Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Yazar Erol Sunat, Ramazan ayı yaklaşırken temel gıda ürünlerine yapılan fahiş artışları ve bu durumun dar gelirli kesim üzerindeki maddi yükünü eleştirel bir dille ele almaktadır. Metinlerde, dini bir bereket ve paylaşma dönemi olması gereken bu ayın, günümüzde esnaf ve zincir marketler tarafından adeta bir zam klasiğine dönüştürüldüğü vurgulanmaktadır. Özellikle emekliler, dar gelirliler ve yoksul kesimin, "güncelleme" adı altındaki bu fiyat artışları karşısında yaşadığı çaresizlik ve mağduriyet samimi bir üslupla aktarılmaktadır. Geçmişteki zengin iftar sofraları ile günümüzün boş tencereleri arasındaki derin uçuruma dikkat çeken yazar, toplumun bir kesiminin yaşadığı vicdani ve ekonomik kaybı sorgulamaktadır. Sonuç olarak kaynaklar, manevi duyguların ticari çıkarlara alet edilmesine karşı sitem dolu bir toplumsal gözlem sunmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün her ne kadar adını duyunca yüzümüzde bir tebessüm oluşsa da aslında hiç de öyle olmayan bir klasik
00:07üzerine konuşacağız.
00:08Evet, her Ramazan ayında artık bir gelenek haline gelen o zamlardan ve bu durumun ardındaki hikayeden bahsediyoruz.
00:15İşte, gelin konuya bu alıntıyla başlayalım.
00:18Aslında her şeyi ne kadar da net özetliyor değil mi?
00:21Yani burada keyifli bir gelenekten değil, her sene tekrar eden, kanıksadığımız, can sıkıcı bir ekonomi kolaydan söz ediyoruz.
00:30Peki, bu durumun temelinde yatan asıl çelişki ne?
00:33Ramazan'ın o manevi ruhuyla piyasanın acımasız gerçekleri arasındaki o derin uçuruma gelin hep birlikte bir göz atalım.
00:40İşte o keskin zıplık tam da burada karşımıza çıkıyor.
00:44Bakın bir tarafta Ramazan'ın özü var, hayırseverlik, empati, bereket, paylaşım.
00:49Diğer tarafta ise ne yazık ki piyasada gördüğümüz gerçeklik, fırsatçılık, bitmeyen zamlar ve kar hırsı.
00:56Sanki tamamen farklı iki dünyadan bahsediyoruz.
00:58İşin daha da ilginç bir yanı var, bu durumu normalleştirmek için dil bile değişime uğramış durumda.
01:05Artık zamlara öyle uluorta zam denmiyor, kulağa daha masum, daha teknik gelen bir kelime girdi hayatımıza.
01:12Evet, işte o sihirli kelime, güncelleme.
01:15Kulağa ne kadar modern ve zararsız geliyor değil mi?
01:18Ama aslında bu bildiğimiz zamların yeni, şık ambalajı.
01:23Her Ramazan öncesi sessiz sedasız gelen bir fiyat güncellemesi.
01:28Peki, bu süslü kelimelerin, bu sözde güncellemelerin arkasında ne var?
01:34Bu işin faturasını, yani o insami bedeli asıl kim ödüyor?
01:39Bakın bu, soyut bir ekonomi tartışması değil.
01:42Bu durumun, özellikle de en zor durumdaki ailelerin evlerinde çok somut, yıkıcı bir etkisi var.
01:48Şu üç kelime, yaşananları belki de en acı şekilde özetliyor.
01:52Ve işte işin geldiği nokta maalesef bu.
01:56Bir, emeklinin ağzından dökülen bu sözler, yaşanan çaresizliği ve o yürek burkan gerçeği bütün çıplaklığıyla yüzümüze vuruyor.
02:05Üstelik bahsettiğimiz şeyler öyle lüks ürünler falan da değil, farkındasınızdır.
02:10Bunlar, iftar ve sahur sofralarının temelini oluşturan gıdalar.
02:14Zeytin, peynir, un, yağ, hatta şişe su bile artık lüks kategorisine girmiş durumda.
02:20Şimdi diyeceksiniz ki, bu sorun yeni mi ortaya çıktı?
02:24Hayır, aslında bu, yıllardır süre gelen ve giderek daha da kötüleşen bir durumun hikayesi.
02:29Evet, yanlış duymadınız.
02:32Çeyrek asırdan, yani 25 yıldan daha uzun bir süredir bu tablo giderek kararıyor.
02:38Geçmişin ramazanlarıyla bugünün gerçekliği arasında artık devasa bir uçurum var.
02:44İşte bu karşılaştırma o değişimi çok net gösteriyor.
02:48Eskiden çocuklarımıza mahcup olmayacağımız sofralar turma gururu varken,
02:52şimdi el elde baş başta kaldık çaresizliği var.
02:56Kendi kendine yetebilmekten çocukların eline muhtaç kalmaya doğru yaşanan acı bir dönüşüm bu.
03:02Tüm bunlar bizi kaçınılmaz olarak çok zor bir soruyla baş başa bırakıyor.
03:06Bu şartlar altında ramazan aslında kimin için geliyor?
03:10Gördüğümüz gibi aynı kutsal ay içerisinde birbiriyle neredeyse hiç kesişmeyen iki farklı dünya, iki farklı gerçeklik yaşanıyor.
03:18Bir yanda bolluk içinde geçen, şatafatlı iftarlar, dolup taşan alışveriş sepetleri,
03:24diğer yanda ise yokluk, boş mutfaklar ve o sofraları sadece ekranlardan izleyebilmek var.
03:30Ve işte bu analiz bizi tam da bu can alıcı soruyla bırakıyor.
03:34Ramazan geliyor. Evet, geliyor.
03:36Peki ama nasıl geldiğini, kimler için ne anlama geldiğini gerçekten soruyor muyuz?
03:42Bu sanırım hepimizin üzerine uzun uzun düşünmesi gereken bir soru.
Yorumlar

Önerilen