Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 8 saat önce
Metin Akgün tarafından kaleme alınan bu metin, sorumluluk bilinci yüksek, mutlu ve başarılı bireyler yetiştirmenin yollarını ele almaktadır. Yazar, günümüz eğitim anlayışındaki aşırı korumacı ebeveyn tutumlarını ve sadece akademik başarıya odaklanan sistemi eleştirerek şahsiyet gelişiminin önemini vurgular. Gerçek başarının kişinin kendi kusurlarıyla yüzleşmesi ve hatalarından ders çıkarmasıyla başladığı belirtilmektedir. Çocukların kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için onlara öz farkındalık kazandırılması ve küçük yaştan itibaren sorumluluk verilmesi gerektiği savunulur. Metin, eğitimin temel amacının bilgi yüklemekten ziyade, kendisiyle barışık ve dirençli bireyler topluma kazandırmak olduğunu hatırlatarak ebeveyn ve öğretmenlere rehberlik eder. Sonuç olarak, şahsiyetin ancak sorumluluk alındıkça güçleneceği gerçeği üzerinde durulmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün aslında hepimizin içten içe dert yandığı, bazen kendimizi de sorguladığımız bir konuyu masaya yatırıyoruz.
00:07Konumuz, sorumluluklarının farkında olan, mutlu ve başarılı çocuk yetiştirmek.
00:12Hepimiz çocuklarımız için en iyisini istiyoruz değil mi?
00:15Onlar hep mutlu olsun, hep başarsın.
00:18Ama hızla değişen bu dünyada, inanın bana bazen en iyi niyetli adımlarımız bile tam tersi bir etki yaratabiliyor.
00:24İşte bu incelememizde ebeveynlik ve eğitimdeki kör noktalarımıza odaklanıp, o kusursuzluk peşinde koşan, yorucu arayıştan nasıl kurtulabileceğimizi konuşacağız.
00:35Hazırsanız hemen başlayalım.
00:37Evet, ilk durağımız sorumluluktan habersiz bir nesil.
00:41Şimdi etrafımıza şöyle bir baktığımızda kendi yükünü taşıyamayan, en ufak bir zorlukta pes eden çocuklarla ne kadar sık karşılaşıyoruz değil
00:49mi?
00:49Her şeye bu kadar kolay ulaşabildikleri bir çağda, bu çocuklar neden kendi sorumluluklarını almakta bu kadar zorlanıyor?
00:56Durumu daha net anlamak için sınıf içinden yaşanmış bir olaya bakalım.
01:00Bir öğretmen, okula defterini, kitabını getirmeyen bir öğrenciye nedenini soruyor.
01:05Çocuğun verdiği cevap inanılmaz, annem unutmuş sanırım, çantama koymamış.
01:10Düşünebiliyor musunuz, çocuk kendi sırtındaki çantasından, kendi ders materyalinden tamamen annesini sorumlu tutuyor.
01:17Aslında bu mansumane gibi görünen tek bir cümle, sorumluluklarından bir haber nesil kavramını öyle sarsıcı bir şekilde özetliyor ki,
01:25işte bu durum aklımıza o kışkırtücü soruyu getiriyor.
01:29Peki burada gerçekten suçlu olan kim?
01:31Sorumluluğu almayan o çocuk mu?
01:33Yoksa o sorumluluğu ona baştan hiç teslim etmeyen biz yetişkinler mi?
01:38Kaynak metnimiz burada durumu daha da çarpıcı bir anekdotla derinleştiriyor.
01:42Çocuğunun ödev yapmaması veya arkadaş ilişkilerindeki problemleri için yapıcı bir çözüm arayan öğretmene bir veli son derece sert bir çıkış
01:50yapıyor ve diyor ki,
01:52sen dersini anlat, benim çocuğumun eğitimi seni ilgilendirmez.
01:55Eğitimi sadece tahtaya yazılan bir matematik formülüne indirgeyen bu tavır, aslında sorunun kökenini tokat gibi yüzümüze vuruyor diyebiliriz.
02:03Peki tüm bunların ışığında sormamız gereken asıl soru şu, gerçek başarı neyi ifade eder?
02:11Bu hesap verebilirlik eksikliğinin aslında toplumumuzun çarpık başarı algısıyla doğrudan bir bağlantısı var.
02:19Bize dayatılan o akademik başarı efsanesi sürekli şunu fısıldıyor,
02:23önemli olan sınav sonuçlarıdır, parlak diploma notlarıdır, harika kariyer hedefleridir.
02:29E tabii ki bunlar önemli, yanlış anlaşılmasın ama asla tek başına yeterli değil.
02:34Tablonun diğer tarafına, yani gerçek başarıya baktığımızda çok daha derin bir manzarayla karşılaşıyoruz.
02:40Nedir bu?
02:41Öz farkındalık, kusurları kabul edebilme cesareti ve bitmek bilmeyen bir kendini geliştirme iradesi.
02:48Yani asıl mesele kendini sürekli başkalarıyla kıyaslamak değil, eksiklerinle yüzleşebilmek ve sağlam, sağlıklı bir benlik algısı inşa edebilmektir.
02:58Bu da bizi bir sonraki konumuza getiriyor.
03:01Hatalardan öğrenmenin gücü.
03:03Şunu çok net anlamamız lazım, kendini kabul etmek demek, ben kusursuzum yanılgısına düşmek kesinlikle değildir.
03:11Aksine zayıflıkların ve yapılan hataların aslında en muazzam öğrenme araçları olduğunu kabullenmektir.
03:18Günümüzde tek çok öğrenci hata yapmaktan resmen dehşete düşüyor.
03:22Çünkü sistem çoğu zaman hatayı başarısızlıkla bir tutuyor.
03:25Oysa hatalarından korkmayan çocuklar çok daha cesur adımlar atarlar.
03:30Biliyorsunuz tarih boyunca insanlığa yön vermiş o büyük dehalardan Albert Einstein'ın bu konudaki sözü tam da 12'den vuruyor.
03:38Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiştir.
03:41Kesinlikle öyle.
03:42Eğitim anlayışımız artık çocuklara hata yapmaktan korkutan, dar kalıplara hapseden o yapıdan acilen kurtulmalı.
03:48Bunun yerine düştüğünde kalkmayı, başarısızlıklardan ders çıkarıp tekrar denemeyi öğreten bir yapıya geçmeliyiz.
03:56Gelelim bu işin kalbine.
03:58Eğitimde öz farkındalığın önemi.
04:00Tüm bu konuştuklarımız havada kalan soyut felsefeler falan değil ha, arkasında kapı gibi bilimsel gerçekler var.
04:07Dirençte bir çocuğun temelini oluşturan bu öz farkındalık aslında son derece pratik ve dönüştürücü bir araç.
04:13Gelin bu yüksek öz farkındalığın o dört harika faydasına hızlıca bir göz atalım.
04:17Birincisi, ne kadar ilginçtir ki duygularını iyi tanıyan çocuk akademik olarak da daha başarılı oluyor.
04:24İkincisi, çok daha keskin ve gelişmiş problem çözme becerileri kazanıyorlar.
04:29Üçüncüsü, ki bence günümüzün en büyük derdi bu, stresle başa çıkma konusunda harika bir donanıma sahip oluyorlar.
04:36Ve son olarak dördüncüsü, mutlu, başarılı, sosyal ilişkiler kurabiliyorlar.
04:41Kısacası öz farkındalık, çocuğunuzun hayatında sadece karne notundan ibaret olmayan, kalıcı ve gerçek başarı için elinizdeki en güçlü anahtardır diyebiliriz.
04:50Şimdi tam da bu noktada biraz durup düşünmemiz gerekiyor.
04:54Lütfen hem kendinize hem de çocuklarınıza şu kritik soruları bir sorun.
04:591- Güçlü yönlerim nelerdir?
05:012- Geliştirmem gereken alanlar hangileridir?
05:043- Hangi davranışlarım beni başarıya yaklaştırıyor?
05:074- Hangi alışkanlıklarım gelişimimi engelliyor?
05:10İşte bunlar hem okulda hem evde çocukların kendi kendilerine sormaya alışkanlık haline getirmesi gereken muazzam birer özdüşünüm soruları.
05:18Bu sorulara verilecek samimi ve dürüst cevaplar var ya, inanın bir çocuğun kendisine yapabileceği en büyük yatırımdır.
05:24Buradan yetişkinlerin dünyasına yani aşırı korumacı yaklaşımın zararlarına geçelim.
05:30Evet, odağımızı biraz daha kendimize, ebeveynlere ve öğretmenlere çevirelim.
05:35Çoğu zaman içimizden taşan o yoğun sevgi ve en iyi niyetli koruma içgüdümüz çocuklara nasıl en büyük zararı verebiliyor bir
05:42bakalım.
05:43O meşhur helikopter ebeveyn kalkanından bahsediyorum.
05:46İki zıt ebeveynlik modelini karşılaştırdığımızda tablo aslında çok net.
05:51Bir tarafta çocuğunun çantasını bizzat taşıyan, ödevini onun yerine yapan, en ufak krizi anında çözen aşırı korumacı ebeveynler var.
05:58Sonuç, hayatın gerçek krizleri karşısında tamamen savunmasız kalmış çocuklar.
06:03Diğer tarafta ise sağlıklı bir yaklaşım var.
06:05Çocuğunu şartsız kabul eden, sadece aldığı notu değil gösterdiği çabayı alkışlayan ve hata yaptığında onu asla aşağılamayan bir ebeveyn.
06:14Kendi sorumluluğunu almayan, o yolda biraz ter dökmeyen ve yükünü sırtlamayan bir çocuk, başarının gerçek tadını nereden bilsin ki?
06:21Sağlıklı ebeveynlik tam olarak çocuğa kendi terini dökme özgürlüğünü tanımaktır.
06:25Ve işin felsefi zirvesine geliyoruz, kusurlarla yüzleşerek büyümek.
06:31İşte o kusursuzluk yanılgısından uyanıp insan olmanın en temel gerçeğine odaklanmamız gereken yer burası.
06:38Hem çocuğun hem de ebeveynin o insani kusurları kucaklayabilmesi, başarısızlıkları halı altına süpürmek yerine onlardan ders çıkartması gerçekten büyük bir
06:47cesaret işidir.
06:48Sürekli eleştirilen veya sadece birinci olduğunda sevgi gören çocuklar zamanla içe kapanır.
06:55Oysa kusurlarıyla yüzleşerek büyümeyi öğrenen bir birey, hayata karşı adeta bükülmez bir çelik kadar dirençli olur.
07:02Tüm bu anlattıklarımızın özü aslında tek bir cümlede saklı.
07:05Şahsiyet, sorumluluk aldıkça güçlenir.
07:08Bizim görevimiz hata yapmayan programlanmış robotlar üretmek değil, kendini tanıyan, eksiklerini gören ve gelişmek için adım atan gerçek bireyler yetiştirmektir.
07:17Gerçek başarı birilerini geçmek, onları alt etmek falan değildir.
07:22Asıl olay kendi eksiklerini fark edip her gün dünkünden biraz daha iyi bir insan olabilmektir.
07:28Bu keyifli incelememizin sonuna yaklaşırken aklınızdan uzun süre çıkmayacak,
07:33şöyle durup bir yutkunmanıza sebep olacak o vurucu soruyla sizleri baş başa bırakmak istiyorum.
07:38Çocuk için yolu mu hazırlıyorsunuz yoksa çocuğu mu yola hazırlıyorsunuz?
07:42Hayatımızdaki o biricik çocuklara kendi hayat bavullarını taşıma gücünü ve cesaretini gerçekten veriyor muyuz?
07:49Onları o engebeli ama bir o kadar da güzel hayat yolculuğuna gerçekten hazırlayabiliyor muyuz?
07:55Üzerine bolca düşünmeliyiz bence.
07:57Eğitimin ve ebeveynliğin gerçek amacı üzerine bu yepyeni bakış açısını keşfettiğimiz bu incelememizde bana eşlik ettiğiniz için çok teşekkür ederim.
08:04Bir sonraki konumuzda o harika detaylara dalmak üzere, şimdilik hoşça kalın ve her zamanki gibi merakla kalın.
Yorumlar

Önerilen