00:00Her bayram milyonlarca emeklinin gözü kulağı bir haberde oluyor, bayram ikramiyesi.
00:05Peki bu ikramiye ilk başladığı günden bugüne ne kadar değişti?
00:09Aslında bu sadece bir para meselesi mi, yoksa yıllar içinde kazınılmış bir hakkın yavaş yavaş nasıl eridiğinin hikayesi mi?
00:15Gelin hep birlikte bu hikayenin içine girelim.
00:18Şimdi size çok basit bir soru soracağım.
00:20Şöyle bir 2018 yılını düşünün, o ilk bayram ikramiyesini aldığınız günü, o parayla aldığınız ne varsa bugün aynısını alabiliyor musunuz?
00:30Cevabın kocaman bir hayır olduğunu tahmin etmek zor değil değil mi?
00:34İşte o aradaki devasa fark, o alım güdündeki erime var ya, bizim bugünkü konumuzun tam da merkezinde yer alıyor.
00:41Şimdi ilk olarak gelin bir konuyu netleştirelim.
00:44Bu emekli ikramiyesi dediğimiz şey artık öyle basit bir ek ödeme falan değil.
00:49Yıllar geçtikçe bu iş bir geleneğe, hatta vazgeçilmez bir beklentiye dönüştü.
00:54Her şey 2018'de başladı.
00:57O ilk ödeme yapıldı ya, ondan sonra bir daha hiç aksamadı.
01:01Her bayram düzenli olarak istisnasız bir şekilde devam etti.
01:05İşte bu devamlılık, bu düzenlilik, basit bir ödemeyi alıp bambaşka bir şeye, adeta bir kuruma çevirdi.
01:13E tabii bir şey bu kadar düzenli olunca onun adı da değişiyor.
01:16Hem toplumun gözünde hem de aslında hukuken.
01:19Başta belki bir sosyal destek olarak bakılıyordu ama bu devamlılık sayesinde artık çok daha güçlü bir şeye dönüştü.
01:26Nedir o? İşte o kilit kelime, kazanılmış hak.
01:30Kazanılmış hak.
01:31Biliyorum, biraz teknik bir terim gibi duruyor ama hiç de öyle değil, inanın bana.
01:37Gelin şimdi hem bu ne demek ona bakalım, hem de bu kadar önemli bir hak, nasıl oldu da yıllar içinde
01:43eriyip gitti, onu görelim.
01:45Şöyle düşünün, devlet bir şeyi her sene tıkır tıkır aynı zamanda yapıyor, insanlarda doğal olarak bunu beklemeye başlıyor, planlarını, programlarını
01:56ona göre yapıyor.
01:57İşte bu durum o ödemeyi artık bir kazanılmış hak yapıyor.
02:01Yani emekli ikramiyesi de tam olarak bu kategoriye giriyor artık.
02:05Gelelim meselenin kalbine, en can alıcı noktasına.
02:09Bakın bu grafikte ne görüyoruz?
02:11Rakam olarak verilen para belki artıyor gibi gözüküyor ama o parayla alabildiklerimiz işte o resmen çakılmış durumda.
02:19Enflasyon canavarı her sene ikramiyeni gizlice yemiş bitirmiş, buna sessiz kesinti deniyor, çok doğru bir tabir.
02:26Cebinizden parayı almıyorlar belki ama paranın değerini gücünü alıyorlar.
02:30Yani bu durum ya işte her şey pahalandı demekten çok daha fazlası.
02:35Bu milyonlarca insanın yaşadığı, hesaplanabilir, somut bir gelir kaybı.
02:40Devlet size bir kaşıkla veriyor gibi dururken enflasyon kepçeyle geri alıyor.
02:45Olay tam olarak bu.
02:46Peki bu konu sadece ekonomiyle, parayla mı ilgili?
02:50Aslında değil.
02:51Şimdi gelin olaya biraz daha yukarıdan bakalım.
02:54Anayasamızın temel ilkelerinden biri olan sosyal devlet penceresinden bakalım.
02:58Bakın sosyal devlet olmanın iki temel şartı var.
03:02Birincisi vatandaşına bu tür destekleri düzenli olarak vermek.
03:06Tamam bu yapılıyor, ona lafımız yok.
03:08Ama ikincisi, ki bence asıl önemlisi, verdiğin o paranın değerini korumak.
03:13Onu enflasyon karşısında pula çevirmemek.
03:16İşte maalesef sınıfta kalınan yer tam da burası.
03:20Tamam sorunu tespit ettik, prensipleri de konuştuk.
03:23E ne olacak peki?
03:24Çözüm yok mu?
03:25Bu döngüyü kıracak hem adil hem de kalıcı bir yol bulunamaz mı?
03:29Elbette bulunur.
03:31Aslında masada birkaç tane seçenek var.
03:34İşte ne bileyim, tüfeğe yani enflasyona bağlayalım diyenler var.
03:38Asgari ücrete endeksleyelim diyenler var.
03:41Ama hepsinden daha adil ve daha kalıcı görünen bir formül var ki o da şu.
03:46Her emekliye, her bayram, kendi aldığı maaşın yarısı kadar ikramiye verilsin.
03:51Peki bu niye daha iyi bir çözüm?
03:54Birincisi, her sene o ne kadar olacak, zam gelecek mi tartışmalarını kökten bitiriyor.
03:59Sistem otomatik çalışıyor.
04:01İkincisi, çok daha adil.
04:03Çünkü herkes kendi maaşına göre bir oran alıyor.
04:06Ve en önemlisini biliyor musunuz?
04:08O paranın enflasyon karşısında erime derdini tamamen ortadan kaldırıyor.
04:13Yani belirsizlik bitiyor, öngörülebilirlik geliyor.
04:16Tabii şimdi aklınıza şu soru gelmiştir.
04:19Güzel de bunun bütçeye maliyeti ne olacak?
04:22İşte tam bu noktada olaya farklı bir yerden bakmamız lazım.
04:25Bunu bir masraf kalemi gibi değil de ekonomiye verilen bir can suyu gibi düşünmek gerekiyor.
04:31Aslında ekonomideki etkisi çok basit bir zincirleme reaksiyon gibi.
04:35Bakın, emeklinin eline para geçiyor ya.
04:38O para yastık altına gitmiyor, doğrudan harcamaya gidiyor.
04:43Yani anında piyasaya geri dönüyor.
04:45Ve bu harcamada kime gidiyor?
04:47Mahallenin esnafına, pazarcısına, bakkalına, yani yerel ekonomiye bir hayat öpücüğü oluyor.
04:54Özetle o para kaybolmuyor, tam tersine ekonomi içinde dönerek bir canlılık yaratıyor.
05:00Evet, yavaş yavaş toparlayalım.
05:02Ütüm bu anlattıklarımızın, rakamların, grafiklerin arkasında aslında çok temel bir gerçek var.
05:08Bir sorumluluk meselesi.
05:09Şunu net olarak söyleyebiliriz.
05:11Artık biz ikramiye verilsin mi, verilmesin mi diye tartışmıyoruz.
05:16O defter kapandı.
05:17Bu ödeme bir lütuf değil, seneler içinde kazanılmış, tescillenmiş bir hak.
05:22Asıl soru şu, bu hakkın içi boşaltılacak mı, yoksa korunacak mı?
05:28Yani devlet, kendi eliyle verdiği bir hakkın değerini koruma sorumluluğunu üstlenecek mi,
05:34üstlenmeyecek mi?
05:36Bitirirken, gelin hep birlikte düşünelim, bir devletin vatandaşına verdiği bir sosyal
05:41hakkın değerini koruması sizce bir lütuf mudur, yoksa en temel görevlerinden biri midir?
Yorumlar