00:00Herkese merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:03Bugün masamızda oldukça çarpıcı, biraz da yüksek tansiyonlu bir konu var.
00:08Yazar Nazım Peker'in milliyetçilik, tarih ve günümüz siyasetindeki Kürt tartışmalarını ele aldığı o çok konuşulan siyasi eleştirisini haritalandıracağız.
00:17Baştan söyleyeyim, amacımız burada taraf tutmak veya birilerini yargılamak kesinlikle değil.
00:22Biz sadece yazarın bu sert argümanlarını tamamen tarafsız bir mercekle masaya yatırmak ve zihnindeki o karmaşık kurguyu adım adım çözmek
00:31istiyoruz.
00:32Hazırsanız hemen başlayalım.
00:34Peker'in eleştirisinin tam kalbinde aslında oldukça iddialı bir tez yatıyor.
00:39Şöyle diyor yazar, Türk siyasetinin aniden tabiri caizse bir gecede tüm enerjisini Kürt meselesine harcamaya başlaması kesinlikle bir tesadüf değil.
00:49Hatta ona göre bu, halkın her Allah'ın günü boğuştuğu o gerçek krizleri hasıraltı etmek için kurgulanmış devasa bir ilüzyon,
00:57bir dikkat dağıtma hamlesi.
00:59Peki ama neyi unutturmaya çalışıyorlar?
01:01Yazarın siyasetin bu sağır edici gürülküsü altında kaybolup gittiğini iddia ettiği o gerçek gündem maddeleri neler?
01:08Gelin bir bakalım.
01:09İşte Peker'e göre o unutulan ve aslında hepimizin hayatına doğrudan dokunan liste,
01:14yaygın, adeta iliklere kadar hissedilen bir yoksulluk, çöken, dökülen bir eğitim ve sağlık sistemi.
01:21Ay sonunu getirmeyi bırakın, ayın ortasını bile zor gören emekliler, memurlar, işçiler.
01:26Ve tabii tarlasını ekemeyen, geçinemeyen çiftçiler.
01:29Yazar diyor ki bakın, Ankara'da kapalı kapılar ardında terör ya da siyasi statü tartışmaları yapılırken,
01:35sokaktaki insanın bu devasa, bu yakıcı sorunları tamamen gölgede kalıyor.
01:39Yani ona göre önceliklerimiz kelimenin tam anlamıyla tepe taklak olmuş durumda.
01:44Şimdi meselenin siyasi aktörler arasındaki dağılımına baktığımızda yazar çok ilginç bir dinamik, bir kopukluk görüyor aslında.
01:52Bir yanda mevcut söylemin ana motoru, deyim yerinde ise ateşleyicisi olarak gördüğü MHP lideri Devlet Bahçeli var.
01:59Ama öte yanda işi asıl çözmesi, noktayı koyması beklenen makam yani Cumhurbaşkanı Erdoğan var.
02:05Ve Peker'e göre Erdoğan bu çabalara oldukça soğuk, mesafeli, hatta yazarın kendi kelimesiyle kıytırık bir mesele olarak bakıyor buna.
02:14Peker'in buradaki tahmini çok net arkadaşlar.
02:16Bu siyasi girişim günün sonunda duvara toslayacak ve bütün fatura da Bahçeli ile MHP'nin önüne konacak.
02:23Evet şimdi gelelim yazarın argümanlarındaki ilk büyük cepheye, bölüm 1, tarih üzerinden verilen savaş ve özellikle de 1071 anlatısına karşı
02:32o sert çıkışı.
02:33Yazar burada Dem Parti'nin sıkça dile getirdiği o meşhur Anadolu'nun kapısını 1071'de Kürtler açtı.
02:39Tezini alıyor ve adeta bir retorik tuzağına dönüştürüyor.
02:43Çok basit ama vurucu bir soru soruyor.
02:45Diyelim ki bu iddia doğru.
02:46O halde Kürtlerin o dönem tebaası oldukları Bizans İmparatorluğuna ihanet ettiği ortaya çıkmış olmuyor mu?
02:51Yani eğer siz bu ihanet üzerinden şekillenen argümanı bugün övünerek anlatıyorsanız,
02:57bin yıl sonra bugün de Türklere ihanet potansiyeli taşıdığınız gibi bir anlam çıkmaz mı diyor.
03:01Gördüğünüz gibi siyasi bir anlatıyı alıp tam da kendi içindeki mantık çelişkileriyle vurmaya çalışıyor.
03:07Kendi tezini temellendirmek için Peker kendi tarihsel zaman çizelgesini koyuyor masaya.
03:121071 yılı için diyor ki Anadolu'da Türkler vardı ama Kürt varlığı kesinlikle sıfırdı.
03:18Ve bunu öyle havadan söylemiyor, doğrudan Prof. Dr. Tufan gündüze atıf yaparak destekliyor.
03:24Sonra takvimi 1800'lü yıllara sarıyoruz.
03:27Yazarın iddiası şu, Kürt hırkı dediğimiz yapı aslında o dönemde Rus ve İngilizlerin ortak bir projesi olarak
03:3452 farklı aşiretin bir araya getirilmesiyle adeta icat edilmiştir.
03:39Ki bu noktada da referans olarak Rus Bilimler Akademisi'nin açıklamalarını işaret ediyor.
03:44Oldukça radikal bir tarih okuması değil mi?
03:46Geçiyoruz ikinci ana temamıza.
03:48Bölüm 2 Çanakkale, coğrafi sınırlar ve şu çok tartışılan ortak şahadet argümanı.
03:54Biliyorsunuz toprak veya hak taleplerinde sık sık Çanakkale'de yan yana yatan şehitler argümanı kullanılır.
04:00İşte yazar bu retoriği inanılmaz keskin bir karşılaştırmayla yapı söküme uğratıyor.
04:05Şöyle soruyor, eğer mantık buysa Çanakkale'de yatan binlerce Arap şehidimizi gerekçe gösterip
04:11Araplara da Anadolu'nun göbeğinde bağımsız bir devlet mi kuralım?
04:14Sonra taşı gediğine koyuyor.
04:16Peki ya Irak'ta, Hicaz'da, Viyana kapılarında, Kosova'da yatan o on binlerce Türk delikanlısı ne olacak?
04:22Onları gerekçe gösterip o topraklarda devlet kurma hakkımız olduğunu mu iddia edeceğiz?
04:26Yani Peker'e göre, şehitlik üzerinden toprak veya devlet argümanı üretmek mantıksal olarak tamamen çöküyor.
04:33Peki, bütün bu karmaşanın arkasında asıl kim var?
04:37Bölüm 3. Dış Tehdit.
04:39Jeopolitik dengeler ve ABD'nin bu işteki gündemi.
04:42Peker'e göre kamerayı biraz geriye çekip büyük resme baktığımızda,
04:46bölgesel krizlerin tam merkezinde tek bir ana aktör duruyor, Amerika Birleşik Devletleri.
04:51Tabloda da görebileceğiniz gibi, yazar ABD'yi PKK ve PYD gibi terör örgütlerine bizzat kuran,
04:58finanse eden, silahlandıran ve sahaya süren asıl güç olarak tanımlıyor.
05:02Peki, nihai hedef ne?
05:03Hepimizin duyduğu o meşhur büyük Orta Doğu projesi.
05:06Yani kısaca Bob.
05:07Peker'in burada altını çizdiği çok hayati bir nokta var.
05:10Asıl mimar dışarıda.
05:12Yani içerideki isimler, siyasetçiler, o günkü piyonlar değişse bile,
05:16o devasa bölme projesi tıkır tıkır işlemeye devam ediyor.
05:20Geldik yazarın son büyük ve belki de en çok ses getiren temasına.
05:25Bölüm 4, Dil Tartışması ve Milli Birlik.
05:28Yani işin içine kimlik, eşit vatandaşlık ve asimilasyon kavramları giriyor.
05:33Yazar burada konuyu öyle akademik kavramlarla falan değil,
05:37sokağın diliyle, bence en doğrudan ve en duygusal soruyla özetliyor.
05:42Şöyle bağırıyor adeta,
05:44Tanrı aşkına, Türk Mehmet'in sahip olup da Kürk Mehmet'in sahip olmadığı ne var bu ülkede?
05:50Peker'in duruşu çok net,
05:52Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde,
05:54anayasal haklar veya eşitlik bağlamında en ufak bir eksiklik veya ayrımcılık yok.
06:00Ona göre perde arkasındaki asıl niyet,
06:02eşitlik arayışı falan değil.
06:04Asıl niyet, masum görünen taleplerle toplumu iki dilli bir yapıya zorlamak
06:09ve günün sonunda devleti bölmek.
06:11Bu tek dil meselesini biraz daha somutlaştırmak için yazar rotayı yine ABD'ye çeviriyor.
06:17Düşünün, ABD dediğimiz yer kelimenin tam anlamıyla devasa bir göçmen ülkesi değil mi?
06:22İçerisinde tam 72 farklı millet yaşıyor,
06:24sokaklarında 72 farklı dil konuşuluyor
06:27ama iş resmi politikaya, devletin işleyişine gelince
06:30karşınıza kaya gibi sert bir gerçek çıkıyor.
06:33Sadece tek bir resmi dil var, o da İngilizce.
06:36Hatta Peker burada çok ilginç bir detay veriyor.
06:38Eski başkan Donald Trump bile Alman kökenli
06:41ama bu kuralı zerre kadar esnetmeye yetmiyor diyor.
06:44Yani yazara göre bir ülkede kültürel çeşitliliğin olması
06:47o devletin birden fazla resmi dili olmasını asla ama asla gerektirmez.
06:52Ve yazarı noktaları bu kez ana muhalefet partisine CHP'ye dönüyor.
06:57Biliyorsunuz, DEM Parti'nin kamusal alanda Kürtçe kullanımına dair bazı taleplerine
07:01ılımlı bakıldığı yönünde tartışmalar var.
07:04İşte tam da bu noktada yazar adeta bir siyasi turnusol kağıdı çıkarıyor ortaya
07:08ve o ağır soruyu soruyor.
07:10Eğer Atatürk yaşasaydı bugün size ne derdi?
07:13Partinin kurucu liderinin ilkelerine atıfta bulunarak
07:16iktidara giden yolun devletin temel direklerinden verilecek
07:19bu tarz tavizlerden geçmemesi gerektiğini çok sert ve net bir dille ifade ediyor.
07:24Onca sert eleştirinin, tarihi çürütmenin ve siyasi restleşmenin ardından
07:30Peker metnini aslında çok birleştirici, içten bir çağrıyla noktalıyor.
07:35Lütfen diyor, herkes aklını başına alsın.
07:38Bu asil millete kıymayın.
07:39Gelin kardeşçe omuz omuza vererek ülkenin nimetlerini ortakça paylaşıp yaşayalım.
07:44Bütün bu analiz bence geride çok sarsıcı ve hepimizin uzun uzun düşünmesi gereken bir soru bırakıyor.
07:51Siyasetin o devasa, kulakları sağır eden gürültüsü, sürekli kimlikler üzerinden yankılınırken
07:57aslında hepimizin ortak cebinden, sağlığından, o dert yandığımız eğitim sisteminden
08:02ve en önemlisi geleceğinden neler çalınıyor?
08:04Bu sorunun cevabını bulmak hepimize düşüyor.
08:07İncelememize katıldığınız, bizimle birlikte bu derin kurguyu haritalandırdığınız için çok teşekkürler.
08:12Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
08:14Hoşçakalın.
Yorumlar