00:00Herkese merhaba, bugün elimizde gerçekten çok çarpıcı bir analiz var.
00:04Yakın zamanda Ankara'da gerçekleşen o çok konuşulan zirveyi,
00:07ABD-Türkiye ilişkilerinin perde arkasındaki derin jeopolitik çelişkileri adım adım masaya yatıracağız.
00:13İncelediğimiz bu kaynak materyal, kameralar önünde söylenenlerle kapalı kapılar ardındaki gerçekler arasındaki uçurumu çok net bir şekilde ortaya koyuyor.
00:21Bizde bu incelemede tamamen tarafsız bir mercek de,
00:24yazarın altını çizdiği somut olgulara, iddialara ve o iddiaların arkasında yatan asıl anlamlara odaklanacağız.
00:31Hazırsanız bu jeopolitik satranç tahtasında aslında neler olup bittiğine yakından bakalım.
00:36Peki bu inceleme boyunca neleri konuşacağız?
00:39Hızlıca bir yol haritamıza bakalım.
00:41İlk olarak NATO'nun merkez ve çevre dinamiklerindeki çelişkilerle başlayacağız.
00:46Ardından savunma sanayi ve teknolojik bağımlılık konularına gireceğiz.
00:50Üçüncü adımda Trump, Erdoğan ve İran üçgenine bakıp oradan nükleer silahlardaki çifte stambartlara yani nükleer ikiyüzlülüğe geçeceğiz.
01:00Son olarak da Amerika'nın sopası metaforunu mercek altına alacağız.
01:05Hemen birinci bölümümüzle başlayalım.
01:08NATO'nun merkezi ve çevresi ya da diğer bir deyişle Ankara'daki çelişkiler.
01:13Şimdi kaynak materyalimizin dikkat çektiği çok ilginç, yapısal bir çelişki var ortada.
01:19Düşünsenize aynı zirve kapsamında en üst düzeyi iki yetkili tamamen farklı iki vizyon çiziyor.
01:25Bir yanda MIT Başkanı İbrahim Kalın'ın çok net bir tavrı var.
01:29Uluslararası alanda Türkiye için sıkça kullanılan o güney kanadı etiketini kesin bir dille reddediyor.
01:34NATO'nun tek merkezi Brüksel'dir, biz merkez-çevre hiyerarşisini kabul etmiyoruz, tamamen eşit bir ilişki istiyoruz diyor.
01:41Oldukça iddialı değil mi?
01:42Ama bakın sadece birkaç gün sonrasına gidiyoruz, Cumhurbaşkanı Erdoğan zirvenin kapanış konuşmasında
01:49on yıllarda NATO'nun Güneydoğu kanadının güvenliği ülkemize emanet edilmiştir diyerek tam da o reddedilen bölgesel kanat rolünü benimsiyor.
01:57İstihbarat şefinin biz eşitiz, kanat değiliz çıkışıyla devletin zirvesinin bu kanat rolünü kabulü arasındaki bu keskin tezat,
02:04yazarın özellikle vurguladığı çok kritik bir detay.
02:08Geçelim ikinci bölümümüze, savunma ve bağımlılık.
02:12Ve tabii şu çok konuşulan hediyelerin değerlendirilmesi.
02:16Analizimiz burada, yerel medyadaki o abartılı, heyecanlı manşetleri bir kenara bırakıp,
02:21çok basit ama bir o kadar da can alıcı bir soru soruyor.
02:25Eğer bizim savunma sanayimiz gerçekten anlatıldığı gibi uçuşa geçtiyse,
02:30Amerika'nın kontrolündeki teknoloji olan bu muhtaçlığımızı nasıl açıklayacağız?
02:34Yazarın işaret ettiği nokta şu, parasını edediğimiz halde alamadığımız savaş uçakları
02:39ya da gelecekte almayı umduğumuz motorlar,
02:42yani işin özü, satın aldığınız her şeyin nihai kumandası, yazılımı, düğmesi Amerika'nın elindeyse,
02:48bu alımlar bize gerçekten stratejik bir bağımsızlık sağlıyor mu?
02:52Yoksa o çok övülen savunma hediyeleri aslında bizi hiç bitmeyen bir bağımlılık döngüsünün içine mi hapsediyor?
02:58Üçüncü bölümümüz, Trump, Erdoğan ve İran, zirvedeki söylem savaşları.
03:04Analizin ortaya koyduğu bir diğer nokta, dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın,
03:09Ankara'nın göbeğinden İran'a yönelik savurduğu o inanılmaz tehditler.
03:13İddialara şöyle bir bakar mısınız?
03:15İran ordusunu büyük ölçüde yok ettik, 159 gemilerini denizin dibine yolladık,
03:20hava savunma sistemlerini sadece bir gün içinde sıfırladık.
03:23Hatta işi bir adım daha ileri götürüp, karşı tarafı akıl hastaları olarak nitelendiriyor
03:28ve böyle insanların nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini söylüyor.
03:32Yazar burada Trump'ın kendi agresif askeri adımlarını, nasıl rasyonel olmayan aktörlere karşı mutlak bir zorunlulukmuş gibi pazarladığına dikkat çekiyor.
03:41Adeta bir Hollywood filmi fragmanı gibi değil mi?
03:43Peki, bu kadar yüksek perdeden gelen tehditlere karşı içeride ne oldu?
03:49Kaynağımızın aktardığına göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanıtı son derece ölçülü ve yatıştırıcıydı.
03:55Krizin çözümü için Trump'ın kararlı tutumunu övüyor ve hatta Hürmüzboğazı'ndaki mayınların temizlenmesi için
04:01Türkiye'nin yardım etmeye hazır olduğunu belirtiyor.
04:04İşin daha da ilginç yanı, yazarın belirttiği üzere,
04:07içinde AKP sözcüsünün de bulunduğu bu toplantıların sonunda İran'ın net bir dille hedef alan bir NATO bildirgesi ortaya çıkıyor.
04:15Aynı odada aynı konuya ne kadar farklı iki tonda yaklaşıldığını görmek gerçekten ufuk açıcı.
04:21Ve işte bütün bu diplomatik trafiğin sonunda yazar tüyler ürpertici bir ihtimali masaya yatırıyor.
04:27Düşünün, yabancı bir devlet başkanı sizin başkentinizden komşunuza adeta savaş ilan edercesine tehditler savuruyor.
04:35Peki ya İran, misilleme yapmak için Körfez'deki Amerikan üsleri yerine yönünü bize çevirip ülkemizdeki bir noktayı vursaydı,
04:42bir başkasının sizin evinizden komşunuza taş atmasına izin vermenin ulusal güvenliğimiz açısından ne kadar devasa bir risk taşıdığını düşünebiliyor musunuz?
04:51Bu gerçekten de üzerinde uzun uzun durulması gereken çok ciddi bir jeopolitik kumar.
04:56Buradan dördüncü bölümümüze geçiyoruz.
04:59Nükleer silahlar, ikiyüzlülük ve çifte standartlar.
05:03Bu noktada analiz bizi biraz geçmişe götürüp Erdoğan'ın çok haklı ve güçlü bir çıkışını hatırlatıyor.
05:11Şöyle demişti geçmişte, kimse İsrail'deki nükleer başlıklı silahların hesabını sormuyor.
05:17Birilerinin elinde nükleer başlıklı füze var, benim elimde neden olmasın, ben bunu kabul etmiyorum.
05:22Yazar bu alıntıyı özellikle kullanıyor çünkü uluslararası toplumun söz konusu İran olunca kopardığı kıyametin,
05:29konu İsrail'in nükleer cephaneliği olunca nasıl derin bir sessizliğe dönüştüğünü çok net özetliyor.
05:35Ama yeniden zirveye döndüğümüzde yazar müthiş bir diplomatik iruniye dikkat çekiyor.
05:41Trump bir yanda İsrail Başbakanı Netanyahu'yu harika bir savaş dönemi başbakanı olarak yere göğe sığdıramazken,
05:48diğer yanda dönüp Erdoğan'ın adına konuşma cüretini gösteriyor.
05:52Erdoğan'ın İran'ın nükleer silahı sahip olmasını istemeyeceğinden eminim diyor.
05:57Analiz, Amerika'nın Orta Doğu'daki nükleer dengeleri nasıl tamamen kendi müttefikleri lehine,
06:03son derece tek taraflı okuduğunu çok çarpıcı bir şekilde tarafsızca gözler önüne seriyor.
06:08Geldik 5. ve son bölümümüze Amerika'nın sopası, bir metaforun o tuhaf evrimi.
06:15Şimdi 2012 yılına bir gidelim.
06:18Belki hatırlarsınız, dönemin ABD Başkanı Obama, Erdoğan'la telefonda görüşürken basına bir fotoğraf servis edilmişti.
06:26Obama'nın elinde bir beyzbol sopası vardı.
06:29Bu görüntü Türkiye'de günlerce büyük bir diplomatik saygısızlık, bir kriz olarak tartışılmıştı.
06:34Ama bugüne geldiğimizde yazarın işaret ettiği algı değişimi inanılmaz.
06:40Yerel basın, Trump Türkiye'yi kullanarak İsrail'e ayar veriyor,
06:43Türkiye'nin gücüyle Netanyahu'yu terbiye ediyor diyerek bu durumu manşetlere taşıyor.
06:48Dün bizi aşağıladığı düşünülen sopa imgesi, bugün bölgesel bir güç gösterisi, bir gurur kaynağı olarak benimseniyor.
06:56Yazar, medyadaki bu 180 derecelik dönüşü gerçekten oldukça eleştirel bir mercekle önümüze koyuyor.
07:03Ve incelememizi yazarın zihinlerde yankılanacak o kışkırtıcı, çok vurucu final sorusuyla noktalıyoruz.
07:10Eğer İsrail'e karşı bir başkasının elinde sopa olarak kullanılmayı büyük bir başarı, bir vatanseverlikmiş gibi kabul ediyorsak,
07:18yarın öbür gün komşumuz İran'ı terbiye etmek için bir sopa olarak öne sürüldüğümüzde ne diyeceğiz?
07:23Kendi bağımsız iradenizle hareket etmek yerine küresel bir gücün elinde jeopolitik bir silaha dönüşmeyi kutlamanın uzun vadeli bedelleri sizce neler
07:32olabilir?
07:33Bu gerçekten çok çarpıcı bir soru ve üzerine düşünmeye değer.
07:37Bu kaynağı bizimle birlikte incelediğiniz için çok teşekkürler,
07:40umarım sizin için de olaylara farklı bir pencereden bakmanızı sağlayan verimli bir analiz olmuştur.
07:45Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
Yorumlar