- 3 dakika önce
Milli Çözüm Dergisi - Ucuz İktidar, Kuduz Kahraman Sn. (!) Öcalan
www.millicozum.com
www.millicozum.com
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Ucuz iktidar, kuduz kahraman sayın Öcalan.
00:03PKK denen eşkıya çetesi bünyesinde uzun yıllar çatışan ve etkili konumlara ulaşan parmaksız Zeki Kodablı Şemdin Sakık,
00:11terörist başı ve İsrail uşağı Abdullah Öcalan'ı en yakından tanıyan insanlardan birisi sayılırdı.
00:17Kardeşi Sırrı Sakık, hala Dem Parti'de siyaset yapmaktaydı.
00:21Yakalanıp Diyarbakır E-Tipi cezaevinde yattığı sırada, Öcalan'ın aslını, ayarını ve amacını deşifre eden bir kitap yazmıştı.
00:28İmralı'da bir tiran, Abdullah Öcalan.
00:31Hayatımın en zinde yıllarını emrine verdiğim Öcalan gerçeğini ortaya koymak, kişiliğindeki ve çevremdeki yansımalarını ve sonuçlarını şeffaflaştırmak istedim.
00:41Çalışarak, öğrenerek ve severek yaşamak isteyen, özgürleşme ve zenginleşme mücadelesi veren,
00:47insanca bir yaşamı şiar edinen ve geçmişin hatalarından dönmek isteyen insanlara,
00:51Abdullah Öcalan'ın zehirli oklarını fırlatan kişiliğinin bünyesinde barındırdığı tehlikelere dikkatleri çekmek istedim.
00:57Bu çalışmaya, kaliteli, üretken ve mutlu bir birey olmak isteyen Kürt insanına yardımcı olmak amacıyla giriştim.
01:04Sorumluluğumun gereğini yerine getirmeye çalışırken, acaba yazdıklarım nasıl yorumlanır diyerek kalemimi sınırlandırmadım.
01:11Gerçeği bütün çıplaklığıyla ve yalın bir anlatımla sunmaktan başka bir kaygım olmadı.
01:16Bir zamanlar ona benzemek için birbiriyle yarışan biz militanlar, onun gibi konuşmayan, düşünmeyen, gülmeyen,
01:23hatta onun gibi yemeyen, içmeyen herkesi yalancı, sahtekar, hırsız, dolandırıcı ve sonuçta düşman görüyorduk.
01:31Herkesi üstünlük sağlama ve koltuk kapma çabasında olan bir hain olarak değerlendiriyorduk.
01:36Bu kitap hem bir eleştiri hem de bir saptamadır.
01:40Bu kitap, yalan, entrikale cinayetlere yenik düşen iki kuşağın dramatik öyküsüdür.
01:45Şemdin Sakık, Diyarbakır E-Tipi cezaevi.
01:48İşte bu şahsın, İmralı'da bir tiran, Abdullah Öcalan kitabından alıntılarla,
01:54ahmaklarca, ulu önder lakaplı, alçaklarca, atakürt sıfatlı, aslında siyonizmin uşağı, kaba ve gaddar bir insanı tanıtmaya çalışacağız.
02:04Öcalan, Urfa, halfetinin bir köyündendir.
02:07Evet, insan, anne, baba, kardeş, aile, akraba, aşiret ve halkını, doğduğu köy, kasaba, şehir ya da memleketini belirlemez.
02:19Birey bu olgulardan dolayı suçlanamaz çünkü bütün bunlar bireyin iradesi dışında gerçekleşir.
02:25Ama birey de doğup büyüdüğü toprak ve çevrenin insan şekillenmesi üzerindeki belirleyici etkisini göz ardı edemez.
02:32Kimse, sanat ve bilim merkezi Paris'te doğup büyümekle Urfa'da doğup büyümek arasında fark yoktur diyemez.
02:39Çöl ortamında kavrulmakla villalarda yetişmek farklıdır.
02:43Öcalan ailesi
02:45Ailenin soyu hala belli değil.
02:47Baba zaten vardan sayılmıyor.
02:49Ailenin temel direği olan anne hakkında çelişkili açıklamalar var.
02:53Abdullah Öcalan, işine geldiğinde annesini Türkmen, işine geldiğinde Erneni, işine geldiğinde Kürt olarak gösteriyor.
03:01Kendini Türk güvenlik güçlerinin elinde bulduğunda, bana karışmayın, benim annem de Türktür demişti.
03:07Aynı dönemde kardeşi Osman'dan, hayır bizim annemiz Kürttür açıklaması gelmişti.
03:13Birisi Türklerin elinde olduğu için annesinin Türk olduğunu, diğeri Kürtlerin denetiminde olduğu için annesinin Kürt olduğunu iddia ediyor.
03:21Hal böyle olunca bizim bu aileyi derinlemesine tanımamız o kadar kolay olmayacaktır.
03:27Anlaşıldığı kadarıyla derinliği olmayan bir ailedir.
03:30Derinliği olmayanı anlamak en zor iştir.
03:33Kendini eğitmezdi, her uygarlığın temel kıstaslarından biri de yarattığı, ortaya çıkardığı insan tipidir.
03:41İnsanın tarihe bıraktığı izin derinliği, o insanın kalitesi oranındadır.
03:45Bu kıstas her çağda geçerliliğini korumuştur ama içinde bulunduğumuz bilgi çağında daha fazla geçerlidir, olmazsa olmaz kabilindedir.
03:54Yani Abdullah Öcalan gibi cahil, zalim, hain, gaddar ve kindar birini oluşturan sosyalizmin, komünizmin ve bunlara mazeret ve meşruiyet kazandıran
04:05kapitalizmin ayarı bu kadardır.
04:07Medeni kişilik eğitimle oluşur.
04:10Eğitime yaklaşım kişiliğin niteliğini açığa vurur.
04:13Öcalan'ın eğitim serüvenine bakalım.
04:15Komşu bir köyde ilk öğrenimini tamamlar.
04:18Burs imkanları sayesinde siyasal bilgiler fakültesine kadar gelir.
04:22Kaydını yaptırdığı siyasal bilgiler fakültesini bitiremeden ayrılır.
04:26Tahsilden beklentisi biraz daha farklıdır.
04:29Akranları gibi doktor, hakim, öğretmen, fizikçi, sanatçı olmak gibi bir niyeti yoktur.
04:35Emeğiyle geçimini sağlayan bir meslek edinme yerine asker olmayı hedefler.
04:40Sanat ve meslek değil, pozisyon peşinde koşar.
04:43Eğer birkaç kitap okuduysa da kendini geliştirmek için değil,
04:47başkasının kusurunu bulmak ve fikir hırsızlığı yapmak için okurdu.
04:51Nereden mi biliyoruz?
04:52Zira okuyan insan, samimiyetle ibadet yapan ya da çalışan insan gibi bir bakışta göze çarpar.
04:59Yüzü nurlu, sözü ballı, davranışları anlamlı olur.
05:03Oysa onun gergin yüzünde okumuşluğun bilgeliği değil, cellatların öfkesi vardı.
05:08Suratı her zaman asıktı, gülmesi bile sahteydi.
05:12Konuşma, davranış ve olgulara yaklaşımları sığdı.
05:15Okumayı öğrenmeyi hiç sevmezdi.
05:18Okuyan insan bu kadar sığ olabilir mi?
05:20Her şeyi sığılığında boğabilir mi?
05:22Kesinlikle eline kalem alıp yazı yazmadı, parmakları daktilo tuşlarına dokunmadı, hele bilgisayarla hiç tanışmadı.
05:29Kopya çekmeden, kalem şorlarına yazdırmadan, sadece kendi çabalarıyla değil bir kitap, bir mektup bile yazamadı.
05:36Bir şeyler yazmaya kalkışmadı bile, çünkü yazmaya kalkışsaydı, işte o zaman bütün kişiliğini ortaya koyardı.
05:43O kitap sayesinde insanlar onu daha iyi tanırlardı.
05:47Böylesine ölümcül oyunlara gelmeyecek kadar kurnazdı.
05:50Zira özgücünün ne olduğunu herkesten daha iyi biliyordu.
05:54İmralı'ya düştüğünde de elbette düşünce üretme, yazma yeteneğinden yoksun olduğu gerçeğini gizlemenin bir yolunu bulacaktı.
06:00Ya başkalarına ait bazı kitapların kopyasını çıkarıp, kendi yazıları olarak yutturdu,
06:05ya da dışarıya gönderdiği birkaç mektubunu ekleyip, bu kitapları kendisine mal etme kolaycılığına soyundu.
06:11Müzik dinlemezdi.
06:13Defalarca Şam'a gittim, zat-ı alileri, bazen eğitim gördüğümüz kampa gelir ve günlerce kalırdı.
06:19Bir gün türkü söylediğine, mırıldandığına, ağladığına veya güldüğüne tanık olmadım.
06:24Belki benim yanımda böyledir düşüncesiyle, bir gün onun hareminde kalan kızlara,
06:29Başkan hep böyle somurtkan mı? diye sordum.
06:32Evet, böyledir demişti.
06:34Doğruymuş, Ulu Önder farklıymış.
06:36Evet, aramızda büyük bir fark vardı, o duygusuz, biz duygusaldık.
06:40Ne gaflet ki, kendi duygusallığımı zayıflığa, onun duygusuzluğunu güçlülüğe yormuştum.
06:46Ama ondan çok sonra da, onun kasıtlı ve kof gururunu fark edip, hayal kırıklığına uğramıştım.
06:51En bilen benim düşüncesinde olduğu için, kendini geliştirmeye, eğitmeye gerek duymazdı.
06:57Ne var ki, kendini tanrı katında gören bu zat, tutuklanıp cezaevine konulduktan birkaç ay sonra,
07:03kendimi B çuvalı gidi görüyorum, demeye başladı.
07:06Kaliteli ve de tanrı kadar donanımlı bir insan, bir çırpıda B çuvalına dönüşür mü?
07:11Hayır, aslında bu cümleyi kurarken, farkında olmadan, yıllardır gizlemeye çalıştığı gerçeğini deşifre etmiş oldu.
07:18Cezaevinde özgücüyle baş başa kalınca, kralın çıplak olduğu kendiliğinden görüldü.
07:24Eh, hayatı kaşık sallamak olarak algılayanlar, başkasının emeğini çalamadıklarında,
07:29B çuvalı oldukları gerçeğini hemen ele verirler.
07:32Yetenekleri çekemezdi, tanrının kendisini kusursuz yarattığına inanmıştı.
07:37Kendisi neyse, doğru olan oydu.
07:39Kendisi dışındaki yansımaları asla kabul etmezdi.
07:42Ona benzemeyen her şey gereksiz ve çirkindi.
07:45Kendisinde olmayan her yetenek, potansiyel tehlikeydi.
07:49O halde, onda olmayan her şeyin icabına bakılmalıydı.
07:53Aile ortamında ya da eğitim kurumlarında bazı yetenekler kazandıktan sonra,
07:57örgüt saflarına gelen bireylerin ilk işleri,
08:00farklı olan meziyetlerinden arınmak ve büyük önderin gölgesine dönüşmekti.
08:04Eğer bu kişi bir ressamsa, ya tezelden fırçasını bir köşeye atmalı,
08:09ya da ulu önderin portresini çizmekle uğraşmalıydı.
08:12Gelen bir yazar çizer ise, ya onu yazıp çizmeli, ya da kalemini kırmalıydı.
08:18Gelen kişi bir mizahçı ise, ya muhaliflerini tuğkaka etmeyle uğraşmalı,
08:22ya da espri anlayışından ve yeteneklerinden vazgeçmeliydi.
08:26Gelen kişi bir müzisyen ise, ya onun için çalmalı,
08:30ya da notaları unutup müzik enstrümanlarını bir tarafa fırlatmalıydı.
08:33Çünkü Öcalan'ın özel yeteneklere tahammulu yoktu.
08:37Kişiliği, Ulu Önder'in Şam'daki evlerinden birinde 5 ay kalan,
08:41bazı gerçekleri gözleme fırsatı yakalayan,
08:44dolayısıyla objektif bir değerlendirme yapma şansına sahip olan Engin isimli militan anlatıyor.
08:49Bir süre başkanın yanında kaldınız, onu nasıl gördünüz?
08:53Bize olağanüstü güçleri olan birisi gibi sunuldu ve biz de öyle olduğunu sandık.
08:58İnşallah yanılmıyoruz.
08:59Doğrusunu söylemek gerekirse,
09:01ben o evin eşiğine adım attığım günden itibaren,
09:04onun hakkında korkunç bir yanılgı içinde olduğumu fark ettim.
09:08Kesinlikle eğitim kampında gördüğümüz adamla karşılaşmadım.
09:11Bu adamın yanımıza gelirken birkaç maske taktığını çok iyi gördüm.
09:15Kendisini sosyal, medeni, hepimizden farklı olarak göstermeye çalışıyor,
09:20ama bu adamın, deyim yerinde ise, zirzop bir köylü olduğunu gördüm.
09:24Dağlarda gördüğümüz köylülerden hiçbir farkı yoktur.
09:27Hem de, öyle böyle bir köylü değil, köba saba bir köylü.
09:31İdeolojik düzeyi çok yüzeyseldi,
09:34ideolojisi muğlaklık, stratejisi belirsizlikti.
09:37İdeolojisi yoktu ama hırs, öfke ve ihtirasları vardı.
09:41Konuşmaları ve kendisine aitmiş gibi sunduğu tezler çalıntıydı.
09:45Bölge halkı, onun bu hırsızlığını ortaya çıkaracak kadar aydın olmadığı için,
09:49başkalarının tezlerini çalmada ve kendi düşünceleriymiş gibi sunmada cüretli davranırdı.
09:54Lenin bile, Marksizmi doğru okuduğundan şüpheliyken,
09:58o, Marksizmin üstüne çıktığını, ötesine geçtiğini iddia ederdi.
10:02Dahası, kendini Marx, Engels, Lenin, Stalin dörtlüsü yanında beşinci sayar
10:07ve hatta onların toplamı olduğunu iddia ederdi.
10:11Bazı aydın bozuntularının iddia ettikleri gibi,
10:14geri bir kişiysem, bu koca örgütü ve ideolojisini nasıl yarattım, diyerek kendini savunurdu.
10:19O, ne Marksist, ne Sosyalist, ne Kürtçü, ne devrimci ve ne de dinciydi.
10:25Tüm bu kavramlar, onun için doyumsuz egosunu tatmin etmenin birer argümanıydı.
10:30Koşullara göre bu argümanlardan birini veya birkaçını kullanarak emellerine ulaşmaya çalışan biriydi.
10:36Sadece ideolojisi değil, aynı zamanda sağlam bir dünya görüşü de yoktu.
10:40Teorik birikimi yetersizdi, çok sahiplendiği ve kendi buluşuymuş gibi göstermeye çalıştığı sömürge tezi,
10:48tam 40 yıl öncesinde Dr. Hikmet Kıvılcımlı tarafından Sömürge Siyaseti isimli makalede ortaya atılmıştır.
10:55Bu konuya ilişkin bir diğer çalışma da, yazar Mahmut Baksi tarafından 1972 yılında Stokholm'de yayımlanan Kürt Tarihi adlı çalışmadır.
11:04Yani bu çalışma, henüz Ulu Önder'in, Demirel, Erbakan ve Türkeş'in ayakları dibinde,
11:10kendine bir yer aradığı, Kürtlük ve solculuk aklına getirmediği bir dönemde yürütülmüştür.
11:15Ama o, bu tezi kendi buluşuymuş gibi ortaya attı ve bununla da yetinmeyip,
11:20Kürtçülerden ve solculardan çaldığı bu tezi onlara karşı kullandı.
11:25Diğer sol gruplarla çatışmanın temel tezi haline getirdi.
11:28Teori hırsızlığı, sömürge tezini çalmasıyla sınırlı kalmadı.
11:32Mao'nun uzun süreli halk savaşı stratejisini tahrif ederek kendine mal etti.
11:37Engelsin, ayaklanma üzerine tezler adlı yapıtını kendi tezi olarak yayımladı.
11:42Aydınlara yaklaşımı, gerçek aydın, toplumun vicdanı ve bilinci, geleneksel ve iktidar olanın muhalifidir.
11:49İçinde yaşadığı toplumu, her türlü tehlikeye karşı uyarmak, aydınlatmak ve yol göstermekle görevlidir.
11:56Köhne düşünce, gelenek, klişe ve hamasi sloganlardan oluşan engelleri çiğneyen duruşun adıdır.
12:02Ulu Önder'in iki çeşit aydını vardı.
12:05Bir, kendisini eleştiren, iki, pohpohlayan aydınlar.
12:09Ah keşke bu eleştiren aydınlar olmasaydı.
12:11İşte o zaman doğa üstülüğü kabul görecek, herkes el birliği yapıp bu bulunmaz Hint kumaşını korumaya çalışacak,
12:19tüm doktorlar tez elden sağlık sorunlarını aşmasına yoğunlaşacaktı.
12:23Öcalan, sonuca götüren her yöntemi mubah gören bir tiptir.
12:27Modern Avrupa'nın politika çerçevelerini terörize eden, kimilerince de her türlü şeytanlığın,
12:33komplojuluğun, entrikacılığın, etik değer tanımazlığın simgesi olan Kara Machiavell'in iyi bir öğrencisi olmaya çalıştı.
12:40Machiavell'in, amaca varmak için her türlü yönteme başvurmak mubahtır, ilkesine sadık kaldı.
12:46Hatta daha da ileri giderek, her şeye müsamaha gösteririm ama koltuğuma göz dikilmesine asla teziyle katkı yaptı.
12:54Koltuğuna bağlılığını ve onu korumak için elinden geleni yapacağını her fırsatta ortaya koyardı.
13:00Sadece bu koltuk sevdasından dolayı onlarca yakın çalışma arkadaşını acımasızca öldürttü.
13:06Amaç denilen şeyin, yürünen yolun kendisi olduğunu kavrayamadı.
13:10Büyük amaçlara, kötü ve aşağılık yöntemlerle varılamadığını göremedi.
13:14Görmeyen her zaman düşer, o da amaç araç tuzağına düştü.
13:19Çok yalan söyler ve palavra sıkardı.
13:22İşte yalanlar dizgesinden birkaç örnek.
13:24Ulu, yüce ve ulusal önder, başkomutan, büyük yoldaş, sanılan Öcalan,
13:301979 yılında arkadaşlarını Hilvan-Siverek çatışmalarında dağınık vaziyette ve operasyonlarla baş başa bırakıp,
13:38Ethem isimli bir militanın yanında Suriye'ye kaçtı.
13:40Kendine lider diyen birisi için utanç verici olan bu kaçışın hesabını vermesi gerekirken,
13:46Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye göçüyle kıyasladığı bu büyük kaçışı hicret olarak sıfatlandırdı.
13:53Korkaklığına kahramanlık kılıfı sarmıştı.
13:55Oysa ülkeden çıkış ya da geri çekilme olarak nitelendirdiği bu hareket,
14:00tamamen arkadaşlarını operasyonlarla baş başa bırakarak Türkiye'den kaçmaydı.
14:04Başkomutanın ihanetine maruz kalan militanların ezici bir çoğunluğu,
14:09başsız sürü gibi bir süre çırpındıktan sonra gruplar halinde yakalandılar ya da vuruldular.
14:14Ölenler hiçbir zaman bozulmayacak bir sessizliğe gömülürlerken,
14:18hayatta kalanlar ise başkomutanlarının Suriye'ye kaçtığını duyduklarında zıpkın yemiş gibi oldular.
14:24Bu kaçışa öfkelendiler, öfkelerini bedenlerine yönelttiler,
14:28bu tutumu kınamak amacıyla kimi bedenini ateşe verdi, kimi açlık grevini ve giderek ölüm orucuna yattı.
14:35Başarı anlayışı çok kısır ve kısıtlıydı ilk yıllarda.
14:39Başında bulunduğu örgütün gelişip güçlenmesi kişisel rahatı için gerekliydi.
14:43Dolayısıyla örgütün güç kazanması için bağlı çabaları vardı.
14:47Ancak Şam'da kalmayı ve örgüt şefliğini garantiledikten sonra kendine yeni hedefler belirledi.
14:53Geliştirdiği bu yeni stratejinin özü şuydu,
14:55Ne başarı, ne başarısızlık, ne kazanma, ne kayıp, ne gelişme, ne gerileme.
15:01Başarıyla başarısızlık arasında gidip gelen bir pandül.
15:05Onu Şam'da yaşatmak için ne kadar mücadele gerekiyorsa o kadar.
15:09Sadece kurduğu yaşam düzenini koruyacak kadar başarıya ihtiyaç duydu,
15:13daha fazlasını istemedi ve hatta engelledi.
15:16Nedeni şu ki, çalışmalarında başarılı olan örgüt büyüyecek,
15:19büyüyen örgüt kazanacak, kazanan örgüt güçlenecekti.
15:23Güçlenmiş ve büyümüş bir örgütü yönetmek büyük beyin ve büyük emek isteyecekti.
15:28İşte onun da istemediği buydu.
15:30Zira kapasitesinin buna yetmeyeceğini biliyordu.
15:33Gücünün, büyümüş modern bir örgütten ziyade ancak küçük bir çeteyi yönetmeye yeterli olduğunun farkındaydı.
15:40Ulu Önder,
15:40Villada yaşamakla mağarada yaşamak arasında hiçbir fark yoktur.
15:44Hatta bana göre mağaranın havası daha temizdir, daha sakindir.
15:48Ben sadece sizin için bu ev yaşamlarına katlanıyorum.
15:51Aksi takdirde bana dünyayı bile verseniz bu esarete katlanamam derdi.
15:56Ama biz müritleri bu çığlığı duyacak kadar ermiş değildik.
15:59Onu anlayacak kadar anlayış olgunluğuna ulaşamamıştık.
16:02Sırf bizim için o villalarda kalma zahmetine katlanacak kadar yüce olduğunu fark edememiştik.
16:08Sıcak ve yumuşak yataklarda horlayarak uyuduktan sonra örgüt elemanlarının taşta ve toprakta sabahlaması,
16:15Kürt insanın barınacak bir yer bulamaması o kadar önemli değildi.
16:19Onlar naylon çadırlarda, ağaç kavuklarında, mağaralarda idare edebilirlerdi.
16:245-10 dakika pineklemeleri de yeterliydi.
16:27Eh ne de olsa onlar askerdi, sıradan insanlardı.
16:29Bedeni, en pahalı elbiselerle örtündükten sonra militanların sırtlarındaki elbise pareli,
16:36kıçlarındaki şalvarları yamalı, ayaklarının yalın, başlarının çıplak olması gayet doğaldı.
16:42Zira zat-ı alileri bizim için giyiniyordu.
16:45İşte, biz bu kadarını da görmeyecek kadar kördük.
16:48Halklara yaklaşımı insafsızdı.
16:51Kürtlerin kurtuluşu için harekete geçtiğini,
16:53haklarını elde etmek için bu kavgayı başlattığını ve hatta verdiği uğraşla
16:58Kürtleri yeniden yarattığını söylerdi.
17:00Yerine göre, kendine Kürt milliyetçisi ve büyük yurtsever sıfatlarını yakıştırırdı.
17:05Ne var ki, Şam'dan kovulduktan sonra tutuklanıp İmrali'ye götürülürken yaptığı açıklamalarla,
17:11Kürt hayranı olmadığını, gerekirse Kürtlere karşı savaşabileceğini,
17:15Kürtlerden nefret ettiğini,
17:17hapishaneye düşmekten ve orada bulunmaktan Kürtlerin sorunlu olduğunu söylemekte beis görmedi.
17:22Şöyle diyordu,
17:23Ben ülkemi severim. Annem de Türktür.
17:26Türkiye ve Türk halkını severim.
17:28Onlar için iyi hizmet edeceğime inanıyorum.
17:30Eğer bir hizmet gerekirse yaparım.
17:33Bir fırsat verilmesini istiyorum.
17:35Şam'da Kürtçü, İmralı'da Türkçü takılmıştı.
17:38Saf Kürt kanı taşıyıp taşımaması,
17:40katışıksız Kürt kişiliğini temsil edip etmemesi,
17:43Kürtçülük yapıp yapmaması ve bir Kürt yurtseveri olup olmaması kendi takdiridir.
17:47Ama kendine lider, hem de ulu lider, büyük yurtsever, bir halkın yaratıcısı diyen biri,
17:53gerçeğini gizlemez, niyetini saklamaz, kimliğini ortaya koymaktan korkmaz.
17:58Kadına bakışı ve Kürt kadınlarını herkesin ortak malı yapma amacı.
18:02Emperyalist ve kapitalist sistem kadını metalaştırdı.
18:05Baksanıza, hepsini vitrinlik olarak kullanıyor, reklam malzemesi yapıyor, süsleyip satışa çıkarıyor.
18:11Ben ise bir sosyalist olarak kadını bilinçlendirmeye, özgürleştirmeye ve erkek egemenlikli toplumun katmerli baskısından kurtarmaya çalışıyorum.
18:20Şunu çok iyi bilmelisiniz ki, Kürdün kurtuluşu tamamen geleneksel kadının ve kadın-erkek ilişkilerinin tasfiyesine bağlıdır.
18:28Köleleştirici evlilik ilişkileri tümden ortadan kaldırılmadan kadının nefes alması mümkün değildir.
18:34Bu anlamda ben Büyük Sezar'ın tersiyim. O, on binleri evlendirdi, ben yüz binleri, milyonları boşamaya çalışıyorum.
18:43Niye mi? Nedeni çok açık. Bu tip evlilikler iki taraflı bir fahişeliktir.
18:48Genel evden tek farkı, özel ev oluşudur da ondan.
18:51Galiba sadece kadınla uğraşmak sorunu çözmem için yeterli gelmeyecektir.
18:56Bir de kaba ve duygusuz Kürt erkeğini öldürmem gerekiyor.
19:00Siz bu halde değil bir kadına koca, olsa olsa kendi başınıza bela olursunuz. Değil mi?
19:06Ulan alçaklar, var mı aranızda ben erkeğim diyecek birisi?
19:10Yoktur başkanım. Yoktur tabii. Benim seviyeme gelmeniz ve benim gibi bir erkek olmanız için daha çok yol almalısınız.
19:17Hatta bence birçoğunuz için bu zaten imkansızdır diyecek kadar narsist tavırlıydı.
19:23Öcalan sapığına göre, Kürt kadınları nasıl özgür olacaklardı?
19:27Almanya'da elimize geçen Abdullah Öcalan'ın Nasıl Yaşamalıyız kitabında,
19:3240 sayfa kadar uzunca bir bölümde, Kürtlerin özgürlüğünün önce Kürt kadınların özgürlüğüne bağlı olduğunu vurguladıktan sonra,
19:40Kürt kadınlarının ise hem dini nikah gericiliğinden hem de kapitalizmin resmi nikah köleliğinden kurtarılıp,
19:48gönlünce ve özgürce eş seçip değiştireceği bir ortamın sağlanmasıyla devrimin tamamlanacağını söyleyecek kadar sapkınlaşmıştı.
19:55Acaba, dindar ve namuskar Kürt kardeşlerimizden karılarının ve kızlarının böyle ortamalı yapılmasına razı olacak tek bir kişi bile çıkar mıydı?
20:04İşte, Siyonist ve Emperyalist güçler, işbirlikçi olarak iktidara getirdiklerinde ve böylesi terör ve fitne faaliyetlerinde kullanacakları kişilerde,
20:14öncelikle ve özellikle,
20:161. Sağlam ahlak ve inanç,
20:182. Sorumlu karakter ve vicdan,
20:203. Sonunu düşünen akıl ve izan gibi duygu ve değerlerin çok düşük olmasına bakarlardı.
20:25Çünkü, bu değerlere sahip insanlar, dış güçlerin istedikleri şekilde ülkelerine, milletlerine, dinlerine ve devletlerine hıyanete razı olmazlardı.