00:00Herkese merhaba, bu bölümde hainler sayesinde başlığıyla yayımlanan, oldukça keskin ve iddialı bir metni ele alıyoruz.
00:07Bu metin kendine özgü bir dünya görüşü sunuyor, gelin bu görüşün temel iddialarına ve arkasında yatan felsefeye birlikte yakından bakalım.
00:15Şimdi, yazarın argümanını anlayabilmek için önce en temel kavramdan başlamamız lazım, o da hain kelimesi.
00:23Peki yazar bu kelimeyi nasıl tanımlıyor, ona ne anlam yüklüyor, işte bu çok önemli.
00:28Yazara göre hainin tanımı çok açık ve net.
00:31Kimdir hain? Düşmanla işbirliği yapan, kendi çıkarlarını düşmanın hedeflerine bağlayan kişi ya da kurumdur.
00:37Bakın bu tanım bütün metnin üzerine inşa edildiği temel direk aslında, bunu aklımızda tutalım.
00:43Peki, hain kavramı cepte.
00:45Şimdi de yazarın perspektifinden dış tehditlere bir göz atalım.
00:49Yazar, bu dış düşmanların gücünün kaynağını nerede görüyor?
00:52İşte yazarın ana fikri tam da burada devreye giriyor.
00:55Diyor ki, emperyalist güçlerin asıl gücü, hedef aldıkları ülkelerde buldukları, besledikleri hainlerden gelir.
01:03Yani o dışarıdaki düşman, gücünü içerideki işbirlikçilerinden alıyor.
01:07Tehlike dışarıdan ama içeriğiyle bağlantılı.
01:11Yazar, bu stratejiyi özellikle Amerika Birleşik Devletleri'ne atfettiği bir politikayla açıklıyor ve şöyle diyor.
01:17Bu alıntı yazarın bakış açısını çok net bir şekilde özetliyor aslında.
01:20Yani tabloya baktığımızda, yazara göre ortada büyük bir çifte standart var.
01:26Diyor ki, biz kendi içimizdeki hainleri bulur, yok ederiz.
01:30Ama hedef ülkelerdeki hainleri bulur, besler ve koruruz.
01:33İşte bu karşıtlık, yazarın bütün tezinin bel kemiğini oluşturuyor.
01:37Yazar bu tezini havada bırakmıyor tabii, güncel örneklerle desteklemeye çalışıyor.
01:42Mesela Venezuela'daki o malum baskın girişimi.
01:45Ya da bir Yunan gazetecinin Türkiye Cumhurbaşkanı'na yönelik tehditleri.
01:49Hatta Amerika'nın protestocuları desteklediği için İran'a yönelik tehditleri.
01:54Bunların hepsi aynı stratejinin parçaları olarak sunuluyor.
01:58Peki, dışarıdaki tehlikeyi ve yöntemlerini anladık.
02:01Şimdi gelelim içeriye.
02:03Yazar, bu düş güçlerin içeride hangi zayıf noktalardan faydalandığını düşünüyor?
02:07Yazara göre en kritik zafiyetlerden biri içerideki bilgi akışı, yani düşman fısıltıları ve bozguncu haberler dediği şeylerin çok kolay yayılması.
02:18Bunların iç cepheyi, yani ülkenin birliğine savunmasını savunmasız bıraktığına inanıyor.
02:24Hatta daha da ileri gidiyor, demokrasi, insan hakları, uluslararası hukuk gibi kavramların düşman tarafından kullanılan uyuşturulmuş sloganlar olduğunu söylüyor.
02:34Yani bunlar, halkı aldatmak, asıl niyetleri gizlemek için kullanılar, birer araç, birer maske diyor yazar.
02:41Ve bir zafiyet noktası daha, ekonomik zorluklar.
02:45Yazar özellikle emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekiyor.
02:49Diyor ki, bu durum, düşmanın içeride kargaşa çıkarmak için kullanabileceği, kaşıyabileceği çok hassas bir yara.
02:56Tamam, sorun tespiti bu şekilde.
02:58Dış düşmanlar, iç hainler, zafiyetler.
03:00Peki çözüm ne? Yazar bu tablo karşısında nasıl bir çıkış yolu öneriyor?
03:05İşte şimdi o kısma geliyoruz.
03:07Evet, soru bu.
03:08Yazar bu dış düşmanlar ve iç hainlerle dolu dünyada nasıl bir yol haritası çiziyor?
03:14Teşhisi koydu, peki reçetede ne yazıyor?
03:17Yazarın stratejisi aslında üç temel direk üzerine kurulu.
03:20Devlet Bahçeli'nin sözlerine de atıfta bulunarak diyor ki,
03:23Birincisi, iç cepheyi iç düşmanlardan temizleyeceksin.
03:27İkincisi, milli birlik ve beraberliğin ne pahasına olursa olsun sağlayacaksın.
03:32Ve üçüncüsü, en önemlisi, durmadan, yorulmadan siyasi, ekonomik ve askeri güç biriktireceksin.
03:38Ve bu güç biriktirme dediği şey öyle lafta kalan bir hedef değil.
03:42Yazarın kişisel dilek listesi oldukça somut ve açıkçası epey iddialı.
03:47Neler var bu listede?
03:49Nükleer silahlara sahip olmak, kıtalar arası füzeler geliştirmek,
03:53küresel çapta askeri gücü kat kat arttırmak
03:56ve tabii ki içeride terkemiz ve sarsılmaz bir cephe oluşturmak.
04:01Bütün bu anlattıklarımızdan sonra aslında her şeyin gelip bağlandığı tek bir kavrama,
04:05yazarın dünya görüşünün tam merkezindeki o nihai felsefeye geliyoruz.
04:09Yazara göre her şeyin temeli, her şeyin ölçüsü tek bir şeydir, güç.
04:15Onun için güç sadece bir araç değil, her şeyin ta kendisi.
04:19Adalet, onur, özgürlük, hak bunların hepsi ancak gücünüz varsa vardır,
04:26gücünüz yoksa hiçbiri yoktur.
04:28Ve bu felsefeyi belki de en vurucu şekilde şu sözlerle özetliyor.
04:33Düşününce insanlık, onur, özgürlük, hak hepsi gücün bir funksiyonu haline geliyor.
04:39İşte bu cümle, metnin belki de en temel, en özet mesajı.
04:44Peki, bu bölümü, yazarın sunduğu bu güç odaklı dünya görüşünü düşünmeye iten bir soruyla bitirelim.
04:51İçinde yaşadığımız bu karmaşık dünyada karşılaştığımız onca soruna karşı,
04:55her şeyi güce endeksleyen bu bakış açısı bir cevap olabilir mi?
05:00İşte bu sorunun cevabını da sizin düşüncelerinizle bırakıyoruz.
Yorumlar