Skip to playerSkip to main content
  • 1 hour ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/watch?v=tmc92hm1cuw
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social‬
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz

Category

📺
TV
Transcript
00:18Merhaba sevgili Fikir Durağı izleyicileri.
00:21Bu haftada ülke gündemlerini ve dünya gündemlerini konuşmaya devam ediyoruz.
00:25Bugün daha çok öne çıkan İran, Suriye, Türkiye hattını konuşacağız.
00:31Aslında tüm bu ülkeler bölgesel bir denklem gibi görülse de bütün dünya güçlerinin elinin orada olması,
00:37Amerika'dan, İsrail'e, İngiltere'den, Rusya'ya, Çin'e aslında bir anlamda dünya gündemlerini de konuşma anlamına geliyor.
00:45Fakat bütün bu gündemlerin içerisinde görülmeyenleri tabii yine her hafta olduğu gibi programımızda gündeme almaya çalışacağız.
00:51Burada özellikle savaş içerisindeki kadınların durumu ve hatta kazanımları, entegrasyon süreçlerinde neler yaptıkları
00:59bugün yine program başlıklarımızın önemli vurgularından birisi olacak.
01:03Peki tüm bunları kiminle konuşacağız?
01:05Dem Parti, Ahmet Milletvekili Ceylan Akça bizimle beraber.
01:10Hoş geldin Ceylan.
01:11Hoş bulduk deste.
01:12Ahmet'ten ayağının tozuyla İstanbul'a direkt stüdyomuza geldin. Çok teşekkürler.
01:17Ben teşekkür ederim ağırladığınız için. Bu kadar kısa süredemdi.
01:20Nasılsın?
01:22Yorgun ama yoğun bir gündem. Durumun her şeyin yeniden şekillendiği farklı bir gündem.
01:29Bir de İstanbul'dayız şu anda ve İstanbul'da Parlamentolar Arası Birliği'nin 152. Genel Kurulu var.
01:36Dünyanın her yerinden insanların toplandığı ve demokrasiden, güvenlikten, uluslararası ilişkilerden bahsedecekleri bir gündem olacak.
01:43O yüzden yoğun bir gündem.
01:45Biz İran'la başlayalım o zaman. Bütün bu yoğun gündemlerin içerisinde bir müzakere süreci vardı ama olmadı.
01:52Olmayan ne? İran'da şu an ne olacak bundan sonra? Niye bir türlü mutabakat sağlanamıyor?
01:59Yani bu gerçekten ABD'nin kaybı mı? Yani savaştaki kaybını masada mı kazanmaya çalışıyor?
02:05Sen nasıl görüyorsun şu anki durumu?
02:09Birincisi bu savaşın partnerlerine bakmamız gerekiyor ve bu partnerlerden birisi Amerika, diğeri İsrail.
02:16Diğer tarafta da bu savaşın öbür tarafında duran da İran var.
02:20Şimdi ABD'nin bu savaştan beklentisi, İran'a yönelik savaştan beklentisi, İran'ın bölgede silah verdiği o vekil güçlerinin zayıflatılması
02:32veya çekilmesi, İran'ın aslında birazcık daha dünyaya açılmasının önünün açılması ve ABD bloğuna karşı düşmancıl bir İran'dan ziyade daha
02:43dostane bir İran beklentisi var.
02:45Ve İran'ın en büyük aslında ABD'nin, İran'ın en büyük beklentisi nükleer kapasitesini, yani nükleer geliştirme kapasitesinin bitirilmesi,
02:54zayıflatılması değil, neredeyse bitirilmesi.
02:57İsrail ise bambaşka bir şey istiyor.
02:59İsrail, İran rejiminin bütünüyle değiştirilmesini istiyor.
03:03Çünkü İran rejiminin, İran'daki rejimin ana önceliklerinden birisi İsrail devletinin yok edilmesi, İsrail'in tümüyle yok edilmesi.
03:10O yüzden iki tarafta birbirini, birbirinin varlığını tehdit olarak görüyor.
03:15İsrail her ne kadar İran'ın bitmesini istiyorsa, İsrail de biri o kadar istiyor.
03:21Karşılıklı bir birbirini yok etme arzusu var.
03:23O yüzden de savaştaki beklentiler farklı olduğunda, mutabakat veya müzakere zeminlerinin oluşacağı tartışmalar da farklı yürüyor.
03:31ABD bu savaşa girdiği zaman İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatacağını çok hesap etmemişti ve düşünmemişti de bu kartı oynayacağını
03:40düşünmüyordu.
03:40Çünkü bu kart İran'ın kendisini de incitmesi anlamına geliyor.
03:43Çünkü İran'da kendi yegane gelir kaynağı olan petrol satışını yine bu hattan yapıyor.
03:51Bu hattan kapatılması demek, İran'ın zaten birkaç ay önce geçtiğimiz yılda devam eden protestolarına konu olan ekonomik gerileme ve
04:00ekonomik problemlerin büyümesi anlamına geliyor.
04:02Ama ne zaman ki İran bu durumun ki Ayetullah'ın suikastıyla birlikte netleşti, bunun artık bir varlık yokluk savaşı olduğuna
04:11tam olarak kanaat getirdi.
04:13İşte o zaman elindeki bütün kartları oynamaya başladı.
04:16Ve savaşa baktığımızda ne yaptı?
04:18ABD üstlerinin olduğu özellikle körfez ülkelerine, körfezdeki ABD üstlerine ve körfezdeki altyapılara, enerji altyapılarına özellikle ve ulaşım altyapılarına saldırıya başladı.
04:32Neden? Çünkü savaşı bölgeye yaymaktan başka kendi varlığını kurtaracak bir adımı görünmüyordu.
04:39Zaten bence müzakerelerin şu anda tıkanmasının bir diğer nedeni de bu.
04:45ABD'de Trump bu müzakerelere başlamadan önce şey demişti, bir medeniyeti sonlandıracağım, çok kötü istemiyorum ama sonlandıracağım gibi cümleler etmesinden bir
04:56gün önce,
04:57bir önceki dönem İran Dışişleri Bakanı Javad Zarif, Foreign Affairs dergisinde bir yazı yayınladı.
05:05Müzakerenin koşulları nedir? İran'ın beklentileri ne olmalı? ABD'nin beklentileri ne olmalı? diye uzuncasına yazdı.
05:12Ama orada bence ortada görebileceğimiz üç tane temel şey var. İran'dan beklentiler ve ABD'den beklentiler.
05:20İran'dan beklentiler arasında işte İran'ın füze kapasitesini azaltması, sınırlandırılması,
05:27belli bir sayıya getirmesi, İran'ın yine nükleer geliştirme kapasitelerine son vermesi,
05:32İran'ın, ABD'nin kapalı olan aslında neredeyse batının kapalı olan diplomatik misyonlarını açması,
05:39yine İran'ın ekonomik yapısını dünyaya açması, yani ekonomik olarak kendini açması ve enerji kanallarını açması gibi bazı koşullar koymuştu.
05:47Yani İran'dan beklenenler, ABD'nin İran'dan bekledikleri.
05:51Diğer bir taraftan İran'ın ABD'den beklentilerine baktığımızda, orada da ilginç bir şeyler söylüyordu.
05:57Diyordu ki ABD'nin İran'a yönelik olan yaptırımları kaldırması, BM Güvenlik Konseyi'nde İran'a karşı alınmış kararların geri
06:05alınması,
06:06İran'ın çeşitli yerlerde diplomatik temsilcilikler açması ve İran'ın bir miktarda olsa nükleer kapasite geliştirmesine müsaade edilmesi.
06:16O onar madde vermişti karşılıklı olarak ama bence en öne çıkan beşer madde karşılıklı olarak bunlar.
06:21Yani aslına bakarsak ABD'nin de bugün itibariyle bence İsrail'e karşıt olacak bir noktada İran'ı dünyaya açmak istiyor.
06:31Ama bir kendisine veya yapısına ve oluşturduğu uluslararası düzene, kendi kafasına göre kurduğu,
06:36bunu tasvip etmediğimi öncelikle belirteyim yanlış bir yere çekilmesin diye.
06:40Ama kendi kurduğu düzen içine İran'ın çekilmesini ve İran'ın o uluslararası hegemonya düzenini birazcık entegrasyonunu istiyor.
06:48Müzakere bunu gerektiriyor. Ama işte karşılıklı olarak belli ki bunlar da anlaşılamadığı ve bu müzakere koşullarının
06:54İsrail'in benimsediği rejim değişikliğine gitmemesi sebebiyle de şu anda tıkanmış durumdayız.
07:00Şimdi bütün bu anlatın çerçeve içerisinde İran neden dışa açılmaya direniyor?
07:06ABD'nin neden böyle bir beklentisi var ve Hürmüz Boğaz'ı burada neden bu kadar kritik bir noktada diyeyim?
07:12Dünyanın en büyük, yanılmıyorsam 3. doğalgaz rezervleri İran'da.
07:17Petrol rezervleri çok geniş.
07:19Müthiş bir potansiyeli var, ekonomik bir potansiyeli var.
07:22Ama o malum devrimden sonra dünyaya tamamen kapanmış bir yer.
07:26Ve bu kapanmanın getirdiği ekonomik bazı değil çok büyük devasa bir gerileme var.
07:32Ve bu sokaklarda aktif bir şekilde artık protestolara sebep oluyor.
07:36Şöyle bir değerlendirme görmüştüm ve çok pakiki o yüzden onu bana ait olmadığını belirterek bu değerlendirmeyi yapacağım.
07:44İran'da 20, 20 ve 60 şeklinde toplumu bölebiliriz, kategorilendirebiliriz.
07:51%20'si yoğun bir şekilde, gözü kapalı bir şekilde bu rejime ait hissediyorlar ve bu rejimi savunuyorlar.
07:57%20'si yine bir o kadar yoğun bir şekilde, gözü kapalı bir şekilde bu rejimden nefret ediyorlar.
08:04Ve %60'ı ise, İranların %60'ı ise sadece doğru düzgün, barışçıl, doğru ekonomik koşullarla ortalama bir şekilde herkes gibi
08:15hayatlarını idame ettirmek istiyorlar.
08:17Yani İran'ın ne olacağına karar verecek olan kesim aslında bu %60'lık kesim.
08:21Şimdi bu %60'lık kesim de rejimi birazcık olsun yeni bir değişime zorluyor.
08:27İran ve İsrail, İsrail ve ABD saldırılarından önce hatırlarsınız İran'da başörtüsüyle ilgili başlayan,
08:34Mahsa Amine, Mahsa Amine eylemlerinde de ortaya çıkan o tavırdan sonra farklı bir yumuşama gelişmişti.
08:42Kadınlar artık açık bir şekilde saçlarını açabiliyorlardı, istedikleri kıyafetleri yasaya aykırı da olsa bunu yapmaya başlamışlardı.
08:49Çünkü İran rejimi de bir noktada ister istemez bir normalleşme ihtiyacını hissetmişti.
08:54Çünkü gerilen bir telin kopma ihtimali var ve bu gerilmeyi gören İran rejimi sahada en azından aktif bir şekilde başörtüsüne
09:02yönelik bu sıkı tavrını birazcık geriye bırakmıştı.
09:06Ama mesela Kürtlere yönelik tavrını hala sonlandırmamıştı.
09:09Ki bu müzakerenin bence devam eden müzakerenin bir diğer ayağı da orası ama buna programın kalan kısmında şey yaparız, geliriz.
09:16Tamam.
09:18O zaman Kürtleri daha sonra konuşmak üzere biraz da Suriye'ye bakalım.
09:23Belki burada işte hem Suriye Kürtlerine hem İran Kürtlerine de sonra beraber konuşuruz.
09:28Suriye'de de 10 yılı aşkındır süren bir iç savaş vardı işte bazı rejimin devrilmesi ve en sonunda da 29 Ocak'ta
09:35yapılan anlaşma.
09:36Yani böyle özetleyelim tabii ki çok çatışmalı bir buçuk yıl geçti gel gitli.
09:41Bu anlaşma şu anda entegrasyon süreciyle ilerliyor diye görünüyor.
09:46Sen nasıl yorumlarsın, entegrasyon ne aşamada diyerek biraz da Suriye'ye bakalım.
09:52Bence Suriye İran savaşını da izleyen bir noktada olduğu için biraz durup bekliyor.
09:57Tıpkı Türkiye'nin buradaki süreçte İran'da olan savaşı görüp Kürtlerle ilgili meselelerde durup beklemeye karar verdiği gibi.
10:04Aslında iki partner gibi birbirleriyle koordinasyon içinde Kürtlere yönelik politikalarını yönlendiriyorlar ve buna yön veriyorlar.
10:13O yüzden zaten Türkiye Dışişleri Bakanı'nı sıklıkla Suriye'de veya Suriye Dışişleri Bakanı'nı sıklıkla hemen Türkiye Dışişleri Bakanı'nın
10:21yanağının kenarında görüyoruz.
10:23Birbirlerinden çok uzak değiller çünkü politik olarak buradalar.
10:26Ama Suriye'de 8 Aralık 2024 ile birlikte başlayan süreç yalnızca Türkiye'nin yönlendirmesiyle açılmış bir süreç değil.
10:33Daha geriye giden belgelere baktığımızda İngiliz istihbaratının HTŞ ile İdlib'de olduğu süreçte iletişime geçtiği ve Jolani'yi yetiştirmeye başladığı ve
10:45ESA'da alternatif olarak gelebilecek kişinin ve yapının sünni olması gerektiğini ve bu sünnilik aidiyeti içinde yönetim deneyimi olan diğer yapılara
10:56baktığında bu yüzden Jolani'yi tercih ettiğini zaten apaçık bir şekilde söylüyorlardı.
11:00O yüzden benim bunu bu kadar yoğun bir şekilde belki tekrar etmeme gerek yok.
11:04O yüzden de rejim, mevcut rejim şu andaki Jolani'nin, Ahmet Alşar'ın yönetimindeki rejim tek başına hareket edemiyor.
11:13Bir taraftan İngilizlerle hareket etmek zorunda veya onların istedikleriyle ki eğer birazcık böyle mikroskopla yakından bakarsak şu anda Suriye'nin
11:22yeniden inşasına dair hangi şirketlerin gireceğine dair en açık yol haritasını Şam'daki İngiltere Büyükelçiliği veriyor.
11:30Büyükelçinin eğer yazdıklarına bakarsanız bu Suriye'nin yeniden inşasında aktif bir şekilde görev alacak olan kişilere veya aktif bir şekilde
11:40girmek isteyen şirketlerin, iş insanlarının iletişim kurabileceği diğer bir kanal olarak da İngiltere Büyükelçiliği'nin web sitesinde Türkiye gösterilir.
11:49Türkiye ile işbirliği kurulabilir, Türkiye ile konuşulabilir.
11:52Suriye'de kurulacak işbirlikleri ile ilgili.
11:53Diğer bir partner Suudi Arabistan.
11:56Suudi Arabistan'ın yoğun bir yatırımı var.
11:59Zaten hatırlarsınız Trump'la Shara'yı yanılmıyorsam Dubai'deydi.
12:06Belki Sharm el-Sheik olabilir.
12:08Sharm el-Sheik'ti evet.
12:10Orada bir araya getiren, Shara ve Trump'ı bir araya getiren kişi Suudi Prens'ti.
12:15Çünkü büyük bir yatırımı var.
12:18Yani Suriye'deki bütün ihaleleri almak istiyor.
12:20İşte şu anda mesela hava sistemini, uçuş sistemlerini, havalimanlarının işletilmesini Suudi Arabistan'a vermiş gibi görünüyor.
12:28Eğer bir değişiklik olmadıysa son kontrol ettiğimde böyleydi.
12:31Şimdi haliyle Suriye'de bir taraftan entegrasyon, bir taraftan işte sivil bir halkın, kimliği yok sayılmış bir halkın entegrasyonu.
12:41Diğer bir yandan da Suriye'nin küresel sisteme ekonomik entegrasyonu aynı anda devam ediyor.
12:48Ekonomik entegrasyonu sağlayan kişilerin Shara'dan beklentileri bir an önce ülkenin kontrolünü sağlaması.
12:55Ülkenin kontrolünü sağlama mecburiyeti ve o zaruret Shara'yı farklı bir şekilde davranmaya itiyor.
13:03İşleri aceleye getirmeye.
13:04Tıpkı Halep'teki işte Şeyh Mahsud Mahallesi'ne girmeleri, buna yönelik operasyonları orada aldıkları tavırdan görüyoruz.
13:11Bu alel acelelikle birlikte birçok istemediğimiz görüntü ve katliamlar ortaya çıkıyor.
13:20Hali hazırda gördüğümüz kadarıyla kimliklerin verilmesine başlandı.
13:25Kürtlerin Suriye'de tanınan bir kimlikleri yoktu.
13:28Ama burada da farklı bir tartışma var.
13:30Arap diye geçiriliyor.
13:32Yani etnik olarak bir Kürt kimliği olarak tanınmaması ile ilgili şikayetler vardı.
13:36O yüzden şu anda yine yanılmıyorsam devamında Suriyeli olarak kayıt geçiyor.
13:41Yani Suriye'nin bir parçası olan insanlar olarak geçiyor.
13:43Kobane'deki yeni belediye başkanının perspektifi şu anda tasvip edilebilir pozisyonunda duruyor.
13:52Ama entegrasyonun eğer dilediğimiz ölçüde 29 Ocak'ta da belirtilen çerçeve şeklinde tümüyle ilerlediğini söylersek çok doğru olmaz.
14:02Çünkü dediğim gibi yani İran'ı izliyorlar, iki tarafta izliyorlar.
14:05Türkiye size bir yakın zamandaki bir devlet görevlisinden bir alıntıyla söyleyeceğim bunu.
14:10Bir komisyon toplantısında söyledi.
14:12Dedi ki bizim İran'da yeni bir SDG macerasına izleyici kalmamız mümkün olamaz dedi.
14:22Tam da aslında bu beyan Suriye'de devam eden yavaşlama ile Türkiye'deki devam eden yavaşlamanın ne kadar kesişimsel olduğunu gösteriyor.
14:30Türkiye'ye gelmeden ama Suriye'yi biraz daha konuşalım istiyorum.
14:33Özellikle kadın meselesi.
14:34Şimdi bir tarafıyla aslında kadının kimlik olarak bile görülmediği, Kürt kadın kimliğinin ayrıca hiçe sayıldığı bir coğrafyada
14:43hem kadınların kazanılmış hakları hem işte diplomatik olarak sürdürdükleri mücadele İlham Ahmet başta olmak üzere hem Suriye, Demokratik Suriye güçlerinin
14:54kazanımları ve bir de kadın ordulaşmasının da entegre olma meselesi.
14:59Tüm bunlar şu anda masada ya da pratikte nerede görülüyor?
15:04Buna rezistans geliştirdiklerini görebiliyoruz.
15:08Çünkü YPJ komutanları sıklıkla Şam'a gidip bu birliklerini yani kadın savunma yapılarını özel bir şekilde sürdürmeye devam etmek istediklerini
15:18açıkça söylediler.
15:19Buna yanıt olarak yine teyide muhtaç bu.
15:23Suriye ordusu içinde bir kadın polis biriminin oluşturulabileceğine dair beyanlar oldu ama bu henüz somutlaşmış değil.
15:29Ama böyle bir şey olsa bile YPJ'nin önerdiği güvenlik biçimiyle merkezi yapının önerdiği güvenlik mekanizmasının birbirine çok benzemediğini düşünüyorum.
15:42Çünkü şu anda örneğin kabinede bulunan tek kişi Suriye'deki işte mevcut kabinede, atanmış kabinede bulunan tek bir kadın var.
15:50O da benim çok kadın arkadaşım var diyen bir perspektiften geliyor.
15:54Yani kadın özgürlükçü veya kadının dahiliyetini esas alan bir kadın figür değil.
16:01Evet evet aynen öyle değil.
16:03Bu arada bu beyanı birebir söylediğini duyduğum için söylüyorum.
16:07Münih'te katıldığı bir oturumda benim çok kadın arkadaşım var, benim çok Kürt arkadaşım var diye açık bir alıntıyla söylüyorum bunu.
16:14Yani bu perspektifle YPJ'nin benimsediği perspektif aynı değil.
16:18O yüzden de oluşacak entegrasyon YPJ'nin benimsediği üzere onların kadın kimliklerini de tanıyacak ve baskılamayacak ve kendine göre erkek
16:30aklıyla şekillendirmeyecek şekilde olması gerekiyor.
16:33Ama bu entegrasyon da yine aynı İran meselesine takılıyor.
16:36İran'daki çatışmalı sürece dayanıyor.
16:39O da bekleme halinde.
16:41Yani aslında birçok taş havada duruyor ama hala yerine oturmuş gibi.
16:44Burada yine geliriz ama özellikle burada yani mesela Münih konferansında siz de vardınız.
16:50Daha sonra Brüksel'de yine bir konferans yapıldı.
16:52Gerçekten kadınlar orada özne olarak bulunuyorlardı, masadalardı.
16:59Bütün yani şimdi Orta Doğu coğrafyasına baktığımız zaman da burada bir kadın kimliğinin görülmemesi, yok sayılması yani varlık yokluk meselesi
17:08de söz konusu.
17:09Avrupa'da da bu tarz diplomatik ziyaretler oluyor.
17:12Avrupa kadınlarının gündemine bu giriyor mu?
17:14Yani kadın dayanışması, enternasyonel mücadele olarak baktığımızda buralardaki entegrasyonu daha da aslında kuvvetli bir yerden, daha görünür bir yerden örmek
17:27gerekmiyor mu?
17:28Öyle bütün Avrupa'nın kendisi kendini daha büyük bir savaşa hazırlıyor.
17:35Almanya'da 17-45 arası erkeklerin 3 aydan fazla yurt dışına çıkmaları haline bunu bildirme gerekliliğinin getirilmesi,
17:42Fransa'da yine benzer askeri kapasitesine ilişkin biraz envanter oluşturma çabaları,
17:49topluma yani nüfusa yönelik aslında askeri kategorilendirme girişimleri daha da genişleyecek bir savaşın önümüzde olduğunu gösteriyor.
17:57Belki de Avrupa'ya yayılacak bir savaşın önümüzde olduğunu gösteriyor.
18:01Bu da demek oluyor ki daha çok erkek daha az kadın perspektifinin de bizim önümüzde olduğunu gösteriyor.
18:08O yüzden Avrupa'dan veya dünyanın işte Amerika'dan kadın perspektifi bunu görüyor ve buna göre de kendini hizalandırıyor.
18:17Hizalandırma ile kastım geri çekilme vesaire değil pozisyon alıyor ve bu pozisyon alma da işte küresel,
18:23internasyonel bir kadın mücadelesini örme anlamında pozisyon alıyor.
18:27Bazen bunu Afganistan'daki kadınlarla dayanışmada görüyoruz ama kimi zaman da İran'daki protestocularla görüyoruz.
18:34O yüzden de kadın perspektifi işte sizin bahsettiğiniz bu Brüksel'deki toplantıda oradaki irade,
18:42hele ki gelen iki diplomatın da kadın olması çok önemliydi.
18:45Bunu göstermek anlamında yani oradaki kadın devriminden vazgeçilmediğini göstermek bağlamında çok önemliydi.
18:52Ama dünya...
18:53Bunu görüyor mu?
18:55Şöyle bir tane akademisyenden alıntı yapacağım.
18:59Bence başka bir yerden yaklaşmıştır.
19:01Şimdi Suriye yıkılmış bir ülke, baştan inşa edilmesi gerekecek.
19:06Yani altyapısı, üst yapısı her şey yok olmuş durumda.
19:09Ve bu inşanın tamamlanabilmesi için mevcut insan gücü, erkek insan gücü yeterli değil.
19:17O yüzden ekonomik olarak bile baktığında Suriye rejiminin kadınların bütün yaşamın her alanına aktif bir şekilde katılmasını sağlamaktan başka bir
19:27çaresi olmadığını söylemişti.
19:28Yani kapitalizm bile diyor ki, siz diyor, kadını o geleneksel bakış açısıyla eğer arka planda bırakırsanız arzuladığınız büyümeyi sağlayamazsınız diyor.
19:40Sırf bu sebeple bile olsa başka bir perspektif belirlemelisiniz diyor.
19:45Ama tabii ki de bizim benimsediğimiz perspektifte kadın sadece ekonomik bir işte metanın üretilmesinin bir parçası olmak değil,
19:53bütün yaşamın, yeni yaşamın örülmesinin tam ortasında ve kalbinde olmalı diyoruz.
19:57Farklı yerlerden belki benzer şeyler söylüyor olabiliriz ama ideolojik olarak aynı yerde değiliz.
20:04Şimdi o zaman o bekleme haline gelelim.
20:07Şimdi Rojava'da böyle bir örnek var.
20:09Siz de söylediğiniz işte iki kadının irade olarak Avrupa sahnesine, dünya sahnesine çıkması.
20:14Ama bir taraftan da işte Rojava ve İran Kürtleri, onların kazanımlarının olası güçleri korkutması ve bunun bir bekleme hali yaratması.
20:26Bütün bunlar yani o bekleme halinden nasıl çıkılacak?
20:30Entegrasyon sürecinin özellikle yani Suriye'de atılacak her adım İran'ı nasıl etkiler?
20:36Oradan tabii ki yine Türkiye'yi nasıl etkiler?
20:38Suriye'deki iç savaşın devam etmesinin en büyük nedenlerinden biri İran'ın Esad'a verdiği destekti.
20:46Haçlı Şabiler'in oradaki varlığıydı.
20:49Ve şu anda İran'ın o sahnede olmaması Suriye için tabii ki de denklem değiştireceği.
20:55Ama burada İran'daki Kürtler için ana gündem asla ilk adımı atan olmak olmamalı.
21:05Şu anda...
21:06Neden?
21:07Yani şeye bakalım, Trump'ın seçilmesinden birkaç ay sonra Mart ayıyla birlikte başlayan Tom Barack'ın başlattığı
21:16biz Kürtlere hiçbir şey borçlu değiliz söyleminden başlayalım.
21:19Bu en büyük, en açık işaretlerden birisi.
21:23Ardından Jim Jeffrey'in benim dönemimde de 2016'da da biz Kürtlere hiçbir şey vaat etmedik,
21:28hiçbir şey söylemedik.
21:30Onlara borçlu değiliz söyleme.
21:32Bu demek oluyor ki sahada şu anda Kürtlerin güvenebileceği tek partner kendileri.
21:38O yüzden de Suriye'de yaşadıkları deneyim onlara İran'da temkinli olmanın ana bir gereklilik olduğunu gösteriyor.
21:47Bir de savaşın gidişatına baktığımızda ABD'nin ana önceliğinin bu rejimle bir noktada müzakere etmek ve bir mutabakata varmak olduğu
21:57görülüyor.
21:58Peki onlar mutabakata vardığında Kürtlerin başına ne gelecek?
22:01Kim onların savunusunu sağlayacak?
22:04Bu Şeyh Mahsut'ta neyi gördüysek bunun aynısının İran'da yaşanmayacağını garanti edebilir miyiz?
22:10Hatta yaşanacağını garanti edebiliriz belki de.
22:13O yüzden de bu noktada İran'da bulunan Kürt gruplarının yapabileceği en iyi şey bekle ve gör.
22:21Stratejisini izlemek ve bekle ve görün yanı sıra kendi mekanizmalarını hazır etmek, kendi yönetim biçimlerini hazır etmek ve kendilerini inşa
22:29etmek.
22:29Üçüncü yol deyip da olduğumuz taraf orası.
22:31Tam onu diyecektim. Pejak'ın da söylediği üçüncü yolu böyle mi bu hattı görmek lazım?
22:37Öyle. Tam da öyle görmek gerek.
22:39Ama bir taraftan da o bekleme hali olası riskleri peki durdurabiliyor mu?
22:46Yani o saldırının olmayacağının yine yani bekleme pozisyonda kaldığında da bir garantisi yok aslında.
22:52Evet ama şu an neye karşı savaşacaklar?
22:54Savaşırlarsa neye karşı savaşacaklar?
22:58Yapabilecekleri en iyi şey bekleyip görmek.
23:00Bir de İran rejiminin geldiği pozisyon itibariyle böyle sancılı anlar bazı sancılı dönüşümlere de yol açabilir.
23:10İran dönüşmeye de karar verebilir.
23:12Demokratik bir cumhuriyet olmak yönünde bir irade de gösterebilir.
23:17Bu iradeyi gösterdiği zaman Kürtlerin konuşabileceği taraf İran da olabilir.
23:22Yani ABD ve İsrail'den ise bir arada yaşadıkları İran halkları ile birlikte de konuşabilirler.
23:26O yüzden de hemen bir taraf seçmek ve bu tarafın ardında sürüklenmektense taşların yerine oturmasını beklemek daha doğru bir strateji.
23:37Diplomasi yine burada çok öne çıkıyor.
23:40Siz genel olarak diplomatik faaliyetleri yani Kürtlerin yürüttüğü son süreçteki diplomatik faaliyetleri nasıl görüyorsunuz?
23:47Bence dünyanın her yerine yayılmış bir halk olmamız sebebiyle müthiş bir doğal diplomat kadromuz var.
23:56Doğal diplomat ile kastım örneğin ABD'de şu anda yaşayan yaklaşık 20 yıl önce oraya gitmiş olan ve o sistemin içinde
24:05çeşitli işler güçler yapmış olan bir kişi Rojava zamanında bir anda bir grup kurdu.
24:11Oraya binlerce Kürt'ü topladı ve onlarla birlikte eylemler organize etti.
24:16Doğal diplomatlar ile kastettiğim şeylerden birincisi bu.
24:19Avustralya'da bunlar çıktı, Danimarka'da işte Avrupa'nın birçok köşesinde çıktı.
24:23Bu bağlamda doğal halk diplomasimiz gelişmiş olsa da daha kurumsallaşmış diplomatik yapımızın buna nazaran, halk diplomasisine nazaran daha zayıf kaldığını
24:37görüyoruz.
24:38Ama bunun sebebi de devletsiz bir halk olmamız, dört parçaya yayılmış olmamız, dört parçaya yayılmanın getirdiği bazı farklılıklarımızın olması ve
24:49bu farklılıkları geride bırakarak birleşik bir Kürt cephesi veya Kürt birliğini sağlamak noktasında bir diplomatik iradeyi henüz oluşturamamış olmamızdan geliyor.
25:01Buna dair bazı girişimler var, geçmişten gelmiş ama bir yarı kadık kalmış, üzerinde çalışılabilir yapılar var ve bunun önünü de
25:12daha genç,
25:14işte Z jenerasyonu dediğimiz arkadaşların, gençlerin onların o alanlara girmesiyle dönüştürebileceğini,
25:22bu diplomatik alanı dönüştürebileceğini ve daha elimizdeki mevcut araçlarla halkımız için aslında, Kürt halkı için daha büyük kazanımlar edinebileceğimiz bir
25:35yere dönebilir.
25:36Çok diplomatik bir cevap verdiğimin farkındayım.
25:38Yok.
25:39Çünkü aslında ama bir taraftan yani soru da zor bir soru.
25:42Çünkü şöyle, savaşın ortasındayız yani.
25:47Dolayısıyla savaşın olduğu bu kadar çok büyük güçlerin olduğu ve aslında programın başında söylediğiniz yani o kadar çok güç ilişkileri
25:54ve ticaret ve doğal enerji kaynakları üzerinden ilerleyen
26:01veya ilerletilmeye çalışılan savaşlar, müzakereler, mütabakatlar var ki burada halkların özgürlüğü, kadınların özgürlüğü, bunların diplomasinin yapılması zaten çok zor yani.
26:15Bunun da farkında olan bir yerden tabii ki ben de soruyu sordum ama yine de Avrupa sahnesinde özellikle sizin de
26:24söylediğiniz iradelerin görülmesi,
26:26yani Rojava iradesinin sahne bulması, bugün dört parçada Kürtlerin konuşuluyor olması, İranlı Kürtler ne yapılacak diye soruluyor olması da belki
26:35de bu diplomatik faaliyetlerin,
26:37doğal diplomasinin sizin dediğiniz gibi bir parçası.
26:40Öyle görmek gerekiyor.
26:41Öyle öyle.
26:41Bir de şöyle mesela Macaristan seçimleri oldu ve orası Avrupa'da yıkılmaz denilen otoriter kalelerden birinin yıkılmasının önünü açtı.
26:52Şimdi o rejimle Orban rejiminin yıkılmasından önceki birkaç gün önce Trump'ın oraya gitmesi bekleniyordu.
27:02Macaristan'a gidip Orban'a açık bir şekilde destek vermesi bekleniyordu ama İran'daki savaş sebebiyle Trump seyahat edemedi, gidemedi.
27:10Onun yerine başkan yardımcısı J.D. Vance'i gönderdi.
27:15J.D. Vance çıkıp biz ABD olarak Orban'ı destekliyoruz, işte onun seçimi kazanmasını istiyoruz demişti.
27:21Rubio bunu söylemişti.
27:23Yani ABD açık bir şekilde bu otoriter rejimin, bu sağcı rejimin kazanmasını istediğini söylemişti.
27:29Bundan bu seçimden hemen yine bir iki hafta önceydi.
27:34Zaman şeyim, algım çok yerinde değil ama bir iki hafta öncesindeydi.
27:39Beyaz Saray'dan şöyle bir habersizdi.
27:42O haberde de şöyle diyordu.
27:43Trump ve Cumhuriyetçi Parti dünya çapında sağcı bir blok inşa ederek sol hareketlere karşı küresel bir mücadele hattı örmeyi, oluşturmayı
27:57planlıyor.
27:57Şimdi bu çok büyük bir şey.
27:59Ve bunun emarelerinden birini direkt olarak Macaristan'a gidip sağcı görülen, sağcı olduğu net olan otoriter rejimlerin teorisine konu olan
28:11Orban'ı desteklemiş olması bu hattın inşa edildiğini gösteriyor.
28:16Ama aynı zamanda bu hattın yıpranabilir ve yıkılabilir olduğunu gösteriyor.
28:22Ve hala solun da aslında ne kadar güçlü olduğunu ve korkutucu olduğunu ve buna karşı bir hat geliştirme gereği duyulduğunu
28:27da gösteriyor.
28:28Kesinlikle öyle.
28:29Kesinlikle öyle ve bu şunu gösteriyor.
28:32Daha yoğun bir enternasyonel bir hatta bir mücadele hattına ihtiyaç olduğunu gösteriyor.
28:38Ve bu enternasyonel mücadele hattının bir noktasında da Kürtler olacak.
28:44Onlar bunu oluşturacak ve burada duracaklar.
28:46Bunu durmak için diplomatik mekanizmalarını, dış politika mekanizmalarını güçlendirebilecek hem zihni, hem tarihi, hem de insan kapasitesine sahip.
28:56O zaman Türkiye'ye gelelim.
28:58Evet hadi gelelim.
28:59Türkiye ne yapıyor?
29:01Bu 2016'dan 20'ye kadar gelen süreçte Türkiye taraf seçmeye çalışıyordu.
29:06Ya da taraf seçmek değil bir taraf seçme mecburiyetinden uzak kalıp stratejik muğlaklık ile bazen Batı bloğuna bazen de işte
29:15Rusya, İran, Çin ve diğer yapılarını oluşturduğu bloğa doğru kendini bir oraya bir oraya doğru yayılıyordu.
29:23Ama vakit artık Türkiye için taraf seçme vakti.
29:26Çünkü Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaş ve Avrupa'nın yeni çıkan güvenlik ihtiyaçları ve bölgedeki yeni şekillenme Türkiye
29:36'yi aktif bir şekilde net bir pozisyon almaya ve taraf seçmeyi itiyor.
29:41Ve bu aralar gördüğümüz adımlardan anladığımız kadarıyla da kendini NATO'nun da olduğu bu bloktan yana pozisyonlandıracak.
29:51Hele ki NATO'nun yeni kol ordusuna Türkiye'nin koyduğu katkı, oradaki Türkiye'nin varlığı Türkiye'nin net bir şekilde
30:00pozisyon aldığını gösteriyor.
30:02Bunların dışında ne yapacak Türkiye?
30:04Şimdi işte iç siyaset ile dış siyaset aslında birbirini böyle çok besleyen ve şekillendiren şeyler.
30:15Dünyanın birçok yerinde de böyle.
30:16Otoriter rejimler genelde böyle yaparlar.
30:19Dışarıda güçlü görünerek içeride ya da dışarıda güçlü bir görüntüleri varmış gibi davranarak içeride seçmeni ve insanları konsolide ederler.
30:28Türkiye için İran'daki savaşın yoğun ekonomik etkileri olacak.
30:34Zaten bu Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla birlikte oluşan enerji krizinin oluşturacağı ekonomik krizin 1980'lerdeki krize benzeyeceği düşünülüyor.
30:46Ve devletlerin borçlanma oranı 2024 yılında %45'lerdeyken küresel olarak IMF ölçeğine baktığımızda %45'lerdeyken Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla birlikte
30:59bu oranın fırlaması bekleniyor.
31:01Zaten şimdiden birçok yerde ekonomik krizin oluştuğunu gördüğümüzde Türkiye'ninki gibi hassas ve enflasyon tarafından bu kadar yoğunca sarsılan bir
31:11ekonominin sarsılmayacağını düşünmek saflık olur.
31:15O yüzden de Türkiye şu anda ekonomik olarak bu sarsıntıdan nasıl çıkabileceğinin hesabını yapıyor bence.
31:22Bir de bölgesel savaş ve sürüklenme durumu da yine aslında masada duruyor.
31:27Ve tabii ki buradan da barış ve demokratik toplum süreci yani yine bir buçuk yıl önce Bahçeli'nin aslında iş
31:35cepheyi tahkim etmek olarak işte ortaya çıktığı.
31:38Abdullah Öcalan'a yine referans verdiği süreç onun üzerine Abdullah Öcalan'ın yapmış olduğu barış ve demokratik toplum çağrısı.
31:45Hala aslında bu riskler de masada duruyor.
31:50Buradan nasıl ama bir taraftan da biz buradan baktığımızda devlet kanadının somut adımları atmadığını da yine görüyoruz.
32:00Bundan sonra hani zaman daralıyor dediniz ya artık bir taraf seçmek zorunda.
32:04Kendi deyimleriyle iç cepheyi tahkim etmesi gerekiyor.
32:08Bunların adımları nasıl gelişecek yani önümüzdeki süreçte bunları görecek miyiz sizce?
32:13Rapora konu bu meclisteki malum komisyonun yayınladığı raporun 6. ve 7. maddesine konu birçok düzenleme hiçbir şey beklemeyi gerektirmeyen ve
32:27hemen bugün şu anda mesai saatleri içinde yapabilecekleri uygulamaları.
32:32Ahim kararlarını uygulamak için hiçbir şey ihtiyaçları yok.
32:35Kayyumu durdurmak için onları durduran hiçbir şey yok.
32:38Ama bunların hepsi her şey siyaseten bir pazarlık malzemesine dönüştürüldüğü için her şeyi değerlendiriyorlar şu anda.
32:47Bugün İstanbul'da havalimanına indikten sonra bir iktidar temsilcisiyle bir sohbet ediyordum.
32:55Ve bana başörtü eylemlerinde katıldığında işte onlara yönelik açılan kapatma davalarından, kapatma davasının konu gerekçelerden birinin başörtü eylemleri olduğundan bahsetti.
33:08Ardından da bana cezaevindekilerin tahliye edilmesine ilişkin hukuki düzenlemelerden bahsetti.
33:17Hukuki olarak ne olması gerekiyor, nasıl olabilir diye.
33:20Bu tartışmayı biraz garipsedim çünkü yasallık, hukukilik ve haklılık üç farklı şeyler.
33:29Örneğin ona şu argümanda bulundum.
33:32Sen bir başörtüsü eylemine katıldığında, oradan sana bir dosya açıldığında bunu yasalara göre yaptılar ve bunu hukuki buldular.
33:42Ama bu haklı bir şey değildi.
33:43Tıpkı Kürt meselesini savunan insanlara yönelik yasalar kullanılarak oluşturulan dosyaların haklı olmadığı gibi.
33:52Siyaseten çözülmesi gereken bir meseleye hukuki bazı böyle battaniyelerle bariyer oluşturmak bu sürecin ruhuna aykırı.
34:04Ve zaman, süreç, içinde bulunduğumuz savaş ateşi bizi hızlı davranmaya etmeliyken, şu noktada gördüğümüz beklemeye biraz gark etmiş durumda.
34:18Ana şeyler var.
34:20Mesela 19'unda Teja'nın yapacağı bir yürüyüş olacak.
34:24Gemli'ye yürüyecekler.
34:26Ve Sayın Öcalan'ın artık statüsünün netleşmesi gerektiğini defalarca söylediler.
34:31Bu defa yine söyleyecekler.
34:32Bu denklemin neresinde sizce bu yürüyüş?
34:35Mesela bütün program boyunca konuştuğumuz...
34:38Bu adımların işletilmesi için baş müzakereci olan kişinin hala tutsak pozisyonda olması nasıl kabul edilebilir?
34:45Kadınlar da bunu söylüyor. Nasıl kabul edilebilir diyorlar.
34:48Kabul edilemez.
34:48Çünkü bu barış ve demokratik toplum çağrısının ana mimarı, bunu yazan kişi cezaevinde.
34:56Ardından devletle müzakereleri yürüten, yasal çerçeve nasıl olmalı diye tartışma yürüten kişi hala cezaevinde.
35:03Hala oraya gidiş gelişler, adaya giden bota kimin binip binmeyeceğine karar veren devletin eli altında.
35:11Bu şekilde bu süreç sağlıklı bir şekilde ilerlemiyor, ilerleyemez ve bir süre yol kazası çıkıyor.
35:17Bu yol kazalarını engellemek ve de barışıl bir diyaloğun hakkını vermek için ve bu müzakerelerin küresel olarak da gerektirdiği ölçüde,
35:27gerektirdiği şekilde Sayın Öcalan'ın statüsünün tanınması gerekiyor.
35:31Bu tanınmayı da 19 Nisan'da kadınlar dillendirecekler.
35:36Şimdi hep devletin somut adım atmadığını biz de programlarımızda konuşuyoruz.
35:41Ama siz de söylediğiniz yerine zaten hala hazırda özel hiçbir şeye gerek yok.
35:46Yani var olan kanunlarla, yasalarla, ayım kararlarıyla bile yapılabilecek pek çok şey var.
35:53Ama bir tarafıyla küresel denklem zorlasa da hükümet kanadı, devlet pratikleri,
36:01geçmişte de gördüğümüz üzere bunu yapmak istemeyebilir, yapmayabilir.
36:06Veya bunu hızlandırmak için bir basınç oluşturmak gerekiyor olabilir.
36:11Burada yani muhalefet, sivil toplum, işte Rojava'dan örnek verdik,
36:17kadın hareketinden, diplomasiden, kadınların işte yine aynı şekilde Türkiye'deki kadın hareketleri,
36:22yani sadece Kürt kadın hareketi değil, bir bütün olarak.
36:25Nasıl biraz daha bu ülkenin önünü açacak, demokratikleşmeye,
36:29herkes demokratikleşmekten bahsederken bunu hızlandıracak şeyleri basıncı oluşturabilirler sizce?
36:35Toplumsal baskı, toplumsal destek ve Kürt meselesini çözmeyen çözülüyor.
36:42Çözülmeye devam ediyorlar, 100 yıldır çözülüyorlar ve çözülmek istemeyenlerin bu meselede hem bu meseleyi sahiplenmesi,
36:50bu meselenin çözümünü sahiplenmesi hem de bunun itici gücü olması gerekiyor.
36:55Çünkü kadın meselesinden bahsettiğimizde de birçok şeyin zemininde bu Cumhuriyet'in kuruluşunda oluşturulan o eşit olmayan anlaşma,
37:10eşit olmayan o zemin yüzünden bu noktadayız.
37:13Ve bu eşit olmayan zemin üzerinden devam etmek zorunda değiliz.
37:17Yeni ne olacağına, yeni küresel düzen inşa edilirken biz ne olacağımıza kendimiz karar verebiliriz, beraber karar verebiliriz.
37:26Buna karar vermek isteyen herkesin de bunun sahiplenmesi gerekiyor.
37:29Bütün muhalefet partilerinin.
37:31O toplumsal basıncı oluşturmada o zaman son olarak dev partinin önünde nasıl planlamalar, yol haritaları var?
37:38Mesela siz şu an buradasınız ama parti meclisiniz toplanıyor, MYK'lar yine aynı şekilde bir toplantı ritmine girdi.
37:44Mutlaka sizin de zaten aşina olduğunuz, yaptığınız tartışmalardır.
37:50Dem parti orada o toplumsal basıncı oluşturacak yol haritası ne?
37:54Kürt meselesinin Türkiye'ye bazı maliyetleri var.
37:58Bu maliyetlerden birisi örgütlü Kürt olmasın diye örgütlenen Kürtlere yönelik bu yoğun operasyon furyasının
38:07şu anda sokakta çete ve tefe ve uyuşturucu gibi alanların açılmasına neden olduğu açıkça görülüyor.
38:15Ve öncesinde bunun sadece Kürtlerin mahallesinde olacağı düşünülüyordu.
38:20Ama şimdi bu her yerde, Küçükçekmece'de, Avcılar'da, Taksim'de, Cihangir'de her yerde
38:25bu uyuşturucu çeteleri, tefeciler ve kristal kullanımı, yoğun yozlaşma, toplumsal çürüme her yere yayılmış durumda.
38:34Yani bir laboratuvar ortamında kalınacağı düşünülen o çürüme artık her yerde.
38:40Ve bu çürümenin önüne geçmek için de dem partinin söylediği şey yoğun bir örgütlenme,
38:45yeniden yapılanma ve kendisini yeni yola göre, önümüzdeki döneme göre yeniden şekillendirme iddiası var.
38:54Ve birçok eksikliğimizin olduğunun farkındayız.
38:57Birçok alana yetemediğimizin farkındayız.
39:00Ve çok elimizdeki az imkanla birçok şeyi yapmaya çalıştığımızı ve yetemediğimizin farkındayız.
39:08Bu yüzden de yoğun bir örgütlenme çağrısı yapıyoruz.
39:11Çünkü bu yalnızca mecliste 58 milletvekilinin veya 60-65 tane belediye eş başkanının yapabileceği bir şey değil.
39:19Milyonlar için yeni bir yaşama örmekten bahsediyorsak bunun için de milyonlara ihtiyacımız var.
39:26Ve milyonlarca insanın bu saflarda yer almasına ihtiyaç var.
39:30En büyük önceliğimiz halk örgütlenmesini arttırmak.
39:34O zaman umutlu bir şekilde bitirin.
39:36Bütün o milyonların yaşayacağını, yaşamasını istediğiniz o yeni Türkiye, demokratik Türkiye nasıl olmalı?
39:43Kürtlerin anayasal olarak tanındığı, kadınların kimliklerinin tanındığı ve kadın varlığının bütünüyle tanındığı,
39:52dillerin tanındığı, kültürlerin tanındığı ve çoğulcu bir demokrasinin olduğu ekolojik bir Türkiye.
39:57Çok teşekkür ediyoruz.
40:00Yoğun bir program.
40:01Sizin yine kendi ziyaretleriniz, diplomatik faaliyetleriniz sürüyor.
40:05Ama hem İran, Suriye, Türkiye ve aslında bütün programın başında da söylediğim gibi dünya gündemlerini konuşmuş olduk.
40:13Çok teşekkürler.
40:14Ben teşekkür ederim. Çok sağ olun.
40:16Sevgili izleyenler bu haftalık da programımızın sonuna geldik.
40:20Haftaya görüşmek üzere. Hoşçakalın.
Comments

Recommended