00:00Tamam hadi lafı hiç uzatmadan hemen konuya dalalım.
00:02Biliyorsunuz her gün haberleri açtığımızda üzerimize bir sürü rakam, istatistik, yüzdelik dilim yağıyor değil mi?
00:09Ama bazen o televizyonda duyduğumuz resmi verilerle market kasasında ya da ay sonu kira öderken yüzleştiğimiz o soğuk gerçeklik arasında
00:17koca bir uçurum oluyor.
00:19İşte bugün tam da bu konuyu konuşacağız.
00:21Yazar Erol Sunat'ın resmi makroekonomik verilerle günlük yaşamın maliyeti arasındaki bu sarsıcı kopukluğu anlattığı o müthiş hiciv yazısını masaya
00:31yatırıyoruz.
00:32Yazarın ironi dolu kaleminden çıkan bu metni adım adım hani derler ya ilmek ilmek deşifre edeceğiz ve kelimelerin arasına ustaca
00:39gizlenmiş o toplumsal eleştiriyi hep birlikte gün yüzüne çıkaracağız.
00:43Hazırsanız şu meşhur ilüzyon ve gerçeklik savaşını anlamaya başlayalım.
00:480,99
00:49Evet küçücük bir rakam.
00:51Bu sayıya Sunat'ın metninde özellikle cımbızla çekip aldığı resmi enflasyon verisi.
00:56Matematiksel olarak bakarsak enflasyonun düştüğünü söylüyor bize.
01:00Yazarımız da metne baya kinayeli bir giriş yapıyor aslında.
01:04Enflasyonun tabiri caiz de düşmelere doyamadığını ve sıfırla bir arasında bir yerlerde düşmenin tadını fena çıkardığını söylüyor.
01:12Şimdi rakamlar yalan söylemez derler değil mi?
01:16Yani resmi belgelere göre enflasyon gerçekten de iğme kaybediyor.
01:19Tamam da yazarın bize sormamızı istediği asıl soru şu.
01:23Bu kağıt üzerindeki düşüş sokağın yani bizim gerçeğimizle uyuşuyor mu?
01:29Bu küçücük rakam cüzdanımızdaki o yangını gerçekten söndürmeye yetiyor mu?
01:33Ve bu durum aslında yazarın metninin merkezindeki o devasa paradoksu harika bir şekilde özetliyor.
01:40Bir yanda resmi enflasyon düşüşünü anlatan o minnacık mikroskobik düşüş oranı, diğer yanda ise gökyüzüne doğru fırlayan yüzde 32'lik
01:48bir kira artışı.
01:49İşte yazarın düşmenin cılkı çıktı diyerek isyan ettiği o can alıcı nokta tam da burası.
01:54Resmi anlatı enflasyon düştü derken günlük hayatta kiralar yüzde 32 fırlamış durumda.
02:00Yazar yahu meğer düşmek demek zamlanmak demekmiş diyenleri neden kimse dinlemez diye soruyor.
02:05Aslında bize şunu sorgulatıyor.
02:07Kağıt üzerindeki bir başarı hikayesi nasıl oluyor da vatandaşın cebinde bu kadar zıt, bu kadar yıkıcı bir etki yaratabiliyor?
02:14Gelelim yazarın iki ayrı herkes diyerek tanımladığı bölünmüş gerçekliğimize.
02:19Çünkü tahmin edersiniz ki toplumun bu verilere verdiği tepki de tek tip değil.
02:24Yazar Erol Sunat toplumu ortadan ikiye ayıran çok keskin bir tablo çiziyor.
02:29Bir tarafta açıklanan enflasyon rakamlarıyla mutluluktan ayakları yere değmeyen bir kesim var.
02:36Sunat onlara mutlu herkes diyor ama asıl hikaye diğer tarafta yani bizim herkes dediği grupta.
02:43Peki kim bu bizim herkes?
02:45Metne göre emekliler, asgari ücretliler, dar gelirliler, atanamayanlar.
02:50Hatta geçmişteki o meşhur siyasi söylemlere atıfla benim işçim, benim çiftçim, benim köylüm denilen o devasa kitle.
02:58Yani enflasyon düştü denmesine rağmen bir türlü mutlu olamayan, rahat bir nefes almak için temmuz ayındaki maaş zamlarını umutsuzca bekleyen
03:06o büyük ve sessiz çoğunluk.
03:0923.552 lira.
03:11Yazar metninde bu spesifik rakamı en düşük emekli maaşı olarak özellikle vurguluyor.
03:17Diyor ki düşük enflasyon rakamlarını savunmak için sürekli geçmişten örnekler veriliyor.
03:22Yok efendim 90'lı yıllarda maaşlar geç yatarmış falan filan.
03:26İyi ama yazarın argümanı çok net.
03:2830 yıl öncesinin dertlerini konuşmak bugünün trajikomik gerçeğini bir milim bile değiştirmiyor.
03:3423.552 lira.
03:37Düşünsenize bu para bugün bir aylık ev kirasını bile karşılamaya yetmiyor.
03:42Yazar ortada böyle hazin bir tablo varken eskiden şöyleydi böyleydi kıyaslamalarının sadece boş bir laf kalabalığı olduğunun altını kalınca çiziyor.
03:50Balık kavağa çıkınca.
03:52Peki bu karamsar tablodan nasıl kurtulacağız?
03:56Gelin yazarın bu durumu anlatmak için kullandığı o muazzam metafora bir bakalım.
04:01Çoğumuz biliyoruzdur kelime anlamıyla bir balığın sudan zıplayıp şöyle uzun dik bir kavak ağacına tırmanması demek bu.
04:08İngilizce'deki o meşhur domuzlar uçtuğunda deyiminin bizim buralardaki karşılığı yani.
04:14Doğa kanunlarına göre imkansız ötesi bir durum.
04:16Sunat bu deyimi tam da işçi sınıfına, emekliye, asgari ücretliye vaat edilen o pembe ekonomik iyileşmelerin ne kadar gerçek dışı
04:24olduğunu hicvetmek için kullanıyor.
04:26Kısacası yazar bize şunu söylüyor.
04:28Ekonomik rahatlama mı bekliyorsunuz e o zaman doğa kanunlarının tersine dönmesini, balığın o ağaca tırmanmasını bekleyeceksiniz.
04:36Metinde adım adım listelenen şu vaatlere bir bakar mısınız?
04:39Yanlışların düzeltilmesi, fark edilmeyenlerin bir anda görülmesi, sesi çıkmayanların duyulması ve kimsesizlerin elinden tutulması.
04:48Harika değil mi?
04:49Adil ve sosyal bir düzende tam da olması gereken şeyler.
04:52Ama işte yazarın o derin sinilmi tam burada devreye giriyor.
04:55Diyor ki, tüm bu muazzam gelişmeler, bu toplumsal iyileşmeler sadece ve sadece o balık kavağa çıktığı zaman gerçekleşecek.
05:03Yani hiçbir zaman.
05:05Bu satırlar sisteme olan inançsızlığı ve o derin hayal kırıklığını yüzümüze acı bir sebessümle çarpıyor resmen.
05:12Kültürel başa çıkma ve şarkılarda teslimiyet.
05:15Sunat, halkın hislerine tercüman olmak için sadece deyimleri kullanmıyor tabii ki.
05:20Şurası çok ilginç.
05:22Yazar o kolektif tükenmişliği anlatmak için doğrudan popüler kültürün müziğin kalbine iniyor.
05:28Çünkü bilirsiniz, bir toplumun ruh halini anlamak istiyorsanız ne dinlediğine bakacaksınız.
05:33Sunat, müzik tarihimizin efsane isimlerini bir araya topluyor.
05:36Balık kavağa çıktığında yaşanan o absürt duruma karşı Erkin Koray'dan bir Fesuhan Allah çekiyor,
05:42Barış Manço'yla kavaklara selam gönderiyor, Müslüm Gürses'le paramparça oluyor,
05:47Orhan Gencebay'la batsın bu dünya diyerek sisteme isyan ediyor
05:50ve en sonunda İbrahim Tatlıses'in o kabulleniş dolu bu da geçer nidasıyla noktayı koyuyor.
05:55Yazar bu ustaca kurguyla ekonomiye dair o derin teslimiyet ve bıkkınlık halini
06:00müzik üzerinden inanılmaz etkili bir şekilde özetlemiş oluyor.
06:04Ve geldik önümüzdeki 6 ay meselesine, yeşillikler ve hayaller.
06:08Yazar bizi şarkıların dünyasından çıkarıp tekrar mutfak masraflarına, o sert gerçeğe döndürüyor.
06:14Yazarın burada sorduğu soru aslında baştan aşağı trajikomik bir senaryo.
06:18Diyor ki, madem resmi verilere göre enflasyon böyle harika bir şekilde düşüyor,
06:23o zaman önümüzdeki aylarda pazarda mucizeler görmemiz lazım değil mi?
06:28Şöyle koca, lezzetli bir çoban salatası yapmak istesek,
06:31maydanoz, roka, tere, marul bir anda paldır küldür 10 liraya düşecek mi mesela?
06:36Yazar tam da bu beklentiyle dalga geçiyor.
06:39Çünkü o da, biz de böyle bir şeyin asla olmayacağını çok iyi biliyoruz.
06:43Bu sadece o makroekonomik verilerle mutfak tezgahımız arasındaki devasa uçurumu göstermek için kurgulanmış satirik bir rüya.
06:52Bütün bu anlattıklarımızın düğümlendiği ler işte bu cümle.
06:55Enflasyon sıfır virgüllerde, bırakın güller açsın yüzlerde.
07:00Erol Sunat'ın bu tek satırlık alıntısı aslında tüm metnin o alaycı tonunu kusursuz bir biçimde özetliyor.
07:06Sadece istatistiksel bir ondalık dilime, o sıfır virgüllü düşüşe bakıp da hayatın birdenbire toz pembe olacağını,
07:14herkesin yüzünde güller açacağını beklemenin ne kadar gerçek dışı bir imserlik olduğunu yüzümüze çarpıyor.
07:20Rakamların illüzyonuyla pazar filesinin gerçekliği arasındaki savaş tam da bu satırda düğümleniyor işte.
07:26Evet çözümlememizin sonuna geldik.
07:29Bugün istatistiksel düşüşlerin cebimizdeki yangını her zaman söndürmediğini,
07:34kağıt üzerindeki tablolarla sokağın gerçekliğinin nasıl ayrıştığını Erol Sunat'ın kaleminden okuduk.
07:41Şimdi sizi yazarın o meşhur metaforunu doğrudan kendi hayatınıza bağlayan ufak ama kışkırtıcı bir soruyla baş başa bırakmak istiyorum.
07:49Eğer o resmi veriler bize enflasyonun düştüğünü söylemeye devam ediyorsa,
07:54sahi sizin ay sonu faturanız, kira ödemeniz veya mutfak masrafınız için o meşhur balık kavağı tam olarak ne zaman çıkacak?
08:02Rakamlarla gerçek hayatınız arasındaki bu boşluğu düşünürken bence bu soruyu aklınızın bir köşesinde tutun.
08:08Dinlediğiniz için çok teşekkürler, bir sonraki çözümlemede görüşmek üzere.
Yorumlar