- 10 saat önce
Kategori
🛠️
Yaşam tarzıDöküm
00:00İNTRO
00:34Efendim merhaba, Beyaz TV geçmişe yürüyen adam programına hoş geldiniz.
00:41Sizlerle birlikte her hafta değişik mekanlarda, değişik tarih dilimlendirmelerinde, İstanbul'da ya da başka yerlerde yürümeye,
00:53oraların programlarını çekip size orada yaşanan tarihe şahitlik yapmaya geldik.
01:01Bu konuda bir sözümüz var.
01:03Sizleri tarihte yürüteceğiz.
01:05Allah izin verirse fotoğraflar ve tarihi eserler ışığında ya tarihi eserleri yan yana koyacağız ya da fotoğrafları yan yana koyacağız.
01:18Ve sizlerle birlikte tarihte geçmişe doğru yürüye yürüye tarihi hadiseleri, tarihi olayları konuşacağız.
01:28Bizler hazırız. Ekip arkadaşlarımızla birlikte yepyeni bir programa hazırız.
01:35Sizler de hazırsanız biz şu an Saraçhane Parkı'na bakıyoruz.
01:40Saraçhane, Saraç, deri, ayakkabı, kemer, kıyafet demek ki burada şu an bulunduğumuz yerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlık Binası'nın arka
01:54tarafı süslediği manzarada bu topraklarda bir Saraçhane varmış.
02:00Evliya Çelebi bu topraklarda tam olarak bu bölgede 4 katlı 100 odalı bir Saraçhanı'nın bulunduğunu, bu Saraçhanı'nın hemen
02:13yanında 31. Yeniçeri bölüğünün bulunduğunu yazmaktadır.
02:20Saraçhane nerede? 31. Yeniçeri bölüğü nerede? Üzerinden arabalar geçiyor. Üzerinden caddeler geçiyor. Üzerine parklar kurulmuş durumda.
02:32Dolayısıyla ben size Saraçhane'yi, Evliya Çelebi'nin tabiriyle 4 katlı 100 odalı Saraçhanı'nı, Saraç odalarını, Yeniçeri kışlalarını gösteremeyeceğim.
02:47Göstereceğim en fazla ya park olur, ya arkamdaki boşluk olur ya da cadde olur.
02:54Bizler buradayız. Bozdoğan su kemerleri ya da orijinal adıyla Valens su kemerlerinin altından geçip bugün Vefa'ya bozasıyla meşhur,
03:07Kosovalı bir Arnavut'un, Abdülhamit Han döneminde İstanbul'a getirdiği katı, bozasıyla meşhur Vefa semtini,
03:19yıkılan eserleri, var olanları, restoran edilenleri, edilmeyenleri, her şeyiyle birlikte Süleymaniye'ye doğru yürüyüş yapacağız.
03:29Biz hazırız. Sizler de hazırsanız, haydi Bismillah.
03:44Çok kadim bir yerdeyiz, çok tarihi bir yerdeyiz.
03:48Burası her 100 yılda, hatta her 10 yılda değişen tarihi süliyetiyle ve içerisinde yaşanan tarihle bambaşka bir tarihi hafızanın ev
04:00sahipliğini yapmaktadır.
04:02Biz şu an, ne diyeyim 780'ler, yani günümüzden 1650 sene önce, yani Allah Resulü Peygamber Efendimizin doğmasından 200 sene
04:16önce,
04:17ben neler diyorum, 571 tarihinde dünyaya gelen Peygamber Efendimizden 200 sene önce, 378 yılında burada bu vardı.
04:32Bu nasıl bir tarihi hafızadır? Bu nasıl bir şehirdir?
04:37Böylesine tarihi hafızaya sahip olan, dünya üzerinde o kadar az ülke ve o kadar az şehir var ki,
04:46iş ki biz bunun kıymetini bilelim, iş ki altından geçip giderken,
04:51nereye bastığımızın, nerede olduğumuzun, kimlerin elinin değdiğinin farkına ve şuuruna varalım.
04:59Efendim buranın hikayesi çok güzel.
05:03378 yılında Roma İmparatoru Valens, yani Boğuzdoğan'ın su kemerleri diye bildiğimiz bu kemerlerin aslında adı Valens su kemerleri.
05:15E bir dakika, o zaman neden Boğuzdoğan deniyor buraya?
05:19Çok basit.
05:20Hemen şurada, surların bittiği yerde bir Yeniçeri Birliği varmış.
05:26Yeniçeri Kışlası.
05:28Programı açarken anlattım.
05:30Bu kışlanın adı Boğuzdoğan Yeniçeri Kışlası.
05:34Bu yüzden buranın adı Boğuzdoğan Yeniçeri Kışlası olduğu için bu kemerlerin de adı Boğuzdoğan su kemerleri.
05:45Ama asıl resmiyetteki gerçek adı İmparatoru Valens su kemerleri.
05:53378 yılında, hatta biraz daha geri gidelim.
05:56375 yılında İran İmparatoru Daryus, Büyük Balkan akınına çıkar.
06:04Yolu İstanbul'dan geçmektedir.
06:08Anadolu'dan gelmiştir.
06:10Kadıköy'ü yani Kalkedeon'u geçmiştir.
06:13Büyük gemilerle ve Boğaz'a açtığı yollarla ilk defa köprüyü İmparator Daryus yapmıştır.
06:21Bu arada Boğaz'a yapmış olduğu Boğaz Köprüsü ile birlikte ordularını karşıya geçirmiştir.
06:28Sarayburnu civarında bu topraklarda Roma İmparatoru Valens ile savaşı göze almıştır.
06:37İki devlet İran Pers İmparatorluğu ile Roma İmparatorluğu savaşırken,
06:44bu savaşa Kadıköy Devleti yani o günkü adıyla Kalkedeonlu şehri de dahil olmuş ve İmparator Daryus'dan yana olmuştur.
06:54Artık İran'ın bir müttefiki vardır.
06:57Kadıköylüler yani Kalkedeonlular.
07:00İmparator Valens, Roma İmparatoru Valens hem Kadıköy Kalkedeonlularla savaşmaktadır.
07:07Hem İran Daryus Pers İmparatorluğu ile savaşmaktadır.
07:11Bir olan olmuştur.
07:13İmparator Valens bu savaşı yenmiştir.
07:17Daryus'u göndermiştir.
07:19Sıra geldi Kadıköy'e ceza vermeye.
07:22Nasıl ama nasıl heyecanlı bir İstanbul tarihi değil mi?
07:26İstanbul'un tarihi bu kadar renkli ve İstanbul'un tarihi bu kadar çok sayfalı.
07:32İmparator Daryus'u yendikten sonra Kadıköylülere gelin bakayım demiştir.
07:38Gel.
07:39Önüme otur.
07:41Ey Kalkedeon ne yaptın sen bana anlat.
07:44Kalkedeonluların ifadesini almış ve Kalkedeon'a ceza olarak Kalkedeon'un yani Kadıköy harem Üsküdar değil ama salacak Kadıköy bölgesinde bulunan
07:58şehir surlarını
07:59Tıpkı İstanbul'da bulunan Topkapı Edirnekapı surları gibi İstanbul etrafını saran surlar gibi Kadıköy'ün de etrafını saran surlar varmış.
08:11O surları Kadıköylülere yıktırmış o sur taşlarını gemilere yükletmiş o gemilerle saray burnuna kadar getirmiş ve Kadıköy'ün sur taşlarıyla
08:25şu an görmüş olduğunuz surları Bozdoğan su kemerlerini İmparator Valens su kemerlerini yaptırmış.
08:35378 yılında buraya konulan Valens su kemerlerinde kullanılan bu taşlar aslında 378'den 100 yıllar önce Kadıköy'delermiş.
08:50Biz aslında Kadıköy taşlarına bakıyoruz.
08:54Haremi Salacak bölgesini Kadıköy Modabahariye sahilini o toprakları saran Kadıköy surlarının taşlarını gemilere doldurup Kadıköylüleri işçi ameli olarak kullanan Valens
09:11buraya getirmiş ve burada bunu örmüş.
09:14Peki bu ne? Ne bu? Edirnekapı'ya kadar giden, Beyazıt Süleymaniye'ye kadar giden bu kemer ne?
09:24Bazen 2,5 metre bazen 11 metre bazen de şu an gördüğünüz gibi 30 metre yüksekliğinde bulunan bu kemerler İstanbul
09:35'un en kadim, İstanbul'un yaratıldığından beridir var ola gelen en önemli problemi olan su.
09:43Su problemini halletmek için yapılmıştır.
09:47Roma İmparatorluğu'nun Osmanlı İmparatorluğu gibi en kadim ve en temel problemi sudur.
09:56İstanbul'un içinde su yok.
09:59İstanbul'da İstanbul'un su ihtiyacını karşılayan su rezervi, bir su akıntısı, bir dere, bir nehir, bir göl olmadığı için bütün
10:10sular İstanbul'a dışarıdan gelmekteydi.
10:14Mimar Sinan Kanuni zamanında, Abdülhamid döneminde ya da Roma İmparatorluğu zamanında İstanbul'un su problemi hep halledilmeye çalışılmıştır.
10:25İşte Roma İmparatorluğu zamanında da büyük çekmece Silivri bölgesinden kemerlerle getirilen su, İstanbul'a giriş yapınca 7 tepeli olan İstanbul.
10:38Mesela bakın şurası 4 numaralı tepe, burası 3 numaralı tepe.
10:463 numaralı Teodosius tepesiyle 4 numaralı Havaryun tepesinin tam ortasından bir vadi geçmektedir.
10:55İki tepenin arası vadi ise ve alçalan bir vadi ise Atatürk bulvarından bahsediyorum.
11:05Un kapanına doğru inen bulvardan bahsediyorum.
11:08O halde burada 3 ile 4'ü birbirine bağlayan bir kemer yapmak gerekiyor ya,
11:14heh işte o kemer tam olarak bu kemerdir.
11:19Toprağın yerin kot farkından dolayı bazen bu kemerler 2,5 metre, bazen 11 metre, bazen 30 metre olmaktadır.
11:29Yerin düzgün olmamasından dolayı.
11:32O hatıralar bitti.
11:34Bugün sadece İstanbul'da 378 yılında,
11:39yani günümüzden tam 1650 sene önce yapılan kemerler bir hatıra olarak kalmıştır.
11:46Roma İmparatorluğundan kalan bu eser Osmanlı Devleti zamanında da korunmuş.
11:54Önüne takdim konuşmasında anlattığım gibi Saraç Hanları yapılmış.
12:01Yeniçeri Kışlaları yapılmış.
12:05Hatta birazdan bir fotoğrafta göreceksiniz.
12:08Önlerine evler yapılmıştır.
12:11Sizi 1650 yıllık Bozdoğan su kemeriyle ya da Valens su kemerleriyle baş başa bırakıyorum.
12:31125 yıl önceye gidelim.
12:34Takvimler tam 1901.
12:37Günümüzden 125 sene önce.
12:391901 tarihinde şu an görmüş olduğunuz görüntü,
12:45arabaların üstünden geçtiği caddelerin olmadığını,
12:49sokakların olduğunu,
12:51hatta karşıda beyaz arabaların çıktığı cadde yine,
12:55şu an benim önünde bulunmuş olduğum caddenin bir bütün olduğunu,
13:00bu caddenin tam ortasında şu an arabaların geçtiği,
13:06ağaçların bulunduğu,
13:08trafik lambaların bulunduğu yerde bir dükkan olduğu,
13:13o dükkanın hemen arkasında ise bahçe duvarlarıyla birlikte evlerin,
13:19tatlı binaların olduğunu görüyorsunuz.
13:22Ne kadar sakin bir İstanbul.
13:241901 yılı, günümüzden 125 yıl önce burası çiftlikli, sakin,
13:34horozların öterek insanları uyandırdığı güzel bir İstanbul semtiymiş.
13:40Horozların sabahları insanları öterek uyandırdığı bir İstanbul cümlesiyle,
13:48şu görüntü ne kadar da tezat değil mi?
13:52Yani buranın sizin şu an görmüş olduğunuz fotoğraftaki hali gibi olması gerçekten çok tuhaf.
14:02Gazanfer Ağa Medresesi'ni görmektesiniz.
14:05Tam karşınızda bir üniversite var.
14:08Osmanlı Devleti şuraya bir üniversite kurmuş.
14:12Tam olarak Valensu Kemerli'nin dibine,
14:15hem de sıfır noktasına bir medrese kurmuş.
14:20Ve bu medresenin de üstelik Topkapı Sarayı ağlarından Gazanfer Ağa'ya ait olması da ne kadar enteresan.
14:31Gazanfer Ağa renkli bir kişilik.
14:33Gazanfer Ağa zengin bir kişilik.
14:35Ve Gazanfer Ağa gerçekten paraya sahip bir adam.
14:39En büyük hayali zenci olmakmış.
14:43Nasıl?
14:45En büyük hayali zenci olmak.
14:49Avrupa'da zencilerin, siyahilerin en büyük hayali beyaz olmak ya.
14:55Osmanlı Devleti'nde bir ağa düşünün.
14:59Beyaz bir ağa.
15:00Darüş Sade Ağası.
15:02Darüş Sade Ağası, Gazanfer Ağa'nın Allah'a ne olaydı?
15:07Beli de siyah yarataydın.
15:10Dediğini biliyoruz tüm kayıtlardan.
15:12Çünkü Osmanlı Sarayı'nda kara ağalar,
15:17Gazanfer Ağa gibi ak ağlardan bir adım daha önde.
15:21Kara ağaların rütbeleri orgeneral düzeyinde.
15:25Biz bunlara köle diyoruz.
15:27Biz bunlara zenci diyoruz.
15:29Ama Osmanlı Devleti'ndeki kölelik sistemi Avrupa'daki kölelikle aynı olmadığı için
15:35Avrupa'daki kölelik sistemindeki zencilerin aşağılanması ve ezilmesi Osmanlı Devleti'nde yok.
15:43Zenciler Osmanlı Devleti'nde orgeneral rütbesine kadar ulaşan
15:47Harem-i Şerif Vadisi,
15:49Padişah'ın müsahibi,
15:51Padişah'ın danışmanı ve haremdeki tek söz sahibi Kara Ağalarmış.
15:57Gazanfer Ağa, bu medreseyi yaptıran kişi,
16:01Darü-ü Saade Ağası ya da Babü-ü Saade Ağası,
16:06yani Osmanlı Devleti'nin sarayının,
16:09Padişah'ın bulunduğu iç bahçe,
16:12Ender'ün bahçesini koruyan,
16:14kapının ağası olan Gazanfer Ağa,
16:18ne olaydı diyor esmer olaydım,
16:21ben de zenci olaydım,
16:23ben de padişaha ve devlet mekanizmasına bu kadar yakın olaydım,
16:30diyor.
16:31İşte bizim kültürümüzde kölelik ve siyahilik,
16:35bizim kültürümüzde zencilik,
16:37ana hatlarıyla budur.
16:38Gazanfer Ağa pek çok yere medrese yapmış.
16:43Bunlardan mesela biri bura olmakla birlikte,
16:47diğeri Sultanahmet'te,
16:50Ayasofya'yı, Cami-i Şerif'in hemen yanında bulunan bir medrese.
16:55O da Gazanfer Ağa medresesi.
16:58Her yerde medreseleri var.
17:00İlme, irfana, okumaya çok özen gösteren bir insan olsa gerek.
17:06Hadi gelin fotoğrafa bir kere daha bakalım.
17:10Fotoğraf 1901.
17:11Yani günümüzden 125 sene önce.
17:15Sesleri duyuyor musunuz?
17:17Ben,
17:20mikrofon şurada.
17:22Mikrofonla benim ağzımın mesafesi 3 santim.
17:28Fakat ben sesimi şu 3 santime duyurabilmek için bağırıyorum.
17:35Çünkü arkamdan inşaat sesi,
17:38çünkü solundaki arkamdan arabalar sesi ve kornalar ve gürültüler geliyor.
17:46Ne kadar gürültü?
17:482026 böyle.
17:51125 yıl önceki fotoğrafa geldiğimizde,
17:54tam olarak şuralarda,
17:57Sarı Belediye Otobüsleri'nin geçtiği yerlerde,
18:00binaların bulunduğunu,
18:02birkaç kaplı binaların bulunduğunu,
18:05onun önünde,
18:06şu an yeni arabaların geçtiği yerlerde,
18:10bahçelerin bulunduğu,
18:12bahçelerin arkalarında,
18:15surlara bitişik ve yapışık,
18:17başka binaların bulunduğu,
18:18şu caddeyle,
18:20beyaz bir kamyonetin,
18:22Sarı Otobüs geçsin,
18:23bakın beyaz bir kamyonet çıktı,
18:27beyaz kamyonetin çıktığı yoldan,
18:30buraya doğru,
18:33buraya doğru,
18:35bir yol gidiyor.
18:37Aslında bu yol,
18:39tam olarak o yol.
18:41Ve biz,
18:43bu yolun üzerindeki dükkanlara bakarak,
18:45size konuşuyoruz.
18:47O yolun üzerinde bulunmaktayız ve sessizlik ve sükunet ve horoz sesleri,
18:53ne kadar da güzel.
18:56Takvimler 1901,
18:58sükunet,
18:59takvimler 2026,
19:02gürültü,
19:04aynı açı,
19:05iki farklı fotoğraf,
19:07şu an karşınızda.
19:23Saniyeler önce görmüş olduğunuz bir fotoğraf vardı,
19:271901 yılına ait bir fotoğraf.
19:31Gazanfer Ağa Medresesi'nin önünde,
19:34yanında,
19:34her yerinde,
19:35evler, bahçeler, bahçe korkulukları,
19:40bostanlar bulunmaktaydı.
19:42Şimdi hiçbiri yok.
19:44Çünkü artık takvimler,
19:46bir önceki fotoğraftan yaklaşık,
19:491950'li yıllar deniyor da,
19:52biz bunun hikayesi de biliyoruz,
19:5355-56'lı yıllar,
19:56yaklaşık olarak 55 sene sonra,
19:59yani az evvel çektiğimiz fotoğrafın,
20:02gösterdiğimiz fotoğraftan,
20:0455 sene sonra,
20:081952 ile 57 yılları arasında,
20:11Adnan Menderes zamanında,
20:14Atatürk Bulvarı adı verilen bulvar açıldı.
20:17Altında, yanında,
20:19yöresinde neler varsa,
20:20hepsi yıkıldı.
20:22Yalnızca gece konular yıkılmadı.
20:24Mesela tam caddenin ortasında,
20:28bir Mimar Sinan çeşmesi vardı.
20:31Kırk çeşme,
20:32ki birazdan onu göreceksiniz.
20:35Onun için caddenin diğer tarafına geçeceğiz.
20:38Diğer tarafından size,
20:40o çeşmeyi göstereceğiz.
20:42Mimar Sinan çeşmesi,
20:44yıkıldı.
20:45Hemen şuralarda bir yerlerde,
20:48Sultan 1. Mahmud döneminde yapılan,
20:51Mahmud-u Evvel,
20:52kütüphanesi vardı.
20:54Altında Sıvyan Mektebi vardı.
20:57Yıkıldı.
20:58Çeşmeler vardı.
21:00Yıkıldı.
21:02Balaban Ağa Zaviyesi vardı.
21:04Yıkıldı.
21:06Yerine SSK binaları yapıldı.
21:08Burası çok ciddi bir kıyıma maruz kaldı.
21:13İnşallah sizlerle birlikte bir gün,
21:16şu 1100 metrelik,
21:191 kilometre 100 metre menzilinde bulunan,
21:22şu Atatürk Bulvarı'nın,
21:25önünde ve arkasında,
21:26sağında ve solunda,
21:28neler yıkılmış,
21:30yerine neler yapılmış,
21:32özel bir program serisinde anlatırız.
21:35Buraya, bu caddeye özel,
21:38ama bugün vefaya doğru gireceğiz.
21:41Gazanfer Ağa Medresesi'nin,
21:441950'li yıllardaki,
21:4655-56'lı yıllarda,
21:49temizlenmiş,
21:50artık tamamen caddesi açılmış,
21:53hali,
21:54şu an karşınızda bulunmaktadır.
21:57Ne kadar değil mi?
21:58Ne kadar bugüne benziyor.
22:00Şu an bulunduğumuz yer,
22:02yani benim kameraman kardeşlerim,
22:04Murat ve Oğuzhan'la beraber,
22:06durmuş olduğum yer,
22:08aslında fotoğrafın çekildiği yer değil.
22:12Aslında fotoğraf,
22:13şu sarı otobüs geçtikten sonra,
22:17şurada,
22:19ortada,
22:19şeritleri birbirinden ayıran,
22:21ağaçların,
22:22zakkum çiçeklerinin,
22:24ve yeşilliklerin bulunduğu yerde,
22:27olmamız gerekiyor.
22:29aslında bunun tam açısı için,
22:33orada olamayacağımız için,
22:35şu yoğun trafik olduğu için,
22:37buraya geldik,
22:38ve size buradan,
22:40bu fotoğrafı göstermek istedik.
22:43Ne kadar boş değil mi?
22:451956 yılı,
22:48ne kadar boş.
22:50Bugüne bakacak olursak,
22:52arkamdan geçen trafik,
22:54otobüsler, minibüsler,
22:55kamyonetler,
22:57bu anlamda,
22:59o günlerde yaşamak isterdim.
23:01Sanırım İstanbul,
23:03o günler güzelmiş.
23:04takvimler 1956,
23:07takvimler 2026,
23:10üzerinden geçen tam 70 yıl,
23:13aynı açı değil,
23:15aynı açıdan biraz farklı bir açı,
23:18iki fotoğraf şu an karşınızda.
23:37Benim solumda ama sizin sağınızda,
23:401592 tarihinde yapılan,
23:451772'de yanan,
23:47bir süre atıl bırakılan,
23:49ardından tekrar restore edilen,
23:52Balkan savaşlarına kadar hizmet veren,
23:54ardından bir daha kapatılan,
23:571930 yılında,
23:59medreselerin kapatılması kanununa kadar,
24:02hizmet veren,
24:03ardından karikatür müzesi olan,
24:06bir dönem bekarlara ev sahipliği yapan,
24:10ardından müze olan,
24:12ardından yine boş bırakılan,
24:14ardından vakıfların genel merkezi olarak görev yapan,
24:19Gazanfer Ağa Medresesi.
24:21Bugün de özel bir vakfın,
24:24merkezi olarak kullanılıyor.
24:27Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı Merkezi burada,
24:31Gazanfer Ağa Medresesi de hemen onun altında yazmaktadır.
24:36Bana göre sağda ama size göre,
24:38solda ne görünüyor?
24:41Hiç, cadde görünüyor,
24:43arabalar görünüyor.
24:45Hayır hayır,
24:46bugüne bakmayın.
24:47Takvimler 1915'i göstersin.
24:51Günümüzden tam 111 sene önce,
24:55Çanakkale savaşlarının başladığı yıl,
24:58tam olarak şurada,
25:00bugün arabaların fark ettiği yerde,
25:04biraz da caddeye doğru,
25:06Mimar Sinan tarafından yapılan,
25:09ve İstanbul'da 40 ayrı yere yapılan,
25:13çeşme abidelerinden birini,
25:15Mimar Sinan 40 çeşme abidelerini görüyorsunuz.
25:19İstanbul'un bu bölgesindeki su ihtiyacını,
25:23Mimar Sinan,
25:25Eyüp'ün tepelerinde ve Kemerburgaz bölgelerinde,
25:28bugün hala İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından,
25:34Hamidiye suları olarak satılan,
25:36o suların kaynağından çıkan suyun,
25:41düzülsenize Osmanlı zamanında,
25:43bizim bugün para vererek,
25:46şişelerde aldığımız suyu,
25:49ücretsiz sokak çeşmelerinde,
25:52mahalle abidelerinde içiyorlarmış.
25:56Ne kadar tuhaf,
25:58tam olarak şurada,
26:00arabaların park ettiği,
26:02caddelerin bulunduğu,
26:04şu an bir arabanın geçtiği yerde,
26:07bir çeşme var.
26:09Çeşmeden su dolduran insanlar var.
26:12Ve bu insanların başlarındaki fes,
26:141925 yılına kadar,
26:17takmaya devam edecekler.
26:19Ardından kanunla fes takımı,
26:21yasaklanacak ve şapka giyecekler.
26:241940'lı yıllara kadar durdu.
26:28İsmet İnönü zamanında,
26:31Adnan Menderes zamanında açılan,
26:33bu yolun üzerindeki,
26:36kırk çeşme abideleri,
26:38Fransız şehir mimarı,
26:41Henry Prost'un,
26:42şehir mimarisi üzerine yapmış olduğu,
26:46paslaklar üzerine yıkıldı,
26:48ve üzerinden caddeler geçirildi.
26:51Yani buranın bir müsebbibi,
26:54bu kaosun,
26:56bir sorumlusu Menderes ise,
26:59diğer sorumlusu,
27:00İsmet İnönü'dür.
27:02Her ikisi de,
27:03İstanbul'un bugünkü,
27:06kimliksizleştirilmiş,
27:08halinden mesuldür.
27:10Gazanfer'a benim solumda,
27:12sizin sağınızda,
27:14Mimar Sinan Çeşmesi,
27:16benim sağımda,
27:18ama sizin solunuzda.
27:19Bakalım mı?
27:21Birazcık,
27:22şuraya doğru,
27:23insanlar çeşmeden su alıyorlar.
27:27Birileri de onlara bakıyor.
27:29Bugün de,
27:30oradan insanlar,
27:32şu an bizim gibi,
27:34bakıyorlar,
27:36o gün de bakıyorlar.
27:38Ama bugün,
27:40yalnızca bir cadde,
27:41park etmiş bir araç,
27:43ve arkasından geçen arabalar varken,
27:47o gün,
27:49çeşmeler varmış.
27:50Tarih varmış.
27:52O gün,
27:53tarihi eserler,
27:54önümüzde neşbu neva etmekteymiş.
27:58Efendim,
27:58takvimler,
27:591915,
28:01çeşmeler ve sükunet,
28:04evine su götüren İstanbul,
28:05Fatih Diler,
28:07ve takvimler,
28:092026,
28:11bu gürültü,
28:12üzerinden geçen,
28:14111 yıl,
28:15aynı açı iki fotoğraf,
28:17şu an karşınızda.
28:33146 yıl,
28:35nasıl bir sayı,
28:36nasıl bir tarih,
28:37nasıl bir mazi?
28:39146 yıl öncesine gidelim.
28:42Takvimler,
28:441880.
28:45zaten,
28:46aslında aynı açı değil,
28:49duramıyoruz.
28:51Duramayacağımız ve duramadığımız için,
28:53aynı noktaya gelip anlatamayacağımız için,
28:57en uygun yere geldik,
28:59ve programı orada anlatmak için,
29:02kamerayı oraya kurduk.
29:04Aslında bu fotoğrafın çekildiği açı,
29:08burası değil.
29:09Biz bu fotoğraftan çok gerideyiz.
29:12Aslında şu an,
29:13çocukların ve insanların bulunduğu,
29:16bir binanın kenarında,
29:18yerde otururken,
29:20gördüğünüz insanlar,
29:21tam cadde üstünde.
29:23Şu an,
29:24bir sarı belediye otobüsü,
29:26336 Arnavutköy,
29:29Eminönü araması geçiyor.
29:30O çocukların olduğu yerde,
29:32o insanların olduğu yerden,
29:35şu an,
29:36sizler araba geçişini görüyorsunuz.
29:38Orada duramayacağımız,
29:40ve başka da yeri olmadığı için,
29:43mecburen buraya geldik.
29:47Sesi duyuyorsunuz değil mi?
29:48Bir inşaatın içinden,
29:51İstanbul'un rahatsız ve gürültülü ortamından,
29:55size hitap etmek istedik.
29:581880'ler,
29:59çocuklar,
30:00kadınlar,
30:01insanlar,
30:02sokakta,
30:03binaların kenarlarına,
30:05merdivenlerine,
30:06basamaklarına,
30:07yükseltilerine,
30:08oturmuş,
30:10ekrana bakan,
30:11fotoğraf çeken,
30:12kişiye bakan,
30:13insanlar,
30:14o günlerde,
30:16elbette ve tabii ki,
30:17fotoğraf çekmek,
30:18çok lüks,
30:20ve belki de bir insanın,
30:22hayatı boyunca,
30:23birkaç defa görebileceği,
30:25bir aktivitedir.
30:27Bu yüzden,
30:28fotoğraf çekene bakıyorlar.
30:31Bugün fotoğraf çekse,
30:34etrafımda insanlar geçiyor,
30:36kamera kurulu,
30:37ben anlatım yapıyorum,
30:40kimsenin umurunda bile değil.
30:42Çünkü,
30:43o kadar alıştık ki,
30:44biz bu hayata,
30:46fark edilmiyor.
30:48Ama o gün,
30:49herkes bakıyor.
30:50Bir daha söylüyorum,
30:51o açı bu açı değil.
30:53O açının üzerinden şu an,
30:55arabalar geçiyor.
30:57Gazanfer Ağa Mecresesi,
31:01fotoğraflar boyunca,
31:03anlattığım,
31:03Gazanfer Ağa Mecresesi,
31:06yolun tam karşısında.
31:08Anladığımız kadarıyla,
31:10aslında böyle bir cadde,
31:12ve öyle bir cadde,
31:14ortasından geçen,
31:15bir Atatürk Bulvarı yok.
31:17Atatürk Bulvarı,
31:18bir caddeyi,
31:20bir sokağı,
31:22ortasından geçerek,
31:24iki ayrı cadde yapmış.
31:26Şöyle bir cadde var,
31:30ortasından T gibi,
31:32bir bulvar geçiyor,
31:33ve iki,
31:34bir cadde ikiye ayırıyor,
31:37birbirinden bağımsız,
31:38hale getiriyor.
31:40Şu an,
31:402026 yılında,
31:42biz bu anı görüyoruz.
31:43nasıl ama,
31:45kornalar,
31:46geri gelme,
31:48rikazları,
31:49inşaatlar,
31:50trafik,
31:51yoğunluk,
31:52ve bu yoğunlukta,
31:53biz,
31:541880'i,
31:56günümüzden,
31:57146 sene öncesini,
31:59arıyoruz.
32:01Bulabilir miyiz?
32:02Valla ben sanmıyorum,
32:05ama bulanlara selam olsun.
32:08Haydi fotoğraflara gelelim.
32:09Takvimler 1880,
32:12mekanik,
32:13otomatik,
32:14ve makineye bağlı,
32:16hiçbir ses yok.
32:17tamamen organik,
32:19muhtemel kuş sesleri,
32:21el arabaların çıngırakları,
32:24köpek yavrularına,
32:25boyunlarına bağlanmış,
32:27çıngıraklar,
32:29muhtemel bu sesler vardır.
32:31Bugün bu sesler var.
32:34İki fotoğraf,
32:35birbirinden bağımsız,
32:37zaman dilimi çekilen iki fotoğraf,
32:39146 yıllık iki fotoğraf,
32:42şu an karşınızda.
32:591940'lı yıllara gidiyoruz.
33:021940'lar deniyor.
33:05Ama kaç,
33:0610 sene var 40'lı yıllarda.
33:081945 desek,
33:10tam ortalama yapsak,
33:12ve yuvarlak rakama uygun olarak 46 desek,
33:15tam 80 yıllık bir fotoğrafla karşı karşıyayız.
33:2080 sene önce,
33:22aynı açıda,
33:23burada dursak,
33:25yalnız duramayız burada,
33:27burada durmamız için,
33:29yaklaşık 1,5-2 metre havada durmamız gerekiyor.
33:32Zira,
33:34birazdan size göstereceğim,
33:36neler olduğu bu caddede neler.
33:39Burası yükseltildi.
33:40Recai Mehmet Efendi Sıbyan Mektebi,
33:43ve kütüphanesi yukarıda kaldı.
33:46Birazdan göstereceğim.
33:49Recai Mehmet Efendi,
33:501. Mahmut,
33:523. Osman,
33:533. Mustafa dönemlerinde,
33:55hazine ket hüdalığı,
33:57nişancılık,
33:59saray muhasepliği,
34:00ve özel muhasebe müdürlüğü olmak üzere,
34:04o günlerde,
34:06Dışişleri Bakanlığı'ndan tutun,
34:08Maliye Bakanlığı'na,
34:10Maliye ile alakalı tüm defterlerin sorumluluğundan tutun,
34:14hesap kitap işlerine kadar,
34:16pek çok saray işlerini yapmış.
34:191780 yılında vefat ettiğini biliyoruz.
34:23Vefat ettiğinde,
34:24Osmanlı tahtında,
34:26Sultan 1. Abdülhamid Han,
34:28oturuyor.
34:301774-1789,
34:33Sultan 1. Abdülhamid Han'ın taht yıllarıdır.
34:36ve 1. Abdülhamid'de 27. Osmanlı Padişahı'dır.
34:40Yani sonlara doğru olan bir,
34:43Dışişleri Bakanı ve Maliye Bakanı,
34:45Recai Mehmet Efendi,
34:49Sıbyan Mektebi'ni yapan kişi,
34:52atıl bırakıldı.
34:54Cumhuriyetten sonra,
34:56çocuk kitaplığı haline getirildi.
34:59Kütüphane olarak kullanıldı.
35:01Aslında burası bir Sıbyan Mektebi.
35:04Yani aslında burası bir anaokulu,
35:07ve ilkokul 3. sınıfa kadar olan kısım.
35:10Yani aslında burası İbnida,
35:12Başlangıç Mektebi.
35:14Zamanla burası,
35:151940'lı ve 50'li yıllarda,
35:18İnün'ü ve Menderes döneminde,
35:20kod yükseldi,
35:22binalar değişti.
35:24Etrafta yapılan,
35:26yıkım hafriyatı,
35:27caddeye serpildi.
35:29Üzerine asfalt ve arnavut kaldırımları konuldu.
35:32Otomatik olarak zemin,
35:35yerden yükseldi.
35:36Ardından gelen yıllarda,
35:3860'lar, 70'ler, 80'ler, 90'larda,
35:42bozulan asfalt,
35:43Avrupa'da olduğu gibi,
35:45asfalt kazıma makineleriyle kazınarak,
35:48zeminin kendi orijinal,
35:51yüksekliğine ulaştırılmadan,
35:53eskiyen ve bozulan,
35:54asfaltın üzerine,
35:56asfalt döktüler.
35:57O asfalt da eskidi,
36:00asfalt döktüler,
36:01o asfalt da eskidi,
36:03asfalt döktüler.
36:04Her bir asfalt dökmede,
36:06yer, zemin,
36:0810 santim yükseldi.
36:10Ve gel gelelim,
36:121940'lardan,
36:142026'lara,
36:17yani 80 küsur senede,
36:192 metre,
36:20bu bina,
36:21aşağıya doğru indi.
36:23Şimdi,
36:24kameraman kardeşim Murat,
36:27kamerayı omzuna alacak,
36:28ve benimle beraber gelecek.
36:32Murat,
36:322026 zemininde kalacak.
36:36Ben,
36:361770'lerin,
36:381760'ların zeminine ineceğim.
36:41Aradaki farkı size öyle göstereceğim.
36:45Haydi Murat,
36:46300 yıllık zaman farkı ile,
36:48nasıl bir zemin,
36:50yükselmesi olmuş,
36:52onu size anlatmak,
36:54ve hemen ardından,
36:55iki fotoğrafla sizi,
36:57baş başa bırakmak istiyorum.
37:002 metre aşağıya iniyoruz ama,
37:02bu arada,
37:03Murat da,
37:04Murat senin boyun kaç?
37:061.96 boyunda bir,
37:08Murat var karşımızda,
37:10kameraman var.
37:11O yükseklik de düşünerek,
37:134 metre gibi olacak.
37:15Şimdi Murat,
37:162026'da kalacak.
37:17ben adım adım,
37:201770'lere doğru iniş yapacağım.
37:24Tarih,
37:25tam olarak böyledir.
37:26ve biz şu an,
37:27tarihe doğru,
37:29orijinal,
37:30300 yıllık,
37:32merdiven basamaklarına,
37:34basa basa iniyoruz.
37:371946,
37:39diye gösterdiğimiz,
37:41ve az ileriden çektiğimiz,
37:43fotoğrafta,
37:44zemin,
37:46buraya su deposu gibi,
37:48depolar konulmuş.
37:49oradan biliyoruz ki,
37:51kapı,
37:52zeminle aynı.
37:55Ne olduysa bu caddeye,
37:5740'lı yıllardan,
37:5850'li yıllardan sonra oldu.
38:00Burası o kadar yükseldi.
38:03Ben şu an,
38:05bu kapıyı açarsam,
38:081760'lı yıllarda hizmet veren,
38:11bir Sıbyan mektebine,
38:13bir ilk öğretime inmiş olacağım.
38:16Burası da sebil.
38:17Yani şu kapının içi,
38:19çocuklara hizmet veriyor.
38:22Burası ise,
38:23bu yoldan gelip,
38:25geçen insanlara,
38:27çeşme vazifesi görüyor.
38:29İnsanlar aşağıya inerek,
38:31su içmiyor.
38:32Zaten o günlerde,
38:34sizin şu an bulunduğunuz,
38:36zeminin,
38:37yüksekliği burasıymış.
38:40Böyle yürüdüğün zaman,
38:42zaten ben caddeye doğru yürüyorum.
38:44Yani burası,
38:45aslında bir şükür değil.
38:49Yüksekte olan sizsiniz.
38:521760'lı yılların,
38:54yer mesafesi,
38:57tam olarak bu kadar.
38:58tarihi hadiseleri bilince,
39:03tarihi hadiseleri ve fotoğraflara,
39:05hakim olunca,
39:07hadiseleri böylesine anlatmak,
39:09kolay oluyor.
39:11Bu hafta vefadayız.
39:13Vefaya ancak giriş yaptık.
39:15Detaylı aramak isteyenler,
39:18vefa,
39:18Recai Mehmet Efendi,
39:20Sıbyan Mektebi yazarlarsa,
39:22burası ile alakalı,
39:24çok fazla bilgi sahibi olurlar.
39:27Bu haftalık bu kadar.
39:29Bizler haftaya da,
39:31vefadayız.
39:32Süleymaniye'ye doğru,
39:34Ebu'l Vefa Hazretleri'ne doğru,
39:37yürüyüş yapacağız.
39:39Ne olur,
39:40bizi bırakmayın.
39:41Beyaz TV ekranlarında,
39:44hafta sonları,
39:45evinize misafir olmamızı,
39:48sağlayan,
39:49geçmişe yürüyen adam programını,
39:52ne olur bırakmayın.
39:54Sizlerle birlikte,
39:55biz tarih anlatmaya,
39:58tarih üzerinde yürümeye,
40:00çok alıştık.
40:03Allah fırsat ve ruhsat verirse,
40:05haftaya,
40:06vefadan Süleymaniye'ye doğru,
40:09yürümeye devam edeceğiz.
40:11Allah'a emanet olun.
Yorumlar