Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 6 saat önce
📌 Avrupa Birliği’nin Türkiye sorunsalı

📌 Avrupa’da kafalar neden karışık?

📌 Al-ver taktiği artık neden yürümüyor?

📌 AB hem havuç hem sopa politikası mı izliyor?

🎙️ Barçın Yinanç ve Demir Murat Seyrek yorumladı

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhabalar bugün 29 Nisan 2026 ben Barçı İnanç dış politikayla içli dışlı programıyla karşınızdayım.
00:07Geçen haftadan bu yana Türkiye Avrupa Birliği NATO üçgeninde bir tartışma yaşanıyor.
00:12Bu tartışmanın fitilini ateşleyen Avrupa Komisyonu'nun başkanı Ursula von der Leyen oldu.
00:18Türkiye'yi Çin ve Rusya ile aynı kefeye koydu.
00:21Ama paralelinde aynı komisyonun genişlemeden sorumlu komiseri Marta Kos ise Türkiye'ye ihtiyacımız var dedi.
00:28Özellikle jeostratejik nedenlerden dolayı Türkiye bizim açımızdan önemli bir ortak dedi.
00:35Bu Ursula von der Leyen'in açıklamalarını açıkçası hükümetin Avrupa Birliği politikalarını eleştiren isimler de tepki gösterdi.
00:45Dün itibariyle ise tepki gösteren bir isim MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli oldu.
00:52Biraz enteresan bir tepki oldu çünkü zaten Devlet Bahçeli Türkiye'nin Rusya ile Çin ile bir ittifak ilişkisi içine girmesini
01:01önermişti.
01:02Dolayısıyla Ursula von der Leyen'e kızması biraz tutarsızlık oldu ama galiba Avrupa'ya kızma fırsatını, sert çıkma fırsatını kaçırmak
01:13istemedi.
01:14Ama dediğim gibi mevcut iktidarın Avrupa Birliği politikasını eleştirenler bile Ursula von der Leyen'in açıklamasına tepki gösterdiler.
01:23Bu hafta itibariyle de yine bazı gelişmelere şahit olduk.
01:28Avrupa Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Alt Komitesi bir oylama yaptı ve 2028-34 yıllarını kapsayacak Horizon Europe programının savunma bileşenlerinden
01:40Türkiye'nin dışlanması yönünde karar verdi.
01:42Bu Brüksel jargonunu her zaman anlamak kolay değil.
01:45Birazdan bu kararın ne anlama geldiğini de konuşacağız.
01:49Yine bu hafta başında bir başka gelişme daha yaşandı.
01:53Avrupa Konseyi yani Türkiye'nin üyesi olduğu Avrupa Konseyi'nin parlamenter asamblesi Türkiye raportörü.
02:00Onun yanı sıra Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raportörü ki o Türkiye'de daha çok tanınıyor.
02:07O Naço Sanchez Amor.
02:09Diğer iki kurumdan Türkiye raportörleriyle beraber dört raportör İçişleri Bakanı'na bir mektup gönderdiler.
02:17Türkiye'deki demokratik geri gidişten duydukları endişeyi dile getirdiler.
02:24Fakat bir taraftan da bunları nasıl aşabiliriz beraber çalışmak isteriz diye bir mesajla ilettiler bu mektupla.
02:32Şu ana kadar bu mektuba herhangi bir yanıt ortaya çıkmış değil.
02:38Ama işte bir taraftan Türkiye'nin bu savunma gücüne büyük bir ilgi var ve savunma işbirliği için bir takım arayışlar
02:47varken bu arayışlara darbe vuracak adımlar atılıyor.
02:50Bir taraftan demokrasiyle ilgili sıkıntılar var onlarla ilgili mesajlar yaşanıyor.
02:56Avrupa'nın kafası karışmış gözüküyor ve bu kafa karışıklığı da aslında çok uzun zamandan beri devam ediyor.
03:03İşte bu kafa karışıklığını Avrupa'yı çok yakından takip eden çünkü Avrupa'nın göbeği Brüksel'de yaşayan bir uzman isimle konuşacağım.
03:13Demir Murat Seyrek kendisi Brüksel Özgür Üniversitesi öğretim üyesi.
03:17Aynı zamanda Brüksel merkezi bir önemli bir düşünce kuruluşu olan Avrupa Politikalar Merkezi akademik danışmanı.
03:27Kendisiyle biz o tülü olmamız açısından müsaadenizle Murat Demir Seyrek'e Murat diye hitap ederek hoş geldin diye başlayacağım.
03:38Ve hemen ilk soruyu soracağım.
03:41Çok kısaca şu noktadan başlayalım isterim.
03:44Ursula von der Leyen'in açıklamasından sonra Avrupa Komisyonu bir düzeltme açıklaması yaptı ama ben doğrusu bunun böyle bir dil
03:53sürçmesi olduğunu düşünmüyorum.
03:56Senin fikrini almak isterim hızlıca.
04:00Öncelikle hoş bulduk Barçın yayınlar diliyorum.
04:03Ben de katılıyorum burada bir dil sürçmesi olmadığını düşünüyorum ve bunun bize bir şey gösterdiğine inanıyorum.
04:11Senin dediğin gibi kafalar karışık ama bu kafalar karışık kısmının arkasında aslında birbirinden farklı düşünceler var Türkiye ile ilgili.
04:20Türkiye ile ilgili geleceğin nasıl olması veya bu iş birliğinin nasıl şekillendirmesi ile ilgili iki farkla en azından görüş olduğunu
04:29görüyoruz burada.
04:31Bir görüş von der Leyen gibi Türkiye'yi bir noktada aslında tehdit olarak da gören.
04:37Bunun tabii içini doldurmak çok mümkün değil.
04:39Bu anlamda Türkiye'den gelen tepkiler her iki taraftan da gelen hem hükümet tarafından hem muhalefetten gelen tepkiler anlayışla karşılanabilir tabii
04:48ki burada.
04:49Ama bu görüş şunu söylüyor ve bu görüş sadece Ursula von der Leyen'in görüşü değil.
04:55Brüksel'de zaten bazı toplantılara katıldığınız zaman çok sık rastladığınız bir görüş bu.
05:01İşte Türkiye bu işlerin içerisinde çok doğrudan yer alamaz.
05:05Çünkü Türkiye bizim bir parçamız değil ve olması da mümkün değil gibi bir görüş.
05:11İkinci bir görüş de Türkiye'siz olmaz.
05:14Türkiye bu işlerin tam merkezinde olması gerekiyor diyen görüş.
05:19Ama iki görüşün de problemi şu.
05:22İki görüş de aslında uzun vadeli bir projeksiyon yapmıyor.
05:26Yani bunu nasıl gerçekleştirecekler?
05:29Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği nasıl şekillenecek?
05:33Böyle bir projeksiyon yok.
05:35Ve işler bir noktada şöyle bir noktaya sıkışmış durumda.
05:38Hani şu anda böyle bir normal olmayan, özellikle Türkiye-AB ilişkileri anlamında normal olmayan bir ilişki modelimiz var.
05:47Bu gittiği yere kadar gitsin gibi bir formül var.
05:51Bu da gitmiyor işte.
05:52Çünkü Türkiye-AB ilişkilerini ilgilendiren sadece savunma değil, pek çok konudan bahsediyoruz.
05:57Ama hiçbir konuda ilerleme sağlanamıyor.
06:00Orada da önemli bir şeyin altına çizmek lazım.
06:03Çünkü Türkiye'de de şöyle bir algı oluştu son yıllarda özellikle.
06:06İşte Türkiye ile AB arasında tam işler ilerliyor.
06:10AB zaten alacağını alıyor.
06:12O yüzden de çok böyle demokrasiyle, hukukla vesaire ilgilenmiyor gibi bir algı var.
06:17Bu doğru değil.
06:18Çünkü bu yürümeyen işlerin tamamı aslında bir noktada bu nedenlerle yürümüyor.
06:24Onu da iyi algılamak lazım.
06:28Geleceği planlayamamak da bir noktada buradan kaynaklanıyor ama bir noktada da tabii Avrupa Birliği içerisinde de birilerinin bir inisiyatif alıp,
06:37bir siyasi irade gösterip, nasıl bir gelecek olabileceğini Türkiye ile hem tartışması hem belki gelip oturup Türkiye ile masaya da
06:46oturması gerekiyor.
06:47Bunları konuşmak gerekiyor.
06:48Peki aslında sen de ben de uzun yıllardır Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini takip ediyoruz.
06:53İnişli çıkışlı bir ilişkiler silsilesi.
06:55Ben genelde kaçırılan fırsat pencereleri silsilesi olarak görüyorum.
07:01Bir süredir Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri komadaydı, uykudaydı ama birdenbire böyle gene bir canlanma potansiyeli ortaya çıktı.
07:10Neden bu potansiyel ortaya çıktı?
07:12Sanıyorum üç neden var.
07:13Birincisi Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve Avrupa'nın Rusya'dan büyük bir tehdit algılaması içinde olması.
07:19İkincisi Trump'ın ikinci kez Beyaz Saray'a girmesiyle çok ciddi şekilde Avrupa'ya ben sizi savunmaya gelmeyebilirim.
07:30Kendi savunmanızı kendiniz üstlenin demesi.
07:33Üçüncüsü de Türkiye'nin işte Amerika'dan sonra NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olması.
07:39Ve tabi burada da krediyi iktidara verelim.
07:42Sonuç olarak zaman içinde Türkiye'nin savunma endüstrisinin çok önemli bir büyüme kaydetmesi.
07:50Şimdi bunlar yeniden Türkiye'nin önüne bir fırsat penceresi açtı.
07:55Ve şu soruyu soruyoruz.
07:57Yani bu savunma alanında iş birliği yaparak bu iş birliği Türkiye-Avrupa Birliği'nin ilişkilerinin diğer safhalarına yayılamaz mı?
08:08Bu ilişkiler biraz daha sağlıklı bir raya giremez mi?
08:12Bu soruyu sorarken şu denklem bir taraftan da neden işlemiyor onu biraz tartışalım istiyorum.
08:20Şimdi bir süredir Avrupa Birliği ile Türkiye arasında bir al-ver ilişkisi var diye konuşuyoruz uzmanlar olarak.
08:26Bu meşhur transakşionalizm, perakendeci yaklaşım.
08:31Yani biz değerler üzerinden madem ortaklaşamıyoruz.
08:35Ey Türkiye sen demokrasiden uzaklaşıyorsan ben olduğu kadar işime geldiği kadar seninle iş birliği yaparım.
08:42Senin demokratik geri gidişine de çok fazla takılmam.
08:46Madem bu senin tercihin.
08:47Ama bunun bedeli ne olur?
08:49İlişkilerimizi geliştirmeyiz ama göç meselesinde olduğu gibi ben işime geldiği kadar seninle iş birliği yaparım.
08:58Madem sen göçmenleri durduruyorsun ben de demokrasi konusunda fazla ağzımı açmam.
09:02Ama seni genişlemenin içinde de görmem bu durumda.
09:06Bunu savunma alanına neden aktaramıyoruz?
09:09Yani daha kaba tabirle.
09:11Avrupa şöyle düşünemez mi?
09:13Ya ben gene Türkiye'deki demokratik geri gidişi çok umursamam.
09:18Ama savunma alanında iş birliğini yaparım.
09:21Türkiye'ye bir nevi jandarmalık görevini yaparım.
09:25Türkiye'nin de itirazı yoksa bu al-ver ilişkisini savunma alanında da devam ettirebilirim.
09:30Bu denklem tam niye oturmuyor sence?
09:36Yani öncelikle bu fırsat penceresi kısmından başlamak istiyorum.
09:40Çünkü senin de dediğin gibi aslında çok ciddi bir fırsat penceresi var.
09:45Geçmişte de çok fazla kaçırdığımız fırsat penceresi de oldu.
09:48Bu defa hatta bilmiyorum gördün mü Avrupa Parlamentosu raporunda da aynen bu kelime kullanıldı.
09:54Yani yeni bir fırsat penceresi var.
09:57Bu fırsat penceresi Türkiye'den kaynaklanan nedenlerle kaçırılıyor.
10:02Bunu söylüyor Avrupa Parlamentosu raporu.
10:05Ve hatta X'de koydukları paylaşımda da bununla başladılar.
10:09Bu da çok önemli onu da anlamak lazım.
10:12Ve böyle bir değişim de var gerçekten.
10:14Bakışta da bir değişim var.
10:15Çünkü Türkiye'nin artan bir önemi olduğu çok açık.
10:19Bir parantez açayım.
10:21Çok yakın izlemeyenler için.
10:23Biliyorum bizi bir uzman kitle de izliyor ama
10:25çok yakın izlemeyenler için Avrupa Parlamentosu yani genelde Türkiye'ye dönük en hasmane tutum içinde olan kurumdur Brüksel'de.
10:35Bütün bu kurumlar arasında.
10:36O parantezi kapatıyorum.
10:37Dolayısıyla bunun altını çizmen önemli.
10:39Yani orada da bir onlar bile bunu görüyorlar.
10:42Yani şu Ankara'nın görmediğini Avrupa Parlamentosu bile görmüş yani.
10:47Evet ve sadece Avrupa Parlamentosu da değil hani başka bir konuya geçmek istemiyorum ama mesela Fransa gibi Türkiye'nin üyeliğine
10:55her zaman çok negatif bakmış bir ülkede bile
10:58mesela Türkiye'deki son gelişmeler hep Türkiye bir aday ülke bir aday ülkede bu kabul edilemez diye eleştiri getiriyorlar.
11:05Sen hani Fransa'yı da yakından takip ettiğin için farkındasındır.
11:09Türkiye aslında aday ülke olduğundan beri hiçbir zaman Fransa Türkiye'den aday ülke diye bahseden bir ülke değildi.
11:16Çünkü bunu kabullenmiş bir ülke değildi.
11:18Yani böyle bir kırılım var bir noktada.
11:22Soruna geri dönecek olursak evet bir taraftan baktığımız zaman Avrupa'da aslında bir acil durum var.
11:29Yani güvenlik anlamında Avrupa sıkışmış durumda bir yandan dediğin gibi Rusya tehdidi bir yandan batıya doğru döndüğü zaman da Avrupa
11:39Birliği'nin en büyük Avrupa'nın en büyük müttefiki olan ve güvenliğini aslında Avrupa'nın üzerine inşa ettiği
11:46Transatlantik İttifak'ta büyük bir çatırdanlama var ve bunun nedeni de Amerika'ya güvenilmemesi artık.
11:53Amerika'nın öngörülebilir bir ülke olmaktan çıkmış olması.
11:57Ve bu nokta aslında neden Türkiye ile Alba ilişkisinin geliştirilemediği ile ilgili de çok önemli bir ipucu veriyor bize.
12:07Çünkü durum şu bir noktada güvenemediğin bir müttefiğin var Amerika Birleşik Devletleri ve buradaki problem bir,
12:16bir güven, iki öngörülebilirlik, üç ortak değerler anlamında artık bir ayrışma olması.
12:24Bunun yerine alacağın yeni müttefikler var özellikle Avrupa Birliği anlamında bahsedersek.
12:30Mesela Birleşik Krallık çok daha rahat bir şekilde bunun Amerika'nın boşalttığı yeri yavaş yavaş doldurmaya çalışıyor.
12:37Tabii ki tek başına doldurması mümkün değil.
12:39Bunun yanında Türkiye'nin de tabii ki bir NATO müttefiki olarak ve Avrupa ülkesi olarak bu boşluğu doldurmakta önemli bir
12:48rol sahibi olması mümkün.
12:50Ama bu kısım var.
12:53Yani eğer Avrupa Birliği Amerika'ya güvenemiyorsa, öngörülebilir bulmuyorsa,
12:59ortak değerler anlamında sorunlar olduğunu düşünüyorsa nasıl Türkiye ile bu ilişkiyi gerçekleştirecek?
13:06Çünkü belki hani mülteciler anlamında ekonomik olarak ne bileyim enerji politikası anlamında bu
13:12alber ilişkisi bir noktaya kadar yürüdü.
13:15Yine de ben çok sağlıklı yürüdüğünü düşünmüyorum.
13:17Ama belirli oranda yürüdü.
13:19Ama güvenlik böyle bir alberle işleyebilecek bir nokta değil.
13:23Hem çok uzun vadeli hem de çok stratejik bir konu.
13:27Yani bir anlamda aslında Avrupa'nın geleceğinde söz sahibi olmak anlamına geliyor.
13:32Avrupa Güvenlik Mimarisi'nin bu oluşan mimarının içinde yer almak.
13:37Avrupa'nın da karşılaştığı aslında durum bu.
13:42Bir yandan evet Türkiye'ye ihtiyaç var.
13:45Ama bir yandan da baktığımız zaman Türkiye'ye ihtiyaç varken
13:50böyle bir Türkiye ile şu anda Türkiye'nin bulunduğu durumda
13:53böyle bir işbirliği, bu kadar stratejik bir işbirliği nasıl gerçekleştirilebilir?
13:58Bir yandan bu bir fırsat penceresi.
14:02Evet doğru bir noktada değerlendirilebilirse
14:05belki çok uzun yıllardır gündemden Türkiye'deki insanların bile kaldırdığı
14:09bir tam üyelik perspektifi bile tekrar geri dönebilir.
14:12Çünkü Türkiye'nin çok önemli bir rol oynaması, çok merkezi bir rol oynaması mümkün.
14:17Ama bir yandan da tabii ki bu sorunların nasıl çözüleceği çok büyük bir soru işareti.
14:23Yani Türkiye ile ilgili sorunlar şunlar.
14:26Bir, Türkiye'nin dış politika anlamında öngörülebilirliği anlamında büyük soru işaretleri var.
14:31Bazı ülkelere, bazı dış politika konularına bakış açısı anlamında AB'den farklı olduğunu düşünülüyor.
14:39İkincisi karşılıklı olarak güven, çok büyük bir güven bulunanım var.
14:43Hem Türkiye AB'ye fazla güvenmiyor hem AB Türkiye'ye güvenmiyor.
14:47Üçüncüsü ortak değerler, demokrasi.
14:49Yani Türkiye'de ne kadar bunları Avrupa Birliği'nin çok umurunda değil diye düşünsek de
14:54yeni bir ittifak aslında bu değerler üzerinden oluşuyor.
14:58Çünkü bir yandan Rusya gibi otoriter ülkelere alternatifi oluşturuyor Avrupa Birliği.
15:04Bir yandan da Trump'ın önerdiği modele de bir alternatifi oluşturuyor.
15:08Diyor ki hala demokrasilerin ittifakıyla, hala sorunlara barışçıl çözüm bulacak diplomasiyi ön plana koyarak bazı şeyleri geliştirmek mümkün.
15:20Ama böyle bir ittifakın içinde yer alacak ülkelerin de bu temel değerlere, ortak değerlere tabii ki saygı göstermesi ve ortak
15:29bir paydada buluşmak gerekiyor.
15:32Aslında senin dediklerini biraz doğrular nitelikte.
15:37Ben de zaman zaman yaptığım görüşmelerde bu güven sorununun ve öngörülebilirlik meselesinin ilişkileri gölgelediğine şahit oluyorum.
15:48Yani yakın geçmişte bir Alman savunma sanayi temsilcisiyle konuşurken bizim dedi mesela Rusya'dan tehdit algılamamız aynı değil dedi.
16:02Konulara bazen benzer yaklaşımlar içinde olmak gerekiyor ki senin dediğin gibi bir savunma alanında bir ortaklaşma olsun.
16:13Onun dışında bu öngörülebilirlik meselesinde de hani bizi izleyenler de bunu sorgulayabilir.
16:19Yani nedir bu sıkıntı?
16:20Hani bizim hafızamız her zaman geçmişte yaşanan olayları hemen önümüze getirmiyor.
16:28Ama hatırlayalım sonuç olarak özellikle 2018, 2019, 2020 yıllarında Türkiye ile Avrupa başkentleri arasında çok ciddi sıkıntılar yaşandı.
16:39İşte ne bileyim Hollanda'nın seçimleri sırasında büyük krizler yaşandı.
16:45İşte Cumhurbaşkanı Berlin'e gittiğinde Almanya Başbakanı'nın Filistin sorunu ile ilgili çok ağır cümlelerle eleştirdi vesaire.
16:55Tabii bunlar bir şekilde iz bırakıyor.
16:58Biz iz bırakmadığını düşünüyoruz ama işte bir taraftan iz bırakıyor ve biz hani dünyaya aynı pencereden bakamayacaksak o zaman savunmada
17:07da aynı pencereden aynı düzlemde herhalde duramayız diye düşünülüyor diye anlıyorum.
17:14Bir de tabii işin şu hukukun üstünlüğü meselesi hani sen de şimdi bahsettin gene bir Alman yetkiliyle konuşurken hani savunma
17:27alanında bizim daha fazla iş birliği yapabilmemiz için Türkiye'de hukukun üstünlüğü meselesinin de hale yola girmesi gerekiyor.
17:38Bunlar çok büyük paralar Türkiye'de ekonominin de daha sağlıklı bir rayda olması gerekiyor.
17:46Bu tür konuların da altını çiziyorlar açıkçası ve sonuçta hani senin de demeye getirdiğin şunu anlıyorum savunma alanı yani ortakların
17:57birbirine sırtlarını dönebileceği ve sırtını yaslayabileceği bir düzlem gerektiriyor.
18:03Peki şunu mu anlıyorum ama Türkiye'de şöyle mi bakıyor madem hani yapılması gerekenler ortada ama bu konuda da çok fazla
18:12adım atılmıyor.
18:14Ben İspanya gibi İtalya gibi ülkelerle ikili iş birliği yaparım savunma alanında.
18:21Hani varsın kurumsal bir iş birliği olmasın ben de oradan yürürüm mü diyor.
18:26Çünkü bu ilişki sadece biliyoruz ki İspanya ve İtalya ile de sınırlı değil Baltıklarla da var anladığım mesela Romanya ile
18:33de baya bir ilişkiler artıyor.
18:36Böyle bakıp buradan yürümeye çalışıyor gibi anlıyorum ama bu yolda ne kadar ilerleme sağlanabilir?
18:44Bu da bir yöntem herhalde Türkiye ben buradan giderim çok da sıkıntı olmaz diye düşünüyor o zaman.
18:51Yani bu tabii şöyle bir aslında seçim bir fırsat penceresinden bahsediyoruz.
18:59Bu fırsat penceresini nasıl ve ne kadar kullanmak istediğimizle de ilgili bir nokta tabii.
19:06Yani sadece pencereyi açıp temiz havadan da faydalanabiliriz.
19:10İşte güzel bir bahçe de görebiliriz.
19:12Bu pencereden geçip bahçedeki gülleri de toplamaya başlayabiliriz.
19:17Sıkıntı bu birebir yapılan işbirliklerinde evet yani özellikle Türkiye'deki savunma sektörünü o noktada aslında bir noktada başarısını da kabul etmek
19:28lazım.
19:28Çünkü neredeyse her AB ülkesinde ortaklıklar kuran ve bu Avrupa yeni oluşan savunma mimarisinin en başından aslında işin içinde yer
19:40almaya başlayan şirketler görüyoruz.
19:41Ve sadece hani Türkiye'deki algı dolduğu gibi sadece işte hükümet yalnız şirketlerden bahsetmiyorum.
19:47Çünkü çok büyük bir ekosistem var burada ve bu ekosistem içerisinde çok farklı şirketler, startuplar var.
19:55Ve bu şirketlerin tamamı aslında kendilerini bir Avrupa şirketi olarak konumlandırmaya başlamış durumdalar.
20:03Bunların bazısı bu belirttiğin ülkelerde ve daha fazlası da var işte Polonya'sı var, Macaristan'ı var, İspanya'sı var, Belçika'sı var.
20:13Bu ülkelerin tamamında ya işbirlikleri geliştiriyorlar, ya yeni şirketler açıyorlar, ya ortak şirketler kuruyorlar.
20:21Yani bir noktada bu Türk şirketi dediğimiz şirketler aynı zamanda kendilerini Avrupa Birliği şirketi konumuna getirmiş oluyorlar.
20:29Burada bir sıkıntı yok.
20:31Bu şekilde de ilerleyebilir ama o zaman işte fırsat penceresinin en önemli noktasını kaybetmiş oluyoruz.
20:39Çünkü fırsat penceresinin Türkiye'ye sunduğu şu, bu oluşan Avrupa güvenlik mimarisinin ana mimarlarından biri olma fırsatı.
20:49Yani o masada, 27 ülkeden de bahsetmiyorum, çok daha kısıtlı bir ülkeyle aslında bu, oturarak bu mimarının geleceğini oluşturma fırsatı.
21:01İşte Almanya'yla, Fransa'yla, İtalya'yla, AB üyesi olmamasına rağmen bu fırsat penceresini iyi değerlendirip bu işin içine giren
21:11Birleşik Krallık'la birlikte bu masada oturabilir, bu işin geleceğini planlayabilir.
21:18Yani Avrupa Birliği'nin içinde olmak, dışında olmak bunlar değil, bunun çok ödesinde bir şeyden bahsediyoruz aslında.
21:25Avrupa Birliği'nin geleceğini şekillendirecek ülkelerden bir tanesi olabilir.
21:29Ve aslında meselede sadece savunmayla da sınırlı değil değil mi?
21:37Yani demin sen de söyledin, aslında bu al ver, aslında ilişkilerin başka veçelerinde de işlememeye başladı.
21:44Örneğin işte bu Made in Europe, Türkiye'nin en önemli sektörlerinden otomotif sektörü çok ciddi risk altında.
21:51Yani sadece savunma alanında potansiyeli tam kullanamama riskinin yanı sıra ekonomik ilişkilerde gerileme riskiyle de galiba karşı karşıyayız değil mi?
22:05Evet genel olarak yani aslında istediğimiz ve iki taraf için de faydalı olan ama tabii ki başta Türkiye için faydalı
22:12olan pek çok noktada aslında ilerleme kaydedemiyoruz.
22:15Yani Made in Europe meselesi bir şey.
22:17Bu Gümrük Birliği'nin modernizasyonu konusu.
22:19Yani on yıldan fazla süredir bu gündemde Avrupa Komisyonu on yıl önce böyle bir şeyin başlatılabilmesi için gerekli adımları attı.
22:30Ama bir noktada siyasi irade iki tarafta da bir araya gelip bunun kararını veremediği için bu bir türlü başlamıyor.
22:38Ve bunların tamamı aslında Türkiye'ye çok büyük zarar veren noktalar.
22:43Burada tabii şöyle bir yorum da geliyor bazen hani tamam Avrupa Birliği bu kadar işte bu konularda demokrasiye önem veriyorsa
22:52işte gidip de niye Hindistan'la işte Mercosur'la ne bileyim Körfez ülkeleriyle de iş birliği yapıyor.
22:58Buradaki kategoriyi de çok iyi düşünmek lazım.
23:00Yani Türkiye Hindistan değil, Türkiye Arjantin değil, Türkiye bir Avrupa ülkesi, Türkiye geleceğini Avrupa'da gördüğünü söyleyen bir ülke.
23:10Yani şu anda bile hükümet de bunun aksi bir şey söylemiyor, muhalefet de bunun aksi bir şey söylemiyor.
23:17Ve böyle bir Avrupa'nın geleceğinde bu kadar önemli olan bir ülkeyi zaten aynı noktada kıyaslayamayız.
23:25Yani belki Alver ilişkisini Hindistan'la yapmak mümkün, Alver ilişkisini Brezilya'yle yapmak mümkün ama bu Alver ilişkisini Türkiye'yle
23:33yapmak mümkün değil.
23:34Çünkü biz bu kıtanın bir parçasıyız, bu kıtanın en önemli ülkelerinden bir tanesiyiz.
23:39Ve bu nedenle zaten eğer bu kıtanın geleceği konuşuluyorsa ortak değerler orada söz konusu oluyor.
23:47Yani demokrasiden, hukukun üstünlüğünden, temel hak ve özgürlüklerden ayrı tutmak bu işi mümkün değil.
23:54Bir de tabii ki kamuoyu tarafı var.
23:57Yani bu görüşmeler gerçekleşiyor, belki bazı Avrupa liderleri adımlar da atmak istiyorlar.
24:04Ama sadece pragmatik davranamamalarının tabii ki demokratik ülkelerden bahsediyoruz.
24:11Kamuoyu baskısı tarafı da var.
24:13Yani MERS Türkiye'ye geldiği zaman bile Almanya'da çok çok büyük eleştiri konusu oldu mesela pek çok konu.
24:20Bu anlamda hani çok rahatlıkla, işte ben bu konuda da adım attım, Türkiye'yle anlaşmaları imzaladım.
24:28Her konuda iş birliğimiz devam ediyor.
24:30İşte güvenlikte de, şurada da, burada da, ekonomide de bunu da kamuoyuna anlatmaları tabii ki çok mümkün değil.
24:37Çünkü kamuoyundaki görüş tabii ki Türkiye'deki sorunlar ve bu sorunlar çok yakın bir şekilde burada Türk medyası, Avrupa medyası tarafından,
24:47sivil toplum tarafından, düşünce kuruluşları tarafından takip ediliyor.
24:51Bunların tamamına, buradaki görüşlerin tamamına karşı adım atmasını da beklemek mümkün değil bu liderlerden.
24:58Peki bu liderlerin atmadığı adımı işte raportörler atmış ve hem bir taraftan eleştirmiş ama bir taraftan da hani bunları nasıl
25:06aşabiliriz, beraber çalışabiliriz diye bir mesaj vermiş.
25:10Şimdi bana çok garip geldi çünkü yani bir kere İçişleri Bakanı'na gönderilmiş.
25:14Doğrudur normal şartlarda İçişleri Adalet Bakanı muhatap ama biz gerçek muhatabın aslında Cumhurbaşkanı olduğunu biliyoruz.
25:22Cumhurbaşkanı da yani Avrupalı 3-5 raportörü dikkate alacak bir durumda değil doğrusu.
25:29Benim 90'lı yıllardan hatırladığım o zamanlar Türkiye'de çok vahim insan hakları ihlalleri olurken hani 3-5 Avrupalı lider, başbakan
25:39bir araya gelirdi.
25:40İşte biz onlara bazen Troika dönem başkanları ya bir mektup yazarlardı ya bir ortak bir şekilde konuşurlardı.
25:47Ve hani yani sizin gittiğiniz yol iyi değil hani bu kadar insan hakları ihlalleri bizim ilişkilerimizi çok zora sokuyor.
25:57Hani biraz siz de bir hareketlensiniz vesaire diye böyle üst düzey mesajlar gönderirlerdi.
26:03Halbuki senin de söylediğin gibi Mert Türkiye'ye gelince yarım ağız, yarım ağız bir mesaj veriyor demokrasi konusunda.
26:12Ankara da diyor ki ya bunların aslında gerçekten demokrasiyle işte Cumhurbaşkanı'nın en ciddi rakibinin hapiste olmasıyla ilgili Avrupa'nın
26:22çok da bir derdi yok mesajı algılanıyor bu sefer.
26:27Ve böylece bir fasit daireye giriyoruz yani.
26:32Evet yani bir noktada çok net mesaj vermiyor ama bir noktada demokrasi umurlarında değil diyecek adımları da atmıyor.
26:40Yani iş geliyor günün sonunda dönüp dolaşıp yine oraya geliyor.
26:45İşte Gümrük Birliği diyoruz oraya geliyor.
26:48Vize serbestlisi diyoruz işte kalan kriterlere geliyor.
26:52Savunma konusu diyoruz yine oraya geliyor.
26:55Burada tabii bu raportörlerin gönderdiği mektup şu anlamda önemli.
27:01Tarihte bunun bir benzeri yok.
27:04Bir de Avrupa'dan gelen eriştire olarak bakıyoruz ama aslında bu bir dış politika konusu da değil.
27:10Yani bu iki raportör Türkiye'nin kurucusu olduğu Avrupa Konseyi'nden gelen kurumların raportörleri.
27:17İki raportör de Türkiye'nin aday üye olduğu Avrupa Birliği'nden raportörler.
27:24Bunların bir araya gelip böyle bir inisiyatif alması önemli.
27:29Yine bunların bir araya gelip böyle bir inisiyatif alırken bunu yapıcı bir şekilde yapmaya çalışmaları da önemli.
27:36Çünkü bu mektupta çok önemli bir nokta var.
27:39Diyor ki bu konularda ilerleme kaydetmek istiyorsanız bu anlamda da her türlü desteğe de hazırız diyor.
27:45O da önemli ama senin dediğine yüzde yüz katılıyorum.
27:50Bu iş tabii ki günün sonunda geldiği nokta siyasi irade kısmı ve bir liderlik kısmı.
27:56Bunun için hani 3-5 lider mi olur?
27:59Avrupa'dan tek bir lider mi olur?
28:01Tek lider olacaksa bu ancak hani Fransa'dan veya işte Almanya'dan gelebilecek bir liderlik.
28:08Hani gelip birebir bunları konuşması gerekiyor.
28:12Yani aslında konuşulacak nokta çok basit.
28:15Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ihtiyacı var.
28:18Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne ihtiyacı var.
28:22Ortak çıkarlar çok net.
28:24Torunlar da çok net.
28:26Buradan nasıl bir yol bulabiliriz?
28:28Yani bu böyle hani karşıdan eleştirerek çözülecek bir sorun da değil.
28:34Mektuplarla çözülecek bir sorun da değil.
28:36Hani liderlerin bir araya gelip ve bu şartlarda en azından tabii ki hani şunu beklemek de mucize olur.
28:43Hani liderler bir araya geldi, bütün sorunlar çözüldü.
28:47Türkiye'de bir anlamda böyle bir anda bir demokratikleşme başladı vesaire.
28:50Böyle bir şey olmasını kimse beklemiyor zaten.
28:53Ama en azından belirli bir yol haritası belirlenir.
28:56Belki küçük ama anlamlı bazı adımlar atılabilir.
29:02Hem Türkiye tarafından hem Avrupa Birliği tarafından.
29:06Ve en azından bir yola girmiş olur bu.
29:08Bir ilerleme sağlanmış olur.
29:10Ama bunun önündeki en büyük engel maalesef zaten Avrupa tarafı içinde en büyük eleştiri.
29:16Çok uzun zamandır böyle bir liderin olmaması Avrupa Birliği içerisinde.
29:20Yani MERS bunu yapabilecek kapasitede biri aslında Almanya Şansolisi olarak Türkiye'ye gelip bunu yapabilecek biri.
29:28Ama böyle bir liderliği göstermediğini görüyoruz.
29:31Ama Türkiye konusuyla bağlantılı değil bu sadece tabii.
29:34Diğer konularda da bu liderliği göremiyoruz maalesef.
29:38O da Avrupa Birliği'nin eksikliği maalesef.
29:41Şimdi o zaman çok kısa programı yavaştan, programın senin olan bölümünü yavaştan kapatacağım.
29:46Ama başta söylediğim için şunu çok kısaca sorayım.
29:49Avrupa Parlamentosu'nun savunma komitesinin aldığı karar ne kadar önemli, ne kadar ciddi, nasıl değerlendirmeli?
29:57Bana çok kısa bir cevap verirsen son yorumlarla kapatalım programı bu bölümde.
30:06Böyle bir karar çıkmış olması önemli.
30:09Bu son karar olmamakla birlikte bu sadece Avrupa Parlamentosu'ndaki güvenlik komitesinin bir kararından bahsediyoruz.
30:17Avrupa Birliği'nin bir kararı değil.
30:20Ama işte bu en başta konuştuğumuz konuya bağlıyoruz aslında.
30:24Avrupa'daki kafa karışıklığı ve Türkiye ile ilgili, Türkiye'yi nasıl gördükleriyle ilgili farklı senaryolardan bahsetmiş oluyoruz.
30:34Bir önemli nokta bunu gündeme getiren, bu değişikliği gündeme getirenin Kıbrıs'ta Rum bir parlamenter olması.
30:43Senin için, benim için çok tabii şaşırtıcı bir şey değil bu.
30:47Ama sonuç olarak da 29'da 5 bunun oylamayla da geçmiş olması.
30:53Bu tabii ki çok sıkıntılı bir durum.
30:56Çünkü bir noktada Avrupa Parlamentosu raporuna bakıyoruz.
30:59Bir fırsat penceresinden bahsediyor, güvenlik konusunda iş birliğinden bahsediyor.
31:04Sonra Avrupa Parlamentosu'ndaki bir komiteye bakıyoruz.
31:07Ve komite diyor ki, işte Türkiye hani araştırma fonlarından bile faydalanmasın güvenlikle ilgili olarak bu işlerin parçası olmasın.
31:17Bu tabii ki çok büyük bir kafa karışıklığını gösterdiği gibi aslında önemli bir soruna da parmak basmış oluyor.
31:26Çünkü bu sorun sadece aslında Avrupa Parlamentosu'ndaki 29 parlamenterle ilgili bir sorun değil.
31:32Bunların temsil ettikleri siyasi gruplar, bunların temsil ettikleri mülkeler ve bunların bakış açısını da dolaylı şekilde yansıttığı için önemli.
31:42Çünkü günün sonunda kararlar belki liderler tarafından veriliyor ama bu liderler de bir ülkeyi temsil ediyorlar.
31:49Ve bu ülkelerde de kafalar karışıksa tabii ki Türkiye ile ilgili net bir politika geliştirmek çok kolay olmuyor.
31:56Ama bunu genel olarak baktığım zaman ben tabii çok vizyonsuz görüyorum.
32:00Çünkü Türkiye zaten bu Horizon Europe, UFUK Avrupa dediğimiz programın parçası.
32:06Ve zaten buradaki iş araştırma projeleri.
32:12Yani Türkiye'yi, bu ne demek oluyor?
32:14İşte Türk üniversitelerini, araştırmacılarını, start-up'larını savunma konusunda olduğu zaman bu işin dışında tutmak anlamına geliyor.
32:23Ve bu Avrupa için de aslında çok vizyoner bir bakış açısı değil.
32:27O anlamda sorunlu görüyorum.
32:29Ama maalesef özellikle Avrupa Parlamentosu'nda bu tür şeyler de sık sık başımıza gelebiliyor.
32:35Peki, şimdi madem hani bizim benim kendi açımdan kötümser olmak gibi bir durumum var.
32:46En azından mevcut hükümetin demokrasi alanında direksiyonu farklı bir yöne kıracağına dair işaret almadığımız gibi tersine işaretler geliyor.
32:57Avrupa tarafında da bir kafa karışıklığı ve vizyonsuzluk olduğuna göre bunun dışında mevcut durumda ne yapılabilir?
33:09Başka kanallardan, başka çerçevede atılabilecek bir takım adımlar var mı?
33:16Özellikle soruyorum.
33:17Bunu sorarken de bizi izleyenlere şunu hatırlatmak istiyorum.
33:20Demir Murat Seyrek Avrupa Politikalar Merkezi için işte ilişkilerin nereye evleneceğine dair bir takım öneriler de içeren bir makale yayınladı.
33:30O önerilerden birkaçını bize aktararak devam edelim ve sonlandıralım istersen.
33:38Yani bunlardan aslında en temel olan nokta tabii ki iyi kötü bir vizyon oluşturması gerekiyor Avrupa Birliği'nin.
33:46Yani sadece şu andaki Türkiye'den bahsetmiyorum.
33:51Gelecekteki olası farklı Türkiye modelleriyle de ilgili olacak bu.
33:56Yani Türkiye-AB ilişkileri potansiyel olarak nasıl evrilebilir, nereye gidebilir?
34:02Çünkü bunun mevcut hükümetle gidebileceği yer belli ve bunun sınırları aşağı yukarı net gibi duruyor.
34:11Ama gelecekte oluşabilecek yeni bir demokratik dalgayla seçimler sonrası farklı bir hükümetle özellikle muhalefetin buradaki bakış açısı belli.
34:21Tekrar Avrupa Birliği üyeliğine ve Avrupa Birliği sürecine dönmek gibi bir sözleri var.
34:26Çok net bir şekilde ortaya koydukları.
34:28Mesela böyle bir şey gerçekleşirse nasıl bir model olacak?
34:31Ve nasıl ilerleyebilir ilişkiler?
34:33Bunu ortaya koymak.
34:34Bu noktaya kadar da özellikle mesela bu araştırma fonları, ortak projeler bunların önünü kesmemesi gerekiyor Avrupa Birliği'nin.
34:44Ki Avrupa Birliği'nden çıkan son karar değil.
34:47O anlamda bunun düzeltilme şansı da var.
34:50Ve burada özellikle işte Türkiye'deki üniversitelerin, NGO'ların, sivil toplumun bunların Avrupa projelerinde Avrupa Birliği'nden ortaklarla çalışmalara devam etmesi
35:03çok çok önemli.
35:04Bir noktada özellikle bu savunma şirketlerinden bahsettiğimiz için onların koyduğu irade de çok önemli.
35:12Yani onlar bir Avrupa Birliği şirketi olarak kendilerini konumlandırmaya başladılarsa Avrupa Birliği'nin de buna kayıtsız kalmaması gerekiyor.
35:21O anlamda belki Türkiye'yi işte safe gibi farklı savunma programları içerisinde yer almasa bile bu şirketlerin nasıl daha fazla
35:31entegre edilebileceğiyle ilgili de bir strateji gerekiyor.
35:35Son olarak da özellikle tabii ki Türkiye'deki farklı kurum ve kuruluşlarla ilişkilerini de gerçekleştirmesi gerekiyor ve düzeltilmesi gerekiyor.
35:43Çünkü evet hükümetle ilişkiler var, belirli oranda ilerliyor, ilerlemek zorunda ve belirli kısıtları da var maalesef bunun.
35:52Ama bunun yanında tabii ki Avrupa Birliği bir yandan muhalefetle, bir yandan sivil toplumla, bir yandan savunma şirketleriyle, özel sektörle
36:01bunlarla da ilişkilerini geliştirmesi, onları da duyması gerekiyor.
36:06Çünkü tabii ki Türkiye'de güçlü bir hükümet var, algı da bu şekilde Avrupa Birliği'nden ama bütün Türkiye'de sadece hükümetten
36:16kaynaklanmıyor.
36:18Sonuçta olarak hükümetin ödesinde de bir Türkiye var, farklı bir Türkiye vizyonunu isteyen Türkler de var.
36:25Bunların sesini de duyması gerekiyor, bunları da biraz dikkate alması gerekiyor.
36:29Ve o anlamda özellikle mesela savunma konusunda ben muhalefetin görüşünün çok önemli olduğunu düşünüyorum.
36:36Çünkü pek çok ülkede aslında Türkiye gibi muhalefet genelde ne yapıyor?
36:40Avrupa Birliği'ne geliyor diyor ki siz ülkeyle ilişkileri bozun, hükümetle baskı yapın, ilişkileri ilerletmeyin.
36:48Çünkü biz muhalefetiz ve hükümet bu işleri iyi yapamıyor.
36:53Türkiye'de muhalefetse bambaşka bir şey yapıyor.
36:56Buraya geldiği zaman diyor ki Türkiye-AB ilişkilerini ilerletin, gümrük mülli modernizasyonu müzakerelerini başlatın, vize sorununu gelin bir şekilde çözelim,
37:07savunma konusunda adım atmaya başlayalım.
37:10Bu da çok büyük bir fark.
37:12Bak bilmiyorum Türkiye'de insanlar ve hükümet de dahil olmak üzere bunun farkında ama bu çok farklı bir vizyon çiziyor aslında.
37:21Avrupa Birliği'nde bazı tabii ön yargılar olmasına rağmen bu ön yargıyı da kıran bir şeyden bahsediyoruz.
37:27Çünkü bu çok olgun bir siyaset anlayışı.
37:32Bunu da gözden kaçırmamak gerekiyor.
37:34Çünkü bu geleceğe yönelik de aslında çok anlamlı bir mesaj veriyor.
37:38Yani muhalefetin de Türkiye'nin aslında çıkarını olan noktalarda çok net bir şekilde Avrupa Birliği'ne bu konularda ilerle çağrısı
37:47yapması.
37:48Sadece çağrı yapmaktan da öte gelip bu konuda baskı da yapması.
37:51Çok önemli bir açı verdim.
37:54Gerçekten de Türkiye'ye gelen Avrupalı yetkililerin muhalefetten kaçmaları gözlerden kaçmıyor.
38:00Özellikle genişlemeden sorumlu komiserin ziyareti sırasında muhalefetle bir araya gelmemesi dikkat çekmişti.
38:07Demir Murat Seyrek, Brüksel Özgür Üniversitesi öğretim üyesi ayrıca Avrupa Politikalar Merkezi akademik danışmanı programımıza geldiğin bize vakit ayırdığın için
38:17çok teşekkürler.
38:18Kolay gelsin diyorum.
38:20Teşekkürler, iyi yayınlar.
38:23Evet belki de meselenin en olumlu tarafı uzun zamandan beri hiç bu kadar sıklıkla ve yoğunlukla Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerini
38:32konuşmamıştık.
38:33Bu belki iyimser olabilecek yorumdan sonra gözden kaçmasın demem gerekirse özellikle bu konjonktürde İran, Amerika Birleşik Devletleri İran Savaşı Konjonktüründe
38:49Birleşik Arap Emirlikleri'nin OPEC'ten ayrılma kararının gözden kaçmaması gerekir.
38:55Zaten gözden kaçmayacak büyüklükte bir konu eminim yansımaları önümüzdeki günlerde de bolca konuşulacak diyelim ve radara geçelim.
39:15Bugün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Avusturya'ya gidiyor.
39:19Yarın da Avusturya'da temaslarda bulunacak.
39:23Şükür İran Savaşı'ndan biraz başını kaldırıp yönünü Avrupa'ya çevirebildi.
39:29Yarın 1 Mayıs ben bu yayını Taksim'den yapıyorum.
39:33T24'ün Taksim'deki ofisinden yapıyorum.
39:36Ve şimdiden ne yazık ki polis barikatları yerleştirilmeye başlanmış durumda.
39:431 Mayıs'ta yine demin söylediğim gibi Birleşik Arap Emirlikleri'nin OPEC'ten çıkma kararı yürürlüğe girecek.
39:51Onun dışında önümüzdeki hafta 4 Mayıs'ta Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi Ermenistan'ın başkenti Erivan'da yapılacak.
40:00Fransa Cumhurbaşkanı'dan Almanya Başbakanı'na pek çok Avrupalı lider Ermenistan'ın başkentinde ağırlanacak.
40:08Bu özellikle Ermenistan'da Haziran ayında yapılacak seçimler öncesi bir nevi Paşinyan'ın Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın da bir gövde
40:19gösterisine sahne olacak diyelim.
40:21Ben Barçın İnanç bizi izlediğiniz için çok teşekkür ederim.
40:24Gelecek hafta görüşmek üzere.
Yorumlar

Önerilen