Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 9 saat önce
Doç. Dr. Aytən Əhmədova tarafından kaleme alınan bu çalışma, yazar Ali Veliyev’in eserlerinde geçen yer adlarını dil bilimsel ve tarihi açılardan incelemektedir. Metin, özellikle Zengezur ve Karabağ bölgelerindeki köy, nehir ve dağ isimlerinin kökenlerini, Türk boylarıyla olan bağlarını ve bu adların zaman içindeki değişimlerini açıklamaktadır. Şarki Zengezur ekonomik bölgesinin güncel durumuna değinilirken, yazarın "Budağın Hatıraları" adlı eserinden yola çıkılarak birçok onomastik birimin analizi yapılmaktadır. İncelenen bu coğrafi terimlerin kadim Türk etnonimlerine dayanması, bölgenin tarihi mirasını ve Azerbaycan kültüründeki yerini vurgulamaktadır. Kaynak, bu adlandırmaların tesadüfi olmadığını ve halkın yaşamıyla doğrudan ilişkili bir toplumsal belleği yansıttığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak makale, incelenen tüm yer isimlerinin Batı Azerbaycan coğrafyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu bilimsel verilerle desteklemektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:03Hadi lafı uzatmadan hemen konuya girelim.
00:05Bugün masamızda doçent doktor Ayten Ahmedova'nın oldukça ilgi çekici dil bilimsel araştırması var.
00:12Bu çalışmayı sıradan bir makale gibi değil de,
00:14ünlü Azeri Baycanlı yazar Ali Veliyev'in satır aralarına gizlenmiş şifreli bir hazine haritası gibi düşünebilirsiniz.
00:22Yani edebiyat, tarih ve coğrafyanın tam kesiştiği o muazzam noktaya doğru bir yolculuğa çıkıyoruz.
00:28Hazırsanız başlayalım.
00:30Şimdi, edebiyat dünyasında Ali Veliyev dendiğinde akademisyenlerin de okuyucuların da hemfikir olduğu bir gerçek vardır.
00:37Ali Veliyev, halk hayatını ve köyü çok iyi bilir.
00:40Gerçekten de öyle.
00:41Çocukluğundan beri o kırsal havayı soluyan, doğayla ve emekçi insanlarla iç içe olan Veliyev'in bu samimi bağı,
00:47onun Budağ'ın Hatıraları adlı eserini bu zorlu ve kadim coğrafyayı kelime kelime çözmek için kusursuz bir rehber haline getiriyor.
00:55Peki, bugün bu haritada nerelere uğrayacağız?
00:57Hızlıca bir göz atalım.
00:59Önce Ali Veliyev ve dünyasına gireceğiz.
01:01Sonra şu onomastik birimlerin şifresini çözeceğiz.
01:05Ardından dağların ve nehirlerin nasıl isimlendirildiğine bakıp oradan boylara, köylere ve tarihe uzanacağız.
01:11En sonunda da araştırmacımızın nihai kararını masaya yatıracağız.
01:15İlk durağımız Ali Veliyev ve onun o zengin dünyası.
01:19Yazarın anlattığı hikayeler genellikle Zengezur ve Karabağ etrafında dönüyor.
01:24Yani Kubatlı, Zengilan, Cebrail, Ağdam ve Şuşa gibi gerçekten zengin bölgeler.
01:30Peki ama ne kadarlık bir alandan bahsediyoruz?
01:337.448.
01:35Evet, yeni kurulan Doğu Zengezur Ekonomik Bölgesi tam 7.448 km2'lik devasa bir alanı kaplıyor.
01:43Gözünüzde canlandırın.
01:44Uçsuz bucaksız dağlar, nehirler, ovalar.
01:48İşte biz kelimelerin izini sürerek bu devasa alanın tarihi dokusunda gezineceğiz.
01:53İkinci bölümümüze geçiyoruz.
01:56Onomastik birimleri çözümlemek.
01:58Tabii bu kadar geniş ve karmaşık bir manzarayı okuyabilmek için bilimin o aydınlatıcı ışığına ihtiyacımız var.
02:05Bölgenin gizli kalmış tarihi DNA'sını çözmek için onomastik yani isim bilimi dediğimiz alanı D bir büyüteç gibi kullanacağız.
02:13Kısaca terimlerden bahsedeyim ki yolumuzu kaybetmeyelim.
02:16Onomastik zaten isim bilimi demek.
02:19Suların ve nehirlerin hafızasına hidronim, ulu dağların hikayelerine oronim, yerleşim yerlerinin geçmişine ise oikonim veya toponim diyoruz.
02:28Yani kısacası doğanın o sessiz dilini bu yapı taşlarıyla konuşacağız.
02:34Geldik üçüncü başlığımıza.
02:36Dağların ve nehirlerin isimlendirilmesi.
02:39Biliyorsunuz isimlendirme aslında inanılmaz organik bir süreç.
02:43İnsanların doğal coğrafyayı nasıl adlandırdığına bir baksanıza.
02:47Mesela Veliyev'in eserinde geçen Arpa Tepesi ismini ele alalım.
02:52Çok basit bir formül var burada.
02:54Birinci adım sadece bir su adını yani Arpa Nehrini alıyoruz.
02:59İkinci adım bunu yüksek bir yeri ifade eden tepe kelimesiyle birleştiriyoruz.
03:04Ve işte karşınızda Arpa Tepesi.
03:06Sadece bir nehir ve bir yüksekliği yan yana getirerek yüzyıllarca yaşayacak muazzam bir coğrafi işaret oluşturmuşlar.
03:15Gerçekten büyüleyici.
03:16Üzerinde gezindiğimiz bu zengin manzarayı biraz daha zihnimizde canlandıralım.
03:21Mesela kara güney.
03:22Kara toprak demek.
03:24Güney ise güneşin çok vurduğu yer.
03:26Yani gözünüzde güneye bakan, güneşe doymuş o sıcacık bereketli toprakları canlandırın.
03:31Tam bir toponim ya da çatal kaha, doğada tıpkı bir hayvan boynuzu gibi ikiye ayrılan devasa çatallı bir mağara veya
03:40zirvesinde aynı adı taşıyan kadim bir türbe olan o 2297 metre yüksekliğindeki uludağ Sarıbaba ki bu da harika bir oranim
03:49örneği.
03:49Anlayacağınız doğanın fiziksel özellikleri binlerce yıl boyunca o yerin tam kalbindeki isim oluveriyor.
03:56Dördüncü durağımız boylar, köyler ve tarih.
04:00Yönümüzü doğadan alıp insanlara çevirdiğimizde antik boyların ve kabilelerin harita üzerinde nasıl silinmez izler bıraktığını görüyoruz.
04:08Yani bu isimler harita üzerindeki cansız birer etiket değil, bizi alıp tarihin tam ortasına demirliyor.
04:15Köklerin derinliğine bir bakar mısınız?
04:17M.S. 831 yılındaki Babek hareketiyle anılan Hekeri Kalesi'nden Tutun, 12. yüzyılın yazılı metinlerinde akan Arpaçaya, 15. yüzyılda şair
04:27Bedri Şarvani'nin şiirlerinde geçen Bergüşat'tan, 16. yüzyılda tarihin seyrini değiştirip Safevilere katılan Gorus boylarına kadar.
04:35Düşünsenize koskoca yüzyıllar toprağın isimleriyle bugüne taşınıyor.
04:40İşin asıl heyecan verici kısmı ne biliyor musunuz?
04:42Araştırmacıların bu kelimelerin kökeni etrafında yürüttükleri o bilimsel tartışmalar.
04:47Mesela ünlü Zengizur ismi.
04:49Bu isim taş anlamına gelen zenk ve vadi anlamına gelen zur kelimelerinin birleşmesiyle mi oluştu,
04:55yoksa gücünü geçmişte o topraklara hükmetmiş antik zengi boyundan mı alıyor?
05:00Aynı şekilde Mavusköyü, Türkçe merkez anlamına gelen mağaz kelimesinden bir türedi,
05:05yoksa kadim Magov boyuna ait olma halini belirten uz köküyle mi oluştu?
05:09Dil bilimcileri orasındaki bu tatlı rekabet aslında bize kelimelerin arkasında çoğu zaman
05:15hem doğanın hem de insanın ortak bir sırrının yattığını gösteriyor.
05:19Peki ya o devasa halk göçleri?
05:21Minkent ve halifeli köylerinin hikayeleri buna harika bir örnek.
05:25Koca koca kabilelerin imparatorluklar boyunca göç edip yerleştikleri yerlerle nasıl tamamen bir bütün haline geldiklerini görüyoruz.
05:32Mesela Minkent, Dokuz Oğuz Konfederasyonu'ndan, altın ordadan kopup gelen Mink boyundan miras kalmış.
05:38Halifeli ise bizzat Karabağ Han'ı Mehdi Kulohan'a bağlı o kadim kabilenin ta kendisi.
05:43Bu insanlar göç ettikleri yere sadece çadırlarını kurmamışlar, bütün bir tarihsel kimliklerinde o toprağı çivilemişler.
05:50Ve geldik beşinci, yani son bölümümüze.
05:54Araştırmacının Nihai Kararı
05:56Tüm bu dil bilimsel ve etimolojik kanıtları toparladığımızda, Doktor Ayten Ahmedova'nın bu haritayı nasıl okuduğuna bakmamız gerekiyor.
06:04Kaynak çalışmamızı tarafsız bir şekilde aktaracak olursak, Doktor Ahmedova, tüm bu nehir, dağ ve yer isimlerinin izini sürmenin,
06:12bu coğrafyanın tarihi Bakı-Azerbaycan sınırları içinde yer aldığını kanıtladığı sonucuna varıyor.
06:17Yani burada gördüğümüz şey, bir yazarın edebi hafızasındaki yer isimlerinin bir akademisyen tarafından belli bir coğrafi tezi desteklemek için nasıl
06:26temel bir kanıt olarak kullanıldığı.
06:28Bu da bize isim biliminin akademide ne kadar güçlü bir araç olduğunu gösteriyor aslında.
06:33Bu keyifli incelemeyi bitirirken, hepimizin üzerinde düşünmesi gereken o can alıcı soruya gelelim.
06:39Eğer üzerinde yaşadığımız doğanın, ulu dağlarımızın ve coşkun nehirlerimizin isimleri,
06:45onları sınırlandırmaya çalışan devletlerden, devrilen imparatorluklardan ve hatta geçen yüzyıllardan bile çok daha uzun süre hayatta kalıyorsa,
06:54o zaman yarının haritası gerçekten neye benzeyecek?
06:57İsimler mi toprağa aittir, yoksa toprak mı isimlere?
07:01Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, merak etmeye ve hep öğrenmeye devam edin.
Yorumlar

Önerilen