- 1 day ago
Bu ayetler ağır bir uyarı yapar: İnsanlara iyiliği emredip kendini unutmak, Kur’an’ın en sert eleştirdiği çelişkidir. Bilmek yetmez; bilgi amel üretmiyorsa sorumluluk büyür. Çözüm olarak Allah sabır ve namazı gösterir. Sabır süreklilik, namaz ise kulun Allah’la canlı bağ kurmasıdır. Allah’la her an karşılaşacağını bilen, hesabı yakın gören kalpler için namaz yük değil destektir.
Ardından İsrailoğullarına verilen nimetler hatırlatılır: üstünlük soyla değil, emanet ve sorumlulukladır. O nimetler şükür ve itaat için verilmişti. Kimliği, geçmişi veya ataları kimseyi kurtarmaz; kıyamet günü herkes kendi hesabıyla baş başadır. Ne fidye geçer, ne torpil, ne başkasının hatırı. Ayetlerin mesajı nettir: ayrıcalık değil sadakat kurtarır.
Ardından İsrailoğullarına verilen nimetler hatırlatılır: üstünlük soyla değil, emanet ve sorumlulukladır. O nimetler şükür ve itaat için verilmişti. Kimliği, geçmişi veya ataları kimseyi kurtarmaz; kıyamet günü herkes kendi hesabıyla baş başadır. Ne fidye geçer, ne torpil, ne başkasının hatırı. Ayetlerin mesajı nettir: ayrıcalık değil sadakat kurtarır.
Category
📚
LearningTranscript
08:43M.K.
09:13Allah, kişi başkalarına yakın diye tavsiye ettiği şeyleri kendisi bizzat yaşamak zorundadır.
09:21Bizzat yapmak zorundadır.
09:23Ama bunun mefhumu muhalifi caiz değildir.
09:26Yani yaşamadığı şeyleri söylemeyecek demek doğru değildir.
09:31Öyle olursa yani mesela ben sadece kendi yaşadıklarımın dışında insanlara bir şey
09:37anlatmazsam, bir şey söylemezsem o zaman din eksik anlatılır.
09:43Mesela ben sadece kendi yaşayabildiğimi, kendi yapabildiğimi anlatırsam, ötekisi de kendi yaşadıklarını anlatırsa
09:51o zaman Allah korusun din güdükleşir.
09:55Ben bildiğim dini tümüyle anlatmak zorundayım.
10:00Zira benden daha güzel bu dini yaşayan birileri çıkabilecektir elbette.
10:05Nitekim Allah'ın Resulü veda hutbesinin bir bölümünde kendisini dinleyen ashabına şöyle buyurdu.
10:13Burada olanlar bu duyduklarını duymayanlara aktarsın.
10:18Umulur ki sizden daha iyi anlayıp yaşayanlar çıkabilir.
10:23Öyleyse mesela ben gece namazı kılmıyorsam, kılamıyorsam ben bunu yapamıyorum.
10:30Öyleyse kimseye anlatmamalıyım diyemem.
10:33Zira benden daha güzel bu işi beceren birileri çıkacaktır.
10:37O halde ben gece namazını da anlatmalıyım.
10:41Veya farz edin ki ben zengin değilim, zekat veremiyorsam da onu birilerine anlatmak zorundayım.
10:48Veya farz edin ki çocuğum yok.
10:51Çocuk eğitimi konusunda herhangi bir şey yapmıyorum ama, yani bu ayeti yaşamıyorum ama,
10:58çocuğu olanların bilmeleri için bu konudaki hükümleri de onlara anlatmak zorundayım yani.
11:05Hani İmam-ı Azam Efendimiz'e izafe edilen bir yalan var, şeker hikayesi.
11:12Adamın biri şeker yiyen, şeker hastası çocuğunu İmam-ı Azam'a getirir ve der ki,
11:18Ey İmam bu çocuğa bir nasihatte bulunsanız da şeker yemese.
11:24İmam-ı Azam Efendimiz der ki, al bu çocuğu götür, kırk gün sonra getir.
11:29Adam götürür çocuğu ve kırk gün sonra getirir.
11:34İmam-ı Azam Efendimiz çocuğu karşısına alır, dizlerinin dibine oturtur ve üç kere,
11:40Oğlum şeker yemeyeceksin, oğlum şeker yemeyeceksin, oğlum şeker yemeyeceksin buyurur ve artık çocuk da bir daha şeker yemez.
11:50Babası der ki, ya İmam söylediğin üç cümle,
11:53Yani bunu kırk gün önce söyleseydin de, oğlum kırk gün bu azabı çekmeseydi olmaz mıydı?
12:00İmam-ı Azam der ki, ben o anda kendim şeker yiyordum.
12:06O durumdayken yani kendim şeker yiyorken, çocuğa şeker yeme deseydim tesirli olmayacaktı.
12:12Ama bu kırk gün zarfında ben sabredip şeker yemedim, kendimde tatbik ettiğim için, kendim yaşadığım için tesirli oldu der.
12:22Hikaye tabi.
12:23O zaman şunu sormamız gerekecek.
12:26Peki, Peygamberimiz Ebu Cehil'e tesirli olamadı.
12:30Acaba Allah'ın Resulü yaşamadığı için mi tesirli olamadı?
12:34Bu yanlıştır.
12:36Çünkü tesir bizden değil, tesir Allah'tandır.
12:40Bir de, birilerine şekeri yasaklamak için illa da biz şeker yemeyeceğiz diye bir şey yoktur.
12:47Mesela şu anda benim anamda tansiyon var ve ben onun önünden tuzu çekiyorum ama bana yasak olmadığı için ben kendim
12:56yiyorum tuzu.
12:57Yani tuzu anama yasaklayabilmek için illa da kendime haram kılmam gerekmiyor.
13:03Evet.
13:14İyiliği, birri, hayrı, İslamı, imanı insanlara emredersiniz de kendinizi unutur musunuz?
13:23İnsanları imana davet ettiği halde kendi dünyasında kendince bir hayat süren insanlara, yani pratikteki hayatlarıyla teorideki hayatları farklı olan Müslümanlara
13:36deniyordu bu.
13:38Üstelik sizler kitabı da biliyorsunuz.
13:41Gerçi İslam toplumunda bir grubun alim, diğer bir grubun da bu alimlere tabi olan bir grup olması gibi böyle mutlak
13:50manada bir ayrım söz konusu değildir.
13:52Her Müslüman kendi çapında alim olmak zorundadır.
13:56Yani kendilerinden daha çok alim olanlardan bilgi, kendilerinden daha az alim olanlardan da yine bilgi alışverişi kurmak zorundadır Müslümanlar.
14:07Yani her bilen bildiği kadarının alimidir.
14:10Bundan dolayıdır ki her bilenin kendi bildikleri kadarını birilerine ulaştırabilme sıkıntısını yaşaması gerekmektedir.
14:19İşte bu ayet müminlerin bu sıkıntılarına çözüm getirir.
14:23Yani siz insanlara iyiliği emreder de kendinizi ihmal mi edersiniz?
14:29Üstelik siz biliyorsunuz da bunu.
14:31Aklınızı kullanmıyor musunuz buyurulur.
14:33Sonra der ki bakın Rabbimiz
14:37وَاسْتَعِينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلَاتِ وَاِنَّهَا لَكَب۪يرَةٌ اِلَّا عَلَى الْخَاشِعِينَ
14:45Bir de sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin.
14:51وَاِنَّهَا لَكَب۪يرَةٌ اِلَّا عَلَى الْخَاشِعِينَ
14:54Gerçi bu nefislere ağır gelirse de
14:58اِلَّا عَلَى الْخَاشِعِينَ
15:00حَاشِعِينَ olanlara ağır gelmez.
15:03Hâşi'in olanlar müstesnadır.
15:06Onun için yardıma ihtiyacın olacak.
15:10Yardıma muhtaç olacaksın.
15:12Yani bunu başkalarına deme
15:14ve bunu kendin yapma konusunda yardıma muhtaç olacaksın.
15:19Bu durumda da işte biri sabırla
15:22diğeri de namazla Allah'tan yardım iste.
15:25Allah'ın yardım kapılarının anahtarı sabır ve namazdır.
15:32Bazen nefsin egemenliği, bazen dışındaki ve içindeki şeytanlar, bazen mal mülk derdi insanı baş aşağı getirecek noktaya gelebilir.
15:44Bazen bir şeylerden dolayı güçsüz düşebiliriz.
15:48İşte o zamanda sabır ve namazla Allah'tan yardım istemek zorundayız.
15:55Sabır direnç demektir veya sabır dayanmak demektir.
16:00Süreklilik veya devamlılık demektir.
16:03Kafirlerin de hareketlerinde bir sabır veya Müslümanların da hareketlerinde bir sabır söz konusudur.
16:11Mesela bakın kafirler peygamberimiz karşısında dayanabilmek için birbirlerine yürüyün dediler.
16:20Aman bu peygamber karşısında pes etmeyin.
16:23Dayanın, direnin, dişinizi sıkın ve sabredin dediler.
16:28Bakın daha önce bir dersimizde okuduğumu zannediyorum.
16:33Sa'd suresinde Rabbimiz bu hususu şöyle anlatır.
16:37Kafirler birbirlerine dediler ki
16:47İlahlarına, ilahlarınıza sarılarak yürüyün.
16:50Dayanın, direnin, sabredin.
16:56Zaten sizden istenen de budur diyorlardı.
16:59Yani eğer siz ilahlarınıza sabreder, ilahlarınıza sıkı sıkıya tutunursanız
17:06Vallahi bu peygamberin size yapabileceği bir şey yoktur diyorlardı.
17:10Ve gerçekten de ben dedemi şu putun önünde secde ederken buldum.
17:16Ey Muhammed sen ne yaparsan yap beni dedemin yolundan çeviremezsin.
17:21Beni atamın yolundan çeviremezsin diyerek putuna sabredip sıkı tutunan Ebu Ceyl'e Allah'ın Resulü hiçbir şey yapamıyordu.
17:31Bugün de aman ilahlarınıza sahip çıkın.
17:35Niyetleri de galiba budur.
17:37Hocalarının yolunu takip ediyor adamlar.
17:40Burada şunu söyleyelim.
17:43Onların ilahlarına sarılıp sabrettikleri kadar
17:46Keşke bugün Müslümanlar da kendi ilahlarına, kendi ilahlarının kitabına sarılmayı bir becerebilselerdi
17:54Eminim tüm dünya düşman olsa bile kimsenin yapabileceği bir şey kalmayacaktı.
18:00Bakın diyorlar ki
18:04Zaten sizden istenen de budur diyorlardı.
18:08Dayanın, sabredin, dişinizi sıkın, ilahlarınıza sımsıkı tutunun, ilahlarınıza sımsıkı sarılarak yürüyün, yolunuza devam edin.
18:18Zaten sizden istenen de budur diyorlardı.
18:22Sabırlı olmak demek, bıkmamak demektir.
18:26Sabırlı olmak demek, usanmamak demektir.
18:29On yıldır namaz kılıyorum, yeter artık dememektir sabır.
18:34On yıldır içki içmiyorum, yeter artık bu kadar dememek sabırdır.
18:39Yani ibadetten bıkmamaya, günahtan kaçınmaya devam etmek sabırdır.
18:45Allah'ın nasıl isterse bizi öylece imtihan edeceğine, ettiğine, gönderilen sorular istikametinde Allah'a kulluk etme şuurunun devamına da sabır
18:57diyoruz.
18:59Bazen yangınla, bazen hastalıkla, işte bazen zenginlik, bazen fakirlikle, nasıl isterse öylece imtihan edeceğine iman etmek sabırdır.
19:11Bazen Müslümanların zafiyetleriyle, bazen kafirlerin gücüyle, bazen zaferle, bazen yenilgiyle, bazen bedirle, bazen uhutla imtihan eder Allah.
19:24Biz de o konuda sabredeceğiz.
19:26Yani o konuda nasıl kulluk etmemizi istiyorsa Rabbimiz, öylece kulluk edeceğiz.
19:33Sabır, insanın vücutundaki baş mesabesindedir.
19:37Başı olmayan bir bedende nasıl ki hayır beklenmezse, sabrın kontrolünde olmayan bir imanda da bilelim ki hayır yoktur.
19:47Sabır çok önemlidir İslam'da.
19:50Hani bakın Kur'an-ı Kerim'de innallâhe ma'as sâbirîn derken Rabbimiz innallâhe ma'al musallîn denmediğini görüyoruz.
19:59Yani Allah namaz kılanlarla beraberdir denmezken, Allah sabredenlerle beraberdir dendiğini görüyoruz.
20:07Çünkü sabır namazdan da şumullüdür.
20:10Zira namaz kılabilmenin ya da bunları yapabilmenin yolu da sabırdan geçer.
20:17Namaza sabredecek ki kişi namazı kılabilsin.
20:20Zekata sabredecek ki kişi zekatı verebilsin.
20:24Sabır çok önemlidir.
20:26Kulluğa sabır, şeytana uymamaya sabır gibi.
20:30Evet Allah diyor ki namazla ve sabırla Allah'tan sürekli yardım isteyin.
20:37Öyleyse biz de namazla ve sabırla Allah'tan sürekli yardım isteyeceğiz.
20:42Çünkü her an şeytanla karşı karşıya bir hayat yaşıyoruz.
20:46Üstelik şeytanın tüm yardımcıları da bizi çepeçevre kuşatmışlardır.
20:51Şeytanın sıkıntıları, şeytan dostlarının ürettiği sıkıntılar, dünyanın tabi sıkıntıları, bir de Müslümanlıklarının farkında olmadan yaşayan Müslümanlardan gelecek sıkıntılar bizi bunaltacak
21:07noktaya geldiği zaman başka da çaremiz yoktur.
21:11Tüm bu aleyhde şartlara rağmen yine de Müslüman kalabilme bilinciyle Rabbimizden yardım isteyeceğiz.
21:18Namazla ve sabırla Allah'tan yardım dileyin.
21:23Ama
21:27Gerçi bu namaz nefislere pek ağır gelir.
21:31Ama bu sizin Allah'tan yardım isteyeceğiniz namaz gerçekten çok ağır ve zor bir konudur.
21:38Allah'a bağlanmanın özünü kavrayamamış, Allah'ın uluhiyeti ve rububiyeti karşısında tam teslimiyet gösterememiş insanlara namaz ağır gelir.
21:48Namaz bu tür insanlara zor gelir.
21:51Lakin
21:52İlla
21:53Alel
21:54Huşu erbabı için zor değildir namaz.
21:58Yani kalpleri Allah'ı ve Allah'ın ayetlerini anmakla yumuşamış, Allah'ı ve Allah'ın ayetlerini hatırlamaktan zevk alan huşu
22:09sahipleri için zor gelmez namaz diyor Allah.
22:12Demek ki namaz Allah'tan yardım isteme konusuymuş.
22:17Ebu Davud'un rivayetinde bakın şöyle buyurulur.
22:22Kâne Resulullahi sallallahu aleyhi ve selleme ize hazebehu emran salla.
22:30Allah'ın Resulü ne zaman bir şeye üzülürse hemen namaza dururdu.
22:35Bir başka rivayette de hadiseler onu üzüp bitkin hale getirince bakın Allah'ın Resulü şöyle diyordu.
22:44Erihna ya Bilal bizi serinlet ey Bilal.
22:48Yani bir ezan oku ey Bilal.
22:50Bir namaza duralım da rahatlayalım diyordu Allah Resulü Hazreti Muhammed aleyhisselam.
22:56Yine İbni Cerir rivayet eder Allah'ın Resulü karnı ağrıyan bir adam gördü de ona şöyle buyurdu.
23:04Kalk namaz kıl çünkü onun şifası namazdır buyurdu.
23:09Yine rivayet edilir ki İbni Abbas'a kardeşinin vefat haberi verilince İbni Abbas önce bir istirca etti sonra da hemen
23:19bir kenara çekilip iki rekat namaz kıldı.
23:22Yani böyle bir durumda İbni Abbas Allah'tan yardım dilemeyi ihmal etmedi.
23:28Namazla Allah'tan yardım dilemek.
23:32Öyleyse biz de öyle bir namaz kılalım ki Allah bize yardım etsin anlamına gelecektir bu.
23:39Yani Allah'ın yardımını celbedecek bir namaz kılmalıyız.
23:44E ben namaz kıldım ya Rabbi hani bana beş bin lira verecektin.
23:49Ben namaz kıldım ya Rabbi hani bana yardım edecektin olmayacağına göre namaz bizzat kendisi yardımın gereğidir.
23:58Yardımın anahtarıdır yani.
24:01Bakın bir de peygamberimiz diyor ki namazla Allah'tan şifa isteyin.
24:07Demek ki şifa konusunda da yardım namazla olabilecek.
24:12Namazla istenebilecektir.
24:13Artık ne tür bir şifadır bu sosyal dertlere bir şifa mı bedeni dertlere mi ailevi dertlere ailevi hastalıklara mı bunları
24:24erbabı namaz bilir diyoruz.
24:27Herhalde Allah'ın istediği biçimde bir hayat süren adam acılara da pek o kadar aldırmayacaktır.
24:34Yani Allah'ın istediği hayatı yaşayan kişi acıları da pek o kadar duymayacaktır.
24:40Mesela şu anda Bosna'dakiler veya Çeçenistan'dakiler eminim bizden çok daha rahatlar.
24:47Bazen kolu gidiyor, bazen ayağı kopuyor, bazen arkadaşı ölüyor gözünün önünde ama adam hiç tınmıyor bile.
24:56Niye? Belki de o ortamı daha bir yakın görüyor ve yaşıyor da ondan.
25:03Şimdi namaz demek ki kişinin Allah'la beraberliği demek olunca elbette Allah'tan yardım dilemesi de şifa dilemesi de mümkün olacaktır.
25:14Bir de bildiğimiz namaz talimi mesele olan Fatiha ile Allah'tan yardım dileme makamıdır.
25:23Hani günde kırk defa İyyâke na'budu ve İyyâke nesta'in diyoruz ya
25:29Ya Rabbi sadece sana kulluk eder ve sadece senden yardım isteriz.
25:35Ya Rabbi tüm hayatımda sadece senin kulun olacağım, sadece seni dinleyecek ve sadece senin git dediğin yere gideceğim.
25:47Ya Rabbi boynumdaki ipin ucunu sadece senin eline vereceğim.
25:52Hayatımda senden başkasına kesinlikle kulluk yapmayacağım.
25:56Senden başkasının önünde kesinlikle eğilmeyeceğim.
25:59Ama bu gerçekten çok zor bir şeydir.
26:02Beni senden koparıp kendilerine kulluğa çağıran binlerce sahte raplar var çevremde.
26:09Ya Rabbi bu konuda da yardımı senden bekliyorum.
26:13Bana yardım et Allah'ım diye Allah'tan yardım isteme makamıdır namaz.
26:18Namaz kılmayan bir adam, yani bu duayla günde kırk defa Allah'a iltica etmeyen bir adamın tüm hayatı bozuk demektir.
26:26Neden? Çünkü Allah ona yardım etmeyecek demektir.
26:31Çünkü o günde kırk defa Allah'tan yardım istemiyorsa, yani
26:35Ya Rabbi tüm hayatımı kulluk olarak sana takdim edeceğim, hayatımın tümünü senin adına yaşayacağım,
26:46her konuda sana kulluk yapacak, her konuda seni dinleyeceğim demeyen bir adama,
26:51yani namaz kılmayan, namazında böylece dua etmeyen bir adama elbette Allah yardım etmeyecek demektir.
26:59Sabırla ve namazla Allah'tan yardım isteyin ama bilesiniz ki bu namaz gerçekten zordur.
27:06Ama haşyet duyanlar müstesna, haşiun olanlar müstesna.
27:10Peki kimmiş bu haşiun olanlar?
27:15Bakın bundan sonra Cenab-ı Hak haşiun'un kim olduğunu anlatacak.
27:20Bakın şöyle diyor.
27:22اَلَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَاَنَّهُمْ اِلَيْهِ رَاجِعُونَ
27:29O haşiun olanlar öyle kimselerdir ki her an Rablerine kavuşacaklarını ve ona döneceklerini bilirler.
27:39Demek ki bu kişi her an Allah'la karşı karşıya gelivereceğine inanan kişidir.
27:46Hani mesela bir şehre gidersiniz de orada çok sevdiğiniz bir arkadaşınız olur.
27:53Yıllardır görüşmediğiniz, görüşemediğiniz ama görüşebilmek için can attığınız bir arkadaşınız var o şehirde.
28:01Günün birinde o şehre gittiğiniz zaman her köşeyi dönüşünüzde onunla karşı karşıya geliverecek gibi olursunuz değil mi?
28:10Ha şu köşeyi dönerken, ha bu sokaktan geçerken karşınıza ha çıktı, ha çıkacak gibi beklersiniz değil mi onu?
28:18İşte burada anlatılan haşiun müminler de Allah'la ha karşılaştılar, ha karşılaşacaklar, Allah'la her an karşı karşıya gelivereceklerine inanan
28:32insanlarmış bunlar.
28:34Buradaki zan, iman manasına gelen bir zandır.
28:39Halbuki Türkçedeki zan biraz bundan farklıdır.
28:42Zannederim şöyle, zannederim böyle şeklindeki ihtimal zanlı değildir bu.
28:50Yani kişinin kesin olduğuna inandığı bir şey.
28:54Mesela kapıdan çıkarken zannederim babamla karşılaşacağım gibi bir zan düşünün.
29:00İşte Allah'la karşı karşıya gelivereceği zanlını taşıyan insan.
29:06Allah'la ha karşılaştığım, ha karşılaşacağım.
29:10Zanlı içinde, ümidi içinde yaşayan insan.
29:14Nasıl yani?
29:16Adam kapıdan çıkarken Allah'la karşı karşıya gelivereceği zanlında.
29:21Müşteriyle beraber olunca, kadın elini uzatınca, ya da yemek yerken, ya da yatarken, kalkarken, yerken, içerken, yani hayatının her bir
29:34biriminde, zaman ve mekan diliminin her bir kesiştiği noktada,
29:39her halükarda Allah'la karşı karşıya gelivereceği zanlında yaşayan insanlar.
29:46İşte bunlara, böyle yaşayan insanlara namaz kolay gelirmiş.
29:51Peki ne anlıyoruz bundan?
29:53Yani ne demektir bu?
29:56Anlayabildiğimiz kadarıyla bu ölüm demektir.
30:01Yani bu insanlar şöyle yaşarlarmış bakın.
30:05Ha şimdi ölüyorum, ha biraz sonra ölüyorum.
30:08Ha şu köşeyi dönerken, ha şu ağzımdaki lokmayı yutmadan, ha şu sözümü bitirmeden öleceğim zanlıyla yaşamaktır bu.
30:19Kesin bilgi değildir bu.
30:21Hem kesin, hem de öyle değil.
30:23Yani bir zandır bu.
30:26Hakkâ suresinde de var bu zan.
30:28Ama orada da iman manasına kullanılmış.
30:32Hani kıyamet günü, hesap kitap dönemi, kitabını eline alan mümin,
30:38Hakkâ suresinde Rabbimiz anlatır.
30:41Bakın şöyle diyecektir.
30:47Ben zaten böyle bir hesap ve kitapla karşı karşıya geleceğimi zannediyordum.
30:53Yani kesinlikle böyle bir günle karşı karşıya geleceğimi biliyordum ben.
30:58Ben bugünün bilinci içinde yaşıyordum.
31:02Bugün ha geldi, ha gelecek.
31:04Bunun bekleyişi ve şuuru içindeydim.
31:07Bunun zanlı içindeydim.
31:09Nasıl bir zan yani?
31:11Halbuki Türkçedeki şüphe anlamına gelen bir zan, insanı kesinlikle cennete götürmez.
31:18Ama buradaki zan şüphe anlamına gelmez.
31:21Efendim, hadisler zan ifade eder.
31:26Öyleyse zanla da amel edilmez.
31:28Veya işte haberi vahid zan ifade eder.
31:32Binaenaleyh onunla amel edilmez.
31:35O kadar boş bir laf ki, bakın Allah zanlı böyle kullanıyor.
31:40Kraldan fazla kralcı kesilmenin anlamı yoktur yani.
31:44Veya bunu gerçekten bir zan anlamına anlarsak o zaman şöyle diyeceğiz.
31:50Ahirete hazırlık yapmak, ahiret konusunda dikkatli davranmak için sadece bir zan bile yeterlidir.
32:00Zira bakıyoruz bugün insanlar bir zan ile de olsa gelebilecek ciddi bir zararı önleyebilmek için,
32:09zanla bile olsa gelebilecek bir tehlikenin önüne geçebilmek için nasıl harekete geçiyorlar?
32:15Nasıl tedbirler almaya çalışıyorlar değil mi?
32:17Halbuki kesin bir bilgisi yok adamın.
32:21Sadece bir tehlikenin yaklaştığını zannediyor o kadar.
32:25İşte ahiret konusunda da hazırlık yapıp bu konuda tedbirler almanız için bir zan bile yeterlidir deniliyor.
32:34Bundan sonra yine İsrail oğullarına hıtap ederek bakın Rabbimiz şöyle buyuruyor.
32:43Ya beni İsrail anladınız mı ey beni İsrail, ey Yakup çocukları, ey Yakup'un çocuğu olma şerefine erenler anladınız mı?
32:56Öyleyse uzkuru nimetiyelleti en'amtu aleykum ve enni faddaltukum alel alemin.
33:05Sizin üzerinizdeki nimetlerimi hatırlayın ki sizi alemler üzerine taftul etmiştik.
33:12Sizi alemler üzerine üstün kılmıştık.
33:16Yani bütün alemlerden daha faziletli kılmıştık sizi.
33:21Peki nasıl olmuştu bu?
33:24İsrail oğullarının bütün insanlardan üstün kılınmaları böyle sınıfsal bir üstünlük değildir yani.
33:32Kişisel bir değer kazanmaları anlamına değildir bunun manası.
33:36Bu üstünlük onların nimetler yönünden üstün kılınmalarıydı.
33:43Allah onları nimetlere boğmuştu.
33:46Ama biz şunu kesin biliyoruz ki nimet, nimet verilenler açısından bir üstünlük değildir.
33:54Mesela şimdi farz edin ki birine el vermiş ötekisine verilmemiş.
34:00Yani birisini elli yaratmış Allah ötekisini çolak yaratmış.
34:05E hangisi üstün bunun?
34:07Allah'ın kendisine el verip öyle imtihan ettiği insan mı üstün?
34:11Yoksa Allah'ın el vermeyip çolak imtihan ettiği insan mı üstün?
34:16Veya Allah birine mal vermiş ötekisine mal vermemiş.
34:22Allah'ın kendisine bolca mal verip imtihan ettiği insan mı üstün?
34:26Yoksa Allah'ın mal vermeyip fakirlikle imtihan ettiği insan mı üstün?
34:30Aslında ne o üstün ne de birikisi alçaktır.
34:35Bunların hepsi imtihan konusudur.
34:38Allah birini malla imtihan ediyor, ötekisini malsız imtihan ediyor.
34:43Allah birini dille imtihan ediyor, ötekisini dilsiz yani tat olarak imtihan ediyor.
34:49Birisini elli imtihan ediyor, ötekisini elsiz imtihan ediyor.
34:54Kimin üstün, kimin alçak olduğu yarın belli olacaktır.
34:58Bunun her ikisi de imtihandır.
35:01Bakın Allah İsrailoğullarını nimetlere gark ediyordu.
35:06Neden?
35:06Herkesten daha fazla şükretsinler diye.
35:10Herkesten daha fazla itaat etsinler diye.
35:13Herkesten daha çok takvalı olsunlar diye bütün bu nimetleri veriyordu Allah onlara.
35:20Herkesten daha çok peygamber gönderiyordu bunlara Allah.
35:24Peş peşe bir peygamberler silsilesi gönderdi Allah bunlara.
35:30İshak aleyhisselam, Yakub aleyhisselam, Yusuf aleyhisselam, Eyyub aleyhisselam, Şuayb aleyhisselam,
35:37Harun, Davud, Süleyman, İlyas, Musa, İsa hepsi bunlara geldi.
35:41Böylece İsrailoğulları kendi dönemlerinde çağdaşları içinde en faziletli kimseler olmuştu.
35:50Demek ki kitap peygamberlik ve hükümranlık vererek üstün kılmıştı Allah onları.
35:57Veya köle iken devlet kurmak, Firavun'un esaretinden ve zulmünden kurtulmak türünde nimetlerde bulunmuştu Allah onlara.
36:07Ama şurası hiçbir zaman unutulmamalıdır ki onların bu üstün kılınıp alemlere taftil edilişleri Allah'ın onlara lütfettiği hilafet vasfını korumaları
36:21ile kayıtlıdır.
36:22Yani böyle ilelebet üstün olacak değillerdi bunlar.
36:26Bu hilafete sahip oldukları müddetçe bu geçerliydi.
36:30Halbuki bunlar sonradan ilahi emirleri çiğnemeleri, peygamberlerine isyan etmeleri, peygamberlerini Allah'ın kendilerine gönderdiği peygamberlerini öldürmeleri,
36:44Allah'a verdikleri ahitlerini bozmaları, hilafete sırt dönmeleri neticesinde bu üstünlükleri de tarihe karışıp gitmiştir.
36:52Üstelik Cenab-ı Hak artık onlara karşı hükmünün lanet olduğunu, gazaba, zillet ve meskenete müstehak olduklarını ilan etmiştir.
37:04Sanki bu ayet, ey Yahudiler!
37:07Bir zamanlar atalarınıza verilen bu imkanları, bu nimetleri yeniden elde etmek istiyorsanız,
37:14bu nimet şimdi de İslam'da ve İslam ümmetindedir.
37:18Eğer İslam'a sahip çıkarsanız, eğer İslam'a muzahir olursanız, son gönderdiğim peygamberime ve son kitabıma iman ederseniz,
37:31peygamberimin davasına eğer sahip çıkarsanız, ona yeniden kavuşabilirsiniz.
37:36Çağrısında bulunur tüm Yahudilere.
37:39Ey Yahudiler!
37:41Bir zamanlar sizler böyleydiniz.
37:44Hani o nimeti ne yaptınız?
37:45Neden elden çıkardınız onu?
37:48Ne idiniz, ne oldunuz?
37:50Bir düşünün diyor sanki Rabbimiz.
37:53Peygamberliğin İsrail oğullarından İsmail oğullarına intikali de,
37:58onların bu şereflerinin ve liderliklerinin, üstünlüklerinin bittiğinin beyanıdır.
38:06Kıble, Kudüs'teki Mescid-i Aksa'dan Mekke'deki Mescid-i Haram'a dönünce,
38:12anladılar ki artık Kudüs'ün işi bitmiştir.
38:14Yani Kudüs merkezli dinler, artık yerini Mekke merkezli, Kabe merkezli dine bırakmıştır.
38:24Artık öyle anlayacağız.
38:26İslam ümmeti için liderlik, hilafet,
38:30İsrail oğulları için de kıyamete kadar horluk, hakirlik, zillet ve meskenet.
38:36Ve inni favvaltukum alel alemin.
38:41Demek ki onların, İsrail oğullarının alemlere taftil edilişi,
38:46kıyamete kadar ki alemlere değil.
38:48Sadece o döneme kadar ki alemlere bir taftil olmuş.
38:54Sadece o döneme kadar ki insanlara karşı bir üstünlükmüş anlıyoruz.
38:59Tabi bizim için de geçerlidir bu.
39:03Eğer biz de ahde vefalı davranmaz,
39:06o hilafete sadakat göstermezsek,
39:10elbette Allah ona layık birilerini getirir
39:13ve bizim de defterimizi dürmeye her zaman kadirdir Allah.
39:17Öyleyse, ey bunu anlayan Yahudiler!
39:21Böyle geçmişe ait, atalarınıza verilen nimetler sebebiyle,
39:26üstün millet, üstün ırk yutturmacalarıyla kendi kendinizi aldatmayın.
39:31Haksız yere iftihar edip durmayın.
39:54O gün kimse kimseye hiçbir şey veremeyecek.
40:00وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَةٌ
40:03Kimseden şefaat da kabul edilmeyecek.
40:06وَلَا يُؤْخَضُ مِنْهَا عَدْلُونَ
40:09وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ
40:10Kimseden o gün bedel alınmayacak,
40:13kimseye de yardım olunmayacaktır.
40:16Yani kimsenin kimseye bir faydası olmayacak.
40:21O gün ne fidye kabul edilecek,
40:24ne de kimseye yardım da edilmeyecektir.
40:27Eğer bu Yahudiler şu ehli kitap şu andaki durumlarını değiştirip
40:33Allah'ın son kitabı Kur'an'a ve son peygamberi
40:37Hz. Muhammed Aleyhisselam'a tabi olmazlarsa
40:40tarihe mal olmuş bu üstünlükleri
40:44onlara hiçbir şey sağlamayacak,
40:47onları kesinlikle kurtaramayacaktır diyor ayet-i kerime.
40:51Biliyoruz ki mesuliyet ferdidir.
40:54Hesaplar şahsidir.
40:56O gün hiç kimse kimseyi kurtaramayacaktır.
41:01Esasen bu ayet İsrailoğullarının bozulmalarına sebep olan
41:05onların ahiret hakkındaki yanlış inanışlarını,
41:10bozuk itikadlarını anlatır.
41:12Onlar üstün ırka mensup oldukları için,
41:16büyük peygamberlerin torunları oldukları için
41:19ebedi kurtuluşa erdiklerini zannediyordular.
41:22İşte bu cesaret onları sorumluluk duygusundan uzaklaştırmış,
41:28Allah'ın emirlerine karşı duyarsız ve saygısız hale getirmiştir.
41:33Yani günahlara karşı onları daha da cesur hale getirmiştir.
41:39Burada anlatıyor Rabbimiz,
41:41Kur'an'ın başka yerlerine de bu konuyu çok güzel açıklamış Rabbimiz.
41:46Mesela bakın Fatır suresinde daha önce ayet-i kerimeyi okudum.
41:50Rabbimiz buyurur ki,
41:55Hiç kimse diğerinin yükünü yüklenemez.
41:59Kimse kimsenin yükünü sırtına alamaz.
42:03Kimse kimsenin vebalini yüklenemez.
42:07Yine Abese suresinde buyurur ki bakın,
42:14O gün herkes kendi derdine düşmüştür.
42:19Herkes kendi başının derdine düşmüştür.
42:22Yine başka bir ayeti kerimesinde Rabbimiz,
42:34Babanın oğluna,
42:36Oğlun da babaya hiçbir şey ödeyemeyeceği günden çok korkun.
42:41Hiçbir akrabanın yakınlığı,
42:44Hiçbir makam sahibinin makamı,
42:48Onları kurtaramayacağı o günden çok korkun diyor Rabbimiz.
42:52Ne zorla, zorbayla,
42:56Ne de kolaylıkla,
42:57Hiç kimse kimsenin başına gelecek olanları def edemez.
43:02Zorla def edemez,
43:04Çünkü yardım yoktur o gün.
43:06Kolaylıkla da def edemez,
43:08Çünkü şefaat da yok o gün.
43:10Yani ne karşılığını aynen vermek suretiyle bir kurtuluş var,
43:15Çünkü verecek karşılık yok,
43:17Ne de başka bir şeyle ödemek mümkün.
43:20Çünkü fidye de yoktur o gün.
43:22Bundan sonra bakın yine Yahudileri İslam'a girmeleri konusunda tekrar tekrar tahrik eden nimetlerin sayılmasına devam ediliyor.
43:34Bakın Rabbimiz bu uyarıdan sonra hatırlayın nimetlerimi diye nimetlerin sayımına geçecek.
43:43Veiz, veiz, veiz diye nimetler sayılmaya başlanacak.
43:48İşte bakın Bakara suresinin 49. ayetinde o nimetlerden bir tanesini Rabbimiz şöyle gündeme getiriyor.
43:57Veiz, veiz necceynâkum min âli firavne.
44:02Ey İsrailoğulları, hatırlayın ki sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık.
44:10Sizi Firavun sisteminden kurtarmıştık.
44:14İsrailoğulları, Firavun sisteminin egemenliğinde bir hayat yaşarlarken,
44:19Firavun oğulları, Firavun sistemi bu mustazaflar takımının, bu köle takımının günün birinde güçlenip de kendilerinden hesap sorabilecek bir noktaya gelmelerinden
44:33korktuklarından dolayı onların doğan erkek çocuklarını öldürüyorlardı.
44:38Ama onlardan doğan bütün erkekleri öldürünce de, bu defa işlerinde çalıştıracak insan kalmayınca da, bazen bir yıl öldürüyorlarsa, bir yılda
44:51canlı bırakıyorlardı.
44:53Canlı bıraktıklarını da, sağ bıraktıklarını da köleleştiriyorlardı.
44:58Onları en ağır işlerde çalışmaya mecbur bırakıyorlardı.
45:03İşte ehram yapımı, inşaat işleri, tarla tapan işlerinde, hizmetçilik işlerinde çalıştırıyorlardı.
45:12Varlıklarının tek sebebi işte buydu.
45:15Erkeklerinin kimileri öldürülüp, kimileri de böyle ezilmeye mahkum edilince de, bu İsrail oğullarının kadınları, Firavun oğullarının elinde oyuncak durumuna düşüyordu.
45:29Acaba niye yapıyorlardı bunu?
45:32İsrail oğullarının arasında, uzun zamandan beri, ta İbrahim aleyhisselamdan bu yana bir söz dolaşıyordu.
45:40İşte İsrail oğullarının içinden bir Musa çıkacak, bu Musa onları kölelikten kurtaracak.
45:49Firavun'un mülkünü, saltanatını yerle bir edecek.
45:53Zulüm üzerine bina edilen o sistemin defterini dürecek.
45:58İşte İsrail oğullarının arasında yaygın olan bu söz, zalim firavunların uykusunu kaçırıyor, akıllarını başlarından alıyor, ötlerini koparıyordu.
46:10Bunun gerçekleşmemesi, yani Musa'nın gelmemesi için, sistemlerinin yıkılmaması için tedbir alıyorlardı.
46:18Bunun için de İsrail oğullarından doğan bütün erkek çocuklarını öldürüyorlardı.
46:24İşte bunlardan birisi mutlaka Musa'dır diye, bir Musa gelmesin diye binlerce Musa can veriyordu.
46:33Burada sosyolojik bir tahlille diyoruz ki,
46:37tüm egemen güçler, yeryüzündeki tüm hakim güçler, tüm müstekbirler, tüm sömürgeci ve zalim güçler,
46:48yani dünya üzerinde küfrü, şirki ayakta tutmaya devam eden tüm tağuti güçler,
46:55bir gün ezdikleri, sömürdükleri, kanını emdikleri toplulukların, bir gün akıllarını başlarına alıp,
47:04tüm kelepçeleri ve prangaları çözüp, kendilerinden hesap sormak üzere karşılarına dikileceklerinden korkarak,
47:13hafakanlı geceler, korkulu rüyalarla bir ömür sürerler.
47:17Ha uyandılar, ha uyanacaklar. Zincirleri ha kırdılar, ha kıracaklar. Silahlarına ha davrandılar, ha davranacaklar diye ötleri kopmaktadır.
47:29Zira kesin bilirler ki, bu köleler bir gün uyanacak ve kendileri için hayat hakkı kalmayacaktır.
47:38Bir gün tüm bu zulümlerinin hesabını vermekle karşı karşıya geleceklerdir.
47:44İşte bu sosyolojik kuralı bildikleri için, aman bu İsrailoğulları bize kafa tutacak sayısal güce ulaşmasınlar,
47:55bu nüfuza ulaşmasınlar diye onların doğan erkek çocuklarını öldürüyorlardı.
48:02Ama bunu yaparken de şunu unutuyorlardı zalim Firavun oğulları.
48:08Bu yasa Allah'ın yasasıydı. Yasayı koyan Allah'tı.
48:12Onların bu akıllara durgunluk veren tedbirleri takdiri bozamayacaktı.
48:19Zulüm ilelebet yaşamayacaktı.
48:21Ve daima mazlumlar, ezilenler, zulme uğrayanlar bir gün Allah'ın yardımıyla zalimlerin hakkından geleceklerdi.
48:30Ve nitekim bakın Musa gelmesin diye binlerce Musa'nın kanına giren Firavun,
48:38bir gün Musa'yı kendi kucağında, kendi sarayında buluverecekti.
48:43Ve Allah'ın yardımıyla Firavun'un zulmünden kurtulan, Firavun'un ölümünden kurtulan bu Musa,
48:53kendisinin gelmemesi adına öldürülmüş binlerce Musa'ların kanları,
48:58kendi vücudunda timsalleşmiş olarak bir gün Firavun'un karşısına çıkıp hesap soracaktı.
49:04Ve sonunda, yeryüzünün en güçlü devleti yerle bir olacaktı.
49:09Çünkü Allah desteğindeki bir mümin, karşısında duran tüm dünya bile olsa ne ifade edebilirdi ki?
49:18İşte bu ayeti kerimelerde, bunu hatırlatır Rabbimiz Mekke'nin bir avuç garibanlarına,
49:25bunu hatırlatır Rabbimiz 20. asırın mustazaflarına.
49:29Ey Müslümanlar, en kötü şartlar altında bile olsanız üzülmeyin.
49:35İşte bu Allah sizinle beraberdir.
49:37Siz ona layık kullar olduktan sonra korkmayın.
49:41Allah size yardım edecektir, müjdesini veriyordu.
49:44Hem de bugün işte siyah dünyasıyla, Afrika ve Asya dünyasıyla,
49:51Müslümanların bulunduğu bölgelerde aynen,
49:54dünkü Firavun oğullarının, İsrail oğullarının üzerinde uyguladıkları bir yöntemle,
50:00Müslümanların çocuklarının öldürüldüğü,
50:03yeryüzünde oluk gibi Müslüman kanının akıtıldığı,
50:08Müslümanların köleleştirilip,
50:10efendilerinin ülkelerinde en kötü şartlar altında çalıştırıldığı,
50:14Müslüman ülkelerin servetlerinin,
50:17efendi ülkelere aktarıldığı bir dönemde,
50:20bu ayetiyle Allah Müslümanlara şu mesajı veriyordu.
50:24Ey Müslümanlar, üzülmeyin.
50:27Bakın, İsrail oğulları içinden çıkan bir Musa,
50:30tek başına Allah'ın yardımıyla,
50:32Firavunlar sistemini yerle bir edip,
50:35toplumunu kölelikten kurtarmışsa,
50:38sizin içinizden çıkacak bir kurtarıcı da,
50:41size izzet ve şerefinizi yeniden iade edecektir.
50:45Bu konuda hiç mi hiç endişeniz olmasın.
50:48Çünkü mülkün sahibi sadece Allah'tır.
50:52O, onu kime vereceğini çok iyi bilmektedir.
50:56Elverir ki, Rabbınızı Rab olarak tanıyın.
50:59Rabbınızın kitabını yegane çözüm bilip,
51:03O'na yönelin.
51:04Rabbınızın sizin adınıza aldığı kulluk maddelerine yönelin,
51:08diyordu Rabbimiz.
51:11İşte, aynı zamanda bugünün Yahudilerine de şunu diyordu ayet-i kerime.
51:16Ey Yahudiler!
51:18Hatırlasanıza, bir zamanlar Rabbınız size ne büyük lütuflarda bulundu.
51:23Sizi, size zulmeden Firavun'un elinden kurtardı.
51:26Bunu size lütfeden Allah, bugün de haydır.
51:31Bugün de hayattadır.
51:33Ve işte şimdi de son elçisiyle size sesleniyor.
51:38Gelin, küfrü ve inadı bırakın.
51:41O gün Musa'yı sizin imdadınıza gönderen Allah,
51:45bugün de son elçisi Hz. Muhammed Aleyhisselam'ı göndermiştir.
51:49Bugün, dünkü Musa yerinde olan, Musa konumunda olan Muhammed Aleyhisselam'a,
51:55Firavun oğullarının tavrını takınmayın.
51:58Muhammed Aleyhisselam'a karşı, Firavun rolünü oynamaktan vazgeçin.
52:03Bir yanlışlık içindesiniz.
52:05Sanki dün Mısır'da sizi öldürenler İsmail oğullarıymış gibi,
52:11şimdi Müslümanlardan intikam almaya çalışıyorsunuz.
52:14Ha bile Müslüman kanı dökmeye, Müslüman kemiği kırmaya çalışıyorsunuz.
52:19Hayır ola, dünkü Firavunların torunu mu zannediyorsunuz yoksa bu Müslümanları?
52:26Halbuki o günkü, o günkü Firavunların torunları, bugünkü müşrik batılıdır.
52:32Eğer bir intikam alacaksanız, neden kafirlerle hesaplaşmıyorsunuz da Müslüman kanı döküyorsunuz?
52:39Neden Avrupa'yla bir hesaplaşmanın içine girmiyorsunuz da,
52:43İsmail oğullarıyla hesaplaşmanın içine giriyorsunuz diyordu Rabbimiz.
52:47Tüm yeryüzü kafirlerine de, diyor ki bu ayetiyle Rabbimiz,
52:54Ey tüm yeryüzü kafirleri,
52:57Musalar gelmesin diye istediğiniz kadar tedbirler alın.
53:01Aman bu tesettürlü kızları okullarımıza sokmayalım.
53:06Aman bu imam hatipleri üniversite imtihanlarına almayalım.
53:10Aman okullarımızın kapılarını sıkı kontrol edelim diye istediğiniz kadar tedbirler alın.
53:17Sizin bu tedbirleriniz asla Allah'ın takdirini değiştiremeyecektir.
53:22Firavunu yıkacak Musa nasıl Firavunun kucağında büyümüşse,
53:28Kendisini yıkacak Musa nasıl ki kendi sarayında,
53:31Kendi imkanları içinde, kendi kucağında büyümüşse,
53:35Aldığı tedbir Allah'ın takdirini bozamamızsa,
53:39Sizleri de sizlerin açtığınız mekteplerden çıkanlar,
53:43Sizin imkanlarınız altında yetişenler yıkacaktır.
53:47Bu Allah'ın yeryüzünde değişmez yasasıdır.
53:50Gelin inat etmeyin, gelin Allah'a savaş aşmayın,
53:55Gelin Allah kullarına zulmetmeyin,
53:57Değilse siz bilirsiniz,
53:59Bu halinizle sonunuzu hazırlıyorsunuz diyor sanki Rabbimiz.
54:05Hatırlasanıza sizi Firavun ailesinin,
54:08Firavun sisteminin zulmünden kurtarmıştık.
54:12Peki kim bu siz?
54:14Yani burada sizi, sizi derken Rabbimiz kime hitap ediyor?
54:20Peygamber dönemi Yahudileriydi tabi bunlar.
54:23Ama Rabbimizin Firavun zulmünden kurtardıkları,
54:28Yıllar öncesinin İsrail oğullarıydı.
54:31Ama şu andaki hitap,
54:33Peygamber dönemi Yahudilerineydi.
54:36Öyleyse bundan şunu anlıyoruz.
54:39Demek ki,
54:40Bir milletin ecdadına yapılanlar,
54:43Aynen kendilerine yapılmış gibidir.
54:45Bir milletin atalarına yapılanlar,
54:49Aynen kendilerine yapılmış gibidir.
54:52Bir, ama bir de dün onlara söyleniyordu,
54:56Onları ilgilendiriyordu bu ayetler,
54:59Bugün bize söyleniyor.
55:01Öyleyse, bu ayet,
55:03Bugün de bizi ilgilendiriyor diyoruz.
55:06Peki nasıl ilgilendiriyor bizi?
55:08Eğer biz de kurtulursak,
55:11Biz de kurtulmuşsak bir şeylerden,
55:13Bileceğiz ki,
55:15Bilelim ki,
55:16Bizi de Allah kurtardı olacaktır mana.
55:19Hatırlayın,
55:21Sizi,
55:22Ağlü Firavundan,
55:23Yani Firavun oğullarından kurtarmıştık.
55:26Ya da Firavun'un o zulüm sisteminden kurtarmıştık ki,
55:32Onlar azabın en kötüsünü,
55:34Sizin hissenize ayırıyordular.
55:36Oğullarınızı boğazlıyor,
55:39Kızlarınızı hayatsızlaştırıyorlardı.
55:42Veya oğullarınızı öldürüyorlar,
55:44Ama kızlarınıza hayat veriyorlardı.
55:47Yani,
55:48Diri bırakıyorlardı onları.
55:50Bunun birkaç anlamı var,
55:52Ama,
55:54Zamanımız doldu.
55:55İnşallah gelecek dersimizde,
55:57Kaldığımız buradan,
55:59Rabbimizin meramını,
56:01Mesajını hep beraber tanımaya çalışırız.
56:05Velhamdülillahi Rabbil A'lamin.
56:06El Fatiha.