00:00Herkese merhaba, harika bir analizle daha karşınızdayım.
00:03Bugün gerçekten çok konuşulacak, oldukça sert hatlara sahip ve siyasi yelpazenin farklı noktalarına eleştiriler yönelten bir makaleyi mercek altına alıyoruz.
00:12Baştan belirteyim, bu incelemede hiçbir tarafı tutmuyoruz, amacımız tamamen objektif bir şekilde yazarın eleştirilerini,
00:19masaya koyduğu verileri ve siyasetçilerden talep ettiği o radikal çözümleri adım adım parçalara ayırmak.
00:24Hazursanız bu yoğun tartışmanın temel dinamiklerini anlamak için hemen başlayalım.
00:29Pekala, hadi şu işin derine inelim.
00:32Yazarın tüm argümanına oturttuğu zemin aslında çok güçlü ve toplumsal bir duyguya dayanıyor.
00:37Diyor ki, halk şu an inanılmaz bir bunalım içinde ve acilen bir çıkış yolu, adeta bir kurtarıcı arıyor.
00:44Bu sadece sıradan bir siyasi tespit değil elbette.
00:47Yazarın birazdan hem iktidara hem de muhalefete yönelteceği o ağır eleştirilerin de tam merkezini oluşturuyor.
00:53Hızlıca yol haritamıza bir göz atalım.
00:56Bugün neleri konuşacağız?
01:07Gelelim birinci başlığımıza muhalefetin durumu.
01:11Yazar siyasi tabloya baktığında hiç de iyimser değil açıkçası.
01:15Diyor ki, ana muhalefet partisi kendi iç dertlerine yani tabiri caizse kendi karın ağrılarına o kadar gömülmüş durumda ki ülkenin
01:23o devasa yakıcı sorunlarıyla ilgilenmeye fırsat bulamıyor.
01:27Diğer partiler için de durum farklı değil, iktidarı eleştirmeleri gayet haklı bir taktik olsa da iş o beklenen somut kurtuluş
01:34reçetesini sunmaya geldiğinde maalesef elleri boş kalıyor.
01:38Yazar bu çözümsüzlüğü çok çarpıcı hatta burnumuza kadar gelen duyusal bir örnekle açıklıyor.
01:44Düşünün, Bandırma, Mersin ve Taşucu limanlarına sürekli angus cinsi sığırlar iniyor.
01:49Buraları nasıl ağır bir koku kaplıyor tahmin edebilirsiniz.
01:52Yazar diyor ki, bu sadece bir koku değil.
01:55Bu koku, yerli hayvancılığın bir türlü ayağa kalkamamasının ve evlerimize giren etin fiyatının neden bir türlü düşmediğinin en somut, en
02:03acı kanıtı aslında.
02:04İkinci bölümümüz, rakamlarla ekonomi.
02:07Ve işte bu tablo durumu mükemmel bir şekilde özetliyor.
02:10Gelin rakamlara bakalım.
02:12Yazarın verilerine göre 2002 yılının sonunda dış borcumuz yaklaşık 130 milyar dolardı.
02:18Yani o günkü gelirin %55'i.
02:20Ama sıkı durun, yazarın altını çize çize belirttiği bugünkü borç ne kadar derseniz, tam 550 milyar dolar.
02:27Aradaki bu uçurum, yazarın mevcut ekonomi yönetimine duyduğu derin hayal kırıklığının da omurgasını oluşturuyor.
02:33Şimdi ekrandaki bu devasa sayıya bir bakın.
02:363 trilyon dolar.
02:38Evet, yanlış duymadınız.
02:40Yazar, iktidarın görev süresi boyunca vatandaştan tam 3 trilyon dolar vergi toplandığını iddia ediyor.
02:46Bu rakamın büyüklüğünü algılamak bile zor.
02:48Yazar bunu, devletin aslında ne kadar olağanüstü büyüklükte bir kaynağı yönettiğini kafamıza kazımak için özellikle kullanıyor.
02:55Bitmedi.
02:56Bir de 65 milyar dolar var.
02:58Bu da yazarın iddiasına göre,
03:01Cumhuriyetin 80 yılda dişiyle tırnağıyla biriktirdiği varlıkların özelleştirme adı altında elden çıkarılmasından elde edilen tutar.
03:08Yani o trilyonluk vergilerin üstüne bir de 65 milyarlık bu satış ekleniyor.
03:14Halil'e onca vergi ve satıştan sonra yazar çok temel iki soru soruyor.
03:20Ülke refaha kavuştu mu ve bu paralar nereye gitti?
03:23Buraya dikkat edin çünkü analizimizin kırılma noktası tam da burası.
03:27Bu soruların iktidara sorulmasının çok doğal olduğunu söylüyor yazar ama ardından aniden yön değiştiriyor ve diyor ki,
03:34iyi de neden kimse çıkıp muhalefete, siz iktidara gelirseniz bu devasa sorunları nasıl çözeceksiniz diye sormuyor.
03:40Bu da bizi doğrudan üçüncü bölüme getiriyor, muhalefete 7 soru.
03:45Gördüğünüz bu tablo gerçekten çok ilgi çekici.
03:47Çünkü yazarın muhalefete yönelttiği o ağır eleştirileri dört ana kategoriye ayırarak çok net bir şekilde özetliyor.
03:54Sosyal tarafta krizdeki sağlık sistemi ve atanamayan öğretmenlerin durumu var.
03:58Sistemik tarafta kamu ihalelerindeki şaibeler ve o meşhur beşli çete iddialarıyla nasıl başa çıkılacağı soruluyor.
04:05Kültürel boyutta eğitim ve dinin radikalleşmesi kaygısı dile getirilirken yönetim tarafında ise çok büyük iki hedef var.
04:13Siyasallaştığı iddia edilen yargı ve partili cumhurbaşkanlığı sistemi.
04:17Yazar muhalefetin yakasına yapışıyor ve bunları tam olarak nasıl çözeceksiniz diyor.
04:22Peki yazar bu yapısal soruları sorduktan sonra kendi sorusuna ne cevap veriyor dersiniz?
04:28Koca bir hiç.
04:29Evet yazar son derece sert bir şekilde muhalefetin bu sorunları çözmek için masaya koyduğu somut hiçbir planı, hiçbir bütünsel stratejisi
04:38olmadığını iddia ediyor.
04:39Dördüncü bölüm kamulaştırma stratejisi.
04:42Muhalefeti yetersiz bulduktan sonra yazar ipleri kendi eline alıyor ve bir siyasetçinin seçim meydanlarında aslında neleri vaat etmesi gerektiğine dair
04:50kendi manifestosunu açıklıyor.
04:52Önerdiği ekonomik dönüşüm kelimenin tam anlamıyla radikal.
04:55Siyasetçilere meydanlara çıkıp yap işlet devret modeliyle yapılan yolları, köprüleri, tünelleri, havalimanlarını ve şehir hastanelerini kamulaştıracaklarını cesurca söylemelerini tavsiye ediyor.
05:05Kullanım ücretleri derhal makul seviyelere indirilmeli diyor.
05:08Dahası geçmişte özelleştirilip amacı dışında kullanılan varlıkların da acilen devlete geri alınıp işletilmesi gerektiğini savunuyor.
05:15Geldik son bölümümüze.
05:17Tarım ve adaleti yeniden inşa etmek.
05:20Yazarın kurtuluş reçetesinin temelinde gıda güvenliği yatıyor.
05:24Burada çok net, üç adımlı bir plan çizilmiş.
05:28Birinci adım.
05:29Acilen toprakları toplulaştır ve atıl duran arazileri üretime kazandır.
05:33İkinci adım.
05:34Çiftçiye çok güçlü bir devlet desteği ver ve planlı tarıma geç.
05:39Yani üretici tarlasına ne ekeceğini ve hasat zamanı ne kazanacağını önceden bilsin.
05:44Üçüncü adımsa büyük vizyon.
05:46Türkiye'yi geçmişte olduğu gibi dünyada kendi kendine yetebilen o yedi ülkeden biri konumuna geri getirmek.
05:53Ama yazar haklı olarak ekliyor.
05:55Mevcut yasalarla bunu yapamazsınız.
05:57Orman, tarım ve büyükşehir yasalarının şu an yerli üretimin önünde resmen birer engel gibi durduğunu, bunların acilen değiştirilmesi gerektiğini iddia
06:06ediyor.
06:07Ona göre bu yasal reformlar yurt dışına kaçan yerli sermayeyi ve fabrikaları ülkeye geri döndürmek için kesinlikle şart.
06:14Tabi iş sadece tarlayla, yolla, parayla bitmiyor.
06:18Yazar asıl meselenin güven olduğunu çok iyi biliyor.
06:21Beyin göçünü tersine çevirmek, ekonomiyi ideolojik saplantılardan alındırıp tamamen rasyonel, küresel kurallarla yönetmek bunlar elzem.
06:30Ama en can alıcı nokta kesinlikle adalet.
06:33Yargının tam bağımsız olmasını isterken öyle güçlü bir metafor kullanıyor ki,
06:38muhalefete dönüp adaletin kestiği parmağı yeniden acıtmaz hale getireceğiz diyebiliyor olsunuz diye soruyor.
06:43Sisteme duyulan güveni, yeniden inşa etmenin anahtarı tam olarak burada.
06:47Ve analizimizi yazarın o son kışkırtıcı sorusuyla kapatıyoruz.
06:51Yazar, kurumlara olan güvensizliği öyle bir noktaya taşıyor ki,
06:55verilerine ilkokul çocuklarının bile inanmadığı TÜİK'i ve Merkez Bankası'nı gerçekten tam bağımsız yapıp yasal zeminine oturtacak mısınız diye
07:02soruyor.
07:03Açıkça ben siyasetçi olsam meydanlarda bunları vaat ederdim diyerek de son noktayı koyuyor.
07:08Peki siz ne düşünüyorsunuz?
07:10Sizce bugünün siyasetçilerinde yazarın masaya koyduğu bu köklü ve sarsıcı çözümleri hayata geçirecek o cesaret ve vizyon gerçekten var mı?
07:18Bu soruyu düşünmeniz için sizlere bırakıyorum.
07:21Bu analizimiz şimdilik bu kadar.
07:23Bir sonrakinde görüşmek üzere, hoşçakalın.