Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 dakika önce
Bu köşe yazısı, Türkiye’nin mevcut siyasi ve ekonomik çıkmazlarını sert bir dille eleştirerek toplumu uyanışa davet etmektedir. Yazar, hem iktidarın hem de ana muhalefetin dış güçlerin ve Siyonizmin kontrolünde olduğunu savunarak, seçmen iradesinin parti değiştirmeler yoluyla hiçe sayıldığını vurgulamaktadır. Ülkenin hızla otoriter bir yapıya sürüklendiği uyarısında bulunan kaynak, ekonomik sıkıntıların suni gündemlerle örtbas edildiğini ileri sürmektedir. Mevcut siyasi aktörlerin halkı bir kısır döngüye hapsettiği belirtilerek, kurtuluşun ancak Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleri etrafında birleşmekle mümkün olacağı ifade edilmektedir. Yazar, Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın temsil ettiği Atatürkçü çizgiye destek çağrısı yaparak, geç kalınmadan demokratik kazanımlara sahip çıkılması gerektiğini hatırlatmaktadır. Sonuç olarak metin, halkın kendi eliyle yarattığı pişmanlıkların gelecekte fayda sağlamayacağı konusunda ciddi bir ikaz niteliği taşımaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Pekala, hadi bu konunun derinliklerine inelim.
00:02Bugün gerçekten çarpıcı, hatta biraz da provokatif bir metni masaya yatırıyoruz.
00:06Mehmet Edip Ören'in kaleme aldığı, Türkiye siyasetindeki iddia edilen o gizli manipülasyonları oldukça sert bir dille eleştiren makalesini inceleyeceğiz.
00:15Amacımız yazarın fikirlerini taraf tutmadan, tamamen nesnel bir mercekle adım adım parçalara ayırmak.
00:20Hazırsanız, Türkiye siyasetindeki gizli oyunlar haritasını çıkarmaya başlayalım.
00:25Hızlıca yol haritamıza bir bakalım. Önce iddia edilen bu gizli oyunlara bakacağız.
00:30Sonra kurgulanmış muhalefet teorisini inceleyeceğiz.
00:33Ardından Ecebat örneğiyle konuyu somutlaştırıp medya ve ekonomi dengesine geçeceğiz.
00:38Ve en sonda da yazarın kendi çözüm önerisiyle toparlayacağız.
00:42Birinci bölümümüz iddia edilen gizli oyunlar.
00:46Peki yazar problemi tam olarak nasıl tanımlıyor?
00:49Yazar bütün eleştirisinin temelini ormancıların o meşhur sarsıcı sözü üzerine kuruyor.
00:54Ellerinle yaktığın ateşi gözyaşlarınla söndüremezsin.
00:58Aslında bize şunu söylüyor yazar.
01:00Bugün sandıkta verdiğiniz kararların sonuçları yarın o yölesine yıkıcı olabilir ki iş işten geçtikten sonra ağlayıp sızlamak hiçbir şeyi düzeltmez.
01:10Peki bu ateşi kim yakıyor?
01:12Yazara göre sadece içerideki aktörler değil olayın çok daha büyük bir boyutu var.
01:17Ören dış güçlerin özellikle de ABD derin devletinin artık taktik değiştirdiğini iddia ediyor.
01:22Hani eskiden sadece iktidarı kontrol etmeye odaklanırlardı ya yazara göre artık bu yetmiyor.
01:28Yeni stratejilerine peki doğrudan muhalefeti dizayn etmek.
01:31Yani ana muhalefetin bizzat kendisi bu güdümün bir parçası olarak kurgulanıyor.
01:36Bu da bizi ikinci bölüme yani kurgulanmış muhalefet teorisine getiriyor.
01:40Buradaki can alıcı nokta şu yazar kripto siyasetçi diye bir kavram atıyor ortaya.
01:45Düşünün dışarıdan bakıyorsunuz çok sert çok samimi bir muhalif lider görüyorsunuz.
01:51Ama yazarın iddiasına göre bu kişiler aslında dış güçlerin ve hatta mevcut iktidarın değirmenine su taşıyan
01:58kapalı kapılar ardında sadece onlara verilen rolü oynayan aktörler.
02:02Hatta işi biraz daha somutlaştırıp isim vermeden profiller çiziyor yazar.
02:06Mesela bir kart kriptodan bahsediyor.
02:08İddiası şu eski bir muhalefet lideri Amerika'ya gidip hamburger yerken aslında bu görev için özel olarak dizayn edilmiş.
02:16Bugün içinse bir genç kripto tanımı yapıyor.
02:19Yani şu anki yeni liderin bile 2023 seçimlerindeki senaryonun bir nevi tekrarı yaşansın diye
02:25bizzat iktidar tarafından sahnede tutulduğunu savunuyor.
02:29Üçüncü bölümümüz Sandık ve Ecebat örneği.
02:31Makalenin o büyük uluslararası komplo kısımlarından çıkıp yere doğrudan yerel siyasete iniyoruz.
02:37Rakamlar arasındaki şu devasa uçuruma bir bakar mısınız?
02:40Yazarın önümüze koyduğu tablo gerçekten ilginç.
02:43Ecebat'ta yerel seçim yapılmış.
02:45İktidar partisinin adayı 180 civarı bir oy almış.
02:48Muhalefetin adayı ise 3000 civarında.
02:51Yani ezici, tartışmasız, muazlam bir fark.
02:54Halk kararını çok net vermiş değil mi?
02:57Ama durun, asıl bomba burada patlıyor.
03:00Yazarın adeta isyan ettiği nokta şu.
03:02Bu kadar büyük bir oy farkıyla seçilen o belediye başkanı koltuğa oturur oturmaz ne yapıyor dersiniz?
03:09Gidip iktidar partisine geçiyor ve yazarın kendi tabiriyle reisin elini öpüyor.
03:15Yazar, değişim umuduyla verilen o binlerce oyun bir gecede pazarlandığını ve seçmen iradesinin resmen gasp edildiğini söylüyor.
03:23İşte tam bu noktada yazar okura dönüp o can alıcı soruyu soruyor.
03:28E peki bu durumda seçimin bir değeri kalmış mıdır?
03:31Sandıktan çıkan sonucun sabahına buharlaştığı bir sistemde yazarın hissettiği o derin hak mahrumiyeti hissini ve hayal kırıklığını anlamamak elde değil.
03:41Dördüncü bölüm, medya gündemi ve ekonomi.
03:43Yazar sadece sandıkta değil, ekranlarda da bir oyun döndüğünü iddia ediyor.
03:49Ve bu da yazarın işaret ettiği o iki farklı Türkiye manzarasını harika bir şekilde gözler önüne seriyor.
03:55Bir tarafta sokağın o yakıcı gerçeği var.
03:58Asgari ücret, açlık sınırının neredeyse 9 bin lira altında kalmış, ulaşıma, tren biletlerine arka arkaya zamlar yağıyor.
04:05Peki devletin kanalını açtığınızda ne görüyorsunuz?
04:08Sürekli bir mavi vatan, teknoloji hamleleri veya sabah akşam konuşulan magazinleşmiş adli vakalar.
04:14Yazara göre medya, gerçek ekonomik krizi gizlemek için adeta bir ilüzyon yaratıyor.
04:20Hatta durumu öylesine çarpıcı ve alaycı bir cümleyle özetliyor ki, aynen aktarıyorum,
04:25ama Gölcük'te gemilerimizi seyrederken açlığımızı hissetmedik.
04:30Gerçekten çok kinayeli.
04:31Yazar, savunma sanayisi gibi başarıların veya milliyetçi söylemlerin o derin yoksulluğu uyuşturan bir anestezi aracı olarak kullanıldığını oldukça sert bir
04:41dilde eleştiriyor.
04:42Geldik 5. ve son bölümümüze, yazarın çözüm önerisi.
04:47Peki ne olacak?
04:48Onca eleştiriden sonra yazar ne öneriyor?
04:52Yazar sadece şikayet etmiyor, oldukça net bir siyasi reçetede yazıyor.
04:57Birincisi, bu kurgulanmış, danışıklı dövüşe benzeyen kısır döngüyü artık tamamen terk edin diyor.
05:04İkincisi, doğrudan bir adres gösteriyor Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın savunduğu Atatürkçü çizgide birleşmek.
05:11Ancak bu şekilde Cumhuriyet'in o meşhur fabrika ayarlarına dönebileceğimizi,
05:15aksi takdirde Türkiye'nin liderlerin %90 oylarla seçildiği bir rejime dönüşeceğini savunuyor.
05:21Analizimizi tamamlarken başlangıçtaki o güçlü metafora geri dönelim.
05:25Yazarın gözünde ellerimizle yaktığımız o ateş tüm sistemi yutmak üzere.
05:31O halde biz de Mehmet Edip Öğreni'nin o sarsıcı sorusuyla veda edelim.
05:35Seçmen bu tehlikeyi alevler her yere sarmadan önce fark edebilecek mi?
05:39Yoksa iş işten geçtikten sonra dökülen gözyaşları hiçbir işe yaramayacak mı?
05:45Bugün yazarın gözünden Türkiye siyasetindeki iddia edilen o gizli oyunları haritalandırdık.
05:50Bu tablo üzerine düşünmek ise tamamen size kalıyor.
05:53Hoşçakalın.

Önerilen