00:00Herkese merhaba. Şu gündemdeki bitmek bilmeyen, kafa karıştıran tartışmalar var ya, onları anlamak için bu defa anahtarı geçmişte arayacağız.
00:09Prof. Dr. Nadim Macit'in ortaya koyduğu iki tarihi karakter üzerinden günümüzü okumamızı sağlayan çok ilginç bir çerçeveye bakacağız birlikte.
00:18Ya hani ekranlarda, sosyal medyada falan bir tartışma izlerken hepimizin aklına gelen o soru var ya, bu nasıl olur?
00:26Nasıl olur da biri kendi toplumunun çıkarına bu kadar zıt şeyler söyler ya da hiçbir anlamı olmayan sloganları durmadan tekrar
00:34eder durur?
00:35İşte bu kafa karışıklığının arkasında yatan o dinamitleri bu analizle beraber gelin bir deşifre edelim.
00:41Peki yolculuğumuzda neler var?
00:44Önce iki tarihi arketipin hikayesine dalıyoruz, sonra bu karakterlerin günümüzde kimlere benzediğine, yarattıkları asıl tehlikenin ne olduğuna bakacağız
00:53ve tabii en sonunda da bu işin içinden nasıl çıkarız önerilen formül ne onu konuşacağız.
00:59O zaman hadi başlayalım.
01:01Prof. Macit'in yaptığı şey aslında çok zekice.
01:05Günümüzün o karmaşık figürlerini anlamak için bizi alıp Osmanlı tarihine götürüyor
01:09ve önümüze iki tane çok basit ama bir o kadar da güçlü hikaye koyuyor
01:14ve bu yaklaşım inanın sanki böyle sisli bir havada önümüze bir projektör tutulmuş gibi her şeyi netleştiriyor.
01:21Ve işte karşımızda ilk arketipimiz Cibali Baba.
01:26Yani en basit tabiriyle kendi kalesine gol atan oyuncu gibi bir şey.
01:31Ait olduğu takımın, topluluğun tam karşısında duran o kafa karıştırıcı, bu adam ne yapıyor dedirten figür.
01:38Şimdi bir saniye durup şu söze odaklanalım.
01:42Ya Rabbi gavurcuklarımı koru.
01:45Yani bir an için hayal edin.
01:47Sizin ordunuz bir şehri kuşatmış, ölüm kalım savaşı veriyor
01:51ve surların içinden biri karşı taraf için, düşman için böyle dua ediyor.
01:56İşte yazar hikayenin bütün düğümünün tam da bu akıl almaz duada yattığını söylüyor.
02:02Çünkü bu bir savaşın mantığına, ruhuna tamamen ters bir durum.
02:06Peki, ne olmuş tam olarak?
02:09Yazarın aktardığına göre olay şu.
02:11Fatih'in ordusu İstanbul surlarını dövüyor, şehir düşmek üzere.
02:15Ve o esnada surların içinde yaşayan Cibali Baba isminde bir zat,
02:19her top sesi duyduğunda ellerini açıp Bizans askerleri için dua ediyor.
02:24Sadece bu da değil, bir de onlara ekmek götürüyor.
02:27Düşünsenize, kendi tarafınızın kazanması için değil, karşı tarafın dayanması için çabalıyorsunuz.
02:33İşte paradoks tam olarak bu.
02:35İşte Profesör Macit'in yaptığı da tam olarak bu.
02:39Bu tarihi hikayeyi alıyor ve günümüze bir ayna tutuyor.
02:42Karşımıza Cibali Baba tipi aydını çıkarıyor.
02:46Kimdir bu?
02:46Kısaca şu, kendi ülkesinin, kendi toplumunun en hayati meselesinde,
02:51bir bakıyorsunuz ki karşı tarafın, hatta dış güçlerin yanında duruyor,
02:56onların ağzıyla konuşuyor.
02:58Tabii bu tanım havada kalmasın diye yazar somut örnekler de veriyor.
03:02Mesela ne yapıyor bu modern Cibali babalar?
03:04Kendi ülkelerinin aleyhine çalışan dış güçlerle aynı safta durabiliyorlar.
03:08Veya binlerce insanın canına mal olmuş terör liderlerine övgüler düzebiliyorlar.
03:13Ve en tipik olanlarından biri,
03:15ülkede ne sorun varsa faturayı belirli bir politikaya,
03:19belirli bir hükümete değil, doğrudan devletin kendisine,
03:22sistemin varlığına kesiyorlar.
03:24İşte bu davranış kalıpları bize birilerini hatırlatıyor olmalı.
03:27Gelelim ikinci arketipimize, Arif Efendi.
03:31Bu karakter bambaşka bir sorunu temsil ediyor.
03:34Hani sahnede rolü olan ama oyunun ne hakkında olduğundan zerre haberi olmayan oyuncu vardır ya,
03:41işte tam olarak o.
03:42Bulunduğu o önemli koltuğun, o büyük sahnenin ağırlığından,
03:46yaşananların gerçek anlamından tamamen kopuk bir figürden bahsediyoruz.
03:50Bu hikaye gerçekten de hem trajik hem de komik.
03:54Şöyle düşünün,
03:55yıl 1856,
03:57Osmanlı'da ıslahat fermanı ilan edilmiş.
04:00O dönemde çoğu kişi bu fermanın Müslümanların aleyhine olduğunu düşünüyor.
04:05Neyse, tören bitiyor.
04:06Şeyhülislam orada duran ve kendisiyle aynı adı taşıyan sıradan bir vaize,
04:11Arif Efendi'ye diyor ki,
04:12hadi bir dua et de bitirelim.
04:13Fermanın içeriğiyle ilgili en ufak bir fikri olmayan Arif Efendi,
04:18çıkıyor kürsüye ve bildiği, ezberlediği o standart duayı okuyuveriyor.
04:23Ya Rabbi, ümmeti Muhammed'in düşmanlarını kahreyle.
04:26Şimdi ironiye bakın,
04:28az önce ilan edilen ve düşman olarak görülenlerle barışmayı,
04:32onlara haklar vermeyi amaçlayan fermanın ruhuna,
04:35taban tabana züt bir dua ediyor.
04:37Ve en kötüsü bunun farkında bile değil.
04:39İşte yazar bu acı ironiden yola çıkarak ikinci aydın tipini tanımlıyor,
04:44Arif Efendi.
04:45Kim bu peki?
04:46Hani liyakatle, uzmanlıkla değil de,
04:49eşle, dostla, ilişkilerle bir yerlere gelmiş,
04:51medyada köşe kapmış, akademide bir ünvan almış,
04:54ama konuştuğu konunun kığısından,
04:56tartıştığı metnin içeriğinden zerre anlamayan tipler var ya,
04:59işte tam olarak onlardan bahsediyoruz.
05:01Bu davranışlar eminim size de çok tanıdık geliyordur.
05:05Nedir bunlar?
05:06Ezberindeki 3-5 tane sloganı,
05:09konu ne olursa olsun,
05:10oraya yapıştırıvermek.
05:12Belki kapağını bile açmadığı bir anlaşma hakkında,
05:15saatlerce ahkam kesmek.
05:17Kısacası,
05:18hiçbir şey bilmediği konularda,
05:20sanki her şeyi biliyormuş gibi davranıp,
05:22zaten karışık olan bir meseleyi,
05:24iyice kördüğüm haline getirmek.
05:26Peki, tamam, iki tane karakterimiz var,
05:29anladık, biri Cibali Baba,
05:30diğeri Arif Efendi.
05:31Ama asıl soru şu,
05:33bu neden bu kadar önemli?
05:34Neden bu iki tipi konuşmak zorundayız?
05:37Çünkü yazar diyor ki,
05:39asıl büyük tehlike,
05:40bu karakterlerin yaptıkları saptırma eyleminde yatıyor.
05:43Bakın, bu ayrım,
05:45bütün analizin kalbi diyebiliriz.
05:47Yazar,
05:48sapmayla saptırma arasında,
05:49dev bir fark olduğunu söylüyor.
05:51Sapma dediğimiz şey,
05:53yoldan çıkmak gibi.
05:54Gücü boşa harcamak.
05:55Ama saptırma öyle değil.
05:57O, yolu bilerek ve isteyerek bozmak demek.
06:00Gücü kötüye kullanmak demek.
06:01Ve işte bu yüzden çok ama çok daha tehlikeli.
06:04Çünkü saptırma,
06:06bir olayın özünü alıp değiştiriyor,
06:08gerçeği büküyor ve en sonunda toplumun algısını resmen zehirliyor.
06:12Yani özetle,
06:13en büyük hasar burada ortaya çıkıyor.
06:16Bu saptırmalar,
06:17yazarın deyimiyle,
06:18toplumun zihni haritasını bozuyor.
06:20Tıpkı bir navigasyon sistemini çökertmek gibi.
06:22İnsanlar artık neyin doğru,
06:24neyin yanlış olduğunu ayırt edemez hale geliyor.
06:26Her yerde bir kafa karışıklığı,
06:28bir güvensizlik iklimi hakim oluyor.
06:30Düşünün,
06:31en sisli havada elinizdeki pusulayı kırmak gibi bir şey bu.
06:35Peki,
06:35ama bu zihin bulandıran,
06:37her şeyi saptıran operasyonlar karşısında ne yapacağız?
06:40Bizim savunma mekanizmamız,
06:42kalkanımız ne olacak?
06:43Yazarın buna cevabı,
06:45tek, net ve çok güçlü bir kelime,
06:47basiret.
06:48Peki nedir bu basiret?
06:50En basit anlatımıyla,
06:51sadece bakmak değil,
06:53görebilmektir.
06:54Görünenin arkasındaki asıl niyeti,
06:56söylenen lafın arkasındaki hesabı sezmektir.
06:59Yani bir olayın gerçek yüzünü anlamak,
07:02perdenin arkasında ne döndüğünü fark etmektir.
07:04İşte yazar diyor ki,
07:06bu saptırla bombardımanı altında,
07:08vatandaşın elindeki en güçlü silah budur.
07:10Ve Profesör Macit'in şu sözü,
07:13aslında bütün bu anlatının özeti gibi,
07:16kolay harcanan insan olmamak,
07:18insanın en büyük sermayesidir.
07:20Yani ne demek bu?
07:21Başkalarının rüzgarına kapılıp savrulmamak demek,
07:24kendi aklını,
07:25kendi vicdanını bir pusula gibi kullanmak demek.
07:28İşte bir insanın sahip olabileceği en değerli şey,
07:31en büyük zenginlik,
07:32tam olarak bu.
07:34Şöyle bir toparlayacak olursak,
07:36bu analizden cebimize koymamız gereken,
07:38üç önemli şey var.
07:401- Kamuoyunu etkileyen o,
07:43Cibali Baba ve Arif Efendi tiplerini artık tanıyoruz.
07:462- Onların gerçeği bükmek için kullandıkları,
07:50saptırma yöntemine karşı artık daha uyanık olmalıyız.
07:53Ve 3- Belki de en önemlisi,
07:55her duyduğumuzu, her gördüğümüzü,
07:58kendi basiret süzgecimizden geçirmeliyiz.
08:00İşte artık elinizde böyle bir çerçeve var.
08:04Bundan sonra bir tartışma programı izlediğinizde,
08:07bir köşe yazısı okuduğunuzda,
08:09ekrandaki o figürlere eminim çok daha farklı bir gözle bakacaksınız.
08:13Kendinize şunu sorun,
08:15acaba bu izlediğim bir Cibal Baba mı,
08:17yoksa bir Arif Efendi mi?
08:19Belki de işte bu basit soruları sormaya başlamak,
08:22o büyük gürültünün, o sisin ardındaki gerçeği görmenin en önemli ilk adımıdır.
Yorumlar