Yazar Nazım Peker, Türkiye’nin emperyalist güçlerin bölgedeki stratejik hedefleri doğrultusunda kuşatıldığını ve içten zayıflatılmaya çalışıldığını savunmaktadır. Batı dünyasının maden ve enerji kaynaklarına ulaşmak için etnik unsurları, tarikatları ve terör örgütlerini birer araç olarak kullandığı metinde detaylandırılmaktadır. Türkiye'nin üniter yapısını bozmak amacıyla demokrasi ve özgürlük gibi kavramların bir maske olarak kullanıldığı, dışarıda ise askeri ve siyasi bir çevreleme politikasının yürütüldüğü vurgulanmaktadır. Bu tehditlere karşı en büyük direnç noktası olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık mirası ve milli birlik ruhu işaret edilmektedir. Sonuç olarak yazar, halkın siyasi ve dini ayrışmalara kapılmadan iç cepheyi sağlam tutması durumunda küresel oyunların bozulacağını ifade etmektedir.
00:00Merhabalar, Türkiye neden sürekli birilerinin hedefinde hiç düşündünüz mü?
00:04İşte bugün tam da bu sorunun cevabını arayan bir köşe yazısını birlikte masaya yatırıyoruz.
00:10Yazar, Türkiye'yi neden hedefteki ülke olarak görüyor, bu iddialarının arkasında ne var?
00:15Gelin bu analizin derinliklerine hep birlikte inelim.
00:18Yazar, analizine işte bu meşhur atasözümüz de başlıyor.
00:22Peki ama bunun günümüzün jeopolitik meseleleriyle ne alakası olabilir değil mi?
00:25Yazara göre bu söz her şeyin anahtarı.
00:27Yani diyor ki, biz geçmişte o kadar çok şey yaşadık ki artık her adımımızı iki kere düşünerek, üfleyerek atmak zorundayız.
00:35Geçmişin gölgesi bugünün üzerine düşüyor.
00:37Peki bu yolculukta bizi neler bekliyor?
00:40Şöyle bir bakalım.
00:41Önce yazarın ortaya koyduğu ana tezi, yani neden tetikteyiz sorusunu anlamaya çalışacağız.
00:46Sonra iddia edilen iç ve dış taktikleri bir bir inceleyeceğiz.
00:50Ve en sonunda da yazarın tüm bunlara karşı sunduğu çözüm önerisine bakacağız.
00:55Hazırsanız başlayalım.
00:56Yazarın temel tezi aslında oldukça net ve iddialı.
00:59Diyor ki, batılı emperyalist güçler kendi büyük hedeflerine ulaşmak için yollarının üzerindeki en büyük engelin güçlü ve bağımsız bir Türkiye olduğunu düşünüyorlar.
01:09İşte bütün analizini de bu temel fikir üzerine inşa ediyor.
01:12İşin ilginç yanı, yazara göre bu durum yeni bir mesele falan değil.
01:17Hayır, tam yüz yıllık hatta daha eski bir mücadelenin devamı.
01:21Ve bu mücadelenin kilit ismi olarak da Mustafa Kemal Atatürk'ü işaret ediyor.
01:26Diyor ki, Atatürk onların bu emperyalist planlarını bir asır boyunca erteledi ve bugün yaşananlar da aslında o eski hesabın bir parçası.
01:35Tamam da bu iddiaların arkasındaki asıl sebep ne?
01:38Yani bu güçler yazarın deyimiyle neden Türkiye'yi bir engel olarak görüyorlar?
01:44Gerçekte neyin peşindeler?
01:46Şimdi gelin bu neden sorusunun peşine düşelim.
01:49Yazar bu soruyu soruyor ve cevabını da hiç lafı dolandırmadan oldukça keskin bir şekilde veriyor.
01:55Sizce ne olabilir bu nihai hedef?
01:58Belki tahmin ediyorsunuzdur ama yazarın cevabı çok daha somut.
02:01İşte cevap bu.
02:03Yazar Bernard Shaw'a atfedilen bir sözü günümüze uyarlıyor ve diyor ki,
02:07Asıl mesele kaynaklar.
02:09Maden, petrol, su.
02:11Yani yazar için bütün bu jeopolitik oyunların temelinde aslında kaynakları kontrol etme mücadelesi yatıyor.
02:18Bu noktada yazar, unuslararası ilişkilere dair oldukça diyelim ki pragmatik bir bakış açısı sunuyor.
02:24Ona göre bu arenada dostluklar, sevgiler, sempatiler pek geçerli değil.
02:28Her şey tamamen çıkarlar üzerine kurulu.
02:30Bugün sizinle olan yarın çıkarı başka yerde olunca oraya gider.
02:35Anlatmak istediği tam olarak bu.
02:37Şimdi gelelim yazarın belki de en çok endişelendiği konuya.
02:41İç cephe.
02:42Yani Türkiye'nin içeriden nasıl zayıflatılmaya çalışıldığına dair iddialarına.
02:47Yazara göre bu tehdit tek bir yerden gelmiyor, çok yönlü ve oldukça karmaşık bir yapısı var.
02:53Peki bu iç cephede neler oluyor dersiniz?
02:55Yazar burada birbiri ardına çok ciddi iddialar sıralıyor.
03:0040 yıldır süren PKK terörü, 15 Temmuz darbe girişimi, siyasi kutuplaşmanın körüklenmesi, hatta çeşitli dini cemaatlerin finanseyebilmesi.
03:10Yazar tüm bu olayları birbirinden bağımsız görmüyor.
03:13Aksine hepsini Türkiye'nin bütünlüğüne hedef alan daha büyük bir planın parçaları olarak yorumluyor.
03:19Tabii ki bunlar yazarın kendi analizleri ve farklı görüşlerde her zaman mevcut.
03:23Yazar argümanını daha da somutlaştırmak için PKK ile mücadelenin insani bedeline dikkat çekiyor.
03:30Metinde geçen bu rakam yani 50 binden fazla can kaybı, konunun sadece siyasi bir tartışma olmadığını, arkasında ne kadar büyük bir insani trajedi yattığını da gözler önüne seriyor.
03:41İç cephedeki iddiaları bir kenara bırakıp şimdi dışarıya bakalım.
03:44Yazar Türkiye'nin bir de dışarıdan bir çevreleme stratejisiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor, hatta buna bilinçli olarak kuşatma diyor.
03:53Peki bu kuşatmanın adımları ne?
03:55Yazar 3 çentik stratejisi adını verdiği 3 aşamalı bir plandan bahsediyor.
04:00Ona göre Irak'ta Kürdistan bölgesel yönetiminin kurulmasıyla 1. çentik atıldı, şimdi Suriye'de benzer bir yapı kurma çabalarıyla 2. çentik atılıyor.
04:10Ve hatta İran'da da içerideki bazı gruplar kullanılarak 3. bir çentin hazırlığı yapılıyor.
04:16Ama olay sadece karada bitmiyor.
04:18Yazar bu kuşatmanın bir de deniz ayağı olduğunu söylüyor.
04:21İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs arasında kurulan ittifakları ve Türkiye'nin mavi vatan olarak tanımladığı deniz yetki alanlarına yönelik hamleleri işte bu büyük stratejik kuşatmanın bir başka parçası olarak görüyor.
04:33İyi ama yazarın çizdiği bu karamsar tablodan bir çıkış yolu yok mu?
04:37Var. Yazar bu jeopolitik zehre karşı bir panzehir de sunuyor.
04:42Şimdi gelin tüm bu tehditlere karşı önerdiği çözüme bir bakalım.
04:46Yazarın çözümü sizi şaşırtabilir.
04:48Askeri bir hamle değil, politik bir manevrada değil.
04:51Ona göre nihai savunma hattı, tanklar, füzeler değil, toplumun ta kendisi.
04:57Sağduyuya ve milli bilince dayalı, bölünmemiş, yek vücut bir iç cephenin tüm bu planlara karşı en etkili kalkan olacağına inanıyor.
05:05Ve bu noktada yazar hepimizin bildiği o çok özel cümleyi hatırlatıyor.
05:10Atatürk'ün gençliğe hitabesinden, Türk istiklal ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
05:17İşte bunu Türk milletinin asla unutmaması gereken birinci vazife olarak tanımlıyor.
05:22Siyasi görüşler, kişisel çıkarlar ne olursa olsun bu temel görevin her şeyin üzerinde olduğunu söylüyor.
05:28Ve işte yazarın varmak istediği son nokta, bir milletin kaderi en temelde kendi içindeki birliğe bağlıdır.
05:36Eğer iç cephe sağlam tutulursa, iddia ettiği hiçbir dış planın veya o meşhur tabirle Bizans oyunlarının hedefine ulaşamayacağını söylüyor.
05:46Her şey gelip içerideki birliğe dayanıyor.
05:48Ve bu incelemeyi yazarın doğrudan bize, hepimize yönelttiği bu kışkırtıcı ve düşündürücü soruyla bitiriyoruz.
05:54Yazar bütün argümanlarını sıraladıktan sonra topu bize atıyor ve diyor ki, peki sen neredesin bu denklemde?
06:01Bu analizde bir köşe yazarının Türkiye'ye dair endişelerini ve çözüm önerilerini inceledik.
06:06Katılıp katılmamak size kalmış ama önemli olan bu konular üzerine hep birlikte düşünmek.
06:11Bir sonraki analizde görüşmek üzere, hoşçakalın.
İlk yorumu siz yapın