- 4 dakika önce
Milli Çözüm Dergisi - Hz. Peygamberimizin İlk Zorlu Sınavı ve Çabası:
VAHİY HAKİKATİNE ÖNCE KENDİSİNİ İNANDIRMASIYDI!..
www.millicozum.com
VAHİY HAKİKATİNE ÖNCE KENDİSİNİ İNANDIRMASIYDI!..
www.millicozum.com
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Hz. Peygamberimizin ilk zorlu sınavı ve çabası, vahyi hakikatine önce kendisini inandırmasıydı.
00:07Bir kutlu davaya kendisini inandırmayı başarmış bir insanın artık başkalarını ikna etmeye ihtiyacı kalmamıştır.
00:14Ancak başkalarına yapmaya devam ettiği tebliğ ve tavsiye gayretleri, insanlara iyiliği dokunmak ve Allah'ın rızasını kazanmak amaçlıdır.
00:22Şuurlu müminin dünyadaki bütün sorunlardan kendisini sorumlu tutması, Allah'ın halifesi makamında yaratılmasının icabıdır.
00:31Bu nedenle adil bir düzen kurmak ve herkesi huzura ve refaha kavuşturmak onun vicdani amacıdır.
00:37Resul, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Rabbinden üzerine ne indirildiyse ona önce kendisi iman etti.
00:46Ardından müminler de iman getirdi.
00:48Bakara 285, ayetinin açık beyanına göre, Efendimizin en zorlu dönemi, iman hakikatine ve vahiy hikmetine önce kendisini inandırma çabası ve
00:59başarısıdır.
01:00Hz. Cebrail'in gelişi ve söyledikleri rahmani müjde ve mesajlar mıdır, yoksa şeytani kurgular ve nefsani kuruntular mıdır,
01:09sorularının doğru ve doyurucu yanıtlarını bulmak ve sonunda huzur ve itminana kavuşmak, belki de peygamberliğin en çetin aşamasıdır.
01:17Evet, ihtimaller ve şüpheler girdabından sıyrılıp, gerçek imana, tam ve sağlam bir itikada ulaşmadan, Kur'an'a tercüman olmak ve
01:26aleme meydan okumak imkansızdır.
01:28Çünkü sürekli endişeler ve vesveselerle değişip duran düşünceler, hak olamazlar.
01:33Zira hak, asla değişmeyen hakikatlerin kaynağıdır.
01:37Sürekli, ihtimal ve zan konumundaki inançlar, hala iman hüviyeti kazanamamıştır.
01:43Resulullah'ın vahye hazırlık süreci
01:45Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem kırk yaşına gelmişti.
01:50Hira mağarasında kendi nefsiyle baş başa kalarak bu kainatı ve bu kainatın yaratıcısını hep tefekkür ederdi.
01:57Hira mağarasındaki ibadeti geceler boyu sürerdi.
02:01Yiyeceği tükendiğinde evine dönerek başka geceler için hazırlığını yapar, tekrar Hira'ya dönerdi.
02:07Ramazan ayının pazartesi sabahı Hira mağarasının içine Cebrail aleyhisselam ilk defa geldi.
02:13Buhari, sahihinde Aişe radiyallahu anh'ın hadisini nakletmektedir.
02:18Buhari, sahih hadis kitaplarının, sünnen kitaplarının, mesanit ve tarih kitaplarının en önemlisidir.
02:25Hazreti Aişe radiyallahu anh'ın şöyle dediği rivayet edilmektedir.
02:29Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme gelen ilk vahyin başlangıcı, uykuda gördüğü sahih rüyaları idi.
02:37Gördüğü her rüya sabahın aydınlığı gibiydi.
02:39Sonra ona halvet sevdirildi.
02:42Hira mağarasında halvete girerdi.
02:44Ailesine dönmeden gecelerce orada ibadet ederdi.
02:47Sonra da Hazreti Hatice'ye döner, hazırlığını yaparak tekrar oraya giderdi.
02:52O, Hira mağarasında iken ona hak geldi.
02:55Melek geldi ve ona oku dedi.
02:58O, ben okuma bilmem dedi.
03:01Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle bildirmişti.
03:04Melek, beni tutup takatim kesilinceye kadar sıktı, bıraktı ve oku dedi.
03:10Ben okuma bilmem dedim.
03:12Melek, ikinci defa tutup takatim kesilinceye kadar sıktı, sonra bıraktı ve oku dedi.
03:18Ben okuma bilmem dedim.
03:20Üçüncü defa tekrar beni tutup takatim kesilinceye kadar sıktı, sonra bıraktı ve şöyle dedi.
03:26Her şeyi ve sürekli yoktan yaratan ve her an varlıkta tutan Rabbinin adıyla oku.
03:32Tüm helal ve hayırlı işlere besmele ile başlanmalıdır ki, tüm kâinat harikaları ve Kur'an hakikatleri anlaşılıp anlatılsın.
03:40Ki o Rabbin, insanı, kadın erkek arasındaki alaka ilgi ve ilişkiden ana rahmine yapışıp asılı duran bir hücre topluluğu olan
03:49embriyodan âlaktan yaratandır.
03:51Kâinat kitabını, Kur'an'ın kelamını ve hitabını ve kendi bedenindeki harika organları devamlı ve dikkatle düşünüp oku,
04:00Anla ve anlat ki, Rabbin en büyük kerem sahibi olandır.
04:04Ki o, kalemle yazmayı ve ilmi kayıt altına almayı ve yazılan kitapları okuyup anlamayı öğretip talim buyurandır.
04:12Böylece, insana bilmediği hayat ve şeriat gerçeklerini talim ve terbiye edip, öğrenme ve eğitilme imkanı sağlayandır.
04:20Âlak 1-5
04:21Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, kalbi titrer, endişeler içinde terler bir halde, o ayetlerle Hazreti Hatice'nin radıyallahu anh yanına
04:33geldi.
04:33Beni örtün, beni örtün dedi. Bunun üzerine onu örttüler. Ondan korku ve endişe gittikten sonra, Hazreti Hatice'ye radıyallahu anh
04:42durumu anlattı.
04:44Ben kendimden korkuyorum dedi. Hazreti Hatice radıyallahu anh, hayır Allah'a yemin olsun.
04:50Allah, seni asla bırakmaz. Sen, Sıla-i Rahim'de bulunur, akrabanı kollarsın.
04:56Zayıf, yetim ve çoluk çocuklara infakta bulunur, herkesin yardımına koşarsın.
05:01Başka insanlara, yanında bir şey bulamayanlara verirsin, misafir ağırlarsın, felakete uğrayanlara el atarsın, diyerek teselli etmeye çalıştı.
05:10Bununla da yetinmeyerek, zevcesini yanına alarak, amcaoğlu Varaka İbni Nevfel İbni Esad İbni Akdülüzzan'ın yanına götürdü.
05:18Varaka İbni Nevfel, cahiliye devrinde Hristiyanlığı kabul etmiş birisiydi.
05:24İbranice yazabiliyordu, İncil'den Allah Teala'nın istediği kadar İbranice yazabiliyordu.
05:30Gözlerini kaybetmiş yaşlı bir adamdı.
05:32Hazreti Hatice radıyallahu anh, ey amcamın oğlu, kardeşinin oğlunu dinle, dedi.
05:38Bunun üzerine Varaka, ey kardeşimin oğlu, sen ne görüyorsun, diye sordu.
05:43Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, bütün gördüklerini anlattı.
05:48Varaka, bu, Hazreti Musa'ya vahiy getiren meleğin ta kendisidir.
05:52Senin kavmin, seni buradan çıkardıklarında, keşke ben o zaman genç ve kuvvetli olsaydım, keşke ben o zaman sağ olsaydım, dedi.
06:00Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, niye, onlar beni buradan çıkaracaklar mı, deyince Varaka,
06:07evet, senin geldiğin şeyle gelen her adama düşmanlık yapılmıştır.
06:11Eğer o güne yetişirsem, çok güçlü bir şekilde sana yardım edeceğim, dedi.
06:16Sonra çok geçmeden Varaka vefat etti ve vahiy gecikti.
06:20Annemiz, Hazreti Aişe'nin bu hadisi düşünüldüğünde, bir araştırmacının,
06:24Habibi Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemin, siretiyle ilgili önemli bazı meseleleri çıkartması mümkün olmaktadır.
06:32En önemlilerinden bazıları şunlardır.
06:34Salih rüyaların önemi, Hazreti Aişe radiyallahu anh'ın hadisinde,
06:40vahiyde ilk başlanan şey salih rüyadır.
06:42Zaman zaman ona sadık rüya da denilmiştir.
06:46Burada sadık rüyadan maksat, kalbin ona açıldığı, ruhun onunla hoşnut olduğu,
06:51güzel, müjdeli ve eğitici rüya demektir.
06:54Allah Teala'nın Resulüne rüya ile vahiy ile başlamasındaki hikmet şudur ki,
07:00eğer rüya ile başlamasaydı ve melek aniden ona gelseydi ki,
07:04daha önce meleği görmemişti, korku ve endişeden bazı psikolojik sıkıntı ve sarsıntılar onun başına gelebilirdi.
07:11Dolayısıyla melekten vahiy alma gücüne takat getiremeyecekti.
07:15Bu yüzden Allah Teala'nın hikmeti, vahyin ilkin ona rüya şeklinde gelmesini istedi ki,
07:21onun eğitimi kemale ersin ve ona alışıversin.
07:24Hadis-i şerifte geldiği gibi, salih ve sadık rüya, peygamberliğin 46 parçasından bir parçadır.
07:31Alimler şöyle demektedir.
07:33Salih rüyanın süresi 6 aydır.
07:36Beyhaki bunu bu şekilde zikretmiştir.
07:38Kur'an'dan hiçbir şey rüyada Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin üzerine inmemiştir.
07:44Bilakis tamamı uyanıkken nazil olmuştur.
07:47Salih rüya, dünya hayatında müjdelerden bir beşaret ve işarettir.
07:51Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den şöyle bir hadis rivayet edilmiştir.
07:56Ey insanlar!
07:58Müslümanın göreceği veya ona gösterileceği salih rüyadan başka artık peygamberliği müjdeleyen hiçbir şey kalmış değildir.
08:06Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Hazreti Cebrail'in Hira mağarasında ona vahiy getirmesinden önce çok güzel rüyalar görüyordu.
08:15Gönlü açılmış, ferahlamış, sevgi dolu ve hayattaki bütün iyilik ve güzelliklere karşı ruhu hoşnut ve açık bir vaziyette uykudan kalkıyordu.
08:24Vahyin başlangıç hadisinin bütün rivayetleri, Resulullah'a gelen ilk vahyin sadık ve salih rüya olduğunda birleşmektedir.
08:32Rüyayı gördüğü zaman, rüyada gördüğü şeylerin aynısı daha açık ve daha net bir şekilde uyanıkken oluşuyordu.
08:40Ondan hiçbir şey kaybolmuyordu.
08:42Sanki kalbine ve aklına nakş oluyordu.
08:45Annemiz Hazreti Aişe radiyallahu anki, o Arapçayı en fasih konuşanlardandır,
08:51Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin uykudan uyandıktan sonra onun gördüğü rüyaların açıklığını,
08:57gece karanlığından ayrılan sabah aydınlığının açıklığına benzetmektedir.
09:02Bu tasvir, Arap dünyasının fesahetin zirvesinde olmasına rağmen ondan daha güzelini getiremeyeceği bir edebi tasvirdir.
09:10Peygamberimize halvet sevdirildi, Hira mağarasında halvete girer ve ibadet ederdi.
09:15Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin kalbi, ruhu ve aklı, ona verilecek nübüvvet alametlerine boş yer kalması için,
09:24peygamberlikten hemen önce kendisine halvet sevdirildi.
09:27Hayatın meşgalelerinden ve mahlukatla haşır neşir oldaktan kurtulmak için,
09:32Hira mağarasını kendine ibadethane olarak seçti.
09:34Ve kâinatın yaratıcısıyla münacaat etmeye vakit ayırabilmek için,
09:39bütün fikri kuvvetini, ruhi derinliğini, nefsi hislerini ve akli idraklarını Mevlasına hasretmişti.
09:46Habibi Mustafa, sallallahu aleyhi ve sellemin sürekli gidip geldiği mağara,
09:50insanın düşünmesine, tefekkür etmeye müsait bir yerdi.
09:54Zira Hira'daki mağarada, gözlerini havaya tam kaldırdığın zaman,
09:59Allah'ın büyüklüğüne sanki secdeye durmuş dağlardan ve berrak bir gökyüzünden başka bir şey görülmezdi.
10:05Orada bulunan bir kimse, gözleri keskin olduğu zaman, tüm çıplaklığı ile Mekke'yi, Kabe'yi görecektir.
10:12Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme sevdirilen bu halvet,
10:16ilahi terbiye ile özel korunma ve bütün hallerinde Rabbani terbiyenin yanı sıra,
10:21özel hazırlama ve insanın maddi bağlantılarından tasfiye etmenin bir çeşidiydi.
10:26Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin nübüvvetten önceki ibadeti,
10:31Allah Teala'nın gökyüzündeki mülkünü ve saltanatını tefekkür etmek
10:34ve sanatının acayipliğine, kudretinin büyüklüğüne, tedbirinin mükemmelliğine
10:40ve yaratıcılığının yüceliğine delalet eden kevni ayetlerini düşünmekti.
10:44Bazı sülük ehli, manevi mertebe aşamalarının birindeki zikir ve ibadet ile birlikte
10:50halvet fikrini bundan alıvermişlerdir.
10:52Bunu, kalbine bir şeyler vermek, karanlığını izale etmek ve onu gafletinden,
10:58şehvetinden ve yanılmasından çıkarmak için yapmaktadırlar.
11:01Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetlerinden birisi de Ramazan ayında itikafa girmekti.
11:07Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin karşılaştığı çetin şiddet ve vahiy gerçeği,
11:13Hazreti Cebrail aleyhisselam, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi yorana kadar ve takati kesilinceye kadar sıkmıştı.
11:21Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, vahyin gelmesinden dolayı şiddet, yorgunluk ve ağırlıkla karşılaşırdı.
11:28Allah Teala şöyle buyurmaktadır.
11:31Doğrusu biz senin üzerine oldukça ağır bir söz, vahyi ilahi gibi çetin bir emanet yükleyeceğiz ve seni büyük mesuliyet altına
11:39sokacağız.
11:40Müzemmil 5
11:41Bunda büyük hikmetler vardır.
11:44O hikmetlerden bazıları şunlardır.
11:46İslam'ın son din olması, tarihin en büyük devrimini yapacağı ve Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem vasıtasıyla ümmete açıklanacağı
11:56vurgulanmıştır.
11:57Şüphesiz vahiy gerçeği, adet, sünnet ve tabiat kanunu dışında cereyan eden bir mucize konumundadır.
12:04Zira peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Allah'ın kelamını, Kur'an'ı, Cebrail aleyhisselam vasıtasıyla aldı.
12:12Dolayısıyla vahiy gerçeğinin ilhamla veya kalbi tefekkür ya da dahili şuurla bağlantısı yoktur.
12:19Bilatis, vahiy, peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin şahsi tasavvurlarının dışında tamamlanmaktadır.
12:25Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin vazifesi, ona vahiy edileni hıfzetmek ve tebliğ etmekle sınırlıdır.
12:32Ancak vahiy açıklamak ve tefsir etmek, hadislerinde ve sözlerinde görüldüğü gibi, peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin kendi üslubuyla yapılmıştır.
12:42Vahiy gerçeği, akide, kanun ve ahlak başta olmak üzere bütün dini hakikatlerin onun üzerine bina edildiği ve ona lazım geldiği
12:51esastır.
12:51Bundan dolayıdır ki, batılı şarkiyatçılar, onlardan önce de dinsiz takımları vahye kusur bulmaya, onu ayıplamaya ve ona şek ve şüphe
13:01sokmaya çalışmışlardır.
13:03Vahiy gerçeğini tevil etmeye ve gerçeğinden şerefli sünnetle bize ulaşan ve güvenilir tarihçilerin bize haber verdikleri şekilden saptırmaya uğraşmışlardır.
13:12Bazıları şu iddiada bulunmuşlardır. Muhammed, asabi veya sarı hastalığına yakalanmış birisidir. Ama bu bir iftiradır.
13:21Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, Hiram arasındayken aniden Cebrail aleyhisselamın karşısında olduğunu ve ona oku dediğini kendi gözleriyle görmüş ve
13:32yaşamıştır.
13:32Bundan, vahiy gerçeğinin sırf nefsinde, kendi kendine konuşmaya dönük zati ve dahili bir şey olmadığı, akıl yürütmekle ve hayal etmekle
13:42hiç ilgisi olmayan harici bir hakikati karşılamak ve kabul etmek olduğu anlaşılmaktadır.
13:47Meleğin üç defa onu alıp sıkması, sonra da bırakması, vahiyin Allah tarafından ona ulaştırıldığının kanıtıdır.
13:55Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi, duydukları ve gördükleri sebebiyle korku sarmıştı.
14:00Ve kalbi titrer bir vaziyette, alel acele evine döndü.
14:04Kendisi, insanlara tebliğ etmekle mükellef olacağı risalet beklentisi içinde ona istekli ve talip değildi.
14:11Bu konuda Allah Teala şöyle buyurmaktadır.
14:14Ey Nebim! İşte böylece sana da emrimizden bir ruh vahyettik.
14:19Sana çok özel bir inayet, hidayet ve hikmet bahşettik.
14:23Ki sen, kitap nedir?
14:25İman nedir? Bunların hakikatine nasıl erişilir bilmezdin.
14:28Ancak biz onu, Kur'an'ı, bir nur, hidayet ve istikamet ışığı, şuur ve huzur kaynağı, kurtarıcı kanun ve kurallar
14:37dayanığı kılıverdik,
14:38onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz.
14:42Şüphesiz sen, dost doğru olan bir yola yöneltip iletmektesin.
14:46Ey Resulüm! Sen, göklerde ve yerde bulunanların tümü, kendisine ait olan Yüce Allah'ın yoluna davet ve rehberlik etmektesin.
14:54Haberiniz olsun, dikkatli ve tedbirli bulunun ki, bütün işler, kişiler, girişimler ve tüm proje ve hadiseler sonunda Allah'a dönecektir.
15:03Şura 52-53
15:06Onlara, münafıklara ve inkârcılara, apaçık belgeler olan ayetlerimiz okunduğu zaman, günahları ve din tahribatları nedeniyle bizimle karşılaşmayı ve huzurumuza çıkmayı
15:17ummayan ve arzulamayanlar,
15:18bu hükümler ve haberler bize ağır geliyor, bundan başka bir Kur'an getir veya nefsimizin hoşuna gidecek şekilde onu değiştir
15:26derler.
15:27Ey Resulüm! Onlara de ki, onu, Kur'an'ın apaçık hüküm ve haberlerini, kendi nefsi tahmin ve tedbirimle değiştirmem asla
15:35olacak şey değildir.
15:37Ben sadece, bana vahyedilene tabiiyim.
15:40Eğer Rabbime isyan ederek Kur'ani haber ve hükümleri değiştirir ve yanlış mana verirsem, gerçekten büyük bir günün azabından korkup
15:48çekinirim.
15:48De ki, eğer Allah dileseydi, onu size okuyup öğretemezdim ve O da, onu, Kur'an'ı, bizim vesilemizle size bildirmez
15:57ve idrak ettirmezdi.
15:58Ben bundan önce de sizin içinizde kırk yıl bir ömür sürdüm.
16:02Aklımdan ve ahlakımdan nasıl şüphe edersiniz?
16:05Siz yine de aklınızı kullanı varmayacak, imana gelmeyecek misiniz?
16:09Yunus 15-16
16:11Vahyin gerçeğine şüphe sokmak isteyen şüphecilerin görüşleri, annemiz Aişe radiyallahu anhadan rivayet edilen sahih hadis karşısında teker teker düşmektedir.
16:21Hazreti Aişe radiyallahu anhının hadisinden sonra devam eden vahiy de, vahiy gerçeğine olan aynı delaleti taşımaktadır.
16:28İş, şüphecilerin istedikleri gibi değildir.
16:31Ramazan el-Buti, o delaleti şöyle özetlemektedir.
16:34Kur'an ile hadis arasındaki açık fark, çünkü Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Kur'an'ın hemen tescil edilmesini emrederdi.
16:43İkincisini ise sahabenin hafızasına emanet etmekle yetinirdi.
16:47Bunun manası, hadis kendisine ait olup peygamberlikle hiç ilgisi olmadığı için değil,
16:53belki Kur'an hem lafzıyla hem de harfleriyle Cebrail aleyhisselam vasıtasıyla ona vahyedildiği için bu ayrımı yapıyordu.
17:00Hadisin ise, manası Allah'a, lafzı ve terkibi de Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme aittir.
17:08Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Cebrail aleyhisselamdan aldığı Allah Teala'nın kelamı ile
17:13kendisine ait olan sözlerin birbirine karışmasından korkuyor ve insanları bundan sakındırıyordu.
17:20Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, kendisine bazı şeyler hakkında soru sorulduğunda,
17:26soruyla ilgili Kur'an'dan ayet inene kadar cevap vermiyordu.
17:29Bazen susup cevap vermeyişinin üzerinden uzun bir zaman geçiyordu.
17:33Bazen de Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bazı işlerde tasarruf ederdi
17:39ama ardından Kur'an'dan ayetler iner ve onu ondan çevirirdi.
17:44Hatta inen o ayetler ayıplamayı bile içerirdi.
17:47Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ümmi idi.
17:50Dolayısıyla bir insanın keşif yoluyla Yusuf aleyhisselamı,
17:55Musa aleyhisselamın annesinin onu denize atmasını ve Firavun'un hikayeleri gibi
18:00tarihi gerçekleri bilmesi mümkün değildir.
18:03Bu, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin ümmi olmasının delillerinden bir tanesidir.
18:08Allah Teala şöyle buyurmaktadır.
18:11Ey Nebim! Bundan, Kur'an'dan, önce sen hiç kitap okuyan birisi değildin
18:16ve onu kendi elinle de yazmıyordun.
18:18Böyle olsaydı, batılda olanlar bunları kendisi uydurup yazdı diye kuşkuya kapılırlardı.
18:24Bu nedenle Allah, Celle Celaluh, seni ümmi kıldı.
18:28Ankebut 48
18:29Şüphesiz, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin kavmiyle birlikte yaşadığı
18:35kırk sene zarfındaki doğruluğu ve hatta kendisinin doğruluk ile meşhur olması,
18:40bundan önce onun kendi nefsine karşı doğru olmasını gerektirmektedir.
18:44Bu yüzden, Resulullah'ın vahyin gerçeğini okuma konusunda,
18:48gözüne veya kalbine hayal görünen her kuşku ve şüphenin üstesinden gelmesi gerekmektedir.
18:53Sanki bu ayet, nefsiyle vahyin durumu için ilk okumanın reddi gibidir.
18:58Ey Resulüm, eğer sana indirdiğimizden ve geçmiş peygamberlerin hayat hikayelerinden kuşkudaysan
19:05ve şayet bunların rahmani mi şeytani mi olduğu konusunda şüphe duyuyorsan,
19:10senden önce kitabı, Tevrat'ı okuyanlara, Yahudi ve Hristiyanların alim ve insaflı takımına sor.
19:16Ant olsun ki, Rabbinden sana hak ve gerçek gelmiştir.
19:20Şu halde sakın kuşkuya kapılanlardan olmayasın.
19:23Yunus 94
19:24Bundan dolayı şöyle rivayet edilmiştir.
19:26Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bu ayetin inişinden sonra şöyle buyurmuştur.
19:32Kuşku duymam ve kimseye de sormam.