00:00Herkese merhaba. Dr. Alper Sezener'in o ufuk açıcı metninden yola çıktığımız yepyeni incelememize hoş geldiniz.
00:05Bugün ne mi yapacağız? Sinemanın o büyülü dünyasını adeta bir büyüteç gibi kullanıp her gün etrafımızı saran ama çoğu zaman
00:12ruhumuzun bile duymadığı o görünmez toplumsal kuralları açığa çıkaracağız.
00:15Çünkü sinema, inanın bana sadece hikaye anlatmaz. Toplumun en derinlerindeki o yazılı olmayan katı kuralları da yüzümüze vurur.
00:22Zenginlik, güç ve o hepimizin içindeki ait olma arzusu. Bu karmaşık ilişkiyi çözmek için ikonik filmlerden sosyolojinin temellerine uzanan harika
00:31bir yolculuğa çıkıyoruz.
00:32Hazırsanız hadi başlayalım.
00:34Tamam hadi hemen konuya dalalım.
00:36Sizi 1983 yılına Brian de Palma'nın o efsanevi Scarface yani yaralı yüz filmine götürmek istiyorum.
00:42Bolivyalı uyuşturucu baronu Alejandro Sosa'nın şatafatlı malikanesinde o ünlü yemek masasındayız.
00:48Masada fingerball dediğimiz, içinde limon dilimleri olan şu küçük su kaseleri var.
00:52Hani şu lüks yemeklerde parmak temizlemek için kullanılanlardan.
00:55Bir tarafta Tony Montana'ya bakıyoruz. Önündeki kaseden limon dilimini alıp gayet rahat bir şekilde ağzına atıyor.
01:01Diğer yanda ise ortağı Omar var. O kasenin ne işe yaradığını biliyor ve parmaklarını zarifçe suya batırıyor.
01:07Ufacık, sadece birkaç saniye süren bir an değil mi?
01:10Ama inanın bana bu inanılmaz görsel zıtlık, milyonlarca dolarlık bir servetin bile asla satın alamayacağı o büyük gerçeği fısıldıyor bize.
01:17Tabii ki şimdi Tony limonu yedi, demek ki şöyle biri deyip bütün bir hayatını tek bir harekete indirgeyecek değiliz.
01:22Belki sadece canı limon çekti.
01:24Ya da o küçük detayın başkaları için ne anlama geldiğinin gerçekten farkında değildi.
01:28Ama şunu unutmamak lazım.
01:29Gündelik davranışlarımız, o ufacık jestlerimiz, insanlar arasındaki o görünmez ayrımları bir anda su yüzüne çıkarıverir.
01:35Ve işte bu kısacık mikro an bizim bu incelemedeki asıl büyük sorumuza zemin hazırlıyor.
01:39Bir ortama girebilmekle o ortama gerçekten iliklerine kadar ait olmak arasındaki fark tam olarak nedir?
01:46Birinci bölüm, sermaye sadece para değildir.
01:49Pierre Bourdieu'nun toplumsal çerçevesini anlamak.
01:52Şimdi şu çok ilginç.
01:53Tony'nin milyarlarca dolarlık devasa bir kokain imparatorluğu var.
01:56Ama bu devasa para, elitlerin dünyasındaki o basit sofra adabını ona neden satın alamıyor?
02:02Fransız sosyolog Pierre Bourdieu tam da burada devreye giriyor işte.
02:05Çünkü o sermayeyi sadece cebimizdeki banknotlarla sınırlandırmaz.
02:09Bunu ekonomik sermaye ve kültürel sermaye olarak ikiye ayırır.
02:13Ekonomik sermaye evet size lüks malikaneler, spor arabalar, şatapatlı sofralar verir.
02:17Zenginliğin o görünür işaretlerini.
02:19Size o ayrıcalıklı odaların kapısını açar.
02:22Ama kültürel sermaye işte o bambaşka bir canavar.
02:25Kültürel sermaye sizin eğitiminizdir, müzik zevkinizdir, nasıl konuştuğunuzdur.
02:29Belirli bir zümrenin tarih boyunca oluşturduğu o yazılı olmayan davranış kurallarını bilmek
02:33ve orada hiç kasmadan doğalca hareket edebilmektir.
02:36Yani uzun lafın kısası para sizi o şık masaya oturtabilir.
02:39Ama masanın kültürünü size bir anda paketleyip veremez.
02:43İkinci bölüm.
02:44Habitus ve görünmez sınırlar.
02:46Doğal hissettirenin bilimi.
02:48Hayatınızda hiç bir odaya girmek için doğru bilete sahip olduğunuz halde
02:52oraya zerre kadar ait hissetmediğiniz oldu mu?
02:55Böyle kendinizi eğreti hissettiğiniz, nereye oturacağınızı, ellerinizi nereye koyacağınızı bilemediğiniz o anlar.
03:01İşte tam da bu noktada aklımıza o meşhur soru geliyor.
03:03Habitus ile sınıfsal uyum nedir?
03:06Sınıfsal uyum dediğimiz şey, görgü kuralları kitabını alıp satır satır ezberlemek falan değildir.
03:10Çok daha derin, adeta kas hafızası gibi bir şeydir bu.
03:14Habitus, insanın yetiştiği o çevreyle kurduğu uzun süreli ilişkinin doğrudan zihnine ve bedenine kazınmasıdır.
03:20Yani, şimdi o limonlu suyu içsem mi yoksa parmağımı mı batırsam diye içinden panikle hesap yapmadan doğru davranışı refleks olarak
03:28anında bilmektir.
03:29Bir ortamda hiç efor sarf etmeden süzülmekle, acaba pot kırar mıyım tedirginliği arasındaki o uçurum.
03:35İşte kültürel aidiyet tam olarak budur.
03:37Buradaki en can alıcı nokta şu, ekonomik başarı toplumsal kabulü öyle hediye paketi yapıp size sunmuyor.
03:44Tony Montana'nın hikayesi resmen bunun kanıtı.
03:47Yoksulluktan çıkıp o dünyanın tam merkezine oturmak istedi, parasıyla masadaki o sandalyeyi çatlıya satın aldı.
03:53Ama bakın, bir mekanı veya bir malikaneyi satın almak, o mekanın temsil ettiği o ince ince işlenmiş köklü toplumsal dünyaya
04:01kalıcı bir bilet sağlamıyor maalesef.
04:03Üçüncü bölüm, sembolik şiddet.
04:05Peki kim karar veriyor?
04:07Kuralları belirleme gücü.
04:08Madem ortada böyle görünmez kurallar, kodlar var, e peki bunlara kim karar veriyor?
04:13Şimdi biraz bireylerden uzaklaşıp resmin bütününe, o gücün ta kendisine bakalım.
04:18Kendimize sormamız gereken o büyük soru şu, belirli davranışları incelikli,
04:22diğerlerini ise kaba sayan bu ölçütleri kim icat etti?
04:25Mesela şu masadaki meşhur parmak kâsesi.
04:28Neden bunu doğru kullanmak medeniyetin zirvesi sayılıyor?
04:31Bir sınıfın kendi yarattığı alışkanlıkları sanki evrensel bir doğa kanunuymuş gibi hepimize dayatması.
04:36Bu sadece bir kültür farkı olabilir mi?
04:38Yoksa bu toplumsal değerleri tanımlama ve neyin meşru olduğunu belirleme gücü mü?
04:44Yani aslında düpedüz iktidarın ta kendisi mi?
04:47İşte bur diyor bunu sembolik şiddet olarak tanımlıyor.
04:50Ve inanın bana bu birinin yüzüne bağırıp çağırmasından çok daha sinsi, çok daha sessiz işleyen bir süreç.
04:56Egemen sınıf kendi gündelik alışkanlıklarını genel geçer nezaket kuralı olarak tüm topluma yutturuyor.
05:01Bunu yaparken de kendi ayrıcalıklarını tamamen görünmez kılıyor.
05:04Peki ya o kodu bilmeyen kişi?
05:06O kişi maalesef sistemin adaletsizliğini falan sorgulamıyor.
05:09Suçu direkt kendinde buluyor.
05:11Kendini yetersiz, kaba veya cahil hissediyor.
05:13Anlayacağınız toplumsal üstünlük ortada hiçbir fiziksel zorlama yokken o küçücük su kasesinin içinde gündelik hayatın tam ortasında sessiz sedasız yeniden
05:23üretiliyor.
05:244. Bölüm
05:25Sinemada Sınıfsal Uyum Çabaları
05:27Toplumsal Uyum İçin 3 Farklı Girişim
05:29Ve şunu kesinlikle düşünmeyin.
05:31Bu görünmez sınırlar sadece Tony Montana'nın problemi falan değil.
05:34Sinema tarihi bunun harika örnekleriyle dolu.
05:37Mesela 2005 yapımı maç sayısı yani Match Point filmi.
05:40Orada Chris Wilton Tony'den çok daha farklı bir strateji izler.
05:43Girmek istediği o ayrıcalıklı Londra sosyetesinin davranış kodlarını öğrenir.
05:47Kültürel uyum sağlar.
05:48Ama film bize şunu tokat gibi çarpar.
05:50Kodları ezberlemek yetmez dostum.
05:52O dünyada kalıcı olmak için sağlam bağlantılar ve fırsatlar gerekir.
05:56Ya da o sarsıcı 2019 filmi Parazit'i düşünün.
06:00Yoksul kim ailesi mükemmel bir tezgahla o zengin ailenin dünyasına sızar.
06:04Ama orada sınıfsal mesafe çok daha ilkel, fiziksel bir şeye takılır.
06:08Kokuya.
06:09Yoksulluk bedene silmiş ve asla yıkanıp atılamayan bir leke gibi karşılarına çıkar.
06:14Kısacası bu 3 harika filmin bize bas bas bağırdığı çok net bir gerçek var.
06:18Toplumsal konumunuz öyle sadece banka hesabınızla,
06:21kişisel hırsınızla veya kültürel kodları ne kadar iyi taklit ettiğinizde belirlenmiyor.
06:25Hangi kaynaklara ulaşabildiğiniz kadar hangi davranışların saygın kabul edileceğini belirleyen o karmaşık toplumsal ağlar da işin içinde.
06:32Yani ne yaparsanız yapın, total bir toplumsal kabulü sadece cüzdanınızla garantileyemezsiniz.
06:385. Bölüm Masaya Ait Olmak ve Son Çıkarımımız
06:41Artık parçaları birleştirip Alejandro Sosa'nın o meşhur, şık masasına dönme vaktimiz geldi.
06:46Uyuşturucu baronlarından, Londra elitlerine ve Güney Kore'deki o modern villaya uzanan bu yolculukta gördük ki,
06:53mesele hiçbir zaman sadece bir dilim limon olmadı.
06:55Sınıfsal sınırlar her zaman öyle devasa çelik kasaların veya kapalı kapıların ardında çizilmiyor.
07:01O sınırlar nerede biliyor musunuz?
07:02Gündelik alışkanlıklarımızda, müzik listemizde, çatılda tutuş biçimimizde ve tüm bunların başkaları tarafından nasıl yargılandığında.
07:10Sınırsız bir servet yapabilir, dünyaları yönetebilirsiniz.
07:13Ama bu çıplak güç, o elit dünyanın sosyal kodlarına organik bir şekilde sahip olacağınız anlamına asla gelmiyor.
07:20Tony Montana'nın o masada yaşadığı yabancılık aslında hepimizin hayatında bir yerlere dokunuyor.
07:25Şimdi lütfen kendi hayatınıza, girdiğiniz ortamlara, çalıştığınız yerlere, sosyal çevrelerinize bir bakın.
07:30Bir odaya giriş bileti almış olmanız gerçekten oranın yerlisi olduğunuzu mu gösterir?
07:34Bir masaya oturmak gerçekten o masaya ait olmakla aynı şey midir?
07:38İnanın bana, bu görünmez sınırları bir kez fark etmeye başladığınızda dünyayı bir daha asla eskisi gibi göremeyeceksiniz.
07:44Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, etrafınızdaki o küçük detaylara dikkat etmeye devam edin.
07:49Şimdilik hoşçakalın.