00:00Herkese merhaba.
00:01Bazen mikroekonomiyi ve makroekonomiyi birbirinden tamamen farklı, kopuk dünyalarmış gibi gelir değil mi?
00:07Ama bugünkü incelememizde, Türkiye'nin sağlık sistemindeki küçücük, belki ruhumuzun bile duymadığı bir fiyat artışının nasıl akıl almaz bir makroekonomik
00:16rüzgara dönüştüğüne yakından bakacağız.
00:19Gelin bu ufak tefek görünen ekonomi gizemini beraber çözelim.
00:23Evet, lafı hiç uzatmadan tam da şu rakamla başlayalım.
00:2624. Sadece 24 Türk lirası. Düşünsenize, bugün 24 liraya ne alabilirsiniz ki?
00:33Belki ufak bir şişe su, hadi bilemediniz küçük bir atıştırmalık değil mi?
00:37Peki, günlük hayatta cebimizde bozuk para niyetine taşıdığımız bu ufak miktarın koskoca bir ülke ekonomisinde ne kadar büyük bir dalga
00:44yaratabileceğini hiç düşündünüz mü?
00:46İnanın, bugün konuşacağımız tüm o devasa tablo işte bu mütevazı rakamın etrafında şekilleniyor.
00:51Olayın arka planını tam kavrayabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yakın zamanda, Temmuz ayı civarında yaptığı muayene ücreti güncellemelerine bakmamız
01:01gerekiyor.
01:02Devlet hastanelerindeki muayene ücretleri 26 liradan 50 liraya çıkarıldı.
01:08İşte, o sihirli 24 liralık fark tam olarak buradan geliyor.
01:12Tabii bu sırada üniversite hastanelerindeki ücretler 26'dan 90'a, özel hastanelerde ise 60'dan 100 liraya tırmandı.
01:21Dışarıdan bakınca, aman canım, bütçeyi sarsacak bir şey değil, minicik bir ayarlama diyebilirsiniz.
01:27Yani birkaç liralık bir artışın kimseye bir zararı olmaz diye düşünmek çok doğal.
01:32Ama işin içine o devasa hacim girince, bakın o zaman oyunun kuralları nasıl da değişiyor.
01:37Tam da bu noktada karşımıza muazzam bir tezat çıkıyor.
01:40Şöyle bir düşünelim, Türkiye'nin toplam nüfusu şu an güncel verilere göre yaklaşık 86 milyon.
01:46Şimdi bebekleri, yaşlıları, turp gibi sağlıklı olanları veya kronik hastaları, yani herkese hesaba katın.
01:52Sizce bu 86 milyonluk ülkede bir yıl içinde toplam kaç doktor muayenesi gerçekleşiyordur?
01:58Şöyle kafanızda bir rakam canlandırmaya çalışın.
02:01Sadece bir yıl içindeki o toplam hasta trafiği için bir tahmininiz var mı?
02:05Sıkı durun.
02:07Çünkü karşımızdaki rakam tamı tamına 1 milyar.
02:11Yanlış duymadınız, 1 milyar.
02:13Türkiye'de yılda yaklaşık 1 milyar hekim başvurusu oluyor.
02:17Bunu nüfusa böldüğünüzde hepimizin yılda ortalama 10 kereden fazla doktora gittiği gerçeği ortaya çıkıyor.
02:24Gerçekten inanılmaz öyle değil mi?
02:26Sadece bu istatistik bile tek başına sağlık sisteminin sırtlandığı o devasa yükü ve her gün dönen muazzam insan trafiğini gözler
02:34önüne sermeye fazlasıyla yetiyor.
02:36Peki, iyi güzel de bu 1 milyar muayene tam olarak nerede yapılıyor?
02:41Veriler bize çok çarpıcı bir gerçeği gösteriyor.
02:44Bu akıl almaz sayının tam %87'si, yani ezici bir çoğunluğu, doğrudan aile hekimliklerinde ve devlet hastanelerinde gerçekleşiyor.
02:53Üniversite ya da özel hastaneler bu devasa pastanın sadece %13'lük dilimini alıyor.
02:59Yani anlayacağınız asıl büyük hasta yükü, asıl büyük finansal çark tam olarak devletin kendi kurumlarında dönüyor.
03:06Hadi bu %87'lik dilime biraz daha yakından bakalım, orayı biraz daha eşeleyelim.
03:11İnsanların kamu sağlık sistemine nasıl yoğun bir şekilde başvurduğunu rakamlarla görmek gerçekten sarsıcı.
03:17En güncel verilere göre, aile hekimleri yılda yaklaşık 420 ila 450 milyon civarında hastaya bakıyor.
03:24Öte yandan devlet hastaneleri ise yıllık 460 ila 470 milyon muayene gerçekleştiriyor.
03:30Rakamların boyutu gerçekten baş döndürücü cinsten, zaten birazdan yapacağımız o asıl analizin temelini de her gün durmaksızın dönen bu devasa
03:38çark oluşturuyor.
03:39İşte şimdi işin en can alıcı noktasına geldik.
03:43Bu incelememize kaynaklık eden metnin yazarı, 80 yaşını aşmış emekli bir eğitimci olan Nazım Peker,
03:50bizi o karmaşık ekonomik terimlere veya anlaşılması güç piyasa analizlerine hiç boğulmuyor.
03:56Bunun yerine harika, çok pratik bir tavsiyeyle geliyor.
04:00Diyor ki, matematiksel değil, aritmetiksel bir hesap yapalım.
04:04Yani bildiğimiz ilkokul düzeyinde son derece basit bir hesap.
04:08Ne de olsa bazen büyük resmi görebilmek için alt tarafı bir toplama ve çarpma işlemi yapmak fazlasıyla yeterlidir.
04:14Gelin bu hesabı beraber adım adım kuralım.
04:18Birinci adım, ortalama bir muayene sayısı bulmak için aile hekimliklerinin o alt sınırı olan 420 milyonla,
04:25devlet hastanelerinin üst sınırı olan 470 milyonu bir güzel topluyoruz.
04:30Elde var 890 milyon muayene.
04:32İkinci adım, hani şu ta en başta konuştuğumuz devlet hastanelerindeki o minicik ücret artışı vardı ya,
04:40evet 24 lira, onu cebimize koyuyoruz.
04:43Üçüncü ve son adımda ise, tek yapmamız gereken bu devasa ziyaret sayısıyla o küçücük fiyat artışını birbiriyle çarpmak.
04:51Ve sonuç, yaptığımız bu gayet basit çarpma işleminin sonucu, kelimenin tam anlamıyla bir dev.
04:58Tam 21 milyar 360 milyon Türk lirası.
05:01Sadece 24 liralık o dikkat bile çekmeyen mikro ayarlamanın, devletin kasasına akıtacağın nakit miktarı işte tam olarak bu.
05:08Cebimizdeki birkaç bozuk paranın nasıl olup da milyarlarca liralık devasa bir makro ekonomik rüzgara dönüştüğünü şimdi çok daha net görebiliyoruz
05:17değil mi?
05:18Aslında bu aritmetik gizemini asıl şok edici kılan şey bambaşka bir detayda saklı.
05:24Şunu kesinlikle unutmamak lazım.
05:26Bu 21 küsür milyar liralık dudak uçuklatan rakam, sadece ve sadece o 24 liralık muayene ücreti farkından doğuyor.
05:34Hani o kan tahlilleri, çekilen MR'ler, röntgenler, laboratuvar testleri falan var ya, onlardan gelen ekstra gelirler bu hesabın içinde
05:42hiç yok.
05:43Eğer o ek kalemleri de işin içine katsaydık, nasıl bir devasa rakamla karşılaşırdık, açıkçası bunu hayal etmek bile epey zor.
05:51Tam bu noktada, kaynak metnimizin yazarı, rakamların o soğuk dünyasından sıyrılıp, işin insani boyutuna mercek tutuyor.
06:00Hepimizin zihinlerine çok derin kazınan o zorlu pandemi dönemini, toplum olarak ayakta kalmak için sağlık çalışanlarına nasıl sımsıkı sarıldığımızı hatırlatıyor
06:09bize.
06:09O karanlık ve belirsiz günlerde, yöneticilerimiz doktorlarımıza son derece haklı bir şekilde, sizlerin hakkı ödenmez demişti.
06:17Bu, aslında tüm ülkenin onlara duyduğu o büyük minnetin çok net bir özetiydi.
06:22Bugünkü incelememizi, kaynağımızın ortaya koyduğu son derece tarafsız ama bir o kadar da düşündürücü bir soruyla noktalıyoruz.
06:30Sağlık sisteminin sırtlandığı bu milyonlarca zorlu muayeneden ve sadece 24 liralık küçücük bir artışın bile hazineye sağladığı o 21 küsur
06:40milyar liralık devasa kaynaktan sonra,
06:43acaba doktorlarımız ve sağlık çalışanlarımız, verdikleri bu ağır emeğin karşılığında hak ettikleri o payı gerçekten alabiliyorlar mı?
06:51Bu devasa tabloya şöyle bir baktıktan sonra, karar ve yorum tamamen size ait.
06:56Sonraki incelememizde görüşmek üzere, merakla kalın.
Yorumlar