- 1 day ago
Bu ayetlerde İsrailoğullarının açık mucizelere rağmen inkâr ve nankörlüğü anlatılır. Allah’ı gözleriyle görmek istemeleri üzerine sarsıcı bir azapla yüzleşmeleri, ardından yeniden diriltilmeleri; imanın duyulara değil teslimiyete dayandığını gösterir. Çölde bulutla gölgelenmeleri, kudret helvası ve bıldırcınla rızıklandırılmaları ve taştan su çıkarılması ise ilahi rahmetin sürekliliğini ortaya koyar. Buna rağmen emri değiştirmeleri ve isyan etmeleri, nimetin şükür değil kibir doğurduğunda azaba dönüştüğünü gösterir. Mesaj nettir: Mucize görmek yetmez; asıl kurtuluş, emre sadakat ve tevazudadır.
Bakara 55-60 tefsir, İsrailoğulları mucizeler, Allah’ı görmek istemeleri, kudret helvası bıldırcın, Musa taştan su çıkarması, Kur’an nankörlük kıssası, Bakara suresi ders özeti
Bakara 55-60 tefsir, İsrailoğulları mucizeler, Allah’ı görmek istemeleri, kudret helvası bıldırcın, Musa taştan su çıkarması, Kur’an nankörlük kıssası, Bakara suresi ders özeti
Category
📚
LearningTranscript
00:00A'udhu billahi min ashşeytanirracim
00:05Bismillahirrahmanirrahim
00:08Elhamdülillahirrahmanirrahim
00:09والصلاة وأتم التسليم على سيدنا محمد المبعوث رحمة للعالمين
00:16اللهم لا سهل إلا ما جعلته سهلا
00:20وأنت تجعل الحزن إذا شئت سهلا
00:24اللهم علمنا ما ينفعنا وانفعنا بما علمتنا
00:30وزتنا علما لرحمتك يا أرحم الراحمين
00:34أما بعض
00:35بسم الله الرحمن الرحيم
00:37وإذ قلتم يا موسى لن نؤمن لك حتى نرى الله جهرة
00:44فأخذتكم الصاعقة وأنتم تنظرون
00:48ثم بعثناكم من بعد موتكم لعلكم تشكرون
00:54وظللنا عليكم الغمامة وأنزلنا عليكم المن والسلوى
01:00كلوا من طيبات ما رزقناكم وما ظلمونا
01:05ولكن كانوا أنفسهم يظلمون
01:08وإذ قلنا دخلوا هذه القرية فكلوا منها حيث شئتم رغدا
01:14وَدْخُلُ الْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا حَدَّةٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَيَاكُمْ
01:20وَسَنَزِيدُ الْمُحْسِنِينَ
01:23فَبَدَّلَ الَّذِينَ الظَّلَمُوا قَوْلًا غَيْرَ الَّذِي قِيلَ لَهُمْ
01:28فَاَنْزَلْنَا عَلَ الَّذِينَ الظَّلَمُوا رِجْزًا مِنَ السَّمَاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ
01:36Geçen dersimizde Bakara suresinin 56. ayetini tanımaya çalışıyorduk.
01:45Orada Rabbimiz İsrail oğullarının peygamberleri Hazreti Musa'ya şöyle dediklerini anlatıyordu.
01:53Ey Musa! Valla biz senin bahsettiğin Allah'ı gözlerimizde görmedikçe sana inanmayacağız.
02:01Ya bize Allah'ı gösterirsin ya da boşuna yorma kendini.
02:07Biz kesinlikle inanmayacağız demişler.
02:11Ve Araf suresinde anlatıldığı gibi Hazreti Musa aleyhisselam da onlardan 70 kişiyi seçip Tur'a götürmüştü.
02:20Bakın Araf suresindeki ayeti kerimede Rabbimiz o hususu şöyle anlatıyordu.
02:26وَاَخْتَارَ مُوسَا قَوْمَهُ سَبْعِينَ رِجَالًا لِمِيقَاتِنَا
02:31Musa tayin ettiğimiz vakit için, nikatımız için
02:37Buzavu'ya tapmayanlardan Allah'ın emriyle 70 kişi seçti.
02:43Araf suresi bunların sayısının 70 kişi olduklarını anlatır.
02:48Hazreti Musa kavmin seçtiği bu 70 kişiyle beraber Tur'a gitti.
02:53Bunlar Buzavu'ya tapan arkadaşları namına Allah'tan özür dileyeceklerdi ya da Hazreti Musa'nın Allah'la konuşmasına şahit olacaklardı.
03:06Arkadaşlar bu 70 kişi yani İsrailoğullarının kendi aralarından seçtikleri en çok güvendikleri 70 kişi
03:15Burada Cenab-ı Hakk'ın Hazreti Musa ile konuşmasına şahit oldukları halde
03:21Yani Allah'ın Hazreti Musa ile konuşmasına şahit oldukları halde
03:26Hayır bu yetmez ey Musa
03:29Senin Rabbını açık açık gözlerimizle görmedikçe kesinlikle sana inanmayacağız.
03:35Rabbını gözlerimizle görmedikçe, elimizle ona tutulmadıkça, duyularımızla senin Allah'ını müşahede etmedikçe, algılamadıkça kesinlikle sana inanmayacağız dediler.
03:46Sonra
03:52Gözleriniz göre göre yani siz bakıp dururken yıldırım çarpmıştı.
04:01Sayıka yıldırım veya bir ateş veya geberin diye bir sesti bu.
04:09İşte her şey olup bitmişti.
04:11Yani hepsi ölmüşlerdi.
04:13Sanki alın öyleyse Allah'ı ancak böyle görebilirsiniz dercesine Allah onların tamamını öldürüvermişti.
04:23Bu hadiseden sonra Hazreti Musa ağlamaya başlamıştı.
04:28Ya Rabbi sen kavmimin seçkinlerini öldürdün.
04:32Onlar bu 70 kişiyi kendi işlerinden seçmişlerdi.
04:36Şimdi ben onların yanına varınca ne diyeceğim ya Rabbi?
04:39Onlara senin varlığını, benim peygamberliğimi nasıl ispat edeceğim ya Rabbi diye yalvarıp yakarınca ağlamaya başlayınca Allah onları tekrar diriltti.
04:51Ya da
04:53Ve entum tanzurun
04:55Siz o zaman bakıp duruyordunuz ifadesinden
04:59Bunların ölmediklerini ve kımıldayamayacak bir duruma geldiklerini anlıyoruz.
05:07Yani ölüm haline gelmişlerdi diyenler de olmuş.
05:10Nitekim demin okuduğum Araf suresinin ayetinin devamında Allah diyor ki
05:20Onları bir titreme alınca buyurulur.
05:25Yani bundan da anlıyoruz ki onlar orada ölmediler ancak onları bir titreme aldı ölüm durumuna geldiler diyebiliyoruz.
05:35Şimdi bakın bu 70 kişi burada bir suç işlediler.
05:40Yani Allah'ın bizzat Hazreti Musa ile konuşmasına şahit olmalarına rağmen dediler ki bu yetmez ey Musa.
05:47Yani açık açık gözlerimizle senin Allah'ını görmedikçe biz kesinlikle inanmayacağız.
05:53Bu bize yetmez demişlerdi.
05:55Orada bir suç işlemişlerdi.
05:57Bakın bu suçu işleyenler bunu yapanlar 70 kişi olduğu halde Allah bu suçu tüm kavme teşmil ediyor.
06:07Yani suçu işleyenler 70 kişi olduğu halde bütün İsrail oğullarına Rabbimiz bu suçu yüklüyor.
06:14Bundan şunu anlıyoruz ki bir toplumun içinde 70 kişinin işledikleri suçtan dolayı tüm toplum fertlerinin cezalandırılacağı haberi veriliyor bize.
06:28Bir, bir de seçenler seçtiklerine dikkat etmelidirler.
06:33Zira bundan anlıyoruz ki müvekkillerinin suçları onları da ilgilendirmektedir.
06:40Öyleyse seçenler seçtiklerine çok dikkat etmek zorundadır.
06:45Seçilenlerin yedikleri nanelerden seçenler de sorumlu olacaktır.
06:51Evet bakın Allah'ı gözleriyle görmek cinnetine kapılan bu insanlar Allah'ı görememişlerdi ama
06:58diğer mabutların mesela buzağının yapamayacağı şeyi Allah'ın yaptığını görmüşler
07:05ve bunun sonunda biraz biraz akıllanmışlar ve tüm kavim affedilmiş, yeniden dirilmiştir.
07:13Bu ayetiyle Rabbimiz tüm insanlığa bakın şu mesajı veriyordu.
07:18Ey insanlar vazgeçin bu materyalist felsefeden, vazgeçin bu bilimsel putçuluktan, vazgeçin bu maddeci ve dünyacı tavırlarınızdan.
07:29Görmediğimize inanmayız demeyin, Allah'a ve Allah'tan gelenlere inandık deyin.
07:35Aksi takdirde bu tutumlarınızı sürdürürseniz geberir ve tekrar dirildikten sonra da başka bir aleme gözlerinizi açar
07:45ve pişmanlıklarınızın fayda vermeyeceği bir gerçekle karşı karşıya gelebilirsiniz.
07:52Bunu hiçbir zaman hatırınızdan çıkarmayın diyordu Rabbimiz.
07:56Bundan sonra Cenab-ı Hakk'ın İsrail oğullarına verdiği nimetlerden bir başkasını da bakın Rabbimiz şöyle gündeme getiriyor.
08:07Ve vallelna aleykumul gamame ve enzelna aleykumul menne vesselva
08:13Tih sahrasında bulutla sizi gölgelendirdik ve size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
08:22Bunlar çöldeydi, çöl ortamında ihtiyaçlar biraz daha net belli.
08:30Şehirde de öyle de şehirde karıştıranlar çoktur.
08:34Şeytan ve uşakları şehirde saklanma yeri buluyorlar.
08:38Yani şehirde saklanma yerleri çoktur, çölde saklanma yeri yoktur.
08:46Adam geldi mi biliyorsunuz, nereden geldiğini biliyorsunuz yani.
08:51Orada neye ihtiyacı var insanın apaçık ortaya çıkıyor.
08:56Çölde, çöl ortamında bildiğimiz gibi 3 zaruri ihtiyaç maddesi vardır.
09:04Bunlardan birisi yemek ihtiyacı, ikincisi su ihtiyacı yani içmek ihtiyacı, bir de barınma ihtiyacı vardır.
09:15Cenab-ı Hak onların bu ihtiyaçlarının tamamını gidermiş, hepsini temin etmiş.
09:20Allah-u Teala yemeği de şekillendirmiş, biçimlendirmiş.
09:25Hatta işte tatlılığı, tuzluluğu, yağlı, ballı oluşunu da hazırlamış.
09:31İhtiyaç mı diyorsunuz, alın size diyor.
09:34Sanki çöl ortamında Allah bütün ihtiyaçlarını bedavadan giderivermiş.
09:40Yok korunmaydı, yok ısınmaydı, işte öyle odun lazımdı, kömür lazımdı, kalorifer lazımdı, orada böyle bir dert yoktu.
09:51Her şeylerini Allah temin etti.
09:54Ama sadece bana kul olacaksınız, sadece beni dinleyeceksiniz, başka yok diyordu Allah.
10:01Tabi bunlar, bütün bunlara rağmen, yani Allah'ın bütün ihtiyaçlarını temin etmesine rağmen, soğan sarımsak derdine düşünce de mahvolup gittiler.
10:15Hiçbir şey yapamadılar.
10:17Ama geri kalanlar, işte onlar yapabildikleri kadar bir şeyler yapacaklar.
10:24Bakın Allah diyor ki,
10:29Üzerlerini biz bulutla gölgelendiriverdik.
10:33Onlar için hazırlanan ve onların barınmalarını sağlayan bir bulut.
10:39Zaten orada korunmaydı, öyle odun lazımdı, kömür lazımdı, öyle bir dert yoktu.
10:46Sadece sıkıntı, hava şartlarından kişinin barınmasıydı, onu da Allah bulutla sağlayıvermişti tamam.
10:54Mücahid'in ifadesine göre bu bulut, şu bizim bildiğimiz bulut değil.
11:00Cenab-ı Hakk'ın kıyamet günü müminler için getireceği çok özel, çok güzel, böyle serinlik veren bir bulutmuş bu bulut.
11:11Yani sadece güneşin ışınlarını kırmakla kalmıyor, aynı zamanda bizzat serinlik veriyormuş, böyle hoş bir rüzgar estiriyormuş.
11:21İbn-i Abbas da bu bulutun Bedir günü Müslümanların üzerine getirilen bulutun aynısı olduğunu söyler.
11:29Rabbimiz Bedir günü Müslümanların üzerine, İsrail oğullarına o gün gönderdiği bu bulutun aynısını göndermiştir.
11:37Ve zallelne aleykumul gamame, çölde onların üzerini bulutla gölgeledik, sonra ve enzelne aleykumul menne ve selva.
11:49Üzerlerine de kudret helvası ve bıldırcın eti indirdik.
11:54Bu inmek, tepeden inmek olabileceği gibi yaratmak anlamına da olabilir.
12:01Mesela Allah, demiri de indirdik diyor.
12:04Hani Hadid suresinde,
12:06وَاَنْزَلْنَا الْحَد۪يْدَ
12:08Diyor ya, demiri de indirdik diyor.
12:11Öyleyse, enzele indirmek aslında da, yaratmak anlamına da geliyor.
12:17Mesela yine Allah, mizanı indirdik diyor.
12:21O da öyle.
12:22Yine kıyamette mizan indiriliyor.
12:25Bir başka ayette anlatıyor Rabbimiz onu.
12:28O da aynı anlama geliyor.
12:29Ama indiriliyor değil aslında.
12:33Onu yaratıyor veya ortaya çıkarıyor demektir bu.
12:37Nasıl indirildiğini bilmiyoruz, bilemiyoruz ama
12:41Allah bir tür indirişle kudret helvası ve bıldırcın eti indiriyor onlar için.
12:48Men ve selva, Cenab-ı Hakk'ın onları doyurmak için verdiği iki ayrı nimetti.
12:53Bu nimetleri elde etmek için, satın almak için paraya gerek yoktu.
13:00Elde etmek için zahmete ihtiyaç yoktu.
13:03Dıldırcını avlamak için silaha ihtiyaç yoktu.
13:07Baruta ihtiyaç yoktu.
13:08Mermiye ihtiyaç yoktu.
13:10Her şeylerini Allah bedava onlar için hazırlayıvermişti.
13:15Eğer mümin rızık endişesiyle kulluğu terk etmez,
13:20birinci planda Allah'a kulluğa koşarsa,
13:23bilelim ki Allah kesinlikle onu doyuracak,
13:27aç ve açıkta bırakmayacaktır.
13:29Nitekim, köle olarak Nemrud'un mahiyetinde yaşamaktansa,
13:34çölde aç kalsa da Allah'ın kulu olarak hür yaşamayı tercih eden İbrahim Aleyhisselam'a,
13:41çölün ortasında zemzemi lütfeden de Allah'tı.
13:44Veya işte bu ayetlerde görüyoruz,
13:47Firavun'un sarayında yağlı ballı köle hayatı yaşamaktansa,
13:52çölde hür bir şekilde Allah'a kul olmayı tercih eden,
13:56Hz. Musa'yı da elbette aç ve açıkta bırakmayacaktır Rabbimiz.
14:02Onlara kudret helvası ve bıldırcın gönderdi.
14:06Men yani kudret helvası sütten daha beyaz,
14:13baldan daha tatlıymış ve fecir vaktinden güneşin doğuşuna kadarki zamanda,
14:19öyle onların üzerine kar gibi yağıyormuş.
14:23Rivayetlere göre de yarına saklama endişesi taşımaları da gerekmiyormuş.
14:27Eğer saklayıp yarın yiyelim derlerse,
14:32birkaç saat içinde kokuyormuş,
14:34işe yaramıyormuş, yani bozuluyormuş.
14:37Mantarın bu kudret helvasından arta kalan bir yiyecek olduğu söylenir.
14:44Veya Resulullah'ın hadislerinden anladığımıza göre,
14:48böyle özel bir yiyecektir mantar.
14:51Göz hastalıklarına da şifa olduğu anlatılır mantarın.
14:54Bir de Şırnak taraflarında bilmem hangi dağın arkasında demişlerdi,
15:01ama şu anda bilmiyorum.
15:03Temmuz ya da Ağustos aylarında iki veya üç gece böyle kar gibi helva yağdığı anlatıldı.
15:11Bizzat bunu yiyen adam anlattı.
15:14Diyor ki, hükümetin oradan İsmet Paşa mektebine kadar yürüyemezdim,
15:19kalp vardı diyor.
15:20İşte Siirt'te memurmuş adam, gitmişler oradan yemiş adam,
15:26şu anda gördüğünüz gibi hiçbir şeyim yok diyordu adam.
15:30Cenab-ı Hak verebiliyor yani.
15:32Aslında şu inen kar da ayrı bir şifa ciğerlere.
15:38Aslında biz eşyanın tabiatını ifsad etme girişimini bitiriversek,
15:42yani eşyanın tabiatını bozma işinden vazgeçiversek,
15:47şifa kolay, her şeyde şifa var da biz bozuyoruz eşyayı.
15:52Havanın düzenini bozuyoruz, toprağın düzenini bozuyoruz,
15:57yiyeceklerin düzenini bozuyoruz,
15:59gıdanın düzenini, elmanın elli çeşidini,
16:03işte kirazın kırk çeşidini,
16:05hurmanın seksen çeşidini icat etmek için
16:08peygambere rağmen aşılama yapıyoruz.
16:11Peygamber de işte bakıyor,
16:14bu yaptığımız kişinin dinini, imanını bozacak niteliğe ulaşmamışsa,
16:19e hadi bakalım neyse siz bilirsiniz diye salıveriyor.
16:23Dünya işidir diye.
16:25Sonra da Müslümanlar zannediyorlar ki,
16:28Peygamber aleyhisselamın bilmediği bir de dünya işi vardır diyorlar,
16:32bu sözün manasını Allah korusun böyle anlıyorlar.
16:36Ve peygamberin bilmediği bu dünya konularını,
16:39biz kendi kendimize hallederiz.
16:42Peygamberin bilmediği bu dünya işlerini,
16:45biz kendi kendimize düzenleriz,
16:47filan diyorlar.
16:49Diyorlar ama sağlıkları adına,
16:52neleri kaybettiklerinin farkına bile varamıyorlar.
16:55Halbuki tüm bunlar ifsada götürüyor insanları.
16:59Hani Resul-i Ekrem'in o hurma aşılama konusundaki sözü var ya,
17:05onu kimi sahabiler şöyle anlamışlar ki,
17:10bu anlayış benim daha çok hoşuma gitti.
17:13Yani insanlar peygambere rağmen,
17:16yani ona sormadan yaptıkları işlerde dinden çıkıyor idiyse,
17:22Allah'ın Resulü o konularda asla müsamahalı davranmıyor.
17:26Yani ısrarla onu yaptırmamaya çalışıyor.
17:30Ama bir iş, bir şey ki,
17:33onu yapınca insanlar dinden çıkacak değillerse,
17:37o zaman hadi bakalım neyse diyebiliyor Allah'ın Resulü.
17:41Mesela birisi hanımını zina ihtimaliyle yargılıyor,
17:47sonra da dönüp Resulullah'a diyor ki,
17:49ama ya Resulallah ben onu çok seviyorum
17:52ve ona dayanabileceğimi sanmıyorum deyince,
17:55Allah'ın Resulü iyi hadi öyleyse nikahında tut ama dikkatli ol diyor.
18:00Yani bazen din bozulmuyorsa,
18:03karşısındakinin fikrine müsamaha ediveriyor Allah'ın Resulü.
18:07Değilse zinaya evet demiyor bakın gene de.
18:11Evet, bıldırcın eti ve kudret helvası da böyle iniyormuş.
18:17Daha sonraki ayetlerde gelecek,
18:19su isteyecekler bu İsrailoğulları,
18:22Hazreti Musa vuracak asasını taşa
18:25ve oradan da su fışkıracak.
18:28E çölde başka bir ihtiyaç yoktu zaten.
18:31Çöl ayrı bir şeydir.
18:34O ortamda yasakları Allah belirler.
18:38Çöl ortamında yasakları Allah'ın ayetleri belirler.
18:42Hayatı Allah'ın ayetleri belirler.
18:44Yani gündüzü güneş belirler, geceyi güneş belirler.
18:49Çölde istediğin yere dosdoğru gitme hakkın vardır.
18:53Ama dağ varsa aşmak zorundasın tabii.
18:56Yani bir başkasının yasağı yoktur orada.
18:59Herkes alabildiğine özgür,
19:02alabildiğine hür,
19:03Allah'ın ayetleriyle köle ama.
19:05Sonra çöl ortamı,
19:09insanın Allah'ı daha bir güzel anlama ortamıdır.
19:14İnsanın tabiata etkinliğinin sıfıra indiği,
19:18insanın hem Allah'ı hem de kendini daha bir güzel tanıma imkanını bulduğu bir ortamdır.
19:24Bir de çöl ortamı sanki karakterin öze dönüşmesinin ortamıdır.
19:33Yani insanlar neye müsaitlerse,
19:36kendilerinde ne varsa, hangi kabiliyet varsa onu ortaya koyabiliyorlar.
19:41İşte güçleri, korkuları, gayretleri, cesaretleri, dayanıklılıkları, açlıkları, susuzlukları ne varsa ne yapabiliyorsa,
19:52işte çölde bu rahat ortaya çıkıyor.
19:55İşte Allah sanki onların hiçbirinin müdahalesini sanki sıfıra çıkarmış,
20:01ortaya koymalarına izin vermemiştir.
20:04Yani biraz daha düzgün söylersek,
20:07dünyada insanların birbirlerine hava atmaları,
20:11çöl ortamının dışında olmalarından kaynaklanıyor.
20:14Biri benim arabam diyor,
20:17öbürü benim atım diyor,
20:19ötekisi işte ben şöyle kazanırım,
20:22belikisi ben şöyle ev yaptırırım diyor,
20:25biri benim diplomam, öbürü doktoram diyor,
20:28işte bu işleri dengeye getirdi mi Allah,
20:32yani tek düze haline koydu mu,
20:35karşısındaki insan da senin hakkına sahip oluveriyor.
20:39Yani kimsenin kimseye muhtaç olması söz konusu değil.
20:42Herkesin ihtiyaçları aynı seviyede giderilmiş durumda,
20:47işte çöl ortamı, şehir ortamından çok farklı olduğunu anlıyoruz.
20:53Ama bakın ki İsrailoğulları bu durumdayken bile isyan edecekler,
20:59ukalalık edecekler,
21:01Allah'a kafa tutacaklar,
21:03Hazreti Musa'yı üzecekler ve yoracaklar.
21:07Onları bize örnek bir toplum olarak Cenab-ı Hak'ta uzun uzun,
21:11bu surenin devamında bize anlatacak.
21:15Bakın Allah diyor ki,
21:18sizi gölgelendirdik bulutla,
21:21sonra sizin üzerinize bıldırcın eti,
21:24kudret helvası gönderdik dedikten sonra,
21:26diyor ki Allah,
21:27kullu min tayyibati ma razaknakum,
21:31Rabbinizin size verdiği rızıkların iyi ve güzellerinden yiyin için.
21:36Peki,
21:37Allah ne vermişti onlara tertemiz?
21:40Bıldırcın eti vermişti ve kudret helvası vermişti.
21:43Peki,
21:44niye Allah'ın verdiği rızıklardan yiyin dedi?
21:47Yani,
21:48niye bunlardan yiyin demedi?
21:50Neden?
21:50İşte bıldırcın etini,
21:52kudret helvasını yiyin demedi de,
21:54size indirdiğimiz rızıkların güzellerinden yiyin dedi?
21:58Bu ayetler aslında bizim ayetlerimiz de ondan.
22:02Bize anlatılan ayetlerdir bunlar.
22:05Bakın,
22:06mesela Allah diyor ki,
22:07biz sizi Firavun'dan kurtardık.
22:11Kimi kurtardı?
22:12Hazreti Musa dönemindeki Yahudileri kurtardı değil mi?
22:17Ama bu hıtap,
22:18Peygamberimiz dönemindeki Yahudilere söyleniyordu.
22:21Yani,
22:22bize değil gibiydi.
22:24Hayır,
22:24halbuki,
22:25bizi anlatıyordu bu ayetler.
22:27Burada da Allah'ın verdiğinden yiyin,
22:30için,
22:30yani,
22:30çölde apaçık belli Allah verdi diye,
22:34peki,
22:35sizinki belli değil mi yani diyor.
22:38Sizinkini kim veriyor ya?
22:39Allah değil de,
22:40Allah vermiyor da,
22:42siz mi kazanıyorsunuz bunları?
22:43Siz mi muhafaza ediyorsunuz?
22:45Bu Allah'ın rızıklarını gibi,
22:48meselenin yine Allah'a ircaini görüyoruz,
22:51ve sonra da,
22:52ayetin bize döndürüldüğünü anlıyoruz.
22:54Kulü min tayyibati ma razaknakum,
22:58size verdiğimiz rızıkların en güzellerinden,
23:02yiyin için,
23:03ve ma valemuna,
23:05velakin kânu enfusehum yazlimun,
23:07ama onlar,
23:09itaat etmemekle,
23:10bize zulmetmiş olmadılar,
23:13ancak kendilerine zulmetmiş oldular.
23:15Yani,
23:17onlar bütün bu nimetlerimiz karşısında,
23:19serkeşlik edince,
23:21kulluğu terk edince,
23:22bize mi eziyet edebilecektiler?
23:25Hayır,
23:25bize hiçbir şey yapamazlar,
23:27kendilerine yazık ediyor onlar.
23:30Aynı şekilde,
23:32bizim için de düşünüyoruz şimdi,
23:34Allah diyor ki,
23:35biz size bu kadar nimet verdiğimiz halde,
23:38siz,
23:39bütün bu nimetler karşılığında,
23:41bana kulluk etmezseniz,
23:43etmeyecekseniz,
23:44bu asla bize eziyet olmaz.
23:47Siz ancak kendi kendinize eziyet ediyorsunuz.
23:50Siz ancak kendi kendinize,
23:53eziyet veriyorsunuz olacaktır mana.
23:56Israrla,
23:57Kur'an'daki mantığı,
23:59böyle yakalamaya çalışıyoruz tabi.
24:02Yani,
24:02her bir ayeti,
24:04ya ben,
24:05ya ben,
24:06ya ben,
24:07diye dinlememiz gerekiyor.
24:09Yani,
24:10o ortamda ben,
24:11o ortamda ben,
24:12mesela,
24:13Musa,
24:15Firavun,
24:15Harun,
24:16Karun,
24:17Haman,
24:17anlatılan bir ortam düşünün.
24:20Sihirbazlar,
24:21ve halk var o ortamda,
24:23ya,
24:24orada ben,
24:25halktan biriysem,
24:27ya da,
24:28sihirbazların durumundaysam bu olayda,
24:31yani,
24:31ben bu olayda,
24:32sihirbazların rolünü oynuyorsam,
24:35ya da,
24:35Firavun gibiysem,
24:37veya,
24:38Haman gibiysem,
24:39Karun gibiysem,
24:40yani,
24:41bunlardan birinin rolünü oynuyor,
24:43fonksiyonunu icra ediyorsam,
24:45o olayda ben buysam,
24:47diye düşüneceğiz.
24:48Ve kendimizi,
24:49böyle yargılayacağız.
24:51Haa,
24:52meğer ben Firavun gibiymişim,
24:55diyecek,
24:55ve kendimizi düzeltmeye çalışacağız.
24:58Veya,
24:58çok şükür,
24:59o ortamda,
25:00ben Musa gibiymişim,
25:01ben Musa'nın rolünü oynuyormuşum,
25:04diyecek,
25:05ve devam edeceğiz vazifemize.
25:06Veya,
25:07ben halk gibiymişim,
25:09diyecek,
25:09ve Musa'yı desteklemek,
25:11ve Firavun'u kösteklemek,
25:13durumunda olacağız.
25:14Ya da,
25:15meğer ben,
25:16sihirbazlar gibiymişim,
25:18diyecek,
25:18ve hemen Firavun'un hizmetinden,
25:20ayrılacağız.
25:22Bakın,
25:22o ortamda,
25:24sihirbazlar,
25:25bir saat öncesine kadar,
25:26Firavun'a kulluk ediyorlardı,
25:28Firavun namı hesabına,
25:30iş yapıyorlardı,
25:31ve Firavun'dan elde edecekleri,
25:33maaş için,
25:34Musa'yı yenmeye çalışıyorlardı,
25:36ama,
25:37Musa'nın mucizesini görünce,
25:39hemen istifa ediverdiler,
25:41hemen Firavun'a kulluğu bitiriverdiler,
25:43hemen Allah'a kulluğa dönüverdiler ya,
25:46işte o ortamda,
25:47eğer biz,
25:49sihirbazlar gibi isek,
25:51diyeceğiz ki,
25:52eyvah,
25:53neğer biz sihirbazlar gibiymişiz,
25:55o ortamda bizim rolümüz,
25:57neğer sihirbazların rolü gibiymiş,
25:59diyecek,
25:59ve hemen Firavun'un hizmetinden,
26:01istifa edeceğiz,
26:02ve ayrılacağız,
26:04işte,
26:05Kur'an'daki anlatılan mantığı,
26:08böylece anlamaya çalışacağız,
26:10yani,
26:11ya ben,
26:12ya ben,
26:13diyeceğiz,
26:14bize,
26:14söyleyecek Kur'an,
26:16hep,
26:17Kur'an'ın her bir ayetini,
26:18bize söylüyor,
26:19anlayacağız,
26:20ve izkul nadhulû,
26:23hâzihil karyete,
26:24hani,
26:25hatırlayın,
26:26şu karyeye girin,
26:28demiştik biz size de,
26:30İsrail oğulları,
26:31Sina çölünde,
26:33kendilerine,
26:34Allah tarafından,
26:35bir emir veriliyor,
26:37bu emir,
26:38çöl ortamından,
26:39farklı bir ortama,
26:40girmeyle ilgili bir emirdi,
26:43ya,
26:43ısrarla kendileri,
26:45bunu istedikleri için,
26:47ya da Rabbimiz,
26:48bunları böyle bir imtihana,
26:49tabi tutmak için istiyordu,
26:51bunu onlardan,
26:52tih sahrasından çıktıktan sonra,
26:54bir şehre girmelerini istemişti,
26:57Allah onlardan,
26:58hangi karye bu,
27:00ve izkul nadhulû,
27:01fâzihil karye,
27:02peki,
27:03burada anlatılan karye,
27:05hangi karye,
27:06burada adı verilmemiş,
27:08Allah-u Alem,
27:09Filistin'e doğru giderlerken,
27:10bir karye,
27:11yani Filistin yolu üzerinde,
27:13bir karye,
27:14arzu mevuda gitmelerini sağlayacak,
27:17bir şehrin girişidir,
27:18denmiş,
27:19işte,
27:20bir şehir ki,
27:22o şehre girmelerini istemiş Rabbimiz,
27:25bakın diyor ki,
27:26ve izkul nadhulû hâzihil karyete,
27:29hatırlayın,
27:30şu karyeye,
27:31şu şehre girin,
27:33demiştik biz size de,
27:34sonra,
27:35fekulû minhâ,
27:36hayfuşi tümrağeden,
27:38ve orada ne bulduysanız,
27:40istediğiniz gibi,
27:41serbestçe yiyin,
27:43için,
27:43ve dhulûl bâbe,
27:44ve kapısından,
27:46o şehrin kapısından da,
27:48secde ederek girin,
27:50yani sücceden girin,
27:53o şehrin kapısından girerken de,
27:56şehre giriş eylemini gerçekleştirirken de,
27:59secde ederek girin,
28:00Türkçesi,
28:02Allah'ım bağışla,
28:03Allah'ım mağfiret et,
28:06Allah'ım affet demektir,
28:08yani,
28:09Arapçadaki,
28:11estağfirullah anlamına gelen bir kelime,
28:14ey Yahudiler,
28:15sizler estağfirullah deyin,
28:17sizler hıttâ deyin,
28:19nağfir lekum hatayâkum,
28:21biz de sizin hatalarınızı siliverelim,
28:24sizin günahlarınızı mağfiret edelim,
28:27ve sene zîdül muhsinîn,
28:29bir de bilin ki,
28:31bilesiniz ki,
28:33biz ihsan edenlere artırırız,
28:35yani,
28:36ihsan edip,
28:37muhsince davrananlara artıracağız,
28:40ya da,
28:41daha çok nimet vereceğiz,
28:43veya affedeceğiz,
28:45af ile mağfiret kelimelerinin anlamları farklıdır,
28:49ben onu,
28:50daha önceki derslerimizde,
28:51uzun uzun arz ettiğim için,
28:53burada fazla bir şey demiyorum,
28:55bakın,
28:56Cenab-ı Hakk'ın bunlara,
28:58bu İsrailoğullarına,
28:59ya da onların şahsında bize,
29:01böyle bir yol gösterisi var,
29:04yani,
29:05ey kullarım,
29:06gelin,
29:07hıttâ deyin,
29:08sizi affedelim,
29:09gelin,
29:10estağfirullah deyin,
29:12size mağfiret edelim,
29:13diyor Rabbimiz,
29:14yani,
29:15biz sizi affedeceğiz,
29:17yeter ki siz Allah'a yönelin,
29:19yeter ki siz Allah karşısında takınmanız gereken,
29:23tavrı takının,
29:23diyor Allah,
29:24hani,
29:25birisi öyle diyordu,
29:28mesela,
29:29yeni doğmuş bir bebek düşünün,
29:31bu bebek,
29:33acziyetinin,
29:34küçüklüğünün doruk noktasındayken,
29:36yani kimseye kafa tutamayacak bir dönemi yaşarken,
29:40gücünün,
29:41iktidarının olmadığının farkında olan bu bebek,
29:44daima el üstünde tutulur değil mi?
29:47Annesi,
29:48babası,
29:49kim alıyorsa kucağına,
29:51aman,
29:51aman diye üzerine titrer,
29:53ama,
29:54çocuk biraz büyüyüp de,
29:56ben de varım,
29:57ben de yürüyebilirim,
29:58ben de koşabilirim,
30:00ben de alabilirim,
30:01ben de satabilirim,
30:02demeye başladı mı,
30:03artık burnu bilmem neden,
30:05kurtulmamaya başlar ya,
30:07işte aynen bunun gibi,
30:08bir insan da Allah karşısında,
30:11böyle bir bebek gibi,
30:13bir sekinet,
30:14bir teslimiyet gösterirse,
30:17Ya Rabbi,
30:18senin karşında ben bir hiçim,
30:20Ya Rabbi,
30:22ancak senin izninle yaparım,
30:24Ya Rabbi,
30:25ancak senin yap dediğini yaparım,
30:27senin bildirdiğin kadarını bilirim,
30:29diyerek,
30:30Allah yolunda olursa,
30:32Allah karşısında küçüklüğünü,
30:34acziyetini anlarsa,
30:36Allah da onu öylece,
30:37koruma altına alıverir diyoruz,
30:40ama,
30:41ben de bilirim,
30:43Ya Rabbi,
30:44sen bilirsen ben de bilirim,
30:46sen becerirsen ben de beceririm,
30:48demeye başlarsa,
30:49ki,
30:49tağutluktur bu,
30:51Allah korusun,
30:52Şiravun'un yaptığı da buydu zaten,
30:55o ortama kendini düşürüverdi mi,
30:58insan,
30:58Allah korusun,
31:00hepten helak olup gitmiştir,
31:02bakın,
31:03bunlardan da işte bu isteniyordu,
31:05gelin ey İsrailoğulları,
31:06inat etmeyin,
31:08gelin isyan etmeyin deniyor,
31:11Ya Rabbi,
31:11ben beceremedim,
31:13Ya Rabbi,
31:14ben bu kadarını yapabildim,
31:16Ya Rabbi,
31:17ben bu kadarını becerebildim,
31:19ötesinde,
31:20beni affet dememizi istiyor Rabbimiz,
31:22affet,
31:23sen büyüksün dememizi istiyor,
31:25ama,
31:27bunu söylerken de,
31:28samimi olmamızı istiyor tabi,
31:31sonra diyor ki,
31:32bakın Rabbimiz,
31:33febeddelellezine zalemû,
31:35kavlem,
31:36gayrellezî kıyle lehum,
31:38ama,
31:39o zalimler,
31:41kendilerine denilen sözü,
31:43denilmeyene çevirdiler,
31:46kendilerine denileni,
31:47denilmeyenle değiştirdiler,
31:50yıllarca,
31:51firavun sisteminin,
31:53zulmü altında kalmış,
31:54firavun eğitiminin etkisi altında,
31:57her şeylerini kaybetmiş,
31:59ezilmiş,
32:00şahsiyetleri silinmiş,
32:01bir toplum olarak,
32:03Allah'ın emrini değiştiriverdiler,
32:06yani,
32:07Allah'ın kendileri için çizdiği,
32:09programın dışına çıkıverdiler,
32:11bunun bize,
32:12şu manayı hatırlattığını,
32:15hiçbir zaman unutmamalıyız,
32:17hatırımızdan çıkarmamalıyız,
32:19Allah bizden hangi lafızlarla,
32:22hangi stilde,
32:23hangi usulde bir kulluk istemişse,
32:26aynen o şekilde uygulamak zorundayız,
32:29bunu asla değiştirmeye,
32:31hakkımız yoktur,
32:33diyelim ki,
32:34Allah bizden iki rekat sabah namazı istiyor,
32:37yahu iki rekat ne olur ki,
32:39kılmışken dört kılalım,
32:41beş kılalım diyerek,
32:42bunu fazlalaştırmaya,
32:44kimsenin hakkı yoktur,
32:45veya mesela,
32:47Allah bizden otuz ramazan oruç istemiş,
32:51bunu sayısal olarak değiştirmeye,
32:53veya fazlalaştırıp azaltmaya,
32:55kimsenin hakkı yoktur,
32:58ibadetlerdeki,
32:59namazlardaki lafızları,
33:01bir başka şekilde değiştirmeye,
33:03hiç kimsenin hakkı yoktur,
33:05tesettür öyledir,
33:07miras öyle,
33:08zekat öyle,
33:09kadın erkek ilişkileri öyledir,
33:11yani,
33:13Allah bizden ne tür bir kulluk istemiş,
33:16ve onu ne tür uygulamamızı istemişse,
33:20onu aynen Allah'ın istediği biçimde uygulamak zorundayız,
33:24bunları değiştirmeye,
33:26ya da yeni yeni tapını biçimleri,
33:29yeni yeni ibadet türleri,
33:31ihlas etmeye hakkımız yoktur,
33:33ama,
33:34bunlar değiştirdiler bakın,
33:35hıtta yerine hınta demek gibi,
33:39ya da secde yerine,
33:42arka arka kapıdan girmek gibi,
33:44Allah'ın emirlerini değiştirdiler,
33:47yani Allah'ın istemediği bir eylemi gerçekleştirdiler,
33:51burada şunu söyleyelim,
33:54insanlar ne yaparlarsa yapsınlar,
33:57isterlerse gökte yürüsünler,
33:59Allah'ın kendilerinden istemediği bir kulluk türü ise bu,
34:03bilelim ki yaptıklarının tamamı boştur,
34:07bakın Allah diyor ki,
34:10onlar kendilerine denilen sözü denilmeyene çevirdiler de,
34:15فَاَنْزَلْنَا عَلَلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رِجْسَمْ مِنَ السَّمَاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ
34:21biz de bu zalimlere yaptıkları sapıklığın karşılığı olarak,
34:26gökten murdar bir azap indirdik.
34:29Yani onların bu fıskı fücurlarından ötürü,
34:33onların fasıklıklarından ötürü,
34:36yani emre muhalefetlerinden dolayı,
34:39kendilerinden istenilenin dışında hareketlerinden,
34:42emri değiştirmelerinden ve kendilerine göre,
34:46yorumlamalarından dolayı,
34:47gökten onlara azap indirildi.
34:50Evet, denileni denilmeyene çevirdiler de,
34:55Allah onlara gökten bir azap indirdi.
34:59Peki, bunu nasıl anlayacağız?
35:01Denileni denilmeyene çevirdiler.
35:04E ne demektir bu?
35:05Bunun anlamı,
35:07Yahudi ve Hristiyanların kendilerine gönderilen emirlerdeki,
35:12kelimeleri konuluş amacının dışına çıkardıkları haberi var Kur'an'da.
35:17Bakın, bu hususu anlatan Rabbimizin bir ayeti kerimesi şöyle,
35:22yuharrifûnel kelime an mevâzâihî deniliyor.
35:27Yani,
35:28kelam ne için konulmuş idiyse ortaya,
35:31onu onun dışında anlamaya çalışmışlar.
35:34O anlamın ötesinde,
35:36berisinde manalandırmaya çalışmışlar.
35:38Mesela nasıl,
35:41eğer bugün için bir örnek verecek olursak,
35:44Peygamber demiş ki,
35:45insanın saadeti için saliha bir kadın,
35:48ve geniş bir ev gerekir.
35:51Bir de iyi bir binit var, değil mi?
35:52Tamam.
35:53Birincisi için Müslümanlar,
35:55adının saliha olması yeterlidir diyorlar.
35:58Yani,
35:59saliha bir kadın gerekir diyordu ya Peygamberimiz.
36:02Bunun için Müslümanlar diyorlar ki,
36:04adının saliha olması yeterlidir.
36:06Ya da,
36:07işte,
36:08iyi,
36:09otoriter bir kadın.
36:10Veya,
36:12işte,
36:12dediğini yaptıran cinsten filan birisi ise,
36:15işte Osmanlıdır,
36:16salihadır,
36:17tamam.
36:18Ama,
36:19ikincisi,
36:20biraz daha bariz.
36:21Nasıl?
36:21Allah'ın Resulü geniş ev demiş.
36:25Peki,
36:26ne için demiş?
36:27Yani,
36:28ne anlama demiş bunu?
36:30Yani,
36:30bu sözün manası ne?
36:32Veya vaz edildiği manası ne bu sözün?
36:35Ha,
36:36onu Peygamber'e sormak yok.
36:38Ya Resulallah,
36:39sağ olasın,
36:40bu kadar dedin yeter.
36:42Gerisini biz anlarız.
36:43Gerisini biz tamamlarız diyoruz.
36:45Ve genişlik modelini kendimize göre ortaya koyuyoruz.
36:50E peki,
36:50nedir bu şimdi?
36:51Tahrif değil mi bu?
36:53Yani,
36:54Peygamber'in sözünü,
36:56denilenin dışında,
36:57denilmeyene değiştirmek değil mi bu?
37:00Veya,
37:01işte,
37:02kardeşlik deniliyor,
37:03kendi kendimize tamamlıyoruz.
37:06Veya,
37:07hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?
37:09ayetini ele alıyorlar Müslümanlar,
37:11ve herkes kendine göre yorumlamaya çalışıyor.
37:14Efendim,
37:15işte,
37:16matematiği bilenle bilmeyen bir olur mu?
37:18Kurbağanın barsağını,
37:20Fujiyama yanardağını,
37:22işte,
37:22Everest Tepesi'nin yüksekliğini,
37:25filan ülkenin iklimini,
37:26filan nehirin debisini,
37:28rejimini,
37:29hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?
37:31Yani,
37:32insanlar önce inanıyorlar bir şeylere,
37:35sonra da,
37:37bu inanışlarını desteklemeye çalışıyorlar Kur'an'la.
37:40işte Allah korusun,
37:43bu Kur'an'ın kelamının tahrifi ve değişik yerlerde kullanımı anlamına geliyor.
37:50Allah öyle diye koymamıştı halbuki bu kelamını,
37:54yani o manaya gelsin diye,
37:56öyle anlasınlar diye göndermemişti Allah bu ayetlerini.
37:59Efendim,
38:01işte,
38:02hıdda denilmişti de,
38:04hıntaya çevirmişler.
38:06Yani,
38:07Allah estağfurullah deyin demişti de,
38:10bunlar hıntaya,
38:11yani,
38:12buğdaya çevirdiler denmiş.
38:14Yani,
38:15illa da bunun denmesinin bir anlamı var mıdır bilmiyorum.
38:18Ama onlar,
38:20Allah'ın kendilerine dediklerini tersine çevirmişler.
38:23Mesela,
38:25Allah dedi ki onlara,
38:27cumartesi balık avlamak yasaktır.
38:31Onlar,
38:31bundan cumartesi günü,
38:34balığı tutup eve götürmenin yasaklığını anladılar,
38:37ve değiştirdiler kelamı.
38:39Kanal kazdılar,
38:41kuyu ettiler,
38:42işte bir dalga ile balığı oraya düşürdüler.
38:45Ve cumartesi günü de gidip avladılar onu,
38:48pazar günü de gidip aldılar.
38:50İşte,
38:52kelamı değiştirmenin anlamı budur.
38:54Mesela,
38:55bizim hayatımızda,
38:58zikir böyledir,
39:00vecd kelimesi böyledir,
39:02istiğrak böyledir.
39:03Yani,
39:04bu tür kelimeler hep değişmiş.
39:06Ya da,
39:07işte,
39:08vatan,
39:08millet gibi kelimeler değişmiş,
39:11özgürlük,
39:12müsavat,
39:13kardeşlik gibi kelimeler,
39:15hep değiştirilmiş.
39:16Ya da,
39:17Kur'an okuma kelimesi değiştirilmiş.
39:20Okuma nedir?
39:22Okuma,
39:23kişinin gözü ile ilgi kurduğu gerçeği,
39:27emir veya nehi olarak aksettirmesidir.
39:30Yani,
39:31gördün ki,
39:32bir kız açıksa,
39:34bakmaman gerektiği emrini kendine alacaksın,
39:37veya ona yardım etmen gerektiğini anlayacaksın filan.
39:41Yani,
39:42o gördüğün kişi ile,
39:43bir ilgi kuracaksın.
39:45İşte,
39:46okumak budur.
39:47Vitrinler okunur bu manada,
39:50tabelalar okunur,
39:52eşyalar okunur,
39:54yiyecekler,
39:54içecekler okunur,
39:56insanlar okunur bu anlamda.
39:58Ama,
39:59öyle olmamış,
40:00nasıl olmuş?
40:01Kur'an okumak denilmiş,
40:04tamam,
40:04birisi mücerret tilavet etmiş,
40:07yani,
40:07teyitcilik yapmış ki,
40:09Allah korusun,
40:10peygamberin kesin nehine rağmen,
40:13şuradan aşağıya hiç intikal etmemiş,
40:15ama,
40:16buradan yukarısında da,
40:18adam mest olmuş,
40:19ayakkabı olmuş,
40:20güzel de okumuşlar kendilerince,
40:22ama,
40:23bu Kur'an okuma olmamış.
40:25Bu yaptıkları iş,
40:27asla,
40:27peygamber efendimizin tarif ettiği biçimde,
40:30Kur'an okuma olmamış.
40:32Ayetlerde,
40:34arka arkaya birkaç defa,
40:36zulüm kavramı geçtiğini biliyorsunuz.
40:38Zulümle alakalı birkaç bir şeyler söyleyelim.
40:42Zulüm,
40:43bir şeyin olmaması gereken yerde olması,
40:47ya da olması gereken yerde olmaması demektir.
40:51Kazılmaması gereken bir yeri kazmışsan,
40:54bu zulümdür.
40:55Veya,
40:56elli lokmayla doyacakken,
40:58elli birinci lokmayı yemişsen,
41:00zulmettin demektir.
41:01Kime?
41:02Hem lokmaya,
41:04hem midene,
41:05hem de onu yiyecek olan diğer kardeşlerine.
41:08Ya da,
41:09lüzumsuz lakırdı,
41:11ve gürültü ettiğin zaman,
41:13zulmettin demektir.
41:14Kime?
41:14Hem kulağa,
41:16hem nefese,
41:17hem gırtlağa,
41:18hem de çevrendekilere.
41:19Veya bir insan,
41:21kendisini,
41:22olması gereken yerde tutmamışsa,
41:25ya da olmaması gereken yerde tutmuşsa,
41:27bu,
41:28onun kendi kendisine zulmetmesidir.
41:31En büyük zulüm,
41:32şirktir.
41:33O da kişinin kendisini,
41:35Allah'a kulluk ortamında,
41:37tutması gerekirken,
41:39orada tutmaması,
41:40ayrıca,
41:41Allah'ı yegane,
41:42kulluk makamında tutması gerekirken,
41:45tutmaması,
41:46işte bu,
41:46en büyük zulümdür ki,
41:48buna şirk diyoruz.
41:50Yani,
41:51Allah'a baştan sona,
41:53tüm ilahlık haklarının verilmesi gerekirken,
41:56birazının alınıp,
41:58Allah'tan başkalarına verilmesi,
42:00şirktir.
42:01Ve,
42:01en büyük zulümdür bu.
42:03Buna göre,
42:05biz de zulmediyoruz kendimize,
42:08zulmediyoruz ayağımıza,
42:10elimize,
42:11gözümüze,
42:12başımıza.
42:13Mesela,
42:14nice nehir isimleri,
42:16nice şehir isimleri,
42:18aritmetik,
42:19matematik problemleri,
42:21geometri formülleri öğreniyoruz ki,
42:23hepsi zulümdür bize.
42:25Kafaya da zulüm,
42:27öğrenene de zulüm,
42:28öğretene de zulüm.
42:30Mesela,
42:31hayatımızdaki bu kadar eşyanın,
42:33bir araya getirilmesi,
42:35vallahi,
42:35hem paraya zulüm,
42:37hem emeğe zulüm,
42:38hem harcanan zamana zulüm,
42:40hem kafaya,
42:42hem ilgiye,
42:43hem de belleğe zulümdür.
42:44Ama,
42:45bakıyoruz,
42:46öncekilere,
42:48adam,
42:4920 yıl önce,
42:50ukazda dinlediği,
42:52bir metni,
42:53bir hitabeyi,
42:54yazılı da değil,
42:55üstelik,
42:56konuşan Allah'ın Resulü de,
42:58irticali konuşuyor zaten,
43:0020 yıl sonra,
43:01peygamberi kendisini hatırladı diye,
43:04oracıkta okuyuverecek,
43:06çok kapasiteli,
43:07çok zeki insanlar oluyormuş.
43:09Peki,
43:10bu neden böyle oluyor?
43:12Yani,
43:13acaba bu adamlar,
43:14çok zeki olduklarından mı böyleydiler?
43:17Belki hayır.
43:19Ama,
43:19şimdi bizimki gibi zekalarını altüst edecek eşya karmaşaları yoktu hayatlarında onların.
43:27Bilmem,
43:28başınıza hiç geldi mi de,
43:29şöyle bir gezmek için bazen dolaşırım da çarşı pazarı,
43:33inanın başım döner.
43:35Başımın döndüğünün farkına varırım ve fazla dolaşamam.
43:39Hele hele,
43:40öyle vitrinlere ciddi ciddi bakarak dolaşırsam,
43:44hepten mahvolduğumu hissederim.
43:46Niye?
43:46Ya eşyanın bu kadar çokluğu ve bir de karmaşası insanı mahvediyor ya.
43:52Ya bakmayacaksın,
43:54ya değilse kahroluyor insan.
43:56Mesela,
43:57bakın,
43:58omuzlarıma,
43:58şöyle iki çubuk assam,
44:01üstüne de bir tabela ve onun üzerine de elektrikler sönünce yazısını yazsam,
44:08yani biraz da böyle devam istenen bir cümle olsa,
44:11elektrikler sönünce veya mumu yakınca filan gibi,
44:15üzerine bir cümle yazsam,
44:18bu durumda siz hem beni dinlersiniz,
44:21hem de onu okumaya çalışırsınız değil mi?
44:24Peki,
44:24o yazıyı okursunuz da,
44:26bu eşyaları okumuyor musunuz yani?
44:29Bunun sertliğini,
44:31şunun yumuşaklığını,
44:32işte berikisinin yeşilliğini,
44:34ötekisinin tazeliğini,
44:35bayatlığını,
44:36okumuyor musunuz yani?
44:38İşte,
44:39bu da zulümdür benim anladığım.
44:41Peki,
44:42ne yapacağız öyleyse,
44:44nedir mesele?
44:45mesele,
44:46Allah'ın izin verdiği aksesuarlarıyla ancak bir hayat programımız olacak.
44:52Yani Allah'ın,
44:54şu olsun mutlaka,
44:55şu da olsa iyi olur.
44:57Ama şunu siz bilirsiniz,
44:59isterseniz olsun,
45:00isterseniz olmasın dediği,
45:02sınıra kadar bir hayat programı yaşayacağız.
45:05Ama,
45:06şunlara benim rızam yok.
45:07Bunlar kesinlikle hayatınızda olmasın dediklerini de,
45:11kenara alırsak,
45:12o zaman güzel yaşarız işte.
45:14Her şey güzel olur o zaman diyoruz.
45:18Mesela,
45:19zina eden öldürülür der İslam.
45:21Ama,
45:22hem,
45:23hem zinaya giden bütün yollar kapalıdır,
45:26hem kişinin evlenme yollarının tümü açıktır.
45:30Hatta,
45:30ikinci,
45:31üçüncü evlenme yolları,
45:32hem de boşanma yolları kolaydır.
45:35Bakın,
45:36tüm bunlar olacak,
45:37hem de böyle bir toplumda,
45:39bir adam zina edecek.
45:40O zaman işte bu adam öldürülür.
45:43Şimdi,
45:44bu ortamda,
45:45bu şartlarda,
45:46kimi öldürüyorsunuz da?
45:48Bir de,
45:49ayeti kerimede,
45:51muhsin kavramı vardı.
45:53O da,
45:54Allah'ı görürcesine,
45:55ona kulluk yapmak.
45:57Yani,
45:58ibadet anlayışında,
46:00temel kriter,
46:01Allah dedi diye,
46:02o amelin yapılmasıdır.
46:04Müslümanlar bunu bir kazansa,
46:07inanın her şey bitecek.
46:08Allah dedi diye,
46:10Allah dedi diye.
46:12Bunun,
46:13bizim hayatımıza kazandıracağı,
46:15iki büyük faydası var.
46:17Yani,
46:17kişinin,
46:18Allah dedi diye yapması,
46:20Allah böyle buyurdu diye yapması,
46:22yani,
46:23amelini,
46:24Allah'ın kitabına dayandıracak noktaya gelmesi,
46:27kişinin hayatında,
46:29ona sağlayacağı,
46:30iki büyük faydası var.
46:32Birincisi,
46:33yanlışa düşürmez insanı.
46:36Neden öyle yaptın?
46:37Allah dedi diye.
46:39Peki,
46:39gerçekten mi dedi Allah?
46:41Adam,
46:42şöyle bir duracak,
46:43ve tabii,
46:44Maide'de,
46:45Allah öyle dedi,
46:46Nisa'da,
46:47Allah şöyle dedi,
46:49En'am'da,
46:50Allah böyle dedi diyecek,
46:51veya,
46:52Peygamberim,
46:53Bukhari'de,
46:54Müslim'de,
46:54şöyle şöyle dedi diyecek,
46:56e,
46:57gönlü rahat adamın değil mi?
46:59Ve,
47:00Allah dedi olunca,
47:02hiç kimse onu değiştiremeyecek.
47:04yani,
47:05hiç kimse onu ezip bozamayacaktır.
47:08Hiçbir şeytani güç,
47:10o Müslüman'ı,
47:11o davranışından,
47:12o amelinden alıkoyamayacaktır.
47:15Bizimkiler,
47:16Allah dedi diye olmayınca,
47:19rahmetlik hocam,
47:20öyle demişti.
47:21Olunca,
47:22yani,
47:22yaşayan hoca da,
47:25rahmetlininkini değiştiriveriyor tabii.
47:26İşte,
47:28Allah dedi diye,
47:29yapmaya çalıştığımız zaman,
47:32bizim hayatımızda,
47:33böyle bir faydası olacak.
47:35Bir de,
47:36böyle yapmaya başlayınca,
47:38hikmet arayıcılığından,
47:40kurtulmuş olacağız o zaman.
47:42Acaba,
47:43nedendi ki,
47:44acaba,
47:45hangi sebepleydi ki,
47:47bir Allah dedi diye canım,
47:49başka nedeni yok bunun,
47:51acaba niçin,
47:53otuz gün tutuyoruz ki,
47:54ne faydası var ki bu orucun,
47:56ne faydası var ki bu teyemmümün,
47:59Allah'a kulluk faydası var.
48:01Başka bilmemiz gereken bir şey yoktur.
48:03İşte,
48:04yani,
48:05Allah dedi diye yapmaya başlayınca,
48:08böylece,
48:08hikmet arayıcılığından da,
48:11kurtulmuş olacağız.
48:12Evet,
48:13Allah onlardan,
48:15bir şehre girmelerini istemişti,
48:17ve girerken de,
48:19kendi zatına secde ederek girmelerini istemişti.
48:22Bu,
48:23Allah'ın kullarına gösterdiği bir usüldür.
48:25Bakın,
48:26Allah'ın Resulü,
48:27Mekke'nin fetih günü,
48:29devesinin üzerinde,
48:30iki büklüm bir vaziyette şehre giriyor,
48:33ve Allah'a şükrediyordu.
48:35Fetih suresinde bu konu anlatılır.
48:38Bir de,
48:39Allah onlardan,
48:41hıttah demelerini istiyordu.
48:43Yani,
48:43estağfirullah demelerini,
48:45Allah'tan af dilemelerini,
48:47affet Allah'ım demelerini istiyordu.
48:49Veya,
48:51bir başka manasıyla,
48:53fethettikleri ülkenin,
48:54insanlarına,
48:55iyi davranmalarını,
48:57af ilan etmelerini istiyordu.
48:59Yani,
49:00zorbalık yapmamalarını,
49:02katliam yapmamalarını istiyordu.
49:04Allah'ın Resulü,
49:05Mekke'ye girerken,
49:07yine umumi,
49:08af ilan etmişti.
49:09Öyleyse,
49:11burada şunu söyleyelim,
49:13şu anda,
49:13kimsenin Müslümanlardan,
49:15korkmasına gerek yoktur.
49:18Müslümanlar,
49:19en amansız düşmanlarını bile,
49:21aftan yanadır.
49:22Af ilanından yanadır.
49:24Çünkü,
49:25Müslümanların Rabbi,
49:27onlardan böyle davranmalarını istemektedir.
49:30Bakın,
49:31işte,
49:32ayeti kerimeyi okuduk.
49:33Bu İsrail oğullarının,
49:35bu emir karşısındaki tavırlarını,
49:38Maide suresi,
49:39biraz daha açık anlatır.
49:41Bakın,
49:41Maide suresinin,
49:4222. ayetinde Allah diyor ki,
49:45قَالُوا يَا مُوسَا
49:47اِنَّ ف۪يهَا قَوْمًا جَبَّار۪ينَ
49:50وَاِنَّا لَنْ نَدْخُلَهَا حَتَّى يَحْرُجُوا مِنْهَا
49:54Dediler ki,
49:55ey Musa,
49:56muhakkak ki,
49:57orada zorba bir toplum vardır.
50:00وَاِنَّا لَنْ نَدْخُلَهَا حَتَّى يَحْرُجُوا مِنْهَا
50:03Onlar oradan çıkmadıkça,
50:05biz oraya girmeyeceğiz demişlerdi.
50:09Yine,
50:09başka bir yerde de,
50:10şöyle dedikleri anlatılır,
50:12فَذْهَبْ اَنْتَ وَرَبُّكَ فَقَاتِلَا
50:15اِنَّا هَا هُنَا قَعِدُونَ
50:17Ey Musa,
50:19sen ve Rabbun gidin savaşın,
50:21doğrusu biz burada bekleyeceğiz,
50:23biz burada oturacağız diyorlardı.
50:26Yani,
50:27Allah onlardan bir fetih istemişti,
50:30bir şehre girmelerini istemişti,
50:32onlar böyle cins cins tavırlarda bulunuyorlar.
50:36Sonra,
50:37bakın,
50:38Bakara suresinin 59. ayetinde Rabbımız,
50:42yine İsrailoğullarına ikram ettiği bir nimetini,
50:45onlara şöyle hatırlatıyor.
50:48وَاِذِسْتَسْقَا مُوسَا لِقَوْمِهِ
50:50فَقُلْ نَظْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرِ
50:53فَنْفَجَرَتْ مِنْ هُثْنَةَ عَشْرَةَ عَيْنَا
50:56قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسِنْ مَشْرَبَهُمْ
51:00Bir zamanlar hatırlayın,
51:01Hz. Musa kavmi için su dilemişti de,
51:05biz ona asanla taşa vur ey Musa demiştik,
51:09o asasıyla taşa vurmuştu da,
51:12bunun üzerine o taştan 12 pınar fışkırdı,
51:16ve her grup, her insan içeceği yeri bildi.
51:20Evet, çöl ve su, çöl ve içecek.
51:25Çöl de en büyük problemdir bu.
51:28Evet, Musa kavmi için su istemişti,
51:31yani istisga yapmıştı da,
51:33biz dedik ki ona,
51:35ey Musa asanla taşa vur.
51:38Şu, bir zamanlar vurunca denizi yaran
51:41ve İsrail oğullarının sal salim karşı tarafa
51:44geçmelerini sağlayan asa.
51:47Veya şu evvelki gün,
51:49Şiravun ve sihirbazlar karşısında
51:52yılan haline gelip,
51:53tüm sihirbazların iplerini ve değneklerini
51:56yutuveren asa.
51:58İşte bu asayı vurdu Musa aleyhisselam
52:02ve ondan 12 pınar fışkırı verdi.
52:05Ve onlardan her bir grup,
52:08her kabile, her fasile,
52:10içeceklerini tanıdılar, bildiler
52:13ya da su içecekleri yeri bildiler.
52:17Şu nimete bakın,
52:19çöl, asa, taş ve su.
52:22Sonra Allah diyor ki bakın,
52:24Kulu veşrabu min rızkillahi
52:26ve la tafev fil arzu mufsidin.
52:29Yeyin için Allah'ın rızkından
52:32ve de yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.
52:35Yeryüzünde bozguncular olarak hareket etmeyin deniliyor.
52:39Şu bilgi kırıntı ve sızıntıları ile zafere tırmanmak için köprüde bekleyen kardeşler var ya,
52:47bunların bu ayet hakkında bir yorumları var.
52:50Diyorlar ki efendim bu ayet artezyen kuyularına işarettir.
52:55İşte taşa vuruyorsunuz, su çıkıyor filan.
52:59Kur'an bu ayetleriyle yol gösteriyormuş bize.
53:03Mesela yine Salih Aleyhisselam'ın devesiyle de şöyle bir kabileyi doyurabilecek ineklere işaret vardır diyorlar.
53:12Öyleyse çalışıp çabalayıp o tür inekleri bulmak, çalışıp gayret edip o tür inekleri yetiştirmek zorundaymışız.
53:21Öyle diyorlar.
53:22Bunları bilmem de buradan anlayabildiğim birkaç şey var.
53:26İnşallah onları şöyle kısaca özetlemeye çalışayım.
53:31Bakın bu ayetten anladığımız şudur.
53:34Allah bu işi yani bu su işini birisi manevi, diğeri de maddi olmak üzere iki sebebe mebni olarak ihsan ediyor.
53:45Yani iki sebebe bağlı olarak ihsan ediyor.
53:47Bunlardan manevi olanı duadır, maddi olanı da fiili bir teşebbüstür.
53:54Yani ayet-i kerime bu konuda yapılacak duanın hemen arkasından fiili bir teşebbüsün gerekli olduğunu anlatıyor.
54:03Bu fiili teşebbüs de asanın taşa vurulmasıdır.
54:07Yani duayla birlikte sebeplere imtisalin gereğini de anlıyoruz buradan.
54:13Yani anlıyoruz ki evlenmeden, sebebini işlemeden çocuk istenmez.
54:19Veya tarlaya tohumu ekmeden, tohumu atmadan mahsul beklenmez.
54:25Tüm sebeplerini işledikten sonra sonucu Allah'tan beklemek üzere dua etmeliyiz.
54:31Dua budur zaten.
54:33Yani dua elle ve dille yapılır.
54:36Sadece dille yapılan dua eksik bir duadır.
54:40Yattığımız yerden zafer beklemek yerine,
54:43ellerimize kılıçları aldıktan sonra ya da ellerimiz kılıçlara gittikten sonra
54:48Allah'tan zafer istemek ve Allah'tan zafer beklemek zorundayız.
54:53İşte ayetten ben bunları anladım.
54:56Evet, bir taşa vurmasını istemiş Allah.
54:59Bu taşı mevdudi görmüş.
55:01Allah rahmet etsin, Tur dağının eteklerindeymiş.
55:06Bu on iki pınar fışkıran taş.
55:09Hatta bu taş, İsrailoğullarının gittikleri her yere onlarla birlikte taşınır
55:14ve onların su ihtiyaçlarını giderirmiş.
55:17Şimdi birleştiriyoruz ayetleri.
55:20Önceki ayetlerle birleştirelim şimdi.
55:23Bıldırcın eti hazır, kudret helvası hazır, gölge de hazır, su da tamam.
55:29Fakat adamlar bu kadar nimet içinde bile yine huysuzluğu elden bırakmıyorlar.
55:36Vaktimiz yine doldu.
55:38İnşallah burada kalalım.
55:40Gelecek dersimizde yine bir şeyler söyledikten sonra
55:43Rabbimizin öteki ayetlerini hep birlikte tanımaya geçmek üzere
55:47ve alhamdülillahirrahmanirrahim.