00:00Ja, heute Adab-Muhaşeret kurallarını, nezaketi konuşacağız.
00:05Önce Almanya'dan Cemil Şahinöze'n sözü verelim.
00:08Almanya'da görgü kuralları denildiğinde ne anlaşılıyor ve ne beklenir toplumda?
00:13Hemen sözü Cemil Bey'e bırakalım.
00:17Ja, merhabalar Kibra Hanım.
00:19Merhaba.
00:19Ja, Almanya'da knigü kuralları denildiğinde bir yasa kitabından değil,
00:23toplumsal nezaket ve görgü kurallarından bahsedilir.
00:27Yani dolayısıyla birisi bu knigüye'ye aykırı dediğinde bu yasalara aykırı demiyor.
00:32Daha çok işte bu davranış toplumsal nezakete uygun değildir, saygısızlıktır demek istiyor.
00:37Ve bu kavramın kökeni 18. yüzyılda yaşamış Alman yazar knigüye'ye dayanıyor.
00:44Knigüye'nin işte 1780 yılında yazdığı bir eser var.
00:48Almancası Über den Umgang mit Menschen.
00:50Türkçe olarak tercüme ettiğimizde işte insanlarla ilişki kurma sanatı üzerine diye tercüme edilebilir.
00:56Ve bu eser zamanla Almanya'da görgü kurallarının sembol haline geldi.
01:02Ve ilginç olan şu ki knigüye aslında insanlara hangi çatalın kullanacağını
01:08veya işte masada peçetenin nasıl tutulacağını öğretmek istemiyordu.
01:12Bugün knigüye olarak bilinen prensipler bunlardan oluşuyor.
01:15Ama aslında orijinaline baktığımızda knigüye'nin asıl amacı insanların birbirine,
01:21birbirlerine saygılı, işte anlayışlı, ölçülü davranmalarını teşvik etmekti.
01:27Yani knigüye'nin özü insan olduğuna saygıdır diyebiliriz.
01:31Bu amaçla kitap yazılmış.
01:32Ve bugün Almanya'da knigü kuralları denildiğinde
01:35akla gelen işte dakiklik vardır, söz kesmemek, verilen randevuya zamanında gitmek,
01:42sıraya saygı göstermek, kişisel alana dikkat etmek ve iş hayatında profesyonel ilişim gibi davranışlar geliyor.
01:49Mesela işte özellikle iş dünyasında dakiklik çok önemlidir Almanya'da.
01:54Bir toplantıya 5 dakika dahi geç kalmak bile bazen olumsuz algılanabiliyor.
01:59Saygısızlık olarak görülüyor.
02:00Çünkü Alman kültüründe zaman karşıdaki insana duyulan saygının bir göstergesi olarak görülür.
02:06Dolayısıyla işte geç gelmenin veyahut geç kalmanın normal olarak veyahut saygısızlık olarak değil de
02:13normalmiş gibi algılandığı kültürlerle çelişebiliyor.
02:16Bu da sıkıntılar doğurabiliyor.
02:18Ancak tabii burada çok önemli bir noktayı da unutmamak gerekir Kübra Hanım.
02:22Yani görgü kuralları evrensel değildir.
02:25Yani kültürel olarak değişir.
02:27Bir ülkede mesela son derece normal kabul edilen bir davranış başka bir ülkede kaba veya garip karşılanabilir.
02:36Örneğin mesela işte Almanya'da birisini önceden haber vermeden evinde ziyaret etmek çoğu zaman uygun görülmez.
02:44İnsanlar genellikle randevu almayı tercih ederler.
02:46Oysa bazı kültürlerde spontane haber vermeden ziyaretler çoğu zaman samimiyetin, yakınlığın göstergesi olarak algılanabilir.
02:55Yani tam tersi burada.
02:56Yine Almanya'da mesela doğrudan ve açık konuşmak dürüstlük olarak değerlendirilebilirken
03:02ve bazı toplumlarda daha dolaylı konuşmak, nezaketin gereği kabul edilir.
03:08Ya da bazı işte Asya toplumlarında hediye mesela birkaç kez geri çevirdikten sonra kabul edilirken
03:14ve başka kültürlerde bunu yapmak, karşı tarafı kırmak anlamına gelebilir.
03:19Örneğin işte Türkiye'de de mesela misafire defalarca ikramda bulunmak nezaket sayılırken
03:25mesela Almanya'da kişinin ilk cevabına saygı göstermek daha uygun görülür.
03:30Bir tek defa sorulur. Hayırsa hayırdır. Üstelenmez mesela.
03:34Yani dolayısıyla doğru davranış dediğimiz şey çoğu zaman kültürler bağlama göre şekillenir.
03:42Yani kültür insanların görünmez rehberidir bir şekilde.
03:46İnsanlar çoğu zaman neden öyle davrandıklarını fark etmezler.
03:50Bilinç altında gelişir ve o davranış biçimi çocukluktan itibaren doğal olarak kabul edilmiştir.
03:57Sanki bütün dünyada bu böyledir diye algılanır.
04:00Normalmiş gibi algılanır saygı kuralları.
04:02İşte göçte toplumlarında bu durum daha da önemli hale geliyor.
04:07Almanya gibi mesela çok kültürlü bir ülkede insanlar farklı görgü anlayışlarıyla karşılaşabiliyor.
04:14Bu karşılaşmalar bazen tabii ki yanlış anlamalara yol açabiliyor günlük hayatta.
04:20Oysa çoğu zaman ortada aslında kötü niyet diye bir şey yok.
04:23Yani farklı kültürel kodlar bulunuyor aslında.
04:25Bunları anlamak lazım tabii. Bunları görmek lazım bu kodları.
04:29Bu nedenle zaten uyum dediğimizde işte entegrasyon dediğimizde sadece dili öğrenmek değildir.
04:35Aynı zamanda toplumun yazılı olmayan bu kurallarını da anlamaktır.
04:39Anlamaya çalışmaktır en azından.
04:41Kötü niyet, art niyet yani karşı tarafa varmış gibi davranmamaktır.
04:47Tabii bu kişinin kendi kültürel kimliğini terk etmesi manasına anlamalara gelmez.
04:54Asıl önemli olan karşılıklı öğrenmedir burada.
04:57Yani anlayış göstermektir.
04:59İşte mesela Almanlar Türk misafirperverliğinden bir şey öğrenebilirler.
05:04Yani hep genelde överler bunu.
05:05Türkler de Almanların mesela planlama, dakiklik anlayışından faydalanabilirler.
05:10Böylece toplumlar birbirini zenginleştirirler.
05:13İşte ünlü Alman şair ve düşünür Göğte'nin bir sözü var burada.
05:18İnsan ancak yabancı olanı tanıdığında kendisini de daha iyi tanır der.
05:24Gerçekten de başka kültürlerle karşılaşmak kendi alışkanlıklarımızı yeniden düşürme fırsatı sunar bize.
05:32Dolayısıyla knigge gibi kurallar katı ve değişmez kurallar bütün olarak görülmemelidir.
05:38Zaten nesilden nesile değişiyor.
05:41Yani onların özünde saygı, empati ve birlikte yaşama kültürü vardır.
05:45Çünkü nezaket hangi çatalı kullanacağını bilmek değildir yani sonuçta.
05:50Karşındaki insanın farklılıklarını anlayabilmek, ona değer vermek ve birlikte yaşamanın inceliklerini öğrenebilmektir diye düşünüyorum.
05:58Yani gerçek görgü bence kuralları ezberlemekten çok insanı incitmemeyi bilmektir diye düşünüyorum Kübra Hanım.
06:06Evet çok teşekkür ederiz değerlendirmeleriniz için.
06:09Nezaket kuralları evrensel değildir dedi Cemil Bey.
Kommentare