00:00Merhabalar, gelin bugün hep birlikte eleştiri dediğimiz şeyin ne olduğuna tam kalbine bir yolculuk yapalım.
00:06Gerçek eleştirin neydi, ne anlama geliyordu da, zamanla nasıl oldu da bir silaha dönüştü.
00:11Ve daha da önemlisi günümüzün bu linç kültürü bizi nereye götürüyor.
00:15Haydi bu konuyu beraberce bir deşelim.
00:18Bu yolculuğa aslında bütün anlatımızın da temelini oluşturacak çok güçlü bir metaforla başlamak istiyorum.
00:24Tembellik ve unutkanlık bir pas gibi kemirir demiri.
00:27Bu söz sadece kulağa hoş gelen şiirsel bir ifade değil.
00:31Çok daha fazlası var.
00:32Aslında zihnimizin sağlığı üzerine düşünmemizi sağlayan felsefi bir kapı aralıyor bize.
00:37Evet, ilk olarak gelin az önce duyduğumuz o etkileyici cümlenin anlamını biraz daha derinden inceleyelim.
00:43Ne demek istiyor aslında?
00:45Peki, bu metafor tam olarak neyi anlatıyor bize?
00:48Şöyle düşünelim, buradaki demir aslında bizim en değerli hazinemiz.
00:53Yani bilgimiz, hafızamız, bizi biz yapan o sağlam temel.
00:58Pas ne peki?
00:59İşte o, bu temeli içten içe kemiren, yavaş yavaş cürüden, tembelliğin ve unutkanlığın ta kendisi.
01:06Bu harika metaforu bize hediye eden kişi ise düşünür Jules Payot.
01:10Kendisi, İradenin Terbiyesi adlı kitabında zihinsel disiplinin ne kadar önemli olduğunu anlatıyor.
01:16Ve aslında hepimizi şu konuda uyarıyor.
01:18Dikkatli olun, zihninizi çalıştırmazsanız o da paslanır gider.
01:22Tamam da, bütün bu paslanma meselesinin eleştiriyle ne alakası var, değil mi?
01:27İşte şimdi asıl konumuza geliyoruz.
01:29Bu metaforun ışığında gerçek eleştiri sanatının ne olması gerektiğini bir sorgulayalım bakalım.
01:34Bakın, aradaki fark gerçekten de geceyle gündüz gibi.
01:38Gerçek eleştiri dediğimiz şey aslında yapıcı bir şeydir.
01:41Bir sanattır, bir bilimdir.
01:43Üzerine kafa yormak, derin düşünmek gerekir.
01:45Ama günümüzde geldiği noktaya bir bakın, yıpratmak, yıkmak, itibar sırlaştırmak.
01:51Yani bir sanat olmaktan çıkmış, adeta bir silaha dönüşmüş durumda.
01:55Hatta bu tehlikeli dönüşüm günümüz kültüründe de kendine yer buluyor.
01:59Mesela Elper Kaan Bilir'in Enstitü romanı tam da bu konuyu işliyor.
02:04Yani bir linç kültürünün bir sanatçının hayatını nasıl paramparça edebileceğini çok çarpıcı bir şekilde anlatıyor.
02:11Belki, şimdi biraz daha karmaşık bir alana girelim.
02:14Tarih boyunca adını duyduğumuz, saygı duyulan eleştirmenler hep kusursuz muydu acaba?
02:19Göreceğiz ki onların bile kendilerine has pas türleri olabiliyormuş.
02:23Sonuçta kimse mükemmel değil, değil mi?
02:25İlk örneğimiz Charles Augustin Saint-Boeuf.
02:28Kendisi 19. yüzyıl Fransası'nın en yümlü eleştirmenlerinden.
02:32Ama şöhretinin arkasında yatan şey aslında biraz da tuhaf bir kusuru.
02:37Bakın şimdi, sıkı durun.
02:39Saint-Boeuf.
02:39Anatoly Frans'ın Beyaz Taş Üzerinde isimli koskoca bir romanını okuyup
02:44üzerine bir de eleştiri yazısını kaleme alması için ne kadar süre harcamış biliyor musunuz?
02:49Sadece iki saat.
02:50Evet, yanlış duymadınız, iki saat.
02:52İşte bu inanılmaz acelecilik onun en büyük kusuruydu, onun pasıydı.
02:57E bu kadar hızın bir sonucu oluyor tabii.
02:59Eleştirileri derinlikten yoksun, birbiriyle tutarsız.
03:02Hatta Pierre Cornel gibi edebiyat devleri hakkında bile
03:06alel acele üstün körü yargılarda bulunmaktan çekinmemiş.
03:09İşte bu tam anlamıyla bir entelektüel paslanma örneği.
03:13Şimdi gelelim çok daha incelikli ve bize çok daha yakın bir isme,
03:17Cemil Meriç.
03:18Türk düşünce dünyasının en büyük zihinlerinden biri.
03:21Bu eleştirideki kusurların ne kadar farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini gösteren
03:26harika bir örnek olacak.
03:28Cemil Meriç'in yöntemi gerçekten inanılmazdı.
03:31Yani bir eseri eline aldığında sadece okuyup geçmezdi.
03:34O yazar hangi dönemde yaşamış, kimlerden etkilenmiş,
03:38etrafında nasıl bir fikir ağı var, bütün bunları adeta bir dantel gibi işlerdi.
03:42Eseri ait olduğu bütün o büyük resmin içine yerleştirirdi.
03:45Vay be değil mi?
03:46Ama, işte o ama hep var.
03:48Böylesine derinlikli, böylesine büyük bir usta.
03:51Acaba o bile tamamen kusursuz olabilir miydi?
03:55Maalesef, hayır.
03:56Görüyoruz ki Cemil Meriç'in bile ön yargıları varmış.
03:58Abdürreşit İbrahim'e Sırp isminden dolayı şüpheyle yaklaşmış.
04:02Yaşar Kemen'le sellerini çok sert eleştirmiş.
04:04Hatta kişisel bir kırgınlık yüzünden koskoca filozof Hilmi Ziya Ülken'i görmezden gelmiş.
04:09Bunlar da onun insani zaafları, onun ön yargılarıydı.
04:12Fakat burada çok önemli bir fark var.
04:14Meriç'in kusurları, bilgiyi temelden çürüten, demiri yok eden bir pas gibi değildi.
04:20Daha çok sağlam bir demirin üzerine sürülmüş, yanlış renk bir boya gibiydi.
04:25Evet, bir lekeydi, bir kusurdu ama demirin özünü, sağlamlığını bozmuyordu.
04:30Ve işte, şimdi, günümüzün en büyük krizi ne?
04:34Asıl çürüten pasa geliyoruz.
04:36Sosyal medyanın vebası olan o linç çeteleri.
04:39Peki, bu modern linç kültürünün aktörleri kimler?
04:42Kaynak metin onlara oldukça keskin bir isim takıyor.
04:46Bizim, troll dediğimiz kişilere, metinde sazan deniyor.
04:50Yani, bir itibar yok etme oyununun ne yaptığını bilmeyen, cahil ve düşüncesiz bir parçası.
04:57İşte, modern linç kültürünün en korkunç gücü de tam olarak bu.
05:01Geçmişin kusurlu eleştirmenlerinin aksine, günümüzde birkaç troll hesabının yazdığı birkaç kelime,
05:08bir insanın ömrünü adadığı bir çalışmayı, birikimi saniyeler içinde buharlaştırabiliyor.
05:15Yıkım işte bu kadar kolay ve hızlı.
05:17Peki, bu korkunç tablo karşısında ne yapacağız?
05:21Bütün bu anlatının sonunda geliyoruz en önemli soruya.
05:24O sağlam demiri, bu her yanı saran pastan nasıl koruyacağız?
05:28Aslında, yüzyıllar öncesinden gelen bir uyarı var sanki, tam da bugün anlatır gibi.
05:32Hz. Ali'nin bu sözü, yaşadığımız çağ dair ne kadar da isabetli değil mi?
05:36Öyle bir zaman gelecek ki, kalem cahillerin elinde olacak.
05:40Tüyler ürpertici.
05:41Çünkü, anlamamız gereken en kritik nokta şu.
05:45Mesele sadece birkaç kişinin itibarlının zedelenmesi değil.
05:49Asıl tehlike, bu pasın bütün bir kültürü, bütün bir bilgi birikimini çürütmesi.
05:55Ve en kötüsü de, en savunmasız olan genç zihinleri, çocuklarımızı zehirlemesi.
06:01Ve bu analizi, kaynak metnin hepimizin üzerine uzun uzun düşünmesi gereken o sarsıcı sorusuyla bitirelim.
06:06Bir sürü sabi sübyanın, yani çocuğun, dimağı bu şekilde kirlendikten sonra, onları temizlemek nasıl mümkün olacak?
06:14Bu pas nasıl sökülüp atılacak?
Yorumlar