00:00Gündelik hayatta, hastaneye her gittiğimizde veya bir eczanenin önünden geçtiğimizde karşımıza çıkan ama üzerine pek düşünmediğimiz o sembol var ya,
00:08işte bugünkü incelememizde onun ardında yatan tarihi bir dedektiflik gizemine dalıyoruz.
00:13Efsaneler, arkeolojik bulgular ve kadim inançlar arasında epey sürükleyici bir yolculuk bizi bekliyor.
00:19Hazırsanız hemen başlayalım.
00:21Açıkçası konuya girerken ortada çözmemiz gereken çok tuhaf, devasa bir paradoks var.
00:26Düşünsenize, neden en değerli şeyimizi, yani sağlığımızı ve şifayı dünyanın en zehirli, en ölümcül sürüngenlerinden birine emanet ediyoruz?
00:36Bence hepimizin aklındaki o asıl soru şu, tıbbın sembolü neden yılan?
00:40Gerçekten bu müthiş bir çelişki değil mi?
00:43Tabii modern tıbbın evrensel sembolü olarak gördüğümüz o kanatlı asayı, yani kedi kızı ya da şifa tanrısı Asklepios'un tek
00:51yılanlı asasını duymuşsunuzdur.
00:52Semboldeki o kanat, bunun ilahi bir mesaj, bir tür tanrının mesajı olduğu anlamına geliyor.
00:58Tamam, bu Yunan mitolojisi kısmı güzel ama dürüst olalım, bu açıklama o tehlikeli ve zehirli yılanın neden o asanın etrafında
01:06dolandığını bize hala tam olarak anlatmıyor.
01:08Biraz daha derine inmemiz şart.
01:10Bunu tam anlamıyla kavramak için antik çağların anatomi anlayışına doğru bir adım atmalıyız.
01:15Hani şu bitmek binmeyen tartışma vardır ya, merkez kalp mi yoksa beyin mi?
01:19Eğer binlerce yıl önce insanların inandığı gibi kalp bu kadar hayati bir öneme sahipse, neden antik tanrılar heykellerinde ve çizimlerinde
01:27başlarının tam üzerinde sürekli yılan taşıyordu?
01:30İlginç bir detay değil mi?
01:31Şöyle bir geçmişe bakalım.
01:33Eskiden kalbin insanın her şeyini, ruhunu, eylemlerini kontrol ettiğine inanılıyordu.
01:38Mesela antik Mısır'da cesetler mumyalanırken beyin bildiğiniz çöpe atılır ama kalp bedende çok özenle bırakılırdı.
01:45Ya da haçlı seferlerini düşünün, ölen şövalyelerin bütün cesedi taşınamadığı için sadece kalpleri sökülüp Avrupa'ya getirilir ve tapınaklara gömülürdü.
01:54Kutsal metinlerde bile inancın yeri hep kalptir.
01:57Ama madalyonun diğer yüzünde çok ısrarcı, çok dizemli bir mitolojik bağ var.
02:02Yılan ve kafa ilişkisi.
02:04Firavunların alnındaki o meşhur kobra figürüne, yani Urayeus'a bakın.
02:08Yunan mitolojisinde saçları yılanlardan oluşan Medusa'ya ya da Hindu tanrıları Shiva ve Vishnu'nun başlarının arkasındaki o yılan figürlerini.
02:16Farkındaysanız bu tasvirlerin tümü yılanı doğrudan insan beyniyle, yani kafayla eşleştiriyor.
02:22İşte bu büyük paradoksu çözmek için Yunan ya da Sümer mitolojisinin falan çok daha ötesine,
02:27yılan ve ağaç motiflerinin doğduğu o ilk kaynağa inmeliyiz.
02:31Yani insanlığın bilinen en eski inanç sistemi olan şamanizme.
02:34Tabiri caizse suyun en başına doğru bir yolculuk etmemiz gerekiyor.
02:38Şimdi bu slide'daki arkeolojik tarihlere bir bakar mısınız?
02:41Bize anlattıkları derinlik muazzam.
02:44Sümer tabletleri veya Yunan efsaneleri M.Ö. birkaç bin yıla dayanırken,
02:49şamanik kökenler on binlerce yıl daha eskiye gidiyor.
02:52Endonezya'da 51 bin yıllık o yarı insan, yarı hayvan tasvirli mağara resimleri,
02:56İsrail'de bulunan 12 bin yıllık kadın şaman mezarı,
03:00hatta Göbekli Tepe yakınlarındaki Nevalı Çori kazılarında bulunan 8 bin yıllık o taş kafatası.
03:05Üstelik bu kafatasının arkasında başı yukarı bakan bir yılan var.
03:08Ve Finlandiya'da bulunmuş 4 bin 400 yıllık yılan şeklindeki şaman asası.
03:13Bütün bu veriler bize tek bir şey söylüyor.
03:15Yılanın kutsal bir sembol olarak kullanılması yazılı tarihten çok ama çok öncesine dayanıyor.
03:21Tabi tarihi verilerde yılanla birlikte sürekli karşımıza çıkan çok güçlü bir sembol daha var.
03:26Ağaç.
03:27Sümer şifa tanrısı Ningişzida'nın yılanlara sarılı asası ya da Adem ile Havva hikayesindeki o meşhur cennet bahçesindeki ağaç.
03:35Hani o bildiğimiz ağaç.
03:37Yılan ve ağaç ikilisi aşina olduğumuz o eski hikayelere yepyeni bir gözle bakmamızı,
03:42onları yepyeni bir bağlamda keşfetmemizi sağlıyor.
03:45Şamanların evrenini nasıl algıladığına bir bakalım isterseniz.
03:48Onların kozmolojisinde evrenin tam merkezinde bir dünya ağacı, yani aksis mundi yer alır.
03:54Şöyle hayal edin, en üstte gökyüzü aleminde tanrılar ve insanlardan sır gibi saklanan ilahi bilgiler var
04:00ve bu gizli bilgiler o kutsal ağacın dallarındaki meyveler olarak tasvir ediliyor.
04:05Orta kısımda insanlığın mekanı olan yeryüzü ve en altta da atalarımızın bulunduğu yeraltı alemi.
04:11Evrenin bütün o kusursuz düzeni bu da ağacın etrafında şekilleniyor.
04:16İşte o meşhur yasak meyve hikayesi de tam burada devreye giriyor.
04:20Yılanın Adem ile havaya sunduğu o meyve öyle sadece yenilecek tatlı bir elma ya da basit ham bir bilgi falan
04:26değildi.
04:26Bakın İbranice metinlerde meyve için kullanılan peri kelimesi hem ağaç meyvesi hem de bir sonuç veya beceri anlamına geliyor.
04:34Yani o meyveyi yemek demek, durağan bir bilgiyi, öylece ezberlemek değil, eleştirel düşünme, sorgulama ve o bilgiyi aktif olarak işleyebilme
04:43becerisini kazanmaktı.
04:44Bisikletin nasıl sürüleceğini kitaptan okumak yerine bizzat üzerine çıkıp düşe kalka onu sürme pratiğini elde etmek gibi düşünün.
04:51Nitekim yaratılış yani Genesis kitabındaki bu efsanevi yalıntı aslında bütün bu süreci özetliyor.
04:57İşte insan, iyiyi ve kötüyü bilmekle bizlerden biri gibi oldu.
05:01Bu gerçekten muazzam bir ifade.
05:04Bize gösteriyor ki yılanın insanlığa sunduğu şey aslında insan bilincinde yaşanan inanılmaz bir sıçrama
05:09ve daha önce bizden köşe bucak saklanan o büyük hakikatlerin farkına varılmasıdır.
05:15Peki ama bu büyük rolü üstlenmesi için neden özellikle yılan seçildi derseniz,
05:19Şöyle düşünün, şamanlar zorlu çilelerden sonra transa geçtiklerinde ne olur?
05:24Eski baniklerini geride bırakırlar, yeni bir şaman kimliği kazanırlar
05:28ve ruhları bedenlerini terk ederek o ilahi aleme yolculuk eder.
05:32E yılan da doğada tam olarak bunu yapıyor.
05:35Yaşlandığında derisini değiştirerek kendini yeniliyor
05:38ve o eski, ölü deriyi öylece geride bırakıp yoluna devam ediyor.
05:42Yani şamanik trans halinin fiziksel dünyadaki kusursuz karşılığı yılanın bu deri değiştirme ritüeli.
05:48İşte asıl can alıcı nokta şu.
05:51Efsaneye göre yılan, insana bilgeliği sunduğu ve onu uyandırdığı için cezalandırıldı.
05:56Sahip olduğu ayakları elinden alındı ve ömür boyu toprakta sürünmeye mahkum edildi.
06:01Ancak bu mitolojik ceza, sonradan çok derin ve gerçekçi bir kavrama dönüşerek,
06:06bilimin tam olarak nasıl çalıştığını ortaya koyan devasa bir metafor yarattı.
06:10Şöyle ki, dinlerin anlattığı o mucizeler, ilahi dokunuşlar anlıktır.
06:15Gökyüzünden sihirli bir şekilde iniverir veya bir kuş gibi uçuverir.
06:19Ancak bilim asla böyle çalışmaz.
06:22Bilim, insan aklının kütüphanelerde, o deney tüpleri arasında,
06:26laboratuvarlarda adeta bir yılan gibi sabırla ve milim milim sürünmesini gerektirir.
06:31Öyle sihirli sıçramalar yoktur.
06:33Uzun ve taletici bir emek vardır.
06:35Gizli sırları çözmek istiyorsanız, o yılan gibi toprağa yakın ve inatçı olmak zorundasınız.
06:40Ve bu harika paralellik, tıbın sembolünde neden yılan olduğunu çok net bir şekilde açıklıyor.
06:46Yılanın ikili doğası.
06:48Yılan zehri bir yandan son derece ölümcül olabilirken,
06:51doğru dozda kullandığınızda cüzdamı iyileştirebilen
06:53ya da İbni Sinan'ın bahsettiği o ünlü tiryak ilacına dönüşebilen mucizevi bir şifadır.
06:59Bilimsel ilerlemede tıpkı böyledir değil mi?
07:01Tıp ve teknoloji insanlığı iyileştirebilirken, kontrolsüz kaldığında inanılmaz yıkıcı bir güce dönüşebilir.
07:07Dozaj her şeydir.
07:09Asaya sarılı o yılanlar da işte bilimin bu zıt, tehlikeli ama şifalı doğasını temsil eder.
07:15Şimdi tüm bu yapboz parçalarını birleştirelim ve resmin bütününe bakalım.
07:20Binlerce yıllık bu yılan mitolojisi sadece dışarıdaki doğada gezinen pullu bir hayvandan ibaret değil.
07:25Bu sembol doğrudan bizimle, insan anatomisiyle ve aklımızın o sınırsız potansiyeliyle bağlantılı.
07:32Sanskritçe'de yılan gibi kıvrılmış anlamına gelen Kundalini kavramı bu bağı kusursuzca özetliyor aslında.
07:38Hint öğretilerine göre insan omuriliğinde uyuyan devasa bir entelektüel enerji vardır.
07:43Ve işin en nefes kesici, anatomik sırrı şurada.
07:46İnsan beyni ve onun uzantısı olan omuriliğe şöyle bir bakarsanız, fiziksel şekil olarak resmen dev bir yılanı andırır.
07:53Bu enerji uyandırıldığında omurilikten yukarı tırmanır, doğrudan beyne ulaşır ve insan aydınlanır.
08:00Yani asırlardır dışarıda aradığımız o bilgelik yılanı, düşünen, neden-sonuç ilişkisi kurabilen kendi beynimizden, kendi aklımızdan başkası değildir.
08:08Bütün bu incelemeden çıkardığımız sonuç şu.
08:11Efsanelere göre yılanın ayakları kesildi belki ama onun varlığını sürdürmesine, yani bilimin ve aklın o yavaş, sürünen yolculuğuna müsaade edildi.
08:19Yılanı uyutabilirsiniz ama onu asla yok edemezsiniz.
08:22Binlerce yıldır bizi sorgulamaya ve evrenin kalbine gizlenmiş sırları çözmeye çağırıyor.
08:28Peki ya siz?
08:28Aklı merkeze alarak o sürünen, yorucu öğrenme sürecini kucaklayıp kendi içinizdeki o entelektüel yılanı uyandırmaya hazır mısınız?
08:36Bilgeliğe giden o yavaş yol sizi bekliyor.
08:39Bugünlük incelememiz bu kadar.
08:40Bir sonrakinde görüşmek üzere.