00:00Selamlar, bugünkü detaylı kaynak incelememize hoş geldiniz.
00:03Bakın bugün elimizde gerçekten çok sıradışı siyasi hiciv ve zehir zemberek metaforlarıyla dolu bir metin var.
00:09Mehmet Özkenderci'nin kaleme aldığı Mutlak Kemal başlıklı bu makaleyi masaya yatırıyoruz.
00:15Baştan söyleyeyim, bu incelemede kesinlikle taraf tutmuyoruz.
00:19Amacımız sadece yazarın ne anlatmak istediğini, o keskin dilin arkasında yatan asıl temaları ve iddiaları tarafsızca dejifre etmek.
00:27Yazarın kelime oyunlarından tutun da Türkiye'nin siyasi iklimine dair yaptığı o ağır eleştirilere kadar her detayı adım adım tematik
00:35bir şekilde parçalar ayıracağız.
00:37Eğer hazırsanız hemen derinlere dalalım.
00:39Yazarın bize aslında nereye götürmek istediğini tam olarak kavramak için incelemeye en sondan başlamak istiyorum.
00:46Metnin o en çarpıcı, en kışkırtıcı kapanış cümlesiyle.
00:50Diyor ki, sonuçta ataerkil toplumumuzda bir kez daha anayasa değil, babayasa kazandı.
00:56Oldukça iddialı bir laf değil mi?
00:58Aslında Özkencerci'nin tüm tezinin tek cümlelik bir özeti bu.
01:02Yazar açıkça yasal ve anayasal düzenin çöktüğünü, yerine ataerkil ve tamamen keyfi bir baba figürünün yönettiği yeni bir sistemin geldiğini
01:11öne sürüyor.
01:12Peki ama yazar bu kadar keskin, bu kadar karamsar bir sonuca nasıl uzaşıyor?
01:16Hedefinde kimler var?
01:17Gelin yazarın eleştirilerinin merkezindeki isme nasıl yepyeni bir kimlik biçtiğine bir bakalım.
01:24Birinci bölümümüz yeni bir unman ve lakapların şifresi.
01:27Yazarın kelimelerle siyasi algıyı nasıl yeniden inşa ettiğine hızlıca göz atalım.
01:33Şimdi yazarın burada kelimelerle oynama şekli gerçekten çok zekice.
01:38Metne göre Kılıçdaroğlu'nun geçmişte iktidar partisine karşı sürekli seçim kaybettiğini,
01:43hatta yazarın kendi deyimiyle sırtının yenilgilerden nasır tuttuğunu okuyoruz.
01:48Üstelik son kurultayda koltuğunu özgür özele kaybederek adeta dünya rekoru kıran bir düşüş yaşadığını iddia ediyor.
01:55İşte yazar tüm bu siyasi başarısızlık iddialarını tek bir potada eritmek için bir dönem kamuoyunda sıkça duyduğumuz Bay Bay Kemal
02:02lakabını alıyor ve onu Butlak Kemal veya Mutlak Kemal olarak güncelliyor.
02:07Biliyorsunuz Butlak hukukta geçersizlik yani yok hükmünde olma anlamına gelen butlan kelimesinden türetilmiş bir hiciv.
02:14Mutlak da kesinlik demek yani yazar aslında ne yapıyor?
02:17Siyasi arenada kesin bir başarısızlık tablosu çizerek eski ana muhalefet liderini kelimenin tam anlamıyla yok hükmünde ilan ediyor.
02:27İkinci bölüme geçiyoruz.
02:28Gizli stepne ve kayyum iddiası.
02:30Açıkçası metnin en çok tartışma yaratacak en sarsıcı kısımlarından biri de tam olarak burası.
02:36Evet gelelim yazarın kullandığı o en vurucu metaforlardan birine gizli stepne.
02:41Hani aracınızın ana lastiği patladığında yolda kalmamak için bagajdan çıkarıp taktığınız o yedek lastik var ya işte yazar bu gündelik
02:49nesneyi alık inanılmaz bir siyasi metafora dönüştürüyor.
02:52Özkenderce'ye göre eski ana muhalefet lideri aslında iktidarın en büyük rakibi falan değil.
02:57Tam tersine sistemin tıkanmasını engelleyen, iktidarın sorunsuz bir şekilde yola devam etmesini sağlayan gizli bir yedek parça.
03:04Yazarın çizdiği bu tabloda Kılıçdaroğlu yıllarca iktidar partisinin işini kolaylaştıran bir can simidi rolü üstlenmiş.
03:11Peki yazar bu devasa iddiayı havalama bırakıyor?
03:13Hayır, belirli eylemlerle örneklendiriyor.
03:16Ekranda gördüğünüz bu liste yazarın metindeki o keskin analizinin adeta omurgasını oluşturuyor.
03:22Yazar iktidar partisinin sadece devleti değil muhalefeti de kendi eliyle dizayn ettiğini iddia ediyor.
03:27Diyor ki, iktidar yüksek seçim kurulunu kullanarak anayasal kararları bile rahatça aşabiliyor.
03:32Fakat daha da ilginci, yazar iktidarın Kılıçdaroğlu'nu muhalefetin başında tutmak için özel bir çaba harcadığını öne sürüyor.
03:39Hatta onu muhalefetin üzerine adeta bir kayyum olarak atadığını iddia ediyor.
03:43Bakın bu çok kritik.
03:44Normalde Türkiye siyasetinde kayyum deyince aklımıza hemen belediyelere atanan devlet görevlileri gelir değil mi?
03:49Ama yazar bu kelimeyi alıp inanılmaz bir yere taşıyor.
03:52İktidarın kendi gizli stepnesini, muhalefetin başına atadığı tezini savunuyor.
03:57Temel amaç ne peki?
03:58Yazara göre amaç, seçimleri tek bir partinin girdiği, sonucun zaten en başından belli olduğu koca bir tiyatro sahnesine dönüştürmek.
04:06Üçüncü bölüm, mutfak ve demokrasi derdi.
04:09Burada yazar, objektifini doğrudan siyasetin üst kademeleriyle, sokaktaki vatandaş arasındaki o uçuruma, o kopuk gerçekliğe çeviriyor.
04:16Metne baktığımızda ortada adeta siyahla beyaz kadar net bir zıtlık var.
04:21Yazar, bir tarafta halkın gerçek gündemini demokrasi ve mutfak olarak özetliyor.
04:26Yani insanların temel hak arayışları ve her gün yüzleştikleri o yakıcı ekonomik geçim sıkıntısı.
04:32Ama diğer tarafa, yani siyasilerin dünyasına baktığımızda tablo tamamen değişiyor.
04:37Yazarın ifadesiyle siyasiler istiklerine kavuştukları an partisini babasının malı saymaya başlıyorlar.
04:42Halkın mutfaktaki yangını onları pek ilgilendirmiyor açıkçası.
04:45Onlar sadece kendi koltuk sevdaları ve elde ettikleri siyasi kazanımlar üzerinden büyük asılsız bir kutlama havası içindeler.
04:53Yani yazar burada siyasi sınıfın tamamının, halkın o acı gerçeklerinden tamamen koptuğunu inanılmaz acımasız bir dille eleştiriyor.
05:01Ve yazar bu kopukluğu zihinlerimize kazımak için hepimizin çok iyi bildiği geleneksel bir deyime başvuruyor.
05:07Kına yakmak.
05:08Biliyorsunuz bizim kültürümüzde ellere ayaklara kına yakmak bir sevinç, bir kutlama gösterisidir.
05:13Fakat yazarın buradaki müthiş abartı sanatına dikkat edin.
05:17Milletin bu kadar devasa dertleri varken bazı siyasilerin sadece ellerine ayaklarına değil adeta tüm bedenlerine kına yaktıklarını söylüyor.
05:25Yani tamamen anlamsız yersiz bir şenlik havasında zil takıp oynadıklarını kastediyor.
05:30Bu satırlar yazarın sadece iktidara değil muhalefetteki o koltuk sevdalılarına duyduğu öfkeyi ve onların halka karşı kayıtsızlıklarını nasıl ustaca hicvettiğini
05:40çok çarpıcı bir şekilde yüzümüze vuruyor.
05:42Dördüncü ve son bölümümüz anayasa değil babayasa.
05:46Metnin o tüm iddiaları toparlayan çarpıcı ve aterkil finaline geldik.
05:51Yeni yüzyıl Türkiye'si.
05:53Biliyorsunuz bu kavram normalde mevcut iktidarın bir ilerleme, bir şahlanış vaadi olarak kullandığı bir slogan.
05:59Fakat yazar bunu alıp adeta ters yüz ediyor.
06:03Onun kaleminde bu kavram kuralsızlığın, akıl almaz siyasi manevraların tamamen normalleştiği yepyeni bir düzenin adı haline geliyor.
06:11Yazarın o meşhur cümlesiyle burada her şey olur fakat olmaz olmaz.
06:15Yani ne demek bu?
06:17En mantıksız, en hukuk dışı, hatta siyasetin doğasına en aykırı görünen şeyler bile bu yeni düzende son derece olağan.
06:24Düşünsenize, iktidarın en büyük rakibinin aslında sistemin gizli bir parçası, bir kayyumu olması gibi akıl almaz iddialar bile bu Türkiye
06:33tablosunda artık kimseyi şaşırtmıyor.
06:35Ve işte geldik o kilit kelimeye.
06:38İncelemenin en başında bahsettiğimiz, yazarın zekice türettiği o nihai kavrama, baba yasa.
06:44Yazar, bildiğimiz anayasa kelimesini alıyor, toplumumuzun o ataerkil damarına basarak onu baba yasaya dönüştürüyor.
06:52Mesaj aslında gün gibi ortada, ortada yazılı bir hukuk kuralları bütünü olan anayasanın artık hiçbir hükmü kalmamıştır diyor.
06:59Onun yerine kimin sözü geçiyor, gücü elinde bulunduranın, parti ya da koca ülkeyi babasının malı gibi görenlerin sözünün geçtiği, tamamen
07:07şahsa bağlı, keyfi bir ataerkil sistem.
07:10Yazarın metin boyunca ilmek ilmek ördüğü o karamsar, o hiciv dolu yapı tam da bu tek kelimenin üzerinde yükseliyor.
07:17Kuralların değil, babaların sözünün geçtiği bir sistemin ta kendisi.
07:21Mehmet Özkenderci'nin mutlak kemal metnini adım adım parçalarına ayırdığımız bu derinlemesine analizimizin sonuna gelirken,
07:28yazarın o provokatif sorusunu ben de doğrudan sizlere yöneltmek istiyorum.
07:32Yazarın kullandığı gizli stepne, mutlak butlan, kayyum ve en nihayetinde o sarsıcı baba yasa gibi sert metaforlar,
07:40siyasi sahnede olup bitenleri açıklamak için sadece alaycı birer abartıdan mı ibaret,
07:44yoksa yazar, hukukun üstünlüğüyle ataerkil güç gösterisi arasındaki o ince ve giderek yok olan tehlikeli çizgiyi mi gözler önüne seriyor,
07:52anayasanın yerine gerçekten baba yasa mı alıyor,
07:55bu çarpıcı sorunun cevabını metnin bize sunduğu bu iddialar ışığında tamamen sizin kendi düşüncelerinize bırakıyorum.
08:01Bize eşlik ettiğiniz için çok teşekkürler.
08:03Bir sonraki analizimizde tekrar görüşmek üzere.
08:05Şimdilik hoşçakalın.
08:07İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar