Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Yazar Nazım Peker, Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli'nin son dönemdeki siyasi çıkışlarını ve terörle mücadele konusundaki yaklaşımlarını sert bir dille eleştirmektedir. Metinde, DEM Parti yetkililerinin tarihsel iddiaları reddedilmekte ve Kürtlerin kökenine dair çeşitli akademik görüşler üzerinden Anadolu tarihindeki rolleri sorgulanmaktadır. Türkiye’nin asıl sorunlarının ekonomik sıkıntılar ve eğitim sistemi olması gerektiği savunulurken, yeni bir çözüm süreci arayışının ülkenin bölünmesine yol açabileceği uyarısı yapılmaktadır. Peker, dış güçlerin bölgedeki emellerine dikkat çekerek, çözümün ayrıştırıcı dil politikalarında değil, toplumsal birlik ve ortak vatandaşlık hukukunda aranması gerektiğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak kaynak, mevcut siyasi hamlelerin Türkiye'nin milli bekası için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ileri süren milliyetçi bir perspektif sunmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:03Bugün masamızda oldukça çarpıcı, biraz da yüksek tansiyonlu bir konu var.
00:08Yazar Nazım Peker'in milliyetçilik, tarih ve günümüz siyasetindeki Kürt tartışmalarını ele aldığı o çok konuşulan siyasi eleştirisini haritalandıracağız.
00:17Baştan söyleyeyim, amacımız burada taraf tutmak veya birilerini yargılamak kesinlikle değil.
00:22Biz sadece yazarın bu sert argümanlarını tamamen tarafsız bir mercekle masaya yatırmak ve zihnindeki o karmaşık kurguyu adım adım çözmek
00:31istiyoruz.
00:32Hazırsanız hemen başlayalım.
00:34Peker'in eleştirisinin tam kalbinde aslında oldukça iddialı bir tez yatıyor.
00:39Şöyle diyor yazar, Türk siyasetinin aniden tabiri caizse bir gecede tüm enerjisini Kürt meselesine harcamaya başlaması kesinlikle bir tesadüf değil.
00:49Hatta ona göre bu, halkın her Allah'ın günü boğuştuğu o gerçek krizleri hasıraltı etmek için kurgulanmış devasa bir ilüzyon,
00:57bir dikkat dağıtma hamlesi.
00:59Peki ama neyi unutturmaya çalışıyorlar?
01:01Yazarın siyasetin bu sağır edici gürülküsü altında kaybolup gittiğini iddia ettiği o gerçek gündem maddeleri neler?
01:08Gelin bir bakalım.
01:09İşte Peker'e göre o unutulan ve aslında hepimizin hayatına doğrudan dokunan liste,
01:14yaygın, adeta iliklere kadar hissedilen bir yoksulluk, çöken, dökülen bir eğitim ve sağlık sistemi.
01:21Ay sonunu getirmeyi bırakın, ayın ortasını bile zor gören emekliler, memurlar, işçiler.
01:26Ve tabii tarlasını ekemeyen, geçinemeyen çiftçiler.
01:29Yazar diyor ki bakın, Ankara'da kapalı kapılar ardında terör ya da siyasi statü tartışmaları yapılırken,
01:35sokaktaki insanın bu devasa, bu yakıcı sorunları tamamen gölgede kalıyor.
01:39Yani ona göre önceliklerimiz kelimenin tam anlamıyla tepe taklak olmuş durumda.
01:44Şimdi meselenin siyasi aktörler arasındaki dağılımına baktığımızda yazar çok ilginç bir dinamik, bir kopukluk görüyor aslında.
01:52Bir yanda mevcut söylemin ana motoru, deyim yerinde ise ateşleyicisi olarak gördüğü MHP lideri Devlet Bahçeli var.
01:59Ama öte yanda işi asıl çözmesi, noktayı koyması beklenen makam yani Cumhurbaşkanı Erdoğan var.
02:05Ve Peker'e göre Erdoğan bu çabalara oldukça soğuk, mesafeli, hatta yazarın kendi kelimesiyle kıytırık bir mesele olarak bakıyor buna.
02:14Peker'in buradaki tahmini çok net arkadaşlar.
02:16Bu siyasi girişim günün sonunda duvara toslayacak ve bütün fatura da Bahçeli ile MHP'nin önüne konacak.
02:23Evet şimdi gelelim yazarın argümanlarındaki ilk büyük cepheye, bölüm 1, tarih üzerinden verilen savaş ve özellikle de 1071 anlatısına karşı
02:32o sert çıkışı.
02:33Yazar burada Dem Parti'nin sıkça dile getirdiği o meşhur Anadolu'nun kapısını 1071'de Kürtler açtı.
02:39Tezini alıyor ve adeta bir retorik tuzağına dönüştürüyor.
02:43Çok basit ama vurucu bir soru soruyor.
02:45Diyelim ki bu iddia doğru.
02:46O halde Kürtlerin o dönem tebaası oldukları Bizans İmparatorluğuna ihanet ettiği ortaya çıkmış olmuyor mu?
02:51Yani eğer siz bu ihanet üzerinden şekillenen argümanı bugün övünerek anlatıyorsanız,
02:57bin yıl sonra bugün de Türklere ihanet potansiyeli taşıdığınız gibi bir anlam çıkmaz mı diyor.
03:01Gördüğünüz gibi siyasi bir anlatıyı alıp tam da kendi içindeki mantık çelişkileriyle vurmaya çalışıyor.
03:07Kendi tezini temellendirmek için Peker kendi tarihsel zaman çizelgesini koyuyor masaya.
03:121071 yılı için diyor ki Anadolu'da Türkler vardı ama Kürt varlığı kesinlikle sıfırdı.
03:18Ve bunu öyle havadan söylemiyor, doğrudan Prof. Dr. Tufan gündüze atıf yaparak destekliyor.
03:24Sonra takvimi 1800'lü yıllara sarıyoruz.
03:27Yazarın iddiası şu, Kürt hırkı dediğimiz yapı aslında o dönemde Rus ve İngilizlerin ortak bir projesi olarak
03:3452 farklı aşiretin bir araya getirilmesiyle adeta icat edilmiştir.
03:39Ki bu noktada da referans olarak Rus Bilimler Akademisi'nin açıklamalarını işaret ediyor.
03:44Oldukça radikal bir tarih okuması değil mi?
03:46Geçiyoruz ikinci ana temamıza.
03:48Bölüm 2 Çanakkale, coğrafi sınırlar ve şu çok tartışılan ortak şahadet argümanı.
03:54Biliyorsunuz toprak veya hak taleplerinde sık sık Çanakkale'de yan yana yatan şehitler argümanı kullanılır.
04:00İşte yazar bu retoriği inanılmaz keskin bir karşılaştırmayla yapı söküme uğratıyor.
04:05Şöyle soruyor, eğer mantık buysa Çanakkale'de yatan binlerce Arap şehidimizi gerekçe gösterip
04:11Araplara da Anadolu'nun göbeğinde bağımsız bir devlet mi kuralım?
04:14Sonra taşı gediğine koyuyor.
04:16Peki ya Irak'ta, Hicaz'da, Viyana kapılarında, Kosova'da yatan o on binlerce Türk delikanlısı ne olacak?
04:22Onları gerekçe gösterip o topraklarda devlet kurma hakkımız olduğunu mu iddia edeceğiz?
04:26Yani Peker'e göre, şehitlik üzerinden toprak veya devlet argümanı üretmek mantıksal olarak tamamen çöküyor.
04:33Peki, bütün bu karmaşanın arkasında asıl kim var?
04:37Bölüm 3. Dış Tehdit.
04:39Jeopolitik dengeler ve ABD'nin bu işteki gündemi.
04:42Peker'e göre kamerayı biraz geriye çekip büyük resme baktığımızda,
04:46bölgesel krizlerin tam merkezinde tek bir ana aktör duruyor, Amerika Birleşik Devletleri.
04:51Tabloda da görebileceğiniz gibi, yazar ABD'yi PKK ve PYD gibi terör örgütlerine bizzat kuran,
04:58finanse eden, silahlandıran ve sahaya süren asıl güç olarak tanımlıyor.
05:02Peki, nihai hedef ne?
05:03Hepimizin duyduğu o meşhur büyük Orta Doğu projesi.
05:06Yani kısaca Bob.
05:07Peker'in burada altını çizdiği çok hayati bir nokta var.
05:10Asıl mimar dışarıda.
05:12Yani içerideki isimler, siyasetçiler, o günkü piyonlar değişse bile,
05:16o devasa bölme projesi tıkır tıkır işlemeye devam ediyor.
05:20Geldik yazarın son büyük ve belki de en çok ses getiren temasına.
05:25Bölüm 4, Dil Tartışması ve Milli Birlik.
05:28Yani işin içine kimlik, eşit vatandaşlık ve asimilasyon kavramları giriyor.
05:33Yazar burada konuyu öyle akademik kavramlarla falan değil,
05:37sokağın diliyle, bence en doğrudan ve en duygusal soruyla özetliyor.
05:42Şöyle bağırıyor adeta,
05:44Tanrı aşkına, Türk Mehmet'in sahip olup da Kürk Mehmet'in sahip olmadığı ne var bu ülkede?
05:50Peker'in duruşu çok net,
05:52Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde,
05:54anayasal haklar veya eşitlik bağlamında en ufak bir eksiklik veya ayrımcılık yok.
06:00Ona göre perde arkasındaki asıl niyet,
06:02eşitlik arayışı falan değil.
06:04Asıl niyet, masum görünen taleplerle toplumu iki dilli bir yapıya zorlamak
06:09ve günün sonunda devleti bölmek.
06:11Bu tek dil meselesini biraz daha somutlaştırmak için yazar rotayı yine ABD'ye çeviriyor.
06:17Düşünün, ABD dediğimiz yer kelimenin tam anlamıyla devasa bir göçmen ülkesi değil mi?
06:22İçerisinde tam 72 farklı millet yaşıyor,
06:24sokaklarında 72 farklı dil konuşuluyor
06:27ama iş resmi politikaya, devletin işleyişine gelince
06:30karşınıza kaya gibi sert bir gerçek çıkıyor.
06:33Sadece tek bir resmi dil var, o da İngilizce.
06:36Hatta Peker burada çok ilginç bir detay veriyor.
06:38Eski başkan Donald Trump bile Alman kökenli
06:41ama bu kuralı zerre kadar esnetmeye yetmiyor diyor.
06:44Yani yazara göre bir ülkede kültürel çeşitliliğin olması
06:47o devletin birden fazla resmi dili olmasını asla ama asla gerektirmez.
06:52Ve yazarı noktaları bu kez ana muhalefet partisine CHP'ye dönüyor.
06:57Biliyorsunuz, DEM Parti'nin kamusal alanda Kürtçe kullanımına dair bazı taleplerine
07:01ılımlı bakıldığı yönünde tartışmalar var.
07:04İşte tam da bu noktada yazar adeta bir siyasi turnusol kağıdı çıkarıyor ortaya
07:08ve o ağır soruyu soruyor.
07:10Eğer Atatürk yaşasaydı bugün size ne derdi?
07:13Partinin kurucu liderinin ilkelerine atıfta bulunarak
07:16iktidara giden yolun devletin temel direklerinden verilecek
07:19bu tarz tavizlerden geçmemesi gerektiğini çok sert ve net bir dille ifade ediyor.
07:24Onca sert eleştirinin, tarihi çürütmenin ve siyasi restleşmenin ardından
07:30Peker metnini aslında çok birleştirici, içten bir çağrıyla noktalıyor.
07:35Lütfen diyor, herkes aklını başına alsın.
07:38Bu asil millete kıymayın.
07:39Gelin kardeşçe omuz omuza vererek ülkenin nimetlerini ortakça paylaşıp yaşayalım.
07:44Bütün bu analiz bence geride çok sarsıcı ve hepimizin uzun uzun düşünmesi gereken bir soru bırakıyor.
07:51Siyasetin o devasa, kulakları sağır eden gürültüsü, sürekli kimlikler üzerinden yankılınırken
07:57aslında hepimizin ortak cebinden, sağlığından, o dert yandığımız eğitim sisteminden
08:02ve en önemlisi geleceğinden neler çalınıyor?
08:04Bu sorunun cevabını bulmak hepimize düşüyor.
08:07İncelememize katıldığınız, bizimle birlikte bu derin kurguyu haritalandırdığınız için çok teşekkürler.
08:12Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
08:14Hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen