00:00Herkese merhaba, bugün hepimizin hayatının bir döneminde mutlaka karşısına çıkan, bizi epey yoran ve belki de yıllarımızı alan bir konuyu
00:08masaya yatırıyoruz.
00:09Türkiye'deki yabancı dil eğitim sistemi.
00:11Avukat Mehmet Bacaksız'ın bu konudaki ezber bozan, oldukça çarpıcı eleştirisini adım adım inceleyeceğiz bu analizimizde.
00:18Biliyorsunuz, yıllardır sorgulamadan kabul ettiğimiz bazı eğitim kalıpları var.
00:23İşte bugün o yabancı dil efsanelerini, sahadaki gerçekleri ve toplum olarak asıl neye ihtiyacımız olduğunu konuşacağız.
00:30Hazırsanız hemen başlayalım.
00:31Tamam, öncelikle şu hepimizin bildiği ünlü sözle konuya bir girelim.
00:35Bir dil, bir insan, iki dil, iki insan.
00:38Bunu duymayanımız yoktur değil mi?
00:39Yazarımız Mehmet Bacaksız da ta 1960'larda daha ortaokul yıllarındayken bu cümlenin öğretmenlerin dilinden hiç düşmediğini söylüyor.
00:47Yani düşünün, o dönemden beri toplumumuzun içine öyle bir işlemiş ki bu fikir, bir insanın kalitesi, değeri, kültürü adeta bildiği
00:54yabancı dil sayısıyla ölçülür olmuş.
00:55Öğrencilik yıllarında hepimize çok mantıklı geliyor bu evet ama yazarımız dünyayı tanıdıkça bu kültürel kodlamanın aslında o kadar da masum
01:02ve doğru olmadığını fark ediyor.
01:04Bölüm 1 Yabancı Dil ve Medeniyet
01:07Peki bir dili akıcı konuşmak ile medeni bir toplum olmak arasında gerçekten o düşündüğümüz gibi doğrudan bir bağ var mı?
01:15Bu karşılaştırma bize aslında çok çarpıcı bir tablo sunuyor.
01:19Bakın son 60-70 yıldır yabancı dil bilmek medeniyetin tek şartıymış gibi sunuldu hep bize.
01:25Ama örneğin Hindistan'a, Pakistan'a veya resmi dili Fransızca olan birçok Afrika ülkesine bir bakalım.
01:30Bu ülkelerdeki milyonlarca insan İngilizce'yi veya Fransızca'yı sular seller gibi konuşuyor.
01:36Ancak yazarın burada altını çizdiği nokta çok net.
01:39Sırf bu batı dillerine ana dilleri gibi konuşuyor olmaları bu ülkeleri otomatik olarak küresel kültür, medeniyet ve kalkınma açısından dünyanın
01:47zirvesine taşımıyor.
01:48Yani dil bilmek doğrudan bir gelişmişlik göstergesi değil.
01:52Yani aslında yazarın söylemek istediği şey şu, sakın yanlış anlaşılmasın, kendisi yabancı dil öğrenmeye kesinlikle karşı falan değil.
01:59Dil harika bir araçtır, yeri ve zamanı geldiğinde inanılmaz değerlidir.
02:04Ancak bir insanın veya bir ulusun kültürlü ve medeni olmasının o tek ve temel ölçütü asla değildir.
02:11Mesele bu işin gereğinden fazla abartılması.
02:14Hemen ikinci büyük efsanemize yani bölüm 2'ye geçelim.
02:18İngilizce gerçekten her kapıyı açar mı?
02:21Günümüzde yabancı dil dendiğinde çoğumuzun aklına otomatik olarak sadece İngilizce geliyor.
02:26Sanki cebimizde evrensel bir maymuncuk anahtarı var ve dünyanın meresine gidersek gidelim, her kapıyı bu anahtarla açabilirmişiz gibi hissediyoruz.
02:35Yazarımız tabii ki gerçekleri inkar etmiyor.
02:37Eğer İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda gibi yerlerde yaşayacak veya iş yapacaksanız,
02:44evet İngilizce tartışılmaz bir ihtiyaçtır ve son derece etkilidir.
02:48Fakat işin aslı, dünya sadece İngilizce konuşulan o ülkelerden ibaret değil.
02:53Şöyle bir dünya turuna çıkalım mesela.
02:55Yazarın sunduğu coğrafi gerçeklik çok net.
02:57Avrupa'nın göbeğine, örneğin Almanya'ya giderseniz, insanlar İngilizce bilse bile sizinle kendi dillerinde yani Almanca konuşmak isterler.
03:05Afrika'nın büyük bir bölümünde İngilizce pek işinize yaramaz, Fransızca geçerlidir.
03:10Güney Amerika'ya uçarsanız İspanyolca bilmek zorundasınızdır.
03:13Asya'da ise bambaşka yerel diller hakimdir.
03:16Uzun lafın kısası, sadece İngilizce diyerek yola çıkmak, küresel çapta düşündüğünüzde aslında oldukça kısıtlayıcı bir strateji.
03:23Şimdi şu küresel heriteden çıkıp biraz da kendi arka bahçemize dönelim.
03:27Bölüm 3. Yıllarca süren eğitim ve maalesef sıfır başarı.
03:32Yıllarca onca eğitim almamıza rağmen neden İngilizce konuşamıyoruz?
03:36Hepimizin hayatında en az bir kez sorduğu o meşhur soru.
03:40Sizce de öyle değil mi?
03:41Bacaksız, bizzat kendi jenerasyonunu örnek göstererek,
03:44koca bir neslin okuduğu onca İngilizce'ye rağmen,
03:47bırakın basit bir sohbeti İngilizce bir gazete bile okuyamadığını söylüyor.
03:51Ve ne yazık ki bu, bugün bile birçoğumuz için fazlasıyla tanıdık bir durum.
03:55Standart bir eğitim yolculuğumuza şöyle bir bakın.
03:58Ortaokulda başlıyoruz, lisede devam ediyoruz, o da yetmiyor, üniversitede bir de hazırlık okuyoruz.
04:02Neredeyse 10 yıllık, kesintisiz bir süreçten bahsediyoruz.
04:06Ancak yazarın çok haklı olarak vurguladığı gibi,
04:09harcanan onca zamana, onca paraya ve emeğe rağmen,
04:12günün sonunda elde ettiğimiz başarı oranı pratik olarak sıfıra yakın.
04:16Peki bu sistem nerede tıkanıyor?
04:18Geleneksel devlet ve özel okulların tablosuna baktığımızda,
04:21yazar, hatalı yöntemler ve formasyon eksikliği olan kadrolara işaret ediyor.
04:25Ama diğer tarafa bakın, Ankara Üniversitesi'ne bağlı Tömer,
04:28harika bir başarı örneği olarak duruyor.
04:30Tömer, Türkiye'ye gelen yabancı öğrencilere sadece bir yıl içinde
04:34üniversitede eğitim alabilecekleri düzeyde dil öğretebiliyor.
04:38Yani aslında sorun, Türk insanı dil öğrenememesi falan değil,
04:41sorunun ta kendisi maalesef kullanılan o yanlış sistem.
04:45Geldik son bölümümüze, bölüm 4, akılcı çözüm yani ihtiyaca dayalı eğitim.
04:50Peki yazarın sunduğu rasyonel alternatif ne?
04:53İşte asıl can alıcı nokta burası.
04:55Yazar diyor ki,
04:57herkese zorla adeta tek tip bir gömlek giydirir gibi İngilizce dayatmaktan vazgeçmeliyiz.
05:02Bunun yerine kişilerin bireysel ihtiyaçlarını belirlememiz gerekiyor.
05:06Birinin kariyeri onu Rusya'yla ticarete yönlendirebilir,
05:09bir diğerini Almanya'da mühendisliğe ya da Çinli teknoloji sektörüne.
05:13Bu insanlara neden inatla sadece İngilizce dayatıyoruz ki?
05:16İhtiyaca göre doğrudan o hedef dili öğretmek çok daha mantıklı değil mi?
05:20Sistemi verimli bir şekilde düzeltmek için bacaksız bize 3 adımlık çok net bir metodoloji sunuyor.
05:26Birinci adım, gerçekçi olacağız.
05:28Pek çok insanın hayatı boyunca yurt dışına çıkmayacağını veya yabancı dile ihtiyaç duymayacağını kabul edeceğiz.
05:35İkinci adım, gerçekten ihtiyacı olanların spesifik olarak hangi dili öğrenmesi gerektiğini belirleyeceğiz.
05:40Ve üçüncü adım, bu dili öğretirken de o hantal geleneksel okul yöntemlerini değil,
05:46Tömer'in o kanıtlanmış, başarılı ve sonuca odaklı metotlarını kullanacağız.
05:50Son olarak hepimizin üzerine düşünmesi gereken o çarpıcı soruyla bitirelim.
05:55Eğer hayatınız boyunca bu ülkenin sınırlarından hiç çıkmayacaksanız veya kariyeriniz bambaşka bir dil gerektiriyorsa,
06:01sizi yıllarca İngilizce öğrenmeye mecbur bırakmak potansiyelinizin devasa bir israfı değil midir?
06:07Avukat Mehmet Bacaksız'ın bize sunduğu ana fikir tam olarak bu.
06:11Belki de başarı, herkesi aynı şeyi dayatmaktan değil, doğru ihtiyaca, doğru eğitimi vermekten geçiyordur.
06:18Bu düşündürücü analizi bizimle birlikte incelediğiniz için çok teşekkürler.
06:22Bir sonraki konumuzda görüşmek üzere, hoşçakalın.
Yorumlar