00:00Şimdi sadece bir hafta düşünün.
00:02Bu bir hafta içinde Türkiye'den Birleşmiş Milletler'e iki tane mesaj gidiyor.
00:06Ama bu mesajlar taban tabana zıt.
00:09Biri tam bir dostluk ve ödül mesajı, diğeri ise çok ama çok sert bir eleştiri.
00:15E insan sormadan edemiyor.
00:16Nasıl oluyor da aynı yönetim bu kadar farklı, bu kadar zıt iki tavır sergileyebiliyor?
00:21Gelin bu ilginç paradoksun içine birlikte dalalım.
00:25Hikayemizin ilk bölümü.
00:26Oldukça parlak, oldukça resmi, her şey kameraların flaşları altında prestijli bir ödül töreninde başlıyor.
00:32Her şey aslında şu sözlerle başlıyor.
00:35Sessiz çoğunluğun sesi olan değerli dostum.
00:38Yani düşünsenize Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine
00:42işte bu kadar sıcak, bu kadar kişisel bir ifadeyle sesleniyor.
00:46Bu ilk bakışta aradaki güçlü, hatta samimi bir ilişkinin işareti gibi duruyor değil mi?
00:51Ve işte o an geliyor.
00:53Tarih 12 Mart.
00:54Cumhurbaşkanı Erdoğan, bizzat BİM'e Genel Sekreteri Antonio Guterres'in elini sıkıyor
00:59ve ona Atatürk Uluslararası Barış Ödülünü takdim ediyor.
01:02Bu, sembolik anlamı çok yüksek, gerçekten de güçlü bir jest.
01:06Peki, bu kadar önemli bir ödül neden verildi?
01:09Gerekçeler neydi?
01:11Cumhurbaşkanının açıklamalarına baktığımızda,
01:13Guterres'in küresel barış için gösterdiği çabalardan,
01:16mültecileri korumasından, küresel adalet için çalışmasından bahsediliyor.
01:20Hatta, BİM'yi karalama kampanyalarına karşı savunduğu bile söyleniyor.
01:25Yani özetle, Türkiye'de resmi duruşu ne?
01:28BİM'ye ve onun liderine tam destik.
01:31Her şey gayet net.
01:32Ama tam biz her şey ne kadar güzel, ne kadar olumlu derken,
01:37hikaye aniden ama gerçekten 180 derece dönüveriyor.
01:40O güzel övgülerin yerine,
01:42buz gibi çok sert bir eleştiri alıyor.
01:45İşte, bahsettiğimiz paradoksun tam da merkezindeyiz şimdi.
01:49Bir tarafta, Cumhurbaşkanının barış ortağı dediği bir BM var.
01:54Diğer tarafta, aynı yönetimin bir başka kilit ismi olan,
01:58Meclis Başkanı'nın adeta yok saydığı bir yapı.
02:02Ve unutmayın, bunların hepsi aynı hafta içinde oluyor.
02:05Gerçekten de inanılması güç.
02:07Peki neydi bu sert eleştiri?
02:09İşte en can alıcı, en akılda kalıcı kısmı,
02:12Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş,
02:14BM Güvenlik Konseyi için diyor ki,
02:16New York'taki bir kafeden farksız.
02:18Düşünün, toplanmışlar, toplanmamışlar kimsenin umurunda değil diyor.
02:22Bu basit bir eleştiri değil.
02:23Bu kurumun varlığını, etkisini, ciddiyetini kökünden sorgulayan bir çıkış.
02:28Ama bu paradoksu asıl inanılmaz kılan şey, zamanlama.
02:32Bakın, Meclis Başkanı bu kafe benzetmesini bir kerede değil,
02:37aynı hafta içinde tam iki kez kullanıyor.
02:40Peki, ne zaman yapıyor bunu?
02:42Tam da o değerli dost, Guterres'in Ankara'da ödül aldığı hafta.
02:46Şimdi sizce bu bir tesadüf mü?
02:48Bana pek öyle gelmiyor.
02:49Peki, tamam ortada büyük bir çelişki var.
02:51Ama neden?
02:52Neden aynı hafta hem ödül verilir,
02:55hem de bu kadar sert eleştiri yapılır?
02:57İşte bu sorunun cevabını bulmak için,
02:59ipuçlarını takip etmemiz gerekiyor.
03:01Ve bu ipuçları, bizi Türkiye ile BM arasındaki en hassas,
03:06en düğüm konulardan birine götürüyor,
03:08Kıbrıs meselesi.
03:09Evet, bu kafa karıştırıcı mesajların kökenine inmek için,
03:13rotamızı yıllardır bir çözüm bekleyen Kıbrıs sorununa çevirmemiz şart.
03:17Bence bu karmaşık yapbozun kilit parçası tam olarak burada yatıyor.
03:21Bu gerilimin tam merkezinde ise,
03:23ironik bir şekilde ödülü alan kişinin,
03:26yani Genel Sekreter Guterres'in kendi adını taşıyan bir plan duruyor.
03:312017 tarihli Guterres planı.
03:33Ve bu planın içinde,
03:35Türk tarafı için son derece hassas,
03:37hatta kabul edilemez görülen iki önemli nokta vardı.
03:40Neydi peki bu planın kilit noktaları?
03:42Aslında iki temel başlıkta özetleyebiliriz.
03:45Birincisi, garantörlük sisteminin masaya yatırılması.
03:49Biliyorsunuz bu sistem,
03:51Türkiye'nin adadaki varlığının ve müdahale hakkının en temel dayanağı.
03:54İkincisi ise,
03:56Kuzey Kıbrıs'taki Türk askerinin sayısının azaltılması.
03:59İşte bu iki madde de,
04:00Türkiye için adeta birer kırmızı çizgi.
04:03Ve işin en ilginç tarafı ne biliyor musunuz?
04:05O müzakereler başarısızlıkla sonuçlandığında,
04:08bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan çıkıp,
04:10bu BM parametreleriyle bir çözüme ulaşmak imkansızdır demişti.
04:14Yani bir düşünün,
04:15ödül verdiği kişinin adını taşıyan planın parametrelerini,
04:18çözümün önündeki engel olarak ilan etmişti.
04:20Bu duruma bambaşka bir boyut katıyor değil mi?
04:23Sakın bu meselenin geçmişte kaldığını düşünmeyin.
04:26Hayır, gerilim hala çok taze.
04:28Bugün bile,
04:29Dışişleri Bakanlığı,
04:31BM'yi sürekli eleştiriyor.
04:32Sebep,
04:33çünkü BM'nin,
04:35adadaki barış gücünün görev süresini,
04:37Kıbrıslı Türklerin rızasını almadan uzattığını söylüyorlar.
04:40Ve bu gücün tarafsız olmadığını,
04:42dengeli davranmadığını düşünüyorlar.
04:44Yani,
04:44o gerilim aynen devam ediyor.
04:47Peki,
04:47bu yaşadığımız olay,
04:48tek seferlik bir anomali mi?
04:50Yoksa Türkiye'nin diplomasisinde,
04:53daha önce de karşılaştığımız bir tür modelin,
04:55bir desenin parçası mı?
04:57Hadi,
04:57hafızamızı biraz tazelemek için,
04:59geçmişe gidelim.
05:00Bu durum,
05:01ister istemez,
05:02akıllara geçmişteki başka bir olayı getiriyor.
05:04Yıl 2012.
05:06O dönemde de,
05:07oldukça tartışmalı bir isme,
05:08İngiltere'nin eski Dışişleri Bakanı,
05:10Jack Stroll'a,
05:11Türkiye Cumhuriyeti Devlet Nişanı verilmişti.
05:14Bakın,
05:152012 ve 2024.
05:17Sanki arada bir benzerlik,
05:19bir desen var gibi duruyor.
05:20Peki,
05:21Jack Stroll neden tartışmalı bir isimdi?
05:23Onu da hatırlayalım.
05:24Kendisi,
05:25Türkiye'nin Avrupa Birliği ilişkileri hakkında söylediği,
05:28o meşhur,
05:28alaycı sözüyle tanınıyor.
05:30Ayıyı öldürmeden derisini yüzeriz.
05:32Yani Türkiye'yi pek de ciddiye almayan,
05:34bu tavrıyla bilinen birine verilen o ödülle,
05:37bugün Guterres olayında gördüğümüz paradoks arasında bir benzerlik yok mu sizce de?
05:41Peki,
05:41tüm bu parçaları bir araya getirdiğimizde,
05:44ortaya nasıl bir resim çıkıyor?
05:45Gelin,
05:46bu iki zıt mesajın hikayesini son bir kez özetleyelim.
05:50İşte bütün hikaye aslında bu tabloda özetleniyor.
05:52Sol tarafa bakıyoruz,
05:54resmi,
05:55diplomatik ve dostane bir dil,
05:57Atatürk Barış Ödülü,
05:58değerli dost hitapları,
06:00fedakarca çabalar,
06:01Sağ tarafa bakıyoruz,
06:03kamuoyu önünde yapılan sert,
06:04keskin eleştiriler,
06:06kafe benzetmesi,
06:07orman kanunları sistemi,
06:09imkansız parametreler.
06:11Sanki aynı ülkenin iki farklı dış politikası varmış gibi değil mi?
06:14Sonuç olarak aklımızda kalması gereken tek bir rakam var.
06:18İki.
06:18Ülkenin en tepesindeki iki liderden gelen,
06:21birbiriyle tamamen çelişen iki farklı mesaj.
06:24Ve bunların hepsi,
06:25sadece bir haftanın içinde yaşandı.
06:28Peki,
06:29en can alıcı soru şu,
06:31bir ülkenin yönetimi bu kadar farklı iki sinyal gönderdiğinde,
06:35asıl hikayeyi anlatan hangisi oluyor?
06:38Diplomatik nezaketle verilen ödüller mi?
06:40Yoksa kapalı kapılar ardında değil,
06:43alenen yapılan o sert eleştiriler mi?
06:45gerçek hikayenin ne olduğuna karar vermek işte bu noktada size kalıyor.
06:51İzlediğiniz için teşekkür ederim.
06:52Geçeriniz için teşekkür ederim.
Yorumlar