00:00Pekala, hadi bu konunun derinliklerine inelim.
00:02Bugün gerçekten çarpıcı, hatta biraz da provokatif bir metni masaya yatırıyoruz.
00:06Mehmet Edip Ören'in kaleme aldığı, Türkiye siyasetindeki iddia edilen o gizli manipülasyonları oldukça sert bir dille eleştiren makalesini inceleyeceğiz.
00:15Amacımız yazarın fikirlerini taraf tutmadan, tamamen nesnel bir mercekle adım adım parçalara ayırmak.
00:20Hazırsanız, Türkiye siyasetindeki gizli oyunlar haritasını çıkarmaya başlayalım.
00:25Hızlıca yol haritamıza bir bakalım. Önce iddia edilen bu gizli oyunlara bakacağız.
00:30Sonra kurgulanmış muhalefet teorisini inceleyeceğiz.
00:33Ardından Ecebat örneğiyle konuyu somutlaştırıp medya ve ekonomi dengesine geçeceğiz.
00:38Ve en sonda da yazarın kendi çözüm önerisiyle toparlayacağız.
00:42Birinci bölümümüz iddia edilen gizli oyunlar.
00:46Peki yazar problemi tam olarak nasıl tanımlıyor?
00:49Yazar bütün eleştirisinin temelini ormancıların o meşhur sarsıcı sözü üzerine kuruyor.
00:54Ellerinle yaktığın ateşi gözyaşlarınla söndüremezsin.
00:58Aslında bize şunu söylüyor yazar.
01:00Bugün sandıkta verdiğiniz kararların sonuçları yarın o yölesine yıkıcı olabilir ki iş işten geçtikten sonra ağlayıp sızlamak hiçbir şeyi düzeltmez.
01:10Peki bu ateşi kim yakıyor?
01:12Yazara göre sadece içerideki aktörler değil olayın çok daha büyük bir boyutu var.
01:17Ören dış güçlerin özellikle de ABD derin devletinin artık taktik değiştirdiğini iddia ediyor.
01:22Hani eskiden sadece iktidarı kontrol etmeye odaklanırlardı ya yazara göre artık bu yetmiyor.
01:28Yeni stratejilerine peki doğrudan muhalefeti dizayn etmek.
01:31Yani ana muhalefetin bizzat kendisi bu güdümün bir parçası olarak kurgulanıyor.
01:36Bu da bizi ikinci bölüme yani kurgulanmış muhalefet teorisine getiriyor.
01:40Buradaki can alıcı nokta şu yazar kripto siyasetçi diye bir kavram atıyor ortaya.
01:45Düşünün dışarıdan bakıyorsunuz çok sert çok samimi bir muhalif lider görüyorsunuz.
01:51Ama yazarın iddiasına göre bu kişiler aslında dış güçlerin ve hatta mevcut iktidarın değirmenine su taşıyan
01:58kapalı kapılar ardında sadece onlara verilen rolü oynayan aktörler.
02:02Hatta işi biraz daha somutlaştırıp isim vermeden profiller çiziyor yazar.
02:06Mesela bir kart kriptodan bahsediyor.
02:08İddiası şu eski bir muhalefet lideri Amerika'ya gidip hamburger yerken aslında bu görev için özel olarak dizayn edilmiş.
02:16Bugün içinse bir genç kripto tanımı yapıyor.
02:19Yani şu anki yeni liderin bile 2023 seçimlerindeki senaryonun bir nevi tekrarı yaşansın diye
02:25bizzat iktidar tarafından sahnede tutulduğunu savunuyor.
02:29Üçüncü bölümümüz Sandık ve Ecebat örneği.
02:31Makalenin o büyük uluslararası komplo kısımlarından çıkıp yere doğrudan yerel siyasete iniyoruz.
02:37Rakamlar arasındaki şu devasa uçuruma bir bakar mısınız?
02:40Yazarın önümüze koyduğu tablo gerçekten ilginç.
02:43Ecebat'ta yerel seçim yapılmış.
02:45İktidar partisinin adayı 180 civarı bir oy almış.
02:48Muhalefetin adayı ise 3000 civarında.
02:51Yani ezici, tartışmasız, muazlam bir fark.
02:54Halk kararını çok net vermiş değil mi?
02:57Ama durun, asıl bomba burada patlıyor.
03:00Yazarın adeta isyan ettiği nokta şu.
03:02Bu kadar büyük bir oy farkıyla seçilen o belediye başkanı koltuğa oturur oturmaz ne yapıyor dersiniz?
03:09Gidip iktidar partisine geçiyor ve yazarın kendi tabiriyle reisin elini öpüyor.
03:15Yazar, değişim umuduyla verilen o binlerce oyun bir gecede pazarlandığını ve seçmen iradesinin resmen gasp edildiğini söylüyor.
03:23İşte tam bu noktada yazar okura dönüp o can alıcı soruyu soruyor.
03:28E peki bu durumda seçimin bir değeri kalmış mıdır?
03:31Sandıktan çıkan sonucun sabahına buharlaştığı bir sistemde yazarın hissettiği o derin hak mahrumiyeti hissini ve hayal kırıklığını anlamamak elde değil.
03:41Dördüncü bölüm, medya gündemi ve ekonomi.
03:43Yazar sadece sandıkta değil, ekranlarda da bir oyun döndüğünü iddia ediyor.
03:49Ve bu da yazarın işaret ettiği o iki farklı Türkiye manzarasını harika bir şekilde gözler önüne seriyor.
03:55Bir tarafta sokağın o yakıcı gerçeği var.
03:58Asgari ücret, açlık sınırının neredeyse 9 bin lira altında kalmış, ulaşıma, tren biletlerine arka arkaya zamlar yağıyor.
04:05Peki devletin kanalını açtığınızda ne görüyorsunuz?
04:08Sürekli bir mavi vatan, teknoloji hamleleri veya sabah akşam konuşulan magazinleşmiş adli vakalar.
04:14Yazara göre medya, gerçek ekonomik krizi gizlemek için adeta bir ilüzyon yaratıyor.
04:20Hatta durumu öylesine çarpıcı ve alaycı bir cümleyle özetliyor ki, aynen aktarıyorum,
04:25ama Gölcük'te gemilerimizi seyrederken açlığımızı hissetmedik.
04:30Gerçekten çok kinayeli.
04:31Yazar, savunma sanayisi gibi başarıların veya milliyetçi söylemlerin o derin yoksulluğu uyuşturan bir anestezi aracı olarak kullanıldığını oldukça sert bir
04:41dilde eleştiriyor.
04:42Geldik 5. ve son bölümümüze, yazarın çözüm önerisi.
04:47Peki ne olacak?
04:48Onca eleştiriden sonra yazar ne öneriyor?
04:52Yazar sadece şikayet etmiyor, oldukça net bir siyasi reçetede yazıyor.
04:57Birincisi, bu kurgulanmış, danışıklı dövüşe benzeyen kısır döngüyü artık tamamen terk edin diyor.
05:04İkincisi, doğrudan bir adres gösteriyor Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın savunduğu Atatürkçü çizgide birleşmek.
05:11Ancak bu şekilde Cumhuriyet'in o meşhur fabrika ayarlarına dönebileceğimizi,
05:15aksi takdirde Türkiye'nin liderlerin %90 oylarla seçildiği bir rejime dönüşeceğini savunuyor.
05:21Analizimizi tamamlarken başlangıçtaki o güçlü metafora geri dönelim.
05:25Yazarın gözünde ellerimizle yaktığımız o ateş tüm sistemi yutmak üzere.
05:31O halde biz de Mehmet Edip Öğreni'nin o sarsıcı sorusuyla veda edelim.
05:35Seçmen bu tehlikeyi alevler her yere sarmadan önce fark edebilecek mi?
05:39Yoksa iş işten geçtikten sonra dökülen gözyaşları hiçbir işe yaramayacak mı?
05:45Bugün yazarın gözünden Türkiye siyasetindeki iddia edilen o gizli oyunları haritalandırdık.
05:50Bu tablo üzerine düşünmek ise tamamen size kalıyor.
05:53Hoşçakalın.