Skip to playerSkip to main content
  • 1 day ago
Bu bölümde Kâbe’nin sadece bir yapı değil, tevhid ve güven merkezi olduğu vurgulanır. İbrahim ve İsmail’in Kâbe’yi inşa ederken yaptığı dualar; teslimiyet, ibadetin Allah’a has kılınması ve gelecek nesiller için salih bir ümmet talebini öğretir. Ayetler aynı zamanda rızkın herkese verildiğini ama gerçek üstünlüğün iman ve ahirete yönelişle kazanıldığını hatırlatır; peygamberlerin görevinin vahyi okumak, öğretmek ve toplumu arındırmak olduğu ortaya konur.

Bakara 125 129 tefsir, Kâbe’nin anlamı, Hz İbrahim duası, teslimiyet ve ümmet, rızık ve imtihan, peygamberin görevi, tezkiye ve hikmet

Category

📚
Learning
Transcript
00:00A'udhu billahi min ashşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim
00:07Elhamdülillahirrahmanirrahim
00:09والصلاة وأتم التسليم على سيدنا محمد المبعوث رحمة للعالمين
00:15اللهم لا سهل إلا ما جعلته سهلا وأنت تجعل الحزن إذا شئت سهلا
00:24اللهم علمنا ما ينفعنا وانفعنا بما علمتنا
00:29وزدنا علما برحمتك يا أرحم الراحمين
00:33أما بعض بسم الله الرحمن الرحيم
00:37وإذ جعلنا البيت مثابة للناس وأمنا
00:42واتخذوا من مقام إبراهيم مصلى
00:47وعهدنا إلى إبراهيم وإسماعيل أن طهر بيتي للطائفين والعاكفين والركع السجود
00:57وإذ قال إبراهيم رب اجعل هذا بلدا آمنا وارزق أهله من الثمرات من آمن منهم بالله واليوم الآخر
01:07قال ومن كفر فأمتعه قليلا ثم اصدره إلى عذاب النار وبئس المصير
01:16وإذ يرفع إبراهيم القواعد من البيت وإسماعيل
01:21ربنا تقبل منا إنك أنت السميع العليم
01:25ربنا واجعلنا مسلمين لك ومن ذريتنا أمة مسلمة لك
01:32وأرنا مناسكنا وتب علينا إنك أنت التواب الرحيم
01:38ربنا وبعث فيهم رسولا منهم يتلو عليهم آياتك ويعلمهم الكتاب والحكمة ويزكيهم إنك أنت الأزيز الحكيم
01:50إلى آخر الآيات صدق الله العظيم
01:55hingeçen dersimizde İbrahim Aleyhisselam'ın Rabb'ımızın bir kısım kelimeleri tarafından imtihana çekildiğini
02:06Ve daha sonra Rabbimizin bütün bu imtihanları başarıyla geçtikten sonra İbrahim Aleyhisselam'ı ödüllendirmek üzere onu kıyamete kadar bütün insanlığa
02:20imam yapacağı konusunda müjdelediğini görmüştük.
02:25Rabbimiz bu ayetlerde bize anlatmıştı. Demiştik ki orada imamlık yani devlet başkanlığı adillerin işidir.
02:38Zalimlere Allah imamlık nasip etmeyeceğini anlatıyor.
02:43Zalimleri Rabbimiz devlet başkanı yapmayacağını anlatıyor.
02:48Bir adam başlangıçta zalim değilse bile devlet başkanı olduktan sonra zulmetmeye başlamışsa onun mutlaka azledilmesi gerektiğini Rabbimiz anlatmıştı.
03:00O konuda epey bir şeyler demeye çalışmıştık.
03:03Gerçekten bu konu çok önemli.
03:06İmamlık adillerin işidir.
03:11İşte Hazreti İbrahim Aleyhisselam iki hanımı var.
03:16Birisi Hacer annemiz diğeri de Sara annemiz.
03:20İbrahim Aleyhisselam'ın Hacer annemizden İsmail Aleyhisselam, Sara annemizden de İshak Aleyhisselam, İshak Aleyhisselam'dan Yakup'dan Yusuf Aleyhisselam,
03:34Yusuf'tan ileriki dönemlerde Musa, Harun, onlardan sonra Davut ve Süleyman Aleyhisselam, Zekeriya, Yahya, İsa ve nihayet İsmail Aleyhisselam'dan da Hazreti
03:49Muhammed Aleyhisselam.
03:50İşte bizim için en mükemmel imamlar, hayatlarında kesinlikle falsa olmayan ve bizim kendilerini örnek alıp hayatlarını yaşadığımız zaman,
04:02yani kendilerini adım adım takip ettiğimiz, taklit ettiğimiz zaman kesinlikle hata etmeyeceğimiz mükemmel örneklerdir bunlar.
04:11Yani hayatları Allah tarafından kesinlikle onaylanmış, tescil edilmiş insanlardır bunlar.
04:19Ama biz onları bırakıp da birbirimizi ya da içimizden birilerini örnek aldığımız zaman,
04:28Allah'ın onaylamadığı bir hayat bizim için örnek olamaz.
04:33Bundan dolayıdır ki toplumun kendilerini örnek kabul ettikleri, önder kabul ettikleri insanlar,
04:42hacılar, hocalar, mürşitler, şeyhler daima kendilerine bir görev olarak şunu çok iyi bilmelidirler.
04:51İnsanlara gelin peygamberlerle beraber olalım, gelin Allah'ın elçilerini takip edelim,
04:59gelin hayatları Allah tarafından onaylanmış elçilere benzeyelim,
05:05gelin kitabın dediği gibi olalım demek zorundayız.
05:09Kesinlikle, kesinlikle insanları kendimize veya kendimiz gibilere çağırmamalıyız.
05:16Gelin bizim gibi olun, gelin bizim gibi yaşayın, gelin bizi örnek alın.
05:22Biz nasıl yaşıyorsak, biz nasıl yapıyorsak siz de öylece yapın, siz de öylece yaşayın demeyelim.
05:29Israrla bunu dememeye çalışalım.
05:32Daha önceki derslerinde de ifade etmiştim bunu.
05:35Eğer insanlar bizi örnek alır, bizim gibi olmaya, bizim gibi yaşamaya çalışırlarsa,
05:43o zaman bizde çakılır kalırlar ve bizi bir adım bile aşamazlar.
05:48Yani ancak bizim kadar olabilir bu insanlar.
05:51Daha öteye geçmezler, daha öteye geçemezler.
05:54Bir de o ayeti kerime liderliğin ve imametin Yahudilerden alınıp Müslüman toplumun eline geçtiğini anlatır.
06:06Sanki o ayetiyle Rabbimiz Yahudilere diyor ki,
06:10Ey İsrailoğulları, bir zamanlar sizler adildiniz.
06:16Kitaba ve peygambere sahip çıktığınız o dönemler size yığınlarla nimet ulaştırmış,
06:22sizi uzun bir süre nübüvvet ve imamete layık kılmıştım.
06:27Nübüvvet ve imamete nail kılmıştım.
06:29Kitap sizdeydi, risalet sizdeydi, bilgi sizdeydi, şan ve şeref sizdeydi.
06:35O dönemlerde sizin bütün alemlere üstünlüğünüz söz konusuydu.
06:40Ben o dönemlerde sizi bütün alemlere üstün kılmıştım.
06:44Ama sonradan kitapla, peygamberle ilginizi kestiniz, kitabı arkanıza attınız ve zalimlerden oldunuz.
06:54Halbuki zalimler benim ahdime ulaşamazlar.
06:57Ben zalimleri imam yapmam.
07:00Ben zalimlere devlet başkanlığını nasip etmem.
07:03Zalimleri kesinlikle ben iktidara getirmem.
07:06İşte şimdi bu imamet ve liderlik sizden alındı.
07:11Ve bu imamet, bu rehberlik, bu liderlik İsmailoğullarına intikal etti diyordu Rabbimiz.
07:19Biraz sonra yine onların bu liderliklerinin sona erdiğini anlatmak üzere gelecek ayetlerde de Rabbimiz,
07:26kıblenin onlardan alınıp liderliklerinin son bulduğunu bir daha vurgulayacak.
07:32Bu gerçekle onları bir daha yüz yüze getirecek.
07:36Evet Bakara suresinin bu tanıyacağımız bölümü,
07:41yüz yirmi beşinci ayetinden itibaren inşallah Rabbimiz'in ayetlerini tanımaya devam edeceğiz.
07:48Bakın yüz yirmi beşinci ayeti kerimesinde Rabbimiz şöyle buyuruyor.
07:57Hani biz beyti yani Kabe'yi insanlar için toplanma yeri ve sevap kazanma yeri ve bir de emniyet mahalli kılmıştık.
08:10İbrahim Aleyhisselam gündeme gelince elbette Kabe de gündeme gelecekti.
08:15Çünkü Kabe'yi bina eden oydu.
08:19Kabe'yi ilk bina eden Adem Aleyhisselam'dı.
08:22Ama ikinci olarak o beytin İbrahim Aleyhisselam tarafından bina edildiğini biliyoruz.
08:28Evet Allah diyor ki beyt istikrar yeridir.
08:38Ayet-i kerimeden anlıyoruz ki beyt emniyet yeridir.
08:43Beyt eman yeridir.
08:45Yani o beyt'e sığınan, o beyt'le beraber yaşayan kişi istikrara kavuşmuş demektir.
08:51Güvene, emniyete kavuşmuş demektir.
08:54Yani o beyt'e sığınan kişi emniyette olmuş demektir.
08:58Evet o beyt, emniyet, huzur ve istikrar mahallidir.
09:04Biz öyle kıldık diyor Rabbimiz.
09:06Bakıyoruz şu anda tüm dünyada insanlar istikrar arayışı içindedirler.
09:12Bütün insanlık huzur arayışı içindedirler.
09:15Yeryüzünün hiçbir yerinde, hiçbir bölgesinde huzur ve sükun kalmamış.
09:20Öyleyse bizde huzurunu kaybetmiş, sükunet arayan, huzur ve sükuna susamış tüm bu yeryüzü insanlığına diyeceğiz ki
09:32Gelin ey insanlar, Allah'ın istikrar mahalli kıldığı, Allah'ın huzur ve saadet mahalli kıldığı
09:39Bu beytini temel kabul edelim ve hayatımızı o kıbleye yönelik olarak düzenleyelim.
09:47Yani o kıblenin Rabbine göre bir hayat yaşayalım.
09:51O kıblenin Rabbinin kitabına ve o kitapta bize haber verilen yasalara göre bir hayat yaşayalım.
09:59O kıblenin Rabbinin koruması altına girelim.
10:02Rabb olarak, ilah olarak sadece onu bilelim ve sadece onun programını, hayat programı olarak kabul edelim.
10:10Eğer bunu yaparsak kesinlikle bilelim ki o bizi istediğimiz istikrara ulaştıracaktır.
10:17Eğer biz bunu gerçekleştirirsek, o Kabe'nin Rabbine kulluk edersek, o Kabe'nin Rabbinin hayat programını hayatımızda uygularsak
10:25kesinlikle bilelim ki o bizi istediğimiz huzura kavuşturacaktır.
10:30Öyleyse kıblemizi değiştirmek zorundayız.
10:36Washington'dan veya Paris'ten veya Pekin'den kıble edindiğimiz sürece bizim istikrara kavuşmamız kesinlikle mümkün değildir.
10:46Yani Allah'tan başkalarının kıblelerine tabi olmaktan vazgeçersek, Allah'tan başkalarının rotasına girmeyi terk edersek,
10:56Allah'tan başkalarının hayat programlarını reddedersek, hareket tarzımızı Allah'tan başkalarının belirlemesini bırakırsak,
11:03Allah'tan başkalarının kanunlarına itaattan vazgeçerek, kıblemiz sadece Kabe olursa kesinlikle bilelim ki tüm problemlerimiz bitecektir.
11:15Tüm hayatımızda huzur ve sükun hakim olacaktır.
11:19Çünkü işte bakın Rabbimiz anlatıyor, orası güvenlik yurdudur, orası emniyet mahallidir.
11:26İbrahim'in makamında da bir musalla edinin.
11:35Yani İbrahim'in makamında da namaz kılacak bir yer edinin.
11:41Makamı İbrahim'de musalla edinin.
11:44Yani makamı İbrahim'de namaz kılın.
11:47Veya makamı İbrahim'de dua edin.
11:50Yani duanız İbrahim'in duası gibi olsun.
11:53Yani namazınız İbrahim'in namazı gibi olsun.
11:56İbrahim gibi namaz kılın.
11:58İbrahim gibi hayatınıza hakim olacak bir namaz kılın.
12:02Yani öyle bir namaz kılın ki kıldığınız namaz hayatınıza hakim olan bir namaz olsun.
12:08Yani namaza endeksli olan bir hayat yaşayın.
12:12Tıpkı İbrahim aleyhisselam gibi.
12:14Yani her şeyinizle İbrahim gibi olun.
12:18İbrahim makamında olmak.
12:21İbrahim'in makamında olmak.
12:24İbrahim'in konumunda olmak demektir.
12:27Yani İbrahim makamında olmak İbrahim gibi olmak.
12:31İbrahim konumunda olmak İbrahim'in misyonunu üstlenmek demektir.
12:35Yani İbrahim aleyhisselam gibi yaşamak demektir.
12:38İbrahim'in makamında olmak İbrahim aleyhisselamın rolünü üstlenmek demektir.
12:45İbrahim makamında olmak İbrahim'in yaptıklarını yapmak demektir.
12:49İbrahim'in misyonunu İbrahim'in rolünü üstlenmek demektir.
12:54İşte İbrahim aleyhisselamın ilk başlangıç mücadelesinden itibaren yani babasıyla geçen dersimizde kısaca arz etmeye çalışmıştım.
13:05Babasıyla kavmiyle kralıyla işte puta tapan toplumuyla İbrahim aleyhisselam nasıl bir mücadele yapmışsa vatanından sürülmesi pahasına da olsa ülkesini terk
13:19etme pahasına da olsa Allah'a kulluktan nasıl vazgeçmemişse.
13:23İşte bu imtihanlardan sonra imamet hakkına yani önderlik ve idarecilik hakkına nasıl ulaşmışsa siz de tıpkı onun gibi onun makamında
13:34olun ve onun ulaştığı makama ulaşın.
13:38Onun gibi Rabb'ınıza ibadet edin.
13:41Onun gibi tavır koyun.
13:43Babanıza tavrınız onun babasına tavrı gibi olsun.
13:47Toplumunuza karşı tavrınız onun toplumuna tavrı gibi olsun.
13:51Zalim idarecilere onların putlarına put sistemlerine karşı tavrınız İbrahim'in tavrı gibi olsun.
13:59Ateşe atılma, zindana tıkılma, sürgüne maruz kalma ile karşı karşıya kaldığınızda tavrınız yine İbrahim aleyhisselamın tavrı gibi olsun.
14:09Yani adım adım onun hayatını örnek alın emrini veriyordu Rabb'imiz bu ayeti kelimesinde.
14:16İbrahim'le İsmail'e beytimi tavaf edenler, beytime misafir olanlar, oraya gelenler ve orada ibadet kastıyla itikaf yapanlar, itikafa girenler
14:45için.
14:45Ve de rükû ve secde edenler için Kabe'mi tertemiz tutun diye emir vermiştik diyor Rabb'imiz.
15:01Rabb'imiz anlayabildiğimiz kadarıyla İbrahim aleyhisselamdan ve oğlu İsmail aleyhisselamdan ahit alıyordu.
15:10Her ikisinden de ahit alıyordu.
15:13Çünkü Kabe'yi onlar bina etmişlerdi.
15:16Elbette bu beytte ilk görevliler de onlar olacaktı.
15:20Yani beytin ilk hizmetçileri de onlar olacaktı.
15:24Çünkü bu beyt Allah'ın eviydi.
15:27Bu beyte gelenler de Allah'ın misafirleriydi.
15:30Allah kullarına, Allah misafirlerine de elbette hizmeti Allah peygamberleri yapacaklardı.
15:36Çünkü peygamberler insanlardan ücret almak için veya insanların sırtına binmek için değil, insanlık için var olan insanlardı onlar.
15:49Çevresindeki insanlara en fazla fedakarlık yapan, bir ihtiyar kadının bile, bir küçük çocuğun bile hizmetinde olan insanlardı onlar.
15:58Ve işte İbrahim aleyhisselam, İsmail aleyhisselam Allah'a bu konuda ahit veriyorlardı.
16:05Beyti Allah'ın kulları için hazırlayacaklar.
16:08Beyti Allah'ın kulları için temizleyecekler.
16:12Orayı tertemiz hale getireceklerdi.
16:15Evet, Allah'ın beyti temiz olacaktı.
16:20Beytin temizlenmesi, beytin temiz tutulması demek, sadece maddi pisliklerden temizlenmesi demek değildi.
16:27Bununla beraber, yani maddi pisliklerden temizlemekle beraber, putlar gibi, putların egemenliği gibi, şirk gibi her tür pisliklerden temizlenmesi gerekiyordu.
16:40Yani orada şirk olmayacaktı.
16:42Orada putlara yer olmayacaktı.
16:44Orada krallara yer olmayacaktı.
16:47Orada tağutların hakimiyeti olmayacaktı.
16:50Orada Allah'tan başkalarının sözü geçmeyecekti.
16:53Orada sadece Allah yüceltilecekti.
16:55Sadece Allah'ın emirleri konuşulacaktı.
16:58Allah'tan başkalarının talimatlarına yer verilmeyecekti.
17:02Allah'tan başkalarının sistemleri uygulanmayacaktı.
17:06Hayat programları, Allah'tan başkalarının hayat programları uygulanmayacaktı.
17:13Yani Allah'tan başkalarına hamd edilmeyecekti.
17:16Allah'tan başkaları tekbir edilmeyecekti.
17:18Allah'tan başkaları büyüklenmeyecekti.
17:20Orada sadece Allah-u Ekber denecekti.
17:23Allah büyüklenecekti.
17:25Evet, Allah'ın evi tüm bu pisliklerden temizlenecekti.
17:31Ya da yıllardır biz İbrahim'in yolundayız.
17:35Biz İbrahim'in torunlarıyız diyerek Kabe'ye sahiplik iddiasında bulunan ve o güne kadar Allah'ın beytinde olmadık pislikler gerçekleştiren
17:46müşrikler oradan çıkarılacak.
17:49Böylece Kabe temizlenecekti.
17:51O gün bu konuda onlar Allah'a söz veriyorlardı.
17:56Ama onlardan sonra bu emaneti kıyamete kadar üzerine alan Müslümanlar yani bizler bu vazifeyi gerçekleştirmek üzere Allah'a söz veriyoruz.
18:07Öyleyse Allah evlerini şirklerden, meskitleri Allah dışındaki egemen güçlerden ne kadar temizlediğinizi, Allah'a verdiğiniz bu sözü ne kadar gerçekleştirdiğinizi
18:22bir düşünün.
18:23Yani bu ayetiyle İbrahim'den, İsmail aleyhisselamlardan ahit alan Allah bilelim ki Kur'an'da bu ayeti bize göndermekle şu anda Allah
18:33bizden de ahit alıyor.
18:34Hani bu konuda ahitler konusunda hani İsrail oğullarından ahit alırken Rabbimiz aynı zamanda bu kitabın ayetlerinden birisi olması hasebiyle bizden
18:43de bu devirde ahit aldığını demeye çalışmıştım ısrarla.
18:46Yani şu anda da biliyoruz ki İbrahim aleyhisselamdan, İsmail aleyhisselamdan, Kabe'nin, yeryüzündeki mescitlerin bütün bu pisliklerden temizlenmesi konusunda ahit
18:57alırken aynı zamanda bizden de ahit aldığını unutmayalım diye ısrarla bunu demeye çalışmıştım.
19:04Evet Rabbimiz İbrahim aleyhisselamdan, İsmail aleyhisselamdan ahit alıyordu.
19:09Rükû ve secdeli namazın sadece Muhammed aleyhisselamın ümmetine mensup bir namaz olduğunu düşünürsek o zaman Cenab-ı Hak aslında bu
19:20ahitle Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail'den böyle bir ümmetin yani ümmeti Muhammed'in geleceği konusunda ahit almıştı da diyebiliriz.
19:31Yani gelecek şerefli ümmet için, Muhammed ümmeti için bu evimi temizleyin, temiz tutun diye Allah İbrahim aleyhisselamdan ve İsmail aleyhisselamdan
19:43söz alıyordu, ahit alıyordu.
19:45Müşrikler işte Kabe bizimdir, Kabe'nin sahipleri bizleriz diyorlardı ama hani İbrahim'den ve İsmail'den alınan bu sözün pratiği ortada kalmamıştı.
19:58Yani Allah onlara orayı Allah'ın kulları için, Allah'a kulluk yapacak olanlar için temizleyin buyurduğu halde bu müşrikler Allah
20:08'ın bu sözünü unutmuşlar ve orasını putlarla doldurmuşlar, putların egemenliğinde bir Kabe haline getirmişlerdi.
20:16Peki bu mu Kabe'ye sahip olmak?
20:20Bakın burada Rabbimiz sözü müşriklere getiriyor.
20:25Onlar diyorlardı ki biz İbrahim aleyhisselamın ümmetiyiz.
20:30Diyorlardı ki biz İbrahim aleyhisselamın yolundayız.
20:32Allah diyor ki bakın peki bu mu Kabe'ye sahip olmak?
20:36Bu mu Kabe'ye ehil olmak?
20:38Biz İbrahim'in yolundayız diyorsunuz.
20:41E bu mu İbrahim'in yolunda olmak?
20:43Böyle mi yapmıştı İbrahim aleyhisselam?
20:45Yani bir ömür boyu putlarla savaşan bir İbrahim'in yolunda olmak elbette böyle olmamalıydı.
20:52Hem putları yücelteceksiniz, hem Kabe'de putlara egemenlik tanıyıp Allah'ı unutacaksınız, Allah'ı diskalifi edeceksiniz,
21:01hem de İbrahim'in yolunda olduğunuzu iddia edeceksiniz.
21:04Olacak şey midir bu diyordu Rabbimiz?
21:07Veya hem Allah'ı farklı tanıyacaksınız,
21:11Allah'ın kulu ve Rasulü olan bir insanı yani Hazreti İsa'yı Allah yerine koyacaksınız,
21:18hem de biz İsa'nın yolundayız diyeceksiniz.
21:21Olacak şey mi bu?
21:22Hem Muhammed aleyhisselamın yolundan ayrılacaksınız,
21:27onun sünnetini yolunu reddedeceksiniz,
21:29hayatınızda ona ve sünnetine yer vermeyeceksiniz,
21:33hem de onun ümmeti olduğunuzu iddia edeceksiniz.
21:35Olacak şey midir bu diyordu Rabbimiz?
21:38Evet, Kabe budur ve oraya yönelerek kılınacak namaz da budur.
21:46Öyleyse bir namaz ki hayatı hakim ve öyle bir hayat ki namaza özdeş.
21:54Hayatla namaz özdeşleşmiş olacak.
21:58Hayat namazdan ayrı değil, namaz da hayattan kopuk değil.
22:03Böyle hayatla iç içe olacak bir namaz kılın diyor Rabbimiz.
22:08Yani bir kimsenin namazıyla hayatı doğru orantılıysa,
22:12o kimse namazı ikame ediyor demektir.
22:15O kimse namazı ayağa kaldırmış,
22:17ya da o kimse dininin direğini dikmiş demektir.
22:20O kimsenin namazı namaz demektir.
22:23Yani onun namazı rükulu ve secdeli bir namaz demektir.
22:28Hani burada rükulu ve secdeli namaz kılan Müslümanlar için
22:32Kabe'nin temizlenmesi emrini veriyor Rabbimiz demiştik ya,
22:36işte kişi öyle bir namaz kılacak ki,
22:40onun namazı rükulu ve secdeli bir namaz olacak.
22:44Namazın rükulu ve secdeli olması demek,
22:47yani namazı onun ekonomisine,
22:51namazı onun ticaretine,
22:53kılık kıyafetine,
22:55alışverişine,
22:56işine,
22:56aşına,
22:57karısına,
22:58kızına,
22:58mesleğine,
22:59meşrebine karışabiliyorsa,
23:02yani kişinin tüm hayatına namazı imzasını atabiliyorsa,
23:07işte o kimse rükulu ve secdeli bir namaz kılıyor demektir.
23:11Değilse hayatına karışmayan bir namaz,
23:15yani rükulsuz ve secdesiz bir namaz,
23:18işte ehli kitabın namazı gibi bir namaz olacaktır.
23:22Allah korusun,
23:23Rabbimiz kesinlikle böyle bir namazı kabul etmeyecektir.
23:27Rabbimiz bizden böyle bir namaz istemiyor.
23:30Ondan sonra Bakara suresinin 126. ayetine geldik.
23:36Bakın Rabbimiz şöyle buyuruyor,
23:38وَاِذْ قَالَ إِبْرَٰهِمُ رَبِّ جَعَلْ هَذَا بَلَدًا آمِنًا وَرْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ آمَنَ مِنْهُمْ بِالْلَّهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ
23:49Hatırlayın,
23:50hani İbrahim demişti ki,
23:52Rabbim burasını emin bir belde kıl.
23:55رَبِّ جَعَلْ هَذَا بَلَدًا آمِنًا
23:58Ya Rabbi bu bölgeyi emin bir bölge, emin bir belde kıl.
24:04وَرْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ آمَنَ مِنْهُمْ بِالْلَّهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ
24:09Ahalisinden de Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli rızıklarla rızıklandır diye dua etmişti.
24:18Evet İbrahim Aleyhisselam diyor ki,
24:20Ya Rabbi bu belde emin olsun,
24:22bu belde emniyette olsun.
24:25Yerden ve gökten gelebilecek her türlü bela ve musibetlerden emin olsun.
24:32İnsanların birbirlerini yediği, zulümlerle, haksızlıklarla insanların birbirlerini yok etmeye çalıştığı,
24:39birinin diğerine hak tanımadığı bir dünyada,
24:42yaşadıkları dönemlerde bile bu belde emin olsun Ya Rabbi.
24:46Emniyetin sembolü olsun Ya Rabbi.
24:49Bu beldede insanlar huzur içinde yaşasınlar Ya Rabbi.
24:52Ve burada oturanlardan Allah'a ve ahiret gününe inananları da çeşitli rızıklarla rızıklandır Ya Rabbi diyordu İbrahim Aleyhisselam.
25:03Peki niye böyle dedi Hazreti İbrahim?
25:06Yani niye Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri rızıklandır Ya Rabbi dedi.
25:12Bunun sebebi şudur.
25:14Hani İbrahim Aleyhisselam,
25:17Ey İbrahim ben seni imam yapacağım demişti Rabbimiz kendisine de,
25:22seni önder yapacağım buyurmuştu da,
25:24İbrahim Aleyhisselam da Ya Rabbi benim zürriyetimden de imamlar getir.
25:29Bu nimeti, bu şerefi benim zürriyetime de nasip et Ya Rabbi diye dua etmişti.
25:34Buna karşılık da Rabbimiz şöyle buyurmuştu.
25:39Ya İbrahim ben onu yani ben o imamlığı, idareciliği zalimlere nasip etmeyeceğim.
25:46O devlet başkanlığını zalimlere vermeyeceğim buyurmuştu ya,
25:50işte ondan ders alarak İbrahim Aleyhisselam böyle diyordu.
25:54Bakın burada çok dikkatli davranıyordu.
25:56Yani İbrahim Aleyhisselam Rabbinden kendisine gelen uyarıya hemen kulak veriyordu.
26:02Bu uyarıyı hayatı boyunca hiç unutmuyordu.
26:05Çünkü Rabbinden daha önce bir konuda istekte bulunmuştu.
26:10O dersi unutmadığı için böyle demişti İbrahim Aleyhisselam.
26:15Ya Rabbi zalim olanlara değil,
26:17sadece Allah'a ve ahiret gününe inananlara rızık ver
26:22ya da sadece ahirete ve Allah'a inananları rızıklandır deyiverdi.
26:28Peki biz ne anlayacağız bundan?
26:31Biz de tıpkı atamız İbrahim Aleyhisselam gibi
26:35Kur'an'ın ayetleriyle, Kur'an'ın uyarılarıyla karşı karşıya kaldık mı?
26:41Hemen onu algılayalım.
26:43Bilelim ve ikinci defa aynı konuda hataya düşmemeye çalışalım inşallah.
26:49Bakın dedi ki İbrahim Aleyhisselam,
26:51Ya Rabbi benim zürriyetimden olanlara da,
26:54yani oğlum kızım da,
26:56onlara da imamlığı nasip et,
26:58onlar da imamlar olsunlar demişti.
27:00Allah da buyurdu ki,
27:01ben idareciliği zalimlere vermem.
27:04Yani imamet konusunda, idarecilik konusunda böyle olursa,
27:08her halde rızık konusunda da bu böyledir.
27:11Yani her halde rızık konusunda da bunlar ayrılacak.
27:14Yani Allah rızkı da kafirlere ve zalimlere nasip etmeyecek zannetti
27:18ve dedi ki,
27:19ya Rabbi madem ki sen zalimlere idarecilik vermiyorsun,
27:23zalimlere idareciliği, devlet başkanlığını layık görmedin,
27:27öyleyse bu zalimlere, bu kafirlere de rızık da vermeyeceksin.
27:32O halde onlara rızık da verme deyiverdi.
27:35Yani sadece onlardan Allah'a ve ahiret gününe inananları rızıklarla rızıklandır deyiverdi.
27:43Yani o zannetti ki rızık konusunda da onların hakkı olmayacaktı.
27:47Madem ki imamlık konusunda Allah onları men etmişti,
27:51rızık konusunda da Allah onları mahrum edecek zannetti.
27:54İmametten men edilen bu zalimler rızıktan da men edilecek zannetti.
28:00Ve dedi ki, ya Rabbi o beytin ehlinden, o bölgede oturanlardan
28:06Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri güzel rızıklarla rızıklandır deyiverdi.
28:12İbrahim Aleyhisselam böyle deyince bakın Rabbimiz ne dedi?
28:15Kale ve men kefere fe umetti'uhu kalilen,
28:19fımmaz darruhu ila azabin nar ve bi'sel masir.
28:23Allah da buyurdu ki, hayır hayır, kafirlerin rızık hakkı vardır dünyada.
28:29Kafirlerin dünyada rızık hakkı vardır.
28:32Ve men kefere fe umetti'uhu kalila,
28:34küfredenleri, kafirleri az bir zaman faydalandıracağım dünyada.
28:39Fımmaz darruhu ila azabin nar,
28:42sonra da onları ateşin azabına uğramak zorunda bırakacağım.
28:46Ve bi'sel masir ve o ateş ne kötü bir barış yeridir.
28:51Demek ki kafirler rızıktan mahrum bırakılmıyorlar.
28:56Demek ki bu ikisi arasında çok büyük fark vardır.
29:01Demek ki imamet, önderlik, idarecilik yani devlet başkanlığı sadece müminlere verilirken,
29:09dünya malı mülkü hem müminlere hem de kafirlere verilmektedir.
29:13Demek ki dünya metaının Allah katında hiçbir değeri yoktur.
29:19Hani şu peşine takıldığımız, şu onsuz olmaz dediğimiz dünya metaı var ya,
29:25eğer Allah katında bir sineğin kanadı kadar onun bir değeri olsaydı,
29:30kesinlikle Allah kafirlere ondan bir damla bile tattırmazdı.
29:34Ama dünya işte, Allah onu kafirlere de veriyor, müminlere de.
29:40Ayet-i kerime bize bir de şunu anlatır,
29:44bir adamın dünya malından, dünya mülkünden pek çok şeye sahip olması,
29:49Allah'ın kendisinden razı olduğu anlamına gelmemektedir.
29:52Eğer öyle olsaydı, yeryüzünde müminlerden çok daha fazla rızıklandırılan,
29:58çok daha fazla kendilerine servet verilen kafirlerin,
30:01Allah'ın en sevgili kulları olmaları gerekecekti.
30:05Zira bakıyoruz ki, dünya malı müminlerden çok kafirlere verilmiş.
30:11Ayetin ifadesine bakıyoruz, Allah diyor ki,
30:14وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَّتِّعُهُ قَلِيلًا
30:17Onlara az bir şeyler vereceğim, azıcık bir şeyler vereceğim.
30:22Allah azıcık bir şeyler vereceğim diyor ama,
30:25bizim de gördüğümüz gibi, şu anda müşahede ettiğimiz gibi,
30:29yani görüyoruz ki çok şey veriliyor bu kafirlere.
30:32Yani şu anda Müslümanlara verilenlerden çok daha fazlası verilmiş bu kafirlere.
30:37İşte saltanatları, imkanları, evleri, arabaları, barkları, binaları bize verilenlerden çok daha fazla.
30:45Yani bizler şu anda baygın baygın onların saltanatlarını seyrediyoruz.
30:51Yani Allah diyor ki,
30:54فَاُمَّتِّعُهُ قَلِيلًا
30:56Azıcık bir şey vereceğim, azıcık metalandıracağım onları diyor,
31:00ama bakıyoruz ki kafirlere çok fazlası verilmiş.
31:04Yani bunu nasıl anlayacağız?
31:06فَاُمَّتِّعُهُ قَلِيلًا
31:08Bütün dünyayı kafire verse, hatta her kafire ayrı bir dünya verilse yine de azdır.
31:17Bize de hiçbir şey verilmese, yarım ekmek bile bulamasak yine de onlarınkinden çoktur.
31:23Bunu böyle biliyor ve böylece inanıyoruz.
31:26Ama bu rıza asla şu anlama gelmemelidir.
31:32Kafirlerin zulümlerine razı olmak, kafirlerin egemenliğine ses çıkarmamak,
31:39onların zorla, zulümle bizim elimizdekileri almalarına razı oluş değildir bu.
31:44Bu Allah'ın vermesine razı olup, hedefi cennetleştirmektir.
31:49Yani ne verilirse verilsin, ne kadar verilirse verilsin değil mi ki hayat bir gün bitecektir.
31:56Biten bir dünyanın nimetlerine meyletmektense, yarım ekmek de olsa bitmeyecek bir hayatın nimetlerine ulaşmayı hedeflemek en doğrusu en güzelidir.
32:07Öyleyse bitmeyecek bir hayatın peşinde olalım.
32:11Yani cennet var mı, devlet var mı, mükafat var mı, hasene var mı,
32:16benim de hiçbir şeyim olmasın, yarım ekmekle huzur var mı, elhamdülillah.
32:22İşte mülk, işte saltanat, işte gerçek kazanç, işte gerçek başarı.
32:28Yani beni cennete götürecek bir hayat yaşıyorsam, elhamdülillah diyeyim, bununla iktifa edeyim.
32:35Çünkü bu kafirler neye sahip olurlarsa olsunlar, yarın bu mülkleri onları cehennem ateşinden kurtaramayacaktır.
32:44Kur'an'ın çeşitli yerlerinde görüyoruz, yarın bu kafirler dünya kendilerinin olsa,
32:52hatta dünyanın bir misli daha ellerinde olsa bunu fidye olarak verecekler ama bu fidyeleri onlardan kabul edilmeyecektir.
33:01Demek ki bugün onlara verilen tüm saltanatlar, tüm imkanlar, tüm güçler, tüm mallar, tüm ekonomik ve askeri veya siyasal güçler
33:13yarın hiçbir işe yaramayacaktır.
33:15Öyleyse onların şu anda sahip oldukları kesinlikle sizi üzmesin, sizi imrendirmesin, baygın baygın onların ellerindeki mallara meyletmeyin.
33:27Siz hesabınızı bu anlayışa bina etmişseniz, yani hesabınızı ahiretteki zenginliğe bina etmişseniz, hesabınızı cennette gözlerin görmediği, kulakların duymadığı,
33:39akıl ve hayallerinizin dahi ihata edemeyeceği, Rabbinizin sizin için hazırladığı enva çeşit devletlerine ve nimetlerine gözünüzü dikmişseniz,
33:46bilesiniz ki üstün sizsiniz, bilesiniz ki zengin sizsiniz, kazanan sizsiniz.
33:53Bunu hiçbir zaman hatırınızdan çıkarmayın.
33:56Ama planınızı, programınızı buna göre yapmamışsanız, hesabınızı sadece dünyaya göre yapmışsanız,
34:04yani Konya'nın bir numaralı adamı olacağım diye hesap yapmışsanız,
34:09Türkiye'nin bir numaralı adamı olacağım diye plan, program yapmışsanız,
34:13dünyada adımı yücelteceğim, herkes sofrasında beni konuşsunlar, herkes beni alkışlasınlar diye,
34:21plan, program yapmışsanız, öyle düşünüyorsanız, onu mutlaka bulursunuz.
34:26Yani Allah o dünyalı mutlaka size verir.
34:29Ama öbür tarafta eliniz boş kalabilir.
34:32Allah korusun, bu konuda çok iyi düşünmek zorundayız.
34:36Planımızı, programımızı bu inanca bina etmek zorundayız.
34:41Bakara suresi, ayet 127, yine Kabe ile yine İbrahim aleyhisselamla ilgi, ilişki devam ediyor.
34:50Allah diyor ki bakın,
35:00Hani İbrahim aleyhisselam ve İsmail aleyhisselam,
35:04beytin yani Kabe'nin temellerini yükseltirken, şöyle dua etmişlerdi.
35:08Rabbana tekabbel minna, Rabbimiz bizden kabul buyur.
35:15Şüphesiz ki sen her şeyi işiten ve her şeyi en ince teferruatına kadar bilensin ya Rabbi.
35:22Yani ya Rabbi, biz bunu senin için yapıyoruz.
35:27Kabe'nin temellerini yükseltirken İbrahim aleyhisselam ve İsmail aleyhisselam öyle diyorlardı.
35:33Ya Rabbi, biz bunu senin için yapıyoruz.
35:35Bunu bizden kabul buyur ya Rabbi diyorlardı.
35:39Şüphesiz ki sen işiten ve bilensin ya Rabbi diyorlardı.
35:43Çünkü amelleri Allah içindi, hareket Allah içindi, niyet Allah içindi.
35:51Bakın İbrahim aleyhisselam ve oğlu İsmail aleyhisselam,
35:55Kabe'nin yeryüzündeki Allah'a kulluk evinin unutulmuş, terk edilmiş temellerini yükseltiyorlardı.
36:02Öyleyse bize düşen de hayatımızda bu tür kulluk temellerini yükseltmek,
36:09hayatımızda bu tür kulluk temellerini açığa çıkarmak ve onları yükseltmektir,
36:15onları belirgin hale getirmektir.
36:18Mesela evlilik hayatımızda,
36:21mesela nişan hayatımızda, nikah ve düğün merasimlerimizde,
36:26kazanma ve harcama yollarında, ticaret hayatımızda,
36:29aile hayatımızda, ev tefrişlerimizde, çocuklarımızın eğitimi anlayışlarımızda,
36:36büyük, küçük, işte sevgi, saygı anlayışlarımızda unutulmuş, terk edilmiş,
36:42belki izleri bile toplumdan silinmiş kulluk temellerini açığa çıkarmak,
36:47yükseltmek ve yüceltmek zorundayız.
36:50Kaldı ki, namaz, oruç, haç, zekat gibi yıkılmış,
36:56ciddi bir tamire muhtaç olan,
36:58İslam binalarını bile zaten yenilemekle, tamir etmekle mükellefiz.
37:04Eğer adın başına bir binayı ayağa kaldırma derdiyle hem dert olursak,
37:10o zaman bilelim ki, bizim de İbrahim Aleyhisselam gibi,
37:14Allah'a dua etmeye hakkımız olacaktır.
37:16Allah'a el açmaya yüzümüz olacaktır.
37:19Bakın, Allah'ın iki kutlu elçisi, İbrahim Aleyhisselam ve İsmail Aleyhisselam,
37:24unutulmuş kulluk temellerini açığa çıkarırken,
37:28dua etmeye hak kazandıklarına inanıyorlar ve el kaldırıp Allah'a dua ediyorlar.
37:33Öyleyse biz de unutulmuş sünnetleri,
37:35hayatımızda kaybolmuş izleri bile toplumdan silinmiş dikmiş,
37:39yerine bid'atların hakim olduğu sünnetleri ayağa kaldıralım,
37:43kulluk birimlerini açığa çıkaralım, ümmete tanıtalım,
37:45sonra da dua etmeye, Allah'a el açıp yalvarmaya yüzümüz olsun, hakkımız olsun.
37:52Bakın diyorlar ki,
37:54رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا اِنَّكَ اَنْتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
37:57''Ey Rabbimiz bizden bunu kabul buyur, sen her yapılanı duyan ve görensin ya Rabbi.''
38:05Yani bizim de böyle demeye hakkımız olacaktır.
38:08Öyle değil mi?
38:09Hz. İbrahim bir şeyleri kaldırdı, bir şeyleri yükseltti,
38:13sonra da haklı olarak Allah'a el kaldırıp dua etme şerefine erdi.
38:17Peki ey Müslüman, sen ne yaptın ki Rabbim bunu kabul buyur diyebileceksin?
38:24Yani hangi temeller yükselttin?
38:26Eğer yıkmadıysan tabii.
38:28Yani hangi unutulmuş kulluk temellerini yükselttin ki,
38:31onun kibi el kaldırıp dua etme hakkını elde edeceksin?
38:35Evet, o makamın sahibi olan Hz. İbrahim'e Kur'an Hanif diyor.
38:44Allah'a tam teslim, aklı işin içine karıştırmadan Allah'a teslim olan bir peygamber.
38:51Ya da tüm şirkleri reddetmiş, tüm tabutlara savaş aşmış bir peygamber.
38:57Yani biz de öyleysek eğer, o zaman biz de Allah'a dua etme hakkına sahibiz demektir.
39:04Biz de İbrahim Aleyhisselam'ın yaptıklarını yapabiliyorsak,
39:08hayatımızda İbrahim Aleyhisselam'ın tavrını sergileyebiliyorsak,
39:12bir taraftan unutulmuş kulluk temellerini açığa çıkararak,
39:15bir taraftan da işte önceki ayetlerde demeye çalışmıştım,
39:19İbrahim Aleyhisselam'ın şirke karşı, küfre karşı baş kaldırışını kendimize şiar edinir.
39:25Çevremize karşı tavrımızı İbrahim Aleyhisselam'ın tavrı biçiminde eğer yapmaya çalışırsak,
39:30o zaman bizim de el kaldırıp Allah'a dua etme hakkımız olacaktır.
39:36Devam ediyor İbrahim Aleyhisselam'la İsmail Aleyhisselam'ların duaları,
39:40Rabbena ve cealna müslümeyni leke ve min zürriyetine ümmetem müslümetenlek.
39:47Ya Rabbi bizi yalnız sana itaat eden kullarından kıl.
39:53Ya Rabbi yalnız sana ibadet eden, yalnız seni dinleyen kullarından kıl.
39:59Ve min zürriyetine ümmetem müslümetenlek.
40:02Ve neslimizden de yalnız sana itaat eden Müslüman bir ümmet getir.
40:09Bizim zürriyetimizden de her şeyiyle sana teslim olmuş ve senin istediğin hayat tarzından başka hayat tarzlarına razı olmayacak,
40:18sana imandan başka imanları olmayan, sana kulluktan başka başkalarına kulluk yapmayan bir ümmet çıkar Ya Rabbi.
40:27Bir nesil getir Ya Rabbi diyorlar.
40:30Gerçekten de aradan uzun zamanlar geçiyor.
40:33Bu duanın üzerinden asırlar geçiyor.
40:36Bir iki bin, iki bin beş yüz yıl filan.
40:38Yani asırlar sonra İbrahim Aleyhisselam ve İsmail Aleyhisselam'ın sulbünden bir ümmet çıkıyordu.
40:45Allah bir ümmet çıkarıyordu.
40:48Yani bu ümmet Mekke'de gerçekleşiyordu.
40:51Ve bu ümmet bu beyti yapan İbrahim ve İsmail Aleyhisselam'ların ilk kurdukları kentte gerçekleşiyordu.
40:59Böylece bu iki peygamberin dualarını Rabbimiz kabul ediyordu.
41:04Yine İbrahim Aleyhisselam ve İsmail Aleyhisselam'ların duaları bakın devam ediyor.
41:12Ya Rabbi bize ibadet yerlerimizi de göster.
41:17Bize ibadet usullerimizi de göster.
41:20Ve bizim tevbelerimizi de kabul buyur.
41:23Bizim dönüşlerimizi, bizim inabelerimizi de kabul buyur Ya Rabbi diyorlardı.
41:29Yani Ya Rabbi biz burada nasıl hak yapacağız?
41:34Sana nasıl kulluk yapacağız?
41:35Sana nasıl ibadet edeceğiz?
41:37Sana senin razı olacağın kulluğu nasıl icra edeceğiz?
41:41Bize bunu da göster Ya Rabbi.
41:43Ve bizim tevbelerimizi kabul buyur.
41:46Diyorlar ki, bütün varlıklardan soyutlanarak sana yöneliyoruz.
41:51Kendimizden, çevremizden, toplumdan, insanlardan, herkesten ve her şeyden arınarak, her şeyden sıyrılarak sana döndük.
42:01Seni memnun etmek istiyoruz.
42:03Senden başka da güvenebileceğimiz birileri de yoktur Ya Rabbi.
42:07Bizi kabul buyur.
42:08Bizi kulluğuna kabul buyur.
42:10Tevbelerimizi kabul eyle.
42:13Yönelişlerimizi kabul eyle Ya Rabbi.
42:16İnneke ente tevvaburrahim.
42:18Sen tevvapsın.
42:19Sen tevbeleri kabul edensin.
42:22Sen dönüşleri kabul edensin.
42:25Sen hatalardan vazgeçip sana yönelen kulların günahları ne olursa olsun hiç bakmadan affedensin Ya Rabbi diye
42:33Rabbimizin bu merhamet sıfatlarını da tahrik edip kendilerinin affını istiyorlar.
42:40Devam ediyor duaları.
42:42Rabbana ve bağız fihim rasulem minhum yetlu aleyhim ayatike ve yuallimuhumul kitabe vel hikmete ve yuzekkihim inneke entel azizul hakim.
42:54Ey Rabbimiz!
42:55Onlara işlerinden bir peygamber gönder.
42:59Ve bağız fihim rasulem minhum yetlu aleyhim ayatike ve yuallimuhumul kitabe vel hikmete ve yuzekkihim.
43:09Öyle bir peygamber gönder ki onlara işlerinden Ya Rabbi senin ayetlerini okusun.
43:17Onlara kitabı ve hikmeti öğretsin.
43:20Ve yuallimuhumul kitabe vel hikmete onlara o peygamber kitabı ve hikmeti öğretsin.
43:26Ve onları iyice temizlesin ve yüzekkihim.
43:31Onları tezkiye etsin, iyice temizlesin.
43:34İnneke entel azizul hakim.
43:36Sen aziz ve hakimsin Ya Rabbi.
43:40Bakın diyorlar ki Allah'ın elçileri onlara bir elçi gönder ki o Müslüman ümmeti o toparlasın Ya Rabbi.
43:49Ve o göndereceğin Rasul onlara önder olacak, örnek olacak.
43:54Ve bu peygamber senin ayetlerini okuyacak, onlara hikmeti öğretecek, onlara kitabı öğretecek ve onları tertemiz hale getirecek bir elçi olsun
44:04Ya Rabbi.
44:06Peygamberin görevleri sayılıyor bu ayeti kerimede.
44:10Bakın şöyle maddeler halinde özetlersek.
44:13Bir, ümmetine Allah'ın ayetlerini okumak, yani toplumuna Allah'ın ayetlerini okumak, kendisine Allah'tan gelen ayetleri duyurmak ve okumak.
44:26İki, kitabı öğretmek.
44:30Üç, hikmeti öğretmek.
44:32Demek ki peygamberin böyle üç görevi varmış.
44:36Birincisi Allah'ın ayetlerini okumak, Allah'tan kendisine vahyolunan ayetleri toplumuna okumak, sonra kitabı öğretmek, bir de hikmeti öğretmek, sonra da
44:46onları temizlemek.
44:49Hikmet ameli salihtir.
44:52Hikmet kavilde ve fiilde isabettir.
44:56Veya hikmet kişinin sözüyle amelinin birleştirilmesi demektir.
45:01Yalnız sözde isabet, hikmet olmadığı gibi sadece fiilde isabet de hikmet değildir.
45:08Veya kimileri demişler ki hikmet fıkıh demektir.
45:13Yani dindeki emir ve nehilerin maksadını kavramak demektir.
45:18Kişinin lehine ve aleyhine olan şeyleri bilmesi demektir diye de böyle bir tarif yapılmış.
45:25Hani peygamberimizin bir hadisi vardı ya, Allah kimin için bir hayır murad ederse onu dinde fakih kılar diyordu ya peygamberimiz.
45:35İşte hikmet fıkıh demektir.
45:38Yani kişinin dininin emir ve yasaklarının hikmetini ve maksadını anlaması demektir.
45:44Bir başka anlayışa göre hikmet sünnet demektir.
45:48Hikmet sünnet demektir.
45:50Yani kitabın pratiği olan sünnet demektir.
45:52İşte bu peygamber onlara Kur'an'ın pratikte uygulanılışını da göstersin diyordu.
45:59Allah'ın elçisi Hazreti İbrahim Aleyhisselam ve İsmail Aleyhisselam.
46:03Evet, ayeti kerimede ifade edildiğine göre bir de peygamber Aleyhisselam'ın görevi ümmetini tezkiye etmek.
46:10Yani insanları tertemiz hale getirmektir.
46:13Peki neden temizleyecekti bu elçi toplumunun ümmetini?
46:17Küfürden, şirkten, nifaktan, cahiliyeden insanları arındırmak.
46:23Vicdanlarını, kalplerini, düşüncelerini, diyet ve amellerini, aile hayatlarını, içtimai yaşantılarını temizlemektir.
46:32Tezkiye, bir Müslüman 24 saatlik hayatını Allah'ın şu kitabına göre yaşarsa, o kişi hayatını temizlemiş demektir.
46:44Bir toplumda hayatını bu kitaba göre yaşarsa, o toplumda hayatını temizlemiş demektir.
46:51Yani o toplumda temizlenmiş demektir.
46:53Öyleyse tezkiye, bu kitaba göre bir hayat yaşamaktır.
46:58Şu kitaba göre hayat yaşayan bir adam, ya da hayatının her bir birimini bu kitaptan aldığı emirlerle düzenleyen bir adam,
47:08hayatının o birimlerini temizlemiş demektir.
47:11Bu kitaba göre hayat yaşayan, hayatının tümünü bu kitapla düzenlemeye çalışan bir toplumda, işte temizlenmiş bir toplum demektir.
47:21Öyleyse, madem ki peygamberlerin görevi budur, öyleyse peygamber yolunun yolcuları olarak bizim de görevlerimiz bunlardır.
47:31Yani biz de topluma Allah'ın ayetlerini okuyacağız.
47:35Toplumda bu ayetleri öğrenmek isteyenlere öğreteceğiz.
47:40Yani okumak, herkese, kadın, erkek, genç, ihtiyar, herkese Allah'ın bu ayetlerini okuyacağız.
47:48E peki zaten bu insanlar Kur'an'a iman ediyorlar, e onlara niye okuyacağız da demeyeceğiz.
47:55Çünkü Kur'an Müslüman'a da uyarıdır, kafire de uyarıdır.
48:00Şunu unutmayalım, bilelim ki Kur'an Müslüman'a da hatırlatmadır, kafire de hatırlatmadır.
48:07Veya Müslüman'a hatırlatmadır da kafire uyarıdır bu Kur'an.
48:11Yani bunu mutlaka biz de gerçekleştireceğiz.
48:16Bu okuduğumuz insanlar arasından öğrenmek isteyenlere öğreteceğiz Kur'an'ı.
48:22Yani pratikte yaşamak isteyenlere de işte kitabın pratiği budur diye onun pratiğini göstereceğiz.
48:30Ve böylece o insanların temizlenmesini sağlayacağız.
48:34Ve işte Peygamber Aleyhisselam insanları her türlü batıl düşüncelerden, efsanelerden temizleyerek onları apaçık imana ve hidayete ulaştırıyor.
48:46İşte İbrahim Aleyhisselam'ın duası böylece yerini bulmuş oluyordu.
48:51Samimi olarak dua etmişti İbrahim Aleyhisselam'la İsmail Aleyhisselam.
48:55Dua etmeye de hak kazanmış bir elle, bir ağızla, bir yüzle Rablerine dua etmişler.
49:00Ve Cenab-ı Hak da onların duasını kabul etmiş.
49:03İşte onların saydıkları özellikle son elçi Hazreti Muhammed Aleyhisselam gelmiş.
49:09Ve o elçi gerçekten toplumuna Allah'ın kitabını okumuş.
49:14Allah'tan gelen Allah'ın ayetlerinden bir kelime, bir harf bile gizlemeden toplumuna Allah'ın ayetlerini okumuş.
49:23Sonra kitabı öğretmiş, sonra toplumuna hikmeti öğretmiş, sonra da toplumunu tertemiz hale getirmiştir.
49:31Gerçekten çok güzel bir duaydı bu ve bu dua kabul ediliyordu.
49:37Yıllar sonra dünyanın en kutsal bir şehrinde bir ümmet ve bu ümmet içinde bir peygamber ve o peygamber onlara Rabbından
49:47gelen ayetleri okuyor, kitabı öğretiyor.
49:50Ve bu kitabın pratikteki uygulamasını yani sünneti sunuyordu, hikmeti sunuyordu bu peygamber.
49:57Dünyanın en vahşi bir toplumunu dünyanın en medeni toplumu haline getiriyordu.
50:03Gerçekten de o sırtlanları sırtlanlıkta bin misli geride bırakacak kadar ileri gitmiş insanları her türlü pisliklerden temizliyor, zalim olanları adil
50:15hale getiriyordu.
50:15Belki dünyanın en cahilleri olan bir toplumu dünyanın en alimleri haline getiriyor, dünyanın hocası haline getiriyor ve onları kıyamete kadar
50:26tüm dünyaya örnek bir nesil olarak insanlığa takdim ediyor, onları tertemiz hale getiriyordu.
50:34İnneke entel azizul hakim, şüphesiz ki aziz ve hikmet sahibi ancak sensin ya Rabbi.
50:41Ya Rabbi sen azizsin.
50:43İzzet ve şeref sana aittir ya Rabbi.
50:46Sen güçlüsün.
50:47Senden başka güçlü, senden başka izzet ve şeref sahibi yoktur ya Rabbi.
50:52Yani senden başka güveneceğimiz, senden başka dayanacağımız, senden başka sığınacağımız yoktur ya Rabbi.
50:58Sen hakimsin, sen hikmet sahibisin, sen hakimiyet sahibisin, sen hayata hakim olansın, sen gökler yüzü ve yeryüzünde egemen olansın.
51:08Senden başkalarına hakimiyet hakkı tanımayız.
51:11Sen hayatımıza yegane hakim olansın, hayatımıza hükmedensin, hayat programımızı tespit edensin ya Rabbi diye dua ediyorlar.
51:19İbrahim ve İsmail aleyhisselamın Kabe-i Muazzama'yı bina ederken, onun temellerini kaldırıp yeniden inşa ederken,
51:29Rablerine yaptıkları dua burada sona eriyor.
51:33Bundan sonra Rabbimiz İbrahim aleyhisselamın yolundan ayrılanların kimler olduğunu anlatmaya başlayacak.
51:40Ayet 130
51:47İbrahim aleyhisselamın dininden, İbrahim aleyhisselamın milletinden, yolundan ancak sefihler, yani kendini bilmeyenler yüz çevirir.
51:57İlla men sefihe nefse.
51:59Kendini bilmeyenler, hayrını, şerrini bilmeyenler, İbrahim aleyhisselamın dininden, onun milletinden, onun yolundan ancak onlar yüz çevirir, iraz eder.
52:10İslam literatüründe sefih, hayrını, şerrini bilmeyen, karını, zararını bilmeyen, ayırt edemeyen kimse demektir.
52:20Öyle değil mi?
52:21Hangi akıl sahibi bu saadetten mahrum olmak ister?
52:25Hangi akıl sahibi İbrahim'in yolundan yüz çevirip, ayrı ayrı yollara gitmek ister?
52:31Olsa olsa akılsız, beyinsiz, menfaatını, karını, zararını, hayırını, şerrini hesap edemeyen ve bu yüzden de kendini hakir bir duruma düşürmek
52:43isteyen beyinsizler ancak bundan yüz çevirirler diyor Rabbimiz.
52:46Bakın İbrahim aleyhisselam kendi zürriyetlerinin içinden bir toplum çıkarılması, bir ümmet çıkarılması ve onların içinden bir peygamber çıkıp onlara kitabı
52:59öğretmesi, hikmeti öğretmesi ve onları tertemiz hale getirmesi konusunda dua etmişti.
53:05Allah da bu duayı kabul etmişti.
53:07Mekke'de onun soyundan bir toplum çıkmış, onların içinden bir nebi çıkmış ve bütün insanlığı hakka davet ediyordu.
53:15Her peygamberin daveti aynıydı aslında, işte bu peygamberin daveti de Adem aleyhisselamı, İbrahim aleyhisselam, Musa aleyhisselam ve bütün peygamberleri içine
53:28alan yani onların davetinin uzantısı olan bir davetti.
53:32Yani bu elçi İbrahim neslinden, İbrahim milletindendi.
53:37Bu peygamberin daveti de İbrahim davetinin aynısıydı.
53:41Zira Hazreti İbrahim'in insanlığa sunduğu din İslam'dı.
53:45Onun oğulları olan İsmail'in ve İshak'ın dinleri de İslam'dı.
53:50Yani tüm peygamberlerin ortak diniydi.
53:52Bu son peygamber Hazreti Muhammed aleyhisselam'ın getirdiği din.
53:56Ama Yahudi ve Hristiyanların ve müşriklerin bu dini reddettiklerini anlatacak Rabbimiz.
54:03İnşallah vaktimiz doldu.
54:04Gelecek dersimizde bu ayetle alakalı kısa bir şeyler daha söyledikten sonra Rabbimiz'in öteki ayetlerini hep beraber tanımaya devam etmek
54:14üzere.
54:15Velhamdülillahi Rabbil Alemin.

Recommended