Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 3 dakika önce
Milli Çözüm Dergisi - Öğüt Vermekle Övünmek Ayrıdır ve Karakter Çocuklukta Oluşmaktadır

www.millicozum.com

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Öğüt vermekle övünmek ayrıdır ve karakter çocuklukta oluşmaktadır.
00:04Tahdisi nimet, Allah'ın ikram ettiği nimet ve faziletleri,
00:08övünmek ve böbürlenmek için değil, Rabbine teşekkür etmek ve nimetlerin asıl sahibini belirtmek anlamındadır.
00:14Duha suresi 11. ayeti, sadece buna izin değil, aynı zamanda bir emir makamındadır.
00:20Ve sana lütfettiği bütün bu üstün fazilet ve meziyetlerden dolayı,
00:24övünmek ve böbürlenmek için değil ama sevinmek ve şükretmek niyetiyle,
00:28Rabbinin nimetini anıp minnet ve memnuniyetle hatırlat ve anlat ki makamı mahmuda ulaşasın.
00:34Duha suresi 11. ayet.
00:36Hazreti Hüseyin Efendimiz bu ayeti şöyle yorumlamıştır.
00:39Bir hayır işlediğin ve Allah'ın inayetiyle bir başarıya eriştiğin zaman,
00:44başkalarının bunları örnek almasını arzularsan bunları insanlara anlat ki hayırda yarışsınlar,
00:50fakat riyakarlıktan sakın buyurmuşlardır.
00:53Islah ehli mürşitler ve ihlas sahibi hikmet ehli bilginler,
00:56talebe ve takipçilerinin kendisine itimat ve itibarını artırmak,
01:01böylece Allah'ın lütfettiği ilim ve ikramdan daha fazla yararlanmalarını sağlamak için,
01:05bazen tahdisi nimet makamında Cenab-ı Hakk'ın özel bağışlarını ve kolaylıklarını onlara hatırlatırlar.
01:12Ama kalbinde hastalık bulunan bazı haset ve enaniyet sahipleri ise,
01:16bu anlatımları, kendini beğenmek ve beğendirmek,
01:19nefsini övmek ve böbürlenmek şeklinde yorumlayıp itiraza, ithama ve ifsada başlarlar.
01:24Ve tabi böylece, asıl kendi gizli çıbanlarını, nankörlük ve fesatlık çabalarını da açığa vurmuş olurlar.
01:31Oysa Kur'an-ı Kerim'de birçok peygamber,
01:34sahip kılındıkları marifet ve meziyetlerini,
01:36insanlar örnek ve ibret alsınlar, özenip yararlansınlar diye,
01:40tahdisi nimet, Allah'ın nimetlerini şükür makamında aktarmak üzere insanlara anlatmışlardır.
01:46Örneğin, Keh Suresi 66, 67 ve 68. ayetlerinde,
01:52Hz. Hızır, haşa Hz. Musa'ya üstünlük taslamamış,
01:56sadece talebe ve takipçiliğin şartlarını hatırlatmıştır.
01:59Hz. Musa, ona, Hızır'a,
02:02''Sana öğretilen ilimden, rüşdüme kavuşmam ve tam olgunlaşıp gerçeğe ulaşmam için
02:07bana da öğretmek üzere size tabi ve talebe olabilir miyim?'' diye sormuşlardı.
02:12O zat, Hızır aleyhisselam ise,
02:14''Doğrusu, sen benimle birlikte kalmaya ve yaptıklarıma katlanmaya asla sabredip dayanamazsın.
02:20Bu halini de pek yadırgamam ve kınamam,
02:23çünkü iç yüzünü bilmediğin, hikmet ve hakikati öğretilmediğin bir şeye
02:27nasıl sabredip dayanacaksın?'' diye hatırlatmıştı.
02:30Keh Suresi 66, 67 ve 68. ayetler
02:34Hz. Zülkarneyn aleyhisselama,
02:37insanlara durumlarına göre farklı davranmak konusunda tercih hakkı tanınmıştı.
02:41Sonunda güneşin battığı yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir kaynakta batmakta iken buldu,
02:48onun yanında bir kavim gördü.
02:49Dedik ki,
02:51''Ey Zülkarneyn, duruma göre davran.
02:53İstersen onları ya azaba uğratarak, sert yöntemler kullanarak hizaya sokarsın
02:58veya içlerinde güzelliği, iyilik ve şefkati geçerli ilke edinerek bunların ıslahına çalışırsın.
03:04Artık sen bilirsin.''
03:06Zülkarneyn dedi ki,
03:07''Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı güç, nimet ve imkan sizin verginizden daha hayırlıdır.
03:15Madem öyle, siz bana bedeni güçle, işçilikle yardım edin de sizinle onlar arasında sapasağlam bir sed, engel kuruvereyim.''
03:23Bu ayet, emek, sermaye, proje ve teknoloji ortaklığına da işarettir.
03:28Keh Suresi 86 ve 95. ayetler
03:31Bu ayetlere göre Zülkarneyn aleyhisselam, haşa böbürlenip insanlara yukarıdan bakmamış, sadece kendisine verilen ilahi lütufları hatırlatmıştı.
03:41Nem Suresi 36 ve 37. ayetlerinde, Hz. Süleyman, haşa böbürlenmiyor, sadece Allah'ın ikramı olan bazı imkan ve iktidarın gereğini
03:50yapıyorlardı.
03:51Nihayet, Belkıs'ın elçileri hediyelerle Süleyman'a geldiği zaman, onlara ''Sizler bana mal ile yardımda bulunmak ve kararımdan caydırmak mı
04:00istiyorsunuz?
04:00Oysa Allah'ın bana verdiği yüksek ve mucizevi marifet ve özel teknoloji ilmi size verdiğinden daha hayırlıdır.
04:08Belki siz bu hediyenizle sevinip övünebilirsiniz ama ben çok daha değerli manevi yardımla desteklenmişim.'' demişti.
04:15''Şimdi ey elçi, artık sen onlara, Yemen ve Habeşistan'daki Sebe halkına ve sana ülkesi sultanına geri dün ve şunları bildir.
04:23Biz onlara öyle ordularla geliriz ki, onların karşı koymaları mümkün değildir ve biz onları, oradan horlanmış, aşağılanmış ve küçük düşürülmüş
04:33ve zillete uğratılmışlar olarak sürüp çıkarmaya kadirizdir.''
04:36Nem Suresi 36-37. ayetleri, bir insanın gerçek ayarını gösteren beş davranış.
04:42İnsan sarrafı olmak, bir yetenekten ziyade doğru detaylara odaklanma sanatıdır ve özellikle tecrübeyle alakalıdır.
04:50Sosyal ilişkilerde herkesin en ideal haliyle boy göstermeye çalıştığı günümüzde, bir kişinin gerçek karakterini anlamak bazen uzun zaman alır.
04:59Ancak ahlak hocalarına ve uzman psikologlara göre kişilerin maskelerinin düştüğü ve özlerinin ortaya çıktığı belirli kırılma noktaları vardır.
05:071. Bir kişinin gerçek karakteri, kendisinden aşağıda bulunan ve onlardan herhangi bir çıkarı olmayan kişilere sergilediği temel nezaket düzeyinde saklıdır.
05:17Bir kişinin karakterine dair en dürüst karne, kendisinden daha güçsüz gördüğü kişilere karşı takındığı tavırdır.
05:24Hizmet sektöründe çalışanlara, yaşlılara veya bir alt çalışanına tarşık kaba, sabırsız ve üstenci davranan bireyler aslında nezaketi, bir ahlak değeri,
05:35yaşam biçimi ve insanlık gereği olarak değil sadece bir çıkar aracı olarak kullanıyorlardır.
05:40Gerçek asalet, karşısındakinden hiçbir fayda beklemeden sergilenen saygıyla ortaya çıkmaktadır.
05:462. Kendisine yönelik yapıcı eleştirileri olgunlukla karşılamak ve analiz etmeye çalışmak duygusal dengenin işaretiyken, sert tepkiler ve aşırı savunma hali
05:57derin bir özgüven eksikliğinin kanıtıdır.
05:59Kişinin özgüven düzeyi ve ahlaki olgunluk derecesi en net şekilde eleştiri aldığı anlarda ortaya çıkacaktır.
06:06Yapıcı bir eleştiriyi sakinlikle dinleyip analiz edebilenler, bunların bir kısmını haklı görüp teşekküre yönelenler ahlak ve duyarlılık açısından dengeli kabul
06:16edilirken,
06:17en ufak bir uyarıda hırçınlaşan, savunmaya geçen veya karşı saldırıya odaklanan kişilerde ciddi kontrol ve özgüven sorunları olduğu saptanmıştır.
06:263. İnsanın gerçek yüzü, eline otorite veya imkan geçtiğinde çevresindekilere karşı daha adil ve insancıl mı yoksa daha baskıcı mı
06:36davrandığıyla anlaşılır.
06:37Birini tanımak istiyorsan, eline güç ve yetki ver ilkesi psikolojide altın kuraldır.
06:43Bir kişiye yetki, para veya küçük bir avantaj verildiğinde karakterinin ne yöne evrildiği onun gerçek değerlerini yansıtır.
06:51Güç kazandığında daha sorumlu ve adil olanlar sağlam bir karakter sergilerken, bu durumu başkalarını ezmek için kullananlar gerçek yüzlerini ele
07:00vermiş olmaktadır.
07:014. Olağan dışı zorluklar ve baskı anları, kişinin günlük hayatta sergilediği yapmacık ve kontrollü maskesini düşürerek gerçek karakter ayarını ve
07:10duygusal dayanıklılığını ortaya çıkarır.
07:12Günlük hayatın sakin akışında herkes uyumlu ve kontrollü davranır ve olgun sanılır.
07:17Ancak beklenmedik bir sorun, saldırı, yoğun stres veya kriz anları, kaza ve bela durumları kişinin savaş ya da kaç mekanizmasını
07:26devreye sokmaktadır.
07:28Bu anlarda sergilenen fevri çıkışlar veya tam tersine çözüm odaklı duruş, kişinin duygusal dayanıklılığının ve karakter sağlamlığının en şeffaf aynasıdır.
07:375. Bir bireyin başkalarına anlattığı değerler ile sergilediği davranışlar arasındaki uyum, karakterinin en temel güven testi olan davranış bütünlüğünü yansıtır.
07:48Psikolojide davranış tutarlılığı olarak adlandırılan bu kavram, güvenin temel taşıdır.
07:54Bir kişinin sürekli savunduğu değerler ile günlük hayattaki hareketleri arasındaki uçurum, karakterindeki zafiyeti hatırlatır.
08:01Büyük laflar eden, ancak küçük detaylarda bu sözleri çiğneyen ve çirkinleşen bireyler genellikle güven inşa etme konusunda yetersiz kalır.
08:10İnsanlarda karakter oluşması ve olgunlaşma aşamaları çocukluktan başlamaktadır.
08:16Marmara Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırma neticesi kabul gören bir kurama göre, yaşamı ilk belirleyen unsurlar kişilik ve yaşam stili
08:24olmaktadır.
08:25Yaşam stili, insanların düşüncelerini, duygularını, davranışlarını ve isteklerini belirgin modellere uydurmasıdır.
08:32Yaşam stilini oluşturan temel taşlar, kişinin kendi değer yargılarıyla seçtiği, öz saygısını ve güvenilirliğini sağlayan çok önemli ve öncelikli olan
08:42amaçlarıyla oluşup olgunlaşır.
08:44Bu da, insanın yaşam deneyimlerinin üzerine temellenen ve sadece kendine özgü bir karakter oluşturmasını sağlamaktadır.
08:51Kişilerin yanlış anladığı ya da yanlış yorumladığı şeylerde bile amaca uygunluk vardır ve kendi meşru çıkarı ya da başarısı için
08:59böyle yapılır.
09:00Bu amaçlar, dönem dönem rastgele ve belirsiz gibi görünse de kişinin özde oluşturduğu yaşam amacına uygun bulunmaktadır.
09:08Yaşam amaçları çok önemli bir karakter birimidir ve davranışları yönlendirmede baskındır.
09:13Birey seçtiği ya da oluşturduğu hedefe ulaşmaya çabalarken, kendisinin iyi ve kötü, doğru ve yanlış, güçlü ya da zayıf olup
09:22olmadığını daha iyi anlamaktadır.
09:24Bireylerin bütün davranışlarının arkasındaki prensipleri organize ve kontrol etmeye hizmet eden öznel amaçları, tamamen kişinin kendi seçimleri üzerine kurgulanır.
09:33İlk deneyimleri ve sosyal çevresiyle belirlenen bu seçimler, kişi tarafından zamanla değiştirilebilir durumdadır.
09:40Kişi yaşadığı olaylar için yorum yaparken, onun amacına ulaşmasında en uygun yol neyse tercihini o yönde kullanır ve gerekirse bu
09:48yolu kendisi oluşturmaktadır.
09:50Her bireyin kendine özgü yaşam amaçları olmasının yanında, genel olarak kişinin hayatının anlam kazanması için üç hedefinin olması lazımdır.
09:59A. Bunlardan ilki, bireysel ve toplumsal gerçeklik olan aile kurma arzularıdır.
10:05Kadın ve erkek olarak iki farklı cinsiyete ayrılan insanlar, eşi ve çocuklarıyla iyi ve kaliteli bir yaşam hazırlamak, türlerinin devamını
10:13sağlamak ya da birbirlerinin sevgi ihtiyacını karşılamak için aile kurmak amaçlanır.
10:19B. Kişinin ikinci hedefi, meslek edilmek ve bu mesleği sorunsuz bir şekilde sürdürmek çabasıdır.
10:25Yaşamının daha nitelikli olması için bu lazımdır.
10:29C. Bedenen ve zihnen sınırlı olan insanın üçüncü ve son hedefi ise, hayatta kalabilmek için toplumun diğer fertleriyle uyum içinde
10:37yaşamaktır.
10:38Dünyanın küçük bir toprak parçası ve sınırlı kaynaklara sahip olduğu gerçeği dikkate alındığında,
10:44diğer insanlara olan ihtiyacın ne kadar hayati olduğu bir kez daha ortaya çıkmaktadır.
10:49Her birey, ırkının tek üyesi değildir ve bu kaynakların diğer insanlarla ya da toplumlarla hatta gelecek nesillerle paylaşılması zorunlu olmaktadır.
10:59Bunun için insan, aklını ve duyarlılığını kullanarak, diğerlerinin de haklarını göz önünde bulundurarak ortak çözümler aramalıdır.
11:07Bütün bu hedefler, büyük grup olarak toplumun, küçük grup olarak da ailenin, bireyin varoluşunda vazgeçilmez olduğunu ortaya koymaktadır.
11:15Yaşamın ilk 5 yılının, bireyin yaşam stilinin bir prototipini oluşturduğu anlaşılmıştır.
11:22Kişi, yeni deneyimlerini bu prototipin çerçevesinde yorumlama eğiliminde olacaktır.
11:27Çocuğun ilk etkileşimlerinin yaşandığı aile, onun kişilik özelliklerinin, yaşam stilinin ve toplumsal ilgi düzeyinin oluşumunda oldukça önemli sayılır.
11:36Bireyin yaşam stilinde oluşan çarpıklıkların, 3 temel durumdan kaynaklandığı saptanmıştır.
11:42Bunlardan ilki, ilk çocukluk hastalıkları ve bununla birlikte yaşanan organ eksikliği, fiziksel yetersizlik durumlarıdır.
11:50Bedenlerindeki fiziksel bozukluklar ya da çocuğun kendisini eksik algılayışı ve eksiklik kaygısı, bireyi farklı davranışlara yönelten etken konumundadır.
12:00İkincisi, çocukların aşırı şımartılmasıdır.
12:03Şımartılma olarak belirlenen bu etkileşim tipleri, çocukların kişilik yapılarını farklılaştırır.
12:08Şımartılan çocukların kişilik gelişimleri aşırı koruma, aşırı hoşgörü ya da çocuk üzerinde fazla baskı kurulmasıyla engellenmeye çalışılır.
12:17Bu tip çocuklar aşırı üstünlük duygusu yaşarlar ve başkalarını yönetmekten mutluluk duyarlar.
12:23Şımartılma sonucunda çocuk kendisi için bir şeyler yapmayı ve insanlara emir vermeden iletişim kurmayı öğrenemez ve aşırı bencil davranır.
12:31Bu durumun sonucu olarak toplum şımarık çocuğu reddeder, hatta daha kötüsü nefret eder.
12:37Bu şekilde yetiştirilen çocuklar, gelecekte kendilerinden emin olmayan, düşük toplumsal ilgiye sahip kişilikler kazanır.
12:45Üçüncüsü ise ilgisizlik, reddedilme ya da ihmal edilme durumlarıdır.
12:49İhmal edilen ve ilgisiz bırakılan bir çocuk, her gün değersizlik duygusu yaşadığından aşağılık pompleksi, başkalarına güvenmediği için de bencilliği yoğunlaşır.
12:58Eğer kişi sevgiyi bilmiyorsa, sonraki zamanlarda paylaşma kapasitesini geliştirmesi zorlaşır.
13:04Sadece yetimler ve istismar kurbanları değil, çok fazla reddedici ve otoriter ailelerin çocukları da bencil olmaktadır.
13:11Bütün bunlar uyumsuzluğun temelini oluşturmaktadır.
13:14Sürekli reddedilen çocuklar da, yetişkinlikte sosyal yaşamdan uzak kalmaya çalışan ve çevresindeki insanlara güven duymayan kişilik yapıları ortaya çıkmaktadır.
13:23Her birey erken çocukluk döneminden başlayarak, fiktif, hayali bir yaşam amacına yönelik hayat planı oluşturmaktadır.
13:30Bu gizli yaşam planı içinde, temel doğrultular üzerinde bir bütün olarak hareket eder, ilerler, kendi yaşam amacına yaklaşmaya çalışır.
13:38Yaşam amacı, hayat planıyla uyumlu bulunuyorsa, kişisel yaşam amacı toplumunkiyle uygunluk gösteriyorsa,
13:45insan sonunda kendi belirlemiş olduğu amaca da ulaşacaktır ve mutlu olacaktır.
13:49Aksi takdirde, yaşamdan soyutlanacak ve yalnızlık yaşayacaklardır.
13:54Bireysel psikolojinin temel kavramlarından bir diğeri ise, yetersizlik duygusu ve üstünlük çabasıdır.
14:00Temelde insan olmak, eksiklik ve yetersizlik duygularına sahip doğmaktır.
14:04Daha güçlü varlıklardan, çetin doğa koşullarından ve her şeyi yapan ve yaratan yüce varlıktan korkma ve ona sığınma duygusu doğaldır.
14:12Her insan, hayatının bir döneminde aşağılık duygusuna kapılır.
14:16Bu duygu, evrensel bir nitelik taşır.
14:18Bireysel psikoloji, yetersizlik duygusunun diğer ucunda mükemmel olma çabasının olduğunu, buna rağmen her iki duygunun da birbirini tetikleyen güce sahip
14:27olduğunu savunmaktadır.
14:29Toplumsal ilgi, bireylerin güç ve mükemmellik yönünde çabalarını dengeleyen bir unsur olmaktadır.
14:34Çünkü mükemmeliyetçi çabalar, sağduyu ve toplumsal ilgiyle birlikte ortaya çıktığı müddetçe sağlıklı ve yararlı sayılmıştır.
14:42Mükemmel olma çabası, kişinin başarma kararlılığı ve anlamlı yaşam amaçlarına ulaşma çabasına nedeniyle ortaya çıkmaktadır.
14:49Başarma isteği, kişinin hem iç dünyası hem de toplum tarafından yapılan baskı nedeniyle oluşmaktadır.
14:56Aslında, insan cennet için yaratılmıştır, sonsuz ve kusursuz bir hayatı arzulamaktadır.
15:02Ve zaten bu maksatla Allah'ın yeryüzündeki halifesi olarak donatılmıştır.
15:07Her ruh, tüm yaşam süresince eksiklik duygusunu telafi etme çabasıyla sürekli huzursuz durumdadır.
15:13Bu duygu, bilincin geliştiği ilk andan itibaren aktifleşir, giderek psikolojik gelçeğin tamamen farkında olur ve yoğunlaşır.
15:21Örneğin, sağır bir kişinin duymadığı için diğer duyu organlarıyla bunu telafi etmesi gibi, insanlar, yaşamının tamamında eksiklik yaşadığı duyguyu ortadan
15:30kaldırmak,
15:31başarı duygusunu tatmak için uygun bulduğu yöntemlerle telafi çabasına yoğunlaşır.
15:36Bir süreç, kişi için kolay olmasa da yaşamının vazgeçilmez bir parçasıdır.
15:41Yaşanan eksiklik duygularının içeriği, öznel olmakla birlikte bütün insanlarda temel prensip aynıdır.
15:47Eksiklik duygusu, bir kişinin veya toplumun üzerime ne kadar şiddetli bastırırsa,
15:52ilgili kişi veya topluluk bir yay misali o kadar yükseğe fırlamak çabasındadır.
15:57İnsan tek başına yetersiz olduğundan ancak bir grup içinde hayatını kolaylaştırıp anlamlaştırır.
16:04İnsanlığın tek gerçeği, başkalarıyla bir arada yaşamasıdır.
16:07Çünkü insan başkalarıyla var olur.
16:10Toplumsallık duygusuyla yetersizlik duygusu arasındaki çatışma, insanın hareket ya da davranış yasasını oluşturmaktadır.
16:16Bu konuda Hazreti Peygamberimizin,
16:19Müslümanlar ve oluşturdukları gruplar, kuruluşlar aynen bir kişi tek vücuk gibidirler.
16:25Bütün acıları ve sıkıntıları da, başarı ve mutlulukları da birlikte hissetmelidirler.
16:30Hadisi örnek alınmalı ve buna uygun davranılmalıdır.
Yorumlar

Önerilen