Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 15 saat önce
Yazar Mehmet Bacaksız, Türkiye’deki eğitim sisteminin plansızlığı nedeniyle genç nesillerin potansiyelinin nasıl harcandığını çarpıcı bir dille ele almaktadır. Ülkenin insan gücü ihtiyacı ile çocukların bireysel yeteneklerinin göz ardı edildiğini, bu durumun hem işsizliğe hem de niteliksiz mezun sayısında artışa yol açtığını savunmaktadır. Özellikle meslek liselerindeki verimsizlik ve üniversite mezunlarının yaşadığı istihdam sorunları, gençlerin gelecek umutlarını yitirmesine neden olan temel unsurlar olarak sunulmaktadır. Metne göre, en donanımlı gençlerin beyin göçü ile yurt dışına gitmesi, ülkenin geleceği için ciddi bir beka sorunu teşkil etmektedir. Yazar, nitelikli insan kaynağının Batı ülkelerine kaptırılmasını ve eğitimdeki programsızlığı ulusal bir israf olarak nitelendirerek acil çözüm çağrısında bulunmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bugün doğrudan konunun kalbine ülkemizin geleceğini çok yakından ilgilendiren oldukça çarpıcı bir incelemeye dalıyoruz.
00:07Masamızda avukat Mehmet Bacaksız'ın kaleme aldığı ve okuyan herkesi sarsan o meşhur değerlendirmesi var.
00:13Konumuz gençlik açığı.
00:15Yazarın koskoca bir neslin ülkenin geleceğinin sistemsel bir krizle nasıl adım adım heba edildiğine dair o sert ve cesur uyarısını
00:22birlikte tüm detaylarıyla masaya yatıracağız.
00:25İncelememize, yazarın o inanılmaz derecede iddialı, hatta okurken insanın içini acıtan teziyle başlıyoruz.
00:32Bakın yazar tam olarak ne diyor?
00:34Evet, maalesef çocuklarımızı israf ediyoruz.
00:37İsraf ediyoruz. Gerçekten çok ağır bir kelime değil mi?
00:40Yazar, ülkenin sahip olduğu en kıymetli kaynağın, yani genç potansiyelin inanılmaz bir yanlış yönetimle tam anlamıyla çöpe atıldığını savunuyor.
00:49Peki ama bu devasa çarp nasıl dönüyor? Bu israf tam olarak nerede yaşanıyor?
00:53Yazar durumu açıklarken aslında iki önlü, tabiri caizse çift taraflı kesen bir krizden bahsediyor.
00:59Bir yanda milyonlarca genci adeta yutan, tamamen plansız ve kitlesel bir eğitim fiyaskosu var.
01:06Diğer yanda ise sayıca az ama ülkenin en nitelikli, en parlak zihinlerinin durmaksızın batıya doğru akıp gittiği o meşhur beyin
01:14göçü.
01:14Bacaksıza göre işte bu ikili mengene ülkenin insan kaynağını her gün biraz daha tüketiyor.
01:20Önce şu yazarın bahsettiği birinci krize, planlama eksikliğine bir odaklanalım.
01:25Hani şu etrafımızda sıkça gördüğümüz can yakan genç işsizliği var ya, işte yazar bunu doğrudan ve çok temel bir eksikliğe
01:33eğitim planlamasının ta en başından itibaren yapılamamasına bağlıyor.
01:37Mesele şu, yazarın tespitine göre her şey daha ilkokulda başlıyor.
01:42Daha doğrusu başlayamıyor. Çünkü çocuklara erken yaşlarda hiçbir zeka veya yetenek testi uygulanmıyor.
01:48Sonraki adımda ülkenin 5 yıl, 10 yıl sonra ne kadar mühendise, ne kadar öğretmene ihtiyacı olacağı hiç hesaplanmadan rastgele okul
01:56kontenjanları açılıyor.
01:57Ve en sonunda yazarın o çok çarpıcı benzetmesiyle gençler rüzgarın önünde savrulan yapraklar gibi ne kendi yeteneklerine ne de ülkenin
02:06ihtiyacına uyan bambaşka alanlara sürüklenmek zorunda kalıyorlar.
02:09Düşünsenize, piyasanın gerçekten neye ihtiyacı var kimsenin umrunda değilmiş gibi sürekli yeni okullar açılıyor.
02:17Sonuç ne peki? Bugün atanamayan, hayalleri yarım kalmış yüz binlerce öğretmen.
02:22Sadece öğretmenler mi? İş bulamayan mühendisler, avukatlar, işletmeciler ve hatta eskiden garanti meslek gözüyle bakılan diş hekimleri bile var.
02:31Yazar büyük umutlarla mezun olan bu profesyonellerin ya işsiz kaldığını ya da asgari ücrete hatta bazen altına bile çalışmaya mecbur
02:39bırakıldığını söylüyor.
02:40Eğitim sisteminin biraz daha içine, o görünmeyen kısımlarına indiğimizde yazarın tek kelimeyle facia olarak nitelendirdiği bir alan var, meslek liseleri.
02:50Bacaksız, meslek liselerinin gençleri içine çeken yapısal bir tuzağa dönüştüğünü ve bunun ülke ekonomisine akıl almaz zararlar verdiğini anlatıyor.
02:58Bu facianın anatomisine bir bakalım. Ortada inanılmaz bir çelişki var.
03:03Meslek lisesine giden bir gence kağıt üzerinde istersen üniversite sınavına girip bambaşka bir bölüm okuyabilirsin hakkı veriliyor.
03:10Ama işin aslı hiç de öyle değil.
03:12Çünkü bu çocukların müfredatında o zorlu üniversite sınavını geçmek için gereken Türkçe, matematik, fizik, kimya gibi temel bilim dersleri yok
03:21denecek kadar az.
03:22Bir yanda eksik müfredat, diğer yanda standart liselerle yarışılan acımasız bir sınav.
03:27İşte bu uyuşmazlığın bedeli çok ağır oluyor.
03:30Öğrenciler o üniversite hayaline kapılıp sınav kazanmak umuduyla kendi meslek derslerini tamamen boşluyorlar.
03:37Fakat temelleri zayıf olduğu için üniversite sınavında da çoğunluklu hüsrana uğruyorlar.
03:41Sonuç aslında tam bir fiyasko.
03:44Yazarın ifadesiyle diplomasında elektrikçi yazan ama kablo bağlamayı bilmeyen, motor teknisyeni veya muhasebeci yazıp mesleğine dair hiçbir fikri olmayan,
03:53devasa ve işsiz bir mezunlar ordusu.
03:56Tam bir iki yönlü kayıp.
03:57Ve işte tüm bu sistemik hataların, bu çıkmaz sokağın bizi getirdiği o ürkütücü rakam %70.
04:04Dile kolay.
04:05Yazarın paylaştığı o vurucu verilere göre gençlerin en az %70'i ülkeden tamamen ümidini kesmiş durumda.
04:12Yani her 10 gençten 7'si eline geçen ilk fırsatta çekip gitmek istiyor.
04:17İşsizlik, hak ettiği değeri ve ücreti görememe, bir meslek sahibi bile olamama hissi bu devasa umutsuzluğu besleyen ana damarlar.
04:24Bu çarpıcı oran bizi yazarın uyarısındaki o ikinci büyük fay hattına getiriyor.
04:29Beyin göçü.
04:31Milyonları etkileyen o plansızlık krizini gördük.
04:33Peki ya o çok iyi eğitim alan, el üstünde tutulması gereken en parlak, en üst düzey yeteneklerimiz?
04:39Neden onları da kaybediyoruz?
04:41Sayıları az da olsa çok kaliteli eğitim veren üniversitelerimizden mezun olan o pırıl pırıl beyinler var.
04:47Fakat bacaksız onları batıya kaçıran nedenleri çok net ve tarafsız bir şekilde şöyle listeliyor.
04:53Kendi ülkelerinde donanımlarına uygun iş bulamamaları, haksızlık ve adaletsizlik algısı, kötü yönetim ve en acısı da kendi memleketlerinde kendileri için
05:03aydınlık bir gelecek görememeleri.
05:05İnsan kendi evinde bir gelecek hayal edemiyorsa başka kapılara yöneliyor elbette.
05:09Şimdi yazar tüm bu tabloyu, yani hem o heba edilen, mesleksiz bırakılan milyonları hem de batıya kaptırdığımız o parlak beyinleri
05:17tanımlamak için çok ama çok ağır bir kavram kullanıyor, beka sorunu.
05:22Bakın bu sıradan bir tabir değil.
05:24Yazar meseleyi sadece eyvah ekonomi kötüye gidiyor veya işsizlik artıyor seviyesinden çıkarıp doğrudan devletin bekasına, milletin nihai varoluşuna ve güvenliğine
05:34dayandırıyor.
05:34İşin ciddiyeti, yazarın gözünden işte bu kadar büyük. Uyarısı çok net.
05:40Eğer gençlerin yaşadığı bu iki yönlü büyük israf derhal çözülemezse, önümüzdeki yıllarda milletin birliği, devletin tekliği ve bu ülkenin bütünlüğü
05:48doğrudan tehdit altına girecek.
05:50Kısacası gençliğini israf eden bir ülkenin ayakta kalma şansı yok diyor yazar.
05:55Bu sarsıcı analizi toparlarken yazar bacaksızın o uyarısından süzülen, üzerinde günlerce düşünülmesi gereken şu kışkırtıcı soruyu size sormak istiyorum.
06:03Bir ulus, en parlak beyinlerini dışarıya ihraç ederken ve geride kalan milyonların potansiyelini çöpe atarken geleceğini gerçekten güvence altına alabilir
06:12mi?
06:13En değerli varlığımızı, çocuklarımızı israf etmenin bedeli üzerine hepimizin kafa yorması gereken bir soru bu.
06:18Bize katılıp bu incelemeyi bizimle paylaştığınız için teşekkürler.
06:21Bir sonraki analizimizde görüşmek üzere, hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen