Skip to playerSkip to main content
  • 1 day ago
Bakara 102–105. ayetler, kitabı terk eden bir toplumun boşluğu hurafe, sihir ve bâtıl sistemlerle dolduracağını anlatır. Süleyman’ın sihirle ilgisi olmadığı vurgulanır; asıl küfrün vahyi bırakıp şeytanî öğretilerin peşine düşmek olduğu gösterilir. Ardından müminlere dil ve üslup edebi öğretilir: peygamberle ilişki pazarlık değil teslimiyet ilişkisidir. Son olarak ayetler, ehl-i kitabın Müslümanlara hayır istemeyeceğini bildirerek, hayrın yalnız Allah’ın elinde olduğunu hatırlatır.

Bakara 102 105 tefsir, Harut Marut, sihir ve küfür, kitabı terk etmek, peygamber edebi, ehl-i kitap eleştirisi, vahiy ve teslimiyet

Category

📚
Learning
Transcript
00:14İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:40İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:04İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:08İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:18İzlediğiniz için teşekkür ederim.
02:27İzlediğiniz için teşekkür ederim.
02:41İzlediğiniz için teşekkür ederim.
02:50İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:05İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:08İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:20İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:32İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:41İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:51İzlediğiniz için teşekkür ederim.
04:01İzlediğiniz için teşekkür ederim.
04:11İzlediğiniz için teşekkür ederim.
04:19İzlediğiniz için teşekkür ederim.
04:24İzlediğiniz için teşekkür ederim.
04:35İzlediğiniz için teşekkür ederim.
04:39İzlediğiniz için teşekkür ederim.
04:43İzlediğiniz için teşekkür ederim.
04:48İzlediğiniz için teşekkür ederim.
04:52İzlediğiniz için teşekkür ederim.
04:56İzlediğiniz için teşekkür ederim.
05:07İzlediğiniz için teşekkür ederim.
05:25İzlediğiniz için teşekkür ederim.
05:33İzlediğiniz için teşekkür ederim.
05:36İzlediğiniz için teşekkür ederim.
05:46İzlediğiniz için teşekkür ederim.
05:47İzlediğiniz için teşekkür ederim.
06:08İzlediğiniz için teşekkür ederim.
06:21İzlediğiniz için teşekkür ederim.
06:27İzlediğiniz için teşekkür ederim.
06:39İzlediğiniz için teşekkür ederim.
06:48İzlediğiniz için teşekkür ederim.
06:53İzlediğiniz için teşekkür ederim.
07:08İzlediğiniz için teşekkür ederim.
07:36İzlediğiniz için teşekkür ederim.
07:46İzlediğiniz için teşekkür ederim.
07:55İzlediğiniz için teşekkür ederim.
07:59İzlediğiniz için teşekkür ederim.
08:08İzlediğiniz için teşekkür ederim.
08:10İzlediğiniz için teşekkür ederim.
08:20İzlediğiniz için teşekkür ederim.
08:21İzlediğiniz için teşekkür ederim.
08:52İzlediğiniz için teşekkür ederim.
08:55İzlediğiniz için teşekkür ederim.
08:59İzlediğiniz için teşekkür ederim.
09:08İzlediğiniz için teşekkür ederim.
09:16İzlediğiniz için teşekkür ederim.
09:38bu kadar bilgisiz kimselerdir diyor Rabbımız.
09:41Yani eğer onların kendisiyle amel edebilecekleri kitap sünnet bilgileri olsaydı onunla amel ederlerdi demektir bunun manası.
09:52Ama heyhat ki onların amel edebilecek kadar kitap sünnet bilgileri olmadığı için ellerinde kitapları var,
10:01önlerinde peygamberlerinin apaçık hayatı sünneti durmaktadır ama buna rağmen kitapla ilgiyi kesmiş,
10:09peygamberlerinin sünnetiyle ilgiyi kesmiş bu toplum kitap ve sünnet bilgileri olmadığı için de başka yapacak bir şeyleri kalmamıştı bununla amel
10:21etmeye yöneldiler.
10:23Yani kitapsız hayatlarını peygambersiz hayatlarını sihirle doldurmaya çalıştılar.
10:29Rivayetlere bakılırsa kahinler bir dönem işte cinlerden ve şeytanlardan öğrendikleri bilgileri kitap haline getirmişler.
10:39Yani büyü kitapları oluşturmuşlar.
10:41Bunu insanların arasında yaymaya çalışmışlar.
10:45Nihayet Süleyman aleyhisselam peygamber olarak gelince tüm bu kahinleri etkisiz hale getirmiş
10:53ve onların yazdıkları bu kitapları toplatarak bir yere gömdürmüştür.
10:59Ama Süleyman aleyhisselamın vefatından kısa bir süre sonra şeytan insan suretinde toplumun arasında görünür.
11:08Topluma der ki şeytan Süleyman'ın yeryüzündeki kuşa kurda hakimiyetinin sebebini sizlere söyleyeyim mi?
11:18İşin aslı şu ki Süleyman aleyhisselam zannettiğiniz gibi bir peygamber değil o büyük bir sihirbazdır.
11:26Çünkü şeytanları, cinleri, rüzgarları, kuşları, kurtları, hayvanları hepsini sihirle büyüleyip teslim almıştı.
11:37Tüm bu varlıklara hükmetmesinin altında onun bu büyük sihirbaz oluşu yatmaktadır.
11:43Yani o ne yapmışsa Süleyman peygamber neyi becermişse bu büyük sihir sayesinde yapmıştır.
11:52Eğer bu söylediklerimin ispatını isterseniz diyor şeytan,
11:58benden bu söylediklerimin ispatını, delilini isterseniz,
12:02o zaman onun kitapları işte şurada, onun kürsüsünün altında gizlidir.
12:07Kazın onu bulacaksınız der.
12:09Adamlar açtılar kürsünün altından gerçekten bir kısım büyük kitapları çıkardılar.
12:15Halbuki Süleyman aleyhisselam daha önceki büyücülerin kitaplarını, sihirbazların kitaplarını toplamış,
12:23onları etkisiz hale getirebilmek için oraya gömdürmüştü Süleyman aleyhisselam.
12:29İşte insanlar şeytanın bu sözüne kapılarak açtılar.
12:33Gerçekten kürsünün altında bir kısım büyük kitapları çıkardılar.
12:37İşte insanlar Süleyman aleyhisselamın mülkü üzerine şeytanların uydurdukları,
12:45ortaya çıkardıkları, batıl şeylerin ardına düştüler.
12:49Ayetiyle bu anlatılıyor.
12:51Yani Hazreti Süleyman'ın bir sihirbaz olduğunu,
12:55onun bir peygamber olmadığını söylüyordu Allah düşmanı Yahudiler.
13:00Ama Allah bu ayetiyle bunun böyle olmadığını,
13:04Süleyman aleyhisselamın ne sihirle ne de küfürle hiçbir zaman ilgisinin bulunmadığını haber veriyor.
13:12Yani aslında bu haliyle sihir bir küfür olup,
13:16Süleyman aleyhisselam sihir yaparak asla küfretmemiştir.
13:20Ama ona sihirbaz diyen şeytanlar kafir olmuştur denilmektedir.
13:25Peki, acaba bu şeytanlar insanlara sihir öğreterek insanları yoldan çıkarıyorlardı?
13:34Yani bunların derdi neydi?
13:36Bunların derdi İsrail oğullarını yoldan çıkarmaktı.
13:41Böylece İsrail oğulları sihirbazlığa yöneli verdiler.
13:45Zira Mısır'dan beri İsrail oğullarının arasında sihir biliniyordu.
13:52Kölelik dönemlerinden, yani Mısır'dan kalma İsrail oğullarında sihir bilgisi vardı.
13:59Bilhassa işte eski devletlerini kaybedip de diğer milletlerin kölesi durumuna geldikten sonra,
14:06onların bu tür şeylere sarıldıklarını görüyoruz.
14:10Yani kitaplarını arkalarına atınca yapacakları bir şey kalmamıştı zaten.
14:15Ama utanmadan bunu Süleyman Aleyhisselam'a da izafe ederek buna meşruiyet kazandırmaya çalışıyorlardı.
14:23Yani uydurdukları bu sihiri Süleyman Peygamber'e de izafe ederek,
14:28Süleyman Aleyhisselam'ın da sihirbaz olduğunu söyleyerek,
14:31böylece sihire meşruiyet kazandırmaya çalışıyorlardı.
14:36Uydurdukları bu şeyin işte bir kökü, bir dayanağı olmadığı için bunu Süleyman Aleyhisselam'a dayandırmaya çalışıyorlardı.
14:46Din de böyle diyor efendim, kitap da böyle buyuruyor efendim diyerek,
14:51bu işe meşruiyet kazandırmayı amaçlıyorlardı.
14:54Günümüzde de işte kimi insanları görüyoruz,
14:59şeytan yapımı, demokrasi gibi,
15:01karıyla kocanın arasını ayıran,
15:04aynen sihir gibi.
15:06Sihirde işte Allah az evvel anlattı,
15:09onlar karıyla kocanın arasını ayıracak şeyleri öğreniyorlardı,
15:14demişti ya Rabbımız.
15:15İşte günümüzde de işte bir demokrasi çıkardılar,
15:19karıyla kocanın arasını ayıran,
15:22babayı evlada, evladı babaya düşman yapan,
15:26kardeşle kardeşin arasını açıp,
15:28onları işte fırkalaştıran sistemleri ortaya çıkarıp,
15:33bunları kitabın yerine ikame ettikten sonra kimileri,
15:38buna bir de işte halkın gözünü boyayabilmek için,
15:42din de böyle diyor efendim,
15:43Kur'an da demokrasiden yanadır.
15:46Yani Kur'an da aynen demokratik bir sistem önermektedir diyerek,
15:50Allah korusun tıpkı Yahudilerin sihiri,
15:53Hazreti Süleyman peygambere izafe ederek,
15:56ona meşruiyet kazandırmaya çalıştıkları gibi,
15:59bugün kimileri de demokrasiye,
16:02meşruiyet kazandırmaya çalışmaktadırlar.
16:06Yani kitap ve sünneti arkasına atan Müslümanlar,
16:10bu tür şeylerin peşine takılıverdiler.
16:14E başka çareleri de yoktu zaten.
16:16Yani amel edebilecek ortada kitap ve sünnet olmayınca,
16:21kitapla diyaloğları kesilince,
16:24peygamberle diyaloğları kesilince,
16:26yani amel edecek hayatlarını düzenleyecek kitap ve sünnet olmayınca,
16:31elbette bu tür şeylerin peşine takılacaklardı insanlar.
16:34Dün İsrailoğulları sihirin peşine takılmıştı,
16:39bugün İsmailoğulları,
16:41aynen onlar gibi kitabı arkalarına attıkları için,
16:45kitapsız ve peygambersiz hayatlarını,
16:48işte aynen sihir gibi insanların uydurduğu,
16:51demokrasiyle doldurmaya çalışıyorlar.
16:54Bilelim ki hiçbir toplum kitapsız ve kuralsız yaşayamaz.
17:00Kitaplarını terk eden, kitaplarını arkasına atan bir toplum,
17:04elbette başka kitaplar bulmak zorunda kalacaktır.
17:09Birileri de işte onlara,
17:11onların bu tür ihtiyaçlarını karşılay vermişler.
17:14Kitap mı arıyorsunuz, sistem mi arıyorsunuz,
17:17alın size sistem, alın size kitap diye,
17:21birileri de onların karşılarına bir kitap çıkarıvermiş,
17:24bir sistem çıkarıvermiş.
17:27Allah diyor ki bakın,
17:28وَلَوْ أَنَّهُمْ آمَنُوا وَاتَّقَعُوا لَمَثُوبَتُمْ مِنْ عَنْدِ اللّٰهِ خَيْرِ
17:34لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ
17:36Eğer onlar, o Yahudiler,
17:38iman edip de müttaki olabilselerdi,
17:41yani Allah'a inanıp da Allah'la yol bulabilselerdi,
17:45hayatlarını Allah'a sorarak düzenleyebilselerdi,
17:49hayatlarını Allah'ın kitabı istikametinde düzenleyebilselerdi,
17:54Allah katındaki sevap daha hayırlı olurdu.
17:57ama keşke bunu bir bilebilselerdi.
18:00لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ
18:02Bunu bir anlayabilselerdi.
18:06Bundan sonra bakın,
18:07Rabbımız Müslümanlara sözü döndürüyor,
18:11yani sözü bize döndürüyor.
18:13Bakın bize bu konuda,
18:15Yahudilerle alakalı bir edep anlatmaya başlıyor Rabbimiz.
18:19Ayet 104
18:21يَا اَيُّهَا لَذ۪ينَ آمَنُوا
18:24لَا تَقُولُ رَاعِنَا وَقُولُنْ ذُرْنَا وَاسْمَعُوا
18:28وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمُ
18:32Ey müminler,
18:33يَا اَيُّهَا لَّذ۪ينَ آمَنُوا
18:35Ey inanan müminler,
18:37ey inandığını iddia edenler,
18:39لَا تَقُولُ رَاعِنَا
18:41Peygambere ra'ina demeyin,
18:44وَقُولُنْ ذُرْنَا وَنْذُرْنَا
18:46deyin,
18:47وَاسْمَعُوا
18:48Bir de dinleyin,
18:50وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمُ
18:52İnkar edenlere,
18:54kafirlere,
18:55örtenlere,
18:55örtbas edenlere de
18:56elem verici bir azap vardır.
18:59Dikkat edersek,
19:01biraz şöyle ilerilere gidelim.
19:03Bakara suresinin az ilerilerinde
19:05Allah ne demişti?
19:07يَا اَيُّهَا النَّاسِ
19:08اُعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ
19:11وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
19:15Ey insanlar!
19:16Bakın Rabbimiz orada
19:18ey insanlar diye hitap etmişti.
19:20Ey insanlar!
19:21Sizi ve sizden öncekileri
19:23yaratan Rabbınıza kulluk edin.
19:25Umulur ki böylece korunmuş olursunuz.
19:29Böylece Allah'la yol bulmuş olursunuz.
19:32Böylece yolunuzu
19:33Allah'ın kitabıyla bulmuş olursunuz demişti.
19:36Yani ey insanlar!
19:38Rabbınıza kul olun.
19:39Rabbınıza kulluk edin buyurmuştu.
19:43Yani bütün insanlığı
19:44kendisine kulluğa çağırmıştı Rabbimiz.
19:46Daha sonra
19:47biraz daha ilerlerde
19:49يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ
19:51buyurarak
19:52ehli kitabı
19:53bu kitaba imana çağırmıştı Rabbimiz.
19:56Şimdi de bakın
19:57يَا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ آمَنُ
19:59buyurarak
20:00yani ey Müslümanlar!
20:02diyerek
20:02Müslümanlara
20:04hitap etmeye başladı Rabbimiz.
20:06Yani bize seslenmeye başladı.
20:08Ve bakın bu ayetiyle
20:09Rabbimiz bize
20:10bir edeb anlatıyor.
20:12يَا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ آمَنُوا
20:15لَا تَقُولُوا رَاعِنَا وَقُولُوا نظُرْنَا وَاسْمَعُوا
20:19Ey müminler!
20:20Peygambere
20:22râina demeyin
20:23unzurna deyin
20:24ve dinleyin
20:25kulak verin
20:27buyuruyor.
20:29Râi
20:30riayet
20:31bir kimsenin bir kimsenin bir kimsenin başkalarının işlerini çekip çevirmesi, başkalarının işlerini yönetmesi demektir.
20:39Yani birinin adına onun işini çekip çevirmenin, onun işine müdahale etmenin, yönetmenin adına işte râi ya da riayet denir.
20:51Yani onun lehine olan şeyleri tedarik edip ona fayda sağlaması, onu gözetmesi demektir.
20:59Bu kelime hayvanlar için kullanıldığı zaman onları gütmek anlamına gelmektedir.
21:06Hani
21:06كُلُّكُمْ رَاعِنْ وَكُلُّكُمْ مَسْعُولُنْ عَنْ رَعِيَّتِهِ
21:10Hadisinden biliyoruz ki
21:11hepiniz çobansınız
21:13ve hepiniz güttüğünüzden sorumlusunuz, sürünüzden sorumlusunuz diyordu ya Peygamberimiz.
21:18İşte bu râi riayet kelimesi hayvanlar için kullanıldığı zaman onları gütmek, onları yönlendirmek anlamına gelmektedir.
21:29Başlangıçta Allah'ın Resulü Müslümanlara herhangi bir emir verdiği zaman Müslümanlar yani sahabe-i kiram
21:35râina ya Resulallah derlerdi.
21:38Yani bize riayet et ey Allah'ın Resulü bizi gözet, bize mühlet tanı, acele etme ya Resulallah.
21:45Yani anlayalım ve amel edelim diyorlardı.
21:48râina ya Resulallah diyorlardı.
21:51Yani bize zaman ver ki biz bunu anlayalım diyorlardı.
21:55Sonradan Allah düşmanı Yahudiler bu kelimeyi çok değişik manalarda kullanmaya başladılar.
22:04Yani bu tabiri Yahudiler değişik manalarda kullanmaya başlayınca
22:09Allah bu kelimeyi Müslümanların kullanmamalarını istemiş.
22:14La tekûlu râina ve kûlundurna böyle demeyin.
22:19Ey Müslümanlar râina demeyin.
22:21Unzurna deyin.
22:23Ve söze de iyi kulak verin.
22:26Dikkatlice dinleyin.
22:27Demiş Rabbimiz.
22:28Bunun sebebini şöyle izah etmişler.
22:32Bu râina kelimesi işte Yahudilerin kendi aralarında bir tür sövme anlamına kullandıkları bir kelimeydi demişler.
22:42Onun için Rabbimiz Müslümanların bu kelimeyi kullanmalarını yasaklamış.
22:47Veya ey bizim çoban.
22:50Ey bizim çobanımız.
22:52Ey bizim güdücümüz anlamına kullanıyorlardı Yahudiler bunu.
22:57Yani peygamberi çoban kendilerini ise sürü makamında görüyordu Yahudiler.
23:03Böylece Rabbimiz Yahudilerin kötü maksatlarla kullandığı bu kavramı, bu kelimeyi Müslümanların kullanmasını yasaklıyor.
23:12Veya İbranice'de bu kelimenin anlamı şöyleymiş.
23:17Duy duymaz olası.
23:19Dinle dinlemez olası.
23:22Dinle dinlenmez olası.
23:24Dinle sözü dinlenmez herif gibi hakaret ifade eden bir kelimeymiş bu.
23:30Yahudiler hem karşısındakine sövmek hem de hakaret etmek kastıyla bu kelimeyi kullanmaya başlayınca
23:38Cenab-ı Hak Müslümanların bu kelimeyi kullanmalarını yasaklayıverdi.
23:44Bir de bu kelime sen bize riayet et biz de sana riayet edelim.
23:50Yani sen bizim sözümüze kulak ver ki biz de sana riayet edelim.
23:55Yani sen bizi dinle ki ey Muhammed biz de seni dinleyelim.
24:01Yani biz de senin sözünü dinleyelim şeklinde pazarlıklı bir ifade anlamına geliyormuş.
24:07Yani böyle peygamberin konumunu rencide edici anlaşmalı eşit bir riayet talep ediyordu Allah düşmanı Yahudiler.
24:16Halbuki Resulullah'ın ümmeti arasındaki ilişkisi öğretmen öğrenci ilişkisine benzemez.
24:26Ya da usta çırak ilişkisine asla benzemez.
24:29Yani sen bizi dinle ey Muhammed bizi dinlediğin kadar biz de seni dinleyelim.
24:35Sen bizim sözümüze ne kadar kulak verirsen biz de senin sözüne o kadar kulak veririz.
24:41Sen bizim hayatımızı ne kadar beğenirsen biz de senin hayatını ya da bize getirdiğin mesajlarını o kadar beğeniriz gibi böyle
24:50eşit bir zemin arıyorlardı.
24:53Uzlaşma arıyorlardı Allah düşmanları.
24:57Bakın bu konuda bunu anlatan başka ayetler de var Kur'an-ı Kerim'de.
25:01Bunu yasaklayan ayetler de var.
25:02Mesela Nur suresinde bir ayet-i kerimesinde Rabbimiz şöyle buyuruyor.
25:07لَا تَجْعَلُوا دُعَى الرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَي بَعْضِكُمْ بَعْضَ
25:13Allah diyor ki bakın orada sakın ha o Resulü kendi aranızda birbirinizi çağırdığınız gibi çağırmayın.
25:21Yani bir arkadaşınızı çağırdığınız gibi bir eşinizi bir dostunuzu çağırdığınız bir eşinize bir dostunuza hitap ettiğiniz gibi sakın ha peygambere
25:30öyle hitap etmeyin gibi yani bunu yasaklayan ayetler de var.
25:35Ray bir de hayvanlarla ilgili bir sözdür demin de ifade ettim Yahudiler bu kelimeyi kullanırlarken şöyle diyorlardı bakın peygamberimize biz
25:48senin ne dediğini anlayamıyoruz.
25:50Yani biz bunu anlamaktan uzağız demeye getiriyorlardı yani ey Muhammed biz sürüleriz demeye getiriyorlardı da Allah buyurdu ki ey Müslümanlar
26:01sizler Yahudiler gibi bu Allah düşmanı lanetlik toplum gibi peygamber karşısında sürüler kesilmeyin.
26:10Kur'an karşısında sürüler kesilmeyin peygamber karşısında peygamberin mesajı karşısında sürü kesilmeyin dinleyin yani söze iyice kulak verin ve siz
26:25anlayacaksınız siz sürüler değilsiniz peygamber karşısında sürüler değilsiniz kitap karşısında ve esma'u dinleyin siz anlayacaksınız.
26:36Yani bakıyoruz bugün de kimileri sanki Kur'an karşısında sürü kesiliyorlar valla biz bu kitabı anlayamayız kimileri Allah korusun tıpkı
26:48Yahudinin yaptığı gibi peygamber karşısında sürü kesiliyor valla biz peygamberin ne dediğini anlayamayız.
26:55Biz kim hadisleri anlamak kim biz kim Allah'ın kitabını anlamak kim Allah'ın kitabını da peygamberin hadislerini de ancak
27:04alimler anlar diyerek sanki kitap karşısında peygamber karşısında sürüler kesilmeye çalışıyor ya bugün kimi insanlar?
27:12Allah diyor ki ey Müslümanlar yapmayın siz onlar gibi biz bunu anlayamayız demeyin Yahudiler gibi kitap karşısında sürüler kesilmeyin Allah
27:23'ın lanetlik toplumu Yahudiler gibi İsrail oğulları gibi peygamber karşısında sürü olduğunuzu peygamberin çoban olduğunu ortaya koymayın.
27:32Onların kullandıkları bu başka manalara çekilebilecek kelimeleri kullanmayın buyurdu Rabbimiz. Sizler bu tür kelimeleri ağzınıza almayın buyurdu.
27:44Öyleyse bugün bizler de bir konunun anlatımında kullandığımız kelimelere çok dikkat etmek zorundayız.
27:53Zira insanlar onunla kendi nanelerine kılıf bulmasınlar.
27:59Mesela Mevlana aşkı ilahiyi şarapla anlatmış diye bugün insanlar onun ihtifallerine kafayı çekerek geliyorlar.
28:08Anlatmaz komaz olsun.
28:10Aşkı ilahiyi yani Allah aşkını keşke başka cümlelerle başka ifadelerle anlatsaydı da şarapla anlatmasaydı.
28:18Çünkü Mevlana böyle dedi diye aşkı ilahiyi şarapla anlattı diye bugün onun ihtifallerine yığınlarla insanlar kafayı çekerek geliyorlar.
28:28Öyleyse başkalarının nanelerine kılıf bulabilecekleri kendi küfürlerine kendi şirklerine böyle delil bulabilecekleri biçimde bu tür kelimeleri kullanmaktan bu tür kavramları
28:41ağzınıza almaktan sakınacağız.
28:43Farklı anlamlar yükleyerek kullandıkları kavramları kullanırken çok dikkat etmek zorundayız.
28:50Mesela hürriyet kavramı.
28:53Bugün bu kavramı kullanan insanlar insanın sözleri, insanın fiilleri ve düşüncelerinin tamamen bağımsız olduğunu kastetmektedirler.
29:04Kapitalist dünyaya göre insan bütün işlerinde sınırsız bir hürriyete sahiptir.
29:09İşte cinsel, ekonomik, siyasal bütün ilişkilerini belirlerken hiçbir ilke tanımamaktadırlar.
29:17Yani ne din, ne iman, ne Allah, ne kitap, ne peygamber tanımaz bir hürriyet kastetmektedirler.
29:25Öyleyse bu kavramı, bu kelimeyi kullanırken, ağzımıza alırken nerede ve nasıl kullandığımızı çok iyi düşünmek zorundayız.
29:34Mesela demokrasi kelimesi de böyledir.
29:38Buna insanların yükledikleri İslam dışı manaları görmeyerek kimi Müslümanların sadece İslam'ın şura ve seçim ilkelerinden hareketle,
29:49efendim İslam da demokrasidir, İslam da demokrasiyi önermektedir, yani gerçek demokrasi İslam'dadır gibi lafları,
29:58onları dinin dışına çıkardığının farkına varmalıdır bu Müslümanlar.
30:02İşte bu ayeti kerimeden anlıyoruz ki bizler bu tür kavramları kullanırken çok dikkatli davranmak zorundayız.
30:11Bizim inandığımız muhtevaya sahip olmayan kavramları kullanmamaya azami gayret göstermeliyiz.
30:18Yoksa Allah korusun Müslümanların zihinlerini idlal vebalinden kurtulamayız.
30:24Müslümanların zihinlerini bozma günahından kurtulamayız.
30:27Evet, kullandığımız kelimeleri, kavramları kullanırken çok dikkat etmek zorundayız.
30:35Aksi takdirde insanlar bizim kullandığımız bu kelimeler ve kavramlar üzerinde kendi nanelerine kılıf bulmasınlar.
30:43Kendi nanelerine delil bulmasınlar.
30:47Ayet 105 Bakara suresi, bakın Rabbimiz bundan sonra şöyle diyor.
31:01Kitap ehlinden kafir olanlar ve müşrikler Rabbinizden sizin üzerinize bir hayır indirilmesini,
31:10bir hayır gönderilmesini asla istemezler, asla razı olmazlar.
31:14Yani size ne din gelmesini, ne kitap indirilmesini, ne de peygamber gönderilmesini onlar istemezler.
31:24Veya sizin bir harbi kazanmanızı, sizin bir nimete ulaşmanızı asla istemezler.
31:31Sizin devlet kurmanıza, sizin yeryüzünde hakim olmanıza onların asla rızası yoktur diyor Rabbimiz.
31:38Yani bunlar kesinlikle size hayrın indirilmesine, sizin hayra ulaşmanıza asla razı olmazlar, olmayacaklar.
31:49Onun için bunlardan size hayır geleceğini, bunların sizin hakkınızda hayır düşüneceklerini sakın ummayın ey Müslümanlar.
31:58Yani hayatınızı bu umut üzerine bina etmeyin.
32:03Bu Amerika'dan, bu Avrupa'dan, bu ehli kitap dünyadan, bu Yahudi ve Hristiyan dünyadan hiçbir beklentiniz olmasın.
32:13Sakın güvenmeyin onlara denilmektedir.
32:16Ama varsın onlar istemesinler, hayır onların elinde değil ki, hayır Allah'ın elindedir.
32:24Yani onlar istediği kadar size bir hayrın gelmesini istemesinler, razı olmasınlar.
32:29Bir hayır onların elinde değil ki, hayrı size gönderecek ya da engelleyecek onlar değil ki.
32:35Bakın Allah ayetin devamında diyor ki,
32:38وَاللّٰهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِهِ مَنْ يَشَاءُ
32:41وَاللّٰهُ ذُلْفَضْلِ الْعَظ۪يمُ
32:43Ama Allah rahmetini dilediğine tahsis eder.
32:47Allah rahmetini dilediğine ulaştırır.
32:49Allah büyük ihsan sahibidir.
32:52وَاللّٰهُ ذُلْفَضْلِ الْعَظ۪يمُ
32:54Allah azim fazıl sahibidir, ihsan sahibidir.
32:59Yani o Allah ki rahmetini dilediğine verendir.
33:03Ve Allah büyük fazıl sahibidir.
33:05Buyurduktan sonra arkadaşlar,
33:07onların kitabın tamamına itiraz etmek için,
33:13fer'i hükümlere itiraz ettiğini anlatmaya başlayacak Rabbimiz.
33:18Yani ehli kitabın Kur'an'ın tümünü reddedebilmek için,
33:22fer'i hükümleri reddettiklerini ya da reddetmeye çalıştıklarını anlatacak.
33:28Kitabın bildirdiği nesih konusuna itiraz ettiklerini gündeme getirmeye başlayacak Rabbimiz.
33:35Bakın, Kur'an-ı Kerim'de nesih de vardır.
33:40Kur'an-ı Kerim'de nasih ve mensuh da var.
33:43Bir zamanlar, bu Allah'ın emridir denilen bir hüküm, bir ayet,
33:50bir başka zaman ne solunuyor?
33:52Onun yerine bir başka hüküm, bir başka ayet konuluyor.
33:57Yahudiler ve Hristiyanlar, Kur'an'ın bu bölümünü reddetmeye kalkışıyorlar.
34:02Bu ne biçim iştir?
34:04Yani Allah'ın hükmünde, Allah'ın sözlerinde değişiklik olur mu ya?
34:08Eğer bu Kur'an gerçekten Allah kelamı olsaydı, böyle bir değişikliğin olmaması gerekirdi.
34:14Yani Allah kendi yaptığını hiç bozar mı ya?
34:17Yani sözünü geri almak yakışır mı Allah'a?
34:21Kur'an hem önceki kitapların, yani Tevrat ve İncil'in Allah'tan geldiğini söylüyor,
34:26hem de bizzat tasdik ettiği bu kitaplardan farklı şeyler söylüyor.
34:31Kur'an, Tevrat'ta ve İncil'de olmayan şeyleri söylüyor.
34:35Kur'an, Tevrat ve İncil'in hükümlerinin kaldırıldığını söylüyor.
34:39Olacak şey midir bu diyorlardı.
34:42Yani Allah daha önce indirdiğini kaldırır mı ya?
34:45Nasıl olur da Allah farklı zamanlarda farklı şeyler söylüyor.
34:50Dün başka şeyler söylüyordu, bugün başka şeyler söylüyor Allah.
34:55Olacak şey midir bu diyorlardı.
34:56Yani bu alçaklar kitaplarının Kur'an tarafından nesh edilmesini kabullenemiyorlar, hazmedemiyorlardı.
35:06Bu manada nesih, önceki kitaplardakilerin, yani önceki kitaplardaki hükümlerin kaldırılması anlamına gelmektedir.
35:16Bir de Kur'an, Yahudi ve Hristiyanların kendilerine kitapları vasıtasıyla indirilen emirlerin bir kısmını unuttuklarını söylüyor.
35:27Nesih, bir de böyle anlayacağız tabii inşallah biraz sonra detaya gireceğim.
35:32Yani Kur'an, Yahudi ve Hristiyanların kendilerine ulaştırılan, kendi kitapları vasıtasıyla kendilerine bildirilen emirlerin bir kısmını nesh ettiklerini unuttuklarını söylüyor.
35:46Allah'ın ayetlerinin, Allah'ın emirlerinin hafızalardan silinmesi nasıl mümkün olabilir?
35:53Yani böyle bir şey mümkün değil diyorlardı.
35:56Kur'an'ın nesih adı altında gündeme getirdiği bu hafızalardan kimi hükümlerin, kimi ayetlerin silinmesi konusunu reddediyorlardı alçaklar.
36:07Aslında onların bu soruları hakka ulaşmak için, hakkı kabullenmek ya da hakka ulaşabilmek, hakkı bulabilmek için değildi.
36:16Bunların bütün derdi, müminlerin zihinlerini idlal etmekti.
36:21Yani istiyorlardı ki, müminler de bu tür şeyleri problem yapsınlar ve kavminin bu tür sorularla Hazreti Musa'yı uğraştırdıkları gibi,
36:31onlar da peygamberlerini uğraştırsınlar.
36:34Yani Müslümanlar da peygamberlerine bu tür problemleri gündeme getirip, peygamberlerini uğraştırsınlar.
36:41Ve o Müslümanlar da tıpkı İsrailoğullarının ya da Hristiyanların Hazreti İsa'ya, Hazreti Musa'ya yaptığını peygamberlerine yapsınlar.
36:50Ve peygamberin yoluna barikatlar koysunlar.
36:53Yani peygamberin işini zorlaştırsınlar.
36:55Dertleri buydu adamların.
36:58Evet, bunu ilk söyleyenler Yahudilerdi.
37:02Kur'an'ın haber verdiği neshi ilk reddedenler, ilk inkar edenler Yahudilerdi.
37:08Haşa, Allah'ın önce bilmediğini sonradan öğrenmiş olması düşünülemez.
37:14Allah'ın önce demediğini sonradan demesi de düşünülemez.
37:19Ve buna göre Allah'ın hüküm değiştirmesi de söz konusu olamaz diyorlardı.
37:24Böylece Tevrat'ın hiçbir ayeti, Musa dininin hiçbir hükmü değişmezmiş.
37:31Yani Tevrat'ın hiçbir ayeti değiştirilemezmiş, neshedilemezmiş.
37:35Bunun için de, işte İncil de, Kur'an da Allah'ın kitabı değilmiş.
37:41Zira, Kur'an'dan önce gelen İncil de, aynı şeyi yaptığı için onu da reddediyordu.
37:47Bu alçak Yahudiler.
37:49Daha önce gelen, Kur'an'dan önce gelen İncil de, gelişiyle,
37:53kendisinden önceki meriyette olan Tevrat'ın, işte neshedilmiş olduğunu ilan etmişti ya,
37:59işte bu yüzden Yahudiler, kendi kitaplarını neshetti diye,
38:03İncil için de, aynı şeyi söylemişlerdi.
38:06Yani dün, aynı sebeple İncil'i reddeden bu Yahudiler,
38:11bugün de aynı sebeple Kur'an'ı reddediyorlardı.
38:15Hristiyanlara gelince, onlar eskiden Yahudilere karşı neshi savunuyorlardı.
38:20Ve bunu inkar etmiyorlardı.
38:22Çünkü kendi kitapları olan İncil, Tevrat'ın bazı hükümlerini neshetmişti.
38:27Mesela, İncil'de, Tevrat'ın cumartesi günü, iş yapmayı yasaklayan hükmünü değiştirip,
38:35bunu pazar gününe alan ayetlerin varlığını iddia ediyorlardı.
38:39Yine, Hazreti İsa'nın, yiyecek ve içecekler konusunda,
38:44eski yasakları kaldırdığına inanıyorlardı Hristiyanlar.
38:47Ama sonradan Kur'an gelip de, ikisini de nesh eden ayetler ortaya konulunca,
38:54bu defa Yahudilere karşı, bu neshi savunan Hristiyanlar da, bakın şöyle deyiverdiler.
39:01La mubeddile li kelimatillah.
39:04Allah'ın kelimelerinde değişme olmaz.
39:08Allah'ın kelimelerinde asla değişme olmaz.
39:11Allah'ın kelimelerini hiç kimse değiştirmeye güç yetiremez.
39:14Yunus suresindeki ayeti kerimeye dayanarak,
39:18onlar da neshi inkar edip, bu konuda Kur'an'ın ayetiyle,
39:22Müslümanlara delil getirmeye bile kalkıştılar.
39:26La mubeddile li kelimatillah.
39:29Allah'ın kelimelerinde, Allah'ın ayetlerinde, Allah'ın hükümlerinde değişiklik olmaz, olamaz.
39:35Yani, Allah'ın İncil'deki ayetleri kesinlikle değişemez, değiştirilemez diyorlardı.
39:42İncil'in, kendisinden önceki Tevrat'ı değiştirdiğine inanan bu Hristiyanlar,
39:48aynı şeyin Kur'an için geçerliliğini reddediyorlardı.
39:51Avusturya'da bu konuda tartıştığımız bir papaz, bana bu ayeti okumaya kalktı.
39:57Ben dedim ki, eğer Hristiyanlık böyle bir ayete dayanarak, yani Kur'an'ın bir ayetine dayanarak,
40:04İslam'a itiraz edecek olursa, o zaman Hristiyanlık kendi kendini inkar etmiş olur dedim.
40:10Çünkü, Hristiyanlığın Yahudiliğe muhalif olan pek çok hükümleri vardır.
40:16Yani, Hristiyanlığın Yahudiliği nesh eden pek çok hükmü vardır.
40:20Zaten böyle olmasaydı da, Hristiyanlığın manası kalmazdı.
40:24Aynı şey, Yahudiler için de geçerlidir.
40:27Yani, onların kitabı olan Tevrat da, kendinden önceki kitaplarda olmayan veya onları nesh eden hükümlerle doludur.
40:35Ehli kitabın, bu itirazlarına karşı, bakın Rabbimiz buyurur ki,
40:51Bakara suresi, ayet 106
40:55Mâ nensek min âyetin ev nünsiha
40:59Eğer biz, bir ayetin hükmünü kaldırır, değiştirir veya unutturursak,
41:06Ne'ti bi khayrim minha ev mithliha
41:09Ondan daha hayırlısını, Yahud onun bir benzerini getiririz.
41:15E, lem te'alem, ennallaha ala kulli şeyin kadir
41:19Bilmez misiniz ki, Allah her şeye kadirdir.
41:23Bakın, bu ayeti kerimesinde Rabbimiz buyurur ki,
41:28Ben kadirim, ben herhangi bir emrimi değiştirebilirim
41:32Veya onun unutulmasına izin verebilirim.
41:36Fakat onun yerine aynı amacı sağlayacak ondan daha iyisini
41:41Veya ona denk olanı koymaya ben kadirim diyor Allah.
41:45Yani, bakın burada, ehli kitap, Kur'an'ın öteki kitapların hükmünü kaldırdığını kabul edemiyorlardı.
41:54Bunun Cenab-ı Hak'ka bir hikmetsizlik izafesi olduğunu söylüyorlardı.
41:59Halbuki, bakıyoruz ki Cenab-ı Hak bu ayeti kerimesinde,
42:03Hem bunu diyenlere cevap veriyordu,
42:05Hem de Müslümanlara, hükümleri aşamalar halinde belirlediğini beyan ediyordu.
42:11Yani, şöyle söyleyelim,
42:14Cenab-ı Hak geçici bir zaman maslahatını esas alarak bir hüküm belirleyebilir.
42:19Fakat, insanlara bunun geçici bir maslahat olduğunu,
42:23Geçici bir hüküm olduğunu bildirmeyebilir.
42:26Ve de, o hükmü ileride değiştireceğini bildirmeyebilir.
42:31Tabi, o hükümle muhatap olan insanlar da,
42:34Onun sürekli bir hüküm olduğunu düşünebilirler.
42:37Ama sonradan, önceki maslahat dönemi bitip,
42:41Yeni bir maslahat dönemi başlayabilir ki,
42:43Yeni bir hükmün gelmesine,
42:45Zemin hazırlanmış olsun.
42:48Bakın Allah diyor ki,
42:50Ennallâhe alâ kulli şeyin kadir,
42:53Allah her şeye kadirdir.
42:55Yani böyle bir Allah,
42:56Niye güç getiremez ki?
42:58Bundan sonra diyor ki, yine Rabbimiz bu hususu anlatırken,
43:09Bilmez misiniz ki, göklerin ve yerin mülkünün sahibi Allah'tır.
43:14Ve size, Allah'tan başka ne bir dost,
43:17Ne de bir yardımcı vardır.
43:19Yani Allah diyor ki,
43:21Bir bakın ki, bu koskoca alemde,
43:24Her gün, her gece, her saat,
43:27Her dakika neler yapılıyor, neler yıkılıyor.
43:30Neler icat ediliyor,
43:32Bu koskoca alemde ne imhalar yapılıyor.
43:35Yani ne hikmetler ortaya konuluyor.
43:37Yıkılanların yerine peyderpey yenilerin geldiğini,
43:42Eskiyenlerin yerini yenilerin doldurduğunu görüyoruz.
43:47Bu nesih konusunu böyle anlıyoruz.
43:50Yani bir önceki kitapta olanların,
43:53Bir sonraki kitapla kaldırılması,
43:56Onun yerine onun fonksiyonunu icra edecek ondan daha güzel,
44:00Veya onun gibi başka hükümlerin konulması şeklinde anlıyoruz.
44:04Bir de, bizzat Kur'an'ın kendisinde nesih vardır diyenler var,
44:11Yoktur diyenler var.
44:12Bunun münakaşasına burada girmek istemiyorum.
44:15Çünkü biz burada nesih anlatmak için değil,
44:18Bakara'yı anlatmak için varız.
44:21Bence zorlandığımız,
44:23Amele yönelik bir konu olmaktan çok,
44:26Lüks bir tartışmadan başka bir şey değildir bu.
44:29Gariptir,
44:30Hiç olmayan bir Bakara suresinin olmamasını,
44:34Yadırgamayan Müslümanlar,
44:36Var olanın kaybolmasını yadırgıyorlar.
44:38Yani, Allah için söyleyin,
44:40Sanki Müslümanların hayatında Bakara var mı,
44:43Ondan 3-5 ayet nesih olmuş,
44:46Kaldırılmış ya da kaldırılmamış.
44:48Yani,
44:48Bakara'nın var olmamasını yadırgamayan Müslümanlar,
44:52Ondan birkaç ayetin kaldırılmış ya da kaldırılmamış olduğunu,
44:56Yadırgamaya çalışıyorlar.
44:58Tıpkı,
44:59Çocukları yokken,
45:00Aman bir çocuk filan derken,
45:02Nur topu gibi bir çocuk veriyor Allah,
45:05Bu çocuk bir an kayboluyor,
45:07Yani ölüveriyor.
45:08Alıveriyor Allah onu geriye,
45:10O zaman da feryadı,
45:11Çığlığı basıyorlar.
45:12Aman ne oldu,
45:13Şimdi buradaydı diye.
45:15Öyle değil miydi yani?
45:17Allah varı yok eder,
45:18Yoku da var ederdi ya zaten.
45:21İşte böyle zihinlerdekini de alıveriyor Allah.
45:25Olur mu bu?
45:27Olur elbette.
45:28Zihinlerdekini var eden Allah,
45:31Zihinlerdekini yok edebilirdi elbette.
45:33Bu bize göre ters geliyor belki.
45:36E sana göre tersse fark etmez.
45:39Ama eğer bu iş Allah'a göre ters ise,
45:42O zaman deriz ki,
45:43Yarabbi,
45:44Sen burada böyle demiştin,
45:46Burada da böyle dedin.
45:48E bu dediğine göre,
45:49Bu dediğin olmadı diyelim.
45:51Tamam,
45:51Kabul o zaman.
45:52Ama öyle değil de,
45:54Bu iş Allah'a göre ters değil de,
45:56Bize göre tersse,
45:57Sana göre tersse,
45:59O zaman sen,
46:00Kendin düzelecek,
46:01Ve tersliği terk edeceksin,
46:03Diyoruz.
46:04Adam diyor ki,
46:06Efendim,
46:07Kimi nesh edilen ayetler,
46:08Amele yönelik ayetlerdir.
46:10Şimdi bu ayetler nesh edilince,
46:13Nasıl amel edeceğiz yani?
46:15Peki,
46:16Kim dedi bunların amele yönelik olduğunu?
46:18Eğer Allah demişse ki,
46:21İmmelû bihâzel âyeti.
46:23Bu ayetler amele yönelik ayetlerdir.
46:26Ve sizler,
46:27Bu ayetlerle amel ediniz diye,
46:30Yani bunu bizzat Allah söylemişse,
46:32O zaman biz de suralım Allah'a,
46:34Ya Rabbi,
46:35Bu nasıl iştir böyle?
46:36Hem bununla amel edin dedin,
46:38Hem de bunu kaldırıp,
46:40Nesh ettin.
46:41Biz ne yapalım şimdi?
46:43Nasıl amel edelim?
46:44Diyelim,
46:44O zaman da Allah bize başka bir yol gösterecektir elbette.
46:48Ama bunların amele yönelik ayetler olduğunu,
46:51Allah demiyor da,
46:53Biz böyle zannediyoruz.
46:55Sahabe de,
46:57Öyle zannetmişti bir dönem.
46:59Peygamber'e gelen mesajın,
47:01Kur'an bölümü mü,
47:02Yoksa namazda okunacak bölüm mü,
47:05Yoksa Kur'an'a geçmeyecek ama,
47:07O andaki ve kıyamete kadarki,
47:10Hayatın problemlerini çözecek,
47:12Ama Kur'an'a intikal etmeyecek,
47:14Kur'an'a geçmeyecek bölüm mü olduğunu,
47:16Sahabe de bilmiyordu.
47:18Üstelik bunu Peygamberimiz de bilmiyordu.
47:20Yani gelen vahyin tamamını,
47:23Kur'an zannıyla yazıyorlardı ve ezberliyorlardı.
47:27Sonradan Cebrail aracılığıyla tescil edilince,
47:30Anlıyorlardı ki,
47:31Ha bu Kur'an bölümüymüş.
47:33Yani,
47:34Şu kadarını söyleyeyim,
47:35Bu Kur'an'a geçmeyen vahiy bölümünün,
47:38Kur'an'dan çıkması demek,
47:40İslam'dan çıkması anlamına gelmeyecektir.
47:43Yine o vahiy bölümü,
47:45Ameli hayatı düzenleyen,
47:47Ama Kur'an'a geçmeyen bölüm olarak devam edecektir.
47:50Bunu,
47:51Biraz daha düzgünce,
47:53Şöyle inşallah ifade edeyim.
47:55Cenab-ı Hak,
47:56Kullarının hayatlarına karışmayı murad etmiş,
47:59Ve bu konuda da,
48:01Peygamberi odak nokta seçmiştir.
48:04Ben insanların hayatlarına karışacağım,
48:07Ve bu konuda seni sözcü seçtim,
48:09Buyurarak,
48:10Allah Resulü,
48:11Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ı,
48:13Bu konuda odak nokta seçmiştir.
48:15İşte Allah,
48:17Bu peygamberine,
48:18Peygamber olduğu andan itibaren,
48:21Din diye,
48:22Vahiy diye,
48:23Ayetler göndermiştir.
48:25İşte,
48:26Allah tarafından,
48:28Peygamberimize gelen vahiyin,
48:30Tamamını,
48:30İkiye ayırıyoruz.
48:32Bir,
48:33Lafzan,
48:34Allah tarafından,
48:35Korunma altına alınan bölüm,
48:38Yani,
48:38Sıralaması,
48:39Bizzat Allah tarafından,
48:41Vazi olarak belirlenip,
48:42Bu sıralama modeli ile,
48:45Allah tarafından,
48:46Korunma altına alınan bölüm.
48:47Ve de,
48:49Okunması,
48:50Din kabul edilip,
48:51Emredilen,
48:52Yani,
48:52Namaza taksis edilen,
48:54Kur'an bölümü,
48:55Yani,
48:55Okunan bölüm.
48:57Kur'an,
48:58Okunak demektir.
48:59İşte,
49:00Peygamberimize gelen,
49:02Vahiyin,
49:02Bir bölümünü,
49:04Böylece,
49:04Kur'an bölümü,
49:05Diye ayırıyoruz.
49:07Namaza taksis edilen,
49:08Okunan bölüm,
49:09Diye ayırıyoruz.
49:11Vahiyin,
49:12Geri kalan bölümünü de,
49:14İkinci bölüm olarak,
49:15Değerlendiriyoruz.
49:16Yani,
49:17Muhtevası,
49:18Korunma altına,
49:19Alınmış,
49:20Ama,
49:21Lafzı,
49:21Korunma altına,
49:22Alınmamış.
49:23Yani,
49:24Kur'an bölümüne,
49:25Geçmemiş.
49:26Okumaya,
49:27Taksis edilmemiş,
49:28Bölüm.
49:30Hayatı düzenlemiş,
49:31O günün problemlerini,
49:32Halletmiş,
49:33Ama,
49:34Kur'an-ı Kerim'e,
49:34Geçmemiş,
49:35Vahiy bölümü.
49:36Peki,
49:37Bu ayrımı,
49:38Nasıl yaptık?
49:39Yani,
49:40Delilimiz nedir bu konuda?
49:41Buna delilimiz şudur.
49:43Allah'ın,
49:44Resulü,
49:45Peygamber olarak,
49:46Görevlendirildiği,
49:47Andan itibaren,
49:48Her yıl,
49:49Ya,
49:50Bizzat,
49:50Cebrail Aleyhisselam,
49:52Gelerek,
49:52Veya,
49:53Rüya halinde,
49:53Yani,
49:54Resulullah,
49:55Uykudayken,
49:56Allah,
49:56Peygamberine,
49:57Mesaj gönderiyordu,
49:59Ayetler gönderiyordu,
50:00Vahiy gönderiyordu,
50:01Din gönderiyordu.
50:03Allah'ın,
50:04Resulü,
50:05Bu gönderilenlerin,
50:06Hangisinin,
50:07Kur'an bölümü,
50:08Yani,
50:08Okunacak bölüm olduğunu,
50:10Kur'an'a geçecek,
50:11Ve,
50:11Namaza,
50:12Taksis edilecek bölüm olduğunu,
50:14Hangilerinin de,
50:15Kur'an'a geçmeyecek,
50:16Yani,
50:17Lafzan,
50:17Korunma altına,
50:18Alınmayacak,
50:19Ama,
50:20Hayatta,
50:20Yaşayacak bölüm olduğunu,
50:22Hayattaki problemleri,
50:23Çözecek,
50:24Hayatta yaşayacak,
50:25Ama,
50:26Kur'an'a geçmeyecek bölüm olduğunu,
50:27Bilmiyordu.
50:28E,
50:28Bilmesi de,
50:29Mümkün değildi zaten.
50:31Eğer,
50:31Kendisine,
50:33Bildirilmemişse,
50:33Allah,
50:34Resulünün,
50:34Bunu bilmesi,
50:35Mümkün değil.
50:36İşte,
50:37Bunu bilmediği için,
50:38Allah'ın,
50:38Resulü,
50:39Allah'tan,
50:40Kendisine gelen,
50:41Vahiy birimlerinin,
50:42Tamamını,
50:42Ashabına haber veriyor,
50:44Ezberliyor ve,
50:45Ezberlettiriyordu.
50:46Onun,
50:47Bir sonraki döneme,
50:49İntikal edecek mi,
50:50Etmeyecek mi,
50:52Yani,
50:52Korunacak mı,
50:53Korunmayacak mı,
50:54Ya da,
50:55Kur'an,
50:55Olacak mı,
50:56Olmayacak mı,
50:57Yani,
50:57Kur'an bölümüne,
50:58İntikal edecek mi,
50:59Etmeyecek mi,
51:00Allah'ın,
51:01Resulü,
51:02Bunu bilmiyordu.
51:03İşte,
51:04Vahiy ile,
51:05Peygamberimize bildirilen,
51:06Ve,
51:06Peygamberimizin de,
51:08Ashabına bildirdiği,
51:09Bu,
51:10Vahiy birimlerinin,
51:11Tamamı,
51:11Tespit olmuştur.
51:13Tespit edilmiştir.
51:14Ama,
51:15Her,
51:16Ramazanda,
51:17Allah,
51:17Cebrail'i gönderiyor,
51:19Ve,
51:19O güne kadar,
51:20Gelmiş,
51:21Ayetlerden,
51:21Bir sonraki döneme,
51:23İntikal edecek.
51:24Yani,
51:25Lafzan,
51:26Korunma altına alınıp,
51:27Kur'an olacak,
51:29Kur'an'a intikal edecek,
51:31Namaza ve okumaya,
51:32Tahsis edilecek,
51:34Bölüm,
51:34Teskil ediliyordu.
51:35Yani,
51:36Karşılıklı okuyorlardı,
51:37Cebrail,
51:38Aleyhisselam ile,
51:39Peygamberimiz bu ayetleri,
51:40Allah'ın,
51:41Allah'ın Resulü,
51:42Cebrail'in okuduğu bölümün,
51:43Kur'an bölümü olduğunu,
51:45Onun dışında kalan,
51:46Vahiy bölümlerinin ise,
51:48Mana olarak,
51:49Muhafaza edilecek,
51:50Ama Kur'an'a geçmeyecek,
51:52Bölüm olduğunu,
51:53O zaman anlıyordu.
51:55Bu,
51:55Tescil işi,
51:56Son Ramazanda,
51:57Cebrail ile,
51:58Üç defa tekrar edildi.
52:00Vefatından önce,
52:02Cebrail Aleyhisselam,
52:03Geldi,
52:03Peygamberimize,
52:04Ve,
52:05Peygamber olduğu andan itibaren,
52:07Peygamberimize gelen,
52:08Vahiy birimleri,
52:09Cebrail Aleyhisselam tarafından,
52:11Üç defa tekrar edildi.
52:14İşte,
52:14Cebrail,
52:15Son Ramazanda,
52:16O ana kadar inen,
52:18Vahiy birimlerinden,
52:19Bir bölümünü,
52:20Üç defa okudu,
52:21Ve böylece,
52:22Kur'an ortaya çıkmış oldu.
52:24Yani,
52:25Vahiyin,
52:25Bu bölümü,
52:27Kıyamete kadar okumaya,
52:29Namaza tahsis edilen,
52:31Kur'an olarak,
52:32Kıyamete kadar,
52:32Lafzan ve manen,
52:34Allah tarafından,
52:35Korunma altına alınmış,
52:37Bölüm oldu.
52:38İşte,
52:39Neshi,
52:40Bir de böyle anlıyoruz.
52:43Bakıyoruz,
52:44Kur'an'da,
52:45Bulunmayan,
52:46Vahiy birimleri var.
52:47Yani,
52:48Peygamber Aleyhisselam'a,
52:49Vahiy edilen,
52:50Vahiylerin,
52:51Bir kısmının,
52:51Kur'an'da,
52:52Olmadığı kesindir.
52:54Mesela,
52:54Bakın,
52:55Bir dönem,
52:55Allah'ın Resulü,
52:56Ve Müslümanlar,
52:58Namazlarında,
52:58Kıble olarak,
52:59Mekke'deki,
53:00Kabe'ye dönüyorlardı.
53:01Ama,
53:02Onların,
53:03Kabe'ye dönmelerini emreden,
53:04Kur'an-ı Kerim'de,
53:05Hiçbir ayet yok.
53:07Peki,
53:08Acaba,
53:08Allah'ın Resulü,
53:09Ve Müslümanlar,
53:10Kendi kafalarından mı,
53:11Dönüyorlardı,
53:12Kabe'ye?
53:14Sonra,
53:15Kabe'yi bırakıp,
53:16Kudüs'teki,
53:17Mescid-i Aksa'ya döndüler.
53:19Peygamberimiz,
53:20Ve Müslümanlar,
53:21Bir süre,
53:22Kabe'ye doğru,
53:23Namaz kıldılar,
53:23İlk dönemde.
53:24Daha sonra,
53:25Kabe'yi bırakıp,
53:26Kudüs'teki,
53:27Mescid-i Aksa'ya döndüler.
53:28Peki,
53:29Bakıyoruz,
53:30Bu değişiklik emri de yok,
53:31Kur'an'da.
53:32Acaba,
53:32Müslümanlar,
53:33Kabe'yi bırakıp,
53:34Mescid-i Aksa'ya dönerlerken,
53:35E,
53:36Kim demişti onlara bunu?
53:37Elbette,
53:38Kendi kafalarından,
53:39Kendi işkembe-i kübralarından,
53:41Yapmamışlardı bunu.
53:42Allah emretmişti.
53:43Ama,
53:43Bu vahiy birimi,
53:45Kur'an'a geçmemiştir.
53:47Neden geçmemiştir?
53:48Valla Allah bilir de,
53:50Bir tek hikmetini,
53:51Ben şöyle söyleyeyim,
53:52Müslümanların,
53:53Allah'ın Resulüne,
53:54Bağlılıklarını pekiştirmek için,
53:57Yani,
53:57Peygamberle yaptırmıştı Allah bu işi.
54:00Yani,
54:00Müslümanların,
54:01Peygamber'e itaatini,
54:03Komuta merkezine,
54:04Komutana itaatini,
54:05Ve teslimiyetini sağlamak için,
54:07Peygamberle yaptırmıştı Allah bu işi.
54:10Yani,
54:11Sizin,
54:11Peygamber'e itaatinizi denemek için,
54:13Böyle yaptık diyor Rabbimiz.
54:15Demek ki,
54:16Bu iki ayet,
54:17Gerçekten Kur'an'da yoktur.
54:18Nihayet,
54:19Müslümanları,
54:20Mescid-i Aksa'dan,
54:21Mekke'deki Kabe'ye döndüren,
54:23Ayetin geldiğini görüyoruz.
54:25Bakara suresinde,
54:26Aziler'de gelecek,
54:26İnşallah orada,
54:27Yine söyleyeceğiz.
54:29Yani,
54:29Önceki iki emir,
54:31Kur'an'da yok,
54:32Ve,
54:33Üçüncü kademede,
54:34Müslümanların,
54:35Mescid-i Aksa'dan,
54:36Mekke'deki Kabe-i Muazzama'ya döndüren,
54:39Ayetin,
54:39Bakara suresinde,
54:40Geldiğini görüyoruz.
54:41İşte,
54:42Sadece bu ayet vardır Kur'an'da.
54:44Yani,
54:44Kıble ile alakalı,
54:45Üç uygulama var,
54:47Ve sadece,
54:48Bir ayet var Kur'an'da.
54:50Demek ki,
54:50Öteki iki vahiy birimi,
54:52Kur'an'a geçmemiştir diyoruz.
54:55Yine,
54:56Bakıyoruz,
54:57Mekke'nin fethi ile ilgili,
54:59Rüyada gelen vahiy birimi de,
55:01Kur'an'da yoktur.
55:02Allah rüyasında,
55:04Her şeyi,
55:05Resulüne göstermiş,
55:06İşte,
55:07Müşriklerin,
55:08Kendilerini,
55:09Hudeybiye denen yerde,
55:10Durduracaklarını,
55:12O yıl,
55:13Hac için,
55:14Kabe'ye sokmayacaklarını,
55:16Aralarında bir anlaşma yapılacağını,
55:18Daha sonra,
55:19Bu Müslümanlar adına,
55:20Ağır şartlar taşıdığı zannedilen,
55:22Bu anlaşmayı,
55:23Kendilerinin bozacağını,
55:25Ve nihayet,
55:26Mekke'nin fethedileceğini,
55:28Tümüyle rüyasında,
55:29Rabbımız,
55:30Peygamberine göstermiştir.
55:32Hatta,
55:33Bunu bilmeyen,
55:34Sahabe,
55:34Allah'ın Resulüne,
55:35İtiraz edecek noktaya gelirlerken,
55:37Allah'ın Resulü,
55:38Arkadaşlar,
55:39Son derece rahattı.
55:41Yani,
55:41O,
55:41Zahiren,
55:43Aleyhler neymiş gibi görünen,
55:44Anlaşmanın altına,
55:46İmza atarken,
55:47Allah'ın Resulü,
55:48Son derece rahattı.
55:49Çünkü Allah,
55:50Ne olup biteceğini,
55:52Daha önceden,
55:53Peygamberine,
55:53Rüyasında göstermişti.
55:55Bakın,
55:56Ayeti kerimenin,
55:58Yerini şu anda,
55:59Hatırlayamadım.
56:00Allah diyor ki,
56:01Lekad sadakallahu,
56:03Resul lehu,
56:03Rü'yâ bilhakkı.
56:05Letedhulennel mescidel harame,
56:07İnşaallahu aminim.
56:09Yemin olsun ki,
56:11Allah,
56:11Peygamberine,
56:12O rüyayı,
56:13Doğru gösterdi.
56:15Ya da,
56:16Allah,
56:16Peygamberine,
56:17Gösterdiği rüyayı,
56:18Doğru çıkardı.
56:19Yani,
56:20Allah'ın gösterdiği rüya,
56:21Doğru çıktı.
56:22Yemin olsun ki,
56:23İnşaallah,
56:24Mescidi harama,
56:25Mutlaka,
56:26Emniyet içinde,
56:27Gireceksiniz.
56:29Bakın,
56:29Burada Allah diyor ki,
56:31Allah'ın,
56:31Peygamberine gösterdiği rüya,
56:33Doğru çıktı.
56:34Peki,
56:35Hani ne o?
56:36Hani,
56:36Nerede bu rüya?
56:37Yani,
56:38Biliyoruz ki,
56:39Rüyada vahiydir.
56:40Allah'ın,
56:41Resulüne gelen vahiylerden,
56:43pek çoğu rüya halinde gelmiştir.
56:45Ama bakıyoruz ki,
56:45Rabbimizin sözünü ettiği,
56:47Bu vahiy birimi,
56:48Kur'an'da yoktur.
56:50Öyleyse,
56:51Yani,
56:52O gün,
56:53Problemi halletmiş,
56:55Bu vahiy birimi,
56:56Ama,
56:57Lafzen ve manen,
56:59Korunma altına almamış,
57:01Vahiy bölümüdür diyoruz.
57:03Yani,
57:03Kur'an'a geçmemiş,
57:04Vahiy bölümüdür diyoruz.
57:06Vaktimiz yine doldu.
57:08İnşallah,
57:09Burada kalalım.
57:10Gelecek dersimizde,
57:11Yine bir şeyler söyledikten sonra,
57:13Rabbimizin,
57:14Öteki ayetlerini,
57:15Hep birlikte tanımaya geçmek üzere,
57:17Velhamdülillah.

Recommended