Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Mehmet Özkendirci tarafından kaleme alınan bu metin, Türkiye’nin siyasi ve toplumsal gündemindeki çeşitli krizleri eleştirel bir dille ele almaktadır. Yazar, yargı sistemindeki taraflılığı, Madımak Katliamı gibi trajik olayların hukuki süreçlerini ve siyasi aktörlerin çelişkili ittifaklarını sert bir şekilde sorgulamaktadır. 15 Temmuz darbe girişiminin karanlık noktalarına ve iktidarın ideolojik eğitim politikalarına değinilerek, ülkenin içinde bulunduğu durumdan duyulan memnuniyetsizlik dile getirilmektedir. Toplumsal hafızayı diri tutmaya çalışan yazar, adaletsizliklere karşı duyarsız kalan kesimleri sertçe eleştirerek bir farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır. Bu yazı, güncel olaylar üzerinden Türkiye’nin demokrasi ve adalet karnesine yönelik karamsar bir tablo çizmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, bugün elimizde oldukça sert, hani derler ya, kelimelerini hiç sakınmayan bir metin var.
00:06Yazar Mehmet Özkendirci'nin kaleme aldığı Burası Neresi başlıklı makaleyi masaya yatırıyoruz.
00:12Bu analizde yazarın adeta bir bilinç akışı şeklinde bir çırpıda kağıda döktüğü o yoğun siyasi eleştirileri alıp tarafsız bir gözle
00:20parçalarını ayıracağız.
00:22Hazırsanız yazarın zihin dünyasına ve Türkiye gündemine dair ortaya attığı bu çarpıcı iddialara doğru hızlıca yola çıkalım.
00:29Şimdi kaynak metnimiz gerçekten çok hızlı akıyor, birbiri ardına sıralanan şikayetler, isyanlar var.
00:36Biz de yazarın ne demek istediğini daha net görebilmek, argümanlarını takip edebilmek için bu metni altı ana başlığa böldük.
00:43Sırasıyla yargı ve siyasi figürler, beklenmedik siyasi ittifaklar, tarihi acılar ve cezasızlık, toplumsal duyarsızlığa eleştiri, 15 Temmuz ve siyasi ayaksalığa
00:54ve son olarak da gençlik ve dini eğitim konularına bakacağız.
00:58Hemen ilk başlığımızla yani yargı ve siyasi figürler konusuyla başlayalım.
01:05Öz kendirciye göre mahkeme salonlarında o beklediğimiz, olması gereken tarafsızlıktan veya ağır başlılıktan eser yok.
01:13Düşünün kendi ifadeleriyle mübaşirlerin milletvekillerini azarladığı, hatta bir hakimin kalkıp bir vekile resmen soytarı dediği bir tablodan bahsediyor.
01:22İnanılmaz değil mi?
01:23Ama yazarın asıl üzerinde durduğu nokta Ekrem İmamoğlu davası.
01:27İmamoğlu'nu Erdoğan'ı her seçimde yenen, hakkında somut suçlama olmayan müstakbel cumhurbaşkanı adayı olarak tanımlıyor.
01:34Ve iddia ediyor ki İmamoğlu sadece duruşmadaki söz sırasını sorguladığı için hakim tarafından salondan yaka paça, tabiri carizse dışarı atılmış,
01:439 Temmuz'u ertelenen bu davanın ardından yazar okuyucuya dönüp çok net bir soru soruyor.
01:48Suçsuz yere bir gün bile hapiste yatsanız ne hissedersiniz?
01:52Gelelim ikinci bölümümüze.
01:54Beklenmedik siyasi ittifaklar.
01:57Yazarın günümüz siyasetindeki ilkesizliğe duyduğu öfke, bu bölümde özellikle Doğu Perinçek üzerinde yoğunlaşıyor.
02:04Özken dercinin iddiasına göre, oy oranı binde birin bile altında olan Vatan Partisi lideri, sırf siyasi bir avantaj koparmak umuduyla
02:12Kemal Kılıçdaroğlu'na övgüler diziyor.
02:15Tabi yazarın asıl şaşkınlığı bu siyasi manevradan ziyade o derin ideolojik tutarsızlıkta gizli.
02:22Aynen şu ifadeleri kullanıyor.
02:24Perinçek'in geçmişine bakarsak, Atatürk'ün en ateşli savunuculuğundan cani başı Apo dahil kimlerle flört etmedi ki?
02:31Yani bu kadar uç noktalardaki keskin dönüşleri muazzam bir siyasi ikiyüzlülük örneği olarak önümüze koyuyor.
02:38Üçüncü durağımız ise tarihi acılar ve cezasızlık.
02:42Yazar burada metnine öyle bir kurgulamış ki sanki elimizde yakıcı bir Temmuz takvimi var.
02:482 Temmuz'da 33 insanın hayatını kaybettiği o korkunç madımak faciasının yıl dönümü.
02:54Hemen ardından 9 Temmuz'da az önce konuştuğumuz İmamoğlu davası.
02:58Ve peşinden gelen 15 Temmuz darbe girişimi yıl dönümü.
03:02Özkendirci aslında tesadüf gibi duran bu tarihleri bilerek yan yana getiriyor.
03:07Türkiye'de adalet ve toplumsal hafıza kavramlarının tıpkı Temmuz sıcağı gibi insanı boğan, yakıcı bir hal aldığını savunuyor.
03:15Bu Temmuz takviminin ilk durağı olan madımakla yazar cezasızlık konusuna gerçekten çok sert bir giriş yapıyor.
03:23Baktığımızda tablo çok ağır.
03:26Madımak'ta yitip giden 33 can, Çetin Kaya mağazasına atılan Molotov'la kaybedilen 12 can.
03:31Özkendirci bu katliamların faillerinin ya zaman aşımı gibi kendi deyimiyle saçma bulduğu yasalarla kurtulduğunu
03:38ya da bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından sağlık sorunları gerekçe gösterilerek affedildiğini hatırlatıyor.
03:45Ve işte o can alıcı, isyan dolu soruyu soruyor.
03:48İnsanları yakarak öldüren caninin hangi sağlık durumu bu ölümlerden ağırdır?
03:53Yazara göre bu cezasızlık hali bir tesadüf değil, iktidarın bilinçli olarak üç maymunu oynama taktiği.
04:00Dördüncü bölümümüz toplumsal duyarsızlığa eleştiri.
04:04Bakalım burası çok ilginç.
04:06Yazar, kurumları ve siyasetçileri adeta topa tuttuktan sonra oklarını bu kez sıradan vatandaşlara çeviriyor.
04:13Ve çok ironik bir metafor kullanıyor, deve kuşu vatandaş.
04:17Peki kim bu deve kuşları?
04:18Yazarın hedefinde şu meşhur ben siyasetle hiç ilgilenmem diyen kitle var.
04:24Özkenderci'ye göre böylesine sıcak, böylesine hayati bir temuz gündeminde apolitik kalmak masum bir tercih falan değil, düpedüz gizli bir
04:33iktidar yandaşlığı.
04:34Yani iktidarı açıkça desteklemekten çekinenlerin kendilerini temize çıkarma yolu diyor buna.
04:39Yazara kalırsa bu kişiler bir deve kuşu gibi başlarını kuma gömseler de dışarıdan bakıldığında nerede durdukları kabak gibi ortada.
04:48Beşinci başlığımız oldukça tanıdık ve tartışmalı bir konu, 15 Temmuz ve siyasi ayak.
04:56251, sadece bir sayı değil elbette.
04:5915 Temmuz darbe girişimi gecesi kaybettiğimiz canların sayısı.
05:02Yazar kendi siyasi argümanına, eleştirilerine geçmeden önce bir an durup bu olayın ağırlığını hatırlatıyor.
05:08Özellikle de boynu kesilerek öldürüldüğünü belirttiği askeri öğrenciler de dahil olmak üzere bu kayıpların acısını doğrudan metnine yansıtıyor.
05:16Ama o 251 canın ardından yazar hiç vakit kaybetmeden yıllardır tartışılan o soruyu yapıştırıyor.
05:23Peki siyasi ayak nerede?
05:24Özkendirce darbe girişiminin üzerinden onca yıl geçmesine rağmen olayların siyasi ayağına bir türlü dokunulmadığını iddia ediyor.
05:32Hatta daha da ileri giderek, 15 Temmuz'un baş faili olarak gördüğü o yapının,
05:36geçmişteki sadık mensuplarının bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milletvekili veya bakan koltuklarında oturduğunu öne sürüyor.
05:42İşin içine biraz da alaycılık katarak, Binali Yıldırım'ın geçmişte bitirilemeyen projeler sorulduğunda gülerek,
05:4815 Temmuz projesi yanıtını verdiğini iddia ediyor.
05:50İktidarın bu sürece ele alış biçimine karşı devasa bir güvensizlik var burada.
05:54Ve altıncı, son bölümümüz, Gençlik ve Dini Eğitim.
05:59Yazarın bu bölümdeki hedef tahtasında, kurucuları arasında Bilal Erdoğan'ın da yer aldığı TÜGVA Vakfı var.
06:05Öncelikle yazarın verdiği şu rakamların büyüklüğüne bir bakın,
06:08vakfın sadece yaz aylarında 81 ilde tam tamına 500 bin çocuğa ulaşması bekleniyormuş.
06:15Özkenderci'nin asıl dehşete düşüren şey ise bu çocuklara verilecek eğitimin içeriği.
06:20İddiasına göre öğrencilere Dini Değerler Eğitimi adı altında,
06:23şeytan taşlama, kefen sarma veya maket bir kabe etrafında tavaf yapma gibi uygulamalı dersler verilecek.
06:29Yazar, Türkiye'nin geleceğinin, o genç zihinlerin nasıl bir kalıba sokulduğu konusunda inanılmaz endişeli.
06:35Evet, bu derinlemesine analizimizin sonuna gelirken yazarın yazısına nasıl nokta koyduğuna bir bakalım.
06:42Özkenderci metnini okuyucuya dönüp,
06:45Temmuz sıcağında beyninizi daha çok buharlaştırmadan bana müsaade diyerek aslında oldukça alaycı ve kapkaranlık bir tonda bitiriyor.
06:53Fark ettiğiniz üzere yazarın çizdiği bu kaotik tablo, siyasetin, yargının ve toplumsal belleğin birbirine girdiği çok katmanlı ağır bir eleştiri
07:03sunuyor bize.
07:04Peki soruyorum size,
07:05acaba bu analiz boyunca adım adım incelediğimiz bu tür yüksek tansiyonlu ateşli siyasi yorumlar gerçeği daha net anlamamıza mı yardımcı
07:14oluyor,
07:14yoksa tam tersine kutuplaşmayı körükleyip beynimizin buharlaşmasını mı hızlandırıyor?
07:19İşte bu sorunun cevabını tamamen size bırakıyorum.
07:22Bu yolculukta bana eşlik ettiğiniz için çok teşekkürler, öğrenmeye ve tabii ki sorgulamaya devam edin.
07:28Görüşmek üzere.
Yorumlar

Önerilen