Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Tarihsel ve mitolojik kaynaklarda sıklıkla karşılaşılan yılan, ağaç ve yasak meyve gibi figürler, insanın ilk inanç sistemi olan Şamanizm ile köklü bağlar taşımaktadır. İnsanlığın en eski inançlarında trans halleri ve kozmolojik sembollerle ifade edilen bu arketipler, dini birer günah simgesinden ziyade insan aklı, bilgi ve bilimsel zihniyet kavramlarıyla ilişkilendirilmektedir. Eski çağlardan modern tıbbın sembollerine kadar uzanan bu motifler, bireyin ezoterik ve mistik deneyimler yoluyla evrenin sırlarına ulaşma çabasını temsil eder. Tanrı'nın insandan başlangıçta sakladığı bu gizli sırlar; sabırlı bir gözlem, deney ve kritik düşünme süreciyle, tıpkı yılan gibi sürünerek ilerleyen bilimsel keşiflerin temelini oluşturur. İçimizdeki bu potansiyel aklı ve entelektüel gücü uyandırmak, aydınlanmaya ve evrenin derinliklerindeki hakikatlere ulaşmanın anahtarıdır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Gündelik hayatta, hastaneye her gittiğimizde veya bir eczanenin önünden geçtiğimizde karşımıza çıkan ama üzerine pek düşünmediğimiz o sembol var ya,
00:08işte bugünkü incelememizde onun ardında yatan tarihi bir dedektiflik gizemine dalıyoruz.
00:13Efsaneler, arkeolojik bulgular ve kadim inançlar arasında epey sürükleyici bir yolculuk bizi bekliyor.
00:19Hazırsanız hemen başlayalım.
00:21Açıkçası konuya girerken ortada çözmemiz gereken çok tuhaf, devasa bir paradoks var.
00:26Düşünsenize, neden en değerli şeyimizi, yani sağlığımızı ve şifayı dünyanın en zehirli, en ölümcül sürüngenlerinden birine emanet ediyoruz?
00:36Bence hepimizin aklındaki o asıl soru şu, tıbbın sembolü neden yılan?
00:40Gerçekten bu müthiş bir çelişki değil mi?
00:43Tabii modern tıbbın evrensel sembolü olarak gördüğümüz o kanatlı asayı, yani kedi kızı ya da şifa tanrısı Asklepios'un tek
00:51yılanlı asasını duymuşsunuzdur.
00:52Semboldeki o kanat, bunun ilahi bir mesaj, bir tür tanrının mesajı olduğu anlamına geliyor.
00:58Tamam, bu Yunan mitolojisi kısmı güzel ama dürüst olalım, bu açıklama o tehlikeli ve zehirli yılanın neden o asanın etrafında
01:06dolandığını bize hala tam olarak anlatmıyor.
01:08Biraz daha derine inmemiz şart.
01:10Bunu tam anlamıyla kavramak için antik çağların anatomi anlayışına doğru bir adım atmalıyız.
01:15Hani şu bitmek binmeyen tartışma vardır ya, merkez kalp mi yoksa beyin mi?
01:19Eğer binlerce yıl önce insanların inandığı gibi kalp bu kadar hayati bir öneme sahipse, neden antik tanrılar heykellerinde ve çizimlerinde
01:27başlarının tam üzerinde sürekli yılan taşıyordu?
01:30İlginç bir detay değil mi?
01:31Şöyle bir geçmişe bakalım.
01:33Eskiden kalbin insanın her şeyini, ruhunu, eylemlerini kontrol ettiğine inanılıyordu.
01:38Mesela antik Mısır'da cesetler mumyalanırken beyin bildiğiniz çöpe atılır ama kalp bedende çok özenle bırakılırdı.
01:45Ya da haçlı seferlerini düşünün, ölen şövalyelerin bütün cesedi taşınamadığı için sadece kalpleri sökülüp Avrupa'ya getirilir ve tapınaklara gömülürdü.
01:54Kutsal metinlerde bile inancın yeri hep kalptir.
01:57Ama madalyonun diğer yüzünde çok ısrarcı, çok dizemli bir mitolojik bağ var.
02:02Yılan ve kafa ilişkisi.
02:04Firavunların alnındaki o meşhur kobra figürüne, yani Urayeus'a bakın.
02:08Yunan mitolojisinde saçları yılanlardan oluşan Medusa'ya ya da Hindu tanrıları Shiva ve Vishnu'nun başlarının arkasındaki o yılan figürlerini.
02:16Farkındaysanız bu tasvirlerin tümü yılanı doğrudan insan beyniyle, yani kafayla eşleştiriyor.
02:22İşte bu büyük paradoksu çözmek için Yunan ya da Sümer mitolojisinin falan çok daha ötesine,
02:27yılan ve ağaç motiflerinin doğduğu o ilk kaynağa inmeliyiz.
02:31Yani insanlığın bilinen en eski inanç sistemi olan şamanizme.
02:34Tabiri caizse suyun en başına doğru bir yolculuk etmemiz gerekiyor.
02:38Şimdi bu slide'daki arkeolojik tarihlere bir bakar mısınız?
02:41Bize anlattıkları derinlik muazzam.
02:44Sümer tabletleri veya Yunan efsaneleri M.Ö. birkaç bin yıla dayanırken,
02:49şamanik kökenler on binlerce yıl daha eskiye gidiyor.
02:52Endonezya'da 51 bin yıllık o yarı insan, yarı hayvan tasvirli mağara resimleri,
02:56İsrail'de bulunan 12 bin yıllık kadın şaman mezarı,
03:00hatta Göbekli Tepe yakınlarındaki Nevalı Çori kazılarında bulunan 8 bin yıllık o taş kafatası.
03:05Üstelik bu kafatasının arkasında başı yukarı bakan bir yılan var.
03:08Ve Finlandiya'da bulunmuş 4 bin 400 yıllık yılan şeklindeki şaman asası.
03:13Bütün bu veriler bize tek bir şey söylüyor.
03:15Yılanın kutsal bir sembol olarak kullanılması yazılı tarihten çok ama çok öncesine dayanıyor.
03:21Tabi tarihi verilerde yılanla birlikte sürekli karşımıza çıkan çok güçlü bir sembol daha var.
03:26Ağaç.
03:27Sümer şifa tanrısı Ningişzida'nın yılanlara sarılı asası ya da Adem ile Havva hikayesindeki o meşhur cennet bahçesindeki ağaç.
03:35Hani o bildiğimiz ağaç.
03:37Yılan ve ağaç ikilisi aşina olduğumuz o eski hikayelere yepyeni bir gözle bakmamızı,
03:42onları yepyeni bir bağlamda keşfetmemizi sağlıyor.
03:45Şamanların evrenini nasıl algıladığına bir bakalım isterseniz.
03:48Onların kozmolojisinde evrenin tam merkezinde bir dünya ağacı, yani aksis mundi yer alır.
03:54Şöyle hayal edin, en üstte gökyüzü aleminde tanrılar ve insanlardan sır gibi saklanan ilahi bilgiler var
04:00ve bu gizli bilgiler o kutsal ağacın dallarındaki meyveler olarak tasvir ediliyor.
04:05Orta kısımda insanlığın mekanı olan yeryüzü ve en altta da atalarımızın bulunduğu yeraltı alemi.
04:11Evrenin bütün o kusursuz düzeni bu da ağacın etrafında şekilleniyor.
04:16İşte o meşhur yasak meyve hikayesi de tam burada devreye giriyor.
04:20Yılanın Adem ile havaya sunduğu o meyve öyle sadece yenilecek tatlı bir elma ya da basit ham bir bilgi falan
04:26değildi.
04:26Bakın İbranice metinlerde meyve için kullanılan peri kelimesi hem ağaç meyvesi hem de bir sonuç veya beceri anlamına geliyor.
04:34Yani o meyveyi yemek demek, durağan bir bilgiyi, öylece ezberlemek değil, eleştirel düşünme, sorgulama ve o bilgiyi aktif olarak işleyebilme
04:43becerisini kazanmaktı.
04:44Bisikletin nasıl sürüleceğini kitaptan okumak yerine bizzat üzerine çıkıp düşe kalka onu sürme pratiğini elde etmek gibi düşünün.
04:51Nitekim yaratılış yani Genesis kitabındaki bu efsanevi yalıntı aslında bütün bu süreci özetliyor.
04:57İşte insan, iyiyi ve kötüyü bilmekle bizlerden biri gibi oldu.
05:01Bu gerçekten muazzam bir ifade.
05:04Bize gösteriyor ki yılanın insanlığa sunduğu şey aslında insan bilincinde yaşanan inanılmaz bir sıçrama
05:09ve daha önce bizden köşe bucak saklanan o büyük hakikatlerin farkına varılmasıdır.
05:15Peki ama bu büyük rolü üstlenmesi için neden özellikle yılan seçildi derseniz,
05:19Şöyle düşünün, şamanlar zorlu çilelerden sonra transa geçtiklerinde ne olur?
05:24Eski baniklerini geride bırakırlar, yeni bir şaman kimliği kazanırlar
05:28ve ruhları bedenlerini terk ederek o ilahi aleme yolculuk eder.
05:32E yılan da doğada tam olarak bunu yapıyor.
05:35Yaşlandığında derisini değiştirerek kendini yeniliyor
05:38ve o eski, ölü deriyi öylece geride bırakıp yoluna devam ediyor.
05:42Yani şamanik trans halinin fiziksel dünyadaki kusursuz karşılığı yılanın bu deri değiştirme ritüeli.
05:48İşte asıl can alıcı nokta şu.
05:51Efsaneye göre yılan, insana bilgeliği sunduğu ve onu uyandırdığı için cezalandırıldı.
05:56Sahip olduğu ayakları elinden alındı ve ömür boyu toprakta sürünmeye mahkum edildi.
06:01Ancak bu mitolojik ceza, sonradan çok derin ve gerçekçi bir kavrama dönüşerek,
06:06bilimin tam olarak nasıl çalıştığını ortaya koyan devasa bir metafor yarattı.
06:10Şöyle ki, dinlerin anlattığı o mucizeler, ilahi dokunuşlar anlıktır.
06:15Gökyüzünden sihirli bir şekilde iniverir veya bir kuş gibi uçuverir.
06:19Ancak bilim asla böyle çalışmaz.
06:22Bilim, insan aklının kütüphanelerde, o deney tüpleri arasında,
06:26laboratuvarlarda adeta bir yılan gibi sabırla ve milim milim sürünmesini gerektirir.
06:31Öyle sihirli sıçramalar yoktur.
06:33Uzun ve taletici bir emek vardır.
06:35Gizli sırları çözmek istiyorsanız, o yılan gibi toprağa yakın ve inatçı olmak zorundasınız.
06:40Ve bu harika paralellik, tıbın sembolünde neden yılan olduğunu çok net bir şekilde açıklıyor.
06:46Yılanın ikili doğası.
06:48Yılan zehri bir yandan son derece ölümcül olabilirken,
06:51doğru dozda kullandığınızda cüzdamı iyileştirebilen
06:53ya da İbni Sinan'ın bahsettiği o ünlü tiryak ilacına dönüşebilen mucizevi bir şifadır.
06:59Bilimsel ilerlemede tıpkı böyledir değil mi?
07:01Tıp ve teknoloji insanlığı iyileştirebilirken, kontrolsüz kaldığında inanılmaz yıkıcı bir güce dönüşebilir.
07:07Dozaj her şeydir.
07:09Asaya sarılı o yılanlar da işte bilimin bu zıt, tehlikeli ama şifalı doğasını temsil eder.
07:15Şimdi tüm bu yapboz parçalarını birleştirelim ve resmin bütününe bakalım.
07:20Binlerce yıllık bu yılan mitolojisi sadece dışarıdaki doğada gezinen pullu bir hayvandan ibaret değil.
07:25Bu sembol doğrudan bizimle, insan anatomisiyle ve aklımızın o sınırsız potansiyeliyle bağlantılı.
07:32Sanskritçe'de yılan gibi kıvrılmış anlamına gelen Kundalini kavramı bu bağı kusursuzca özetliyor aslında.
07:38Hint öğretilerine göre insan omuriliğinde uyuyan devasa bir entelektüel enerji vardır.
07:43Ve işin en nefes kesici, anatomik sırrı şurada.
07:46İnsan beyni ve onun uzantısı olan omuriliğe şöyle bir bakarsanız, fiziksel şekil olarak resmen dev bir yılanı andırır.
07:53Bu enerji uyandırıldığında omurilikten yukarı tırmanır, doğrudan beyne ulaşır ve insan aydınlanır.
08:00Yani asırlardır dışarıda aradığımız o bilgelik yılanı, düşünen, neden-sonuç ilişkisi kurabilen kendi beynimizden, kendi aklımızdan başkası değildir.
08:08Bütün bu incelemeden çıkardığımız sonuç şu.
08:11Efsanelere göre yılanın ayakları kesildi belki ama onun varlığını sürdürmesine, yani bilimin ve aklın o yavaş, sürünen yolculuğuna müsaade edildi.
08:19Yılanı uyutabilirsiniz ama onu asla yok edemezsiniz.
08:22Binlerce yıldır bizi sorgulamaya ve evrenin kalbine gizlenmiş sırları çözmeye çağırıyor.
08:28Peki ya siz?
08:28Aklı merkeze alarak o sürünen, yorucu öğrenme sürecini kucaklayıp kendi içinizdeki o entelektüel yılanı uyandırmaya hazır mısınız?
08:36Bilgeliğe giden o yavaş yol sizi bekliyor.
08:39Bugünlük incelememiz bu kadar.
08:40Bir sonrakinde görüşmek üzere.

Önerilen