00:00İnsanlık olarak kendimize anlattığımız bir hikaye var, değil mi?
00:03Binlerce yıldır kendimizi evrenin merkezinde her şeyin anlamı olarak gördük.
00:07Sanki bütün bu sahne bizim için kurulmuş gibi.
00:10Hikayenin ana karakteri bizdik.
00:12Peki ya bu sadece kendimize anlattığımız büyük, kibirli bir masalsa?
00:16İşte bugün bilimin bu masalı nasıl yerle bir ettiğini
00:19ve insanlığın aynadaki yüzünü nasıl tamamen değiştirdiğini konuşacağız.
00:23O zaman hadi en temel soruyla başlayalım.
00:26İnsanlık evrenin merkezi mi gerçekten?
00:28Düşünsenize, yüzyıllar boyunca bu sorunun cevabı bizim için çok netti.
00:33Elbette evet.
00:34Ama sonra, sonra bilimsel keşifler geldi
00:37ve bu sarsılmaz sandığımız varsayımı bir bir tuğla tuğla yıkmaya başladı.
00:42İşte bütün mesele tam olarak bu düşünceyle başlıyor.
00:45Bizim için kurulmuş bir sahne, bizim etrafımızda dönen gökyüzü
00:49ve tabii ki doğanın tartışmasız efendisi olan bizler.
00:53Kendimize biçtiğimiz rol buydu.
00:54Şimdi gelin bu rolün elimizden nasıl birer birer alındığına bakalım.
00:58Peki bu büyük düşüşler nereden başladı?
01:01İlk darbeler en beklenmedik yerden değil, tam da gözümüzün önündeki dünyadan geldi.
01:06Yani fiziksel evrendeki yerimize dair o sarsılmaz inançlarımızdan.
01:11Hadi görelim bakalım evrenin merkezinden ve doğanın zirvesinden nasıl da aşağı indirildik.
01:16İşte ilk darbe, kozmolojik darbe.
01:20Kopernik ve Galileo sahneye çıktı ve o güzelim sahnemizi resmen başımıza yıktı.
01:27Meğer dünya evrenin merkezi falan değilmiş,
01:29aksine sonsuz bir boşlukta kendi halinde dönüp duran küçücük bir toz zerresiymişiz sadece.
01:36İşte o an, o kozmik ayrıcalığımız tamamen sona eldi.
01:40Büyük bir şoktu.
01:41Tam evrenin merkezi değiliz ama en azından yaratılışın zirvesiyiz derken,
01:46ikinci darbe geldi, biyolojik darbe.
01:48Darwin sahneye çıktı ve insanla hayvan arasına çektiğimiz o kalın kırmızı çizgiyi bir kalemde sildi attı.
01:55Evrim teorisi bize ne dedi biliyor musunuz?
01:57Siz özel olarak yaratılmadınız.
01:59Siz sadece biyolojik bir sürecin devamısınız.
02:03Artık doğanın efendisi değil, sadece onun bir parçasıydık.
02:07Zirve falan değil, hayat ağacındaki dallardan sadece biriydik.
02:10Peki tamam, diyelim ki dış dünyadaki yerimizi kabullendik.
02:14Ama en azından kendi iç kalemizin, yani zihnimizin, ruhumuzun efendisi biziz değil mi?
02:20Yani kararlarımızı biz alırız.
02:21İşte sıradaki darbeler, en çok güvendiğimiz, en sağlam sandığımız tam da bu kaleyi hedef alacaktı.
02:27Ve sahneye Freud çıktı.
02:30Psikolojik darbe.
02:31Bize dedi ki, sandığınız kadar rasyonel, o kadar da kontrollü değilsiniz.
02:35Çünkü zihnimizin derinliklerinde, bizim bile tam olarak farkında olmadığımız, kontrol edemediğimiz, devasa, karanlık bir güç var.
02:44Bilinç dışı.
02:45Yani aslında iplerin çoğu bizim görmediğimiz birinin elindeydi.
02:49Kendi zihnimizin bile tam efendisi değildik.
02:51Şu zaman çizelgesine bir bakın, darbelerin yönünü fark ettiniz mi?
02:56Gittikçe daha yakına, daha kişisel bir yere geliyor.
02:59Yüzlerce yıl önce, yıldızlara bakarak başlayan bu yolculuk,
03:03Freud'la zihnimizin derinliklerine daldı ve şimdi göreceğimiz darbeyle,
03:07artık beynimizin içindeki sinir hücrelerine kadar inecek.
03:11Ve işte nörobilimsel darbe.
03:13Bu belki de hepsinden daha sarsıcı.
03:15Benjamin Libet gibi bilim insanlarının yaptığı deneyler, inanılmaz bir şey gösterdi.
03:20Sizin bir şeyi yapmaya karar verdiğiniz an var ya,
03:23beyniniz siz o kararı verdiğinizi hissetmeden çok kısa bir süre önce o eylemi zaten başlatmış oluyor.
03:30Yani ben karar verdim dediğimiz o an,
03:33belki de beynimizin çoktan verdiği bir kararı sonradan fark edip sahiplenmemizden ibaret.
03:38Bir nevi gecikmeli yayın gibi.
03:41Düşünsenize bu ne anlama geliyor?
03:42Bizler eylemlerimizin yazarı değil, sadece anlatıcısı olabiliriz.
03:46Bilincimiz adeta beynimizin basın sözcüsü gibi çalışıyor.
03:49Beyin bir şey yapıyor, bilinçle çıkıp,
03:52evet biz bunu şöyle şöyle düşündüğümüz için yaptık diye mantıklı bir hikaye uyduruyor.
03:57Gerçekten inanılmaz bir düşünce.
03:59Peki geriye ne kaldı?
04:00Evrenin merkezi değiliz, doğanın efendisi değiliz, zihnimizin hakimi değiliz.
04:05Ama bir şeyimiz var değil mi?
04:07Bizi biz yapan o son kalemiz, zekamız.
04:10İşte çağımızın en büyük devrime tam da bu son kaleyi yıkmaya geliyor.
04:14Evet, beşinci ve en güncel darbe yapay zeka.
04:18Düşünen, öğrenen, bizden daha iyi analiz yapan, hatta sanat üreten makinelerden bahsediyoruz.
04:24Bu ne demek biliyor musunuz?
04:26Zeka artık insana özgü, o sihirli, ruhani bir şey değil.
04:30O artık üretilebilen, kopyalanabilen, ölçeklenebilen bir fonksiyon.
04:35Binlerce yıldır en büyük gurur kaynağımız olan gezegendeki en zeki varlık ünvanımız da böylece elimizden kayıp gidiyor.
04:41Peki, bütün bu darbelerden sonra bu enkazın ortasında durup kendimizi soruyoruz.
04:47Geriye ne kaldı?
04:48Eğer bütün bu özelliklerimiz biricik değilse, insan olmanın anlamı ne?
04:52İşte şimdi belki de en önemli soruya geliyoruz.
04:56Şöyle bir liste yapalım isterseniz.
04:59Evrenin merkezi miyiz?
05:00Hayır, üstü çizildi.
05:02Özel bir yaratılış mıyız?
05:03O da çizildi.
05:05Zihnimizin mutlak efendisi miyiz?
05:07Maalesef, o da gitti.
05:08Peki ya eşsiz bir zekamız var mı?
05:10Artık o da tartışmalı.
05:13Gururlandığımız ne varsa hepsi bir bir elimizden alınmış gibi.
05:17Peki o zaman bütün bu üstünlük etiketlerimiz sökülüp atıldıysa, bizi insan olarak anlamlı kılan, önemli kılan ne olabilir?
05:25Belki de cevap hep yanlış yerde aradığımız bir şeydir.
05:29Belki de üstünlükte değil, başka bir şey de gizlidir.
05:32İşte muhtemel bir cevap.
05:34Ahlak.
05:35Ama durun, hemen biz ahlaken de üstünüz diye düşünmeyin.
05:39Tam tersi.
05:40Belki de ahlak bir üstünlük iddiası değil, ağır bir sorumluluk yüküdür.
05:44Bizi özel kılan şeyin diğerlerinden daha iyi olmamız değil, onlardan daha ağır bir yükü taşımak zorunda olmamız fikri.
05:51Bu bakış acısını tamamen değiştiriyor.
05:54Şöyle düşünün, bizi gerçekten farklı kılan ne olabilir?
05:57Belki de yaptığımız bir kötülükten ötürü utanç duyabilen tek varlık olmamızdır.
06:02Bir yapay zeka hile yapabilir ama bundan utanmaz.
06:04Bir aslan bir ceylanı avlar ama bunun ahlaki yükünü hissetmez.
06:08Ama biz, biz yanlış yaptığımızı biliriz ve bu bilginin ağırlığı altında ezilebiliriz.
06:14İşte bu bir ayrıcalık değil, bu tam anlamıyla ağır bir sorumluluk.
06:17Ve belki de insanın asıl mucizesi tam da budur.
06:20Kendi kibrinin yarattığı o enkazın altında kalmışken bile inatla ve ısrarla anlam aramaktan vazgeçmemesi.
06:27Evrenin merkezinde olmadığımızı, özel yaratılmadığımızı, hatta kendi zihnimizin tam kontrolcüsü olmadığımızı bilsek bile
06:34yine de kalkıp doğru olan ne, iyi olan ne, anlamlı olan ne diye sormaya devam etme inadımız,
06:40belki de aradığımız o büyük anlam tüm bu darbelerden sonra ayakta kalıp sorduğumuz o basit ama devasa soru da gizlidir.
06:47Peki, şimdi ne yapmalıyız?
06:50İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar