Skip to playerSkip to main content
  • 5 hours ago
Değerli takipçilerimiz bizi izleyip takip ettiğiniz için çok teşekkür ederiz.
Dileriz izledikleriniz ilgi , alakanıza göre olup keyifli vakit geçirmenizi sağlar.
Yayınlarımızı;
https://www.youtube.com/watch?v=NX-Mfo9T45I
https://jintv.net/tr/
adreslerinden,
Twitter @jintvofficial_t
Instagram jintvofficialtr
Telegram JinTvOfficial
Bluesky @jintvofficialtr.bsky.social‬
Digital Medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz

Category

📺
TV
Transcript
00:10Müzik
00:22Merhabalar, bugünkü konuğum araştırmacı yazar, sevgili arkadaşım aynı zamanda Sibel Öz.
00:29Hoş geldin Sibel, nasılsın?
00:29Hoş bulduk. Teşekkür ederim. İyiyim. Siz nasılsınız?
00:32Çok teşekkürler.
00:34Seninle defalarca, biraz önce aslında hatırlamaya da çalıştık, pandemi döneminde de yapmışız kayıt.
00:40Çeşitli kitaplarını konuştuk. Adile Naşit'i bugün konuşacağız ama bugün tekrar bir hatırlamaya çalışırken arabeski de konuşmuşuz seninle.
00:48Benim yine çok önemsediğim bir konu.
00:51Belki bir gün yine bir arabeskçinin filmi yapılır, yine seninle oturup konuşuruz ama bugün Adile Naşit'i geliştirmiş baskıyla değil
00:58mi?
00:58Evet.
00:59Yaptığın 2025 Aralık son basımı daha yeni, taze taze.
01:03Onu konuşacağız.
01:05Hemen şey aslında bu muhabbeti seviyorum ben.
01:09Hem kültürel çoğulucu bir yerden bakışını çok seviyorum.
01:13Hem kadınlar, kadın gözüyle bakışını.
01:15Bunların hepsini içeren bir kitap ve aslında bir şey var.
01:18Hikaye var Adile Naşit'in hikayesinde.
01:20Evet derdin neydi de böyle direkler arası Adile Naşit?
01:24İstersen oradan başla Sibel.
01:26Zaten muhabbet şey yapar.
01:28Yani aslında yine belki de bir edebiyatçı itkisiyle de davranmış olabilirim.
01:35Çok sevdiklerimiz üzerine çok düşünmüyoruz.
01:37Hatta en az onları üzerine düşünüyoruz.
01:39Çünkü bilimsel çalışmalarda da öyledir ya çalışma yapmak için bir mesafe lazım.
01:43Zaten bu benim Marmara Üniversitesi sinema bölümünde yüksek lisans tezimdi.
01:50Şeyin şüphesini yaşadım.
01:52Yani bilimsel araştırma yapabilmek için o mesafeyi koruyabilecek miyim?
01:56Duygularından aranabilecek miyim?
01:57Bir taraftan uykudan önce çocuklarıyız biz.
02:00Tabii canım.
02:00Yani bu kadar evimizin içinde bizden biri sayıp da bu kadar üzerine az düşündüğümüz birisi olması,
02:09işte vefa duygusu.
02:09Bir de bizim akademik alanımız sinema olduğu için sinema tarihimizdeki o yitip giden bir sürü film
02:16ve kimsesiz yokluklar içinde ölen bir sürü tiyatro ve sinema emekçimiz gibi.
02:22Klişe cümleler vardır değil mi böyle?
02:24Aynen öyle.
02:24Yani klişedir ama onlar yaşanır gerçekten bir yandan da.
02:26Asla klişe değil.
02:28Mesela Afife Jale'nin mezarını bile bir Ermeni tarihçi adeta kazı çalışması yaparak ortaya çıkardı.
02:37Aslında bu bizim memleket gerçeğimizin sanatın bir cephesindeki yüzü olarak da değerlendirilebilir.
02:44Aslında belki de buradan düşündüğümüzde en çok haksızlığı en çok sevdiklerimize yapıyoruz.
02:49Yani onu kendinden biri kabul ederken onu aslında gördüğün ya da beyaz perdeden sana yansıyan kalıbı da hapsetmiş olarak seviyorsun.
03:01Halbuki onun o kalıpla özdeşleşmesi, örneğin adını açtığın Hafize Anne ile özdeşleşmesi onun sadece büyük sanatsal başarısıyla açıklanabilir.
03:11Tıpkı Kemal Sunal İnek Şaban meselesinde olduğu gibi.
03:15Kemal Sunal eşittir İnek Şaban mıydı?
03:17Hayır.
03:18Ama o dönemler bunların tartışıldığını hafiften bir küçümsendiğini de çocuk halimle çok hatırlamıyor değilim.
03:25Şimdi aynı mesele burada.
03:27Adile Naşit Hafize Anne midir?
03:29Aslında soru buydu.
03:30Bunun peşine takılıp sinema cephesinden onun naçizane hakkını teslim etmesi.
03:37Yani bağlamıyla ama ele almakta.
03:39Peki bir şeyler duymuştun da yani hem etnik kökeni hem işte aileden gelen şey.
03:45Bir muamma vardı.
03:47Orası mu?
03:48Sen de bir merak uyandın.
03:49Ya her açıdan öyleydi.
03:52Yani bir yandan bir Naşit ailesi var.
03:55Orası bir muamma.
03:57İşte babası Naşit Bey kimdi?
03:59İpi çektikçe geliyor, çektikçe geliyor.
04:01Garip bir dedektiklere dönüştü.
04:03Yani bir de ben çok korkarak gerçekten çok kutsal addederek ve aman halel gelmesin.
04:09Hani iyi bir şey olacaksa, ufacık zarar verecekse böyle bir çalışmayı zaten yapmamak gerekirdi.
04:16Ya işte annesi kimdir?
04:17Aa bu da sanatçı.
04:18Anannesi hadi ipi biraz daha çek.
04:20Aa dedesi, iki tane dayısı.
04:23E bir taraftan Selim Naşit var.
04:24Selim Naşit'in oğlu Naşit Özcan var.
04:27İşte Mayıs ayında bu sene kaybettik Naşit abiyi.
04:31O var bu var.
04:32Çektikçe geliyor.
04:33Yani tam da bir de tiyatro tarihinde geleneksel halk tiyatrosunun modern tiyatroya evrildiği kavşakta yer almış ve çok önemli bir
04:43misyon üstlenmiş bir aile.
04:45Ama bir taraftan da şey bir hikaye.
04:48Yani aslında kendi çapında edebi de bir hikaye.
04:50Tuluat'ın perdesi ağır ağır inerken bütün bu sürecin, bu yani Tuluat'ın geleneksel Türk tiyatrosunun yıldızının sönüşünü biz bizzat
05:02Naşit Bey'in fiziki hayatında zaten etinde kemiğinde görüyoruz yani.
05:07Onun macerasının...
05:09Çok genç yaşta bir kere.
05:11Tabii. 54 yaşında vefat ediyor.
05:1355 yaşındayım.
05:14Bunu söylediğinde...
05:16Evet çok doğru.
05:17Yani daha yeni başlıyorum diye düşünüyorum ben.
05:19Daha bir hikayem hani ortaladık falan diye düşünüyorum.
05:22En verimli çağında.
05:23Ama o kadar şey yapmış ki mesela Tuluat Komi'ni modern hale getiren adeta İtalyan komedi unsurlarında olduğu gibi modern
05:36kıyafetlerle yani Otello'da oynayabilen işte Hamlet'e de oynayabilen İbiş Komi'ni modernleştirebilen o taklit ve ağızlarda ne bileyim sadece
05:46Arnavut ağzını yapmakla kalmayan
05:48onları semt semt memleket memleket onlardan daha iyi canlandırabilen seyirciye korkunç saygı duyan, korkunç dillere destan İstanbul'da bir gardıroba olan,
05:59repertovarı olan.
06:00Şimdi sen bunları anlatırken mesela ben şey düşünüyorum Sibel.
06:03Hep böyle orta oyunu işte bir sokak tiyatrosu falan.
06:06Yani bize belki bu TRT'nin işte bizim kuşakların şey TRT'de çok Ramazanlar'da falan ah direkler arası bilmem ne ama
06:12o kadar tek yönlü verilir ki sana.
06:14İşte bir şey vardır böyle komedyenler vardır halk tiyatrosu yaparlar falan filan orada kalmıştır öyle kafamızda öyle bir şey var
06:24başka hiç merak uyandırmaz ama sen bunları anlatırken bir sürü etnik kimlikten bahsediyorsun.
06:29Onların eşitlikliği bir biçimde yani değil mi eşitlikçi bir biçimde şey kimseyi aşağılamadan da çünkü fıkraların konusudur hep Laz öyledir,
06:37Ermeni böyledir falandır, Yahudi şöyledir falan.
06:39Yani aslında o dönem kültürel çoğulcu tiyatro yapılıyor.
06:44Evet hatta Osmanlı'nın son dönemlerden başlıyor mevzu.
06:48Yani bu kitapta hikaye direkler arasında başladı diye bir cümle kurdum.
06:53Sonra o cümle 8 yılım amal oldu.
06:56Bu kitaptan sonra mesela direktler arasına çalıştım.
07:00Şimdi direktler arası da çok yakın bir zamanda çıkacak.
07:04Ama yani 136 neredeyse 150 yıla dayanan bir mesele üzerine bilimsel çalışma yapılmamış.
07:13Orta yerde bir mesele.
07:14Bu da aslında bizim hikayemiz.
07:16Yani bu kitapta da diğer kitapta da aslında bir eleştiri de var.
07:21Yani pek çok parantez açılıyor ama eleştiriler de var.
07:24Eleştiriler şu.
07:25Yani cumhuriyet biraz Jacobin tarzda.
07:28Belki de zamansızlıktan.
07:30Yani bunun tartışması sosyolojik, siyasi ve tarzı olarak çok uzundur ister istemez.
07:35Ama bir şekilde ortaya çıkan netice itibariyle kültürel alanda biraz Jacobin sonuçları olan uygulamalar yaşanıyor.
07:43Tek tipleştirici.
07:43Mesela ne gibi?
07:44İşte Karagöz, Hacivat, Tulaat, Ortaoyunu, Medda, Kukla, Canbaz, Hukkabaz bir sürü bir sürü bir sürü şey.
07:56Bunlar korunarak Batı tiyatrosuna, operasına bilmem neye okullaşma anlamında da geçiş yapılması gerekirken
08:04Bunlar bir şekilde tırpanlanarak işte az önce dedim ya Naşit Bey bunu aslında hayatıyla ödüyor.
08:11Çünkü yoksullukla baş etmek zorunda kalıyor.
08:14Yoksulluk ruhsal olarak da çok büyük sıkıntılar çekiyor.
08:17Sonra hasta oluyor.
08:18Zaten bu kadar erken yaşta vefat etmesinin sebebi de o.
08:22Ama bakıyoruz UNESCO bunları yaşayan miras listesine almış.
08:26Peki biz niye alamadık?
08:27Sonra dediğim gibi bir taraftan içi boşaltılarak da yok ediliyor.
08:31Şimdi ben orada da korkunç binlerce sayfalık belge, binlerce fotoğraf.
08:36Bunlar 90'lı yılların başında dijitale geçmemiş.
08:39Ama bizim bütün kültürel tahayyülümüzü sadece dijitale aktarılabilenler belirlemiş.
08:46Peki aktarılamayanlar ne olacak?
08:49Bu arada Osmanlıca'dan yararlanamıyor oluşumuz ayrı bir mevzu.
08:54Ama sadece o da değil.
08:56Yani aktarabildiği kadarıyla araştırmalar yapılmış.
08:59Böyle bir etik oluşmuş.
09:00Böyle bir şey olabilir mi?
09:02Yani bu cümleiyetin öncesinde 600 yıllık bir tarih var.
09:06Bunları dijitale aktarmak bile korkunç ömür yetmeyecek.
09:12Ama korkunç kutsal işlermiş bence.
09:14Yapılabildiği kadar yapılmış.
09:16Şimdi mesela o iç boşaltma olayı şöyle.
09:19Karagöz Hacivat da bir çocuk eğlencesine dönüştürmüş.
09:22Çocuk oyunu.
09:23İşte sünnetlerde bilmem nelerde.
09:25Öyle değil ki.
09:25O yüzden bütün memleketi anlatıyor.
09:27Yani o Karagöz Hacivat, Meddah, Tuluat, Orta Oyunu.
09:31Bunlar mesela dilekler arasında teravihten çıkınca cemaatin koşturup gittiği.
09:37Hatta baktığımız zaman bunların hepsi kayıtlı kuyutlu.
09:40İşte kitapta da bütün envanterini çıkarttık.
09:42Hocanın da Tuluat oynadığı.
09:44Ya bunlar çok korunamadığı için daha sonra bir zamanlar işte tiyatroya gidelim yerine naçite gidelim derlermiş.
09:52Böyle özdeşleşmiş.
09:54Bir daha bu halk hiçbir zaman bu payeyi vermemiş tiyatroya.
09:57Niye?
09:58Aslında çok tartışılması gerekir.
09:59Kendinden bilmemiş.
10:01Oysa ki kendinden bilmesinin yolu yöntemi vardı.
10:04Yani bize ait olanı artık bunun adına yerli mi dersiniz, otantik mi dersiniz, her neyse.
10:10Yani bizim birikimiz de en az diğer ülkelerin birikimi kadar belki daha fazla kıymetliydi.
10:16Korunması gerekirdi.
10:18Bu kuş ancak iki kanatlı uçardı.
10:20Ne soracağım Sibel sana?
10:21Tek kanataymış.
10:21Bunları sen anlatırken aslında Adile kitabına hep şey yapıyorum.
10:25Geliyor kafam.
10:28Bir kere kitabı geliştirilmiş baskısı.
10:31Herkesin okumasını tabii.
10:32Ben ilk halini biliyorum.
10:34Bunu şimdi daha edinebildim sayende.
10:37Okuyacağım.
10:38Ya şöyle iki yönüne bakıyorum ben.
10:40Bir etnik aidiyetler.
10:42Ne zaman biraz aslında orayı söylemeye çalışıyorsun.
10:45Sümen altı edilmiş bir sürü şey var.
10:47Aslında bunlar kanlı canlı yaşayan, sahnede de, sanat içerisinde, tiyatroda da yaşayan, yaşatılan şey.
10:53Hepimiz farklı kimliklerimizle bir arada yaşıyoruz.
10:57O dönem en azından bu sanat eserlerinde ortaya konuyor.
11:01Bir sürü saklanmış şey ben senin bu kitabında yine.
11:03Sümen altı edilmiş şeylerle uğraşarak geçiriyoruz ya ömrümüzü.
11:07Öğrenme çabası.
11:08Yani Ayhan Işık'ın mesela ben hani Nubar Terziyan'la hikayesi vardır.
11:12Adil Ayhan Işık'ın da Işıyan soyadına sahip olduğunu ama ışık olduğunu mesela bugün senin kitabına bakarken.
11:19O da bir muamla.
11:19Değil mi yani böyle bir sürü şey var.
11:22Yani Adil Naşt'in soyuna baktığında tam bir Türkiye.
11:26Ya orada aslında şeyi söylemek lazım.
11:30Yani az önce dedin ya mesela çok kültürlü.
11:32Evet.
11:32Evet bir zaman sonra ya da bir dönem öyle gözüküyor.
11:37Ama ondan önce bence araştırmacıların hani karşısına çıkan tablo şu.
11:43Gayrimüslimler diyoruz.
11:45Aslında bu tanımlamayı gerçekten sevmiyorum.
11:47Çünkü Müslümanları merkeze koyarak tanımlıyor.
11:50Ama bunun yerine azınlık demek daha kötü.
11:54Neyse özellikle Rum ve Ermeni sanatçılar öncülük ediyor.
11:58Evet.
11:59Çünkü Müslüman Türk kadınının sahneye çıkması yasak.
12:02Şerif hükümler geçerli.
12:04Hatta araştırırken kitapta da var.
12:07Afife Jale'den önce bir Müslüman kadının gayrimüslim bir ad alarak ancak öyle sahneye çıkabildiğini.
12:14Aslında kadının Müslüman Türk kadını olduğunu.
12:18Yani burada bize direkt öncülük ediyorlar.
12:21Yani burada aslında ilk zamanlarda çok kültürlü değil.
12:25Onlar var.
12:27Hatta onların arasında da Türkçeyi daha akıcı konuşan falan filan daha makbul.
12:32Çünkü onlara.
12:32Fakat dediğin gibi bir taraftan da onların ağzıyla alay etme.
12:37Sonradan Yeşilçam'a da olupça damdasını vuruyor.
12:40Ötekileştirme aslında.
12:41Yeşilçam'da zaten Anadolu sözlü kültürü gibi bir arazla alay etme meselesi.
12:46Yani çolaktır diyelim.
12:47Onun üzerinden mizah geliştiriyor.
12:49Mizahın hani ne kadar yumuşak demokratik gözükse de böyle şey bir tarafı da var.
12:54Hani beden politikaları ve kadın konusunda.
12:57Dolayısıyla yani buradaki öncülük meselesi çok net.
13:00Adile Naşit de.
13:01Yani hakkında bir muamma var.
13:04İşte Türk mü?
13:06Müslüman mı?
13:07Ermeni mi?
13:08Rum mu?
13:09İşte Ermeniler Ermeni olduğunu söylüyor.
13:11İşte Naşit abi yaşarken hayır Türktür dedi.
13:14Ama tam soyun şey.
13:16Bir taraf Türk.
13:17Anne tarafı hem Rum hem Ermeni.
13:21Aslında tam bir melezlik.
13:22Ya şöyle.
13:22Tam bir melezlik.
13:23Orada da şu ortaya çıktı.
13:25Soyacını çıkartırken.
13:27Aslında tam bir Ermeni şey.
13:30Rum ve Türk.
13:31Kırması Adile Naşit.
13:35Fakat Ermenilik.
13:36Büyük anne Verjin'in anne tarafına dayanıyor.
13:40Yani Ermenilik.
13:41Üçüncü kuşaksa Rumluk.
13:43Birinci.
13:44Anneden devam eden bir şey.
13:46Ve şunu da görüyoruz.
13:47Büyük anne Verjin.
13:48Rum ilkokuluna gidiyor.
13:50İşte cinazesi Rum kilisesinden defnediliyor.
13:54Aynı bizim Türk toplumu gibi.
13:56Onlarda da ateerkillik ve soyun babadan sürmesi oldukça katı kurallarla.
14:02Bu toprakların olduğu için aslında Ermeni anne Rum baba Rum dede Rum dede şeklinde gelen bir şey var.
14:09Şimdi ben düşündüm Rumluk ve Türk yani zaten Naşit Bey kökü saraya dayanan Naşit Bey'in babası Miralay Hacı Ahmet
14:18Bey saray ezdacı başısı amca deniz hastaneleri başhekimi böyle de saraya dayanan bir tarafı var.
14:25Kendisi de zaten Saray Müzükayı Humayun'un da işte beş sene eğitim görmüş.
14:30Piyano çalabiliyor, keman çalabiliyor.
14:32Hiç de o görünüşteki gibi.
14:33Çok acayip bir insandan bahsedeceksin.
14:34Evet çok acayip.
14:35Neyse dolayısıyla Türk, Rum ve üç kuşak ötede de bir Ermenilik meselesi.
14:40Peki neden?
14:41Hani Ermenilik tartışılıyor, Türklük tartışılıyor.
14:43Aa Rum'un neden hiç tartışılmıyor gibi bir soru işareti uyandı bende.
14:48Tabii kitap sadece düz bir magaziner bir biyografi kitabı olmadığı için şeyi düşündüm.
14:53Yani peki 40'larda ne olmuştu?
14:55Aldım ben zaten 50'ler nasıl yıllardı?
14:5760'lar, 70'ler nasıl yıllardı?
14:59Hep arka planda geçiyor.
15:01Tabii ki 74'te Kıbrıs müdahalesi var.
15:04Ve ben o dönem kendi çocukluğumda ve gençliğime de adeta sen de hatırlarsın.
15:09Tabii canım.
15:10Sirayet eden o EOKA'lar, işte Yeşilçam'ın halktan önce askere koşması, korkunç militerleştiği dönem,
15:16hamile kadınların karnına sürgü takılıyor, bahsatlar çıkıyor falan filan.
15:20O dönem Rumluk, benim bile kişisel tarihimde ifade edebileceğim şekilde Rum eşittir ajan, Rum eşittir üçkağıtçı, Rum eşittir şeytandı.
15:29Bana Rum ve zalimi diye ödev yaptırmıştı tarihi hocam.
15:3280'lerin çocuğuydu.
15:34Ama mesela Ermenilik nasıldı tam 70'lerde?
15:37Tırnak içinde sevimsiz ama zararsız bir halktı Türklerin ve Yeşilçam'ın gözünde.
15:42Dolayısıyla o kimliği ben eşitlerdi.
15:44Kız isyan etmemiş henüz.
15:46Yani böyle belirgin bir şey yok.
15:48Böyle aşırı sıcak bir siyasi tarafı yok.
15:51Dolayısıyla hani tırnak içinde sevimsiz ama zararsız bir halk.
15:57Muhtemelen bu işte Türk Rum yani anne Rum.
16:02Adı Amelia ama aile içinde Oya diye biliniyor.
16:06Zaten burada da bir psikolojik travma var.
16:08Neden ben annemin bana taktığı adı kullanamayayım ki?
16:13Selim Naşit'in eşi Sotiriya'da aynı şekilde Oya adıyla.
16:18Yani burada aslında Egemen Olus'un katıksız birer Türk ve Müslüman çocuklar şeklinde soyu sürdürebilmesi için
16:28kadının Türk ve Müslüman olması yani bildiğimiz kelime-i şehadet böylesi mevzular var.
16:34Şimdi Adine Naşit neden bunları konuşmamıştır?
16:36Çünkü Adine Naşit'in erteme inmez arzu film ekolüyle tam popüler olduğu yıllarda Rum meselesi patlak veriyor.
16:44Ve muhtemelen Adine Naşit ve Naşit ailesinin o susu şu, susması dediğin gibi
16:51hani Ermenilik meselesine ses çıkartmaması bundan kaynaklı.
16:55Çünkü bunun daha kötüsü var.
16:56O dönem daha kötüsü.
16:58O da ne?
16:59Rumluk.
16:59Evet.
17:00Dolayısıyla şimdi mesela Adine Naşit ve Naşit ailesi için şey diyebilir miyiz?
17:04Mesela bu ailede ki az önce sorduğun şey iki tane kadın var.
17:08Küçük verjin var.
17:10Dönemin üç büyük kantocusu işte Peyrus, Şamram.
17:14Onlardan sonra hemen virjin diye geçer.
17:17Ve kadının kendi besteleri var.
17:18Evet.
17:19Amelia çok ünlü bir kantocu ve düettocu.
17:22Ama araştırma yapıyoruz.
17:24Bir şekilde Naşit Bey hakkında bir sürü şey buluyoruz.
17:28Kısmen küçük verjin.
17:30Aa pek fazla bir şey yok.
17:31Neden?
17:32Gerçekten böyle çok soru işaretleriyle, çok araştırarak, çok yapboza böyle parçaları birleştirek.
17:38Evet burada yani kadın erkek meselesi kesinlikle var.
17:42Egemen erkek meselesi kesinlikle var.
17:45Yani Naşit Bey'in Amelia'nın patronu oluşu.
17:50Aynı şekilde aslında Adile Naşit'in de ustası sayılır.
17:55Hep tepede babanın o yüksek sanat işte seyirciye saygısı, işini yapma biçimi, seyirci de yarattığı şey.
18:02Yani o bayrağı ailede Adile Naşit'in taşıdığını görüyoruz.
18:06Ama bütün bunları görmemiz kadın olarak Adile Naşit'i tanımamıza, kadın olarak yaşadığı zorlukları anlamaya çalışmamıza engel değil.
18:16Orada mesela kitapta Amelia'nın hakkını da, küçük vercenin hakkını da teslim ederek Adile Naşit'e doğru uzanan bir yol
18:24olması gerekiyor.
18:25Aslında o yüzden de sormuştum.
18:26Benim aslında tabii ki içinde yer aldığım projelerden dolayı, hayata bakışımdan dolayı, hep böyle bir kültürel çeşitlik, kimlikler, melezlik benim
18:34hep ilgimi çeker.
18:35O yüzden de sordum ama Adile Naşit'in daha çocuk yaşta tiyatroya meyletmenin sebebi de tabii ki hani evet sevmiyoruz
18:41o laf ama gayrimüslim bir ailede.
18:42O melezliğin içerisinde büyümüş, yani ailede kadınların, çocuk, kız çocuklarının oyuncu olma eğilimi de hoş karşılanıyor.
18:51Şey oluyor yani erkek kardeşiyle beraber oyuncu olmaya karar veriyor.
18:55Hatta baba, yani oradan dolayı bir soruydu.
18:57Adile Naşit'in sanatçı olmasını istemiyor.
19:00Hani erkek çocuk ya bir şeyde tutuyor diye düşünüyor.
19:02Git para kazan başka çocuk.
19:04Adile Naşit'e çok ses çıkartmıyor.
19:06Bir de Adile Naşit yani o resimlerde de baktığımızda o kadar çok benziyor ki babasına.
19:12Tipi değil mi?
19:13Tipi.
19:14Tam babasının kızı her şeyiyle.
19:16Ama orada da mesela ben bir şey fark ettim.
19:18Mesela bu küt diye bir aydınlanma yaşadım.
19:21Ya dedim Naşit Bey için komik olan bu fiziksel özellikler Adile Naşit'i hemen otomatikman komik kılmıyor.
19:29Hatta onun dezavantajları haline geliyor.
19:32Tam da o Yeşilçam'daki Adile Naşit figürü.
19:34Bir anlatır mısın onu?
19:35Ya orada zaten hani şeye çok dikkat etmek lazım ve büyük bir haksızlık olur.
19:41Kaldı ki Ertem Eğilmez bile son zamanlara doğru bir öz eleştiri yapıyor.
19:47Diyor ki biz Adile Naşit'in sadece yüzde yirmisini kullanabilik.
19:51Eğer hepsini kullanabilseydik herhalde seyirci yani sahneye doğru perdeye doğru koşardı.
19:58Yani şeyi demeye çalışıyor bu yönetmen.
20:00Hani Adile Naşit hapize anne değildi.
20:03Adile Naşit eşittir anne değildi.
20:05Bir de yılın annesi ödülü verenmiş.
20:07Evet evlat kaybetmiş vesaire.
20:09Ama bu Adile Naşit'in özel yaşamı.
20:12Sizin özel yaşamınızda bir sürü çivi çakan bir sürü olay yok mudur?
20:16Benim yok mudur?
20:16Değerli arkadaşın yok mudur?
20:18Bu böyle bir olay.
20:19Evet bunlar tabi ki onun kişiliğini ve yaşamını belirler.
20:22Ama kuşaklar boyu sanat yapmış ve bu ülkenin sanat yaşamında damgasını vurmuş bu aile ve böyle usta bir sanatçıyı.
20:30Oraya sıkıştırarak anlatmak, oraya sıkışmış bir kadın profili çizmek, buradan annelik rolü çıkartmak bunlar büyük haksızlıktır.
20:39Çünkü o haberi aldığında bile sahnede ve turneyi iptal etmeyen bir insan, sahneyi yarıda kesmeyen bir insan, bunu hayatının üstünde
20:48tutan bir insan, seyirciyi başında tutan bir insan ve hayatının merkezine koymuşken bizim bunu başka yerden açıklama şansımıza cevabı var
20:57mı?
20:57Dolayısıyla mesela 14 yaşında bir anne rolü veriliyor.
21:0214 yaş ya 14.
21:03Hani burada sayıları üzerinde düşünelim makyajla yaşlandırılıyor ve 25 yaşına geldiğinde Gülre Sururi'nin ki ondan daha büyük yaş olarak
21:15onun 65 yaşındaki annesini oynatıyorlar ADNH'te.
21:19Çünkü o güzel o değil gibi.
21:2225 yaşında tabi ama şeyi görmüyorlar, oradaki o yeteneği ve ADNH'te zaten yüzüne yüzüne bu çarpık bacakların ve bücür boyunla
21:33tiyatroda şansın yok.
21:35Daha sonra eşi ve aynı zamanda ustası olan işte Ziya Keskiner'in hani bu tipinde sinemada şansın yok.
21:42Hep söyleniyor.
21:43Ama peki burada şeyi düşünelim yani Türkiye'de aslında komedi hala öyle.
21:49Hala çok erkek, karikatür hala çok erkek, mizah hala çok erkek.
21:53Dikkat ederseniz hala mizah kadın cinselliği üzerinden yapılıyor.
21:58Hala belaltı yapılıyor.
21:59Çünkü bu en kolay mizah yapma biçimi.
22:02En kolay.
22:03Diğer türlü hani gerçek yaşamdan gerçekliğe dayandırarak mizah hani sınıpsal çelişkiler, ekonomik çelişkiler yapmak zorundasın.
22:11Bu çok zor.
22:12Bunun arkasında gerçekten birikim olması lazım.
22:14Ama bu kolay.
22:16Bunu herkes yapabiliyor.
22:17Dolayısıyla hani babasının kızıydı, o da güldürdü.
22:20Kapılar açıldı.
22:21Hayır kapılar açılmıyor.
22:23Adile Naşit babası öldükten sonra konfeksiyon atölyesi, bayrak atölyesinde çalışıyor.
22:27Selim Naşit kaporto atölyesine giriyor.
22:31Oradan ailenin mümenini yine kapılarda yatarak zorla şehir tiyatrosunda eski tanıdıklarının karşısına çıkarak.
22:41İşte sanat hırsını, yani nasıl bir sanat şeyi var değil mi?
22:44Gerçekten.
22:45Yine onu küçücük yaşında yapıyor.
22:46Sonra da yol açıyor aileye.
22:48Sonra da yol açıyor.
22:49Ama yol açıyor ama yine yani o da bizim utancımız olsun.
22:54Naşit tiyatrosunu kuruyorlar.
22:55Selim Naşit, Adile Naşit, Ziya Keskiner.
22:58Üç ay yaşayabiliyor bu ülkede Naşit tiyatrosu.
23:02Yani normalde ne bileyim başka bir ülkede olsa şimdi hayal edelim.
23:06O kadar da verili olana teslim almayalım.
23:08İngiltere'de olduğumuzu düşünelim.
23:10Ödenekler mi ayrılmazdı?
23:12Bilmem ne mi yapılmazdı?
23:14Yine kitapta mesela kavuk meselesi de meşhur kavuk tartışması.
23:18Kavuk kime gidecek?
23:20Mesela şeyin İsmail Dümbüllü'nün işte önceli ve bu ekonomik yıkımdan dolayı ailenin yaşadığı bu ekonomik yıkımdan dolayı şeyin Naşit
23:34Bey'in işte kavuğu, gardırobu, tekstleri, yazıları, çizleri her şey haraç mevzat gidiyor.
23:42Çok acaylı şey.
23:42Ortalıktan kayboluyor.
23:44Bir takım söylentiler var işte Amerikalı bilmem kim aldı bir kısmı taşınırken gidiyor.
23:49Peki bu kavuk tartışmasında avri enerjide verilmez miydi?
23:54Zaten temsilcisi o değil miydi?
23:56Ülke Erakal'ın aynı zamanda onunla çevirdiği işte bir film de var.
24:01Onun aynı zamanda yakın dostu yönetmen.
24:03Zaten bir röportajında şeyi söylüyor yani diyor hani ne kadar mütevazisin hani geleneksel şeyin de son temsilcisi.
24:12Naşit değil miydi?
24:14Sen değil miydin?
24:16Diyor.
24:17Orada bile Adil Naşit şey yaklaşıyor.
24:20Hani gayet mütevazı.
24:21Ama bir kadın olarak gerçekten şansı var mıydı bu zincirde?
24:25Var mı?
24:26Bunu mesela yaşarken Ayşen Guruda da dile getirildi acaba işte ona verilir mi falan.
24:31Hayır dikkat ederseniz gayet erkek bir zinciri var.
24:34Aslında doğal olan bence bir araştırmacı olarak söylüyorum bunu.
24:38Aslında Naşit Bey'den sonra direkt geçmesiydi Adil Naşit'te.
24:43En azından bu tartışmanın yapılmasıydı.
24:46En azından yok sayılmamasıydı.
24:48Ama ne oldu?
24:49Gördüğümüz gibi o erkek zinciriyle orada mesela tartışmalar şeye dönüyor.
24:54Böyle bir kabuk var mıydı yok muydu?
24:55İşte dümbüllünün tabutunun üstündeydi mesela.
24:58Ama biz kadın açısından başka bir tartışma açıyoruz.
25:01Ne oldu Naşit ailesi ne oldu?
25:03Adil Naşit devam ettiriyor onu.
25:06Bütün hakkıyla seyirci de o payeyi veriyor korkunç şekilde.
25:11Biz her şeyinden onun gerçekten bir Türkiye değeri olduğunu anlıyoruz.
25:15Ama bu tartışmalara dahil olamıyor.
25:16Sen aslında bu kitapla şunu yapıyorsun.
25:18Ben hep öyle okuyorum.
25:20Biraz benim kafam da öyle çalıştırır ama yok sen de dramatürsini öyle yapmışsın.
25:23Bir Türkiye tarihine aslında Türkiye tiyatrosu tarihine bir bakıyorsun.
25:30Ve bir şekilde bir yerde Türk tiyatrosu oluyor.
25:34Ona bakıyorsun kültürel çoğulcu bir yerden.
25:36Ama aynı zamanda bir hani geçen de konuştuğumuz gibi bir kadın.
25:40Kadınların sanat tarihi açısından.
25:43İki yönlü bir şey var.
25:44Dolayısıyla bu kitap bitmiyor.
25:45Sen sürekli genişleterek yapacak gibisin bunu.
25:48Sen de direkler arası gelirse orada bambaşka sonlar artık.
25:52Türkiye tiyatro tarihine bir ciddi bir giriş.
25:54Çünkü şöyle yani politik tiyatro deyince ya da gündelik yani buranın buraya ait tiyatro deyince
26:00mesela Haldun Taner'in işte Breht'i görüp Breht tiyatrosunu görüp buraya getirdiği
26:05Deve Kuşu Kabare geleneği.
26:08Mesela o baya tutunabilmiş.
26:09Oradan baya bir eserler üretilebilmiş.
26:11Biz 80'lerde bir sürüsünü izledik falan.
26:13Mesela o kadar iyi bir noktaya değindik ki ya bizim her şeyimiz böyle yüzeyde yüzeyde.
26:18Değil mi?
26:18Yani bir takım şeyleri mesela kültür politikalarında kılcal damarlardan yapabilsek
26:23o gerçekten politikayı ve insanların güncel yaşamını etkileyebilecek.
26:27Mesela o arabesk kitabını da o yüzden yazdık.
26:31Ne oldu 2000'lerden sonra?
26:33Evet.
26:33Bütün yayınlar 90'ın başlarında bitiyor.
26:36Her yerimiz arabesk.
26:38Politik arabesk, sanat arabesk, sinem arabesk, edebiyatta melodramlar.
26:42Şimdi bu mesele de öyle.
26:44Şimdi politik tiyatroyu şablon gibi işte oralardan getirip buraya böyle uygulamaya çalışırken
26:49neden tarihi araştırmalarında Karagöz'ün bile yasaklandığını, Karagöz'e çok ciddi sansür uygulandığını.
26:56Karagöz'ün güncelik hayatın politikası var aslında.
26:58Sansür uygulanmış.
26:59Evet.
27:00Fetvalar çıkartılmışlar.
27:02Kimi dönem yasaklanmış, kimi zaman sansür alınmış.
27:05Niye?
27:05Adam çıkıyor.
27:06Adamın ağzının hayali o zamanki deyimiyle.
27:09Ağzının kemiği yok.
27:10Günlük politikayı orada yapıyor halkla birlikte.
27:13Sonra ne olmuş?
27:14İçini boşaltmışlar ve çocuk eğlencesi haline dönüştürmüşler.
27:18Zararsız, yiyansız.
27:19Şimdi biz mesela politik tiyatroyu nereden çıkartacağız?
27:22Buraları bilmezsek, buralardan şey yapmazsak, ipin ucunu çekmezsek bir politika yapamıyoruz.
27:28İki, halka değdiremiyoruz.
27:30Halk bunu benimsemiyor.
27:31Yani mesela bu kitap aslında bir sinema kitabı.
27:36Yani Yeşilcam'da oradan çok beslendiği dönemde çok altın yılları var böyle.
27:41Otuz yıl falan.
27:42Hani o neredeyse annelerimizin, babalarımızın o 1960'lar.
27:46Evet.
27:47İşte o yazlık sinemalar.
27:48Sinemadan çıkmadıkları dönem.
27:50O dönemler sinemayı izlemek ne demek?
27:53Ya acaba şu anda bizim hani seyirci deneyimimizle o zamanki arasında çok ciddi bir fark var.
27:58Çünkü Yeşilcam o dönem sözlü kültüre yaslanıyor.
28:01Mesela Erteme İnmez de bunu harika bir şekilde başarabilen bir insan.
28:05Adeta halkın yıldızlarını çıkartıyor.
28:07Değil mi?
28:08Hayır diyor yıldız bu değildir.
28:09Yıldız şunlardır işte.
28:11Zekiler, Metinler, İlyas Salmanlar, Şener Şenler, Kemal Sunallar.
28:15İşte Adil Enayşen, Ayşen Gurdunlar da.
28:17Evet aynen öyle.
28:18Kadınlar da var, kadın figürler.
28:19Yani sinemada bunu yaptığı anda, gerçeğe ve halka yaslanabildiği anda gürül gürül şu anlıkki sinemanın durumu ne?
28:27Sıkıntının sineması diye bir başlık atmıştı arkadaş.
28:30Doğru edebiyatta da görüyoruz.
28:32Kentli bireyin bunalımı.
28:35Peki gerçek nerede?
28:36Yani sokaktaki gerçek, gündelik hayattaki gerçek ne?
28:39Ve bu hikayelerde aslında onun ipuçları yakalanmış, yakalanmış, bir şekilde törpülenmiş, bir şekilde üzerine kapatılmış, sümen alt edilmiş.
28:46Ama iyi ki araştırıyorsun.
28:48Direktler arasında yani heyecanla bekliyor.
28:50Gerçi de onu da şey yapacağım.
28:51Önce bunu bir tekrar, bu genişlettiğin halini merak ediyorum.
28:55Hani nereler, bir sürü kapı açıyorsun yine.
28:57Çünkü ben sana bir soru soruyorum, üç tane cevap veriyorsun.
28:59Evet kesinlikle.
29:00Bir akademisyenin şeysi bu değil mi?
29:02Yani bir şey geliyor aklına, oradan başka bir yere gidiyorsun falan.
29:05Çünkü çok araştırmışsın, çok şey biliyorsun.
29:07Araştırma da öyle yapıldıysa işte.
29:08Kapı kapıyı açıyor ama şey çok güzel.
29:11Şunu anladım yani bir araştırma yaparken senden öncekilerin ayak izlerine basmaya çalışıyorsun.
29:16Bazen çok zor, bazen güzelce.
29:19Ve senden sonrakilerde o, yani sen onları hep döşüyorsun.
29:23Direkler arasına da döşedik.
29:24Valla bu heyecanın bitmesin, bu merakın bitmesin.
29:27Benim çok zevk aldığım konularda gidiyorsun.
29:31Kitapları hep takip edeceğim.
29:33Eminim arabeski de yine genişletirsin, sen bir şeyler yaparsın.
29:36Evet, yine güncellemek lazım.
29:37Kaç yıl geçti.
29:38Çok teşekkürler konuğumuz olduğu için Sibel.
29:42Sen teşekkür ederim.
29:42Yine görüşürüz, yine bekleriz seni.
29:44Çok teşekkür ederim.
29:45Evet, bugün Sibel Öz konuğumdu.
29:47Gelecek hafta yine güzel bir konumla karşınızda olacağım.
29:50Görüşmek üzere.
29:51Hoşçakalın.
Comments

Recommended