Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 5 dakika önce
Milli Çözüm Dergisi - Cemaat ve Tarikatların Islahı ve
İntizama Sokulması İçin ADİL AHLÂKİ DÜZEN PROGRAMI

www.millicozum.com

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Cemaat ve tarikatların ıslahı ve intizama sokulması için adil ahlaki düzen programı.
00:06Yozlaşan ve yoldan çıkan bir kurumun, bir oluşumun ve bir topluluğun öncelikle imhası değil, elbette ıslahı lazımdır.
00:14Bunların ıslahı ve hayırda yarıştırılmasının ilk şartı da mutlaka resmiyet kazandırılması, sistem bütünlüğüne katılması ve otokontrol altına alınmasıdır.
00:23Kangrenleşmiş uzuvların ve kanserleşmiş uğurların temizlenip ayıklanması dışında, böylesi sosyal oluşumların ve sivil yapılanmaların kökünü kurutmaya çalışmak hem yararsızdır hem
00:34de peşinen başarısızlığa mahkum bir adımdır.
00:37Biz, yıllar öncesinden uyardığımız ve Küresel Fesatçılık ve Fethullahçılık kitabını yazdığımız CIA tertipli FETÖ darbe girişimi, geç de olsa bazılarımızın
00:47ve ilgili kurumlarımızın gözlerini açmıştı.
00:50Şayet, bir musibet bin nasihatten evladır gerçeğine uygun davranılsa ve gerekenler yapılsa, bu şeytani fesatlıkları tarihi fırsatlara dönüştürme kapısı aralanmıştı.
01:01Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Değerli Mehmet Emin Özafşar, Alcezeyre'ye açıklamalar yapmış, FETÖ türü yapıların tehdit unsuru olmaması için cemaatlerin
01:11kayıt altına alınması gerektiğini hatırlatmıştı.
01:13Böyle bir ihtiyacın farkına varılması bile önemli bir aşamaydı. Çünkü palyatif ve günübirlik tedbirlerle FETÖ benzeri yapıların ifsadına engel olmak
01:22imkansızdı.
01:23İyi de, bu cemaat ve tarikatlar nasıl disipline sokulacak ve hangi statüyle kayıt altına alınacaktı?
01:29Şu anda İslam dünyasında bunun en belirgin örneği eksik de olsa Mısır'da vardı.
01:35Orada da maalesef, dini hizmetleri kontrol ve baskı altında tutmak amacıyla yapılandırılmıştı.
01:40Mısır'da cemaat önderleri, imamlar, hoca efendiler, tarikat şeyhleri, mürşitler yasal bir statüye kavuşturulmuşlardı.
01:48Hepsine devlet protokolünde yer ayrılmıştı. Bir tarikatlar konseyi vardı, onun altında toplanmışlardı.
01:54Mısır'daki bu yapılanmaya gidilmesinde, 1995 senesinde Kahire'de Ezher öğrencilerine ve öğretim görevlilerine yönelik yaptığımız 40 gündük, adil düzen seminerlerinin de
02:06etkili olduğu duyumları alınmıştı.
02:07Ama ne var ki, adil düzen bir bütün olarak ele alınmadığı, tarikat ve cemaatlerin rahatlıkla ve İslami doğrultuda çalışmaları değil,
02:16sadece kontrol altında tutulmaları amaçlandığı için tam verimli ve dengeli bir yapı kurulamamıştı.
02:22Her şeye rağmen bu girişim, en azından ilk örnek teşkil edecek bir adımdı ve kısmen de olsa önemli yararlar sağlamıştı.
02:29Mısır'da Şazeliler, Bedeliler ve Rufailer başta olmak üzere 73 ayrı tarikat kayıt altında faaliyet yapmaktaydı.
02:3890 milyonluk Mısır'da bunların kayıtlı mensupları 10 milyonu aşmaktaydı.
02:43Bunların hepsi kamusal kimliğe sahip bulunmakta ve şeyhleri müftüyle birlikte devlet protokolünde oturmaktaydı.
02:49Programları, amaçları, üye mevcutları, örgütlenme modelleri ve metotları ile faaliyet alanları şeffaftı, hesap kitapları denetlenebilir durumdaydı.
02:59Sadece Müslüman Kardeşler Cemaati, gayri resmi ve sakıncalı bulunduğundan resmiyat altına alınmamıştı.
03:06Bu elbette yanlıştı ve haksızlıktı.
03:08Ama Mısır'daki bu uygulamanın daha adil ve şamil bir programını Erbakan Hoca, adil düzende ahlaki yapılanma başlığı ile hazırlatmıştı.
03:19Anlaşılır ve uygulanır pozisyona taşıyarak olgunlaştırmaya çalıştık.
03:24Cemaat ve tarikatların ıslahı ve otokontrol, murakabe altına alınması çalışmaları ise,
03:29Diyanet İşleri Başkanlığımızca ve onun bünyesinde kurulacak emin ve ehil uzmanlardan oluşan kurumlarca yapılmalıdır.
03:36Sistemin tazikinden ve siyasetin tahakkümünden kaynaklanan bazı hata ve noksanlıklara rağmen,
03:42Diyanet Teşkilatı en yararlı, hayırlı ve başarılı kurumlarımızdandır ve kesinlikle lazımdır.
03:48Adil Ahlaki Düzen Programı, Diyanet Teşkilatımızın da en etkin ve yetkin şekilde yeniden yapılanmasına,
03:56siyaset, ekonomi ve yargı kurumlarından bağımsız ama hepsiyle irtibatlı ve bağlantılı olarak ağırlık ve saygınlık kazanmasına vesile olacaktır.
04:05Velhasıl, cemaatlerin ve tarikatların faaliyetlerinin ve programlarının denetlendiği bir sistem mutlaka lazımdı.
04:12Çünkü başka türlü bu yapıların yozlaşmasına, hatta dış güçlerce kullanılmasına engel olunamazdı.
04:18Artık demokratik şeffaflık, cemaat ve tarikat gibi sosyal organizasyonlar içinde sağlanmalıydı.
04:25Böylece devlet düzeni ve kamu hizmeti bir bütünlüğe ulaşmalıydı.
04:29Bugün, mevcut tarikat ve cemaatler bünyesinde toplanan zekat, kurban ve bağış paraları 10 milyarlarca liraya ulaşmaktaydı.
04:37Bunların hiçbirinin kaydı ve hesabı tutulmamakta, nerelere harcandığı veya kimlerin kasasına aktarıldığı soruları hep yanıtsız kalmaktaydı.
04:46Hem ekonomik, hem psikolojik, hem de sosyolojik ve politik bir sümürü çarkına dönüştürülen tarikat ve cemaatlerin mutlaka disiplin altına alınması,
04:55düzenle entegre bir resmiyet kazandırılması ve tabii ciddi, sürekli ve sistemli bir kontrole tabi tutulması kaçınılmazdı.
05:03Yeri gelmişken tekrar hatırlatalım, adil düzendeki sermaye ve üretim vergisi yani zekat sistemi uygulansa,
05:111. Hem Türkiye bütçesi bugünün tam 3 katına çıkacaktı,
05:152. Hem ücretliden, işçiden, memur kesiminden bugünkü haksız vergiler artık alınmayacaktı,
05:223. Hem tarikat ve cemaatlerdeki istismar ve suistimaller ortadan kalkacaktı,
05:284. Hem de çok yüksek oranlardaki vergi kaçakçılığı son bulacaktı.
05:33Ancak ne var ki hem faizci kapitalist kesimler hem darvinist sosyalist kesimler hala aman ha bunlar şeriat kuralıdır diye tepinip
05:42durmaktaydı.
05:43Ve tabii işçinin, fakirin ve dar gelirlinin yanında oldukları palavraları ve sahtekarlıkları da ortaya çıkmaktaydı.
05:50Adil ahlaki düzenin yapısı.
05:52Adil düzende ahlaki kurumlara katılımın mecburi tutulması.
05:56Adil düzende, o toplumu teşkil eden farklı inanç ve hayat tarzına sahip bütün insanların,
06:02kimlik kartlarında sadece bağlı bulundukları din değil, asıl üyesi oldukları tarikat ve cemaatleri ve diğer mensubiyetleri de yazılı olacaktır.
06:11Hatta o toplumda varsa ateistler ve dinsizler bile ayrı ama birbirlerinden sorumlu ekipler sayılacaktır.
06:18Çünkü dinli dinsiz herkesin içinde yaşadığı ve nimetlerini paylaştığı topluma karşı elbette sorumlulukları,
06:25ahlaki ve vicdani zorunlulukları vardır.
06:28Örneğin Müslümanların, Kadiriliğin, Nakşiliğin, Alevi Bektaşiliğin filan şubesi,
06:34Nurculuk ve Süleymancılığın filan ekibi veya Hristiyanların Ortodoks, Ermeni ve Protestan çeşidi gibi
06:41her vatandaşın doğrudan irtibatlı bulunduğu manevi hizmet ve mezhep ekolleri kendi özgür beyanlarıyla saptanacaktır.
06:48Devletin istihbarat ve emniyet kaynaklarından ve savcılık kayıtlarından,
06:53haklarında olumlu ve genel huzura katkı sunucu raporları alınan,
06:57örneğin İlahiyat Fakülteleri Tasavvuf Bölümü hocalarından,
07:01Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki ilgili ve bilgili ilim adamlarından oluşan seçkin bir heyet huzurunda yapılacak imtihanlarda,
07:08ehliyet ve liyakat belgesi almayı hak kazanan ahlaki ve tasavvufi hizmet erbabı,
07:13toplumun manevi olgunlaşma işlevinde yetkili sayılacaklardır.
07:17Ancak bu ahlaki eğitim ekollerinin ve değişik tarikat hizmetlerinin,
07:21tarihi süreçler içindeki gelişim seyirlerine, özel terbiye usullerine ve kalbi tedavi prensiplerine karışılmayacaktır.
07:29Bu ahlaki manevi hizmet ve mensubiyet ekiplerine ve ekollerine resmiyet kazandırılacak,
07:35böylece disiplin ve düzen altına sokulacaktır.
07:38Yani manevi ve ahlaki ekollerin hem konumları yükseltilmiş ve yetkilendirilmiş olacak,
07:44ama aynı oranda sorumlulukları da arttırılacaktır.
07:47Bu dini ve ahlaki grupların ülkedeki genel yetkilileri devlet şurasında,
07:53diğer bölgesel ve yerel temsilcileri ise il, ilçe ve bucak şuralarında danışman olarak görev alacaklardır.
07:59Böylece hem halkın manevi ahlaki sorunları ilgili makamlara kolaylıkla taşınacak,
08:05hem de çözüm yolları kolaylaşıp hızlanacaktır.
08:07Ayrıca kendi mensuplarına kaliteli hizmet sunma ve topluma duyarlı ve yararlı elemanlar kazandırma çabaları oranında,
08:15bu ahlaki kurumlara genel bütçeden pay ayrılacak ve saygınlık kazandırılacaktır.
08:20Ahlaki kurumlara tezkiye beraatı, iyi hal kağıdı, verme yetkisi tanınması.
08:25Ancak aynı zamanda bu ahlaki gruplara, devlet görevlerine atamalarda veya resmi ihale alımlarında,
08:32bu kişi bizim güvenilir ve ehil bir üyemizdir,
08:35topluma vereceği zararları ortaklaşa tazim etmeye kefilizdir şeklinde bir tezkiye beraatı, iyi hal kağıdı, verme yetkisi tanınacaktır.
08:44Yani şimdiye kadar savcılıklardan alınan ama maalesef hiçbir işe yaramayan ve zararları karşılamayan uygulama,
08:51dini ve ahlaki kurumların sorumluluğuna bırakılacaktır.
08:54Bu durumda, toplumu zarara uğratan, ihaleyi yarım bırakıp kaçan,
08:58üstlendiği görev ve yetkileri kötüye kullanan kimselerin vereceği bütün zararlar,
09:03ona tezkiye beraatı veren ve kefaletini üstlenen ahlaki kurumlardan tazmin edilip geri alınacaktır.
09:09Özel bütçelerinin yetmemesi durumunda, o ahlaki grubun diğer üyeleri,
09:13bu kişinin topluma verdiği zararları ortaklaşa karşılamak mecburiyetinde kalacaklardır.
09:18İşte böyle bir durumda, hiçbir manevi ahlaki ekip,
09:22hırsız, ahlaksız ve vicdansız bir insanı bünyesinde barındırmayacak,
09:26her cemiyet kendi mensuplarını otokontrol altına almaya çalışacak
09:30ve böylece mutlu ve doğru bir toplum oluşacaktır.
09:33Ahlaki teminat ve tazminat sistemi şöyle çalışacaktır.
09:37Elbette ve öncelikle,
09:38Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde,
09:41tarikat ve cemaatlerin ahlaki eğitim sistemini ve hizmet takibini yapacak bir üst birim kurulacaktır.
09:47Üniversitelerdeki yetkin tasavvuf hocalarından,
09:50seçkin medrese mollalarından ve Diyanet uzmanlarından oluşan heyetler huzurunda
09:55yapılacak ehliyet, yeterlilik sınavları
09:57ve devletçe yürütülecek emniyet, güvenilirlik ve samimiyet araştırmaları sonucu,
10:03halkı irşad ve ıslah makamına layık bulunanlara resmi izin ve icazet belgeleri dağıtılacaktır.
10:09Çağdaş şartlara, ihtiyaçlara ve standartlara uygun manevi ve ahlaki tedavi ve terakki, yükselme, metotları,
10:17geleneksel tasavvufi tezkiye ve terbiye kurallarıyla harmanlanıp hazırlanan seminerler sonucu,
10:23sorumlulukları belirtilmiş olacaktır.
10:24Yani, manevi irşad ve ahlaki ıslah konumundaki şahsiyetlere,
10:29müntesiplerini nasıl eğitip olgunlaştıracakları ve onlardan nasıl sorumlu tutulacakları anlatılacak,
10:35bu şartları kabul edenlere resmi fırsat ve ruhsat sağlanacaktır.
10:39Farz edelim ki, herhangi bir tarikata, nurculuk ve süleymancılık gibi bir cemaate
10:44ya da sade bir Müslüman olarak diyanete, Hristiyanlık ve Yahudilik gibi başka dini bir mensubiyete
10:50veya herhangi bir ahlaki teşekküle, üyelik statüsüyle bağlı bir kişi,
10:55bu manevi ahlaki mensubiyet merkezinden,
10:58bu şahıs bizim güvenilir bir üyemizdir,
11:00devlete ve millete vereceği zararları tazmin etmeye kefilizdir şeklinde
11:05tezkiye ve teminat beratı, iyi hal kağıdı alarak,
11:08bir ihale kazanan, devletten kredi alan,
11:11önemli ve yetkili bir makama atanan,
11:14esnaf, sanatkar ve ticaret erbabı sayılan
11:16veya doktor, mühendis ve makinist gibi görevleri bulunan kimseler,
11:21görev, yetki ve mesleklerini kötüye kullanarak
11:23devletin ve fertlerin zararına yol açar ve fırsatını bulup kaçarlarsa,
11:28bunların millete verdikleri zararlar,
11:30bağlı oldukları ahlaki ve ilmi kurumlardan
11:33ve manevi münasebet halindeki tarikat ve cemaat ortaklarından
11:37tahsil ve tazmin edilecek,
11:39böylesi ayarsız, duyarsız ve ahlaksız kimseleri
11:42bünyelerinde barındırmanın sorumluluğunu üstlenmiş
11:44ve cezalarını yüklenmiş olacaklardır.
11:47Bu durumda, hiçbir tarikat, cemaat veya dini topluluk,
11:51hırsız, huysuz ve hilekar kimselere kefil olmayacak,
11:55mensuplarını emin ve ehil insanlar olarak eğitip geliştirmeye yoğunlaşacak,
12:00böylece manevi istismarcılık, riyakarlık ve sahtekarlık dönemi son bulacaktır.
12:06Bu sayede, tarikat ve cemaat mensupları arasında
12:09birbirlerini sürekli takip ve terbiye etme ve otokontrol sistemiyle
12:14disiplin ve denetleme süreci başlayacaktır.
12:17Böylesi resmi ve yetkili bir ahlaki kurumdan
12:20tezkiye ve teminat beraatı alamayan kimseler,
12:24herhangi bir meslek ve memuriyet, kredi, şirket ve ihale işlerine katılamayacaklarından,
12:29herkes dürüst, doğru, ahlaklı ve sorumlu bir tavır takınmaya mecbur kalacaktır.
12:35Şimdiki gibi, biz müritlerimizin ruhlarını bir kibrit kutusuna koyup cebimizde taşıyarak,
12:41görevli meleklerden saklayıp, kaçırıp cennete salacağız diyecek kadar sapkın ve sahtekar tipler,
12:47irşad makamına oturamayacak, Kur'an'ın sarih, açık, ayetlerine,
12:52Resulullah'ın sahih, doğru hadislerine, ilmin verilerine,
12:56aklın ve vicdanın gereklerine aykırı safsata ve sapkınlıklar müşteri bulamayacaktır.
13:01Çünkü ahirette şefaat etme yetkisi Allah'ın elindedir.
13:05Sadece izin verdikleri şahsiyetler,
13:08şefaat edilmesi münasip görülen kimselere aracı ve yardımcı olacaklardır.
13:12Henüz dünyada iken peygamberler dışında hiç kimse,
13:16ben size şefaatte bulunacağım iddiasına kalkışamayacaktır.
13:20Çünkü kendisinin bile imanla öleceği ve mahşerde şefaat etme izni verileceği
13:25kesinlikle belli olmayan bir konuda,
13:28yetkili gibi konuşanlar sadece yalancı ve istismarcı takımıdır.
13:32Yetki ve sorumluluk sahası
13:34Adil düzende, manevi ve ahlaki nizam aşağıdaki şekilde kurulacak ve uygulanacaktır.
13:40Dinsiz ve ahlaksız bir toplum, gerçek huzuru ve mutluluğu yakalayamayacak,
13:45o toplumda adalet ve hürliyetler de korunamayacaktır.
13:49Bugün, yeryüzünde ve ülkemizdeki pek çok bunalım ve belaların asıl sebeplerinden birisi de,
13:55dini ve ahlaki kurum ve kuralların giderek zayıflaması ve yozlaşmasıdır.
13:59Şimdi, yaşanan manevi ve ahlaki problemlere bir göz atalım.
14:031. Bugünkü batıl ve zalim düzenler, barışma ve uzlaşma yerine,
14:08çatışma ve boğuşma temeli üzerine bina edilmiştir.
14:112. Bu nedenle, devletin genel karmaşık yapısı içerisinde,
14:15ahlaki, siyasi, ilmi ve iktisadi sistemlerin yetki ve sorumluluk sınırları belirtilmemiştir.
14:21Dini kurumlar, genellikle siyasi ve ekonomik sultaların emrinde ve güdümündedir.
14:263. Mevcut düzenler, iyi ve verimli insan yerine, kendilerine köle olacak tipler yetiştirmektedir.
14:334. Hem düzeni yürütenler, yeterli ahlaki ve dini terbiyeyi görmemiştir,
14:38hem de, kasıtlı olarak, nefsine esir ve manevi değerlerden yoksun insanlar üretilmektedir.
14:445. Ateizm, dinsizlik ve pozitivizm, bilimi ve teknolojiyi tanrılaştırmak düşüncesi yerleştirilmiştir.
14:516. Batı medeniyeti ve bilim, kiliseden gördüğü haksızlık ve yanlışlıkları bahane ederek,
14:57bütün dinlere ve dini değerlere önyargılı bakar hale gelmiştir.
15:017. Müslümanlar da dahil, bir takım din adamları ise, maalesef ilmi gelişmelere yabancı,
15:07hatta düşman pozisyonuna itilmiştir.
15:098. Pek çok ülkede din, tamamen toplum hayatından dışlanmış, yasaklanmış ve bir nevi izole edilmiştir.
15:169. İbadethaneler boşaltılmış, terk edilmiş ve asli amaçları körletilmiştir.
15:22Çılgınca kötülükler işlenen eğlence yerleri ve fuhuş merkezleri, materyalizmin mescitleri haline getirilmiştir.
15:3010. Materyalist rejimler, maalesef manevi kalkınma planları hazırlamamış,
15:35hatta kendileri yapmadığı gibi, halkın özel gayretleriyle oluşturdukları kurs ve yort hizmetlerini engellemeye kalkışmış
15:42ve bu konuda korkunç zulüm örnekleri sergilenmiştir.
15:4511. Devlet manevi ve ahlaki kalkınmayı sağlayacak ve dini ihtiyaçları karşılayacak hizmet sahasını boş bırakınca,
15:53bu sefer bir sürü din istismarcısı türemiş ve her biri kendi çıkarları doğrultusunda yeni dinler icat etmiş
15:59ve toplum tam bir kaosa sürüklenmiştir.
16:02Bu yeni ve tahripçi dini ekoller, ekipler ve din derebeyleri, dış güçlerin de desteğiyle,
16:08hükümetlere yön ve şekil vermeye, hatta darbe tertiplerine girişebilmektedir.
16:1312. Neticede materyalist, maddeci ve menfaatçı, beleşçi, bencil insanlar çoğalmış,
16:20insanlar birbirlerinden uzaklaşmış, aile ve akrabalık bağları ve komşuluk ilişkileri zayıflamış,
16:26hatta bitmiştir.
16:27Yozlaştırılmış dini cemaat ve tarikatlar, kendi mensupları dışındaki Müslümanları ve mazlum insanları umursamaz hale gelmişlerdir.
16:3513. Bu mutsuz, umutsuz, huysuz ve huzursuz insanlar, manevi boşluklarını doldurmak üzere,
16:42bu sefer içki, kumar, uyuşturucu ve fuhuş yollarına sapmış,
16:46bu kötülükler giderek yaygınlaşmış ve meşrulaşmış ve hatta bol ve bedava gelir getiren korkunç sektörler haline getirilmiştir.
16:5314. Bütün bunların sonucu intiharlar, ahlaki bunalımlar, batıl inançlar ve AIDS gibi çirkin ve korkunç hastalıklar çoğalmış ve hayatı insanlığa
17:05zehir etmiştir.
17:06İşte bütün bunların yegane çaresi ve ilmi reçetesi ise adil bir manevi ahlaki düzenin yerleştirilmesi ve yürütülmesidir.
17:14a. Adil düzendeki manevi ahlaki yapılanmanın genel prensiplerini ise şöyle sıralayabiliriz.
17:201. Manevi ahlaki düzen, diğer, ilmi, iktisadi ve siyasi düzenlerle uyum içinde çalışacak ama onların emrinde ve güdümünde değil,
17:31bağımsız olacak, üstelik etkisi ve yetkisi kadar sorumluluğu da bulunacaktır.
17:362. Dini ve ahlaki kurumların asıl amacı, iyiyi, doğruyu ve güzeli göstermek olacaktır.
17:423. Zorlama yerine, sevdirme ve inandırma yöntemini esas alacaktır.
17:474. Adil ahlaki düzenin önemli bir fonksiyonu da değişik din, mezhep ve cemaatleri bir arada ve barış içinde yaşatmak ve
17:56toplumda karşılıklı saygı, sevgi ve hoşgörüyü yaygınlaştırmaktır.
18:015. Adil ahlaki düzen, din ve vicdan hürriyetinin korunmasına, gerçek bir layıkliğin ve örnek bir demokrasinin uygulanmasına ve bu konuda
18:10saldırıya uğrayanların savunulmasına çalışacaktır.
18:136. Adil ahlaki düzen, genel düzenin aktif bir unsuru olarak, murakabe, müfettişlik, tezkiye, mensuplarına iyi hal belgesi vermek, bilirkişilik, tahkikat,
18:25tarafsız ve adil soruşturma,
18:27sağlığın korunması, sosyal güvenlik ve dayanışmanın sağlanması ve genel ahlakın korunması konularında hem yetkili ve hem de sorumlu olarak görev
18:36yapacaktır.
18:377. Dini eğitim ve öğretim çalışmalarını ve halkın bu konudaki ihtiyaçlarını karşılayacaktır.
18:44B. Dini ve ahlaki kurumların şu hedefleri gerçekleştirilmesi planlanmıştır.
18:491. Her konuda hakkı üstün tutma, hakka bağlı ve halka saygılı olma düşüncesi taşıyan.
18:552. Her türlü zulüm ve ahlaksızlığa karşı meşru metotlarla mücadele ruhu ve cihat gayreti içinde olan.
19:023. Menfaatçi ve materyalist değil, maneviyatçı ve ahlaki değerlere sahip ve seviyeli bulunan.
19:094. İçki, uyuşturucu, kumar ve fuhuş gibi kötü alışkanlıklardan, yalan, iftira, fesatçılık, fırsatçılık gibi ahlaksızlıklardan uzak duran.
19:195. Dini bilgi ve becerileri yeterli ve tutarlı olan.
19:236. Gönül huzurunu ve gerçek mutluluğu yakalayan insanlar yetiştirmek.
19:27C. Bu ahlaki kurumların toplumsal görevi ve işlevi ise şunlar olacaktır.
19:321. Fert, cemiyet ve devlet arasındaki irtibat ve intizamı sağlamak ve sağlamlaştırmak.
19:382. Vatandaşların dini sorunlarını ve sıkıntılarını çözüme bağlamak ve sorularını cevaplandırmak.
19:443. Denetleme, murakabe, müfettişlik görevini yapmak.
19:47Adil düzende müfettişlik, murakabe görevi, dini ahlaki kurumlara verilecek ve bağımsız hareket edecektir.
19:54Şimdiki sistemde müfettişler, bakanların veya genel mücürlerin emrindedir ve tabiatıyla onların güdümündedir.
20:01Yani saf vicdani kanaatleriyle hareket edecek kadar bağımsız değildir.
20:05Ve bu durum, haliyle adaleti gölgelemektedir.
20:084. Tezkiye, kurulacak adil düzende manevi merkezler ve meşrepler gibi ahlaki kuruluşların ve farklı dini cemaatlerin bir manevi şirket ortaklığı
20:18şeklinde düzenlenmesine
20:19ve kendi mensuplarına ticari, siyasi ve sosyal münasebetlerinde hem bu mensubumuz emindir, itimat edilebilir, kendisine kefilis şeklinde tezkiye ve teminat
20:29beraatı veren
20:30hem de onların yolsuzluk ve zararlarını tazmin ve telafi eden yetkili ve sorumlu kurumlar olmasına dikkat edilecektir.
20:375. Tahkikat, soruşturma, ekspertiz, malların kalite kontrolü ve ihtilafların çözümü, sağlığın korunması, sosyal güvenlik ve dayanışmanın sağlanması hizmetlerine
20:47resmen ve fiilen katılmak ve ilgili makamlara geçerli ve güvenilir raporlar hazırlamak da ahlaki kurumların görevleri arasında olacaktır.
20:55D. Adil ahlaki düzenin başlıca teşkilatları şunlardır.
20:591. Dini hizmet kuruluşları
21:022. Dini eğitim ve öğretim kuruluşları
21:043. Ekspertiz, malların kalite kontrolü kuruluşları
21:084. Tahkikat, soruşturma kuruluşları
21:115. Sağlık hizmetleri kuruluşları
21:136. Sosyal dayanışma ve yardımlaşma kuruluşları
21:167. Ahlaki dayanışma, tebliğ, terbiye ve davet kuruluşları
21:218. Emri bil maruf nehi anil münker, hakkı ve ahlakı koruma ve üstün tutma, iyilikleri yürütme, kötülükleri önlemeye çalışma teşkilatları
21:309. Hakka davet ve hayra hizmet kuruluşları ve hayır vakıfları olacaktır.
21:34E. Dini ahlaki sistemin teşkilat özelliklerine gelince
21:381. Kuvvetler ayrılığı esasına sadık kalınacak,
21:42Bugünkü yasama, yürütme ve yargı yanında
21:454. Güç olarak denetleme görevini yürütecek olan
21:48Dini ahlaki kurumlar bağımsız çalışacaklardır.
21:51Dini ahlaki düzen, siyasi, ekonomik ve ilmi düzenlere müdahale etmeyecek,
21:57onlar da dini düzene karışmayacaklardır.
22:002. Dini grup ve kurumlar, cemaatleri sayısınca
22:04ve diğer hizmetleri karşılığında genel bütçeden pay alacaklar,
22:08ayrıca ortak üye aidatlarından oluşan özel bütçeleri bulunacaktır.
22:123. Her türlü meşrep, tarikat veya cemaatin,
22:16bucaklarda orta, illerde yüksek, devlette ise üst seviyeli temsilcileri bulunacak
22:21ve oradaki şuraların tabii üyesi sayılacaklardır.
22:25Böylece, resmi etkinlik ve yetkinlikleri artan ahlaki dini teşekküller,
22:30toplumda denetleme ve dengeleme görevlerini huzurla ve sorumlulukla yerine getirmiş olacaklardır.
22:36Bu durumun, temel eserlerimizde bir karşılığı var mıdır?
22:39Önce,
22:40''Efendim, bu tür bir düzenlemenin temel kaynaklarımızda veya tarihi uygulamalarda
22:45aynen örneği var mıdır?'' şeklindeki itirazlar yersizdir.
22:49Zira bizim Kur'an ve sünnet gibi nakli kaynaklarımız,
22:53kıyas ve içtihat gibi akli dayanaklarımız,
22:55birçok mesele ve kurumun genel ve temel esaslarını belirtir.
22:59Onların uygulanma şeklini ise değişen ve gelişen şartlara ve hayat standartlarına uygun içtihatlara bırakır.
23:06Bilindiği gibi, tarikat ve mezhepler bile sonradan düzenlenmiş ve disiplinize edilmiştir.
23:12Şartların ve ihtiyaçların zorlamasıyla ortaya çıkan,
23:16ilmi araştırmalar ve içtihadi kararlarla oluşan bu tür yeni teklif ve tasarılara,
23:20''Bunun aynısı kaynaklarımızda var mıdır?'' diye karşı çıkılmaz.
23:24Bu uygulamaya izin veren ve işaret eden deliller sorulur.
23:28Veya bu tür uygulamayı yasaklayan ve haram kılan deliller ortaya konulur ve bunlara uygun sistem ve prensipler geliştirilir.
23:36Örneğin, kaynaklarımızda banka yoktur ama faizi yasaklayan ve borç, kredi alıp vermeyi ayarlayan hükümler vardır.
23:44Belki fabrika yoktur ama işçi işveren münasebetlerini, üretim ve tüçetim dengesini düzenleyen esaslar vardır.
23:51Bunun gibi, ağır sanayi, harp sanayi yoktur ama bunlara işaret ve teşvik eden emirler vardır.
23:58İslam'da, inanç ve ibadet esasları ve şekilleri kesin ve kamil olarak gösterildiğinden,
24:03daha çok ticaret, siyaset, sanat, iktisat ve sosyal hayatı içine alan muamelat konuları değişmeye ve gelişmeye müsait olduğu için,
24:12haliyle bu konularda yeni içtihatlara, yeni kurum ve kurallara ihtiyaç duyulmaktadır.
24:17Bu durum, bizlere her asırda geçerli ve yeterli yeni düzenlemeler yapma imkanı da kazandırmaktadır.
24:24Bu nedenle, tarikat, meşrep, mektep ve mezhep, vakıf, dernek ve parti gibi ilmi, ahlaki, siyasi ve sosyal müesseseler de isim
24:33ve şekil olarak kaynaklarımızda yer almamaktadır.
24:36Ancak bunlarla ilgili temel esaslar ve hükümler mutlaka vardır.
24:40İşte ilim ehlinin görevi, bunlardan yola çıkarak yeni kurumlar ve yeterli kurallar oluşturmaktır.
24:47İşte adil düzende öngörülen vekalet ve kefalet kurumu da, ilmi bir yapılanma olup, kimlere, niçin ve nasıl vekil ve kefil
24:55olunacağının şartları kaynaklarımızda zaten vardır.
24:58Bunun gibi, iptidai bir pasaport sistemi sayabileceğimiz eman verme veya emanını alma uygulaması,
25:05cahiliye döneminden sonra ashab-ı kiram tarafından da uygulanmış,
25:09bizzat Efendimizin fiili ve kavli sünnetleriyle harpte ve sultta kimleri ve nasıl eman verilebileceği öğretilmiştir.
25:16Şöyle ki, dışarıdan gelen bir yabancı, o bölgede rahatça ve serbestçe ticaret ve seyahat yapabilmek için kendisini yakinen tanıyan bir
25:24kabile reisinin emanına girerdi.
25:26Bu durum, filan kişinin hak ve hürriyetlerini koruyacağımızı, hırsızlık ve cinayet gibi zararlarına da kefil olacağımızı ilan ediyoruz demekti.
25:35Böylece, çevresinde itimat sağlayamayan, emanına girecek tanıdık kimseler bulamayanlar ortada kalırdı.
25:42Hatta İslam fıkhında, cinayet işleyen kimselerin ödemesi gereken diyeti, tazminatı, verecek gücü yoksa,
25:49bu miktarın mensup olduğu kabilesi ve aşireke arasından toplanması esas alınmıştır.
25:54Ta ki her kabile, kendi mensuplarını imanlı, ahlaklı ve vicdanlı kişiler olarak yetiştirmeye, kötüleri ve katilleri bünyesinde barındırmamaya dikkat ve
26:04gayret etsin.
26:05Bugün, kabileler ve aşiretler yerine, tarikatlar ve meşrepler veya farklı dinden cemaatler bulunmaktadır.
26:12Geçmişte aşiretlerin yaptığı teminat verme ve tazminat ödeme işlevini,
26:17şimdi adil düzende ahlaki ve dini oluşumlara yüklemenin hukuka uygun olacağı anlaşılmış olmalıdır.
26:24Efendimizin, sallallahu aleyhi ve sellem, istişare edilen, emin, ehil ve güvenilir olmalıdır hadisi de,
26:31kişiler hakkında sorulduğu zaman, bu kimse ehil ve emindir diyen şahıs veya kuruluşların,
26:37güvence verebilecek ve sorumluluk yüklenecek şartlara ve sıfatlara haiz bir resmiyet taşımalıdır manasına da işaret edilmektedir.
26:44Bu arada, ülke çapında yaygın bir manevi hizmet veya meşrep, bütün bağlılarını veya mensuplarını nasıl tanıyabilir ki,
26:52onun hakkında teminat verebilsin diye soranları ise cevabımız şudur.
26:56Herhangi bir kişiye, içinde yaşadığı ildeki veya beldedeki, bağlı bulunduğu manevi merkez veya meşrep temsilcisi tezkiye ve teminat beraatı verebilecektir.
27:06Bu, hem aynı beldede ve yakın çevrede oturan ve aynı manevi meslek ve meşrep halkasında samimiyat kuran insanların,
27:14birbirini yakın an tanıması bakımından kolaydır.
27:17Hem de, dini meşrep ve mesleklerde zaman zaman ortaya çıkan ve çeşitli istismar ve suistimallere yol açan,
27:24şeyhliğin şahlığa dönüşmesi şeklindeki tekelleşmeyi veya giderek derebeyliğe dönüşen ağabeyliği önleyecek bir yapılanmadır.
27:32Zira, bir kişinin sapıtması veya satın alınması ile koca bir cemaatin istismarı önlenmiş olacaktır.
27:39Böylece, her ahlaki kuruluş, ancak takip ve terbiye edebileceği,
27:44zahiri ve manevi tasarruf altında tutabileceği ve sorumluluğunu üstlenebileceği kadar bağlısına hizmet vermek zorunda kalacaktır.
27:52Yani, kalabalık değil, kalite ve kalifiye önem kazanacaktır.
27:56Asrımızda, görev ve yetkileri kötüye kullanmaları, suistimal ve istismarları sadece vicdani telkinat ve nasihatlerle değil,
28:05ancak o sahada geliştirilmiş otokontrol sistemlerle önlemek mümkün ve münasiptir.
28:10Siyasi, sosyal ve ekonomik bütün kurumların zamanla yıprandığı ve yozlaştığı bir gerçektir.
28:16Bu tür kurumlar, giderek özelliğini ve güzelliğini kaybedebilir.
28:20İşte böyle oluşumları, yeni bir düzene ve disipline kavuşturmak ve onlara yeni ve yeterli fonksiyonlar kazandırmak gerekmektedir.
28:28Nasıl ki tamirhaneler, zamanla atölyelere, atölyeler fabrikalara dönüşmüş,
28:34bu evreler ve devreler tabii olarak yeni ve yeterli kurum, kural ve kavramları da beraberinde getirmiş ve geliştirmiştir.
28:41Öyle ise, sosyal ve ahlaki kuruluşlar olan manevi meslek ve meşreplerin de gelişen ve değişen ihtiyaçlara paralel olarak kabuk değiştirmesi
28:50ve yeniden şekillenmesi tabii ve zaruridir.
28:53Böylelikle, manevi ve uhrevi hizmet verecek olan ahlaki dini kuruluşlara resmiyet ve ciddiyet kazandırılmış,
29:01toplum hayatında etkili ve yetkili bir konuma çıkarılmış olacaktır.
29:05Tabiatıyla, nimet-külfet dengesi esasına uyularak yetkileri oranında da sorumlulukları bulunacaktır.
29:11Artık bütün manevi hizmet ve meşrepler, ahlaklı ve emin insanlar yetiştirmeye çalışacak, o ülkede hayır ve hizmet yarışı başlayacaktır.
29:21Sahtekarlık ve riyakarlık işe yaramayacak, ahlak kurumlarından iyi rapor alamayan huysuzlar ve hırsızlar kötülük fırsatı bulamayacaktır.
29:29Mensuplarının vereceği maddi ve manevi zararı, o cemaatin bütün üyeleri birlikte tazmin etmek,
29:35ceza olarak ortak bütçedeki paylarından ödemek durumunda kalacaklarından, herkes birbirini devamlı uyaracak ve koruyacaktır.
29:43Böylece, Peygamberimizin, Müslümanlar, hakka ve hukuka teslim olmuş insanlar bir vücudun parçaları gibidir hadisinin hedefi de gerçekleşmiş olacaktır.
29:52Siyasi yönden partilerin, ilmi yönden okul ve ekollerin, iktisadi yönden sendika ve derneklerin resmi temsilcileriyle birlikte,
30:01bucak, il ve devlet şuralarının tabi üyeleri sayılacak olan ahlaki kuruluş yetkililerine, bu uygulama ile ayrıca bir saygınlık ve ağırlık
30:11kazandırılacaktır.
30:12Adil düzende öyle dengeli bir sistem kurulacaktır ki, hiç kimse ne maddi ne de manevi, hak etmediği bir makam ve
30:20menfaati asla kullanamayacak, hak ettiğinden de mahrum kalmayacaktır.
30:25Görev ve yetkiler, hatta şeref ve rütbeler, kişi ve kuruluşların insafına ve inisiyatifine bırakılmayacaktır.
30:32Ve tabi asla unutulmamalıdır ki, burada üzerinde durulan, ahlaki kurumların, resmiyet ve hizmet açısından yeniden yapılanması,
30:41çağdaş statı ve standartlara kavuşturulması, yetki ve sorumlulukları artırılarak etkinlik kazandırılması
30:47ve adil düzenin önemli bir unsuru olarak toplum ve devlet hayatındaki yerine oturtulması
30:52ve böylece manevi karakollar olarak toplum düzenine ve disiplinine katkıda bulunmasıdır.
30:58Yoksa kalbi tasarruf ve terbiye konusunda olsun, ruhi kemalat ve marifet hususunda olsun,
31:04bunların özel eğitim, irşat ve hizmet usullerine müdahaleye kalkışmak yanlıştır.
31:09Bu konular, devletin ve resmiyetin yetki sahasının dışındadır.
31:14Dini ve ahlaki sistemin çalışma esasları ve ahlaki amaçları
31:181. İnsanlarımıza ilmi ahlak kazandırmak
31:22A. Herkesi sabır ve saygıyla dinleme
31:25B. İlmi ve insani tartışma kurallarını öğrenme
31:28C. Şahsi karar verebilme yeteneğini geliştirme
31:32D. Hakkı ve haklıyı savunma gayreti gösterme şuuru aşılanacaktır
31:362. Topluma mesleki ahlak aşılamak
31:39A. Sözünde durma ve kimseyi aldatmama
31:42B. Hile ve haksızlık yapmama
31:44C. Çalışkan ve üretken olma
31:47D. İmkan, eleman ve zaman israfından kaçınma duyarlılığı aşılanacaktır
31:513. Halkımıza siyasi ahlak şuurunu ve oy verme sorumluluğunu yaygınlaştırmak
31:57A. Kurallara ve kanunlara uyma
32:00B. Amirlere ve yetkililere itaatli olma
32:03C. Hakem, mahkeme kararlarına rıza anlayışı aşılanacaktır
32:074. Sosyal ve toplumsal sorumluluk ahlakı olgunlaştırmak için de
32:11A. Savunma gayreti, hak ve adaleti koruma ahlakı, İslamiyet'teki cihat gibi
32:17B. Toplanma ve cemaat olma ahlakı, namaz gibi
32:20C. Dayanışma ve ölçülü yaşama ahlakı, infak gibi
32:24D. Sağlıklı ve ölçülü yaşama ahlakı, oruç gibi
32:28E. Seyahat ve turizm ahlakı, hac gibi ve anlayış kazandırmak amacına yönelik programlar hazırlanacaktır
32:34F. Dini ahlaki düzenin çalışma prensipleri şunlar olacaktır
32:391. Müsbet ilme ve aklı selime uygun, yani tabi, doğru ve doğal olması
32:452. Uygulanabilir kolaylık ve pratiklikte bulunması
32:483. Tabi ve tarihi gelişme ve değişmelere, akli ve bilimsel gerçeklere açık bulunması
32:564. Dengeli ve adil ve uygulanabilir olması
33:015. İyi kötü, doğru yanlış, güzel çirkin gibi kriterleri ortaya koyması
33:076. Zorlama değil, inandırma ve benimsetip ihtiyaç duyurma esasına dayanması
33:14Adil düzendeki ahlaki yapılanmada, dini ve ahlaki kurumların, denetleme gücünün görev alanı ve sorumlulukları
33:22Bugünkü batıl ve batılı sistemlerde, yasama meclislerine yasa yapma, kanun koyma yetkisi yanında
33:29Ayrıca denetleme yetkisi ve görevi de verilmiştir
33:32Hem karar alma ve kanun koyma, hem de alınan kararın doğruluk ve kontrolünü
33:37Aynı kuruma vermenin, iş bölümü kuralları açısından da, güvenilirlik şartları bakımından da sakıncalı olduğu bir gerçektir
33:44Ayrıca, bakanların ve genel müdürlerin emrinde ve memur statüsünde çalışan müfettiş ve murakıpların
33:51Bağımsız hareket edemeyecekleri ve çeşitli baskı ve kuşkularla vicdani kanaatlerine ters düşebilecekleri zaten bilinmektedir
33:59Bu nedenle, adil düzende yasama yetkisi ile denetleme yetkisi birbirinden ayrılmış ve böylece şimdiki sistemdeki kurumların kendi kendisini denetleme çelişkisi
34:10de giderilmiştir
34:11Batılı rejimlerdeki müfettiş, murakıp, hesap uzmanı, kontrolör, zabıta, eksper, tahkikat komisyonları ve devlet denetleme uzmanları gibi
34:21Dağınık ve bağımlı kurumların fonksiyonlarını tam ve tarafsız olarak ve tesir altında kalmadan yapabilmeleri için
34:28Denetleme yetkisi ve görevi, adil düzende dini ahlaki kurumlara devredilmiştir
34:34Gerek tahkikat, soruşturma çalışmalarına, gerek yargı, mahkeme kararlarına kolaylık sağlamak üzere
34:40Gerek delil toplama ve tespitleri yapma işinde olsun
34:44Gerek üretilen malların standartlara uygunluğunu ve kalite kontrolünü yapma işinde olsun
34:49Ve gerekse ruh ve beden sağlığını koruyan ve sağlık hizmeti yapan kurumların denetimi işinde olsun
34:55A. Gerekli ve yeterli dini eğitimden ve ilgili mesleki öğretimden geçmiş
35:00B. Ahlaki değeri ve dürüstlüğü denenmiş ve belirlenmiş
35:04C. Ruhuna ahiret düşüncesi ve hesap endişesi yerleşmiş
35:09D. Makam ve menfaat açısından bir yere bağımlı olmadığından
35:13Vicdani kanaatiyle hareket edebilen kimselerin teftiş ve denetleme hizmetini yapmaları
35:18Elbette daha isabetli ve verimli olacaktır
35:21Bugün Batı'da hastanelerin büyük çoğunluğunun
35:24Kiliselerin yönetimi ve denetimi altında bulunması da bu yüzdendir

Önerilen