Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 6 saat önce
TARLADAN SOFRAYA UZANAN BESİN YOLCULUĞU

Tohumdan hasada, tarladan tezgaha Anadolu’nun bereketli topraklarında yapılan tarımın tüm aşamaları “Topraktan Sofraya” ile Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşuyor. Geçmişten geleceğe her dönemde önemini koruyan tarımı geliştirmek için kullanılan yöntemler, tarımın zenginleştirilmesi ve ürünlerin hasatı Zeynep Tor’un sunumuyla Topraktan Sofraya ile ekrandaki yerini alıyor.

Zeynep Tor, “Topraktan Sofraya” ile sofralara gelen besinlerin yolculuğunu Ülke TV ekranlarına taşıyor. Türkiye’nin yedi bölgesinden üreticiler, çiftçiler, toprak ve ürün için emek verenler, bereketli topraklarda yetiştirdikleri ürünleri Ülke TV ekranlarında tanıtıyor. “Topraktan Sofraya” tarımda kullanılan tohumlardan, ürünlerin hangi dönemlerde ne şekilde yetiştirildiği ve nerelere dağıtıma çıktığına kadar tüm aşamalarını izleyenleriyle paylaşıyor.

Kaliteli üretim ve sağlıklı ürünler anlayışla yola çıkan program Topraktan Sofraya her pazar 18.00’de Ülke TV’de.
Döküm
00:02Ziraat Bankası sunar
00:04ZİRAAT BANKASI SUNAR
00:04ZİRAAT BANKASI SUNAR
00:05ZİRAAT BANKASI SUNAR
00:22Zigana dağlarından Karadeniz'e uzanan, bol nemli yağışlı iklimi, dereleri ve derin vadileriyle
00:29Trabzon topraklarındayız.
00:31Bakalım bu bölgede Karadenizli üreticilerimiz neleri nasıl üretiyor, gelin birlikte görelim.
00:45Kendi ürettiği çileklerden reçel yapacak.
00:48Çocukluğumda da gidip topluyordum, o lezzeti yine alıyorum.
00:52Ayşe tam 18 yaşından bu yana balıkçılık yapıyor.
00:56Balıklarımızı çıkardık, şimdi pişiriyoruz.
00:59Bu Karadeniz bölgemizin fırınlanmış mısır unu, böyle devam ediyoruz.
01:04Çileğimiz rengini vermeye başladı.
01:06Fatma'nın çileklerinden yaptığı reçeli işte bu.
01:10Buran buran çilek kokusunun arasında kaldık.
01:14Tabağımızda oldu.
01:15Tabağımızdaki soğanları da kendim ürettim.
01:17Tarımı çok seviyorum her alanda.
01:19Bu sarı kantoron, bu da kırmızı kantoron.
01:22Sarı kantorondan kırmızı renk çıkıyor, kırmızı kantorondan da sarı renk çıkıyor.
01:26Gerçekten mi?
01:27Her sabah konuşuyor musun çilek?
01:29Yani her bahçeye inmemde muhakkak onları seviyorum.
01:32Ve çilekleri de böyle güzel.
01:34Kesip göstermek istiyorum, kıpkırmızı.
01:37Sadece uçları, evet.
01:39Şöyle şöyle.
01:39Evet, saf zeytinyağımız.
01:4110 gün boyunca güneşin altında bu şekilde bekleyecek.
01:44Bu ürünümüz 10 günlük.
01:46Bunun rengi de daha koyu, olgunlaşmış kantoron yağımız.
02:03Hırçın Karadeniz'in mücadeleci kadını Fatma ile birlikteyiz.
02:08Fatma neler için mücadele ediyor?
02:11Köyde yaşıyor ve çok iyi bir çilek üreticisi.
02:153 tane çocuğun annesi ve evini yönetiyor.
02:20Bir dükkanı var hemen biraz ileride.
02:24O dükkanda hediyelik eşyalar satıyor.
02:27Kendi üretmiş olduğu bu Karadeniz'de Trabzon'a özel yiyeceklerden satıyor.
02:32Şimdi de bize kendi ürettiği çileklerden reçel yapacak.
02:37Evet.
02:371 kilo çile, 1 kilo şeker koyuyoruz.
02:401 bardak da su koyuyoruz.
02:42Başlayalım mı o zaman yapmaya?
02:44Ben tencereyi tutayım, sen altını aç.
02:49Çileklerin ne cins?
02:51Çileklerim albiyon.
02:527 veren yılda 6-7 ay oluyor.
02:55Sürekliliği var.
02:56Şöyle ben çilekleri dökeyim.
02:59Şeker de sende.
03:00Evet.
03:01Su ne kadar olacak bu kadar çile?
03:03Su 1 bardak.
03:04Az yani.
03:05Kendi suyunu bırakacak çünkü değil mi?
03:07Evet.
03:08Fatma dededen bu yana çilek üreticiliği yapan bir ailenin kızı.
03:14Karıştırmıyoruz değil mi?
03:15Böyle bırakıyoruz.
03:15Yok şöyle evet.
03:16Çocukluğunda çilekler nasıldı?
03:18Şimdi sen nasıl çilek üreticisi olmaya karar verdin?
03:21Aslında yine aynı.
03:22Benim için hiç değişen bir şey yok.
03:24Çocukluğumda da gidip topluyordum.
03:26O lezzeti yine alıyorum.
03:27Belki sevdiğim içindir.
03:29Belki de hani ona hayran kaldığım içindir bilmiyorum.
03:32Ben kendim hani yetiştirmeyi çok seviyorum.
03:35Ve o çileklerden o küçük çocukluğumdaki lezzeti hala alabiliyorum ben.
03:39Kendini nasıl hayal ediyorsun?
03:41Hani çocukluğundayken çileklerin arasında?
03:44Hiç bu şekilde hayal etmiyordum.
03:46Ama yani Allah yürü kulum diye yürüyorsun gerçekten.
03:50Çocukluğumuzda çilek bahçesine gidip toplayıp yiyorduk yani.
03:54Bir şekilde çilek yetişiyordu.
03:56Ama sonradan bu ticari anlama döndü.
03:58Zaten bizim bu yöremiz tüdün yöresi Akçabat Trabzon tüdün yapılıyordu.
04:03Ama sonradan alternatif ürünler geldikten sonra hani çilekli, aronyaydı, yaban mersiniydi, ligarbaydı.
04:11Bu tarz şeyler piyasaya girince benim vazgeçilmeyim.
04:16Evet çilekti ve çileydi.
04:19Başlama hayalim şöyle oldu serüvenim.
04:22Bir proje kapsamında başladık çile.
04:25Jayka'nın düzenlemiş olduğu bir projeydi.
04:29Üç yıllık bir projeydi.
04:30Bu projeyle bahçemizi kurdular.
04:33Hibe bahçe kurdular.
04:35Aynen hibe bahçe kurdular ve Japonlar bu bahçeyi yaptılar ve sürekli denetimdeydi.
04:40Onlarla beraber işbirliği içerisinde gidip gelip yapılıyordu işte.
04:45Biz de takip ediyorduk.
04:47O yıl işte kayınbederim demişti ki bu çilek bahçesini senin üzerine yapalım.
04:51Hibe verilince olsun baba dedim ne demek.
04:54Yapıldı ama ben de gerçekten çok dikkat ediyorum.
04:57Kayınbederimin de eskiden tecrübeleriyle bizimkiler yenileri hep birbirine böyle...
05:02Kaynaştı.
05:03Aynen yeni fikirler çıkartmaya başladık.
05:06Japonların da destekleriyle beraber.
05:08O yıl üç yıllık bir projemin üçüncü yılında beni lider kadın çiftçi olarak Japonya'ya gönderdiler.
05:16Çok güzel bir bahçe.
05:18Aynen yani böyle...
05:19Ne şanslısın Fatma.
05:20Evet evet aynen öyle.
05:22O şekilde orada eğitimler aldık işte.
05:25Japonya'da eğitim aldın dedi.
05:26Tabii orada hani biz burada sadece yetiştiriyorduk.
05:29Yani kendi çapımızda bir çiftçiydik, üreticiydik ama hani Japonya'ya gidince kafamdaki bütün şeyleri değişti.
05:37Yani...
05:37Neler öğrendin Japonya'da?
05:39Mesela orada kooperatifleşmeyi öğrendik, birliği öğrendik.
05:43Bir araya gelip işbirliği yapmayı öğrendik, projeler yazdık.
05:47Ondan sonra bütün şeyleri değişti kafamda.
05:49Yeni bir ufuk açabiliyor.
05:51Aynen.
05:51Mesela o yıl çok ürettik.
05:53Çileğimiz o kadar çok oldu ki ama işleyemedik.
05:57Dönüştüremediniz.
05:58Dönüştüremedik.
05:58Ama mesela Japonya'dan döndükten sonra çilek işlemeye başladım.
06:03Reçeli yapmaya başladım.
06:05Marmalet yapıyoruz, kurutuyoruz.
06:07Çileği kurutuyorsun aynı zamanda.
06:08Bunları hep kendi çapımda öyle makine falan yok.
06:12Kendi kapımızda taş fırınımız var.
06:14Orada tamamen kurutuyorum.
06:16Bu zaten Trabzon fındığımız, bu Trabzon hurması.
06:20Bu bize ait kokulu üzüm pekmezi.
06:23Siyah üzüm.
06:24Evet.
06:25Isabella çeşidimiz.
06:26Bu işte olmazsa olmaz çileğimiz.
06:29Albiyon çeşidimiz.
06:31Yediveren çeşidimiz.
06:31Senin kahramanı.
06:32Evet, benim kahramanım.
06:34Kurtarıcım.
06:35Bu işi gerçekten çok severek yapıyorum.
06:38Kurbetçisine dokunuyorum, hastasına dokunuyorum.
06:41Onların o gözlerindeki ışıltıyı gördüğüm zaman çok mutlu oluyorum.
06:45Çok onlar da mutlu oluyor.
06:47Çünkü ben onlara bir vesile olup şifa veriyorum gibi böyle.
06:52Sağlıklı ürünler üretiyorsun.
06:53Evet, sağlıklı ürünler.
06:54Gerçekten öyle.
06:55Şimdi çileğimiz rengini vermeye başladı.
06:58Evet.
07:05Bu ufacık tefecik Fatmacığımız 2007 yılından bu yana profesyonel olarak çilek üreticiliği yapıyor.
07:14Fatma çocukların kaç yaşındaydı?
07:17En büyük çocuğun kaç yaşındaydı başladığında?
07:19En büyük çocuğum ilk birinci sınıfa başlamıştı işte.
07:23Altı yaşında bıraktım gitmiştim Japonya'ya.
07:25Babası hazırlayıp gönderiyordu onu okula.
07:27Ve benim için çok manidardı yani.
07:30Saçını falan örüp götürüyordu işte.
07:32Çok güzeldi.
07:33Ama tabii Japonya'ya giderken bir yanında burada,
07:37aklın burada hani dönebilecek miyim ne olacak bilmediğim bir ülke sonuçta.
07:42Heyecanlı.
07:42Evet heyecanlı ve çok ilk defa bir ülkenin başka bir ülkeye gidiyorsun.
07:46Biz hani köyümüzden çıkıp Trabzon'a gidemezken başka bir ülkeye gidiyoruz.
07:50Japonya'ya gidiyorsun.
07:51Tabii ki de.
07:52Japonya'da hangi şehirlere gittin?
07:54Sasayama'ya gittik.
07:55Kore'ye gittik.
07:56Kobe diye bir şehir oraya gittik işte.
07:58Köylere konuk olduk orada.
08:01Üretimleri gördük.
08:01Her üreticilerin evinde kaldık.
08:03Onların üretimleri nasıl diye tecrübe edilmek için oralarda kaldık.
08:08Çok büyük bir şans değil mi?
08:09Tabii ki de öyle.
08:10Ve hani hem öyle bir şans hem de gitmem de ayrı bir şans.
08:14Mesela herkesi eşi göndermez.
08:17Ailesi göndermez.
08:17Sevi seçimle mi gönderdin yoksa üreten herkesi mi gönderdin?
08:21Yok seçim tabii lider kadın çiftçi olarak gönderildi.
08:24Tebrik ediyorum seni.
08:25Teşekkür ederim çok sağ olun.
08:27Tabii bir ufkumuz açılıp bu şekilde ürettik.
08:30Bu zamana kadar geldik.
08:31Bu sene de hani marka testiliği için başvuru yaptık.
08:35İnşallah onu da alacağız.
08:36Çilek için mi reçel için mi?
08:38Üretim için.
08:39Çileğimize marka alıp işte hem reçellerimizi bu şekilde pekmezimizi bu şekilde satışını sağlayacağız.
08:45Şimdi pekmezin çok ilginç.
08:47Bu siyah üzüm yani.
08:50Kokulu üzüm.
08:51Kokulu üzüm.
08:52Karadeniz'in meşhur kokulu üzümü.
08:54Isabelle üzümünün pekmezi.
08:57Evet.
08:57Aynı yöntemle yapıyorsun değil mi bu pekmezi de?
08:59Sıkarak eski usul.
09:01Çuvalları koyup iyice sıkıyoruz.
09:03Çiğin diyorsunuz.
09:04Aynen.
09:04Alttan şırasını alıp kaynatıyoruz.
09:06Toprak koyuyorsunuz.
09:08Belli bir koymuyoruz.
09:09Ha bu topraksız mı oluyor?
09:11Topraksız.
09:11Bu yörede toprak koyulmuyor.
09:13Öyle mi?
09:13Daha uygun olmadığı için.
09:15Burada kül koyuyoruz biz.
09:16Ha kül mü koyuyorsunuz?
09:16Evet kül koyuyoruz.
09:17Odun külü.
09:18Evet ama hep her kül koyulmuyor burada da.
09:21Mesela portakal odununu, ceviz odununu o şekilde kareymiş odununu.
09:25Külünü kullanıyoruz.
09:27Külünü kullanıyoruz.
09:27Özel bir kokusu mu oluyor onun için mi?
09:30İşte onun farklı bir o ekşiliğini alıyor.
09:33Tadına bakmak istiyorum ama bu tek kaşığımız galiba.
09:37Bir tane alayım ben bundan.
09:39Son içine koymam.
09:40Olur mu?
09:40Olur.
09:42Tamamen doğal.
09:44Hiç şekeri yok.
09:45Katkısız pekmezimiz.
09:47Çok güzel.
09:48Harika bir tadı var.
09:49Afiyet olsun.
09:50Böyle ekşi, tatlı.
09:52Evet.
09:53İnsanın ağzında yayılıyor bir mayhoştan.
09:56Yani evet.
09:56Çok güzel.
09:57Hastalar çok tercih ediyor.
09:58Mesela bunu kür olarak daha çok veriyoruz biz.
10:01Nasıl bir kür mesela?
10:02Mesela bir bardak suya bir şeker kaşığı koyup birkaç damla limonla beraber sabah aşkarına demir anemlisini yükseltiyor.
10:11Böyle bir bardak suya?
10:13Bir şeker kaşığı.
10:14Tatlı kaşığı yani.
10:15Üstüne bir de limon sıkıyorsun öyle mi?
10:18Demir eksikliğine iyi geliyor.
10:19Evet.
10:20Burada da çilek reçelim var.
10:22Yapmakta olduğumuz çileğin reçeli.
10:24Bunda da mı kül var peki?
10:26Yok.
10:26Bunda sadece limon.
10:28Pekmezde kül kullanıyorsun.
10:30Hani pekmez yaparken bir kaynatıyorsun.
10:34Süzüyoruz.
10:35Süzüyorsun.
10:35İkinci defa kaynatıyorsun.
10:37Evet.
10:37O aşamada mı kül koyuyorsun?
10:38Evet.
10:39Mesela ne kadar üzüme ya da ne kadar suya ne kadar kül koyuyorsun?
10:43Biz işte 400 litrelik bir kazanımız var.
10:46Ona şöyle bir avuç bir kase diyeyim.
10:49Yani koyuyoruz bir beyaz çember yamasına sarıp içine atıyoruz.
10:53Orada işte bir saat kaynadıktan sonra onu alıyoruz.
10:56İçine dağılmaması için.
10:58Fatma'nın çileklerinden yaptığı reçeli işte bu.
11:02Bir taraftan da yapılıyor.
11:04Burada yapılmışın güzelliğini görüyorsunuz ama biz şu an buram buram çilek kokusunun
11:11arasında kaldık.
11:13Bazıları karanfil koyar Fatma.
11:15Sen de koyar mısın?
11:16Koymam.
11:16Sadece çilek, şeker ve limon.
11:19Bir başka.
11:20Yabancı madde karıştırmıyorum diyorsun.
11:23Yani belli bir ölçüm ve belli bir şeyim var benim.
11:27Onun dışına çıkmıyorum.
11:28Herkes tercih etmiyor mesela karanfili.
11:31O yani binde bir isteyen oluyor.
11:33Standartlarıma bozmam diyorsun.
11:35Aynen.
11:35Ben reçetemi bozmuyorum.
11:37Burada bir şeyler görüyorum.
11:39Bunlar nedir?
11:40Bu gözyaşı otu diye geçiyor.
11:43Bir avcuma dökebilir misin?
11:44Tesbih otu diye de geçiyor.
11:45Tesbih otu.
11:45Evet.
11:46Tesbih yapılıyor.
11:48İşte takı tasarımda kullanılıyor.
11:51Bunu mısır gibi dikiyor.
11:52Kolye falan yapıyorlar değil mi bundan?
11:54Aynen.
11:54Dağlardan mı topluyorsun bunu?
11:55Hayır bunu kendim dikiyorum.
11:57Öyle mi?
11:57Evet evet kendim.
11:58Bunu da yetiştiriyorsun.
12:00Evet evet.
12:00Bahçemde işte ben her şeyi yapmak istedim.
12:03Diyorum ya üretmeyi çok seviyorum.
12:05Fatma bahçeye gidelim.
12:06Gidelim.
12:07Ben bahçeni çok merak ettim.
12:09Hemen gidelim.
12:10Reçeli dirilerine emanet edelim biz bahçeye gidelim olur mu?
12:14Emanet edemem reçelimi çünkü benim gibi yapamaz onu kimse.
12:18Ben bitireceğim diyorsun.
12:20Tabii ki de.
12:20O zaman reçeli bitirince bahçeye gidelim biz olur mu?
12:23Olur.
12:24Bunu kuruttuktan sonra mı kullanıyorsun?
12:26Evet.
12:27Bu renkler zaten kendi rengi.
12:29Doğal rengi.
12:29Doğal rengi.
12:30Ve bu kendinden delikli.
12:32Öyle mi?
12:33Evet.
12:33Bu bak şöyle çıkartıyoruz ve kendi delikleri var.
12:36Bu şekilde kullanılıyor.
12:38Allah Teala öyle yaratmış.
12:39Bir tane ben de görebilir miyim?
12:41Şunu sana vereyim.
12:43Şöyle şu sapı, şu sap kısmından bunu.
12:46Aynen.
12:47İçinden çıktı.
12:49Ve oradan diziyoruz.
12:51Hiç işlem görmedim.
12:52Bu şekilde.
12:52İğneyi geçiriyorsun, çıkıyor.
12:54İster kolye yap, ister tesbih yap.
12:57Değil mi?
12:57Şimdi kıyafetleri de daha çok tasarım olarak kullanılıyor.
13:00Her yerde kullanılabilir.
13:02İşte Karadeniz'in üretken kadını, girişimci kadını, emettar kadını, Fatma ve çilek reçeli.
13:10Evet.
13:10En kısa zamanda bahçesine gidip çileklerini görmek istiyorum.
13:14İnşallah.
13:30Karadeniz'in çalışkan kadını Fatma, Akçabat merkezde dedi ki bana, hadi seni bir de bahçeme götüreyim.
13:37Fatma'nın çilek bahçesine geldik ama gelmek işte o kadar kolay değil.
13:42Merkezden tam 7 kilometre dağları tırmandık.
13:46Virajlı yollardan geçtik.
13:48İki araba karşı karşıya gelince böyle geçemiyorsun falan geldik.
13:53Size göre ama bana göre normal tabii artık.
13:56Tabii gelmekle iş bitmiyor.
13:58Bir de Fatma'nın tarlasına çıkma faslı var.
14:01Ben zannediyordum ki bir düzlük vardır.
14:03Orada Fatma'nın çilek bahçesi vardır.
14:05Nerede?
14:06Aynen bir fındık bahçesi gibi böyle yamaçta.
14:10Ayağınız kaysa hemen aşağı kayar düşersiniz.
14:14Fatma seni bir kez daha takdir ettim.
14:16Gerçekten emeklerine sağlık.
14:19Burada üretim yapmak hiç de kolay değil.
14:21Gerçekten kolay değil.
14:23Zorlu şartlarda emek sarf ediyoruz, üretiyoruz.
14:26Ama yapacak bir şey yok yani.
14:28Burası fındık bahçesinden farksız yani.
14:30Zaten fındık bahçesiydi.
14:32Fındık bahçesini sökerek çilek bahçesi yaptık burayı.
14:34Niye söktün?
14:35Fındık verimsiz miydi?
14:37Çilek daha çok hoşuma gidiyor.
14:39Severek yapıyorum.
14:40Çilek aşkından dolayı fındıkları söktüm diyorsun.
14:43Fatma böyle acayip hayran çileğe.
14:47Yaptığı işe acayip hayran.
14:48Gerçekten çok severek yapıyorum.
14:50Ve çileklerimi de çok seviyorum.
14:52Her sabah kalkıp geldim de onlar beni karşılıyor.
14:55Çileklerim güzel olmuş kızarmış.
14:58Ben de onlara sevgi öpücükleri, iki güzel söz söylüyorum.
15:02Her sabah konuşuyor musun çileklerimi?
15:04Yani her bahçeye inmemde muhakkak onları seviyorum.
15:07Ne diyorsun, nasıl seviyorsun mesela?
15:08Ay benim kızlarım yine çiçek açmış olmuşlar, kızarmışlar.
15:13Ay siz veriyor musunuz?
15:15Ay ne kadar güzelsiniz?
15:16Bu şekilde seviyorum.
15:18Sözlerimi esirgemiyorum onlardan diyorsun.
15:20Onlar da senden meyvelerimi esirgemiyorlar.
15:23Peki bu alan şimdi bir buçuk dönüm mü?
15:25Evet.
15:26Ne kadar çilek elde ediyorsun bir senede?
15:28Tabii verimine göre, mevsim şartlarına göre değişiyor, iklim şartlarına göre.
15:32Normalde bir dönümden 3-4 ton almamız gerekiyor ama iklim değişikliklerinden dolayı 2 ton falan alıyoruz.
15:40Ama yani bize yeterli geliyor tabii ki.
15:42Şöyle, eskiden hani sadece Haziran'da, Nisan sonu Haziran gibi çilek alıyorduk.
15:49Mevsimin o şekilde olduğunu zannediyorduk ama hem biz kendimizi geliştirdik,
15:53hem bahçemizin hangi çeşit daha uygundur, bizim yöremize hangisi daha uygundur,
15:58onu araştırıp bulup o çileğimizi dikiyoruz mesela.
16:02Neler denediğinizde?
16:04Birçok çeşit denedik.
16:05Neler mesela?
16:06Mesela Rubigen denedik, Svit Charlie denedik, Montero denedik mesela.
16:10Albion'da karar verdim.
16:12Albion'da en uygun çeşit buraya, bizim bahçemize olan o.
16:17Bir de sürekliliği var.
16:20Yani yedi veren çeşidi ve biz Eylül, Ekim, Kasım aylarına kadar hava şartlarına göre çilek alabiliyoruz.
16:28Şimdi biz 400 metre yükseklikteyiz.
16:30Rakım 400.
16:31Tepedeyiz.
16:32Kışında soğuk oluyordur herhalde burası değil mi?
16:35Tabii.
16:35Köklere zarar veriyor mu soğuk?
16:36Yok.
16:36Soğuklama olması bizim için daha iyi.
16:38Daha iyi olur.
16:38Hani bitki uykuya geçiyor, uyku dediğimiz zaman oluyor.
16:43Soğuklaması daha iyi bizim için.
16:45Şimdi buradakiler daha yapraksız, oradaki parselde daha yapraklı çilekler var.
16:52Neden kaynaklanıyor bu fark?
16:54Hem çeşit farkı var hem o ikinci yıl olduğu için bu şekilde.
16:58Aslında Albion diye diktik ama Albion çıkmadı o.
17:01Onun cinsini bilmiyoruz şimdi.
17:02Ama ikinci senesi bu da o şekilde oluyor.
17:05Genelde çileyi ben tek sıra halinde görürüm ya da iki sıra halinde görürüm.
17:09Sen üçlemişsin bunları mı?
17:11Evet.
17:12Aslında İç Anadolu bölgesinde işte Adana Mersin'de hep ikilidirler, yüksektirler.
17:16Düz olduğu için ama bizim arazimiz bayır olduğu için biz bu naylonu kendimiz sipariş verip bu deliklerini hep kendimiz deliyoruz.
17:24Üçlü sistem yapıyoruz.
17:26Yani daha fazla fide dikmiş oluyoruz.
17:29Az yere mesela o şekilde.
17:32Az yere daha çok fide dikiyorsunuz.
17:35Daha çok verim alıyorsunuz.
17:36Aynen.
17:37Ve çilekleri de böyle güzel.
17:39Gübre olarak ne kullanıyorsunuz?
17:42Gübre ilk başta hayvan gübresi bolca koyuyoruz.
17:45Bir dönüme üç ton falan koyuyoruz.
17:48Bağışlamayı yapmadan önce toprak hazırlığını yaparken hayvan gübresini koyuyoruz.
17:53Sonra fide dikimine başlıyorsunuz.
17:55Damlama sulama yapıyorsunuz.
17:58Peki sonradan başka bir gübre veriyor musunuz?
18:01Sonradan takviye olarak hani doğal gübreler var.
18:04Organik çilek projesinden aldığımız çilek gübreler var.
18:07Onlardan kullanıyoruz.
18:08Bazen hani ilçe tarımlar bize sıvı gübreler doğal olarak organik olarak veriyor.
18:13Onlardan da kullanıyoruz işte.
18:15Burada iyi tarım yapılıyor.
18:17Yani evet.
18:18Bir buçuk dönümlük araziye ne kadar hayvan gübresi gidiyor?
18:22Üç ton falan.
18:23Yedi veren olduğu için Kasım'a kadar toplamaya devam ediyorsunuz.
18:28Peki çok yüksek değiliz ya bu bölgede bir hastalık oluyor mu?
18:31Şöyle çilek aslında çok hassas bir meyve.
18:34Şöyle bakarsın çilekte bir şey yok.
18:36Akşamdan sabah kalkarsın çilek hep çökmüş hastalık.
18:40O kadar narin tekbirini almazsan öncesinde hemen gider yani.
18:45Ama biz tabii görüyorsun ki varmonda zararlı.
18:49Onların tekbirini alıyorsun.
18:51Yaprakta herhalde küflenme mantar hastalıkları falan mı?
18:55Kurşun, küflenme hastalığı oluyor.
18:57Kırmızı örümcek.
18:59Kırmızı örümcek oluyor mu burada?
19:00Evet.
19:01O çok bizi mahvediyor mesela.
19:03Bodrudüs var onlar mesela çok.
19:05Kırmızı örümcek hele mahvediyor bizi.
19:08Tabii buralara da geldi yani kırmızı örümcek.
19:10Ama kokarca da vardır o zaman değil mi?
19:13Kokarca da var.
19:14Ama kokarca şu ana kadar çileye öyle bir zarar vermedi ama inşallah vermez.
19:19Orada fındık var fındığa zarar veriyor ama çileye dokunmuyor.
19:24Yani bizim gördüğümüz dokunmuyor ama tabii hani araştırmalarda içerinde olabilir.
19:30Şu ana kadar rastlayamadık ama bilmiyorum.
19:33Belki çileğin kokusundan kaçıyorlardı.
19:36Olabilir.
19:36Olabilir çünkü çok aramı dağıtıyor ortalar.
19:39Çilek mis gibi kokuyor, çok güzel kokuyor.
19:42Bir tane böyle kesip göstermek istiyorum.
19:45Çileğin içini şu kadar güzel kıpkırmızı ve kesince de koku daha da artıyor değil mi?
19:52Yemeden durmak bayağı zor.
19:55Sen de çalışırken hep yiyor musun böyle çileği?
19:58Yok.
19:59Yemiyor musun?
20:00İş prensibi diyorsun.
20:01Yok yani çalışırken çok hani toplarken bile yemiyorum.
20:06Aklına gelmiyor.
20:07Yok yani öyle içinde olduğun zaman çok şey yapmıyorsun.
20:11Seyretmeyi seviyorsun diyorsun.
20:12Yani böyle doyuyorum ben.
20:13Hani yeme hissi olmuyor.
20:15Ama bu şekilde izlemek beni daha çok doyuruyor.
20:18Şimdi senin bahçede bir yukarıda sebzeler var.
20:22En yukarıda bağlar var.
20:24Onlar izabelle.
20:26Evet kokulu yüzüm bağlı.
20:28Hani pekmezini gösterdiğinden.
20:30Evet.
20:30Çok güzel.
20:31Bu tarafta da çeşit çeşit ağaç var.
20:33Armut var, incir var.
20:35Her türlü ağaç var.
20:36Evet.
20:36Her meyveden dikiyoruz hani hiçbir şeyden mahrum olmayalım.
20:39Akçaba toprakları çok verimli toprak.
20:42Çok verimli.
20:42Orada yetişiyor.
20:43Eskiden tütün vekiliyormuş buralara.
20:45Evet.
20:45Burası tütün bahçesiydi.
20:47Bahçesiymiş.
20:48Ve sonradan işte.
20:49Ben çilekle devam ettim.
20:51Kaynım fındık dikiyor.
20:53Komşularım farklı şeyler yapıyor.
20:55Herkes tercihine göre.
20:57Evet tercihine göre.
20:57Ama ben yıllardır 20 yıl oldu.
20:59Yani çilek yapmayı hiç bırakmadım.
21:02Gerek destekli gerek desteksiz.
21:04Yani kendi imkanlarımı zorlayarak bir şekilde dikiyorum.
21:09Her yıl kesintisiz.
21:11Zarara girsem de içeri girsem de yine dikiyorum.
21:13Vazgeçmiyorum çilekten diyorsun.
21:15Evet geçmiyorum.
21:16Bir seran olsun ister misin?
21:17Evet çok isterim.
21:19Yıllar sonra oldu bir seran.
21:21Destekli bir sera aldım Allah'a şükürler olsun.
21:23Ve ben bunu hayalimde topraksız tarıma çevirmek.
21:27Orayı.
21:27Çilek mi üreteceksin?
21:29Evet.
21:29Çilek yapmayı düşünüyorum.
21:31Ben orası zaten seran da hani çilek için bir seran olsun ister misin?
21:35Ekstra tabii ki de isterim.
21:36Neden olmasın?
21:37Ve onda hani topraksız tarımı tek hayalim o.
21:40Ne güzel.
21:41Evet.
21:42Yani modern Türkiye'mizde artık topraksız tarıma doğru ilerlediğimiz için.
21:46Yani ben o konuda bunun eğitimlerini de almak isterim.
21:50Mesela altyapısını oluşturup da bir şeylere adım atmak isterim.
21:54Hani toprakla topraksız arasındaki fark çok farklı.
21:58Mesela onun eğitimi daha farklı.
22:00Mesela biz bunun da eğitimini aldık.
22:01İlk başta gece günü kurtlara gittik öncesinde.
22:05Bu şekilde yaparak da tecrübe ediniyorsun.
22:08Topraksız tarımda da öyle ama bir altyapı oluşturmak gerekiyor.
22:11Topraksız tarım da güzel.
22:13Topraklarımızın kıymetini bilmek de güzel.
22:15Şu teker ve tel ne yapıyor? Orada ne işe yarıyor o?
22:19O teker teleferik sistemi var kurulu.
22:22O fren sistemi hani teleferik şeysi gelince onun da sabit durması için.
22:28Çengel mi geliyor oraya takılıyor?
22:30Buradan ne taşıyorsunuz yukarı?
22:32Toplamış olduğumuz çilekleri ona koyup eve çekiyoruz.
22:35Her türlü yükü taşıyoruz.
22:36İnsan gücümüzü hafifletiyoruz.
22:38Bu kadar zor şartlarda işi ne kadar kolaylaştırırsak, hafifletirsek bizim için o kadar kolay.
22:43Ben burayı kadar yürürken bayağı zorlandım.
22:47Çünkü aynı zamanda toprak kayıyor ayağın altından.
22:50Evet.
22:51Bereketli olsun.
22:52Mücadelende başarılar diliyorum.
22:54Allah razı olsun.
22:54Çok sağ olun.
22:55İnşallah seni bir gün topraksız çilek serasında ziyaret ederim.
22:59İnşallah.
22:59Hoşçakal.
23:00Çok sağ olun.
23:01Çok sağ olun.
23:19Trabzon Maşka Coşandere köyünde balıkçı Ayşe ile birlikteyiz.
23:25Ayşe tam 18 yaşından bu yana balıkçılık yapıyor.
23:29Onun hikayesini öğreneceğiz ama şimdi hava bozuldu, yağmur başladı.
23:35O yüzden balıklarımızı alıp acele gidiyoruz değil mi Ayşe?
23:38Evet.
23:39Başlayalım.
23:58Ayşe ile havuzdan balıklarımızı çıkardık, yağmura yakalandık, bir kaçtık tekrar dışarı çıktık.
24:05Şimdi pişiriyoruz.
24:07Ayşe başlayalım mı?
24:08Ha yağı koymuşsun bile sen başlamışsın.
24:11Sınmaya koydum da biraz daha ilave edeceğiz.
24:13Öyle mi?
24:13Şimdi olmazsa olmazı Karadeniz bölgemizin tereyağı.
24:17Ayşe 18 yaşında balıkçılık yapmaya başladın.
24:21Evet.
24:21Ala balık üretimiyle mi başladın ilk olarak?
24:24İlk ala balık üretimiyle 1993'te başladım bu işe.
24:28Nasıl karar verdin balıkçılık yapmaya?
24:30Yani niye başka bir iş değil, fındıkçılık değil veya başka bir iş değil de ala balık?
24:36Daha önce çocukken derelerde böyle geziyordum.
24:39Taşların arasında parlak parlak balıkları görüyordum.
24:42Evet elimle de balık yakalıyordum.
24:45Orada sürekli sürekli devamlı bağımlılık oldu bende.
24:48Balıkları çok sevdim.
24:49Alıyordum kovaya koyuyordum sonra yine suya bırakıyordum.
24:52Dedim ben bu işi ileride yaparım ticaret okulunu okudum.
24:55Sonra o hayalim değildi yani evlendikten sonra hemen bu işi yapmaya karar verdim.
25:02Eşin ne iş yapıyordu?
25:03Muhasebeci saymandı kendisi orman işletmesinde.
25:06O başka bir meslek yaptı sen balıkçılık yaptın.
25:09Evet.
25:10Şimdi biz Maçka Coşandere'deyiz ve sen 30 yıldır burada yaşıyorsun.
25:1530 yıldır burada yaşıyorum evet.
25:16Daha önce nerede yaşadın?
25:18Daha önce Maçka'nın su kenarı göğünde yaşıyordum.
25:21Bizim köyümüz oraydı.
25:22Tabii ailem bizi temelden yetiştirdi.
25:25Yani zorlu hayat şartlarına okula da yürüme gidiyorduk zaten.
25:28Ne kadar yürüyordunuz?
25:30Yaklaşık 10 kilometre sabah gidiyorduk.
25:3210 kilometre de akşam gidiyorduk.
25:34Eğitimi oradan almıştık zaten başlı başına.
25:37Mücadeleye okula giderek başladık diyorsun.
25:38Evet evet o bize tamamen bir güç vermişti köy şartlarında zorlu şartlarda yaşamak.
25:43Yani odur yani benim temelimden gelen güçlülük.
25:47Hamurum sağlam diyorsun.
25:49Evet evet.
25:50Yanıyor mu bir salla istersen tavayı?
25:52Şu an erimedi daha henüz.
25:54Peki kaç çocuğun var?
25:563 çocuğum var.
25:573 çocuğu da bu Coşandere'de büyüttün doğru mu?
26:01Evet balıklarla birlikte çocukları da aynı anda büyüttüm.
26:05En büyüğü 29 yaşında.
26:06Maşallah bayağı büyük.
26:08Birlikte büyüdük.
26:09Peki onlar da çocukluktan senin gibi böyle antrenmanlılar mı zorluklara karşı?
26:14Bir tanesi biraz antrenmanlı diğerlerini öğretmeye çalışıyoruz inşallah atapta olurlar.
26:20Kızım resimi seviyor o da doğayla iç içe ödül almış Türkiye'de birinci olmuş.
26:26O da biraz benim izimde gidiyor yani.
26:29O da mücadeleci olacak diyorsun.
26:31Evet evet.
26:31Geldi mi vakti?
26:32Şimdi bu Karadeniz bölgemizin fırınlanmış mısır unu.
26:37Yani mısırı öğüttükten sonra bir de fırınlıyorlar doğru mu?
26:41Önce fırınlıyorlar mısırı.
26:43Sonra değirmende öğütülüyor.
26:45Bu lezzet katıyor mısırın ununa.
26:48Böyle şimdi bırakınca tereyağımız da çizliyor böyle.
26:51Kıtır kıtır oluyor pişince değil mi?
26:53Evet.
26:54Böyle devam ediyoruz.
26:55Peki burada kışları kar oluyor mu?
26:58Zor mu kış yaşamak?
26:59İlk başladığım zamanlarda çok kar vardı.
27:023 metreye kadar buluyordu.
27:04Ben kürekle her tarafa atıyordum.
27:06O zorlu şartlarda köprü yol yoktu.
27:09Ben kendim o şartları yerine getiriyordum çalışarak.
27:13Yani gerçekten hala 30 yılım geçti.
27:16Hala mücadele içindeyim.
27:17Sabahleyin 6'da kalkarım.
27:19Köy şartlarında makyajımı da yaparım.
27:21Öyle mi?
27:21Kendime saygım var öncelikle.
27:23Sonra da insanlara gerçekten.
27:25İnsanın önce kendisiyle barışık.
27:27Küşlenmemi ihmal etmem diyorsun.
27:28Barışık olması lazım.
27:30Bir şeyleri yapabilir.
27:31Disiplin olmadan gerçekten olmuyor.
27:33Artık burada işimiz bitti değil mi?
27:35Bunu almaz herhalde.
27:36Tamam evet.
27:37Şimdi devam ediyoruz.
27:51Ayşe şimdi bu dağlara ne deniliyor etrafımızdaki sizi çerçeveleyen dağlara?
27:56Şöşen Dere Mahallesi Dere Evleri.
27:59Maçkaya ne kadar uzaklıktayız şu an?
28:01Maçkaya 5 kilometreyiz.
28:03Manastırı 10 kilometre.
28:05İlimize 35 kilometreyiz.
28:07Böyle baktığınız zaman hem tağı havası var burada hem şehre yakın hem ilimize yakın hem de tağı havası alabiliyorlar.
28:14İnsanlar da çok memnun bu havadan.
28:16Ama 35 kilometrede çok yakın bir mesafe değil değil mi?
28:19Evet değil ama hemen bitiriyorlar yolu.
28:22Böyle burada keyif aldıkları için.
28:24Doğayı seven için.
28:25Evet.
28:26Yol tutmuyor onları.
28:27Sen aynı zamanda burada kamp işletmeciliği yapıyorsun.
28:30Ben burada şu anda kafederyamız var.
28:32İnsanlar günübirlik geliyorlar, konaklıyorlar, mangallarını yapıyorlar.
28:37Burada her hizmet var yani alabilecekleri.
28:39Memnun kalıyorlar.
28:40Hemen yanından dere akıyor.
28:42İki taraftan dere akıyor.
28:43Evet biri balıklara gidiyor.
28:44Yukarıdan da mı akıyor?
28:45Alabalıklara.
28:46Evet şuradan giden su alabalıklara gidiyor.
28:49Her yerde su var.
28:50Su sesiyle motive oluyor insanlar.
28:52Dereler coşuyor burada gerçekten diyorsun.
28:55Evet.
28:55Şimdi bu balığın yavrularını da sen üretiyorsun.
28:58Kuluçkanen var.
28:59Kuluçkanede de yıllık kapasitem.
29:01600 bin kapasitem var.
29:03600 bin çıkardıktan sonra bir 6 ay süre geçiyor oradan.
29:07Kuluçkaneden çıkardın balıkları.
29:09Evet.
29:09Sonra onları hangi boya gelince havuza atıyorsun?
29:12Bir 6 ay süre kuluçkanede kalıyorlar.
29:15Yaklaşık 6 sandim olduktan sonra büyütme havuzlarına alıyorum onları.
29:20Büyütme havuzlarından sonra 1 yıl sürüyor onların porsiyonluk, yemeklik, balık olması.
29:24İdeal 190-200 gram, 220 gram olabiliyor yani.
29:28Bu lezzetli boyutudur.
29:301 yılda bu boyuta geliyor.
29:31Evet.
29:32Peki neyle besliyorsun?
29:33Yemlerimiz İtal yemlerdir.
29:36Karadeniz bölgemizin en büyük sorunu yem fabrikamız olmadığından dolayı.
29:40Bazı işletmeler kapatma noktasına geldi.
29:43Aslında yem sorunumuzu çözsek Karadeniz bölgesi.
29:46Ben bu konuyla alakalı bir bölgede çalışma başlattım.
29:49Yemimizi daha ucuza mal edip Karadeniz bölgemize güzel bir hizmet vermek amaç yani.
29:55Balıkçılar Birliğimizde var bizim.
29:56Şimdi balıklarımızı bir daha çevirecek miyiz yoksa böyle mi olacak?
30:00Böyle tam porsiyonu alalım.
30:02Evet.
30:02Pişmiş midir şimdi?
30:03Pişti.
30:04Ben tutuyorum tabağı.
30:05Tamamdır.
30:07Öbür tarafını çevir bakalım benim de nasıl olacak?
30:18Doldu.
30:19Tabağımız doldu.
30:20Evet.
30:20Kadın üreticimiz Ayşe bu balıkları Maçka Coşandere'de çocuklarıyla birlikte
30:26üretiyor ve insanlarımıza sunuyor.
30:29Siz de bu sağlıklı balıklardan elde etmek isterseniz Maçka Coşandere'ye Ayşe'ye başvurdu değil mi?
30:36Evet.
30:37Tabağımızdaki soğanları da kendim ürettim bunları.
30:40Çok keyifli.
30:40Tarımı çok seviyorum her alanda.
30:42Marullar?
30:43Marulları da kendim ürettim.
30:45Bu arada odun ateşinde balık pişirmek de çok kolay bir şey.
30:49Dağ havasında evet.
30:50Dağ havasında dumanlı dumanlı, havada dumanlı.
30:52Dağlar dumanlı.
30:54Bizim dumanlı.
30:55Evet.
30:55Zorlu şartlar temsil ediyor zaten dumanda.
30:59Ama biz aldırış etmeden üretime devam ediyoruz.
31:02Devam ediyoruz.
31:02Evet.
31:02Çok teşekkür ederim.
31:04Ben teşekkür ediyorum.
31:05Buradan Tarım Bakanlığı'na teşekkür ediyoruz.
31:08İnşallah bu zorlu şartlarda balıkla alakalı desteklemeleri artırırlar.
31:12Tüm işletmeciler ayakta kalır.
31:13Üretimi seviyoruz.
31:15Herkes adına teşekkür ediyorum Tarım Bakanlığı'na.
31:17Bir sorununuz var yem sorunu.
31:19Evet.
31:20Onun çözülmesini istiyorsun aynı zamanda değil mi?
31:22Evet.
31:22Karadeniz bölgemizde tüm işletmeler ayakta kalsın diye.
31:25Aynen öyle.
31:26Ayşe bu doğal ortamda balıkları doğal bir şekilde üretiyor.
31:31Ve gelenlere ulaştırıyor, pişiriyor, gönderiyor değil mi?
31:36Evet.
31:36Satıyorsun.
31:37En son Kastamonu'ya mı yollamıştın?
31:39Geçen yıl Bolanya'ya göndermiştik.
31:40Bu yıl da Kastamonu'ya gönderdik.
31:42Yeni üretimimize inşallah bakalım nereden başlayacağız.
31:45Güzel bir üretim olmasını diliyorum ülkemiz adına.
31:48Bereketli olsun.
31:49Hoşça kal.
31:50Çok teşekkürler.
31:51Hepinize ayağınıza sağlık.
32:09Trabzon Maçka'da doğa sever yetkin çobanla birlikteyiz.
32:13Yetkin doğada bulduğu çeşitli sağlıklı bitkileri daha sağlıklı hale getiriyor.
32:20Mevsim itibariyle kantoronla uğraşıyorsunuz.
32:23Bu?
32:23Bu sarı kantoron.
32:25Bunu topladın ve böyle küçük parçalara böldün.
32:28Evet.
32:28Onların uçlarını çiçeklerini tamamen ayırıyoruz.
32:31Daha sonrasında yapım aşamasına geçiyoruz.
32:33O ne?
32:34Bu da kırmızı kantoron.
32:35Tabii bundan çok fazla bulamadığımız için bunu yapamıyoruz.
32:38Sadece örnek olarak aldık.
32:40Şimdi ilginç taraf şu.
32:41Sarı kantorondan kırmızı renk çıkıyor.
32:44Kırmızı kantorondan da sarı renk çıkıyor.
32:46Gerçekten mi?
32:47Evet.
32:48Tam tersi oluşuyor yani.
32:49Sarı kantoronun kırmızı olduğunu biliyordum da kırmızıyı bilmiyordum.
32:53Teşekkür ederim öğrettin.
32:55Şimdi bunu keserken şöyle mi?
32:56Hemen sadece uçları evet.
32:58Sadece çiçekleri mümkün olduğunca almaya çalışacağız.
33:02Şöyle şöyle.
33:03Evet.
33:05Aynen.
33:05Şimdi malzemelerimiz neler oluyor?
33:07Sarı kantoron yağı elde etmek için.
33:09Elde etmek için saf zeytinyağımız.
33:12Soğuk sıkım olmalı.
33:14Kavanozlara ihtiyacımız var.
33:16Kavanozda yapıyoruz.
33:17Plastikte yapmıyoruz.
33:18Plastik mümkün olunca kullanmıyoruz.
33:20Yani yapanlar var mı?
33:22Var.
33:22Gıda kodeksine uygun olursa olur.
33:25Ama biz mümkün olunca.
33:27Bu kadarı tamam herhalde değil mi?
33:29Evet.
33:29Sebebi de şu.
33:30Biz güneş ışığında beklettiğimiz için.
33:33O yüzden plastik biliyorsunuz güneş ışığında çözünüme uğrar.
33:36Zararı olur diye kullanmıyoruz.
33:38Mümkün olduğunca cam kullanıyoruz.
33:40En sağlıklı.
33:41En sağlıklısı cam.
33:43Evet.
33:43Aynen öyle.
33:44Kantoron hangi ayda açıyor?
33:46Mayıs sonu, Haziran, Temmuz açıyor.
33:49Bu bölgede yüksekliğe göre değişiyor.
33:52Bu arada biz bu kantoronlarımızı yıkadık.
33:55İyi çene kuruttuk.
33:56Çünkü tozundan arındırdık.
33:59İyi kurutmamız gerekiyor.
34:00Yoksa küf oluşabilir.
34:02Onun için ona çok dikkat etmemiz gerekiyor.
34:04Etkisini kaybedebilir.
34:05Tabii etkisini kaybedebilir.
34:06Yıkarken de öyle çok aşırı şey değil.
34:08Sadece tozunu akıtıyoruz, asıyoruz ve tamamen güzel bir şekilde neminin çıkmasını bekliyoruz.
34:14Hırpalamadan yıkamak gerekiyor.
34:16Evet, evet aynen.
34:17Ben bir sene denedim.
34:19Birini çok yıkadım, birini hiç yıkamadan.
34:22Çünkü o yüksek yerden de temiz olduğuna güveniyordum.
34:26Çok yıkadım, böyle çok açık oldu.
34:29Gitti çünkü onun özelliği gitti.
34:32Diğeri de tam kırmızı kantoron yağını verdi.
34:35Bir de şuna dikkat edilsin.
34:37Özellikle çiçeği toplarken sabah çiğ düşüyor ya.
34:41O çiğin tamamen buharlaşması gerekiyor.
34:43Kuruyken.
34:43Ondan sonra tabii, ondan sonra toplanması tavsiye edilir.
34:47Şimdi sıkıştırmadan kabunomuzumuzun içerisine dolduruyoruz.
34:51Gevşek olacak.
34:51Gevşek, gevşek olacak aynen.
34:54Bunlar zaten yeterli.
34:55Sen yağını dökmeye başla istersen.
34:57Evet.
34:57Şimdi.
34:59Hakiki zeytinyağı.
35:00Hakiki zeytinyağı, özellikle soğuk sıkım.
35:03Hı hı.
35:04İki şifalı bitki birleşiyor.
35:07Bir arada.
35:08İki şifalı ürün bir arada.
35:10Evet.
35:11Şimdi, bunu nasıl bekle diyoruz?
35:15On gün boyunca kapağımızı tamamen sıkmıyoruz.
35:20Hafif hava alacak şekilde.
35:21Hafif hava alacak.
35:21Çünkü fermentasyon geçiriyor.
35:23O sürede içeriden kaparcıklar çıkıyor.
35:26O yüzden patlatabilir camı.
35:29Tam kapatmıyoruz.
35:30Kevşek bırakıyoruz.
35:31Ya da bazıları üzerine temiz bir gülben bağlayabiliyorlar.
35:36Gülben oluyor.
35:3610 gün.
35:3610 gün boyunca güneşin altında bu şekilde bekleyecek.
35:40Ama çevireceğiz değil mi?
35:41Tabii çevireceğiz.
35:42Ara ara böyle oynatmamız gerekiyor bunu.
35:44Ve yaklaşık 28 gün ile 40 gün arasında bir bekleme süresi var.
35:50Güneşte?
35:51Tabii.
35:52Şu anda mesela bu ürünümüz 10 günlük.
35:5510 günlük bir oluşum.
35:56İçinde bunun duruyor değil mi?
35:58Tabii duruyor duruyor.
36:00Evet.
36:00Çiçeklerimiz duruyor.
36:02Çiçeklerimiz içerisinde.
36:03Ve daha rengi pembe.
36:05Tabii.
36:05Biraz daha tam kırmızı hal alacak.
36:07Evet.
36:08Özellikle ekzemada ve yaralarda ve yaraların hızlı iyileşmesinde çok etkili oluyor.
36:14Ama açık yarada kullanmamak.
36:15Açık yarada kesinlikle.
36:17Zaten açık yaraya biz hiçbir zaman önermiyoruz.
36:19Bir de şunu öneriyoruz.
36:22Güneşe çıkarken kesinlikle kullanılmasın diyoruz.
36:24Akşam vakti kullanılsın.
36:26Yani yatmadan önce kullanılmasın daha çok da.
36:29Biliyor musun örnekleri burada benim kollarımda.
36:32Ben yaptığım yıl böyle ellerimi sürüyordum ve çıkıyordum dışarı.
36:37Evet.
36:37Sonra bu lekeler oluştu.
36:38Evet oluşturabilir.
36:39Kantaron yağını sürüp güneş ışığına çıkarsanız eğer leke oluşturabiliyor.
36:43Oluşturabilir.
36:44Oluşturabilir.
36:45Ona da dikkat etmek lazım.
36:46Bu da bizim son mamulümüz.
36:48Son hali.
36:49Olgun.
36:49Olgun hali.
36:50Artık süzdürülmüş.
36:52Kırk gün sonra bunu temiz bir tülbentle süzüyoruz.
36:56Yağını ayırıyoruz ve içerisindeki bu sasını da atıyoruz.
37:00Bunu sürerek kullanabildiğimiz yeri içebiliyor.
37:03Sürerek.
37:03Aynı zamanda içebiliyor.
37:04Mide hastalıkları için iyi geliyor.
37:06Bazılarında allerjik reaksiyon gösterebilir.
37:09Ona da dikkat etmek gerekiyor.
37:10Yani doktoruna tabii sormaları gerekiyor mutlaka kullanmadan önce ama içilebiliyor.
37:16Zaten bazı bölgelerde Ege gibi, Akdeniz gibi bunu bilen doktorlar tavsiye edebiliyorlar.
37:23Tavsiye ediyorlar.
37:24Bunun rengi de daha koyu.
37:26Daha koyu.
37:27Olgunlaşmış kantaron yağımız.
37:29Evet.
37:30Çok teşekkür ederim.
37:32Nasıl kurulduğunu bana bir kez daha hatırlattın ve seyircilerimize öğretmiş oldun.
37:38Daha yeni tariflerini bekliyoruz efendim.
37:40İnşallah daha güzelleri mevsimine göre yapacağız.
37:43Tamam.
37:43Şimdi şöyle de bir şey gösterelim efendim.
37:45Şöyle bakın elimizde yaptığımızda içerisindeki şu anda bir eldiven olduğu için çok belli olmuyor.
37:51Hemen yağ ortaya çıkıyor.
37:53Kantaron yağı ortaya çıkıyor.
37:54Kantaron yağı.
37:55Bir toplarken yaptık onu.
37:58Kapsülündeki yağı çıkarıyor değil mi?
37:59Kapsülündeki yağ.
38:00Bu şu anda rengi belli olmuyor.
38:02Çıplak elle olunca daha net ortaya çıkıyor.
38:06Aynı bu renk alabiliyor.
38:07Peki çok teşekkür ederim.
38:08Çok teşekkür ederim.
38:09Kolay gelsin.
38:09Hoşçakal.
38:10Hoşçakal.
38:12Hoşçakal.
38:13Hoşçakal.
38:26Hoşçakal.
Yorumlar

Önerilen