Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Yazar Nazım Peker, Türkiye'nin Irak ile olan resmi anlaşmaları ihlal ederek yasal olmayan yollardan petrol ticareti yapması sonucunda mahkûm edildiği 1,5 milyar dolarlık tazminat konusunu ele almaktadır. Metinde, Barzani yönetimiyle kurulan bu hukuksuz iş birliğinin uluslararası mahkemelerde Türkiye aleyhine sonuçlandığı ve devletin ciddi bir mali yükle karşı karşıya kaldığı vurgulanmaktadır. Peker, bu usulsüz satışlardan devasa karlar elde eden şahıs ve kurumların kim olduğunu sorgulayarak sorumluluğun onlara ait olduğunu savunmaktadır. Yazar, bu ağır cezanın masum halkın vergileriyle ödenmesine karşı çıkmakta ve mali bedelin asıl muhatapları tarafından karşılanması gerektiğini ifade etmektedir. Sonuç olarak kaynak, ekonomik zorluklar yaşayan Türk halkının bu yolsuzluk ve ihmallerin faturasını üstlenmemesi gerektiği fikri üzerine yoğunlaşmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Gelin, hiç vakit kaymetmeden doğrudan konuya gireli.
00:03Bugün hepimizi çok yakından ilgilendiren, bir o kadar da can sıkıcı bir gizimi çözmek için buradayız.
00:08Yazar Nazım Peker'in kaleme aldığı ve okuyan herkesi şaşkına çeviren o çarpıcı makaleyi adım adım inceleyeceğiz.
00:14Ortada uluslararası mahkemelerden çıkmış devasa bir fatura, ihlal edilmiş anlaşmalar ve acilen cevap bekleyen çok ciddi sorular var.
00:22Karmaşık gibi görünen olayların perde arkasını merak ediyorsanız, inanın çok doğru yerdesiniz.
00:27Hazırsanız bu devasa ekonomik gizemi birlikte çözmeye başlayalım.
00:321,5 milyar dolar.
00:34Şöyle bir durup düşününce sadece sıfırları saymak bile yorucu değil mi?
00:38Bu öyle sıradan bir sayı, ufak bir bütçe sapması falan değil.
00:42Bu, Türkiye'nin uluslararası tahkim mahkemesi tarafından ödemeye mahkum edildiği o sarsıcı tazminatın ta kendisi.
00:49Üstelik yazarın makalesinde özellikle altını çizdiği bir detay var.
00:53Bu rakama daha o birikecek olan devasa gecikme faizleri dahil bile değil.
00:57Yani aslında yüzleştiğimiz tablo çok daha korkutucu.
01:01Peki ama durduk yere bu kadar büyük bir uluslararası borç nasıl ortaya çıktı?
01:051. bölüm 1,5 milyar dolarlık fatura.
01:09Şimdi, herhangi bir sorunu çözmek için önce o sorunun tam olarak ne olduğunu anlamamız şart.
01:15Bu ceza gökten zembille ilmedi ya.
01:18Yazar Nazım Peker olayı çok net özetliyor.
01:20Peker'e göre bu cezanın ana sebebi Irak petrollerinin esas sahip sahibi olan Irak merkezi hükümetinin resmi izni olmadan Türkiye'deki
01:30bazı bağlantılar üzerinden yasa dışı yollarla satılmış olması.
01:33İşin içinde İsrail dahil üçüncü ülkeler var.
01:36Yani temel iddia şu, ortada yetkisiz, izinsiz ve uluslararası hukukun etrafından dolanılan kapalı kapılar ardında bir ticaret var ve bu
01:45ağır fatura da işte tam olarak bu yüzden kesildi.
01:482. bölüm Boru Hattı'nın Tarihçesi
01:51Olayların bugün nasıl 1,5 milyar dolarlık bir krize dönüştüğünü kavramak için biraz geçmişe, her şeyin başladığı noktaya dönmemiz gerekiyor.
02:00Yıl 1973, Türkiye ile Irak arasında tamamen yasal, meşru ve iki devletin de çıkarına olan resmi bir anlaşma imzalanıyor.
02:091976'da hat tıkır tıkır işlemeye başlıyor.
02:13Buradaki tek meşru amaç ne?
02:14Irak petrolünü deniz yoluyla kolayca ve yasal olarak dünya pazarlarına ulaştırmak.
02:19Ama işgal sonrası döneme lütfen dikkat edin.
02:22Yazar diyor ki, Amerika Birleşik Devletleri'nin Irak'ı işgal etmesiyle bölgedeki bütün o meşru düzen İskambil kağıdı gibi yıkıldı
02:30ve asıl kriz işte bu büyük otorite boşluğundan doğdu.
02:343. bölüm Çiğnenen Uluslararası Antlaşma
02:37Düzen bir kez bozulduktan sonra o boru hattı üzerinden yapılmaması gereken ne varsa yapılmaya başlandığı iddia ediliyor.
02:45Bakın, uluslararası hukuka göre bu boru hattının kullanımında masada oturmaya hakkı olan sadece iki meşru taraf var.
02:52Biri Türkiye Cumhuriyeti Devleti, diğeri Irak Merkezi Hükümeti.
02:56Bitti.
02:57Ancak Peker'in analizine göre o işgal sonrası kaosta fiili olarak ipleri eline alanlar bambaşkaydı.
03:03Makale, Irak Merkezi Hükümeti yerine Barzani'nin Türkiye'deki bazı meçhul yapılarla ortaklık kurup bu hattı kendi çıkarları için gayri resmi
03:11kullandığını öne sürüyor.
03:12Yazar özellikle vurguluyor, Barzani, uluslararası hukuka göre bu anlaşmanın hiçbir şekilde tarafı olamaz.
03:19Makalenin biraz daha siyasi tarafına baktığımızda, yazarın bu kaotik dönemle ilgili son derece sert iddiaları olduğunu görüyoruz.
03:27Biz burada taraf tutmuyoruz, sadece yazarın sunduğu resmi doğrudan size aktarıyoruz.
03:32Peker'e göre, Barzani sadece bu yasa dışı petrol ticareti için Türkiye'de birilerine yol vermekle kalmadı,
03:39aynı zamanda bölgedeki otorite boşluğunu fırsat bilip, Musul ve Kerkük'teki nüfus ve tapu dairelerini yaktırdı,
03:47Türkmenlerin mallarına el koydu ve buradan elde ettiği yasa dışı milyonlarca dolarla kendi gücüne güç kattı.
03:53Yani yazara göre, bu sadece basit bir anlaşma ihlali değil, çok daha büyük ve karanlık bir bölgesel fırsatçılık operasyonu.
04:01Peki, işin en can alıcı kısımlarından birine gelirim.
04:05Bu milyonlarca varil yasa dışı petrol nereye aktı dersiniz?
04:10Makalede özel olarak dikkat çekilen bir nokta var.
04:13Pekar, bu gizli satış rotasının tam merkezine İzrail'i ve diğer üçüncü ülkeleri koyuyor.
04:19Yani, Irak Devleti'nin haberi ve izni olmadan, o hattan şarıl şarıl akan petrollerin kapalı kapılar ardında doğrudan bu adreslere
04:28yönlendirildiğini aktarıyor.
04:30Dördüncü bölüm, yazarın cevapsız bırakılan soruları.
04:33İşte burası, makalede tansiyonun gerçekten zirve yaptığı yer.
04:38Yazar, okuyucuyu adeta bir soru bombardımanına tutuyor.
04:41Peker, hepimizin durup kendisine sorması gereken şu soruları arka arkaya patlatıyor.
04:46Bu petrolü boru hattına sokup kimler sattı, bu satış kime, nereye yapıldı, aradaki o tatlı komisyonları kimler aldı, kimler ne
04:54kadar kazandı ve en önemlisi, şimdi önümüzde duran bu devasa 1,5 milyar dolarlık faturayı kim ödeyecek?
05:00İnanılmaz değil mi? Gerçekten de tam bir dedektiflik hikayesi gibi.
05:04Ama bence yazarın kendi sorduğu sorulara verdiği en kritik cevap şu, devletin kasası bu satışlardan tek bir kuruş bile kazanmadı.
05:13Evet, yanlış duymadınız. Mantık çok basit aslında.
05:17Ortada satılan bir petrol varsa, dönen milyon dolarlar varsa ama bu para Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi hazinesine girmemişse, e o
05:25zaman bu para kimin cebine girdi?
05:27Yazar, devletin kazanmadığı bir denklemde çok açık bir şekilde bazı özel kişilerin veya şirketlerin haksız kazanç sağladığı çıkarımını yapıyor.
05:36Beşinci ve son bölümümüz, bedeli kim ödemeli?
05:40Şimdi ortada bariz bir suç var, kesilmiş, devasa bir ceza var.
05:44Peki bu işin faturasını kim sırtlanacak?
05:47Peker, kendi argümanını desteklemek için Anadolu'dan çok çarpıcı ve cuk oturan bir atasözü kullanıyor.
05:53İti, öldürene sürütürler.
05:55Anlamı gayet net değil mi?
05:56Yani ortada bir pislik varsa o pisliği ancak onu yapan kişi temizlemelidir.
06:01Sorunu kim yarattıysa bedelini de kuruşu kuruşuna o ödemelidir.
06:04Yazar bu sözle faturanın halka değil bu işten cebini dolduran asıl sorumlulara kesilmesi gerektiğini çok sert bir dille özetliyor.
06:12Makalenin toplumsal vicdanı en çok dokunduğu yer tam da burası.
06:17Bir terazinin iki kefesini düşünün.
06:19Bir yanda her gün ekonomik zorluklarla boğuşan, yazarın deyimiyle kaynak yok diye bekleyen emekliler ve 85 milyon vatandaşımız var.
06:28Diğer kefede ise devletin mekanizmalarını kullanarak bu hukuksuzluğa göz yuman, yasa dışı ticarete yol verip kendi cüzdanlarını tıka basa dolduran
06:38isimsiz kişiler ve yapılar var.
06:40Yazar, kimin yediği belli olmayan bu devasa yemeğin hesabını sıradan vergi mükelleflerinin ödemesinin korkunç bir adaletsizlik olduğunu savunuyor.
06:49Ve geldik o son büyük soruya.
06:52Nazım Peker'in okuyucusuna yönelttiği, aslında her gün üzerine kafa yormamız gereken o kışkırtıcı soru,
06:58ortada uluslararası mahkeme kararıyla ispatlanmış bir hukuksuzluk ve ihmal varken,
07:03milletin ne suçu var?
07:05Bedeli cebini dolduranlar mı ödemeli, yoksa siz biz yani 85 milyon mu?
07:10Bu incelememiz, manşetlerin arkasında yatan bu sarsıcı ikilemi ortaya koyuyor.
07:15Sorumluların kim olduğunu ve bedeli kimin ödeyeceğini zaman gösterecek elbette.
07:19Ancak bu soruların peşini bırakmamak hepimizin görevi.
07:23Bir sonraki incelememizde buluşmak üzere.
07:25Merak etmeyeme sürekli sorgulamaya devam edin.
07:28Kendinize iyi bakın.
Yorumlar

Önerilen