00:00Herkese merhaba. Christopher Nolan'ın sinema dünyasını kelimenin tam anlamıyla kasıp kavuran ve hepimizin uzun zamandır merakla beklediği o devasa
00:07di odisi uyarlamasını, derinlemesini inceleyeceğimiz bu bölüme hoş geldiniz.
00:12Bugün lafı hiç uzatmadan doğrudan konuya dalıyoruz çünkü masamızda bu filmin gişeleri nasıl alt üst ettiği ve izleyiciyi o şaşırtıcı
00:19anlatı yapısıyla nasıl avucunun içine aldığı var.
00:21Dr. Alper Sezner'in o ufuk açıcı analizinden yola çıkarak 3000 yıllık bir destanın modern sinemada nasıl bu kadar güçlü
00:28bir şekilde yeniden doğduğunu hep birlikte adım adım çözeceğiz.
00:32Hazırsanız başlıyoruz.
00:34Şimdi her şeyden önce şu dudak uçuklatan rakama bir bakalım.
00:37Tam 250 milyon dolar.
00:40İnanılmaz bir bütçe değil mi?
00:42Nolan bu antik destanı perdeye taşırken teknolojinin sınırlarını sonuna kadar zorlamış ve o bildiğimiz imza tarzıyla IMAX 70 mm teknolojisini
00:51kullanarak o destansı görsel ölçeyi kusursuzca yaratmış.
00:55Tabi sadece kamera arkası değil, kamera önü de tam bir yıldızlar geçidi.
00:59Matt Damon'ın o yorgun ama bir o kadar karizmatik odiseosunu, Anne Hathaway'in derinlikli penelopesini ve Robert Pattinson'ın
01:06o akıllara kazınan performansını düşündüğünüzde bu devasa bütçenin her bir kuruşunun hakkının verildiğini hissediyorsunuz.
01:13Sadece prodüksiyon değil tepkiler de gerçekten baş döndürücü.
01:17İstatistiklere şöyle bir göz attığımızda tam bir zafer tablosu görüyoruz.
01:21Rotten Tomatoes'da %90, Metacritic'de yine %90 gibi harika bir skor ve en çarpıcısı 217 binden fazla sinema severin oyuyla IMDb'de
01:31ulaşılan 8.5 puan.
01:32Bakın bu sıradan bir gişe başarısı falan değil.
01:35Şu an sinema çevrelerinde film, Nolan'ın Ottenheimer ve Inception gibi o kült başyapıtlarıyla aynı masada konuşuluyor.
01:42Hatta pek çok prestijli eleştirmen şimdiden buna yılın sinemasal şaheseri demeye başladı bile.
01:47Peki her şey gerçekten bu kadar dikensiz gül bahçesi mi?
01:52Eh pek sayılmaz.
01:53İşin aslı bu inanılmaz başarı tablosunun ve övgü yağmurunun hemen yanı başında filmle ilgili ciddi hayal kırıklıkları yaşayan ve seslerine
02:02oldukça gül çıkaran bir eleştirmen grubu da var.
02:05Gelin şimdi hikayenin biraz daha çatışmalı, biraz daha tartışmalı olan bu yüzüne çevirelim rotamızı.
02:10Bu karşıt görüşlü eleştirmenlerin birleştiği o çok tanıdık bir şikayet var, tempo sorunları ve parçalı yapı.
02:17Diyorlar ki Nolan'ın o kendine has, zaman atlamalarıyla dolu karmaşık hikaye anlatıcılığı bu kez duvara tosladı.
02:25Bu modern kurgunun antik metnin ruhuna zarar verdiğini, hikayenin akışını paramparça ettiğini ve doğal olarak seyircinin bu büyük destanla duygusal
02:34bir bağ kurmasını imkansız hale getirdiğini şiddetle savunuyorlar.
02:38İşte tam da bu noktada durup kendimize şu kritik soruyu sormamız gerekiyor.
02:43Hepimiz biliyoruz, Memento'yu izledik, The Prestige'i izledik, Nolan zamanı bir oyun hamuru gibi eğip bükmeye bayılıyor.
02:50Peki ama bu filmde sırf kendi o imza tarzını konuşturmak uğruna, Homeros'un o binlerce yıllık kusursuz mirasını gerçekten de
02:58mahvetmiş, ona sadakatsizlik etmiş olabilir mi?
03:01Yoksa, yoksa ortada çoğumuzun gözden kaçırdığı çok daha dahiyane bir satranç hamlesi mi var?
03:06Cevap için Dr. Alper Sezner'in o harika tespiti imdadımıza yetişiyor.
03:11İnanın bana, işler tam da burada bambaşka bir boyut kazanıyor ve filmi izlerken hissettiğiniz her şey tepetaklak oluyor.
03:18Sıkı durun çünkü o çok eleştirilen, hikayeyi paramparça ettiği söylenen modern Nolan kurgusu var ya, aslında M.Ö. 8. yüzyılda
03:28Homeros'un bizzat yaptığı şeyin ta kendisi.
03:30Evet doğru duydunuz, Homeros'ta o devasa destanına öyle kronolojik falan başlamaz.
03:35In medias res dediğimiz teknikle bizi olayların tam ortasına bir anda fırlatıverir.
03:40Düşünsenize, Odysseus'un Truva'dan ayrılışını, o efsanevi tek gözlü dev polifeması ile savaşını eş zamanlı olarak okumayız biz.
03:48Bunların hepsini çok sonra, Fayaklar Sarayı'ndaki bir ziyafette, Odysseus'un geçmişe dönük o uzun anlatısıyla, yani aslında devasa bir
03:56flashback ile öğreniriz,
03:57yani işin özü Nolan metni kendi tarzı için bozmuş falan değil.
04:01Tam aksine, Homeros'un o 3000 yıllık akıl almaz kurgusunu sinemaya adeta harfi harfine mükemmel bir şekilde kopyalamış.
04:09Anlatı yapısındaki bu ters köşeyi, bu kurgu dehasını anladık.
04:13Ama hikayenin sadece iskeletinde kalamayız, bir de o can alıcı duygusal çekirdeğine inmemiz şart.
04:19Çünkü bu parçalı zaman çizgisi sadece havalı bir sinema hilesi değil.
04:24Karakterin ruhunda açılan yaraları ve kimlik arayışını iliklerimize kadar hissetmemiz için hayati bir araç.
04:30Filmin merkezinde yatan o derin felsefeyi tam olarak kavramak için, ünlü Fiyozof Hegel'in Anerkening, yani tanınma kavramına bir bakmamız
04:39gerekiyor.
04:39Hegel bunu çok net açıklar.
04:41Bir özne, kendi kimliğini ancak ve ancak bir başkasının onu tanımasıyla, onu onaylamasıyla var edebilir.
04:47Şimdi Odes Yusuf'u bir düşünün, 20 yıl, tam 20 yıllık kan, gözyaşı ve savaş dolu bir sürgünün ardından nihayet
04:55evine dönüyor.
04:55Ama büyük bir trajediyle karşı karşıya, kendi evinde bile bir yabancı.
04:59Artık kim olduğunu hatırlaması ve yıkılan o kimliğini baştan inşa etmesi için dışarıdan onu gerçekten tanıyan gözlerin bakışlarına muhtaç.
05:07İşte Nolan'ın ustalığı burada devreye giriyor.
05:11Filmin tüm duygusal iskeletini tam da bu yüzleşme, bu tanınma anları üzerine inşa ediyor.
05:17O sadık yaşlı köpeği Argos'un kokusundan onu hissetmesi, emektar dadısı Örüklea'nın onu yıllar önceki bir yara izinden tanıması,
05:26karısı Penelope'nin o meşhur yatak sırrıyla yaptığı gerilim dolu sınav ve tabii ki oğlu Telemakos'un babasıyla kavuşması.
05:33Nolan, antik sözlü anlatımın o esnek doğasını harika kullanarak bu anları sinemasal gerilimi zirveye taşıyacak şekilde serbestçe yeniden sıralıyor ve
05:43adeta bizimle oynuyor.
05:45Tabii tanınmadan, bekleyişten bahsedip de Penelope'nin o yürek burkan direnişini atlamak olmaz.
05:50Burada karşımıza bir başka felsefi dev, Bergson ve onun dürre yani süre kavramı çıkıyor.
05:56Penelope'nin kayınpederi Laertes için gündüzleri sabırla dokuyup geceleri gizlice söktüğü o ünlü kefeni hatırlayın.
06:03Anne Hathaway bu sahnelerde öyle bir performans sergiliyor ki,
06:07zamanın duvardaki bir saatin tiktaklarıyla değil, sürekli kendini tekrar eden, asla ilerlemeyen,
06:14adeta hapsolunmuş bir bekleyiş hali olarak nasıl yaşandığını bize hissettiriyor.
06:18Penelope dokudukça ve söktükçe, inanın zaman da onun ellerinde kelimenin tam anlamıyla sökülüyor.
06:24Şimdi yavaş yavaş eleştirmenlerin filmle ilgili o diğer büyük, o isyankar şikayetine gelelim.
06:30Klasik bir Yunan destanı izliyoruz ama sahi, o devasa, pırıltılı tanrılar, gökleri yaran yıldırımlar nerede?
06:38Burada orijinal antik anlatıyla bu modern uyarlama arasında muazzam bir paradigma kayması var.
06:44Orijinal metni okuduğunuzda insanların kaderin ve tanrıların birer oyuncağı olduğunu görürsünüz.
06:50Atina bir anda gökten inip yardım eder veya Poseidon denizleri birbirine katar.
06:55Ama Nolan gibi modern bir hikaye anlatıcısı bir destanı günümüze taşırken bu ilahi müdahaleleri,
07:02fiziksel birer varlık olarak değil, karakterlerin rüyaları, vicdanları, iç sesleri ve psikolojik sezgileri olarak metaforlaştırıyor.
07:10Yani bu hikayede Odysseus artık Olimpos'taki tanrıların bir piyonu değil,
07:15kendi hatalarını yapan, kendi kararlarını veren, özgür iradeye sahip özerk bir birey.
07:21Peki ama bir yönetmen neden böyle bir risk alır?
07:24Neden tanınma sahnelerinin sırasıyla oynar veya koskoca mitolojik tanrıları alıp insanın kendi zihninin içine, bilinçaltını hapseder?
07:33İşin sırrı şu, bu radikal görünen seçimler aslında bu antik metinlerin günümüzde hala nefes almasını,
07:40hala bizimle konuşmasını sağlayan o gizli formülün ta kendisi.
07:45Bakın, Dr. Sezener'in analizindeki o can alıcı, o harika cümleyi hiç unutmamalıyız.
07:50Homeros bize boşluklar bırakır.
07:533000 yıllık tozlu bir metnin bugün hala kalbimize bu kadar derinden dokunabilmesinin asıl sebebi,
07:59Homeros'un gelecekteki anlatıcılar için hikayede bilinçli olarak açık kapılar, boşluklar bırakmış olmasıdır.
08:05Dolayısıyla Nolan metni parçalamıyor, tam aksine yüzyıllardır devam eden o sözlü anlatım geleneğinin bir parçası oluyor.
08:12O antik boşlukları alıyor ve günümüzün sinema diliyle kendi jenerasyonunun ihtiyaçlarına göre ilmek ilmek yeniden dolduruyor.
08:20Evet, Nolan'ın bu devasa, bütçeli, zihin yakan, imaks kameralı, gişe canavarını enine boyuna masaya yatırdık.
08:28Ama biliyor musunuz, anlatıcının o bahsettiğimiz boşluklarını doldurmanın tek yolu kesinlikle bu değil.
08:34Şimdi bakış açımızı 180 derece çeviriyoruz ve karşımıza yönetmen Uberto Pasolini'nin yine 2024 çıkışlı olan The Return yani dönüş
08:44isimle o çarpıcı bağımsız uyarlaması çıkıyor.
08:48Gelin sinema endüstrisinin iki tamamen zıt kutbuna doğru kısa bir yolculuğa çıkalım.
08:52Bir yanda Nolan'ın 250 milyon dolarlık devasa gösteri ve aksiyon odaklı Studio David Odysseys.
08:59Diğer yanda ise The Return, başrollerinde Ralph Fiennes ve Juliette Binoche gibi iki efsanenin yer aldığı,
09:06Hollywood'un o şahşalı aksiyonundan kilometrelerce uzakta duran, çok daha karanlık, ağır ve tamamen karakter odaklı bir bağımsız film.
09:14Guardian'dan da ciddi övgüler toplayan Pasolini'nin derdi çok daha farklı.
09:19O, mitolojik canavarları, devasa orduları ve o havalı görsel efektleri tamamen hikayeden çıkarıp atıyor.
09:26Bunların yerine savaştan aklını yitirme noktasına gelip dönen bir adamın yakasından düşmeyen, hayatta kalan suçluluğuna odaklanıyor.
09:33Kendi evinde bir hayalete dönüşmesine, yabancılaşmasına ve eve doluşan talipler tarafından kuşatılmış bir evliliğin içeriden sessizce ve acı içinde çöküşünü
09:43anlatıyor.
09:43Kısacası destanın değil, savaşın o çiğ ve travmatik yüzüyle ilgileniyor.
09:48İşte karşımızda aynı kaynak metin, aynı üç bin yıllık destan ama birbirinden gece ile gündüz kadar farklı iki muazzam boşluk
09:57doldurma eylemi var.
09:58Bir tarafta Nolla'nın zekanızı sınayan o devasa, doğrusal olmayan, görsel bir sinema şöleni,
10:04diğer tarafta ise Pasolini'nin insanın ruhunu lime lime eden o sessiz ve sarsıcı psikolojik yıkım hikayesi.
10:11Şimdi size çok basit ama bir o kadar da zor bir soru bırakıyorum.
10:15Siz bu kadim destanın büyüsüne kapılırken, sinema koltuğunda kendi ruhunuzdaki hangi boşluğu doldurmayı seçeceksiniz?
10:22İncelememize eşlik ettiğiniz için çok teşekkürler.
10:25İki filmi de mutlaka listenize ekleyin.
10:27Bir sonraki analizimizde görüşmek üzere, hoşçakalın.
10:30İzlediğiniz için teşekkürler.