00:00Herkese merhaba, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:02Bugün pek çoğumuzun aslında köşe bucak kaçtığı, yüzleşmekten deli gibi korktuğu
00:07ama belki de hayatımızdaki en büyük fırsatı barındıran bir konuyu masaya yatırıyoruz.
00:12Yalnızlık.
00:13Mehmet Özkendirci'nin o çok konuşulan, ezber bozan, yalnızlık iyidir denemesini inceleyeceğiz.
00:18Hani hepimiz yalnız kalmanın kötü, üzücü ya da kesinlikle kaçınılması gereken bir şey olduğuna inandırılarak büyütüldük, değil mi?
00:25Kafamızda hep o klişe denklem var.
00:27Yalnızlık eşittir, mutsuzluk.
00:29Ama bakın, bu analizde bu algıyı tamamen yerle bir edeceğiz.
00:33Yalnızlığın aslında bizi biz yapan, iyileştiren ve güçlendiren bir süreç olduğunu görmeye hazır olun.
00:39Birinci bölümümüz, Yalnızlık Gerçekten Kötü Mü?
00:43Şimdi, içinde yaşadığımız modern dünyanın çok garip, koca bir çelişkisi var.
00:47Düşünsenize, tarihte hiç olmadığı kadar birbirimize bağlıyız.
00:51Milyonlarca insanın tıkış tıkış yaşadığı devasa metropollerdeyiz.
00:55Ama açıkçası içten içe hiç bu kadar izole hissetmemiştik.
00:58Bir yanda durmadan artan, adeta patlama yaşayan bir dünya nüfusu var.
01:03Etrafımız insan kaynıyor resmen.
01:05Ama diğer yanda çok daha inanılmaz bir hızla artan Yalnız İnsanlar Ordusu var.
01:09Yani nüfusumuz çoğaldıkça, etrafımız kalabalıklaştıkça, paradoksal bir şekilde yalnızlığımız da o derece derinleşiyor.
01:16Matematiksel olarak çevremizde tonla insan var evet ama ruhsal olarak çoğumuz ıssız bir adada gibiyiz.
01:23Peki biz ne yapıyoruz?
01:24Bu ıssızlık hissine karşı hepimizin bulduğunu sandığı çok tanıdık bir çözüm var.
01:29O akıllı telefonlar.
01:30İnsanlar yalnızlığın ilacını avuçlarının içindeki o parlak ekranlarda arıyor.
01:35Bu gerçekten üstüne uzun uzun düşünülmesi gereken can sıkıcı bir durum.
01:39Fiziksel olarak yanı başımızdaki insanlardan koptukça o ekranlara sığınıyoruz.
01:44Sosyal medyadaki beğeniler, hiç susmayan bildirimler, o sanal dünyadaki geçici bağlar hepsini yalnızlığımıza bir yara bandı yapmaya çalışıyoruz.
01:52Ama yazarın da üstüne basarak söylediği gibi bu maalesef işe yaramayan umutsuz bir arayış.
01:58O telefonlar bizi birleştirmiyor arkadaşlar.
02:01Sadece yalnızlığımızın acısını uyuşturuyor.
02:03İkinci Bölüm
02:04En Değerli Üstelik Ücretsiz Terapi
02:07Dışarıdaki bu sahte arayışları bir kenara bırakalım da anlatıyı biraz kendi içimizde döndürelim ne dersiniz?
02:13Tempomuzu biraz düşürüp yazarın yalnızlığa dair o muazzam içsel bakış açısına bakacağız.
02:19Özkendirci yalnızlığı bir ceza olarak değil, muhteşem bir hediye olarak görüyor.
02:23Çok vurucu bir metaforu var.
02:25Yalnızlık diyor dünyanın en değerli psikoloğudur.
02:28Hani bazen kendi kendinize konuşursunuz da dışarıdan görenler deli galiba der ya.
02:33Aslında yazar diyor ki işte tam da o anlar dünyanın en iyi psikoloğuna beş kuruş bile ödemeden tedavi olduğunuz anlardır.
02:41En güzel fikirler insanın kendini en iyi anladığı zamanlar hep o yalnızlık anlarında demlenir.
02:46Kendi içine ze dönmek aslında tamamen bedava, birinci sınıf bir terapi seansıdır.
02:51İşin bir de çok derin bir manevi boyutu var tabii.
02:55Yazar bu kişisel alanın kendisine nasıl bir ruhsal konfor, bir sığınak yarattığından bahsediyor.
03:01Mesela yaratıcıyla arana hiçbir aracı koymadan, acaba beni yargılar mı korkusu hissetmeden konuşabilmek.
03:08Hani küçük bir çocuğun babasından hiçbir karşılık beklemeden safça bir şeyler istemesi gibi.
03:14Olmasa bile vardır bir bildiği diyerek umudu cebinde taşımak.
03:17Ve en önemlisi o yalnızlık anında tamamen korunup kollandığını hissetmek.
03:22Yani buradaki yalnızlık, kimsesizlik falan değil.
03:25Tam aksine kendi iç dünyanda o sarsılmaz boğa kurup yüzde yüz güvende hissetmenin ta kendisi.
03:31Üçüncü bölüm, kalabalıklar içindeki sahte yüzler.
03:34Bu içsel huzuru anladıktan sonra odak noktamızı tekrar o yorucu dış dünyaya, sözde dostluklarımıza çevirelim.
03:41İç dünyamızdaki o dürüst, o korunaklı alanın aksine dışarıdaki kalabalıklar bizi gerçekten besliyor mu?
03:47Bir yanda en yakın dostun olduğunu iddia eden ama seni gerçekten dinlemek, anlamak için hayatından bir 10 dakikacı bile ayıramayan
03:54sahte yüzler var.
03:55Diğer yandaysa tek başına kalmanın getirdiği o tertemiz huzur ve kendini keşfetme süreci.
04:00Yazarın burada çok haklı bir aydınlanması var.
04:03Sırf yalnız kalmayayım diyerek sizi zerre kadar anlamayan, sadece kendilerine benzemediğiniz için sizden uzaklaşan insan yığınlarıyla vakit geçirmektense, gerçek ve
04:12bilinçli bir yalnızlık kesinlikle çok daha değerlidir.
04:15Hatta Özkenderci bu durumu öyle bir özetliyor ki, sırf kafi olsun diye yazmadığını da özellikle belirtiyor.
04:22Yalnızlığım dört duvar, dördünde de insanlar var.
04:25İnanılmaz değil mi?
04:26Etrafınızın insanlarla dolu olması sizin yalnız olmadığınız anlamına gelmiyor ki.
04:31Bazen o devasa kalabalıklar, sizi anlamayan o koca koca insan yığınları kelimenin tam anlamıyla buz gibi bomboş bir duvardan farksızdır.
04:40İnsanların arasında sıkışıp kalmışken hissedilen o boğucu izolasyonu herhalde bundan daha şiirsel ve çarpıcı bir şekilde ifade edemezdik.
04:484. Bölüm
04:50Düşünürlerin Gözünden Yalnızlık
04:53Tabi bu aydınlanmayı sadece yazarımız yaşamamış, tarihe şöyle bir baktığımızda, gelmiş geçmiş en büyük zihinlerin de bu konuda yüzlerce yıldır
05:01hemfikir olduğunu görüyoruz.
05:03Mesela Hz. Ali'nin çok derin bir tespiti var, insanları tanıyan yalnızlaşır.
05:08Ne kadar doğru değil mi?
05:09İlişkilerdeki o yüzeyselliği fark ettikçe, insan doğal olarak kendi kabuğuna çekiliyor.
05:13Mina Urgan da az önce konuştuğumuz o sahte kalabalıklar fikrini destekliyor, yalnızlıkların en kötüsü başkalarının yanında çekilen yalnızlıktır.
05:23Sonra Bernard Shaw, o da seni sessizken sadece önemseyenler duyabilir diyerek niceliktense niteliğin önemini hatırlatıyor bize.
05:31Ve Nietzsche, tabi ki yine o sarsıcı üslubuyla son noktayı koyuyor, kendi omuzlarına tırman, başka nasıl yükselebilirsin?
05:38Yani başkalarına tutunarak, o sahte kalabalıklara dayanarak değil, ancak kendi kendine yeterek büyüyebilirsin.
05:45Tarihteki bu dev isimlerin yanında, Herman Hesse'nin şu muazzam tespitine de özellikle bir parantez açmak istiyorum.
05:52Kendi yolunu bulan insan, sürüden ayrılmak zorundadır diyor Hesse.
05:55Yani bu yalnızlık, aslında senin gerçek benliğini bulmanın bedelidir.
06:00Sürü psikolojisinden, başkalarının beklentilerinden sıyrılıp, kendi gerçeğinize yürüdüğünüzde yalnız kalmanız kaçınılmaz.
06:06Ama bakın, bu bir ceza falan değildir, tam aksine insanın ulaşabileceği en büyük, en yüksek özgürlük ve mutluluk seviyesidir.
06:14Kendi adımlarınızın sesini duyabilmeniz için dışarıdaki okuru gürültünün kesilmesi şarttır.
06:19Ve edebiyatın o asi çocuğu, Charles Bukowski.
06:23Kendisinden adeta tokat gibi sarsıcı bir uyarı geliyor.
06:27Sevmeyi falan değil, yalnızlığı öğren çünkü zor zamanlarda en çok ona ihtiyacın olacak.
06:32Bukowski yalnızlığı böyle şatafatlı, manevi bir lüks gibi falan görmüyor.
06:37Onun için yalnızlıkla başa çıkabilmek, hayati bir hayatta kalma becerisi, duygusal bir çelik yelek.
06:43Gerçek kriz anlarında, yere düştüğünüzde, o çok güvendiğiniz kalabalıklar bir anda buharlaşıverecek,
06:49işte tam o an kendi kendinize yetebilme gücünüz sizi ayakta tutan tek şey olacak.
06:54İşte tüm bu analizin, o büyük düşünürlerin ve yazarın bizi getirdiği son nokta tam olarak burası.
07:02Hani o kaçmak için panikle telefon ekranlarına sarıldığımız,
07:06kendimizde bir an bile baş başa kalmaktan ödümüzün koptuğu yalnızlık var ya,
07:11aslında o bizim en yıkılmaz sığınağımız, en iyi psikoloğumuz ve en büyük özgürlüğümüz.
07:18Peki ya siz, bu gerçekten köşe bucak kaçmaya devam mı edeceksiniz?
07:22Yoksa o zor zamanlar kapınızı çalmadan önce,
07:25kendi yalnızlığınızla masaya oturup, onunla el sıkışmaya, barışmaya hazır mısınız?
07:30Bu soruyu zihninizin bir köşesinde tutun derim.
07:33Bugünkü incelememize katıldığınız için çok teşekkürler,
07:36kendi yalnızlığınızda geçireceğiniz o verimli ve huzurlu anların değerini bilmeniz dileğiyle,
07:41bir sonraki analizimizde görüşmek üzere, hoşçakalın.