Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 hafta önce
Mehmet Edip Ören tarafından kaleme alınan bu metin, Türkiye’nin siyaset, güvenlik ve ekonomi gündemindeki karmaşık dinamikleri eleştirel bir perspektifle değerlendirmektedir. Yazar, terör örgütünün kendisini feshetmesinin bir başarı değil, aksine örgütün siyasi amaçlarına ulaştığının bir göstergesi olabileceği konusunda sert uyarılarda bulunmaktadır. Özerklik şartı ve yerel yönetimlerin silahlı güç oluşturma ihtimali gibi konular üzerinden milli güvenliğe yönelik riskler vurgulanmaktadır. Yazıda ayrıca, küresel sağlık ve ilaç sektörü ile sosyal güvenlik sistemleri arasındaki çatışmanın emekli maaşlarını ve yaşam kalitesini nasıl olumsuz etkilediği analiz edilmektedir. Toplumsal meseleleri kişisel anekdotlarla harmanlayan eser, iktidarın ve muhalefetin mevcut politikalarını ihanet ve hezimet kavramları çerçevesinde sorgulamaktadır. Sonuç olarak kaynak, okuyucuyu siyasi belirsizlikler ve ekonomik sömürü düzeni karşısında dikkatli ve bilinçli olmaya davet etmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:02Bugün aslında çok çarpıcı, hatta biraz ezber bozan bir konuyu masaya yatırıyoruz.
00:07Mehmet Edip Ören'in, Jeopolitik ve Ekonomi üzerine kaleme aldığı,
00:12At İzinde İkbal Pazarı adlı metnindeki oldukça eleştirel tezleri inceleyeceğiz.
00:17Yazar, Türkiye'nin siyaset, güvenlik ve ekonomi gündemine bambaşka, oldukça provokatif bir mercekten bakıyor.
00:23Ekranlarda gördüğümüz o zaferlerin veya güvendeyiz algılarının arkasında dönen gizli gündemleri deşifre ediyor.
00:30Şimdi, bildiğiniz her şeyi bir kenara bırakın çünkü bu analiz olaylara bakış açınızı epey değiştirecek.
00:36Hemen lafa girelim ve kaynak metnimizden aldığımız, ilk duyduğunuzda kulağa çok ters köşe gelen o çarpıcı soruyu soralım.
00:44Silahlı bir terör örgütünün kendini fesh etmesi, silah bırakması, sizce bu gerçekten örgütün bittiği anlamına mı gelir,
00:51yoksa tam tersi asıl büyük zaferini kazandığının bir işareti mi?
00:55Şimdi, ana akım düşünceye göre bir örgüt dağılıyorsa tehdit bitmiştir değil mi?
01:00Ancak yazarımız bu genel kabule şiddetle karşı çıkıyor, bizi olayların arka planında çok daha tehlikeli, görünmez bir siyasi zaferin yatabileceği
01:10konusunda uyarıyor.
01:11Yazarın bu gizli sistemik gündemler tezini daha iyi anlamak için konuyu dört ana başlıkta toparladık.
01:16Fesih kararı, terörün siyasi evresi, özellik ve yeni güvenlik riskleri ve son olarak da ilaç sektörüyle emeklilik çıkmazı.
01:25İlk durağımız birinci bölüm, fesih kararı. Bu karar gerçekten bir başarı mı?
01:30Genel kamuoyunun ve ana akım medyanın beklentisi gayet nettir.
01:34Bir örgüt kendini fesh ederse terör tehdit ortadan kalkmıştır.
01:37Ancak yazarın, örneğin PKK'nın ve onun Suriye'deki uzantısı olan SDG'nin muhtemel silah bırakma senaryolarına yönelik çok tartışmalı bir
01:46bakış açısı var.
01:47Diyor ki, eğer PKK veya Suriye'deki SDG gibi yapılar kendini fesh ediyorsa, bu aslında örgütün siyasi emellerine kavuştuğunu ve artık
01:56o silaha ihtiyacı kalmadığını gösterir.
01:58Yani silah işlevini siyasete devretmiştir.
02:01Yazar işte tam da bu yüzden böyle bir gelişmenin bize bir zafer veya başarı hikayesi olarak yutturulmasını kesin bir dille
02:08reddediyor.
02:09Bakın, metinde bu karmaşık siyasi sistemi anlatmak için inanılmaz manidar bir benzetme var.
02:16Yazar bu tarz siyasi hamleleri tıpkı telefonunuza gelen bilinmeyen bir numarayı açmak veya şüpheli bir linki tıklamak gibi diyerek tanımlıyor.
02:24Hani şu dolandırıcı mesajları vardır ya, mansum görünür ama tıkladığınız an bütün verileriniz gider, hayatınız altüst olur.
02:32İşte yazar, siyasi sahnede bize sunulan bu olumlu gibi görünen gelişmelerin altında da tüm güvenliğimizi çökertebilecek, böyle devasa tuzaklar olabileceğini,
02:42görünüşe asla ve asla aldanmamamız gerektiğini vurguluyor.
02:46Gelelim ikinci bölüme.
02:48Terörün siyasi evresi, yani şiddetin nasıl evrim geçirdiği.
02:52Peki bir terör örgütü o şiddet sarmalından çıkıp nasıl siyasi bir form kazanıyor?
02:59Kaynak metin bunu üç çok net adımla haritalandırıyor.
03:02Birinci adım, örgüt isteklerini dikte ettirmek için silahlı mücadeleyi bir araç olarak kullanıyor.
03:08İkinci adım, devletle masaya oturup birebir eşit konuma yani siyasi muhataplık seviyesine ulaşıyor.
03:15Ve üçüncü adım, en kritik nokta burası, işin siyasi faslı başladığında artık dağdaki o silahlı kanadı ihtiyaç kalmıyor, örgüt silahlı
03:25kanadını feshediyor çünkü son kullanma tarihi geçiyor.
03:28Yani anlayacağınız, yazar diyor ki, silahlı kanadın feshedilmesi bir yenilgi falan değil, örgütün taleplerinin çoktan sistemin içine entegre edildiğinin en
03:37net kanıtıdır.
03:38Yazar, örgütün bu süreçte devletten koparabildiği kadar taviz koparma stratejisini tanımlamak için hepimizin çok iyi bildiği bir anekdotu kullanmış.
03:47Nasreddin Hoca'nın meşhur Tavşanın Suyunun Suyu fıkrası.
03:52Bu fıkra tam olarak ne koparırsam ne elde edersem kardır mantalitesini temsil ediyor.
03:57Örgütün sınırları sonuna kadar zorlayıp sürekli yeni taleplerle masaya geldiğini ve işin sonunda devletten koparılan bu tavizlerin bize barış ambalajıyla
04:07sunulmasının ne kadar tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor.
04:11Üçüncü bölümümüz, özertlik ve riskler, namı diğer postmodern süreç.
04:16Diyelim ki bu siyasi hedeflere ulaşıldı ve örgüt kendini feshedip yeni bir faza geçti.
04:21Peki bizi bekleyen somut tehlike ne?
04:24Yazar burada milli güvenlik için en büyük tehdit olarak Avrupa özellik şartını işaret ediyor.
04:29Bu metni belediyelere kendi kolluk güçlerini yani kendi yerel polislerini kurma imkanı tanıyabilecek devasa bir yasal boşluk olarak tanımlıyor.
04:39Bunun adı konmamış bir özertliğin arka kapıdan yasallaştırılması demek olduğunu ve Türkiye'nin güvenlik mimarisinde onarılamaz gedikler açacağını söylüyor.
04:47Analizin belki de en tüyler ürpertici kısmı tam olarak burası.
04:52Yazar diyor ki o eski dönemlerde belediye imkanlarıyla gizlice kazılan yeraltı tünellerini falan unutun, onlar artık tarih olacak.
05:01Neden mi?
05:02Çünkü özertlik şartı gibi yasal zeminler oluşturulursa devlete tehdit oluşturan unsurların yasa dışı yollara, tünellere başvurmasına hiç gerek kalmayacak.
05:10Karşımızda doğrudan belediyelere bağlı, eli silahlı, gayet yasal polis güçleri olarak çıkabilecekler.
05:17Düşünebiliyor musunuz?
05:18Yazar gayr-nizami harbin tamamen yasal bir kılıfa bürüneceği konusunda bizi net bir şekilde uyarıyor.
05:25Şimdi dördüncü bölüme, sistemik sıkışma kısmına geçiyoruz.
05:30İlaç sektörü ve emeklilik.
05:33Kaynak metnimiz burada çok ilginç bir makas değiştiriyor ve bu manipülasyon mantığını makroekonomiye taşıyor.
05:39İncelediğimiz kaynağa göre dünyayı yöneten iki büyük sistem var ve bunların hedefleri birbiriyle korkunç bir çelişki içinde.
05:47Tabloya bir bakın.
05:48İlaç baronlarının tek derdi sizin 90-100 yaşına kadar yaşamanızı ama sürekli hastalanıp kronik olarak ilaçlara bağımlı kalmanızı sağlamak.
05:56Sosyal güvenlik sisteminin hedefi ise tam tersi.
05:59Devlete maliyet olmasın diye sizin 65 yaşına kadar durmadan çalışıp prim ödemenizi, emekli olduktan sonra da tercihen 1-2 yıl
06:07içinde sessizce hayatınızı kaybetmenizi istiyorlar.
06:1065 ve 90 bu iki rakam her şeyi ama her şeyi özetliyor aslında.
06:15Emeklilerin üzerine binen o imkansız baskının sembolü bu sayılar.
06:20Bir anda 65 yaşına kadar çalıştırılıp sonrasında artık sana maaş ödemek istemiyorum denilen bir emekli var.
06:26Diğer yanda ise ilaç endüstrisinin 90 yaşına kadar hayatta tutup üzerinden milyarlar kazanmak istediği bir hasta.
06:33Yazar, emekli maaşlarının düşük tutulmasının hiç de tesadüf olmadığını savunuyor.
06:39Sosyal güvenlik sisteminden kısılan o paralar, yaşlı nüfusun artan ilaç tüketimi üzerinden devasa bir kaynak olarak doğrudan ilaç baronlarına aktarılıyor.
06:48Bu acımasız döngünün nasıl işlediğini yazar adım adım anlatmış.
06:52Önce emeklinin alım gücü bilerek düşürülüyor.
06:55E alım gücü düşünce ne oluyor?
06:56İnsanlar doğru dürüst beslenemiyor, vitaminsiz kalıyor.
06:59Sağlıksız beslenen bir bedenin direnci kırılıyor ve hastalıklara çok daha açık hale geliyor.
07:04Peki sonuç bu artan hastalıklar sağlık sistemi ve ilaç sektörü için muazzam kâr marjları demek.
07:09Yani aslında yoksullaştırılan o emekli vatandaş farkında bile olmadan bu devasa küresel çarkı döndüren en verimli yakıt haline getiriliyor.
07:18Toplumsal farkındalık belirsizliklerle yüzleşme kısmına geldik.
07:21Toparlayalım isterseniz.
07:23Bütün bu anlattıklarımızı alt alta koyduğumuzda yazarın bize asıl mesajı çok net.
07:28Evet, siyasi belirsizliklerin ve ekonomik sömürünün tavan yaptığı şu çağda ne yazık ki pazarlanan ürünün ta kendisi çoğu zaman biziz,
07:37yani halk.
07:37İster adına postmodern barış süreçleri deyip güvenliğimizle oynasınlar, ister emeklilik hesaplamalarıyla ömrümüze paha bitsinler,
07:45yazar gözümüzün önünde dönen ancak arka planda işleyen bu gizli, sistemik gündemlere karşı her an son derece uyanık olmamız gerektiğinin
07:54altını kalın bir çizgiyle çiziyor.
07:57İncelememizi bitirirken, aklınızın bir köşesinde kalmasını istediğim şu provokatif soruyu sormak istiyorum.
08:03Güvenliğimizi ve cebimizi şekillendiren bu görünmez sistemlerin, o gizli ellerin gerçekten farkında mıyız?
08:09Kaynak metnemizin de açıkça ortaya koyduğu gibi, bize televizyonlarda sunulan o ana akım hikayeleri, o ambalajlı başarıları oldukları gibi kabul
08:18etmek artık bizim için geçerli bir seçenek değil.
08:21Gerçeğin her zaman bir arka yüzü vardır. Bir sonraki incelememizde o arka yüzü aralamak üzere şimdilik hoşçakalın, zihninizi açık tutun.

Önerilen