- 5 hours ago
Durmuş'un Rotası - Tanzanya - Fildişi | 19 Nisan 2026
Category
📺
TVTranscript
00:00:00.
00:00:04Woo!
00:00:07Oh, oh, oh!
00:00:11Oh, oh, oh!
00:00:14Oh, oh, oh, oh!
00:00:19Oh!
00:00:21.
00:00:30...
00:00:31...
00:00:32...
00:00:32...
00:00:33...
00:00:35...
00:00:35...
00:00:37...
00:00:38...
00:00:38...
00:00:38Hint Okyanusu'nun Cennet Adası, Zanzibar'a götürüyoruz.
00:00:45The flight route is about 20 minutes.
00:00:49Of course, the flight route is about 2 hours.
00:00:53If you want to go, if you want to go, the flight route is better.
00:00:57The flight route is about 1,5-2 hours.
00:00:59We went here with other tourists with Pırpır Uçağı.
00:01:02We went to the sun, from Zanzibar's, to the flight route.
00:01:08We went to Zanzibar's.
00:01:09We went to Zanzibar's.
00:01:15This is the classic city of Pırpır Uçağı.
00:01:16The exotic city of Pırpır Uçağı is about just the nature of the world.
00:01:19It is also the zenith and cultural heritage of Pırpır Uçağı.
00:01:24If you want to go, we will be able to see the world.
00:01:46Zanzibar Takım Adaları, Tanzanya'dan yarı bağımsız bir bölge.
00:01:53Zanzibar Takım Adaları, Tanzanya'dan yarı bağımsız bir bölge.
00:01:59Ticaretine dayanmakta.
00:02:06Balıkçılık genellikle Dov denilen geleneksel teknelerle yapılıyor.
00:02:10Küçük çapta yapılan bu balıkçılık, halkın önemli geçim kaynaklarından biri.
00:02:23Zanzibar'da yol kenarında durduk.
00:02:25Burada küçük bir pazar var.
00:02:27Buradan mısır alacağız.
00:02:28Taze meyveler satılıyor ama çok hareketli bir pazar.
00:02:32Şöyle aşağıya doğru baktığımızda.
00:02:35Neyveler, serteler, domatesler hepsi burada satıyor.
00:02:40Selamun Aleyküm.
00:02:41Tamaciti, tamac.
00:02:43Tamacili.
00:02:45He?
00:02:461 dolara geliyor aşağıya doğru.
00:02:48in arkasında pratik.
00:02:50Very neat ama.
00:02:51Noah?
00:02:51Ya da hep!
00:02:56Ya da evСп
00:02:58re smokes.
00:03:10Yani onlarıいる yudi,
00:03:12peştir ve günler дорог...
00:03:13Cole competitif
00:03:14Taze meyveler.
00:03:16evve
00:03:18bu
00:03:18ve
00:03:32Let's get started.
00:03:54Stone Tone, Eskişehir, Güneşku Dünya Mirası Listesinde yer alıyor.
00:04:00Burası adanın kalbi ve ruhu desek abartmış olmayız.
00:04:05Eskişehir'in dar sokaklarında yürürken geçmişle bugün arasında bir yolculuğa çıkarsınız.
00:04:34Altyazı M.K.
00:04:48Lanzibar'da turistlerin uğrak yeri olan baharat bahçesindeyiz. Bu ne bu?
00:04:53Bu kapok, pilot ve madras. Bu baharat değil.
00:04:56Bu baharat değil. Ne bu?
00:04:58Bu baharat değil. Bu baharat değil.
00:04:59Bu baharat değil. Bu baharat değil.
00:05:01Okey, okey, okey.
00:05:03Döşeklerde, yastıklarda kullanılıyor.
00:05:06Ağacın kıymetli bir ürünü bu.
00:05:08Dünyanın birçok yerine ihracat yapılıyor.
00:05:13Ve dünyanın birçok yerinde olmayan baharatlar burada.
00:05:16Bu baharat bahçesinde bulunuyor.
00:05:18Gelindiğinde gezilip görülecek yerlerden bir tanesi de burası.
00:05:22Hakuna matata.
00:05:25Jambo.
00:05:26Eti ya popana.
00:05:29Haba hizani.
00:05:31Haba hizani.
00:05:33Wajeni.
00:05:35Makarivishwa.
00:05:37Zatiba yetu.
00:05:39Hakuna matata.
00:05:41Wajeni.
00:05:43Hakuna matata.
00:05:45Ati ya ulu upendo.
00:05:47Hakuna matata.
00:05:51Hakuna matata.
00:05:53Acaba.
00:05:55Eti ya popana.
00:05:57Amari gari.
00:05:59Huzuri sana.
00:06:01Adi ya ulu upendo.
00:06:04Makarivishwa.
00:06:05Hakuna matata.
00:06:07Problem yok demek.
00:06:08Çap çap.
00:06:09Babay.
00:06:12Gezginler için Zanzibar'daki baharat bahçeleri gerçek bir keşif yeri.
00:06:17Bir baharat bahçesine girdiğinizde her yerde rengarenk meyveler, kokusu burnunuza dolan baharatlar var.
00:06:25Herhangi bir ağaçtan herhangi bir yaprak kopardığınızda hepsinin ayrı ayrı kokuları var.
00:06:31Ooo.
00:06:33Bir yandan rehberiniz baharatların nasıl yetiştirildiğini, tarihçesini anlatırken diğer yandan doğrudan dalından taze baharatları koklayıp tadına bakabiliyorsunuz.
00:06:52Tepşu beden.
00:06:53Gideki verkinin.
00:06:54Harika.
00:06:54Kakao?
00:06:55Çoklat.
00:06:55Çoklat.
00:06:56Ha bu çikolata.
00:06:58Çekolata.
00:06:58Bu?
00:07:00Çekolata.
00:07:00Huatay Amendik.
00:07:01Elameyin.
00:07:01Çoklat.
00:07:03Elameyin.
00:07:05Çekolata.
00:07:06Çekolata.
00:07:07Çekolata.
00:07:07Çekolata.
00:07:08Çekolata.
00:07:11Çekolata.
00:07:17It's a good thing.
00:07:19When you do the baharat plants, you can see how it works, how it works, how it works and how
00:07:26it works.
00:07:28This is a good thing.
00:07:32This is a
00:07:52This is vanilla.
00:07:55The tree is cut from here.
00:07:58It's cut from here.
00:07:59The tree is cut from here.
00:08:01Vanilla.
00:08:26The tree is cut from here.
00:08:28It's lime.
00:08:29Why?
00:08:31Drink.
00:08:31Drink.
00:08:32Drink.
00:08:33Limonlu Hindistan cevizi içiyoruz.
00:08:37Kaşığımızı da aldık.
00:08:40Artık geriye sadece...
00:08:41Ah kaçırdık.
00:08:42Lanet.
00:08:43Yememiz kalıyor.
00:08:44Burada bu parkın içerisinde hem satıyorlar hem soyuyorlar.
00:08:48Şarkı söylüyorlar.
00:08:49Böylece turistlere burada hem Hindistan cevizi içiriyorlar hem içerisini yediriyorlar hem de şov yapıyorlar.
00:08:54Güzel oluyor.
00:08:57Cenkli.
00:09:07Bu şovun karşılığında meyvenin karşılığında insanlar gönülden ne geçiyorsa kumbaraya atıyorlar.
00:09:22Zanzibar'ın tropikal iklime sahip bereketli toprakları çok çeşitli bitki türlerine ev sahipliği yapıyor.
00:09:29Ve bu bitkilerden biri de aloe vera.
00:09:34Meşhur aloe vera kremlerinin kullanıldığı ham madde bitkisi bu arkadaşlar.
00:09:40Şöyle hemen keseceğim.
00:09:42Bunu böyle direkt alıyorsunuz.
00:09:45Burada yanan yerlerinize sürüyorsunuz.
00:09:47Cildinize sürüyorsunuz.
00:09:48Biliyorsunuz aloe veranın faydaları çok fazla.
00:09:50Şimdi şöyle bir deneyelim hemen.
00:09:52Bak burada kolu yanan bir tane hastamız var.
00:09:57Şöyle hemen sürüyoruz.
00:10:00Direk ağacından cilde dikenleri de var.
00:10:04Korunaklı bir ağaç.
00:10:05Şimdi biz bunu dün de sürdük.
00:10:07Bunu sürüp yattığımız zaman akşamları müthiş rahat oluyor.
00:10:10Bütün ortadaki güneş yanıkları hissini kaldırıyor.
00:10:13Cildi de yumuşatıyor.
00:10:15Direk şöyle sürelim dikenleri bakmadan.
00:10:18Aloe vera, Zanzibar'da genellikle evlerin bahçelerinde yetiştiriliyor ve doğal bir ilaç olarak kullanılıyor.
00:10:25Yerel halk güneş yanıklarından kesiklere, cilt problemlerinden sindirim sorunlarına kadar birçok rahatsızlık için aloe vera jelini kullanıyor.
00:10:35Zanzibar'ın sıcak ve nemli iklimi aloe vera bitkisinin büyümesi için ideal koşulları sunuyor.
00:10:43Bitki yıl boyunca yeşil kalıyor ve düzenli olarak hasat edilebiliyor.
00:11:05Zanzibar'ın hemen kıyısında bir masal diyarı var adeta.
00:11:09Kaplumbağa Adası ya da birçok kişinin bildiği adıyla Prison Island.
00:11:13Zanzibar'ın eski şehrinde, şehir merkezinde ufak tefek alışverişlerimizi yaptık ve Kaplumbağa Adası'na doğru teknemizle yola çıktık.
00:11:21Yaklaşık bir küçük saat sürdü yolculuğumuz.
00:11:24Bu arada hava 32-33 derece, çok nemli.
00:11:31Kaplumbağa Adası'na giriş 15 dolar.
00:11:33Burası özellikle dev Aldabra kaplumbağalarına ev sahipliği yapıyor.
00:11:38Aldabra kaplumbağaları dünyanın en büyük kaplumbağa türlerinden biri.
00:11:51Bu 170 yaşında, böyle boynunu okşayınca kafasını çıkartıyor.
00:11:57Bu devasa yaratıklarla etkileşim içinde olmak gerçekten unutulmaz bir deneyim.
00:12:03Bu aşağı yukarı 150 kiloymuş.
00:12:07Burası Zanzibar gezimizin en unutulmaz yerlerinden biri oldu.
00:12:12Kaplumbağa Adası'nda yaklaşık 300 tane kaplumbağa var.
00:12:1648 yaşından 198 yaşına kadar yaşayan kaplumbağalar.
00:12:19Bunların dişleri küçük, erkekleri büyük oluyor.
00:12:23Burada rahat, doğal bir ortamda yaşıyorlar.
00:12:30Bu bölümde de yavru kaplumbağalar var.
00:12:34Yavru kaplumbağaların en küçüklerini küçük kafese koyuyorlar.
00:12:37Büyük olanlarını da büyük kafesin içerisinde saklıyorlar.
00:12:41Bunu yapmalarının sedebi, kaplumbağaları turistlerin çalmaması,
00:12:45büyük kaplumbağaların küçük kaplumbağaları yememesi.
00:12:48Burada küçük kaplumbağaları ıspanakla besliyorlar.
00:12:50Büyük kaplumbağalar da lahana yiyor.
00:12:52Burada büyüdüklerinde yavaş yavaş bu adaya salıyorlar.
00:13:25Zanzibar'da kaplumbağadası aslında önceden hapishane adasıydı.
00:13:30Burada itaat etmeyen köleleri topluyorlar.
00:13:32Bu hapishanede hapsediyorlar ve onlara zulmediliyordu.
00:13:36Burası yaklaşık eni 800 metre, boyu 400 metre, 485 metre kare civarında bir hapishane.
00:14:03Kaplumbağadası aslında cennet gibi bir yer.
00:14:05Sahili tertemiz, berrak suları var.
00:14:07Ama burası cennet gibi olan bir mekan, bazı insanlar için cehenneme dönmüş.
00:14:27Zanzibar denildiğinde akla sadece plajlar gelmemeli.
00:14:32Jozanitropikal ormanı, nadir bulunan kızıl kolobüs maymunlarına ev sahipliği yapıyor.
00:14:38Burada doğanın sessizliğinde yürüyüş yaparken bu eşsiz canlıları gözlemleme şansını yakalayabilirsiniz.
00:14:56Zanzibar dünya çapında plajlarıyla ünlüdür.
00:14:59Bu plajların en büyük özelliği beyaz kumları ve turkuaz renkli sularıdır.
00:15:05Kendine özgü doğal güzellikleriyle bu plajlar adeta dünyadan bir cennet köşesi.
00:15:21Zanzibar'ın masmavi sularında saklı bir hazine var. Adı Sevgi Adası.
00:15:27La Coupella Sevgi Adası. Şimdi oraya gidiyoruz. Burası akşamları okyanusun içerisinde kalıyor.
00:15:34Gündüzleri ise ada oluyor. Burada turistler gündüzleri gelip vakit geçiriyorlar.
00:15:39Çadırlarını kuruyorlar, meyvelerini yiyorlar ve güneşin, kumun, sahilin, okyanusun tadını çıkarıyorlar.
00:15:54Burada jet ski de var. Güzel servis. 15 dakikası 40 dolar. 30 dakikası 70 dolar. Bir saati 130 dolar. İyi
00:16:03para iyi para.
00:16:08Nekubenda Sevgi Adası.
00:16:10Evet, bu çok önemli bir yer. Çünkü Zanzibar'da çok fazla insan gelip, bu yerine gelip, bu yerine gelip.
00:16:18Ve bu yerine gelip, bu yerine gidiyorlar.
00:16:22Kumug, adeta kadife gibi çok güzel. Böyle tertemiz ipince Zanzibar'a gelirseniz kesinlikle bu Sevgi Adası'na gelmeyi ihmal etmeyin.
00:16:32Çok güzel yer.
00:16:38Müzik
00:16:41Romantik sevgililer, buraya gelip, böyle bir çadırın altında güzel bir masa kurdurup, evlilik tekliflerini yapıyorlar.
00:16:49Düşünenler varsa tavsiye ederim. İdeal bir yer, yani unutulmaz bir yer olarak da tarihe geçer.
00:16:57Müzik
00:16:57Çınorkelle dalış yaparak bu adanın altındaki renkli dünyayı keşfedebilir, egzotik balıklar ve vercan kayalıkları arasında yüzebilirsiniz.
00:17:07Belki de bir deniz kaplumbağası ile yan yana yüzme şansı bile bulabilirsiniz.
00:17:12Müzik
00:17:15Zanzibar, iç işlerinde özelliği olan fakat dış işlerinde Tanzaya'ya bağlı olan bir ülke.
00:17:24Turist çeken bir ülke. Gerçekten dünyanın gezilecek en güzel yerlerinden bir tanesi neresi derseniz ben Zanzibar derim.
00:17:34Hint okyanusunun ortasında, berrak suların içerisinde rengarek balıkları izleyebileceğiniz çok güzel, sıcağı olan ve tatil yapılabilecek bir ülke.
00:17:45Müzik
00:17:46Müzik
00:17:47Müzik
00:17:48Müzik
00:17:48Denmark's got a serious injury, it's ripped to pieces in my chest, oh no.
00:17:57Maddie, what can you do? This is some serious witchery, she's my only antidote, oh.
00:18:07Oh, oh, oh, oh.
00:18:15Oh, oh, oh, oh.
00:18:45Oh, oh, oh.
00:18:52Oh, oh, oh, oh.
00:19:06Oh, oh, oh.
00:19:16Oh, oh, oh.
00:19:28Oh, oh, oh.
00:19:37Oh, oh, oh, oh, oh.
00:19:45Safari turumuz başlıyor.
00:19:47Mikumi Ulusal Parkı, Tanzanya'nın en büyük dördüncü milli parkı ve zengin vahşi yaşamıyla ünlü.
00:19:541964 yılında kurulan bu park yaklaşık 3230 km2'lik bir alanı kaplıyor.
00:20:01Mikumi, doğal hayatı gözlemlemek ve kendi yaşam alanında pek çok hayvanı görmek için harika bir yer.
00:20:14Ve işte Afrika savanalarının olmazsa olmazı antiloplar.
00:20:19Hem besleniyorlar hem geyip muhabbetlerini yapıyorlar.
00:20:27Böyle hareketsiz durduklarına bakmayın.
00:20:30Bir aslan tarafından kovalandıkları zaman saatte 80 km'ye ulaşacak kadar hızlılar.
00:20:36Neredeyse 3 metre yükseğe sıçrayabiliyorlar.
00:20:39Çok hızlı ve çevik hayvanlar.
00:20:42Bir de maymunu bekçi tutmuşlar kendilerine.
00:20:45Şuna bakar mısınız?
00:20:59Altyazı M.K.
00:21:11Altyazı M.K.
00:21:19We were lucky that we could see a few people in the middle of the day.
00:21:21They saw this long length of our arrival.
00:21:26Everyone looked at the edge of the day, they didn't come to us.
00:21:29They don't have to go there.
00:21:35In the early morning, the fish are facing us with pajamas.
00:21:41The safari tour of the zebra would not be a big mistake.
00:21:44We would be happy to see them.
00:22:14Fil ailesi son derece sıcakkanlı karşılıyor bizi.
00:22:59İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:23:01Baobab ağaçları genellikle Afrika kökenli olan büyük ve kalın gövdeli bir ağaç türü.
00:23:07Bu ağaçların bazıları binlerce yıl yaşayabiliyor.
00:23:10Ağaçlar meyveleri, yaprakları ve kabuğuyla geneleksel tıpta ve yerel kültürlerde çeşitli alanlarda kullanılıyor.
00:23:18Burada bu ağaca efsane diyorlar.
00:23:20Çok saygı duyuyorlar.
00:23:22Avatardaki yaşam ağacı gibi.
00:23:25Safari güzel fakat safari yaparken çok aşırı arsız sinekler var.
00:23:31Bunlar çok ısırıyorlar ve ciddi anlamda rahatsız ediyorlar.
00:23:34Safari yaparken hayvanları görmeniz tamamen şansa bağlı.
00:23:38Bazen 12 çeşit hayvan görebiliyorsunuz.
00:23:41Bazen hiç görmeden gidenler de oluyormuş.
00:23:44Tamamen artık şansınıza bağlı.
00:23:46Ama çok erken saatlerde gelip güneş daha bastırmadan burada hayvanları görmek daha mümkün.
00:24:04Ve safarimizin en heyecanlı anı.
00:24:07Bir dişi aslan çok yakınımızda.
00:24:13Böyle huysalken kedi gibi sevesi geliyor insanın ama böyle bir hata yapmayacağım tabii ki.
00:24:33Yükumide aslan çok fazla görülmüyor.
00:24:36Yükumide aslan çok fazla görülmüyor.
00:24:38Yükumide aslanları, zürafaları, yaban yabuzları, en iyilik çok hayvanları görmüş olduk.
00:24:43Normalde kendilerini çok fazla göstermiyorlar.
00:24:46Sabah erken saatlerinde gelinirse daha fazla hayvanları görebiliyorsunuz.
00:24:51Eğer güneş çıkarsa hayvanlar direkt gölgelere kaçıyor.
00:24:55Eğer aşağıya inerseniz size saldırabilir diyor.
00:24:58Bu şekilde kalırsanız saldırmaz diyor arkadaşım ikrahtarımız.
00:25:02Çünkü bu aslanlar burada bu tür arabalara alışık.
00:25:06Yani biz ona bakıyoruz ama o da bize böyle garip garip bakıyor.
00:25:38İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:25:46Buraların en haylazı tabii ki maymunlar.
00:25:49Kısa bir mola için durduğumuzda maymullar turistlerin araçta bıraktıkları yiyeceklere hücum ediyor.
00:26:00Biz yemek ve ihtiyaç molasındayken maymunlar da yemek molasından.
00:26:18Tanzanya'da 22 tane bu tür safari alanları varmış.
00:26:22Burası 8. büyük safari parkıymış.
00:26:24Burada çok çeşit her tür hayvanlar var diyor.
00:26:27Ama diyor 4 tanesi diyor çok diyor ünlü diyor.
00:26:29Aslanlar, filler, bufalolar ve leoparlar.
00:27:02İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:27:18Ve safari maceramızın sonuna geldik.
00:27:22Geri dönüş yolculuğunda bu unutulmaz deneyimi düşünerek Darussalama doğru yola çıkıyoruz.
00:27:27Mikumi Ulusal Parkı'ndaki bu eşsiz safari deneyimi Tanzanya'nın doğal güzelliklerini keşfetmek için harika bir fırsat oldu.
00:27:35Umarım siz de beğenmişsinizdir.
00:28:18Arkadaşlar burada hanımefendiden hediyelik bir şeyler aldık.
00:28:22Aşağı yukarı 11 parça, 12 parça aldık.
00:28:26Magnetlerin tanesine ilk girişte 10 dolar çektiler.
00:28:29Burada biraz müşteriye göre fiyat veriyorlar.
00:28:31Dikkat etmek gerekiyor.
00:28:32Pazarlık burada normal şart.
00:28:34Yani biz şu an 12 parça aldık 50 dolara.
00:28:38Bu arada 50 dolar da az değil.
00:28:40Yani iyi para.
00:28:41Ama tane tane alırsanız çok para yapıyor.
00:28:44Mesela şu çantaya ilk sorduğumda 25 dolar dedi.
00:28:48Daha sonra eğer 50 dolar verdiniz, 40 dolar tuttuysa bunu da 10 dolara vereyim diyorlar.
00:28:55Yani para üstü vermeyi çok fazla söylemiyorlar.
00:28:57Onun yerine eşya veriyorlar.
00:28:59Buna da 25 dolar dedi, 10 dolara verdi.
00:29:01Böyle yerlerde tabii bunlar da kendi işlerini yapıyor.
00:29:04Bunların gelenekleri, ticari gelenekleri bu şekilde.
00:29:07Size şöylece küçük anlatayım dedim.
00:29:09Thank you very much.
00:29:10Bye bye.
00:29:28Arkadaşlar Tanzanya Darussalam'dayız.
00:29:30Burada turistlerin alışveriş yaptığı bir mahalleye geldik.
00:29:33Yöresel eşyalar satıyorlar.
00:29:36Burada da bir demirci dikkatimizi çekti.
00:29:38İsterseniz şöyle bir gezelim.
00:29:58Burada tamamen bütün hurda parçaları demirlerden el işçiliğiyle kaynak yaparak hayvan figürleri, eşya figürleri yapıyorlar.
00:30:08Ve burada gelen turistlere satıyorlar.
00:30:10Gerçekten de el sanatı isteyen bir olay.
00:30:13Yani iki tane aynı fil yap deseniz aynı şekilde yapamazlar.
00:30:17Fabrikasyon değil, tamamen el yapımı.
00:30:20What is your name my friend?
00:30:21Muhammed Ahmet'le biraz sohbet ettik.
00:30:26Ahmet 20 yıldır burada çalışıyor.
00:30:28Günlük aşağı yukarı 10 saat çalışıyor.
00:30:30Bir tane çocuğu var evini buradan geçindiriyor.
00:30:33Burada yaptıkları eşyaları koyuyorlar, satıyorlar.
00:30:36Birazdan öğrenebilirsek fiyatlarını da öğreneceğim.
00:30:39Ahmet'in bir özelliği de bir engelli.
00:30:42Burada birçok engelli maalesef yollarda para topluyor.
00:30:45Ama Ahmet geliyor burada bileğinin gücüyle bu sıcakta parasını kazanıyor.
00:30:51Şu anda normal 35 derece dışarıda hava sıcaklığı.
00:30:56Ama burada bu içeride barakaların altında hissedilen derece 49 derece.
00:31:02Zaten şu terlerimizden anlarsınız.
00:31:20Objenin büyüklüğüne göre bazen yani 10 saatte bir günde bir tane obje yapıyor.
00:31:25Bazen 2 günde 3 tane obje yapıyor diyor.
00:31:28Şimdi bu bitmemiş hali daha sonra bu zımparadan geçecek ve etrafına süsler gelecek.
00:31:36Ama bu süs bir arabanın vidası da olabilir, bir gözlüğün civatası da olabilir, sapı da olabilir.
00:31:42Kullanılmayan, hurdaya çıkan onunla güzel bir şey yapıyorlar.
00:31:46Evet şöyle bir göz atalım daha neler var burada, neler yapmış.
00:31:58Yalnız burada genel olarak Afrika'yı simgeleyen eşyalar yapıyorlar, hayvanlar yapıyorlar.
00:32:05Herhalde şu deve kuşuna benziyor hem de eşya koymak için.
00:32:09Şöyle bir şey var mesela, leyleğe benziyor.
00:32:13İşte aslan ama aslanın saçlarını motorun zincirlerinden yapmış.
00:32:21Çok da güzel durmuş sanki.
00:32:22Burada işte bir tane bufalo, geyik.
00:32:27Yani Afrika'da yaşayan, Afrika'yı simgeleyen ne varsa hepsi burada var.
00:32:32Şimdi bu da aslında yöresel bir yelken.
00:32:35Biz buna bindik denizde.
00:32:37Bunların birçoğu hem süs hem de kullanılan eşya.
00:32:41Mesela şöyle bir bisiklet yapmış.
00:32:44This how much for example?
00:32:4550,000 shili.
00:32:47Bu 50,000 shili yani 20 dolar civarında.
00:32:52Fiyatları da turistik olduğu için biraz yüksek söylüyorlar ama pazarlıkla aşağı yukarı yarısına yakın iniyorlar.
00:32:58Ama burada bu sıcakta bu çalışmayı görünce hakkını da vermek gerekiyor tabii.
00:33:02Bakın şurada da maymun yapmış ama tüpü ortasına koymuş.
00:33:06Kulaklığını da pervaneden yapmış.
00:33:09Oh oh arabanın ne malzemesi varsa hepsini kullanıyorlar.
00:33:13Burada hiçbir şekilde atık yok.
00:33:16Bu da güzel bir şeymiş.
00:33:17Genelde araba parçalarını kullanıyorlar.
00:33:20Şöyle Afrika'ya Avrupa'nın dünyanın birçok yerinden eski arabalar geliyor.
00:33:24Bu arabalar da yolları çok iyi olmadığı için genelde yollarda kalıyor.
00:33:28Hurdaya çıkıyor.
00:33:29Tamiratı yenisinden daha pahalıya geçiyor.
00:33:31Onun için araba parçaları, araba hurdaları bulmak rahat burada.
00:33:35Amerika'nın 43. başkanı George Bush da buraya gelmiş.
00:33:38Burada fotoğraf çektirmiş.
00:33:40Buraya da asmışlar onu.
00:33:41O kadar hoş, o kadar güzel objeler yapmışlar ki
00:33:44şunu vitrinize koyduğunuzda harika durur diye düşünüyorum.
00:33:49MÜZİK
00:33:55MÜZİK
00:34:15Biz burada bir 10-15 dakika durduk.
00:34:17Tamamen sırılsıklam terörlük gerçekten çok sıcak bir alan.
00:34:21Belki bu arkadaşlar alışmıştır ama ne kadar da alışsalar zor bir iş.
00:34:37Muhammed dedi, biz engelliyiz.
00:34:40Engelliler olarak burada çalışıyoruz, buraları kira ödüyoruz.
00:34:43Tabii insanlar da bir şey alınca bize yardımcı olmuş oluyor diyor.
00:34:47Kendi ekmeğimizi çalışarak kazanıyoruz diyor.
00:34:50Ömrümüz, hayatımız, mesaimiz burada geçiyor diyor.
00:34:53MÜZİK
00:34:54MÜZİK
00:34:55MÜZİK
00:34:56MÜZİK
00:34:58MÜZİK
00:35:26Durmuş'un rotasında Abijan'dayız.
00:35:28Bugün Abijan'da Senegal pazarını gezeceğiz.
00:35:32Rotamız Senegal pazarından başlıyor.
00:35:36MÜZİK
00:35:38Bu gördüğünüz film fiyatı 30 bin sefa yaklaşık olarak 45 euro civarında yapıyor.
00:35:44Burada pazarlık önemli.
00:35:46Pazarlık yapıp fiyatı yarıya kadar düşürebiliyorsunuz.
00:35:54MÜZİK
00:36:01Burası diyor Afrika diyor. Biz kendi fiyatımızı söyleyeceğiz. Kızma darılmaca yok. Siz de kendi fiyatınızı söyleyeceksiniz. Biz de kızmayacağız diyor.
00:36:09Böylece anlaşacağız diyor. Doğru söylüyor.
00:36:14MÜZİK
00:36:25Mali'den, Nijerya'dan, Burkina Faso'dan birçok yerden çok insan var. Hepsi burada yaşıyor, adapte oluyor diyor. Güzel bir ülke diyor. Size
00:36:31tavsiye ederim diyor.
00:36:32MÜZİK
00:36:33MÜZİK
00:36:36MÜZİK
00:36:36Ben de anlamadım. Hemen şöyle bir bakalım.
00:36:44MÜZİK
00:36:49Üzerine diyor hasırı attığınız zaman diyor. Burada diyor. Alın size yatak diyor. Rahat rahat uyuyabilirsiniz diyor.
00:37:01MÜZİK
00:37:02Ama diyor pazarlık yapabiliriz diyor. Şöyle altını çevirdiğimizde bu sesi veren bunlar. Büyüklükten küçüğe doğru indiğinde ona göre melodiler veriyor.
00:37:19MÜZİK
00:37:19MÜZİK
00:37:20MÜZİK
00:37:23MÜZİK
00:37:24MÜZİK
00:37:29MÜZİK
00:37:31MÜZİK
00:37:33MÜZİK
00:37:34MÜZİK
00:37:36MÜZİK
00:37:36MÜZİK
00:37:38Bunu diyor komple hepsiyle beraber çerçevesiyle beraber çizimi aşağı yukarı bir hafta sürüyor diyor. Gerçekten uzun bir zaman.
00:37:46Here you can see the boy
00:37:49The whole thing is doing, the whole thing is done.
00:37:52The machine is done by itself, not just the machine.
00:37:54One year of this work is done by the work.
00:37:58Here are the way to look.
00:37:59Here is a workshop.
00:38:02Here are some pictures of the gallery.
00:38:04There are some pictures of the gallery.
00:38:06This is a whole picture of the gallery.
00:38:10This is a whole of the gallery.
00:38:11We are looking for a high price.
00:38:14They want to earn money for the money.
00:38:17But this is a real thing.
00:38:19They have a work from scratch.
00:38:20They don't get away from the store.
00:38:22They don't get away from the store.
00:38:24They don't get away from the store.
00:38:24They need to give money.
00:38:27But they need to sell a business.
00:38:29They need to get in the other way.
00:38:31We can't get away from the store.
00:38:41Good morning.
00:38:42Good morning.
00:38:43How long are you working here in Senegal?
00:38:4710 years, 5 years?
00:38:49Since 2000.
00:38:50Since 2000 you are working here.
00:38:5119 years old you work here.
00:38:53What is it?
00:38:55Capier.
00:38:56How old are you?
00:38:58You are young, your son is big.
00:39:00It's like that in Africa.
00:39:03We don't get away from the store.
00:39:04We don't get away from the store.
00:39:06We don't get away from the store.
00:39:08We don't get away from the store.
00:39:09We don't get away from the store.
00:39:12We don't get away from the store.
00:39:14We don't get away from the store.
00:39:15What are you doing here?
00:39:17This is one of the store.
00:39:20This is one of the store.
00:39:22For example, how much is it?
00:39:24This is $35,000.
00:39:25This is $35,000.
00:39:29$35,000.
00:39:30$35,000.
00:39:32$53,000.
00:39:33$53,000.
00:39:47This is $35,000.
00:39:49This price is $35,000.
00:39:50$35,000.
00:39:50This price is $35,000.
00:39:50There's $50,000.
00:39:53We don't get away from the store.
00:39:55That price is $35,000.
00:40:01It's $35,000.
00:40:03This price is $35,000!
00:40:04I bought a lot more money. How much is it for example ?
00:40:07Two thousand dollars, a two thousand dollars.
00:40:10I bought a thousand dollars.
00:40:11You can buy something like this, don't buy anything else.
00:40:15You can buy something.
00:40:18Volker, don't buy anything, don't buy anything.
00:40:20Ok, let's give it to you.
00:40:21Bine anlaştık, we stopped.
00:40:23I'm going to get a thousand dollars.
00:40:25I'll give you this to you if you give it, if you give it to a hundred dollars.
00:40:29How would I give it?
00:40:30I'm going to buy 500
00:40:31I'll buy 500
00:40:32I'll buy 500
00:40:32I'll buy 500
00:40:37But I'll buy 500
00:40:38But we also bought 500
00:40:42Look, I'm going to get this
00:40:44I'll buy it
00:40:58I said to the house that's a 10000 one, a 10000 one, I did not get this.
00:41:01Now, I'm talking about 10000 and 1000, I believe it's a perfect chance.
00:41:04Now you can see how much you can do the film.
00:41:07Now you can see all the people out there.
00:41:11This is a 600, this is how many of you are?
00:41:14This is boss.
00:41:15Yes, boss.
00:41:16This is boss.
00:41:17He's the boss.
00:41:19Yes, boss.
00:41:20This is boss.
00:41:23Yes, he goes.
00:41:31My brother, what was your boss?
00:41:34This is what was the boss with a papillon.
00:41:37Arkadaşlar bu görmüş olduğunuz, uzaktan baktığınızda normal bir tablo gibi gözüküyor.
00:41:43Ama bu kelebeklerin kanatlarından yapılan Allah lafzı, burada Muhammed Resulullah lafzı da var diyor.
00:41:53Ölmüş olan kelebeklerin kanatlarından motifli bir şekilde bizim Ebru'ya benzeyen tablo yapmışlar.
00:42:00Dışarıdan bakıldığında normal sade tablo gibi ama değişik.
00:42:03Tabi kelebek bir gün yaşadığı için canlı kelebekleri yapmıyorlar.
00:42:10Çerçevesiz diyor bu da diyor. İsterseniz alıp götürebilirsiniz diyor.
00:42:17Bu 20 bin diyor. Çerçevesiz olan, çerçeveli olan da 25 bin diyor.
00:42:22Arkadaşlar siz bunu 20 bin diyorsa yarısını hesap edin.
00:42:25Bu Allah lafzına pazarlık edeceğiz.
00:42:28Normalde Allah lafzının değeri olmaz.
00:42:30Ama biz tabi ki bunu almak için bir para vermemiz lazım.
00:42:35Suyla, suyla sekomya mon frer.
00:42:38Buna diyor 17 bin 500'e indi şimdi.
00:42:41Biz daha direceğiz. 10 bine almaya çalışacağız.
00:42:449, 10. Mon frer, encore.
00:42:46Fokus un peu, viens un peu, konu, safasyon igoppa.
00:42:48Fokus un peu, c'est quoi tonu?
00:42:50Mono, c'est Hasan.
00:42:51Hasan, dis moi dernier prins quoi.
00:42:54Dernier prins 15 bin.
00:42:5515'e indik.
00:42:56Mee, purkase kezmi.
00:42:58Sekse jaha ee.
00:42:5915 bin, 15 bin biraz fazla.
00:43:02Hasan, biraz daha indirim yapsan olmaz mı bize?
00:43:05Anlıyor, anlıyor.
00:43:06Anlamıyormuş gibi yaptığına bakmayın.
00:43:08Kez mil sebo.
00:43:1115 bin diyor, iyi diyor.
00:43:135 bin sebo.
00:43:155 bine diyor, bunu veririm diyor.
00:43:17No, no.
00:43:1710 palçusuyla, 10 palçusuyla.
00:43:19Sağla, 15 bin sebo.
00:43:2015 bin sebo.
00:43:23Değil mi?
00:43:24Ok, değil mi?
00:43:25Değil mi?
00:43:2510 bine bunu aldık.
00:43:43Bunlar bu motifli statüler sömürge memurlarını temsil ediyor.
00:43:48İnce ve uzun, görüyorsunuz.
00:43:51Ondan dolayı bunları bu şekilde yapmışlar.
00:43:55Demek ki anılarında bu şekilde sömürge memurları var.
00:43:58Yokluğun içerisinden yokluğu alıp giden insanların statülerini yapmışlar.
00:44:04Heykellerini yapmışlar.
00:44:05Bu da onların godamanları galiba, şefleri.
00:44:09Demek ki unutmamak için veya satmak için.
00:44:11Bu trayer yani infazcı askerler, emre uymayanları götüren askerler.
00:44:26Diğerleri de kravatlı olduklarına bakmayın.
00:44:29Onlar da kararı verenlerin figürleri.
00:44:32Evet, eskiden açıktan olan sömürge şu anda gizliden devam ediyor arkadaşlar.
00:44:38Aha düşmesi.
00:44:47Seni diyor çok sevdim diyor. Sana diyor. Hediye vereceğim diyor.
00:44:49Aleyvan.
00:44:56Bir tane diyor. Buradan diyor. Anahtarlık seçebilirsin diyor.
00:44:59Mon frère, tupe şu vizir pour moi.
00:45:01Parce que c'est toi qui donk ya do.
00:45:02Sen diyorum seç, sen ver hediye. O bize bunu seçti.
00:45:05Bunu bize hediye etti. Teşekkür ediyoruz.
00:45:08Ben de bunu saklayacağım arkadaşlar.
00:45:10Güzel bir hediye, anahtarlık.
00:45:11Merci Muhammed.
00:45:12Evet.
00:45:14Je pas compris.
00:45:15Ne?
00:45:16Ne sas, ne sas.
00:45:18Je dit qu'est que tuve, Hasan sas.
00:45:19Hasan Şaş.
00:45:20Seki Hasan Şaş.
00:45:22Tu connais pas les joueurs la?
00:45:24Sen diyor Hasan Şaş'ı tanımıyor musun diyor. O diyor bir futbolcu diyor.
00:45:27Oui, tu connais.
00:45:28Vay bien sûr je connais.
00:45:30Tu connais D'ye Drobba.
00:45:32Oui, D'ye Drobba, c'est Ivarien.
00:45:34Valla il a jouer chez vous.
00:45:37Ivarien.
00:45:37Valla Ivarien.
00:45:38Drobba diyor zaten diyor buralı diyor. Onu tanımayan mı var diyor.
00:45:41Ama Hasan Şaş'ı ben tanıyorum diyor.
00:45:47Burada fil dişinden ürün yapmak yasak.
00:45:52Bu fillerin soyunun tükenmesinden dolayı.
00:45:54Ama her yerde olduğu gibi buralarda da kaçak bu şekilde gerçek fil dişinden boncuk, tesbih, takı malzemesi yapıyorlar.
00:46:05Bunları saklıyorlar.
00:46:06Gizli gizli veriyorlar.
00:46:07Fil dişi olduğundan dolayı almayı düşünmüyorum.
00:46:10Gerçekten güzel gözüküyor ama fillere saygımdan dolayı almayacağım.
00:46:14Fiyatını da sormayacağım.
00:46:16Böylece bunu arkadaşlara teslim edeceğim.
00:46:19Merci.
00:46:20C'est magnifique.
00:46:21Au revoir.
00:46:31Buranın en çok kajusu ve fıstığı meşhur.
00:46:35Burada her şey kullanılıyor.
00:46:38Bu çöpe atılan şişeler, plastikler ne varsa.
00:46:41Mesela bu herhangi bir şişe.
00:46:45Bunu tertemiz yıkıyorlar.
00:46:47Daha sonra içerisine fındık, pıstık koyup satıyorlar.
00:46:51Her şeyi değerlendirmeye çalışıyorlar.
00:46:52Şimdi burada kaju genel olarak ham şekilde, şu şekilde satılıyor.
00:46:57Ama işlenmiş kaju, tuzla beraber işlenmiş kaju bu hale geliyor ve bu şekilde fiyatı biraz daha yüksek.
00:47:06Dünyada en çok kajunun yetiştiği yer, fil dişi sahilleri.
00:47:10Venezuela buradan işlenmemiş kajuları alıp kendi ülkesinde işleyip dünyaya pazarlıyor.
00:47:23Eğer diyor fazla tuzu yapmak isterseniz, kendi evinizde daha fazla tuz atabilirsiniz diyor.
00:47:30Biz burada normal yapıyoruz diyor.
00:47:34Şöyle azıcık bir tadacağız.
00:47:39Bildiğiniz kaju.
00:47:42Yerinde daha güzel tabi.
00:47:47Arkadaşlar buraya geldiyseniz, kesinlikle buradan götüreceğiniz en önemli gıdaların başında kaju geliyor.
00:47:55Yarı fiyatından daha ucuz ve taze alıyorsunuz.
00:47:58Bunun yanında bir de fıstık.
00:48:01Buraya geldiğinizde fıstık da alın ama bir kilo fıstık alıyorsanız iki kilo kaju alın.
00:48:06Fıstığı da gerçekten güzelmiş.
00:48:08Hamı çok güzel olmuyor ama kavrulmuşu gerçekten güzel oluyor.
00:48:22Şimdi burada biraz yağ da kavrulacak, kızaracak.
00:48:29Bu burada 23 dakika kalacak.
00:48:3223 dakika kaldıktan sonra bunun içerisine koyuluyor.
00:48:37Böyle burada yağı süzülüyor.
00:48:39Yağı süzülüyor.
00:48:40Buyurun size hazır kaju.
00:48:45Kajumuz hazır arkadaşlar.
00:48:53Durmuş'un rotasında şimdi maceralı bir yola çıkıyoruz.
00:48:58Abijan'dan Kofokuva köyüne doğru yola çıkacağız.
00:49:03Yolda bakalım kameramıza neler takılacak.
00:49:05Oradan size renkli görüntüler sunmaya çalışacağız.
00:49:08Evet, Abijan'dan yavaş yavaş yolumuza çıkıyoruz.
00:49:23Yolun kenarında bir araba görüyoruz.
00:49:26Herhalde çamurdan geçemedi.
00:49:28Bir inip soralım bakalım neymiş.
00:49:31Belki yardımımız olur.
00:49:33Böyle bir yerde tabii ki onlar bize, biz onlara yardım edeceğiz.
00:49:48Musa yolda kaldı büyük ihtimal burayı geçemedi.
00:49:52Biz de durduk.
00:49:52Hem bu arada bunu fırsata çevirerek biraz muhabbet edelim.
00:49:59Mühendisler burada yol çalışması yapıyorlarmış.
00:50:02Mühendislerin şoförlüğünü yapıyor Musa.
00:50:05Burada böylece kalmış.
00:50:07Merci Musa.
00:50:08Selamun aleyküm.
00:50:09Evet arkadaşlar biz yolumuza devam edelim.
00:50:12Bu arada bu göletten nasıl geçeceğiz ben de merak ediyorum.
00:50:33Evet arkadaşlar geçtik.
00:50:35Şimdi önümüzde bir tane daha var.
00:50:37Orayı da geçersek biz bu köyün yolunu rahat rahat buluruz gibi geliyor.
00:50:42İki tane göle daha var.
00:50:51Dün de çok yağmur yağdı.
00:50:53Bu Afrika'nın iklimi 6 ay yağmurlu, 6 ay yağmursuz oluyor.
00:50:58Ama hava sıcaklığı çok fazla değişmiyor.
00:51:01Dün de çok aşırı bir yağmur yağdı.
00:51:03Ondan dolayı buralarda göletler oluşmuş.
00:51:06Yol kenarındaki bu ağaçlar dikkatimizi çekiyor.
00:51:09Bunlar kavuşçuk ağaçları.
00:51:11Şöyle bir yakından inceleyelim bunları.
00:51:15Türkiye'de küner ağaçları olur ormanlarda.
00:51:17Biraz onları andırıyor.
00:51:18Bunların kabuklarını soyuyorlar belirli bir miktarını.
00:51:22Daha sonra buralara tel koyup şöyle küçük küçük kaseler koyuyorlar.
00:51:26Ve bu kaselere buradan akan yağırlar, kavuşçuklar birikiyor.
00:51:31Şöyle size bir tanesini ben göstereyim.
00:51:33Şu şekil, bildiğiniz kavuşçuk birçok ürünün yapımında ham madde olarak kullanılıyor.
00:51:40Terliktir, döşektir.
00:51:43Bunun gibi birçok şey de ham madde olarak kullanılıyor.
00:51:45Yani kıymetli bir ürün.
00:51:46Buradaki gördüğünüz bütün ağaçlar yaklaşık dikildikten 7 yıl sonra kavuşçuk vermeye başlıyor.
00:51:53Mesela önce bir bölümünü kesiyorlar.
00:51:55Daha sonra diğer bir bölümünü kesiyorlar.
00:51:57Mesela bu ağacın kavuşçuğu komple alınmış.
00:52:01Buraya birikmiş.
00:52:03Şöyle biraz daha gidelim.
00:52:05Bu arada yılan çıyan yoktur inşallah.
00:52:07Buralarda biz terlikle geziyoruz ama.
00:52:09Eyvah eyvah.
00:52:10Afrika'nın ormanlarında terlikle geziyoruz arkadaşlar.
00:52:14Belgesellerde izlerken hep korkmuşumdur.
00:52:17De bir şey olmuyor ya inşallah.
00:52:19Bir şey olmaz.
00:52:19Bakın yine burada bir kavuşçuk ağacı.
00:52:23Şu anda kavuşçuk olmadığı için bunlar su dolmuş.
00:52:26Eğer bulabilirsem size güzel bir kavuşçuk şöyle çekeceğim.
00:52:36Bu kavuşçuk arkadaşlar.
00:52:41Bu kavak ağacına benzer küçük küçük ağaçlar.
00:52:44Ne diye merak ediyorsunuz ben de merak ediyorum.
00:52:47Şöyle ah eyvah eyvah eyvah.
00:52:50Bu olmamışı çektik.
00:52:58Evet bunun ismi manyok.
00:53:02Bunların yapmış olduğu en çok yemiş olduğu yemeklerin ham maddesi.
00:53:07Ben patatese benzeye tuttum bunu ama bu daha çok bir ağacın kökünden oluyor.
00:53:13Bu daha büyüyecek.
00:53:14Bunlar büyüyünce buraları yakıyorlar.
00:53:17Daha sonra bunların köklerini çıkartıyorlar.
00:53:20Bizde nasıl pilav, patates, makarna, ekmek çok yeniyorsa bunlar da %90 bunu yiyorlar.
00:53:28Ve her öğün bunu yiyorlar.
00:53:29Onu gördük.
00:53:30Çarşıda pazarda da onu gördük.
00:53:32Bunu çıkardık ama normal ağaç değil.
00:53:34Onun için rahat olun.
00:53:41Köye doğru rotamız, yolculuğumuz devam ediyor.
00:54:00Bir saatlik yolculuk sonunda Kofoku'a köyüne geldik.
00:54:04Burada köylüler yol kenarında görmüş olduğumuz manyukları temizliyorlar.
00:54:10Bonjour.
00:54:11Bonjour.
00:54:12Sefa.
00:54:20Gezelim bakalım köy.
00:54:21Ya bu köy çok temiz bir köy.
00:54:23Şehre yakın olduğundan herhalde.
00:54:31Burası mutfakları köylülerin.
00:54:33Burası biraz zengin bir köy.
00:54:35Diğer köylere göre çok fakir değiller.
00:54:38İşte burada yemeklerini hazırlıyorlar.
00:54:40Şöyle gidelim.
00:54:42Burası aşhane.
00:54:43Yani köyün aşhanesi.
00:54:45Bayanlar geliyorlar.
00:54:47Burada yemeklerini hazırlıyorlar.
00:54:48Arkadaşlar her yerde hayat aynı.
00:54:51İnsanlar kanaat edenler mutlu.
00:54:53Kanaat etmeyenler genelde mutsuz oluyor.
00:54:57Ama burada Afrika'da genel olarak gördüğüm insanların gözleri mutluluktan parlıyor.
00:55:22Arkadaşlar her tarafta kertenkele var.
00:55:24Şunlara bak.
00:55:27Ama bu kertenkeleler zararsız.
00:55:31Burada hatta faydalı olduğu söyleniyor.
00:55:33Sinek çok olduğunda bunlar haşeratları, sinekleri yiyorlar.
00:55:38Onun için bunlar zararsız hayvan.
00:55:46Ve Barkade köyüne gideceğiz.
00:55:49Bakalım orada bizleri neler bekliyor.
00:55:51Şöyle yolumuza devam edelim.
00:56:14Normalde arabayla öbür köye gidiliyor ama biz kestirmeden patika yollardan yürüyerek gidelim dedik.
00:56:19Onun için buralardan geze geze öbür köye doğru yola çıkıyoruz.
00:56:35Şöyle bir bakacağım ben şuraya.
00:56:37Aslında çok da fazla değil.
00:56:39Yerden bu kadar yükseklikte ama bu tahtalar olmadan da buradan gerçekten gitmek çok zor gibi gözüküyor.
00:56:46Zaten o bataklıktan mecburen geçeceksin.
00:56:48Orası çok fazla derindi.
00:56:50Şöyle biz devam edelim.
00:56:51Bak yine burada aynı şekilde bataklık var.
00:57:00Geldiğimiz köyde yaşayanlar bu tahtalardan, daha doğrusu bu köprüden, bu iskeleden geçerek buradaki okullarında okuyorlar.
00:57:08Biz de onlar gibi geçiyoruz.
00:57:10Biraz çocuklar için burası tehlikeli ama biraz yoruluyorlar ama sorun yok diyor.
00:57:15Hepsi canavar gibi, hepsi cengaver.
00:57:18Ok buradaki diyor, bu nehir diyor, okyanusun kıyısındaki lagünlere akıyor diyor.
00:57:28Burama geliyor.
00:57:30Yani buradan düşersek biz hapı yuttuk ufaktan.
00:57:33Burkina Faso'dan geliyor diyor bu nehir diyor.
00:57:44Arkadaşlar bakalım ablamız ne taşıyor.
00:57:50Evet balık kafası.
00:57:53Bizde nasıl sakatat çok tüketiliyorsa burada da sakatat olarak balığın sakatatı çok tüketiliyor.
00:58:00Bunu sarımsaklı, yağlı, soğanlı böyle güzelce kavuruyorlar.
00:58:05Ortaya farklı bir şey çıkıyor.
00:58:07Tabii bunu denemeyi düşünmüyorum arkadaşlar.
00:58:10Evet gördüğünüz gibi balık sakatatının başlarının üzerinde yeri var.
00:58:18Arkadaşlar hayatta denge çok önemli.
00:58:21Burada hiç kambur yerli görmüyoruz.
00:58:25Neden?
00:58:25Çünkü hep kafalarında bir şey taşıyorlar ve hep dengede gidiyorlar.
00:58:29Böyle dik duruyorlar.
00:58:30Bizim gibi böyle pesimiz, kambur, hayattan bıkmış halleri yok.
00:58:33Herkes böyle dik duruyor.
00:58:35Aşağı yukarı 7-8 kiloluk yüküyle birlikte buradan bizim geldiğimiz yoldan geçecek.
00:58:40Salü, okvar, merci, bay bay.
00:58:41Bon koraj.
00:58:46Biraz önce tarlalarından geçtiğimiz size ham maddesini göstermiş olduğumuz
00:58:50manyoktan yapılan yemek.
00:58:52İşte bu bunların bir nevi aslında bu unu.
00:58:55Bu şekilde bunu hazırlıyorlar.
00:58:57Yaz, kış devamlı bunu yiyorlar.
00:58:58Çatal, kaşık öyle şeylere çok fazla ihtiyaç yok.
00:59:02Hijyenik bir şekilde devam ediyoruz.
00:59:04Sequoza.
00:59:06Aa, suyumuz da geldi.
00:59:07Burada sular genelde bu şekilde torbalarda geliyor.
00:59:11Şöyle ben de bu arada su içeyim.
00:59:13Yanlış anlaşılma olmasın.
00:59:14Yeni yemek yediğim için şu anda yemeyeceğim.
00:59:18Ama arkadaşımız Cevdet burada alışmış buranın yemeklerine.
00:59:23Ama bu böyle yemez ki böyle yemen lazım.
00:59:25Çatal ile yenmez bu kardeşim.
00:59:28Burada yaşıyorsan buradakiler gibi yiyeceksin yani.
00:59:30Bak ben suyu onlar gibi içiyorum.
00:59:43Acizane şimdi sizlere Aceke yemeği yapacağım ben.
00:59:46Öncelikle Aceke'yi bu şekilde alıyoruz.
00:59:49Bu şekilde karıştırıyoruz elimizle.
00:59:52Elimi yıkadım bu arada.
00:59:53Şimdi preparabiyamadın mı?
00:59:54Evet, bu şekilde karıştırıyoruz.
00:59:56Evet, bu şekilde karıştırıyoruz.
00:59:57Okey, bakalım işin ucuları.
00:59:59Jumelonjmiye iyi karıştır diyor.
01:00:01Evet, bu şekilde karıştırıyoruz.
01:00:03Şimdi diyor birazcık tuz atı üzerine diyor.
01:00:06Şöyle hafif.
01:00:07Bu tuz biraz renkli.
01:00:09Biraz acı koyacaksın içerisine diyor.
01:00:11Ondan sonra biraz da diyor soğan koyacaksın diyor.
01:00:16Biraz da diyor yağ koyacaksın diyor.
01:00:20Hoop koyduk.
01:00:22Şimdi geldik Milala, şimdi ne yapacağız?
01:00:25Kesinlikle o muhafet mi o?
01:00:2810 kurşu.
01:00:35Buradan gerisini ablamıza yaptırdık ama.
01:00:38Hatta jövelfer, jövelfer.
01:00:39Evet, evet bak bu problem.
01:00:41Haa diyor, elini diyor biber yakabilir dikkat et diyor.
01:00:45Yavaşça yap diyor.
01:00:47Aa ayrı bir şekil aldı bu bu arada.
01:00:50Şöyle.
01:00:52Biz bu arada bu 100 frank, bu da 100 frank diyor.
01:00:55Komplet kompiyen komplet.
01:00:57Bu böylece 300 sefa oldu.
01:01:01Bir de yanına şöyle kellesini aldığımız zaman.
01:01:05Kompiyen 400 sefa.
01:01:07Şimdi 400 sefa oldu.
01:01:08Şimdi bu hazırlamış olduğumuz yeme arkadaşa ısmarlayacağız.
01:01:13400 sefa'ya.
01:01:1460 cent euroya geliyor.
01:01:16Bunu biz hazırladık ve ikram ettik.
01:01:19Afiyetle yiyor.
01:01:20Monopati muhafet.
01:01:29Manyuk'tan hazırlanan Aceke'nin şu anda nasıl yapıldığına bakacağız.
01:01:33Burada bir aile var onu yapıyorlar.
01:01:37Aceke'yi bir türlü öğrenemedim.
01:01:38Bir Aceke diyorum, bir Aceme diyorum.
01:01:40Aceme şehrinden aklımda kalıyor.
01:01:42Bunlar da bana gülüyorlar.
01:01:44Evet, Aceke'lerin kurutulmuş hali.
01:01:46Önce bir bakalım nasıl yapıyorlar.
01:01:52Arkadaşlar böyle çuvallara Aceke'leri koyuyorlar ham maddesini.
01:01:57Daha sonra bunu buraya makinenin altına koyup döndürerek bunu iyice suyunu çıkartıyorlar.
01:02:04Daha sonra bu şu hale geliyor.
01:02:05Tencerede bunu hafif kavuruyorlar.
01:02:07Elleriyle şu şekilde tane tane un haline getiriyorlar.
01:02:15Buraya güneşe seriyorlar ve kurutuyorlar.
01:02:19Bizdeki tarhana aklıma geldi.
01:02:20Bizde de köylerde tarhana yaparlardı.
01:02:23Ve bunu bir yıl boyunca yiyorlar.
01:02:26Eğer içerisinde bir de balık varsa bunun keyfine yok.
01:02:30Arkadaşlar köyde turumuz devam ediyor.
01:02:45Herhalde 5 yaşında falandır büyük ihtimal.
01:02:485 yaşındaki bir çocuk diğer küçük çocuklara bakıyor.
01:02:51Siz niye böyle çekiniyorsunuz?
01:02:53Sen niye öyle saklanıyorsunuz?
01:02:56Bizden korktu tamam tamam tamam tamam tamam korkma korkma tamam.
01:03:05Evet niye korktu çocuk?
01:03:08Belki ilk defa beyaz görüyor veya çok çilingen bilmiyoruz.
01:03:32Arkadaşlar şu güzelliğe bakın.
01:03:34Şu masumiyete bakın.
01:03:38Mutlu bir şekilde köylerinde bu güzel iklimde bu güzel ortamda bu güzel havada neşeli bir şekilde aza kanaat ederek buradaki
01:03:49köylüler yaşamlarını sürdürüyorlar.
01:04:03Buralarda biliyorsunuz su, kuyu çok önemli.
01:04:07Böyle kuyudan suyu çekiyorlar.
01:04:11Dün çok yağmur yağdığı için şu an kuyularda su var bereketli.
01:04:45İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:04:57Durmuş'un rotası Fildişi sahillerinde, Abijan'da Grand Basin bölgesinde.
01:05:04Grand Basin bölgesinin özelliği ilk sömürü başkenti olması.
01:05:09Bu görmüş olduğunuz bina da sömürge zamanında yapılan binalardan tipik bir Fransız mimarisi binası.
01:05:18Arkadaşlar Grand Basin'de bugün sizlere Avrupa'dakilerin Afrika'yı nasıl sömürdüğü hikayesini anlatmaya çalışacağız.
01:05:26Rotamız Grand Basin'de başlıyor.
01:05:53Grand Basin sokaklarında yavaş yavaş tarihi binaların arasında ilerliyoruz.
01:05:59Size yol gösterelim, rehberlik yapalım dediler.
01:06:02Bizi buranın en eski camisine götürecekler ve eski binaları göstermeye çalışacaklar.
01:06:07Fransızların 1700'lü yıllarda sömürgeye başlamasıyla burada birçok şey değişti.
01:06:14Adı üzerinde sömürge olduğundan dolayı buradaki Afrika kıtasındaki insanları sonuna kadar sömürdüler.
01:06:21Bugün ise yönetiminin büyük kısmı halen Fransızların elinde.
01:06:27Yani burada bir iş yapmak istiyorsanız Fransızların haberi olmadan kuş uçmuyor.
01:06:32Ve buranın asıl kaymağını halen her ne kadar sömürge bitti deseler de Fransızlar yiyor.
01:06:47Burası ilk mescit.
01:06:50Tabii ki daha sonra tamirat görmüş, betona çevrilmiş ama 1800'lü yıllardan kaldığını söylüyor rehberimiz.
01:06:57Şöyle içeriye baktığımızda normal bildiğimiz klasik ibadet edilen bir mescit.
01:07:12Kakao'nun %40'ı burada fil dişinde üretiliyor ama borsası Fransa'da.
01:07:19Kaju'da burası dünyada bir numara ama kajunun borsası da maalesef burada değil.
01:07:25Bunun yanında buradan sonra en çok işlenmiş kaju Venezuela'da satılıyor.
01:07:31Burası ham kaju'da bir numara.
01:07:34Bunun yanında kahvede ise burası dünyada üçüncü sırada yer alıyor.
01:07:39Ve bu ülkenin kendine yetecek kadar petrolü de var.
01:07:57Türkiye'nin 20 sene öncesinde olduğu gibi çocuklar burada eğleniyorlar.
01:08:05Çok da fazla rahatsız etmeden biz ufak ufak ufak edelim.
01:08:07Sabah.
01:08:09Ücubiye.
01:08:23Burası sömürge zamanındaki ilk bankası Fransızların.
01:08:31Burası da UNESCO tarafından koruma altına alınan Fransızların ilk yaptırmış olduğu otel.
01:09:01Arkadaşlar burada hafif bir müzik duyduğumuzda hemen dans ediyorlar.
01:09:07Herkes bir telden çalıyor.
01:09:08Ben de bir telden çalıyorum.
01:09:10Allah sonunu da ayır etsin.
01:09:12Ama bunların neşesi beni hasta ediyor.
01:09:29Arkadaşlar biz de ufak ufak dansımızı yaparak buradan çıkalım.
01:09:33Yolumuza devam edelim.
01:09:48Selamun aleyküm.
01:09:49Bonjour.
01:09:50Şöyle bu küçük teknede bir tur atalım.
01:09:55Unperson.
01:09:56Tamam.
01:09:56Burası Granbasan ve biz Lak'tayız.
01:10:00Yani okyanus uzantısı.
01:10:01Korkmayın köpek malığı falan gelmez.
01:10:05Yalnız diyorlar ki burada timsah olduğunu söylüyorlar.
01:10:08Şöyle ben bir tur atıp geleyim.
01:10:10Bakalım kameramıza daha neler takılacak.
01:10:34Şimdi de okyanusa doğru şöyle bir yol alalım bakalım.
01:10:38Merci mon frère.
01:10:54İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:10:57İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:10:58İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:11:15İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:11:40İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:11:43What is your dream?
01:11:47What is your dream?
01:11:49You are already singing.
01:11:50You are a musician.
01:11:52This life is beautiful.
01:11:54This life is beautiful.
01:11:57You are good?
01:11:58No, I live in another place but not here.
01:12:01You are living in another place.
01:12:03But you are here today.
01:12:06You are here.
01:12:06You are here.
01:12:08What is your dream?
01:12:11It's a big room.
01:12:12It's a big room.
01:12:13I said, I have a dream.
01:12:17I said, I have a dream.
01:12:19I said, I have a big room.
01:12:21I have a concert in a big room.
01:12:24I have a concert in a big room.
01:12:24Thank you Mike.
01:12:30Hyjien, poverty, poverty, problems, etc.
01:12:35But if you say Africa,
01:12:36look for today,
01:12:37you will be a big room.
01:12:40There are fears of Germany.
01:12:42You will get your dream.
01:12:42I have to stretch with his way here.
01:12:45But on the left side.
01:12:47We can'
01:12:47We are now in the city of Yonustan ayrılmış Plak ve püfür püfür esen bu rizganın içerisinde şu anda cennet
01:12:54gibi bir mekanda, cennet gibi bir yerdeyiz.
01:12:56Arkadaşlar, rotamız devam ediyor.
01:13:37Bu ATV'ye ilk binişim, ilk deneyimim ama bir şekilde becerdik.
01:13:42Şapka'muştu, gözlüğüm ıslandı, pantolonum ıslandı, keyif verici bir deneyim oldu.
01:13:48Bu arada Michael halen Okyanus'a karşı şarkısına devam ediyor arkadaşlar.
01:14:20Efendim, bu haftaki rotamızdan şimdilik bu kadar.
01:14:25Yeni rotalarda görüşmek ümidiyle, hoşçakalın.
01:14:58İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:14:59İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Comments