00:00Herkese merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:03Bugün gerçekten çok çok derin ve bir o kadar da büyüleyici bir konuyu masaya yatırıyoruz.
00:09Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu'nun, Mehmet Akif Ersoy'un o efsanevi başyapıtı,
00:14safaat üzerine yaptığı mimari analizi adım adım en ince detayına kadar parçalarını ayıracağız.
00:20Hazırsanız lafı hiç uzatmadan hemen başlayalım.
00:24Pekala, hadi şu işin içine bir girelim.
00:26Önümüzde harika bir yol haritası var.
00:29Önce ideal bir gençliğin, o temellerden yukarıya doğru nasıl metaforik olarak inşa edildiğinin izini süreceğiz.
00:36Ardından bu zamansız mimari prensiplerin, yazarın günümüz siyasi manzarasına yönelik eleştirilerine nasıl uygulandığını hep birlikte göreceğiz.
00:45Birinci bölümümüz, karakter sanatı.
00:48Şimdi, yazarın hayalindeki o ideal genci, yani safahattan hepimizin aşina olduğu Asım'ı bir düşünün.
00:56Hedefini sağlam adımlarla koşabilmesi için iki devasa mermer sütün üzerinde sarsılmaz bir şekilde durması gerekiyor değil mi?
01:03İşte bu sütunlardan ilki tefrik.
01:05Bakın yazar bunu batılımların o bildiğimiz sıradan analiz anlayışından çok keskin bir şekilde ayırıyor.
01:12Neden mi?
01:12Çünkü tefrik, doğunun o derin ilmini kullanarak muazzam olanı pespaye olandan, yani gerçekten güzide olanı bayağı olandan kusursuzca ayırabilme yeteneğidir.
01:23Yani Asım'ın ülkesine gerçekten neyin yarar sağlayacağını görebilmesi için önce tam da bu ahlaki temellere dayanan keskin farkındalığa sahip
01:32olması şart.
01:34Gelelim ikinci sütuna, terkip.
01:36Şimdi, iyi kötüden ayırdık diyelim ama iş tabii ki burada bitmiyor asıl mesele şimdi başlıyor.
01:42Elinizde kalan o farklığı ama olumlu unsurları birleştirme yeteneğine ihtiyacınız var.
01:47Yani terkip, bir nevi sentez sanatı, derin farklılıkları alıp onları bir araya getirerek tek, anlamlı ve kesinlikle sarsılmaz bir bütün
01:56oluşturma becerisi.
01:58İkinci bölümümüz, sentezin gücü.
02:01Peki, bu muazzam sentez, bu birleşme gerçekte nasıl meydana geliyor?
02:07Yazar burada, kültür ve maya arasında müthiş, çok çarpıcı bir ayrım yapıyor.
02:12Diyor ki, kültür ne ekerse tam olarak onu biçer.
02:15Yani arpa ekerseniz sonuçta sadece arpa alırsınız değil mi?
02:19Ama yazarın tezine göre, gerçek bir sentez sadece bir kültürden ziyade dönüştürücü bir maya gerektiriyor.
02:26Bunu şöyle düşünün, inek, keçi veya manda sütü, hepsi birbirinden farklı.
02:32Ama mayayla buluştuklarında aralarındaki bütün o sınırlar tamamen ortadan kalkıyor ve tek bir yapıya, yani yoğurda dönüşüyorlar.
02:40İşte aynen bunun gibi, bir toplumdaki o farklı kökenlerin bölünmez tek bir kimlikte birleşebilmesi için de dönüştürücü güce sahip bu
02:48mayayı ihtiyacı var.
02:50Üçüncü bölümümüz, beş eylem ilkesi.
02:53Böylesine sağlam bir karakter kalesi inşa ediyorsanız, oraya kesinlikle usta bir mimar şarttır.
02:59Metin, bu inşayı yapacak ustanın elini bir metafor olarak alıyor ve beş temel ilkeyi bu elin beş parmağı üzerinden haritalandırıyor.
03:07Gelin şu adımlara sırasıyla bir bakalım.
03:09Yazar bu beş parmağı gerçekten dirençli bir toplum inşa etmenin olmazsa olmaz koşulları olarak görüyor.
03:16Birinci parmak, yalnızca Allah'tan korkmak.
03:18İkinci parmak, emaneti yani görevleri sadece ve sadece ehline, liyakatli olana teslim etmek.
03:25Üç, emaneti korumak yani doğaya, devlete ve kaynaklara gözün gibi bakmak.
03:30Dördüncüsü, her ne olursa olsun mutlak adaletle hükmetmek.
03:34Ve beşinci son parmak, en karanlık, en zor zamanlarda bile asla ama asla yeise yani umutsuzluğa kapılmamak.
03:42Ama burada ufak bir detay var.
03:45Analize göre, uygulamaya yönelik bu beş pratik ilke, öyle tek başlarına, mekanik bir şekilde duramaz.
03:52Aşk kelimesinin o üç harfi, işte bu beş parmağıyı sımsıkı bir arada tutan, o devasa yapıyı ayakta tutan ruh tam
04:00olarak bu.
04:01O usta mimarın eli ancak derin bir sevgi ve adanmışlıkla hareket ettiğinde o sarsılmaz yapıyı kurabilir.
04:09Dördüncü bölümümüz, kalenin kapıları.
04:12Tamam, duvarlar sevgiyle ve temel ilkelerle örüldü.
04:16Peki bu muazzam karakter kalesinin içine nasıl gireceğiz?
04:20Yazar bu metaforik şehrin iki devasa ana kapısını samimiyet ve mesuliyet olarak adlandırıyor.
04:27Samimiyet, eşeği geçmek için mutlak, tartışılmaz bir ön koşul.
04:32Safat'ın tam da samimiyet vurgusuyla açılması kesinlikle tesadüf değil.
04:36Mesuliyet ise kişinin toplumuna ve ideallerine karşı hissettiği o devasa, kapsayıcı görev bilinci.
04:43Yazar diyor ki, bu iki ana kapıdan geçmeden içerideki bilimsel düşünme, merhamet veya cesaret gibi o diğer büyük erdemlerin kilitlerini
04:52açmanız imkansız.
04:54Gelelim can alıcı noktaya.
04:56Peki ya ortalık tam anlamıyla bir yangın yeri ise ne yapmalı?
05:00Düşünsenize, yazar burada felsefi teorilerden çıkıp yönünü dramatik bir şekilde günümüzdeki modern uygulamalara çeviriyor.
05:08Kendi hayatından da çok çarpıcı bir anı paylaşıyor.
05:11Toplumsal krizlerin tavan yaptığı, etrafın adeta alev alev yandığı bir dönemde yakın arkadaşları ona gelip soruyorlar,
05:19böylesi bir zamanda bunca dert varken neden Safahat'la, neden bir şiirle uğraşıyorsun?
05:25Beşinci bölümümüz, Safahat'ın Modern Yankıları
05:28Yazarın bu eleştirilere yanıtı çok ama çok net.
05:31O, Akif'in şiirlerini öyle tozlu raflarda kalması gereken eski metinler olarak görmüyor.
05:37Tam aksine, bu dizeler günümüzdeki siyasi ve toplumsal çürümeyi doğrudan yüzümüze vuran bir ayna.
05:43Şu sözün gücüne bir bakar mısınız?
05:45Cani giziyor dipdiri, can vermede masum, suç başkasınındır da niçin başkası mahkum?
05:52Akif'in yıllar öncesinden gelen bu feryadı, o tarihi adaletsizlik isyanı, yazar tarafından tam da bugünün siyasi eksikliklerine ve adalet
06:01sistemindeki o devasa çarpıklıkları eleştirmek için kurulmuş muazzam bir köprü.
06:06Kaynak metindeki eleştirileri tarafsızca şöyle bir toparlarsak, yazar günümüzdeki sözde muhalefetin halkın o büyük potansiyelini resmen bir cehaletle bölüp heba
06:17ettiğini savunuyor.
06:18Sebep ne peki?
06:19Çünkü az önce adım adım üzerinden geçtiğimiz o adalet ve karakter prensiplerinden maalesef tamamen kopuklar.
06:26Sadece Akif'in o tarihi uyarılarını anlamakta çuvallamakla kalmıyorlar, işin ilginci, Atatürk'ün gençliğe hitabesi gibi ülkenin en temel kurucu
06:36metinlerini bile kendi siyasi eylemlerinde uygulayamıyorlar.
06:396. Bölümümüz İnanç ve İkiyüzlülük
06:42Şahsu Varoğlu eleştiri oklarını sadece muhalefette bırakmıyor tabii.
06:47Akif'ten aldığı ilhamla hedefine doğrudan siyasi güç için dini değerleri manipüle edenleri, toplumsal inancı bir araca çevirenleri oturtuyor.
06:56Şimdi üzerine konuşacağımız bu metafor aslında her şeyi o kadar mükemmel özetliyor ki,
07:01Akif'in dinin bir kürk gibi ters çevrilip giyildiğini söyleyen o meşhur tespiti,
07:06inancın nasıl tanınması hale gelip siyasi bir silaha dönüştüğünü anlatmak için inanılmaz harika bir benzetme.
07:12Yazarın buradaki çok derin tezi şu, modern din istismarı, ilahi düzeni kelimenin tam anlamıyla baş aşağı etti.
07:19Analize göre bu yeni, modern ikiyüzlülük sistemi doğruyu, iyiyi ve ahlaklı olanı yasaklarken tam tersine kötü olanı açıkça emredip teşvik
07:29ediyor.
07:29Düşünebiliyor musunuz? Sırf bir otoriteyi, bir gücü koruma koruna bütün dini ve ahlaki öğretilerin ters yüz edildiği kapkaranlık bir tablodan
07:38bahsediyoruz.
07:38Allah'tan korkmak ancak ilimle olur.
07:42Heyhat! Akif'in bu sözü kaynağımızın o temel argümanını tam 12'den vuruyor aslında.
07:48Gerçek inanç ve ahlak öyle körü körüne bir itaatten ziyade doğrudan bilimsel düşünceyle, akılla ve ilimle kopmaz bir bağ sahip.
07:57İlmi reddedip üstüne bir de toplumu korkutmak ve kontrol altında tutmak için dini kullananlar işte metnin en ama en sert
08:04eleştirisi tam olarak bu noktaya yapılıyor.
08:06Sonuç bölümünü tarafsız bir şekilde toparlayacak olursak yazarın analizi karşımıza şöyle bir manzara çıkarıyor.
08:13Bir tarafta dini gerçek imandan tamamen koparıp sırf kendi siyasi karı ve menfaati için kullanan üstüne bir de bilimin karşısına
08:22diken bir yapı var.
08:23Ama bitmedi. Diğer tarafta muhalif gruplar da tıpkı onlar gibi Atatürk gibi layık ve kurucu sembolleri kendi siyasi bekaları uğruna
08:32resmen sömürüyor.
08:33Yani yazar açıkça her iki tarafın da o kutsal değerleri ve kurucu kavramları istismar etmekte eşit derecede suçlu olduğunu savunuyor.
08:42Bütün bu mimari prensipleri ve bunların günümüzdeki o sert yansımalarını adım adım hep beraber inceledik.
08:49Ve şimdi o en kritik, en sarsıcı soru tüm ağırlığıyla karşımızda duruyor.
08:54Gerçekten kendi karakterimizin o eşsiz yapı taşlarından, köklerimizin asıl planından tamamen kopuk bir nesil mi olduk?
09:03Yazarın anlattığı o sarsılmaz karakter kalesi acaba böylesine yozlaşmış, böylesine kutuplaşmış bir siyasi iklimde bir gün yeniden inşa edilebilir mi?
09:13Ne dersiniz? Umuyorum ki bugün hazırladığımız bu inceleme zihninizde yepyeni pencereler açmış ve bu konuyu daha da derinlemesine araştırma isteğinizi
09:22tetiklemiştir.
09:23Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, merakla ve bilgiyle kalın.