Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Sunulan köşe yazısı, Türkiye’de emeklilere ödenen bayram ikramiyelerinin zamanla sembolik bir destekten öteye geçerek hukuki bir hak niteliği kazandığını savunmaktadır. Yüksek enflasyon sebebiyle bu ödemelerin alım gücünün ciddi şekilde azaldığı vurgulanırken, mevcut durumun sosyal devlet ilkesiyle çeliştiği ifade edilmektedir. Yazar, ikramiyelerin değer kaybını önlemek amacıyla ödemelerin enflasyona veya asgari ücrete endekslenmesini ya da her iki bayramda yarım maaş tutarında verilmesini önermektedir. Bu tür bir güncellemenin yalnızca emekli refahını korumakla kalmayacağı, aynı zamanda iç talebi canlandırarak yerel esnafa ve genel ekonomiye de katkı sağlayacağı belirtilmektedir. Özetle kaynak, emekli ikramiyelerinin satın alma gücünü koruyacak kalıcı ve adil bir mekanizmaya bağlanmasının anayasal bir sorumluluk olduğunu ileri sürmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Her bayram milyonlarca emeklinin gözü kulağı bir haberde oluyor, bayram ikramiyesi.
00:05Peki bu ikramiye ilk başladığı günden bugüne ne kadar değişti?
00:09Aslında bu sadece bir para meselesi mi, yoksa yıllar içinde kazınılmış bir hakkın yavaş yavaş nasıl eridiğinin hikayesi mi?
00:15Gelin hep birlikte bu hikayenin içine girelim.
00:18Şimdi size çok basit bir soru soracağım.
00:20Şöyle bir 2018 yılını düşünün, o ilk bayram ikramiyesini aldığınız günü, o parayla aldığınız ne varsa bugün aynısını alabiliyor musunuz?
00:30Cevabın kocaman bir hayır olduğunu tahmin etmek zor değil değil mi?
00:34İşte o aradaki devasa fark, o alım güdündeki erime var ya, bizim bugünkü konumuzun tam da merkezinde yer alıyor.
00:41Şimdi ilk olarak gelin bir konuyu netleştirelim.
00:44Bu emekli ikramiyesi dediğimiz şey artık öyle basit bir ek ödeme falan değil.
00:49Yıllar geçtikçe bu iş bir geleneğe, hatta vazgeçilmez bir beklentiye dönüştü.
00:54Her şey 2018'de başladı.
00:57O ilk ödeme yapıldı ya, ondan sonra bir daha hiç aksamadı.
01:01Her bayram düzenli olarak istisnasız bir şekilde devam etti.
01:05İşte bu devamlılık, bu düzenlilik, basit bir ödemeyi alıp bambaşka bir şeye, adeta bir kuruma çevirdi.
01:13E tabii bir şey bu kadar düzenli olunca onun adı da değişiyor.
01:16Hem toplumun gözünde hem de aslında hukuken.
01:19Başta belki bir sosyal destek olarak bakılıyordu ama bu devamlılık sayesinde artık çok daha güçlü bir şeye dönüştü.
01:26Nedir o? İşte o kilit kelime, kazanılmış hak.
01:30Kazanılmış hak.
01:31Biliyorum, biraz teknik bir terim gibi duruyor ama hiç de öyle değil, inanın bana.
01:37Gelin şimdi hem bu ne demek ona bakalım, hem de bu kadar önemli bir hak, nasıl oldu da yıllar içinde
01:43eriyip gitti, onu görelim.
01:45Şöyle düşünün, devlet bir şeyi her sene tıkır tıkır aynı zamanda yapıyor, insanlarda doğal olarak bunu beklemeye başlıyor, planlarını, programlarını
01:56ona göre yapıyor.
01:57İşte bu durum o ödemeyi artık bir kazanılmış hak yapıyor.
02:01Yani emekli ikramiyesi de tam olarak bu kategoriye giriyor artık.
02:05Gelelim meselenin kalbine, en can alıcı noktasına.
02:09Bakın bu grafikte ne görüyoruz?
02:11Rakam olarak verilen para belki artıyor gibi gözüküyor ama o parayla alabildiklerimiz işte o resmen çakılmış durumda.
02:19Enflasyon canavarı her sene ikramiyeni gizlice yemiş bitirmiş, buna sessiz kesinti deniyor, çok doğru bir tabir.
02:26Cebinizden parayı almıyorlar belki ama paranın değerini gücünü alıyorlar.
02:30Yani bu durum ya işte her şey pahalandı demekten çok daha fazlası.
02:35Bu milyonlarca insanın yaşadığı, hesaplanabilir, somut bir gelir kaybı.
02:40Devlet size bir kaşıkla veriyor gibi dururken enflasyon kepçeyle geri alıyor.
02:45Olay tam olarak bu.
02:46Peki bu konu sadece ekonomiyle, parayla mı ilgili?
02:50Aslında değil.
02:51Şimdi gelin olaya biraz daha yukarıdan bakalım.
02:54Anayasamızın temel ilkelerinden biri olan sosyal devlet penceresinden bakalım.
02:58Bakın sosyal devlet olmanın iki temel şartı var.
03:02Birincisi vatandaşına bu tür destekleri düzenli olarak vermek.
03:06Tamam bu yapılıyor, ona lafımız yok.
03:08Ama ikincisi, ki bence asıl önemlisi, verdiğin o paranın değerini korumak.
03:13Onu enflasyon karşısında pula çevirmemek.
03:16İşte maalesef sınıfta kalınan yer tam da burası.
03:20Tamam sorunu tespit ettik, prensipleri de konuştuk.
03:23E ne olacak peki?
03:24Çözüm yok mu?
03:25Bu döngüyü kıracak hem adil hem de kalıcı bir yol bulunamaz mı?
03:29Elbette bulunur.
03:31Aslında masada birkaç tane seçenek var.
03:34İşte ne bileyim, tüfeğe yani enflasyona bağlayalım diyenler var.
03:38Asgari ücrete endeksleyelim diyenler var.
03:41Ama hepsinden daha adil ve daha kalıcı görünen bir formül var ki o da şu.
03:46Her emekliye, her bayram, kendi aldığı maaşın yarısı kadar ikramiye verilsin.
03:51Peki bu niye daha iyi bir çözüm?
03:54Birincisi, her sene o ne kadar olacak, zam gelecek mi tartışmalarını kökten bitiriyor.
03:59Sistem otomatik çalışıyor.
04:01İkincisi, çok daha adil.
04:03Çünkü herkes kendi maaşına göre bir oran alıyor.
04:06Ve en önemlisini biliyor musunuz?
04:08O paranın enflasyon karşısında erime derdini tamamen ortadan kaldırıyor.
04:13Yani belirsizlik bitiyor, öngörülebilirlik geliyor.
04:16Tabii şimdi aklınıza şu soru gelmiştir.
04:19Güzel de bunun bütçeye maliyeti ne olacak?
04:22İşte tam bu noktada olaya farklı bir yerden bakmamız lazım.
04:25Bunu bir masraf kalemi gibi değil de ekonomiye verilen bir can suyu gibi düşünmek gerekiyor.
04:31Aslında ekonomideki etkisi çok basit bir zincirleme reaksiyon gibi.
04:35Bakın, emeklinin eline para geçiyor ya.
04:38O para yastık altına gitmiyor, doğrudan harcamaya gidiyor.
04:43Yani anında piyasaya geri dönüyor.
04:45Ve bu harcamada kime gidiyor?
04:47Mahallenin esnafına, pazarcısına, bakkalına, yani yerel ekonomiye bir hayat öpücüğü oluyor.
04:54Özetle o para kaybolmuyor, tam tersine ekonomi içinde dönerek bir canlılık yaratıyor.
05:00Evet, yavaş yavaş toparlayalım.
05:02Ütüm bu anlattıklarımızın, rakamların, grafiklerin arkasında aslında çok temel bir gerçek var.
05:08Bir sorumluluk meselesi.
05:09Şunu net olarak söyleyebiliriz.
05:11Artık biz ikramiye verilsin mi, verilmesin mi diye tartışmıyoruz.
05:16O defter kapandı.
05:17Bu ödeme bir lütuf değil, seneler içinde kazanılmış, tescillenmiş bir hak.
05:22Asıl soru şu, bu hakkın içi boşaltılacak mı, yoksa korunacak mı?
05:28Yani devlet, kendi eliyle verdiği bir hakkın değerini koruma sorumluluğunu üstlenecek mi,
05:34üstlenmeyecek mi?
05:36Bitirirken, gelin hep birlikte düşünelim, bir devletin vatandaşına verdiği bir sosyal
05:41hakkın değerini koruması sizce bir lütuf mudur, yoksa en temel görevlerinden biri midir?
Yorumlar

Önerilen