Skip to playerSkip to main content
Bakara 256-257: Dinde zorlama yoktur; çünkü hak batıldan ayrılmıştır. Kim tağutları reddedip Allah’a iman ederse kopmayan sağlam bir kulpa tutunmuştur. Allah müminlerin velisidir; onları küfür karanlığından iman nuruna çıkarır. Kafirlerin velileri ise tağutlardır; onları nurdan karanlığa sürüklerler. Onlar ateşin yoldaşlarıdır ve orada ebedî kalacaklardır.

Dinde zorlama olmaz, çünkü hak ile batıl apaçık ayrılmıştır. Tağutları reddedip Allah’a iman etmek, kurtuluşun ve sağlam bir kulpa tutunmanın yoludur. Müminlerin gerçek velisi Allah’tır; kafirlerin velisi ise tağutlardır.

#AliKüçük #BakaraTefsiri #LaİkraheFiddin #Tağut #İman #Velayet #Kur'an #SesliTefsir

Category

📚
Learning
Transcript
07:45Ama insanlar için Allah bunu murad etmemiştir.
07:51İnsanların imanlarını zorunlu kılmamıştır Rabbimiz.
07:56Bakın bu hususu Cenab-ı Hak Yunus suresindeki bir ayeti kerimesinde şöyle anlatıyordu.
08:16Eğer Rabbim dileseydi, eğer Allah dileseydi, yeryüzünde kim varsa hepsi toptan iman ederdi.
08:25O halde sen mümin olsunlar diye, iman etsinler diye insanları zorlayacak mısın ey peygamberim?
08:32Vazgeç bu işten diyordu Rabbimiz.
08:34O halde din konusunda, dine girme konusunda hiç kimse zorlanmamalıdır.
08:44Çünkü zorlanan bir kimsenin açığa vuracağı iman Allah katında kabul edilen makbul bir iman değildir.
08:52Ama bu şurası da unutulmamalıdır ki,
08:56velev ki böyle bir zorlamanın sonucu da olsa ben iman ettim diyen kişiye,
09:02sen bunu korktuğun için söylüyorsun, sen aslında kafirsin demek caiz değildir.
09:09Yani böyle bir iman iddiasında bulunan kişi için,
09:13şüphe ortadan kalkacak kadar beklenir,
09:17ona kafir muamelesi yapılmaz.
09:19O imanını açığa vurup amellerle ispatlayacak kadar beklenir.
09:26Eğer bu süre içinde amellerle imanını ispatlarsa,
09:31mümin kabul edilir, değilse o kafir kabul edilecektir.
09:35İşte Rabbimiz buyuruyor ki, bakın,
09:40لَا اِكْرَاهَ فِي د۪ينَ
09:42Dinde zorlama yoktur.
09:45Bu ayeti kerime günümüzde kimileri tarafından çok farklı anlamlara çekilmiş bir ayeti kerimedir.
09:54Onun için bu ayet üzerinde biraz biraz inşallah duralım.
10:01Alimlerimizden kimileri bu ayetin mensuh olduğunu söylemişler.
10:07Tevbe suresinin beşinci ve yine aynı surenin yetmiş üçüncü ayetleriyle bu ayetin nesh edildiğini söylemişler.
10:16Ki, o Tevbe suresindeki ayetler bakın şöyle,
10:20فَقْتُلُ الْمُشْرِك۪ينَ حَيْثُ وَجَتْتُمُوهُمْ
10:25Müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün.
10:29Nerede bulursanız, nerede yakalarsanız,
10:32müşrikleri öldürün ayeti.
10:35Bir de,
10:36يَا اَيْيُهَا نَبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِقِينَ
10:40وَاَغْلُظُ عَلَيْهِمْ وَمَاْوَاهُمْ جَهَنَّمْ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
10:46Ey Peygamberim!
10:48Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et,
10:52onlara karşı sert davran ayetleriyle bu ayetin nesh edildiğini söylemişler.
10:59Çünkü Allah'ın Resulü,
11:03Arap müşriklerini İslam'a girmeye zorlamıştır.
11:07Hatta bu sebeple onlara karşı savaş aşmış ve onlarla bizzat savaşmıştır.
11:15Onları sadece Müslüman olma seçeneğiyle karşı karşıya bırakmış,
11:21yani onlardan cizye bile kabul etmemiştir.
11:24Bakın, Bukhari ve Müslim'de rivayet edilen bir hadislerinde Allah'ın Resulü şöyle buyurur,
11:30Bana insanlar La İlahe İllallah deyinceye kadar onlarla savaşmak emredildi.
11:39İnsanlar kelime-i tevhidi söyleyinceye kadar La İlahe İllallah Muhammedur Resulullah deyinceye kadar
11:47ben onlarla savaşmakla emrulundum diyor Allah'ın Resulü Hazreti Muhammed Aleyhisselam.
11:54Alimlerden bazıları da bu ayetin mensuf olmadığını iddia etmişlerdir.
12:01Yani ayetin sadece ehli kitabı kapsadığını,
12:06ehli kitap olanlar cizyeye razı oldukları sürece İslam'a girmeleri konusunda zorlanmayacaklarını,
12:13ama ehli kitabın dışında olanların zorlanabileceğini iddia etmişler.
12:20Bakın İbni Abbas Efendimiz'den şöyle bir rivayet var.
12:25O da diyor ki bu ayet ensar kadınları hakkında nazil olmuştur.
12:32Ensar kadınları İslam'ın zuhurundan önce doğurdukları çocuklarının yaşamadıklarını görünce,
12:40kendi kendilerine şöyle bir adakta bulundular.
12:45Eğer şu doğacak çocuğum yaşarsa söz veriyorum onu Yahudi yapacağım diye söz verdiler Allah'a.
12:53Sonradan bu kadınlar Müslüman olunca,
12:56işte bu ensar kadınları ve kocaları,
12:58biz çocuklarımızı kesinlikle Yahudi olarak bırakmayacağız,
13:03onları Müslüman yapacağız diyerek,
13:05onları Müslüman yapmaya zorlayınca,
13:08işte bunun üzerine bu ayeti kerime gelmiştir.
13:13Yani dinde zorlama yoktur ayeti,
13:16bu hadise üzerine inmiştir diyor.
13:19Ebu Davud ve Neseyide İbni Abbas Efendimiz'den böyle bir rivayet var.
13:24Buhari'de Hazreti Ömer Efendimiz'in bir Hristiyan'ı İslam'a girmeye ve böylece kurtuluşa ermeye davet ettiği
13:34ve o Hristiyan'ın da ey Ömer beni zorlama,
13:39ben artık yaşlandım ve İslam'a girmeye de içim razı değil demesi üzerine,
13:45Hazreti Ömer Efendimiz'in Allah'ım benim ona tebliğ ettiğime sen şahit ol.
13:51Ne yapayım? Daha fazlasını yapamıyorum.
13:54Çünkü dinde zorlama yoktur.
13:57Ayetini okuduğu rivayet edilmektedir.
14:01Gerek Resul-i Ekrem döneminde,
14:04gerekse Halifeler döneminde,
14:07Yahudi ve Hristiyanların İslam'a girmeleri konusunda zorlanmadıklarını,
14:13cizye verdikleri takdirde kendi dinlerinde kalabilme imkanı kendilerine tanındığını biliyoruz.
14:20Ancak tabi bu ayeti kerime,
14:25dinde zorlama yoktur ayeti kerimesi,
14:29onlarla savaşa engel değildir.
14:32Ve de kılıçtan korktuğu için Müslüman olmuş birisine zorlanmış da denilemez.
14:38Çünkü bir insanın iyiliği için yapılan zorlama,
14:43kötü bir zorlama değildir.
14:46Aksine bu,
14:47o kimsenin iyiliğini istemektir.
14:51Bakın,
14:52Ebu Hureyre Efendimiz'in rivayet ettiği bir hadislerinde,
14:56Allah'ın Resulü şöyle buyuruyor.
14:58Allah,
15:00zincirlerle bağlı olarak getirilen bir topluluğun,
15:04cennete girmesinden çok hoşlanmıştır.
15:08Hadisi bize Buhari rivayet ediyor.
15:11Diyor ki,
15:11bakın Allah'ın Resulü,
15:13zincirlere vurulmuş olarak getirilen bir topluluğun,
15:17cennete girmesinden Allah çok hoşlandı.
15:21Bu,
15:22zincirlere bağlı olarak gelen topluluk,
15:25Müslümanlarla savaşa tutuşup,
15:28Müslümanların eline zincirler içinde esir düşüp de,
15:32daha sonra da İslam'la tanışarak,
15:35Müslüman olan ve cennete giden insanlardır.
15:39Yani Allah bunlardan razı olduğuna göre,
15:43demek ki,
15:44bu şekilde onların iyiliği için kafirleri zorlamak,
15:48zorlamak sayılmayacaktır.
15:49Batı hayranı,
15:52Hristiyan hayranı,
15:53bazı kimseler,
15:55Batı'ya karşı duydukları iç yenilgisinden ve kalbi komplekslerinden dolayı,
16:02ya da iman zaaflarından dolayı,
16:05İslam savaş dinidir sözüne karşı çıkarak,
16:09efendim, işte dinde zorlama yoktur,
16:13kimse, kimseyi zorlayamaz ayetini,
16:16sürekli gündemde tutmaya çalışıyorlar.
16:20Kimileri de,
16:21İslam savaş dinidir sözünü,
16:24sürekli gündeme getirerek,
16:27İslam'ı kötülemeyi yeğlerler.
16:30Aslında,
16:31Bakara suresinin önceki ayetlerinde,
16:34savaşın konu edildiği,
16:36cihadın konu edildiği ayetlerde,
16:38bu konuda epey bir şeyler demeye çalışmıştım.
16:40Aslında,
16:42İslam'ın cihadının gayesi,
16:44insanların İslam'ı anlamalarına,
16:47İslam'ı tanımalarına engel olan,
16:50İslam'la insanlar arasına barikatlar koyarak,
16:54İslam eğitimini engelleyerek,
16:57insanları fitnelere düşüren tüm zalimleri bertaraf etmek,
17:03tüm engelleri kaldırarak,
17:05tüm barikatları kaldırarak,
17:07insanları hür iradeleriyle,
17:09İslam'la karşı karşıya getirmektir.
17:12İşte, İslam'ın savaşının,
17:14esas gayesi budur.
17:17Yani,
17:18İslam,
17:19açık ve net bir biçimde,
17:21insanlara açıklanmadıkça,
17:23hiçbir kimse,
17:25İslam'a zorlanamaz.
17:28Gönüller ikna edilmeden,
17:31insanların bilmedikleri,
17:33tanımadıkları bir dine girmeleri,
17:36kesinlikle istenemez.
17:37Hak ve batıl,
17:40dalalet ve hidayet,
17:42iman ve küfür,
17:43cennet ve cehennem,
17:45Allah ve tağut,
17:47Allah'a kulluk ve tağutlara kulluk,
17:50Allah'a kulluğun sonucu,
17:52ve tağutlara kulluğun neticeleri,
17:54bütün delilleriyle açıklanmadan,
17:57hiç kimse,
17:58İslam'a girmeye zorlanamaz.
18:01Ancak günümüzde kimileri,
18:04işte bu ayetleri yanlış anlayarak,
18:06Müslümanları da bu ayetin kapsamı içine,
18:10sokmaya çalışmaktadırlar.
18:12Efendim,
18:13nasıl ki Müslüman olmayanlar,
18:16İslam'a girmeleri konusunda zorlanamıyorlarsa,
18:20Müslüman olanlar da,
18:21İslam'ı uygulama konusunda zorlanamazlar.
18:25Yani bir adamın,
18:27ben Müslüman'ım demesi yeterlidir.
18:30Bunu diliyle söyledikten sonra,
18:32bu adam,
18:33İslam'ın hiçbir kuralını da uygulamasa,
18:36namaz da kılmasa,
18:38oruç da tutmasa,
18:40başını da örtmese,
18:41içki de içse,
18:42zina da etse,
18:43herkes serbesttir.
18:45Kimse bu konuda zorlanamaz.
18:48Kimse,
18:49kimseye şunu yap,
18:50ya da bunu yapma diyemez.
18:52Çünkü,
18:53dinde zorlama yoktur,
18:55demeye çalışıyorlar.
18:57Bu,
18:59İslam'ı tanımayan,
19:00ya da hainliğine,
19:02tanımamazlıktan gelen insanların,
19:05düşüncesidir, fikridir.
19:06Bu,
19:07şeytanın düşüncesidir.
19:09Bu,
19:10kendilerine göre din koymaya çalışan,
19:12dinsizlerin anlayışıdır.
19:15Yani bir adam,
19:16kendi gönlüyle İslam'ı kabul etmişse,
19:19artık o,
19:20İslam'ın bütün hükümlerini,
19:22peşiyle kabul etmiş demektir ki,
19:25bunların tümünü uygulamak zorundadır.
19:28Mecburdur buna.
19:29Ben,
19:30Müslüman'ım diyenler,
19:32eğer bunu,
19:33inanmadıkları halde,
19:36insanları kandırmak için,
19:38münafıkça dememişlerse,
19:40kabul ettikleri İslam'ın,
19:42hükümlerinden bir tanesini,
19:44uygulamadıkları zaman,
19:47kesinlikle,
19:47onlara cezayı müeyyide uygulanır.
19:50Öyle olmasaydı,
19:52İslam'daki cezalar kime uygulanacaktı?
19:55Kafirleri zorlamayacaksın,
19:57Müslüman'ım diyenlere de dokunmayacaksın.
20:00E,
20:00bu cezalar kime ait ya?
20:02Hırsızlık edene el kesme cezası,
20:06içki içene hat cezası,
20:08zina edene rejim ya da
20:10celbe cezası,
20:12kime uygulanacak bütün bunlar?
20:14Bakın burada,
20:15bu konunun anlaşılabilmesi için,
20:18bir örnek verelim.
20:21Mesela,
20:22Hristiyan bir İtalyan düşünün,
20:25biz onu zorla,
20:28Türk vatandaşı olacaksın diye zorlayamayız.
20:31Ama bu İtalyan,
20:33günün birinde kendi arzusuyla gelip,
20:36ben Türk vatandaşı olmak istiyorum diye,
20:39bir dilekçe ile müracaat etse.
20:42Türkiye makamları da onun bu isteğini inceleyip,
20:46Türk vatandaşlığına kabul etse.
20:47ve bu İtalyan,
20:50Türk vatandaşı olarak Türkiye'de ikamet ederken,
20:53bir adam öldürse.
20:55E,
20:56Türk makamları da ona,
20:58Türk ceza kanunlarını tatbik etmeye teşebbüs ettiği zaman,
21:02bu İtalyan arkadaş,
21:03ben İtalyanım,
21:05beni Türk ceza kanunları bağlamaz diyebilir mi?
21:09Elbette diyemez değil mi?
21:11Çünkü İtalyansan İtalyanlığında kalsaydın.
21:14Yani seni Türk vatandaşı olmaya,
21:16hiç kimse zorlamadı,
21:18biz zorlamadık.
21:19Kendi isteğinle gelip Türk vatandaşı oldun,
21:21demezler mi ona?
21:23İşte,
21:24aynen bunun gibi,
21:25bir adam kafirse kafirliğinde kalsın.
21:29Kimse onu illa da Müslüman olacaksın diye,
21:32zorlamaz, zorlayamaz.
21:34Ama,
21:35adam günün birinde kendi gönlüyle,
21:37kimse kendisine baskı yapmadığı halde,
21:40Müslüman olmaya karar vermişse,
21:42ve Müslüman olarak da bir takım suçlar işlemişse,
21:45elbette ben Müslüman değilim,
21:48beni İslam'ın cezaları bağlamaz demesinin,
21:51artık bir anlamı kalmayacaktır.
21:55Dinde zorlama yoktur.
21:57Gat tebeyyene rüştü minel gay,
22:02hak batıldan ayrılmıştır.
22:06Hakla batıl,
22:07birbirinden ayrılmıştır.
22:09veya hakla batıl,
22:12tebeyyün etmiştir.
22:13Yani,
22:14hak da bellidir,
22:15batıl da bellidir.
22:17Rabbımız,
22:18hakkı da,
22:19batılı da,
22:21imanı da,
22:21küfrü de,
22:23hidayeti de,
22:24dalaleti de,
22:25cenneti de,
22:26cehennemi de,
22:27menfaatlerinizi de,
22:29zararlarınızı da,
22:30ayrı ayrı,
22:31tafsilatlı bir biçimde açıklamış,
22:34beğen buyurmuştur.
22:37Yani,
22:38bu kadar açıklamalardan sonra,
22:40artık aklı başında olan,
22:42hayrını,
22:43menfaatını,
22:44zararını bilen birisi,
22:46elbette bilerek,
22:48gönül rahatlığı içinde,
22:50İslam'ı kabul edecektir.
22:53Yani,
22:54onun için onu bu konuda zorlamaya gerek kalmamıştır.
22:59Ama,
23:00İslam bu şekilde,
23:02kendisine açık ve net bir biçimde açıklandıktan sonra,
23:05hayrını,
23:08menfaatini,
23:09mutluluğunu,
23:10cennetini tepip de,
23:12İslam'a girmeyen kimse,
23:14menfaatini ve zararını ayırt edemeyen,
23:18heva ve heveslerine göre hareket eden,
23:21sefihlere ve çocuklara benzer diyoruz.
23:24Ya da,
23:26böyle kimseler,
23:28velilerinin kontrolü altında bulunan çocuklara,
23:31veya doktorlarının kontrolü altında bulunan hastalara benzer.
23:35benzerler ki,
23:37veli ya da doktor,
23:39kontrolü altındaki çocuklar istemese de,
23:43bazı konularda onları zorlayabilirler.
23:47Bu zorlama pek tabidir ki,
23:50onların zararı için değil,
23:52menfaati içindir.
23:53yani kontrolü altındaki hastası onu içmeme konusunda direzse de,
24:00kendisine şifa verecek ilacı içmesi konusunda,
24:04doktor elbette onu zorlayabilir.
24:07İşte ayeti kerimede Rabbımız bize bunu anlatıyor.
24:11Bir de,
24:14bu ayeti kerimeden anlıyoruz ki,
24:17Rabbımız kitabında,
24:19hak ve batılı,
24:21hidayet ve dalaleti,
24:23çok açık ve net bir biçimde açıklamıştır.
24:27Hakla batılı,
24:30doğruyla yanlışı ortaya koyan,
24:32kitap ve sünnet de,
24:34hayattadır, ortadadır.
24:35O halde,
24:37kitap ve sünnete dayanmadan,
24:40yani kitap ve sünnetten herhangi bir delile dayanmadan,
24:45taklitçilik yaparak yanlışa düşen bir kişinin,
24:48Allah katında mazur sayılması da,
24:51kesinlikle artık mümkün değildir.
24:55Zira,
24:56bir kişinin Allah katında mazur sayılması,
24:59ancak o konuda delillerin açıklanmadığı,
25:03veya o kişinin bütün gücünü kullandığı halde,
25:07hakka ulaşma imkanının olmadığı zamanlarda geçerlidir.
25:12Halbuki,
25:13hakkın ve batılın açıklandığı,
25:16kitap ve sünnet ortadayken,
25:19kitap ve sünnet hayattayken,
25:21ve insanların ona ulaşma imkanları da varken,
25:25buna rağmen,
25:27kitap ve sünnete muracaat etmeyerek,
25:29taklit yolunu tercih ederek,
25:31yanlışa düşen veya doğruya ulaşamayan bir adamın,
25:36artık Allah katında mazur sayılması da mümkün olmayacaktır.
25:40Hak da belli,
25:43batıl da belli iken,
25:45Rabbimiz hakkı da batılı da açıklayıp,
25:49birbirinden ayırdıktan sonra,
25:51Allah hakkı da batılı da,
25:54bu kadar açık ve net bir biçimde beyan ettikten sonra,
25:57artık her kim de,
26:00فَمَنْ يَكْفُرْ بِالْطَاؤُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ
26:04فَقَدْ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُفْقَى
26:08لَنْ فِصَامَ لَهَا وَاللّٰهُ سَمِيعٌ عَل۪يمٌ
26:12Artık kim tağutu inkar edip Allah'a iman ederse,
26:19o kopması mümkün olmayan,
26:22kopması olmayan sağlam bir kulpa,
26:27sağlam bir ipe sarılmıştır, tutunmuştur.
26:30وَاللّٰهُ سَمِيعٌ عَل۪يمٌ
26:32Allah işitendir, Allah bilendir.
26:38فَمَنْ يَكْفُرْ بِالْطَاؤُوتِ
26:41Kim tağutu reddeder ve ilk yapılması gereken şey,
26:47tağutları reddetmektir.
26:50Allah'tan başka ilah yoktur diyerek,
26:54Allah'tan başka ilahlık taslayan tüm ilah taslaklarının,
26:59tüm tanrı taslaklarının, tanrıların ve tanrıçaların,
27:04ilahlığını olumsuz kılarak Allah'a iman isteniyor bizden.
27:10Demek ki tevhidin ilk şartı,
27:14Allah'tan başkalarını inkar etmek.
27:17Allah'tan başkalarını yok farz etmek değil,
27:21tağutları inkar etmektir.
27:23Çünkü Allah'tan başka itaat edilecek peygamber,
27:29baba, ana, koca, emir gibi mekanizmalar da vardır.
27:34Yani bunların tümünü reddetmek istenmiyor bizden de,
27:38tağutları inkar etmek isteniyor.
27:41Ya da işte kimilerinin iddia ettikleri gibi,
27:45masiv Allah'ın tümünün inkarı değil,
27:49reddi değil, tağutların inkarı isteniyor bizden.
27:54Yani bizden iki şey isteniyor.
27:57Tağutları inkar etmek ve Allah'tan başkalarından ilahlık vasfını da kaldırmak.
28:05Demek ki tağutları tümüyle reddedeceğiz.
28:10Tağut olmayanların da sadece ilahlık derecelerini reddedecek ve bu ilahlık derecelerinin dışındaki derecelerini de kabul edeceğiz.
28:21Mesela ne gibi dereceler?
28:24Peygamberlik derecesi, babalık derecesi, kocalık derecesi, emirlik dereceleri gibi.
28:31Demek ki Allah'a imandan önce tağutları redd.
28:36Peki Müslüman olmanın ilk şartıdır bu.
28:41Tağutu redd ve Allah'a iman.
28:44Tağutlar reddedilmeden Allah'a iman edilmez.
28:48Bu ikisi birlikte olmadan Müslümanlık iddiası da boştur.
28:54Yani hem tağutları kabul hem de Allah'a iman mümkün değildir.
28:59Bir adamın Müslüman olabilmesi için önce tağutları reddetmesi gerekmektedir.
29:05Ancak burada şunu da söyleyelim.
29:08Tağutun reddedilebilmesi için elbette onun ne olduğunun bilinmesi gerekmektedir.
29:15Çünkü tağutun ne olduğunu bilmeyen kişi pek tabidir ki onu reddedemeyecektir.
29:22Bilmediği bir şeyi reddetmek, reddetmesi gereken bir şeyi reddetmemek ya da reddetmemesi gereken bir şeyi reddetmek Allah'ın istediği, Allah
29:35'ın razı olduğu bir red değildir.
29:38Öyleyse kişi reddettiği şeyin ne olduğunu bilmek zorundadır.
29:43Tağut, taga, tuğyan, haddi aşmak, sınırı çiğnemek demektir.
29:49Öyleyse haddi aşan, sınırı çiğneyen her şey tağuttur.
29:56Tağut kelimesinin şer'i manası ise Allah ve Rasulünün belirlediği ölçülerin dışına çıkarak,
30:03Allah'ın belirlediği kanunların Allah'ın yasalarının dışında kanun koyarak insanları Allah kanunlarını bırakıp kendi kanunlarına uymaya zorlayan ve böylece
30:18haddi aşan kişi tağuttur.
30:21Allah'a karşı isyan edip, azgınlaşıp, zorla veya gönül rızasıyla insanların kendisine ibadet ve itaat etmelerini isteyen, gerek şeytan, gerek
30:35insan, gerek put, gerek müessese ve kurumların hepsi tağuttur.
30:41Kanunları, görüşleri, hükümleri Allah kanunlarının önüne geçirilip, onlar tutlaştırılıp, insanların ona boyun bükmeleri istenilen her varlık, firavun gibi, nemrut gibi
30:57tağuttur.
30:58İnsanları, Allah yolundan uzaklaştırmak isteyen, insanları Allah dinini öğrenmekten men eden, yani din eğitimini yasaklayan her program, her sistem tağuttur.
31:13Allah'ın insan hayatı için belirlediği kulluk yasalarından habersiz olarak, kitap ve sünnete muracaat etmeyerek, kendi hayatını belirlemeye kalkışan, kendi
31:27kendine bir hayat programı belirlemeye kalkan herkes tağuttur.
31:31Veya Allah karşısında bilgi iddiasında bulunan, Allah bilirse biz de biliriz, bizim de bilgimiz var, bizim de aklımız var, bizim
31:43de keyfimiz var, biz de biliriz kılık kıyafeti nasıl olacağını, biz de biliriz eğitimin nasıl olacağını, biz de biliriz nereden
31:53kazanıp nerelerde harcayacağımızı,
31:55biz de biliriz nasıl bir hukuk yapacağımızı, biz de biliriz nasıl bir hayat programı belirleyeceğimizi diyerek, Allah karşısında bilgi iddiasında
32:06bulunan herkes, her insan tağuttur.
32:09Sen öyle diyorsan biz de böyle diyoruz, sen kılık kıyafetini şöyle olsun diyorsan biz de böyle olacak diyoruz, sen mirasınız
32:21şöyle olsun diyorsan biz de böyle olmalı diyoruz diyerek,
32:25Allah karşısında bilgi iddiasında bulunan herkes tağuttur.
32:31Ya da Allah karşısında güç iddiasında bulunanlar da tağuttur.
32:37Allah varsa biz de varız.
32:40Allah'ın gücü varsa bizim de gücümüz var.
32:43Allah'ın cehennemi varsa bizim de kodeslerimiz var.
32:48Allah'ın melekleri varsa bizim de silahlarımız var.
32:51Biz de asar keseriz.
32:53Biz istedik mi asarız?
32:56Biz istedik mi keseriz?
32:59Biz istedik mi açarız?
33:01Biz istedik mi kestiririz?
33:03Biz istersek açtırırız diyerek, sizin nefes alışverişlerinizi bile kontrol altında tutarız diyerek,
33:10Allah karşısında güç ve kuvvet iddiasında bulunan herkes tağuttur.
33:16Allah'a ve Allah'ın emirlerine isyan edip, kendi kendine uyup, kendi hevasını, kendi düşüncesini, kendi aklını putlaştırıp, kendi kendisini
33:28mağbut yapmış kişi de tağuttur.
33:59Bakın, zannediyorum,
34:02Allah'ın emirlerine isyan edip, kendi kendisini, kendi kendisini, kendi kendisini putlaştırıp, arzuları ve keyifleri istikametinde bir hayat yaşayarak,
34:11Allah'ın kitabına ve Rasulünün sünnetine karşı müstahni davranan,
34:16yani ihtiyatsız ve eyvallahsız davranan kişi de, işte bu ayeti kerimenin anlattığına göre, anlıyoruz ki tağuttur.
34:26Parasına, malına, makamına, çevresine, kredisine güvenerek, kendi kendine yeteceğini zanneden,
34:35ben bana yeterim,
34:38benim malım var,
34:40benim mülküm var,
34:42benim makamım, koltuğum var,
34:44benim çevrem, benim kredim var,
34:47benim hiç kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacım yoktur,
34:52kitaba da, sünnete de,
34:54dine de, diyanete de ihtiyacım yoktur,
34:57ben kazanmayı bilirim,
34:59ben harcanacak yerleri bilirim,
35:02ben hangi mesleği seçeceğimi çok iyi bilirim,
35:05ben ev tefrişini bilirim,
35:08ben çocuklarımı nasıl eğiteceğimi pekala bilirim,
35:11ben hayatımı nasıl yaşayacağımı bilirim,
35:15benim ne kitaba, ne sünnete iştiyacım yoktur,
35:19benim ne Allah'a, ne de peygambere iştiyacım yoktur,
35:23benim başka hiçbir şeye ihtiyacım yoktur diyerek,
35:26kendisini putlaştıran insan da,
35:29işte bu ayeti kerimenin ifadesine göre anlıyoruz ki,
35:33tağuttur.
35:34Yine Nazihat suresinin 37 ve 40. ayetleri arasında da ifade edildiğine göre,
35:43dünyayı ahirete tercih eden,
35:46hayat programını dünya hayatı adına yapmaya çalışan,
35:51yani programını dünyada bitecek biçimde ayarlayan,
35:56hayat programında ahiretin kokusu bile olmayan kişi,
36:01tağuttur diye anlatılır.
36:03Yine aynı ayetlerin ifadesiyle,
36:07hayatında Allah'ı değil de toplumu düşünen,
36:11Allah karşısında kötü bir konuma düşmekten korkmazken, çekinmezken,
36:17toplum karşısında,
36:19el alem karşısında,
36:20adetler karşısında,
36:22töreler karşısında,
36:23ağa patron karşısında,
36:25konu komşu karşısında,
36:27kötü bir konuma düşmekten korkan ve utanan kişi de,
36:31tağuttur diye anlatılır.
36:34Tağut deyince,
36:35onu hep dışımızda aramayalım.
36:38Bakın,
36:39bazen biziz değil mi tağut?
36:42Bakın,
36:43kalem suresinde,
36:45Müslüman oldukları halde,
36:47kendilerini hayata etkin zannederek,
36:50yapacakları bir iş konusunda inşaAllah demeyen,
36:53yani böylece hayatlarında Allah'ı diskalifiye edenlerin,
36:57yapacakları işe kendilerini etkin ve yetkin zannedenlerin de,
37:02tağut olduklarını anlatıyordu Rabbimiz.
37:04Kalem suresinde,
37:06bakın ayeti kerime şöyleydi.
37:12Dediler ki,
37:14eyvah,
37:15meğer biz tağutluk etmişiz.
37:17Eyvah bize,
37:19yazıklar olsun bize ki,
37:21biz tağutluk etmişiz.
37:24Yani biz,
37:25yapacağımız işler konusunda,
37:27Allah'ı ekarte etmişiz,
37:29Allah'ı diskalifiye etmişiz.
37:31Biz,
37:32hayat programımızı Allah'a sormadan,
37:34Allah'ın kitabına,
37:36Peygamber'in sünnetine danışmadan,
37:38kendimiz çizmeye kalkışmışız.
37:41Yani biz hayata kendimizin etkin olduğunu sanmışız.
37:45Ne yapacağımızı,
37:47nasıl yapacağımızı,
37:48kendimiz belirlemeye kalkmışız.
37:51Hayatın programını,
37:53kendimiz belirlemeye kalkmışız,
37:55ve böylece tağutluk yapmışız diyorlar.
37:58Vallahi,
38:00gerçekten,
38:01bizler adına,
38:03çok korkunç bir ayeti kerime.
38:05yani,
38:06kendi kendimize bir düşünelim şimdi.
38:09Ya biz neyiz?
38:10Yani biz ne durumdayız bu konuda?
38:13Yani,
38:14bizim hayat programımızı kim belirliyor?
38:18Çocuğumuzun mektebine ilişkin,
38:21çocuklarımızın eğitimine ilişkin,
38:24kendi eğitimlerimize ilişkin programı kim belirliyor?
38:27Bir düşünün Allah aşkına.
38:30Malımıza ilişkin,
38:32mesleğimize ilişkin,
38:34dükkanımıza ilişkin,
38:36gündüzümüz,
38:37gecemize ilişkin,
38:38kılık kıyafetimize ilişkin,
38:41ekonomimize,
38:41hukuğumuza ilişkin,
38:43programları kim belirliyor şimdi?
38:45Allah mı belirliyor,
38:48yoksa başkaları mı?
38:50Ya da kendimiz mi belirliyoruz?
38:53Yani,
38:54hayatımızın kaçta kaçına Allah karışıyor,
38:57kaçta kaçına zerdüşt karışıyor.
38:59Eğer hayatımızın pek çok bölümünü zerdüşt dolduruyor da,
39:06onun gaflet edip boş bıraktığı,
39:09ya da doldurmaya gücü yetmediği boşluğu da,
39:12biz dinle doldurmaya çalışıyorsak,
39:16Allah aşkına başka yerde tağut aramaya gerek yoktur zannediyorum.
39:21Başka yerde tağut aramaya gerek yok,
39:24biz tağutun ta kendisiyiz demektir.
39:27Küfürle tuğyanın,
39:31kafirle tağutun,
39:33fasıkla tağutun arasını,
39:35inşallah şöyle bir ayıralım.
39:38Allah'a isyan,
39:39üç şekilde olabilir.
39:42Birincisi,
39:44bir kimse Allah'a inanır,
39:47Allah'ın emirlerine ve Allah'ın hayatına karışma yetkisine inanır,
39:52Allah'ın kulu olduğunu kabul eder,
39:55ama pratik hayatında Allah'ın emirlerini uygulamadığı gibi,
40:00onların aksini yaparsa,
40:02bu kişiye fasık denir.
40:04Yani,
40:05inandığı halde,
40:08inancının gereğini yapmayan kişiye fasık denir.
40:11Bu,
40:12Allah'a isyanın birinci derecesi.
40:16İkincisi,
40:17bir kimse Allah'a inanmaz,
40:19Allah'ın kendi hayatına karışacağını reddeder,
40:23ve Allah'ın hayata karışma birimleri olan kitabı ve peygamberiyle ilgilenmez,
40:31ve böylece Allah'la irtibatını koparıp başka birilerine bağlanırsa,
40:37işte bu kişiye de kafir denir.
40:40Bir üçüncüsü,
40:41eğer kafir olup Allah'a isyan eden kişi,
40:46Allah'ı inkar eden kişi,
40:48yani kafir olan kişi,
40:50bir de insanları kafir olmaya,
40:53ya da kendisine boyun eğmeye,
40:55kendi kanunlarına,
40:57kendi düşüncelerine boyun eğmeye zorlarsa,
41:00o zaman işte bu kişi de tağuttur diyoruz.
41:04Tağut,
41:06bazen insan,
41:07bazen cin,
41:09bazen şeytan,
41:10hayvan,
41:11ağaç, taş,
41:13kadın,
41:14moda,
41:14kurum,
41:15müessese olabileceği gibi,
41:17bazen de Allah'ın kanunlarının dışında kanun koymaya kalkışan,
41:22zalim bir diktatör,
41:25veya zalim bir grupta olabilir.
41:27Yani insanları Allah'ın emirlerini uygulamaktan,
41:34Allah'a kulluk yapmaktan alıkoyan her türlü program tağuttur.
41:40Mesela namaz vaktine denk getirilmek istenen ve insanları namaz kılmaktan engelleyen tüm programlar ve bu programların yapıcıları tağuttur.
41:54Halak suresinde bir ayeti kerimesinde Rabbimiz bize böylece anlatılır.
42:00Peki,
42:02başka neler engeller namazı?
42:05Tefrikalar engeller,
42:07dedikodular engeller,
42:10oyun ve eğlenceler engeller,
42:12baba engeller,
42:14ana engeller,
42:15müdür engeller.
42:16çocuklarınıza namaz eğitimi vermeyerek onların namaz kılmalarını engelleyen,
42:24çocuklarını sabah namazına kaldırmayan tüm babalar ve analar bu manada tağutturlar unutmayalım.
42:32Ya da Firavun'un yaptığı gibi dini tek eline alarak insanların onunla tanışmasına imkan vermeyen,
42:41din eğitimini yasaklayan,
42:44din eğitimini kısıtlayan tüm zalim idareciler de tağuttur.
42:51Hani Firavun iman etmek isteyen sihirbazlara karşı öyle demişti değil mi?
42:57Araf suresinde anlatıyordu Rabbimiz.
42:59Bakın şöyle diyordu Firavun,
43:02Gâle Firavunu âmentum bihi gâble en âzene lekum.
43:07Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha,
43:11benden müsaade almadan Musa'ya ve Rabbına inandınız ha,
43:15demiş ve onlara işkence mekanizmalarını çalıştırıvermişti.
43:21İşte tağut budur.
43:23O izin verecekti hain.
43:26Şu ayetler okunsun, şunlar okunmasın.
43:29Şunlar şunlar gündeme getirilebilir ama şunları şunları gündeme getirmek yasaktır.
43:36Şu kadar anlatılsın, filanlar anlatsın ama falanlar anlatamaz diyerek,
43:43dine müdahale etmeye kalkışan herkes tağuttur.
43:48Bakın Firavun,
43:50benden izin almadan iman ettiniz ha,
43:54kalbuki sizi ben çağırmıştım,
43:57sizi ben görevlendirmiştim,
43:59sizin maaşınızı ben verecektim,
44:02sizler benim memurlarımdınız,
44:04sizi ben tayin etmiştim,
44:06sizler benim adamlarımdınız,
44:08beni savunmalıydınız,
44:10benim sözümden dışarı çıkmamalıydınız.
44:13Şimdi sizler,
44:15benim memurlarım olduğunuz halde,
44:17bana danışmadan iman ettiniz ha,
44:21bana danışmadan benim mescitlerimde bunları konuştunuz ha,
44:25bana danışmadan hutbu okudunuz ha,
44:28benden izin almadan Müslüman oldunuz ha,
44:31bana danışmadan başlarınızı örttünüz ha,
44:34bana danışmadan benim konuşulmasını yasak kıldığım konuları konuştunuz ha,
44:42işte ağızlara kelepçe vurarak,
44:45Allah'ın kullarının inandıkları dinin kurallarını açık açık anlatmaya,
44:52konuşmaya ve uygulamalarına izin vermemeye çalışan,
44:57imanlarını vicdanlarına hapsederek,
45:00pratiye dökmelerini yasaklayan,
45:03tüm zalim idareciler de,
45:06bu ayeti kerimenin bize anlattığına göre,
45:10tağuttur diyoruz.
45:12İşte,
45:12bu ayeti kerimede Allah diyor ki,
45:15kim ki,
45:16içindeki ve dışındaki tüm,
45:19tuğyanları,
45:20tüm tağutları reddeder,
45:23ve Allah'a inanırsa,
45:25فَقَدْ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْغُفْقَى لَنْفِصَامَ لَهَا وَاللّٰهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
45:33Artık o kişi kopması olmayan,
45:38sağlam bir kulpa tutunmuştur,
45:41sağlam bir ipe tutunmuştur,
45:44وَاللّٰهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
45:46Allah işitici ve bilicidir.
45:49Evet,
45:51hak ve batıl,
45:53iman ve küfür,
45:55Allah ve tağutlar,
45:57Allah'a kulluk ve tağutlara kulluk,
46:00Allah'a kulluğun sonucu ve tağutlara kulluğun sonuçları,
46:04bütün delilleriyle insanlara tanıtıldıktan sonra,
46:09her şey açık ve net olarak ortaya konulduktan sonra,
46:12artık kim aklını başına alır da,
46:15tüm tağutları reddedip,
46:17Rabb'i tarafından,
46:19arştan,
46:20kürsiden uzatılmış,
46:23kopmaz,
46:24kırılmaz,
46:25pörsümez ipine,
46:27yani İslam'a,
46:28yani Kur'an'a sımsıkı sarılırsa,
46:31Allah'ın ipine tutunursa,
46:33yani İslam'a girerse,
46:35Kur'an'a tutunursa,
46:37hidayeti tercih ederse,
46:38yani bu ipe ilk el atma anlamına,
46:43kelime-i tevhidi söylerse,
46:46ve söylediği bu kelimenin muhtevasına uygun bir hayat yaşamaya karar vererek,
46:52böyle bir hayatı devam ettirerek,
46:54ve bu ipi de elinden hiç bırakmamaya çalışırsa,
46:59işte o kesin kurtulmuştur,
47:01kurtuluşa ermiştir diyor Rabb'imiz.
47:04Evet, aklı başında olan herkesin mutlak yapması gereken şey işte budur.
47:12Aklı başında olan kişi,
47:14bugün var,
47:15yarın yok olan,
47:17gelip geçici olan,
47:19fani olan,
47:20batıl olan,
47:22gölgeden ibaret olan,
47:24ölümlü olan,
47:25bir gün kırılıp dökülecek olan,
47:27kendisine tutunanları,
47:29kendisine yaslananları,
47:30kendisine tutunanları,
47:33bel bağlayanları,
47:34bir gün ölümüyle düşürüp,
47:36kırıp, bırakıp gidecek olan,
47:38tağutların,
47:40firavunların,
47:41nemrutların ve çağdaş tağutların,
47:43kendi görüşlerini,
47:46kendi düşüncelerini Allah kanunlarının önüne geçirmeye çalışan,
47:50tüm sahte mağbutların,
47:52kulplarına yapışmayı reddederek,
47:55hayyuk hayyum olan,
47:57ezelden ebede hep var ve biri olan,
48:00hiç ölmeyecek ve kendisine tutunanları,
48:03hiç kırıp dökmeyecek olan,
48:05yani hayal kırıklığına düşürmeyecek olan,
48:09her şeyin var edicisi ve varlığını devam ettiricisi olan,
48:14bir an bile varlıklarından gafil olmayan,
48:17onları asla ihmal etmeyen,
48:19şaşmaz, düşmez,
48:22yanılmaz,
48:23uyumaz,
48:24uyuklamaz,
48:25Allah'a tutunmak zorundadırlar.
48:27Göklerin ve yerin mülkünün tamamı kendisinin olan,
48:33gökte ve yerde ne varsa hepsine egemen olan,
48:37izni olmadan huzurunda kimsenin söz söylemeye,
48:41şefaatte bulunmaya cesaret edemeyeceği,
48:44her şeyi bilen,
48:46bilgi kendisinden olan,
48:48o bildirmedikçe kimsenin ilminin
48:50mahiyetine erişme imkanı olmayan,
48:54kürsisi gökleri ve yerleri kuşatmış olan,
48:58haberi olmadan bir yaprak bile düşmeyen,
49:01gökler ve yerler kabzay kudretinde olan,
49:05ve de bu özelliklere kendisinden başka asla sahip olmayan,
49:10Allah'ın kulpuna tutunur,
49:12ve la ilahe illallah derse,
49:15işte bu kişi kesin kurtulmuştur,
49:18bu kişi kesin cennete gidecektir.
49:21Evet, Allah'ın kanunları,
49:26tağutların kanunları,
49:28Allah'a kulluk ya da tağutlara kulluk,
49:32Allah'ın dini, tağutların dini,
49:35Allah'ın sistemi, tağutların sistemi,
49:39mümin Allah dışındaki tüm tağutların kulplarını reddeden,
49:44ve Allah'ın kopmayan ipine,
49:47Allah'ın kopmayan kulpuna sarılan,
49:49ve sadece Allah'a kulluk eden kişidir.
49:55Bundan sonra,
49:57bu konuyu biraz daha aydınlatmak için,
50:00Allah'ın kulpuna,
50:02Allah'ın dinine,
50:03Allah'ın kitabına tutunan müminlerin durumunu,
50:07ve bu Allah'ın kulpuna tutunmak istemeyerek,
50:10tağutlara, kulluğa razı olanların durumunu anlatmak için,
50:14bakın Rabbimiz bundan sonraki ayeti kerimesinde,
50:18Bakara suresi ayet 257,
50:21bakın şöyle buyuruyor,
50:22Allah'u veliyyüllezîne âmenû,
50:25yukhricuhum minel zulümâti ilen nur,
50:28vellezîne keferû evliyâuhum ut-tağut,
50:31yukhricûnehum minel nuri ilen zulümât,
50:35ulaike ashabun nâr,
50:38hum fîhâ halidûn.
50:40Allah'u veliyyüllezîne âmenû,
50:43Allah müminlerin velisidir.
50:46Onları, küfür karanlığından,
50:49imanın aydınlığına çıkarır.
50:51vellezîne keferû evliyâuhum ut-tağut,
50:55yukhricûnehum minel nuri ilen zulümât,
50:59kafirlerin velileri ise tağutlardır.
51:02Tağutlar da onları,
51:04aydınlıktan karanlığa çıkarır,
51:07karanlıklara çıkarır.
51:08ulaike ashabun nâr,
51:12hum fîhâ halidûn,
51:14işte onlar ateşin ashabıdır,
51:16ateşin sohbetçisidirler,
51:19ve hum fîhâ halidûn,
51:22orada ebediyen kalıcıdırlar.
51:24Evet,
51:26Allah müminlerin velisidir.
51:29Veli,
51:30kimileri bu kelimeye
51:32farklı anlamlar yüklemişlerse de,
51:35veli,
51:35velayet hakkına sahip olan
51:37varlık demektir.
51:40Önceki derslerimizde de
51:41epey bir şeyler demeye çalıştık,
51:43yani bir varlık adına,
51:45ona danışmadan,
51:46tek taraflı karar verme makamında olan
51:49varlığa veli denir.
51:51Mesela ben çocuğumun velisiyim.
51:54Onun adına,
51:55ona danışmadan karar verme makamındayım.
51:58Onun velisi olarak,
52:01istediğim şeyleri ona emreder,
52:04istediğim konuları
52:05onun için yasak kılarım.
52:07Mesela istediğim okulda okutur,
52:10istediğim kişilerle arkadaşlık kurmasını sağlar,
52:13istediğim kişilerle ilişkisini yasaklarım.
52:16Çünkü ben çocuğumun velisiyim.
52:20Allah da bizim velimizdir.
52:22Yani bize sormadan,
52:24bize danışmadan,
52:25bizim adımıza tek taraflı
52:27karar alma makamındadır Allah.
52:30İstediğini emreder bize
52:31ve istediklerini de yasaklar.
52:33Öyle değil mi?
52:35Mesela namazı emrederken
52:36bize danıştı mı Allah?
52:38Veya zinayı yasaklarken
52:40ey kullarım,
52:41ben bunu yasak kılacağım.
52:43Ne dersiniz?
52:44Nasıl düşünürsünüz?
52:45Bir düşünüp taşının,
52:47fikriniz nedir bu konuda diye.
52:49Sordu mu Allah bize?
52:50Hayır.
52:51Allah bizim velimizdir,
52:53velayetimiz elinde olandır
52:55ve bizim adımıza aldığı kararlar konusunda
52:58velayeti altında olan bizlere
53:00Rabbimiz asla danışmaz.
53:03Varlık demektir,
53:04kişi demektir.
53:05Valinin anlamı budur.
53:08Ve kafirlerin Müslümanlar üzerine
53:10velayet hakkı yoktur
53:13ayeti kerimesi de
53:14işte bunu anlatır.
53:16Yani vilayette vali olarak
53:18Müslümanlara sormadan
53:20onlar adına karar verme makamına
53:22kafirler oturtulmamalıdır.
53:25Buyuruyor Rabbimiz.
53:26Yine bakın
53:27Ali İmran suresinde
53:30Rabbimiz buyurur ki
53:31La yettehivil mu'minunel kafirine evliyae min dunil mu'minin
53:36Yani müminler
53:40müminleri bırakıp da kafirleri veli edinmesinler.
53:45Yani müminler müminleri bırakıp da
53:48kafirleri velayet makamına
53:50yani kendileri adına
53:52karar verme makamına
53:53oturtmasınlar.
53:55Yani kafirler karar verip
53:57kafirler kanun yapıp
53:59Müslümanlar da kendilerinden olmayan
54:01bu kafirlerin yaptıkları kanunları
54:04uygulamaya kalkmasınlar.
54:06Ayetin sonunda da
54:07eğer müminler bunu yaparlarsa
54:10onların Allah katında
54:12en ufak bir değerleri kalmamış
54:14Allah'ın yardımını da
54:16kaybetmişlerdir
54:17buyurulmaktadır.
54:19Evet
54:19işte veli vali budur.
54:23Çünkü
54:23vali karar verecek
54:25ve Müslümanlar da
54:26kendi adlarına
54:28bu valinin verdiği kararı
54:29uygulayacaktır.
54:31Öyleyse müminlere
54:32veli olacak
54:33vali olacak
54:34idareci olacak insanların
54:36mutlaka müminlerden olması
54:38emrediliyor.
54:40Bu manaları
54:41unutturmak için mi
54:43yani müminlerin başına
54:45kafirlerin de
54:46idareci olmasını
54:47sağlamak ve
54:48böylece müminleri
54:50küreleştirmek için mi
54:51bilmiyorum
54:52insanlar bu
54:53veli kelimesini
54:55çok çarpıtmışlar.
54:57Yani veli deyince
54:58bugün
54:59insanlar
54:59hiç de bunu düşünmüyorlar.
55:01Veli
55:02işte gökte alan
55:03yerde yiyen
55:04kaybı bilen
55:05eteğine yapışılan
55:07cennet
55:08olurlayan
55:08cehennem
55:09sınırlayan
55:10belirleyen
55:11birileri
55:12anlaşılıyor şimdi.
55:14Hep böyle
55:14anlattılar çünkü.
55:16Bilmiyorum
55:17bu anlamı
55:17şeytana nasıl
55:18yükleyecek
55:19bu insanlar
55:20bunu merak ediyorum.
55:22Yani eğer
55:23veli deyince
55:23bunlar anlaşılacaksa
55:25Allah
55:26bakın bir
55:26ayeti kerimesinde
55:28şeytanın
55:28veli olduğunu
55:29anlatıyor.
55:30Bakın diyor ki
55:31Rabbimiz
55:36Muhakkak ki
55:37şeytanı
55:38inanmayanların
55:39velisi
55:40kıldık
55:41diyor Rabbimiz.
55:42Yine
55:43aynı
55:43surede
55:44Araf
55:45suresinde
55:52Onlar
55:53Allah'ı
55:53bırakıp da
55:54şeytanı
55:55kendilerine
55:56veli edindiler
55:57buyurulmakta
55:58ve şeytanın
55:59veli olduğu
56:00anlatılmaktadır.
56:01Eğer veli
56:02kelimesini
56:02az önceki
56:03manada
56:04anlayacak
56:04olursak
56:05o zaman
56:06şeytana
56:07nasıl
56:07veli
56:08diyeceğiz
56:08bunu merak
56:09ediyorum.
56:10Ama
56:10Allah'ın
56:11anlattığı
56:12son derece
56:12açıktır ki
56:13şeytan
56:14kafirlerin
56:15velisidir.
56:16Yani
56:17şeytan
56:17onların
56:18hayatında
56:18onlara
56:19danışmadan
56:20karar
56:20alma
56:21makamındadır.
56:22Ya da
56:23onlar
56:23şeytanı
56:24kendi
56:24hayatlarında
56:25kendileri
56:26adına
56:27karar
56:27verme
56:28makamına
56:28oturtmuşlar.
56:29Yani
56:30şeytan
56:30karar
56:31vermiş
56:31onlar
56:32uygulamışlar.
56:34Yine
56:35bakın
56:35bu ayeti
56:35kerimenin
56:36devamında da
56:37tağutların
56:38kafirlerin
56:38velisi
56:39olduğu
56:39anlatılıyor.
56:41Eğer
56:41veli
56:42kelimesine
56:43az evvelki
56:43anlam
56:44yüklenecek
56:45olursa
56:45acaba
56:46tağutlara
56:47nasıl
56:47veli
56:48diyeceğiz?
56:49Allah
56:49tağutlar
56:50için
56:50veli
56:50diyor.
56:51Yani
56:51bu
56:52tağutların
56:53kaybı
56:53bilen,
56:54gökte
56:54uçan,
56:55denizde
56:56yürüyen,
56:56Allah'ın
56:57ermiş
56:57kulları
56:58olduklarını
56:59nasıl
56:59söyleyebileceğiz?
57:01Vaktimiz
57:01yine
57:02doldu.
57:02İnşallah
57:03burada
57:03kalalım.
57:04Gelecek
57:05dersimizde
57:06yine bir şeyler
57:07söyledikten sonra
57:08Rabbımızın
57:08öteki
57:09ayetlerini
57:10hep birlikte
57:10tanımaya
57:10geçmek
57:11üzere
57:11alhamdulillah.

Recommended