunda uyanıyorduk.
34:17Hayat başlıyordu, hava karanladığında yatıyorlardı.
34:21Şimdi biz gün doğmadan telefonlarımızın alarmlarıyla uyanmaya, kendimizin dengesini bozacak nitelikte çalışmaya çalışıyoruz aslında.
34:31Biyolojimizi birazcık kendi sınırlarımıza aşıyoruz.
34:34Zorluyoruz.
34:34Yapay olarak şekillendiriyoruz diyebiliriz aslında.
34:38Evet, kesinlikle, kesinlikle.
34:40Peki hocam, şimdi mevcut yapılarımızda yeni dönüşüm alanlarından çıkan yapılarla ilgili mesela,
34:48hani aydınlatma açısından öngörüleriniz nelerdir?
34:52Hani bir yapıda, salon alanında nasıl bir pencere açılsın, hangi kısmında olsun, olmasın, balkon uyarlansın mı, yatak odası nasıl geçilebilir?
35:03Ondan ilgili bir detaylandırma alabilir miyiz?
35:06Tabii ki.
35:06Faaliyet alanım olduğu için ben de hani öğrenmek istiyorum.
35:09Şöyle, doğal ışık bir kere son derece insanın kendisini iyi hissettiği, psikolojik olarak hem de sağlık açısında tercih ettiğimiz bir şey.
35:19Maalesef İstanbul gibi böyle metropol şehirlerde, karanlık odalarda, daha eski yapılarda yapılara maruz kalıyoruz.
35:27Bunun sebebi işte birkaç yapının bir araya gelmesiyle, konutun arka taraflarda kalması, bunun işte bazı çözümleri üretmeye çalışıyorlar.
35:36İçerideki duvarlarda açıklık yaparak, öndeki ışığı filtreleyerek içeri alma gibi.
35:41Fakat tabii ki bu son derece ışığı düşürdüğü için insan da kendisini iyi hissetmiyor.
35:48Psikolojik olarak da hatta belli bir süre sonra hakikaten sağlık açısından da sadece yapıya aydınlatmaya maruz kalmak olumsuz etkiler yaratıyor.
35:57Dolayısıyla aslında burada yapının açıklıkları, işte cephede yaratılan pencereler, balkonlar, bütün odaların aydınlık ışık seviyesinin yüksek olması,
36:08yapının işte kuzeye konumlandırıldıysa maksimum seviyede yansıma oranlarını arttıracak şekilde ışığı nasıl aldığımız mimarinin işte ilk başta tasarlanırken ele alınması gereken unsurlardan bir tanesi.
36:21Bizler yapıya aydınlatmayı tasarlarken ilk önce tabii ki baktığımız şey doğal ışık.
36:26Doğal ışığı ne kadar alıyoruz, günün kaç saati, güneşin hareketi hangi yönden geliyor, bunu kontrol etmek gerekiyor mu yoksa tamamen kontrolsüz mekanda dağılması mı gibi unsurlar.
36:38Tabii konutta şimdi ışık dediğimiz şeyin aslında birçok işte etkenleri var duygusal insanın kendisini hissettiği mekanın içerisindeki.
36:48Bunun yanı sıra teknik boyutu da var.
36:50İşte az önce söylediğiniz gibi ışığın miktarları vesaire salon gibi fonksiyonun farklı olan hacimlerde ışığın kullanımı farklı.
36:59Özellikle bu bir konutsa kişi kendisine göre bir takım senaryolar yaratıyor.
37:06İşte büyük projelerde bu senaryoları biz aydınlatma tasarımcıları olarak bizler tasarlayıp farklı senaryolarda bir restoransa, bir balo salonuysa, bir otelin farklı hacimleri ise biz belirlerken konutta siz yaşadığınız için herkes kendisine göre birkaç senaryo.
37:22İşte akşam yoğun çalıştığınız bir stüdyo ortamından evinize gittiğinizde daha sakin, dingin çünkü artık yatış moduna kendinizi hazırlıyorsunuz.
37:31Dolayısıyla direk ışık maruz kaldığınız direk ışıktan ziyade belki en direk aydınlatma, hafif bir loş ortam, ışık seviyesini düşürüp daha sıcak bir atmosferde salon gibi ortamda oturmak isterken mutfağa geçtiğinizde orada bir fonksiyon olduğu için daha yüksek ışık miktarıyla.
37:50Çünkü işte bir yemek hazırlanacak, bir fonksiyona yönelik ışığın kriteri ve niteliği değişiyor.
37:57Dolayısıyla aynı ışığı salonda kullandığınız veya bir başka odada kullandığınız ışığın kriterini bütün odalarda kullanmak yanlış.
38:05Hazır yeri gelmişken işte ben yani kentsel dönüşüm projelerinde konutlu özellikle maalesef aydınlatma geri plan atılıyor.
38:15Çünkü işte evet bir takım sonuçta bir mekanın işte fit-out dediğimiz o iç yerleşimi tabii ki kullanıcı kendisine göre düzenliyor.
38:24İşte bir avize takacaksa onu kendisi belirleyecek.
38:27Ancak işte alçıpan tavanlar, çeşitli gizli aydınlatmaların çıkmasıyla vesaire bir takım şeyler de günün başında aslında sağlanıyor.
38:40Dolayısıyla bu sağlanırken aslında bunun da doğru planlanması lazım.
38:43Işığın renginden tutun işte açısı az önce bahsettiğim gibi farklı fonksiyonlara dağılımı iyi bir şekilde planlanması lazım.
38:52Çünkü işte dönüşüm diyoruz ve bu dönüşüm evet insanlık tarihinde hatırlarız hepimiz işte çok geçmişte ben anneannemin evinden falan böyle büyük beyaz ampuller vardı.
39:04Çünkü bu otuz yani onlar led çıkmadan önce floresanlarımız vardı onlarla büyüdük ettik.
39:13Bir tane ampul sarkardı onun altında vakit geçirilirdi.
39:17Çok da geçmiş değil yani bir otuz kırk yıl önce bu şeyler görülüyordu.
39:22Şimdi yeni binalarda ben bazen diyorum kusura bakmayın sırf salonlar sokağa baksın diye binanın en güzel ışık alacak yeri yangın merdiveni koyduk.
39:31Sabah akşam ışık yakmak gerekiyor, ısıtmak gerekiyor.
39:35Doğal ışığı önce bir elimizin tersiyle itiyoruz sonra dediğiniz gibi dört tane etrafa koyduğumuz ve bize gerçekten aydınlatmadığı duvarları aydınlatan sistemler çoğu binalarda.
39:45Yani öyle çok doğru söylediniz.
39:47Orada işte ışığın rengi o beyaz floresanlar hafızalarda kaldı.
39:51Niye?
39:51Çünkü insanların istemediği bir ışık.
39:54Kimisi gerçi beğeniyor.
39:56Burada tabii ki beğeniler de ön plana çıkıyor.
39:58Ama işte beyaz ışık dediğimiz şeyin içerisindeki çeşitli çok detaya teknik konuya girmeyeceğim.
40:04Ama sağlık açısından da rahatsız eden ışık dalga boyları bulunuyor.
40:09Dolayısıyla konutta önemli olan insan sağlığı odaklı doğru bir aydınlatma planlaması.
40:16Keşke kentsel dönüşüm projelerinde de bu dikkate alınıp yapabilsin.
40:19Bununla ilgili ben de sorular alıyorum.
40:22Işığın rengi de çok önemliymiş.
40:25Hani sarı ışık genelde çocuklara zarar vermiyor.
40:27İnsanla fazla zararı yok diye yormuyor diye bir olay var.
40:31Bunun gerçeklik payı nedir?
40:33Şöyle sarı ışık dediğimiz gözle görülebilir bir dalga boyu var ışık dediğimiz şeyde.
40:39İşte bugün ışığında en top seviyede olan bir şey.
40:44Sarı ışıkta daha ultraviyole ışınları değil daha sıcak tonlar bulunduğu için
40:49mavi tonları ultraviyole kısmı insanın melatonin salgısına baskılayan bir şey.
40:57Dolayısıyla bu da uyku problemlerini beraberinde getirebilecek bir şey.
41:01Özellikle yatak odalarınızda uykuya geçiş noktalarınızda sarı ışık tercih edilmesinin sebebi bu.
41:10Ben özellikle yattığım yatak odamda blackout perdem en ufak bir şekilde ışık geçmez.
41:18Hatta sokak aydınlatmalarına maruz kalıyoruz.
41:21Maalesef İstanbul'da özellikle hele bir de cephe aydınlatmaları az önce de onu konuşmuştuk içeriye girmeden önce.
41:30Her binanın cephe aydınlatması var.
41:34Şimdi bunun bir ihtiyacı yok.
41:37Bunun bir yönetmeliği yok.
41:38Maalesef.
41:40Anlarım ana arterlerde bulunan binaların önemli olan binaların işte ofistir, bir landmarkdır.
41:47Şehrin önemli kuleleridir.
41:49Yapılarıdır.
41:50Fotoğraf noktalarıdır.
41:51Ama şimdi bizim her binaca peydisi aydınlanmaya başlıyor.
41:55Şimdi bu beraberinde ışık kirliliği dediğimiz bir unsur var.
41:59Özellikle bu büyük şehirlerde.
42:00Ankara'da çok fazla.
42:01Çok fazla.
42:02Ankara'da cidden çok fazla.
42:04Çünkü kararından fazla kullandığınız zaman ihtiyaç.
42:07Tasarımcı olmayınca direkt oradan ne aldılarsa.
42:10Yani bina kendisini göstersin.
42:13Yani binanın makyajı gibi bakılıyor buna.
42:15Yani bu binanın makyajı olurken bir başka binanın içerisinde oturan kişinin makyajı değil.
42:22Aksine onu son derece rahatsız eden bir unsur oluyor.
42:25İşte yatarken de dolayısıyla işte o blackoutları kapatmanız gerekiyor.
42:29Halbuki ihtiyacınız olmayan bir ışığı siz binanın cephesinde kullandığınız için.
42:34Bazen otellerde de oluyor.
42:36Otel ön plana çıksın diye dışarıdan aydınlatma yapıyorlar.
42:38Sonra insanlar kaç bin dolar gecesine vereyim.
42:41Ben orada uyuyamadım diyorlar.
42:42Ve sonra komplesin reviz ettikleri var.
42:44Kesinlikle katılıyorum.
42:45Hani oteller yine nispeten hocam bir gece iki gece kalıyorsunuz.
42:49Hani doğru değil yine hani kaldı.
42:52Ama konutta çok ben biz büyük projeler yakın zamanda konut ve Havazı İstanbul'un çeşitli bölgelerinde ismini vermiyor yapıyoruz.
43:02Hatta bir tane projemizde yüksekte bir gökdelen projesi cephe aydınlatması yapmayalım diye bir karar aldık.
43:10İşverende sağ olsun hemfikir oldu bu duruma.
43:14Çünkü zaten kule kendince zaten içeride yapı kendini gösteriyor.
43:20Kendini daha fazla ortaya çıkarmaya ihtiyaç yok.
43:23Dolayısıyla bazı hani tasarımcılar olarak bizler en azından bu noktalarda biraz frenletmeye çalışıyoruz.
43:30Siz peki hangi noktada dahil oluyorsunuz?
43:33Yani bir mimari tasarım yapılıyor, bir yer belirleniyor veya bir dönüşüm projesinde hangi noktada aydınlatma duygusal olarak ve stratejik olarak yer alıyor?
43:43Biz şöyle aslında mimari tasarım sürecinin içerisine başladığında ilk eskizler,
43:49o ilk konsept fikirleri ortaya çıktıktan sonra projeye dahil olmamız gerekiyor.
43:55Çünkü tam da bu şu ana kadar bahsettiğim tüm konuları müdahale edebilmemiz için projenin başından sonuna kadar olan süreci beraberinde götürüyoruz.
44:06Yani orada birlikte götürdüğümüz süreçte çıkan sonuç istediğimiz bir sonuca ulaşıyor.
44:10Aksi halde projenin sonunda dahil olunduğu zaman maalesef siz işte ampul takmak veya spot takmak,
44:18daha ürün yerleştirmek durumunda kalıyorsunuz.
44:21Halbuki detaylara beraber mimariyle birlikte entegre olup ilerleyebilmek en sağlıklı.
44:26Hem tasarruflu hem estetik.
44:28Öbür türlü yani hiç...
44:30Yüzeysel çözüm diyebiliriz aslında.
44:32Yüzeysel çözüm elde edebiliyorsunuz.
44:34Ama dediğiniz gibi mimari proje kısmında devreye girdiğiniz zaman yatak odasından salona, çocuk odasından holüne, banyo tuvaletinden tutun.
44:42Dairenin bütün alanlarına hitap edebilirsiniz.
44:45Hani ne nereye, nasıl şekilde kullanışlı olacak.
44:48Söyle mahallede patlatacağız bizim proje ön plana çıkacak.
44:51Yince konflü mahalle gerçekten böyle.
44:55Çok iyi ya.
44:56Kentsel dönüşümde de aslında bu doğal ışık ciddi bir problem yaratıyor.
45:00Özellikle değil mi hak sahipleri, mülk sahipleri şey güney cephe olsun evim.
45:04Tekrar güney cephe de olsun dairem diye.
45:07İşte çok pencereli olsun, bol pencereli olsun diye.
45:10Ve kadınlar için de bu çok önemli.
45:11Kadınlar evde çok vakit geçiriyor.
45:13Hani atalarımızın bir sözü var ya güneş girmeyen eve doktor girer diye.
45:16Gerçekten güney cephe bizim için çok önemli.
45:20Sanki diğer cepheler hiç güneşe almıyormuş gibi.
45:23Sürekli böyle bir sorun var değil mi Mevlüt Bey?
45:24Tabii maalesef biz de alıyoruz bu tarz devamlı teklifleri.
45:29Ben orayı istiyorum.
45:30İşte komşum burayı istiyor.
45:32Hani tamam diyoruz.
45:33Hani siz geçin o zaman orayı alın diyoruz.
45:35Bu sefer komşusu sanki hani o çok iyi bir yere geçmiş diye.
45:39Aynı şekilde o da istiyor.
45:41Hani bizim aslında sıkıntımız şu bence.
45:45Az olana talep çok oluyor.
45:46Evet.
45:47Evet.
45:48Hani aslında güzel olduğu değil aslında hani olay.
45:51Az olduğu için bilinçsizlikten dolayı.
45:54Bilinçsizlikten aslında şöyle.
45:56Dediğiniz gibi bu çok uzun yıllardır var.
45:59Güney cephe olsun.
46:01Ben Antalyalıyım.
46:02Hatta orada da bir evim var.
46:04Buradaki evim de iki evim de kuzey cepheye bakıyor.
46:07Şimdi gün ışığını nasıl içeriye yansıtaraktan malzemelerle aldığınız önemli.
46:13Hele hele Antalya gibi bir şehirdeyseniz güney cephenin şimdi ısınma problemi birinci kriter zaten.
46:22Artık şu an birçoğu ev doğalgaz ki Antalya şehrinde bile artık doğalgazla ısınma var.
46:28Antalya çok ciddi gün ışığına yazın maruz kalabilen ve inanılmaz sizi rahatsız edebilecek.
46:34Dolayısıyla ben evi orada tercih ederken kuzey de tercih ettim.
46:38Ama hatta ailem bile ya işte niye güney cephe almıyorsun falan böyle bir kriterler var.
46:43Bu kriterler aslında biraz görerekten gitgide değişecek.
46:51Yani sonuçta sizin ihtiyacınız ne?
46:54İhtiyacıyla seçimler yapmak lazım.
46:56Tabii bölgesel tercih de yapmak gerekiyor burada.
46:58Antalya'ya İstanbul'dan.
47:00Kesinlikle, kesinlikle.
47:01Biz çoğu zaman projeleri yaparken özellikle çoklu kattaki dört katta dört altı projelerinde yapabildiğimiz kadar bir binanın ortasına bir cam ışık vermeye çalışırız.
47:12Havalansın, doğal ışık olsun.
47:14Çünkü insanlar hep asansöre giriyor ya merdiven, ana merdiven hep karanlık.
47:18Hem doğru dürüst havalanmadan doğal ışık olduğu zaman işin yüze ellisi çözülüyor.
47:23Evet, orada çekirdeği çözmek işte baştan gerekiyor.
47:27Doğru yani iyi bir planlamayla, iyi bir mimari çözümle çözülebilecek konular zaten.
47:34Yatık kudası da bu noktada çok önemli bence.
47:37Hem karanlık olsun istiyoruz hem de biz kadınlar işte makyaj yaparken o doğal ışığı görmek istiyoruz.
47:43Makyaj aynamızın etrafında tasarımda bu süreçte çok önemli bence.
47:47Kesinlikle.
47:47Burada işte dairedeki içerisindeki fonksiyonları ve odaların yerleşimi aslında önemli bir noktaya geliyor.
47:54İşte salonumu oraya konumlandırıyorsunuz.
47:57Tabii ki bir takım sonuçta bir katta da birden fazla da ayrı olduğu için bir şeyler de var.
48:04İşte orada o mecburiyetten dolayı bir takım farklı çözümler üreterekten ihtiyaçları karşılamak gerekiyor.
48:11Dediğiniz gibi daha önceki binalarda şeyler çoktu, ışıklık vardı.
48:14Şimdi yeniden dönüşüme gidince alanlar küçüldüğü için bazı odalar karanlıkta kalıyor.
48:19O ışıklık küçülüyor küçülüyor oluyor size hava bacası.
48:21Ama mecbur diyorlar ki alan lazım ışıklığa gideceğine ışığı dolmasa biz yapay aydınlatmayla bunu çözeriz.
48:30Ve ben orada şey oluyorum ya kalite gitti yapmasak keşke diye.
48:34Orada aslında insan algısı yani aydınlatmanın şöyle bir rolü de var.
48:38Algı yönetimi diye bir şey var.
48:42Siz bir mekana, küçük bir odayı veya basık bir alanı aydınlatmayı planlayaraktan farklı bir insana ruh hali sokarak orayı ferah da hissettirebilirsiniz.
48:53Aksine son derece sıkıcı, bunaltıcı bir mekana da dönüştürebilirsiniz.
49:00Dolayısıyla orada ışığın kullanımı biraz işte şeyler diyoruz, algıda oynamalar.
49:06Büyük AVM'lerde devasa aydınlatmalar oluyor.
49:09Sanki doğal ışık alıyormuş gibi.
49:11İnsan gözü çünkü çok yanılmaya müsait.
49:14Siz onu ışıkla, o aldatmalar yani küçük aldatmalarla iyi hissettirebilirsiniz.
49:19Mekanı dolayısıyla hani oradaki o küçük oyunları yapmak mümkün.
49:24Cevap bile verdirebilirsiniz.
49:25Bu filmlerde gördüğümüz sorgu odalarındaki tepe ışıkları gelmek.
49:29Yukarıdan direkt bir ışık verildiğinde siz kendiniz otomatik olarak bir suç işlemiş.
49:35Onu hemen aktarmak.
49:37Bu tarz böyle ışığın işte güçlü şeyleri var.
49:40Şu an bulunduğumuz işte her yerden ışığın bize gelmesi, odak noktasının biz olduğunu hissettirmesi
49:46veya bu ışıkları ters tarafa çevirdiğinizde tamamen rahat bir ortamda oturuş şeklimiz bile değişecektir emin olun.
49:53Işığın burada evet önemi ve gidi.
49:56Gitti şekilde önemi var diyebiliriz o zaman.
49:58Peki Mustafa Bey, kentsel dönüşüm projelerinde iç mekan tasarımı ne kadar öncelik kazanıyor?
50:03Bana soracak olursanız yani burada tabii ki yani benim fikrim çok büyük bir her projenin tabii ki kendi içerisinde bir planlaması ve tasarım kriterleri var.
50:20Fakat biraz piyasanın ihtiyacına yönelik çözümler üretilmeye çalıştığını ben düşünüyorum.
50:27Bu ne demek?
50:27İşte az önce de konuşulduğu gibi işte mekanlar küçüldü.
50:33Çünkü işte alanlar işte popülasyon arttı.
50:36Arttıkça tabii ki ihtiyaca yönelik bunlar da küçülmeler oldu.
50:40Fakat burada insanların çok kullanabileceği ihtiyacını olan mekanlar yaratılmaktan çok satılabilir mekanlar neye ihtiyaç var?
50:54İşte daha çok bu bir de bölgesel olarak işte bu bölgede bir artı birler daha çok gidiyor gibi.
51:00Dolayısıyla insanlar istemediği şekilde istenmeyen mekanlara doğru sürüklendi.
51:07Yani ben öyle olduğunu düşünüyorum.
51:10İsteyen insanlar da erişilemez hale geldi istedikleri mekanlar.
51:15Ulaşılabilirlikten çıktı.
51:17Dolayısıyla iç mekan birazcık burada geriye atıldığını düşünüyorum.
51:23Daha çok işte binanın bir kentsel dönüşüm projesinde de binanın dış kabuğuna tasarlamaya yönelik.
51:32Çünkü ilk yine az önce söylediğimiz gibi aydınlatma gibi kabuk kendini ilk gösteren kütle.
51:40Biraz daha albenisi olması adına bunun üzerine daha çok kafa yorulduğunu, odaklanıldığını.
51:47İç mekanda da işte piyasanın ihtiyaçları neyse ne satılabilir talepler varsa ona yönelik çalışmalar yapılıyor.
51:54Burada bir anket yapılsa belki o bölgede işte kentsel dönüşüm dediğimiz şey sonuçta bir mahalle bölgesel.
52:02Her bölgenin de ihtiyacı farklıdır.
52:04Sonuçta siz şu an gidin işte yeni havalimanı etrafında çok yakın bölgedeki oturan kişilerle bu taraftaki oturan kişilerin ihtiyacı farklı.
52:16Orada işte belki daha çok yaşam alanı olmayan noktalardan bahsediyorum.
52:20Belki işte bölgede çalışanların daha az ihtiyaçları olan noktalar olacakken burada ne bileyim Kadıköy'de oturan insanın veya işte Şişli bölgesinde oturan insana ihtiyacı tamamen farklı olacaktı.
52:36Evet tahmin edebiliyorum.
52:38Çok kısa bir vaktimiz kaldı.
52:40Bu kısa vaktin içinde de iki kıymetli misafirimize de sormak istiyorum bunu.
52:45İzleyicilerimize iyi bir iç mekan tasarımını kısa cümlelerle nasıl tarif edebiliriz?
52:52Önce içmiği bardağına alalım.
52:54Esnafın hocam.
52:56İyi bir iç mekan bir kere tabii ki kullanıcı odaklı, ergonomik.
53:02Kullanıcının kendisini iyi hissedeceği, ferah hissedeceği, kendine ait hissedeceği her şeyden önemlisi.
53:09Aydiyet çünkü çok önemli bir mekanda ve nitelikli aydınlatılmış bir mekan olarak adlandırmak isterim.
53:18Evet siz peki aşkım.
53:19Devamında şunu diyebilirim.
53:21Çoğu zaman iç mekanları biz daha uzun süreli yani 40-50 sene içinde de dönüşebilen, kendi içinde ihtiyaçlara göre değişebilen, ailenin fertleri artabilir, değişebilir.
53:32Çocuk okula gider, üniversiteye gider. O zaman bile iç mekanlarda daha dönüşebilen, kullanışlı hale gelebilir ve bu binanın ömrünü uzatır.
53:45Siz bugün bir yaşlı birisi aynı daireyi kullanırken dedikleri gibi aydınlatmayı, mobilyayı, sistemi farklı kullanabilir.
53:53Yarın gençler gelince belki iki duvarı kaldırıp daha ferah ve geniş bir alan, açık mutfak da tercih edebilir.
53:59Buna da açık olması lazım tasarımların. Yani olursa daha uzun vadeli özellikle konutlarda çok daha verimli oluyor.
54:06Evet tabii ki profesyonel bir mimarla, mühendisle veya inşaat şirketiyle çalışmadan kafamıza göre duvar yıkmıyoruz, kolon kırmıyoruz sevgili izleyiciler.
54:15Bunu da tekrar hatırlatmış olalım bu cümleden. Bunu çıkarmayalım lütfen.
54:20Mevlüt Bey siz nasıl düşünüyorsunuz?
54:21Şimdi birçok daire insanlara teslim ediyorsunuz siz de. Sıfırdan yeni bir daire teslim ediyorsunuz.
54:28Eski yapılarını yıkıp bu süreçte onların size geri bildirimleri ne oluyor?
54:32Şöyle bir şey istiyoruz diye geri bildirim yapıyorlar mı size?
54:35Şimdi aslında bizim vatandaşların alanı arsa payı belli oluyor.
54:41Kısıtlı alan içerisinde hareket edildiği için bizim orada önceliğimiz yerinde sağlıklı bir dönüşüm sürecini tamamlayabilmek oluyor.
54:49Lakin vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamadığı takdirde şu yolları da izlediğimiz oluyor yani.
54:56Vatandaşın 70 metrekarelik bir arsa alanı hissesi varken mesela 100 metrekareye ihtiyacı olduğu doğrultuda vatandaş şirketimizden 30 metrekarelik alanın eklenmesini talep edebiliyor.
55:08Bunun bedeli ödendikten sonra ihtiyacını aslında karşılayabilmiş oluyoruz.
55:15Ama bazen şu durumlarla da karşılaşabiliyoruz.
55:18Bedelini ödemeden bir alan almak isteyen maliklerimiz olmuyor mu?
55:24Oluyor.
55:24Devamlı da karşılaşıyoruz.
55:26Lakin buradaki durum unutmayalım.
55:29Bizim gibi firmalar kentsel dönüşüm odaklı deprem öncesi ne kadar yapı yenilenmesiyle ilgili işlem yapabilirse onun peşinde oluyor.
55:40Yani bizim gibi firmaların güçlü kalması gerekiyor ki kentsel dönüşümün yolu açılsın, işler devam etsin.
55:49Herhangi bir deprem durumunda vatandaşlarımız eski çürük yapılarla bu deprem illetine yakalanmış olmasın diye umut edelim.
55:58Aynen öyle ve programımızın sonuna geldik.
56:02Evet.
56:02Evet tabii ki deprem gerçeğini unutturmamak için elimizden geleni yapıyoruz.
56:07Sizlere deprem deprem diye bangır bangır bir yayın yapmamak için de yine çok kıymetli misafirlerimiz de oluyor aramızda.
56:14Hem tasarım süreçlerine hem küçük evleri nasıl büyük gösterebileceğimizi, nasıl büyütebileceğimizi hem de sağlıklı yapıları konuşuyoruz sevgili izleyiciler.
56:23Bu haftalık programımızın sonuna geldik.
56:25Haftaya aynı gün ve saatte görüşünceye dek.
56:29Hoşçakalın diyelim.
56:29O zaman haftaya aynı saatte aynı günde yeni adreste Mevlüt Özürk'le ve de değerli konuklarımızla buluşmak dileğiyle hoşçakalın, bizimle kalın.
Yorumlar

Önerilen