Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 11 ay önce
Birbirinden değerli edebi eserleri kaleme alan usta ellerin hikayesi “Yaşadığımız Günler” ile Ülke TV ekranlarına taşınıyor. Yaşadığımız Günler, pek çok esere imza atmış yazarları, şairleri, edebiyatçıları, ilahiyatçıları, düşünce insanlarını konuk ediyor ve hayat hikayelerini bizzat kendilerinden dinliyor.

Bambaşka dünyalara kapı açan edebi eserlerin yazarlarının hisleri, düşünceleri, bilinmeyen yönleri ve karşılaştıkları zorlukları bizzat kendilerinden öğrenen Yaşadığımız Günler, izleyenlerini merak dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Okuyucusuna hayaller kurduran, kimi zaman güldüren kimi zaman ağlatan kimi zaman da eşsiz duygular yaşatan bu eserlerin yazarlarının hayalleri neydi peki? Onların hayat serüveni romanlardaki gibi mutlu sonla mı bitiyordu yoksa hüzünlü bir son mu?
Döküm
00:00MÜZİK
00:30MÜZİK
01:00MÜZİK
01:30Arkadaşlar dediler ki, hiç şey yapma, sen eşyanı topla, bizimle beraber gel dediler.
01:40Onlar benden büyük yaştalar.
01:42Ben de artık 11-12 yaşlarındayım, 8-9 yaşlarında değilim yani.
01:4759 olduğuna göre, 59-47 demek ki 12 yaşlarındayım.
01:54Kalktık o arkadaşlarla beraber, ben de Diyarbakır'a gittim.
01:58Urfa'daki bütün imkanlarımı bırakarak, rahatımı bırakarak, ilim tahsili peşinde koşmak için.
02:07Gittim Diyarbakır'a.
02:09Diyarbakır'da şehirde Ali Paşa, surların kenarında bir cami vardı.
02:15Ali Paşa camisinin imamı Molla İbrahim'in medresesine gittik.
02:24Zaten şehir içinde en iyi medreselerden birisi oydu.
02:28Molla İbrahim'in medresesine gittik.
02:31Molla İbrahim biraz Türkçe biliyor, yani şöyle böyle biliyor ama Türkçe, ders verecek kadar Türkçesi yok.
02:40Molla İbrahim dedi ki, bu çocukları ben kabul edemem dedi.
02:44Yerim yok dedi.
02:45Medresede, medrese geleneğinde talebenin yiyeceğini ve yatacağı yeri bulman lazım.
02:54Yani hoca buluyor.
02:55Hoca talebeye yemek verecek, hoca talebeye yatacak yer bulacak.
03:00Bu gelenek böyle devam etmiş eskiden beri.
03:03Bunları dedi, bunları köylere gönderelim dedi.
03:08Sen dayanamazsın dedi, buraların köylerine dedi.
03:36Bir de orada dedi ki, bu çocuk garptan gelmiş dedi.
03:41Besli onlara göre garp oluyordu.
03:43Garptan gelmiş dedi, çocuk dedi.
03:46Senin için burada yer veririm ama ben sana ders veremem dedi.
03:51Nasıl alacağım dersi?
03:53Orada Abdurrahman isimli, şu anda soyadını hatırlamıyorum, çocukluk bu ya unuttuk.
04:01Bir Elazığlı, yine Kürtçe bilen bir arkadaş vardı.
04:06O dedi ki, ben sana dedi hocadan Kürtçe okutur, ben dinlerim, sana Türkçe anlatırım dedi.
04:12Ya Rabbi, şimdi geldik, kendi başıma iş açtım, ilim öğreneceğim diye.
04:20Neyse, Abdurrahman'dan biraz okumaya başladık.
04:26Fakat olmuyor yani, yaş küçük olduğu için.
04:31En iyisi dedim, ben Kürtçe öğreneyim.
04:58Kürtçe öğrendim, Kürtçe öğrendim.
05:02Hep Kürtçe, medresedekilerden Türkçe bilen yok zaten.
05:05Herkes Kürtçe konuşur, ben de Kürtçe konuşmaya başladım.
05:09Sonunca Kürtçe öğrendim.
05:11Kürtçe, Arapçayı Kürtlerden Kürtçe öğrenmeye başladım.
05:45Sonra dediler ki, şehirde Arapça öğrenilmez, köyde öğrenilir.
05:57Bir köye gittik, üç gün dayanabildim.
06:02O zamanlar çok, hayat zor, öyle fakirlik var, şey var, çok zor.
06:08Sonra geri döndüm, Diyarbakır'a geldim.
06:11Hoca yine beni medreseye kabul etti İbrahim Hoca.
06:14Allah rahmet eylesin.
06:38Sonra dediler ki, ilim Diyarbakır'da değil.
06:50Nerede?
06:51Hazro'da dediler.
06:52Diyarbakır'ın bir küçük kazası, 600 hanelik bir kaza o zaman.
06:57Oraya günde bir kamyon gidiyor, kamyonun üzerinde gidiyorsun.
07:01Hadi pılımızı fırtımızı toplalım, kamyona bindim.
07:05Tek başıma bu sefer artık Hazro'ya gittim.
07:31Diyarbakır'ın Mardin Kapısı diye bir semti vardır.
07:51Oradan her gün bir kamyon kalkardı, Hazro'ya gider.
07:56Hazro'dan gelir, akşamüstü de Hazro'ya giderdi.
08:00Ben de eşyalarımı topladım.
08:03O kamyona bindim.
08:05Kamyonun üzerinde Hazro'ya doğru yola koyuldum.
08:10Tabii o zaman yollar yine toz toprak.
08:13Toz toprak içerisinde bilmediğim bir yere, tanımadığım bir kazabaya, köy gibi bir yere gittim.
08:21Hazro'ya vardığımızda orada Molla Ahmet Bilici ve Muhammed Bilici diye iki hocanın medresesi olduğunu öğrenmiştim.
08:34Orada iyi ders verildiği söylenmişti.
08:38Kalktım oraya gittim.
08:39Nasıl gittim kasabanın kenar semtinde bir medrese nasıl olduysa buldum gittim.
08:48Oraya kadar sonra sonra gittim.
08:50İç de mi?
08:51İç de mi?
08:52İç de mi?
09:24Hoca, yerim yok ama dedi, sen karptan gelmişsin, uzaktan gelmişsin ve çocuksun, seni alırım dedi.
09:36Şimdi hocanın alması demek, daha evvel de söylediğim gibi yemeğini, içmeğini ve yatacağın yeri temin etmesi demek.
09:45Yatacak yer sorun değil, çünkü camide yatıyoruz.
09:48Namaz kılınan yerde yatağımızı serip yatıyoruz ondan sonra.
09:52Burada derse başladık, gayet iyi gidiyor şehrin kenarında.
10:00Bu arada işin garip cilvesi, hocanın her ikisinin de askerliği gelmiş.
10:08Hocalar askere gidecekler.
10:13Ben ne yapacağım?
10:15Ne yapacağımı şaşırdım.
10:47Orada Diyarbakır'ın ve bütün doğunun en büyük alimlerinden birisi vardı.
10:54Allah rahmet eylesin.
10:57Seydah-i Hacı Fettah derlerdi.
10:59Hacı Fettah Hoca.
11:01O devrin en büyük alimi sayılırdı.
11:06Çok terbiyeli, edip, temiz bir insan.
11:10Gittim elini öptüm.
11:12Kendimi tanıttım.
11:14Dedim ki, böyle Mullah Ahmet'in medresesinde okuyorum ama oradan onlar askere gidiyorlar.
11:23Ne yapacağım ben dedim.
11:26Dedi, sen kalptan gelmişsin dedi.
11:30Hücreme kimseyi almıyorum.
11:32Yani hücre bir hocanın ders verdiği yer.
11:34Ben artık bu yaştayım, 80 yaşındayım.
11:37Ders veremiyorum ama sana da ders veremem.
11:40Türkçem yok çünkü Türkçe bilmiyorum dedi.
11:43Hücremde yatabilirsin dedi.
11:47Bir yeğenim kalıyor dedi.
11:49Bir de başka tanıdığım bir talebe var, o kalıyor.
11:52Onlarla beraber yatabilirsin dedi.
11:56Ama dersi başka hoca da okuman lazım dedi.
12:28Seyiday Hacı Fettah'ın yanında bulunmak benim için iyi bir şey.
12:41Çünkü hoca hakikaten edep sahibi bir insan ve ilim erbabı olduğu belli.
12:48Arapçası, Farsçası çok mükemmel.
12:50Farsça şiirler yazacak kadar da şeyli, maharetli Arapça şiirler yazacak kadar.
12:55Ve beni de çok severdi.
13:00Böyle yavaş yavaş benimle sohbet ederdi.
13:04Kürtçe sohbet ederdi ama Türkçe değildi.
13:08O kadarı anlıyordum ama.
13:25Tabi orada bir süre kaldım.
13:38Ama ders verecek hoca,
13:40işte ders verecek dedi ki,
13:43benim yeğenim var dedi.
13:45Şey dedi,
13:47Hazro müftüsü dedi.
13:48Molla Haydar dedi.
13:53Molla Haydar bizim şeyin,
13:55Hatipoğlu'nun babası.
13:59Bu televizyonlarda da her zaman gördüğümüz.
14:03Hatipoğlu'nun babası,
14:05Molla Haydar'la git dedi.
14:07O Türkçe de, onun Türkçesi de iyi.
14:08O iyi bilir dedi.
14:10Gerçekten Haydar hocaya gitti.
14:42Edepli bir insandı,
14:47iyi bir alimdi.
14:49Dedim böyle böyle.
14:51Dedi ben ders vermiyorum dedi.
14:56Nedense müftüler ders vermekten çekiniyorlardı.
14:59Hala CHP'nin demek ki,
15:01bir etkisi var ki,
15:03pek ders vermiyordu müftüler.
15:05Böyle şeysiz imamlar ders veriyorlardı.
15:11Ama dedi sana ders veririm dedi.
15:13Sen dedi madem dışarıdan gelmişsin,
15:16Kürtçe de bilmiyorsun.
15:18Sana ders veririm dedi.
15:20Hem seninle Türkçe konuşuruz dedi.
15:21Böylece Molla Haydar'ın evinde derse gidiyorum.
15:28Allah rahmet eylesin bana zaman zaman kahvaltılar veriyor, yemek de yediriyordu.
15:35Nihat ve abisi 6-7 yaşlarında çocuklar onlar.
15:41Abisi biraz daha büyüktü.
15:43Onları o zaman orada hatırlıyorum.
15:47Hocanın evine de girip çıkıyordum.
15:50Hanımı da Allah vefat ettiyse vefat etmiş sanıyorum.
15:54Rahmet eylesin.
16:25Bir müddet sonra Fettah Hoca'nın yeğeni çekti, köyüne gitti.
16:34Biz kaldık iki kişi.
16:37O iki kişiden birisi de biraz kaçık ve delice bir çocuktu.
16:43Akşam oldu mu ikimiz baş başa kaldığımız zaman başlardı.
16:47Kimi nasıl öldürmüş?
16:49Birilerini öldürmüş, nasıl yapmış?
16:53Rüyasında nasıl şeyler görülmüş?
16:55Birilerini görüyormuş, cinler görüyormuş, şeytanlar görüyormuş.
16:59Ya Rabbi onu anlattıkça ben gece korkudan yatamam.
17:06Bir gün dedi ki, ben bu gece...
17:11Bir gün dedi ki, ben bu gece değirmen'e gideceğim dedi.
17:13Saat kaçta dedim.
17:15Gece yarısı değirmen'e gideceğim, sen burada tek başına kalırsın dedi.
17:20Bir gün dedi ki, ben bu gece değirmen'e gideceğim dedi.
17:25Bir gün dedi ki, ben bu gece değirmen'e gideceğim dedi.
17:32Bir gün dedi ki, ben bu gece değirmen'e gideceğim dedi.
17:38Saat kaçta dedim, gece yarısı değirmen'e gideceğim, sen burada tek başına kalırsın dedi.
17:45Ben, şimdi onun anlattığı o ecinli hikayelerinden sonra artık ben orada kalacak durumda değilim.
17:54Ya ben ne yapacağım dedim.
17:57Dedi, sen de dedi en iyisi camiye git, camide bekle dedi.
18:02Gecenin saat ikisi veya üçü.
18:07Oralarda gece soğuk olur.
18:09Yaz gecesi ama soğuk olur.
18:11Dedim ki, tamam öyleyse.
18:14Kapıyı kapa, sen giderken beraber beni de camiye, Ulu Cami'ye götür.
18:18Ulu Cami'nin avlusunda ben bekleyeyim dedim.
18:22Tek başımayım.
18:23Gittim Ulu Cami'nin avlusunda oturdum.
18:27Şimdi, şehrin uzak semtinden değirmen'e un yükmeye giden insanların,
18:34hayvanların ayaklarının tıkırtısını dinlemeye bakıyorum.
18:39Hatep acaba var mı?
18:40Bekliyorum, böyle bekledim saatlerca.
19:50Biraz sonra birkaç kişi daha geldi sabah namazına.
19:54Ben doğru müezzin mahveline gittim ve yattım.
19:59Namaz mamaz kılmadım.
20:01Yattım, bir daldım.
20:03Saat 9 muydu, 10 muydu?
20:06O saate kadar dalmışım, gitmiş.
20:08Şimdi dedim ki artık ben burada da kalamam herhalde.
20:15Allah Allah.
20:46Bir gün Kaymakam, ben Türk'üm diye, Batı'dan gelmişim diye söylemişler ona ki bir akşam yemeğe çağırdı beni.
21:05Çocuk olmama rağmen, Allah selamet versin kimseyse adını da bilmiyorum.
21:12Yemeğe gittik.
21:13Orada mal müdürü bilmem ne ama hepsi hazır olup Türkçe öğrenmişler.
21:19Bana dediler ki, sen Türk değilsin, Kürtsün dediler.
21:24Ben dedim, ben Kürt değilim, Türk'üm.
21:28Anam Türk, babam Türk.
21:30Yok dediler.
22:01Bu olaydan sonra birdenbire nevrim döndü.
22:06Dedim, ya ben bir müddet daha sonra burada kalırsam, Türkçeyi de unutacağım.
22:12Üçüncü bir şey daha oldu.
22:13Ben Hanefi'yim.
22:15Oradaki herkes Şafi'yi.
22:17Hanefi mezhebinin kurallarından bir kısmını unuttum.
22:23Ne yapacağım dedim hocaya, dedi Şafi'yi olursun, dedi bir şey olmaz dedi.
22:29Döndüm Şafi'yi oldum.
22:32Şimdi dili unuttum, mezhebi unuttum.
22:36Yavaş yavaş her şey gidiyor.
22:39Tek başımayım.
23:10Şimdi bunları gördükten sonra dedim, burada herhalde ben yaşayamayacağım.
23:24O zaman buradan daha iyi, biraz daha modern bir şehir olan Silvan kazası vardı Diyarbakır'ın.
23:33Orası daha iyi dediler.
23:35Orada hayat da daha rahatmış.
23:38Silvan kazasında bir hocanın medresesi iyiymiş dediler.
23:41Bu sefer o korktuğum korkma, yani o geceki olaydan sonra hakikaten çok korktum.
23:49Ondan sonra Hazro'dan ayrıldım.
23:52Silvan'a gittim.
23:54Silvan'a gittim.
23:55Silvan'da Nolla Tayfur diye bir hoca vardı.
23:59Onun medresesine gittim.
24:01Gittiğim her medrese kabul etti.
24:03Sebebi de uzaktan gelmem ve orada ilim okumaya çalışıyor olmamdan dolayı
24:10veya çocukluğumdan dolayı bana şey gösterdiler.
24:14İzlediğiniz için teşekkür ederim.
24:4427 Mayıs İhtilali oldu.
24:5527 Mayıs İhtilali oldu.
24:5827 Mayıs'ta millet korkmaya başladı.
25:03Medreseler kapatılacak, okullar kapatılacak, dini eğitim kapatılacak,
25:09hocalar yasaklanacak, camiler kapatılacak gibi korku hasıl oldu.
25:14O sırada Diyarbakır'a gelmiştim.
25:18Diyarbakır'dan dönüşte bizim eskiden Diyarbakır'da beraber medresede okuduğumuz bir hoca,
25:25talebe ama 50 yaşlarında bir hoca arkadaşımız vardı.
25:29Ama o icazet daha almamıştı.
25:32İcazet almadan medreseden ayrılmak olmazdı.
25:38İcazet almadığı için de talebe sayılıyordu.
25:41Onunla beraber, o da Silvan'a gidiyormuş, Silvan'a beraber gittik.
25:45Giderken yolda bana dedi ki, Bekir dedi, sen gençsin dedi.
25:53Allah selamet versin yaşıyorsa, vefat ettiyse de rahmet eylesin dedi.
25:58Sen gençsin, çocuksun, Türkçen var, Türksün dedi.
26:04Sen dedi yeni bir okul açıldı dedi.
26:07Adı İmam Hatip Okulu dedi.
26:09Sen dedi İmam Hatip Okullarına git, oradan mezun ol.
26:14Bizim arkadaşlardan dışarıdan imtihan verip oraya girenler dedi, mezun olanlar.
26:21Devlette maaş alıyorlar.
26:24Yaşın büyüyor.
26:25Bundan sonra geçim derdine düşeceksin.
26:27Para da bulamayacaksın.
26:28Onun için bu İmam Hatip Okullarına gitmeye çalış dedi.
26:33Peki neredeymiş bu İmam Hatip Okulu demelimi hiç duymadım o zamana kadar.
26:38Dedi ki, Diyarbakır'da var dedi.
26:58Diyarbakır'da da memlekete döneceğim diye karar kıldım.
27:14Diyarbakır'da da memlekete döneceğim diye karar kıldım.
27:26Diyarbakır'da İmam Hatip Okulu binasını gittim, gezdim, gördüm.
27:31Aa baktım, modern bir okul, güzel bir yer.
27:35Buraya gireyim dedim.
27:38Döndüm ama memlekete geldim.
27:42Babama dedim ki, ben İmam Hatip Okulu'na gitmek istiyorum dedim.
27:46İmam Hatip Okulu'na gideceğim ama ilkokul diplomam yok.
27:51Oraya gitmem mümkün değil.
27:53Babam dedi ki, asla olmaz dedi.
27:56Ben seni dedi, icazet alıp gelmek üzere medreseye gönderdim dedi.
28:04Yeni harflerle okutulan bir okula asla seni göndermem dedi.
28:08Razı olmam dedi.
28:10Böyle ısrar ettik, böyle ısrar ettik.
28:14Babam gani olmadı.
28:16Yok dedi.
28:16Ben dedi, senin icazet alıp bir molla olarak buraya gelmeni istiyorum dedi.
29:01Ne yapacağız babamızı? Kıracak halimiz yok. O zaman dedim öyleyse Suriye'ye gideyim dedim. Suriye'de Arapça orada okuyayım. Hem Arapça mı konuşma Arapçası, medresede konuşma Arapçası bilinmezdi. Medresenin en son noktasına gelsen Arapça üç kelime edemezsin. Çünkü öyle bir şey yok. Konuşma diye bir şey yok. Sadece okursun.
29:31M.K.
30:01M.K.
30:02M.K.
30:03M.K.
30:04M.K.
30:05M.K.
30:06M.K.
30:07M.K.
30:08M.K.
30:09M.K.
30:10M.K.
30:11M.K.
30:12M.K.
30:13M.K.
30:14M.K.
30:15M.K.
30:16M.K.
30:17M.K.
30:18M.K.
30:19M.K.
30:20M.K.
30:21M.K.
30:22M.K.
30:23M.K.
30:24Babam beni vaaz kürsüsüne çıkardı camide.
30:29Sekiz yaşında, dokuz yaşında böyle titreye titreye, zangır zangır titreyerek kürsüye çıkıp millete ayet ve hadis okuyup Arapça faaz etti.
30:39O zamanlar Arapça okumak muazzam bir şeydi.
30:44Halk bir Arapça kelime duyduğu zaman zangır zangır ağlıyorlardı.
30:48Bu kadar heyecan duyuyorlar.
30:50Çünkü 30-40 sene yasaklanmış heyecan içerisinde.
31:20Ben oradan vaaz etmeye alıştıktan sonra işin garibi ondan sonra izinle memlekete geldiğim zaman her sene izin kullanmak üzere memlekete geldiğim zaman memlekette buyur bakalım camiye vaaz et derlerdi.
31:41Ne zaman izinle geliriz? Ramazan'da geliriz.
31:45Bir Ramazan boyu camide vaaz edeceksin.
31:48Ayrıca diğer yerde bir yere gittiğin zaman buyur vaaz derlerdi.
31:52Burada da dinlenme, rahat etme diye bir şey kalmazdı.
31:56Hep böyle vaazla geçerdi.
31:58Neyse memlekete döndükten sonra bir yıl boyunca Suriye'ye gidip okumak üzere çalıştım, çırpındım.
32:10Çevre illerde, çevre bölgelerde vaazlar yaparak para toplamaya çalıştım.
32:18Babamın verecek kuruşu yok.
32:20Babam da zaten imamlıktan ayrılmıştı ve zor durumdaydı.
32:24Aile problemlerimiz vardı.
32:26Tam böyle gideyim diye ayrılıp hazırlandım.
32:56O zamanlar Suriye'ye Antep'ten talebe gönderen bir Nuri amca vardı.
33:16Allah rahmet eylesin.
33:18Onu birisi dedi ki, seni Nuri amcaya götüreyim, o gönderir dedi.
33:23Nuri amcaya gittik.
33:27Dediler, o dedi ki, yasakladılar dedi.
33:31Suriye çıkışına askerler yasakladı dedi.
33:35Hayda.
33:36O zaman dedi, sana dedi en iyisi, sen bu sene Ramazan'da Antep'te vaaz et dedi.
33:45Madem bu kadar vaaz ediyorsun.
33:47İyi dedim, Antep'te vaaz için izin ayarla dedim.
33:51Müftülükleri artık mecburi, 27 Mayıs'tan sonra öyle herkes istediği gibi buyur vaaz et diyemiyorlar.
33:58Gittik, Müftü dedi ki, İmam Hatip Okulu mezunu olmayanların vaaz etmesi yasak dedi.
34:07Şimdi orada da yolumuz kapandı.
34:40Peki dedim, İmam Hatip Okulu'na gitmek için ne yapacağız?
34:51İlkokul diploması alman lazım dediler.
34:54Gittim, müracaat ettim milli eğitime.
35:00Dediler ki, sen diploma alamazsın dediler.
35:04Çünkü yaşın geçmiş dediler.
35:06Yani ilkokul yaşını geçmişsin ama dışarıdan imtihana girme hakkına da sahip değilsin.
35:1516 yaşından sonra dışarıdan imtihana girebilirsin.
35:19Ben dışarıdan imtihana gireyim diye gittim, sen giremezsin.
35:23Senin yaşın daha 13 veya 14 dediler.
35:26Daha iki sene beklemen lazım.
35:29İzlediğiniz için teşekkür ederim.
35:30Hoşçakalın.
35:31Hoşçakalın.
35:32Hoşçakalın.
35:33Hoşçakalın.
35:34Hoşçakalın.
35:35Hoşçakalın.
35:36İki sene yine boşta gezmem gerekiyor.
36:05Mesleğim yok.
36:07Ticaret yapacak halim yok.
36:10İlimi iki sene bıraktığın zaman unutacaksın gidecek.
36:15Böyle bir sıkıntılı devre yaşadım.
36:17Memlekette böyle sıkıntı ne yapacağım ne edeceğim derken rahmetli amcam dedi ki bizim köye bir öğretmen geldi dedi.
36:28Çok dindar çok iyi bir ilkokul öğretmeni dedi.
36:32Gel sana ben onun yanına götürüm sana oradan diploma alayım dedi.
36:37Ya vermiyorlar amca dedim.
36:40Amcamın da öyle dinle imanla alakası yoktu yani.
36:43Neyse götürdü beni Allah rahmet eylesin.
36:47Allah taksiratını affeylesin.
36:49İmam Hatip okulluğu mezunu bir öğretmen Ahmet Nicati Bey isimli birisi yedek subay olarak öğretmen tayini çıkmış.
37:0127 Mayıs'tan sonra askerlere gelmiş.
37:04Ona gittim konuştum dedi ki ben dedi seni dedi yaşın küçük olduğu için ilkokula talebe olarak kaydedeyim dedi.
37:15Dördüncü sınıfa kaydederim dedi.
37:18Dördüncü sınıfta gelir okursun.
37:21Bir senede beşinci sınıfta okursun.
37:22Zaten bu çocuklardan senin bilgin çok fazla.
37:26Sınıfta o kadar çok okumana da gerek yok.
37:28Arada bir şehirden gelir.
37:30Amcan da biraz kalır.
37:32Ondan sonra sene sonunda imtihan eder sana bir diploma veririm dedi.
37:37Allah selamet versin Ahmet Nicati Bey'e.
37:40Ahmet Nicati Bey böyle yaptı.
37:43Sene sonunda iki sene yani bir sene böyle geçtik.
37:47Orada bir ay falan devam ettim.
37:49İkinci sene yine bir ay kadar devam ettim.
37:52Bel ilkokul diploması verdi.
38:02Diplomayı verdi ama Ahmet Nicati Bey'in verdiği diplomayı.
38:19Milli Eğitim Müdürü'nün tasdik etmesi lazım.
38:36Besne'ye bağlı.
38:37Besne'i Milli Eğitim Müdürü'ne götürdük.
38:39Dedi olmaz.
38:41Sen dedi beş yıl devam etmemişsin ki.
38:44Selan dedi beş yıl devam etmeden bu diploma verilemez dedi.
38:48O dedi haksız diploma vermiş dedi.
38:52Bu sefer de o diplomaya karşı çıkıyor.
38:56Ya ne yapacağız ne edeceğiz.
38:58Besne'in ileri gelenler adama gittiler.
39:01Dediler ya bu adam gidip İmam Hatip Okulu'na gidecek.
39:06Bunun senden buradan bir şey yapacağı yok.
39:09Zaten verilmiş bir diploma.
39:11Sadece sen bir mühür basacaksın.
39:13Senin bunun şeyiyle ilgilenmen gerekmez dediler.
39:17Adam neyse ne yaptıysa nasıl olduysa ikna oldu.
39:22Diplomaya mühür bastı.
39:24Böylece zor ve zor bir ilkokul diploması aldık.
39:29Aldık ama burada esas engel babam.
39:34Babam ben asla kabul etmem diyor.
39:36Ne yapacağım ben?
40:02O zaman bu İmam Hatip Okulu nerede var bilmiyorum.
40:07Dediler ki Elazığ'da var, Adana'da var, Maraş'ta var.
40:10O zaman bu üç bize yakın yer.
40:14Önce Maraş'a gittim.
40:16Sonra Adana'ya gittim.
40:18Oradaki müdürlere anlattım durumumu.
40:22Her iki Adana ve Maraş İmam Hatip Okulu müdürleri gel seni alırız dediler.
40:27Dediler de param yok, okuyacak şeyim yok.
40:34Benim durumum böyle.
40:35Beni Arapçadan imtihan ettiler.
40:37Arapçan çok iyi.
40:39Vaaz yapmışsın İmam Hatip Okulu'na da böyle öğrenciler lazım.
40:43Neyse Maraş İmam Hatip Okulu'nda Abdülkadir Kocamanoğlu diye Kadirlili bir hocamız vardı.
40:51O dedi ki ben alırım sana, senin dedi yatılı olarak senin bursunu da bulurum dedi, veririm dedi.
41:02Böylece hocadan o vaadi de aldık.
41:34Geldik eve, evde cıngar koptu babam.
41:39Olmaz, yine göndermem seni diyor.
41:43Artık dedim vallahi ben gideceğim.
41:45Başka önümde çıkar yol yok.
41:48Suriye kapalı.
41:50Başka bir şey yapacak halim de yok.
41:53Ben iş yapacak halim de yok, mesleğim de yok.
41:57Onun üzerine babam razı olmadığı halde gittim Maraş İmam Hatip Okulu'na kaydoldum.
42:03Babam altı ay benimle konuşmadı, rahmetli.
42:08Altı ay sonra, tabii İmam Hatip Okulu'nda okuduğumuz dersleri falan,
42:14işte babam tarikat mensubu olduğu için,
42:18Füzuli'yi, Yunus Emri'yi, bilmem neyi çok onlardan şiirler okuduğumuz için,
42:23ben eve geldiğimde, bak baba biz bunları okuyoruz işte böyle şeyler,
42:29tasavvuf erbabını okuyoruz, şunları bunları deyince babam yumuşadı.
42:34İyi ki gitmişsin.
42:35Böylece Maraş İmam Hatip Okulu'nda okumaya başladık.
42:43İmam Hatip Okulu'nda birinci sene paralı yatılı olarak okudum.
42:48İkinci sene devlet yatılısı çıktı.
42:50Ondan sonra devlet yatılısına girelim.
42:52Devlet yatılısında 7 senelik İmam Hatip Okulu'nu 6 senede bitirerek mezun oldum.
43:01İzlediğiniz için teşekkür ederim.
43:31Maraş İmam Hatip Okulu benim gelişmemde Maraş'ın kendisi ve İmam Hatip Okulu çok büyük etkileri oldu.
43:42Çünkü orada gerek kültür bakımından, gerek entelektüel bakımından bana büyük bir katkı sağladı.
43:52Şimdi ben medreseden gelmişim, Arapça biliyorum ama Türkçem yok.
43:57Orada Türk dilini öğrenmeye başladım.
44:00Orada düşünce hayatını, felsefeyi, sanatı, bilim hayatını burada öğrenmeye başladım.
44:11Ve yavaş yavaş sosyalleşmeye başladım.
44:15Medresede sosyalleşme yoktu.
44:17Bize ilim deyince
44:21Yani ilimlerin anası sarf, babası da nahivdir.
44:30Yani gramer bütün ilimlerin temelidir.
44:34Grameri öğrendin miydi gerisi tamamdır derlerdi.
44:37Tarihmiş, coğrafyaymış, edebiyatmış bunlar ilim sayılmazdı medresede.
44:43Şimdi biz İmam Hatip Okulu'na geldik, farklı bir dünya ile karşılaştık.
44:48Edebiyat okuyoruz, felsefe okuyoruz, mantık okuyoruz, matematik falan.
44:53Bunlarla birlikte birdenbire benim o medresedeki içe kapalı dünyam değişmeye başladı.
45:01Bu sefer yeni bir dünyaya açılmaya başladım.
45:06Bununla birlikte bir sosyalleşme başladı.
45:31Maraş'ın kültürel havası çok zengindi o zaman.
45:43Her hafta bir konferans oluyor.
45:45Necip Fazıl geliyor, değişik konuşmacılar geliyor.
45:50Biz o konferanslara gidiyoruz.
45:53Bundan sonra ben de artık Maraş'ta edebiyata ağırlık vermeye başladım.
45:59Necip Fazıl'ı tanıdım, Büyük Doğu Dergisi'ni tanıdım.
46:05Artık param yok, haftalık paralarımı biriktirip dergi almaya gidiyorum.
46:12Böyle sıkıntılar içerisindeyken birden aklıma talebelere ders vermek geldi.
46:29İzlediğiniz için teşekkür ederim.
46:59Gitmeyeyim, ikmala kalmış olan talebelere ders vereyim dedim.
47:04İşte üçüncü sınıftaydı herhalde veya ikinci sınıfta.
47:08Talebelere ders vererek para kazanmaya başladım.
47:10Çünkü babam para vermiyor.
47:12Parası da yok ama vermiyor da.
47:14Yani benim oraya gitmemi istemiyor.
47:17Netice itibariyle ondan sonra bir rahat, maddi bakımdan da rahat, fikri bakımdan da rahat hayata başladık.
47:26Ondan sonra yeni dünyayı, yeni kültürü, yeni medeniyeti tanımaya başladım.
47:33İmam Hatip Okulu'yla birlikte birdenbire Arap dünyasına açıldım.
47:39Arapçamız var, klasik Arapça.
47:42Modern Arapçayı bilmiyorum.
47:45Şimdi Necip Fazıl'ı tanıdım.
47:48Kitaplarını okuyorum, bir şey anlamıyorum.
47:51Büyük Doğu'yu okuyorum, bir şey anlamıyorum.
47:54Bizim Maraş'ta Vehbi Vakkasoğlu'nun babası vardı.
47:58Hilmi Bey, Allah rahmet eylesin.
48:00Dedim ki ben bir şey anlamıyorum.
48:02Hilmi abi dedi ki, Necip Fazıl bir kere okumakla anlaşılmaz.
48:07En az üç kere okuyacaksın derdi.
48:10Şimdi ders okurken bir yandan derslere çalışıyorum, bir yandan da Büyük Doğu'yu iki kere, üç kere her yazısını okumaya çalışıyorum.
48:22Böylece bir Büyük Doğu merakı başladı.
48:25Türk Edebiyatı'na merak başladım.
48:27Bu arada Seyit Kutub'u tanıdım.
48:33Seyit Kutub'u tanıdım.
48:35Seyit Kutub'un Arapça kitaplarını, eserlerinden bazı parçaları buldum.
48:43Ama anlamıyorum hiç.
48:57Modern Arapça okumadık biz.
49:16Zaten medresede hep klasik Arapça okunur.
49:19Modern Arapça yoktu.
49:21Seyit Kutub'u okumaya başladım.
49:23Ondan da bir şey anlamıyorum.
49:25Bu sefer Necip Fazıl'ı anlamak için üç kere tekrarladığım gibi, Seyit Kutub'u anlamak için de üç kere, beş kere aynı şeyi okuyup okuyup tekrarlamaya başladım.
49:37Sonunda onun da üslubunu anlamaya başladım.
49:40Ve ondan sonra Mevdudi, Seyit Kutub gibi dünya, yani Arap aleminin önünde gelen düşünürlerini tanımaya çalıştım.
49:53Ondan sonra yavaş yavaş bunlardan tercümeler yapmaya başladım.
50:00Böyle kendi kendime kalem tecrübesi yapmaya başladım.
50:03Ve bir yandan da derslere devam ettim.
50:06İzlediğiniz için teşekkür ederim.
50:36İzlediğiniz için teşekkür ederim.
51:06İzlediğiniz için teşekkür ederim.

Önerilen