Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 4 gün önce
Yazar, AK Parti, MHP ve DEM Parti arasındaki yeni siyasi diyalog sürecini ve bu partilerin ortak hareket etme potansiyelini eleştirel bir perspektifle ele almaktadır. Metin, hükümetin sözde Ermeni soykırımı iddiaları karşısındaki pasif tutumunu ve uluslararası liderlerin bu konudaki açıklamalarına verilen yetersiz tepkileri sorgulamaktadır. Ayrıca, DEM Parti ve ilişkili kuruluşların Türkiye'den tazminat ve resmi tanıma taleplerine rağmen iktidarın bu duruma sessiz kaldığı savunulmaktadır. Yazar, 23 Nisan gibi milli bayramlara karşı sergilenen ilgisizliği ve Güneydoğu özelinde düzenlenen "Kuzey Kürtleri" odaklı konferansları devletin bekası için birer risk olarak nitelendirmektedir. Sonuç olarak, terör örgütü liderinin mesajlarının ön plana çıktığı bu yeni dönemin Türkiye’yi milli birlikten ziyade belirsiz ve tehlikeli bir yol ayrımına sürüklediği vurgulanmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, yeni analizimize hoş geldiniz.
00:03Bugün masamızda gerçekten sarsıcı ve bir o kadar da ufuk açıcı bir konu var.
00:07Gazeteci Müyesser Yıldız'ın Türkiye'nin mevcut siyasi yörüngesine dair kaleme aldığı o son derece eleştirel analizi birlikte masaya yatıracağız.
00:15Biliyorsunuz siyasette taşların yerinden oynadığı, yepyeni ittifakların konuşulduğu bir dönemdeyiz.
00:20Bir ki ama yüzeyde bize söylenenlerle, arka planda akıp giden gerçeklik birbiriyle örtüşüyor mu?
00:25Yazarın bu konudaki çok çarpıcı iddialarını tamamen kendi kaynağımızın rehberliğinde adım adım inceleyeceğiz.
00:32Hemen konuya dalalım.
00:34Yazar Müyesser Yıldız, analizine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oldukça ses getiren o cümlesiyle adeta bir kanca atarak başlıyor.
00:42Erdoğan, terersiz Türkiye hedefini kastederek tam olarak şunu söylüyor.
00:46AK Parti, MHP ve Dem Parti olarak bu yolu beraber yürümeye karar verdik.
00:51Düşünsenize, Türk siyasetinde bu üç partinin adının aynı yol üzerinde anılması bile başlı başına büyük bir olay.
00:57İşte Yıldız, tam da bu açıklamayı baz alarak bizi çok temel bir sorgulamanın içine çekiyor.
01:03Ve işte yazarın makalesi boyunca cevabını aradığı, bizim de tam merkeze koyacağımız o meşhur soru.
01:10İyi ama bu yol nereye çıkıyor?
01:13Yıldız'ın temel hipotezi aslında oldukça net.
01:16Diyor ki, evet ortada beraber yürünen bir yol olduğu söyleniyor ama son yaşananlara şöyle bir baktığımızda bu partilerin zihinlerindeki varış
01:25noktaları birbirinden tamamen farklı olabilir.
01:28Yani pusulalar aynı yönü mü gösteriyor yoksa herkes kendi menziline mi yürüyor?
01:33Bunu anlamak için yazarın izini sürdüğü haritaya hızlıca bir göz atalım.
01:37Önce bu yeni siyasi yolun resmi söylemine bakacağız, sonra 24 Nisan tepkileri, ardından o dikkat çekici 23 Nisan sessizliği, Diyarbakır'daki
01:47konferans ve son olarak da tarafların asıl hedefleri.
01:50Hemen başlayalım.
01:52İlk durağımız yeni siyasi yol ve terörsüz Türkiye vizyonu.
01:56Peki hükümet bu hedefin altını nasıl dolduruyor?
02:00Şimdi hükümetin bu yeni yol için çizdiği çerçeve aslında çok net.
02:05Bir kere bu kesinlikle bir müzakere, bir pazarlık veya alver süreci değil diyorlar.
02:10İkincisi ve en önemlisi ana hedefin tamamen terörsüz bir Türkiye yaratmak olduğu vurgulanıyor.
02:16Üçüncüsü ise bu vizyonun sadece içerideki değil, İrak ve Suriye'deki Kürt nüfusu da kapsayan geniş bir bölgesel bakış açısına sahip
02:25olması.
02:26Kaynağımıza göre hükümetin vitrine koyduğu resmi tablo tam olarak bu.
02:30Şimdi bunu aklımızın bir köşesinde tutalım ve yazarın sahada gördüğü çelişkilere doğru uzanalım.
02:35Ekinci durak 24 Nisan tepkileri.
02:38Yazar müyesser Yıldız birlikte yürünen bu yolun ilk büyük teslinin 1915 olaylarının yıl dönümünde verildiğini söylüyor.
02:48Şimdi bu tablodaki asıl çarpıcı detaya dikkatinizi çekmek istiyorum.
02:53Yazar burada inanılmaz bir tutarsızlık haritası çıkarıyor.
02:56Bakın Putin veya Trump gibi dünya liderleri soykırım ya da büyük felaket gibi ifadeler kullandığında Ankara ya sessiz kalıyor ya
03:03da çok cılız tepkiler veriyor.
03:05Ama öte yandan New York Belediye Başkanı benzer şeyler söylediğinde iktidara yakın kalemler tarafından topa tutuluyor.
03:11Fakat yazarın asıl altını çizdiği o devasa çelişki şu.
03:15Aynı yolda yüründüğü söylenen Dem Parti ülke içinden çok daha sert taleplerde bulunmasına rağmen AKP ve MHP cephesinden tamamen görmezden
03:24geliniyor.
03:24Peki ama Dem Parti o gün tam olarak ne talep etmişti?
03:29Kaynağımıza göre sadece 1915 olaylarındaki iddiaları sahiplenmekle kalmadılar.
03:35Bu iddiaların içine Süryani, Asuri ve Rumları da kattılar.
03:39Üstüne üstlük Türkiye'nin bu durumu resmi olarak tanımasını, özür dilemesini ve tazminat ödemesini istediler.
03:45İşte yazarın burada vurmak istediği nokta şu.
03:48Dışarıdaki bir belediye başkanına bile tepki gösteren koalisyon, içerideki bu son derece ağız siyasi talepler karşısında sessiz kalmayı tercih ediyor.
03:57Buradan yazarın dikkat çektiği bir başka boyuta 23 Nisan'daki o tuhaf sessizliğe geçiyoruz.
04:04Bu görsel durumu kelimenin tam anlamıyla özetliyor.
04:0724 Nisan'da son derece aktif olan ve devletten resmi özür talep eden Dem Parti, sadece bir gün öncesine yani 23
04:15Nisan'a gittiğimizde tamamen sessizliğe bürünüyor.
04:18Yazarın tespitine göre, meclisin açılış yıl dönümünde Dem Parti'den hiçbir resmi kutlama mesajı gelmediği gibi Anıtkabir'deki devlet törenlerine de katılmıyorlar.
04:28Yıldıza göre bu zıtlık kesinlikle basit bir tesadüf değil, son derece bilinçli bir siyasi mesaj.
04:33Ve tam da bu sessizliğin ortasında, Meclis Genel Kurulu'nda Dem Parti eşbaşkanı Tuncar Bakıran söz alıyor.
04:41Doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dönerek, çok kritik, hatta şifreli diyebileceğimiz bir cümle kuruyor.
04:47Barış, ona vurulacak mühürü bekliyor. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir.
04:52Bu alıntı, yazarın analizinde gerçekten kilit bir role sahip.
04:56Çünkü yazar bu sözlerle birlikte, bahsı geçen o yolun bütün sorumluluğunun ve inisiyatifinin tamamen Erdoğan'ın omuzlarına yüklendiğini savunuyor.
05:05Yani neydi bu mühür meselesi?
05:07Yazar Müyesser Yıldız, o konuşmanın satır aralarını şöyle okuyor.
05:11Bakırahan'a göre, Cumhuriyet'in kuruluşunda farklı kimlikler görmezden gelinde,
05:16bozulan bu aktın onarılmasını ve Kürtler için eşit yurttaşlık temelinde demokratik bir cumhuriyet inşa edilmesini talep ediyor.
05:23Analizimize göre yazar, tüm bu talepleri, DEM Parti'nin mevcut Cumhuriyet'in kurucu felsefesini kökten değiştirmeyi hedeflediğinin çok açık bir
05:30kanıtı olarak sunuyor.
05:32Geldik yazarın argümanlarını destekleyen son büyük kanıta.
05:36Yakın zamanda düzenlenen Diyarbakır Konferansı ve medyanın gözden kaçırdığı o detaylar.
05:43Konferansın başlığında çok spesifik, hatta yazarın deyimiyle oldukça tartışmalı bir kavram var, Kuzey Kürtleri.
05:49Bu terim, Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yaşayan Kürt vatandaşları tanımlamak için kullanılıyor.
05:56Yazar Yıldız, bu kullanımın altına özellikle çiziyor.
05:59Neden mi?
06:00Çünkü kaynağımıza göre, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını Kuzey Kürtleri olarak tanımlamak,
06:06beraberinde güneyi, doğusu, batısı da var imasını taşıyor.
06:11Bu da siyasi ve toprak bütünlüğü açısından son derece bölücü bir alt metin barındırıyor.
06:16İşin daha da çarpıcı kısmı, kaynağımıza göre konferansta okunan Abdullah Öcalı'nın mesajıydı.
06:23Mesajda, geçmişteki inkar ve imha politikalarının aşılması gerektiği söyleniyor,
06:29siyasal ve toplumsal bir kurumlaşmadan bahsediliyor.
06:32Acilen bir demokratik birlik kongresi toplanması ve Kürt toplumu için bir yeniden kuruluş döneminin ilan edilmesi isteniyor.
06:39Yazarın aktarımıyla, burada çok net bir çağrı var.
06:43Devletin yapısının tamamen dışında, kendi siyasal ve toplumsal kurumlarını inşa etme talebi.
06:50Ve geldik asıl düğümün çözüldüğü o son noktaya.
06:53Farklı hedefler.
06:55Ortada iki menzilli tek bir yol mu var?
06:58İşin özü tam olarak şu tabloda gizli.
07:00Bir yanda hükümetin, terörsüz Türkiye ve milli birlik diyerek deklare ettiği bir hedef var.
07:05Ama diğer yanda, dem parti ve konferanstan yükselen seslere baktığımızda bambaşka bir ajanda görüyoruz.
07:11Siyasal bir kurumlaşma, yeniden kuruluş ve cumhuriyetin yapısını değiştirecek yepyeni bir akit.
07:17Yazar Müyesser Yıldız'ın analizi bize şunu çok net söylüyor.
07:20Söylemde bir beraber yürüme var, evet, ama tarafların o yolun sonunda ulaşmak istedikleri menziller birbiriyle taban tabana zıt.
07:27Ve tüm bunların ışığında, makalenin o kışkırtıcı, can alıcı final sorusuyla baş başa kalıyoruz.
07:34Hedeflerin ve motivasyonların bu kadar keskin çizgilerle ayrıştığı, tarafların bambaşka haritalara baktığı bir denklemde,
07:41sahi, bu yol nereye çıkar?
07:44Yazar, bizi bu siyasi manevranın gerçekten sürdürülebilir olup olmadığı sorusuyla baş başa bırakıyor.
07:50Müyesser Yıldız'ın çarpıcı analizini incelediğimiz bu bölümün sonuna geldik.
07:54Düşünmeye ve sorgulamaya devam edin. Bir sonraki analizimizde görüşmek üzere.
Yorumlar

Önerilen