- 7 hafta önce
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:13İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:32İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:05İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:21İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:25İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:37İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:53İzlediğiniz için teşekkür ederim.
02:09İzlediğiniz için teşekkür ederim.
02:17İzlediğiniz için teşekkür ederim.
02:20İzlediğiniz için teşekkür ederim.
02:38İzlediğiniz için teşekkür ederim.
02:46İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:05İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:16İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:20İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:28İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:34İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:53İzlediğiniz için teşekkür ederim.
03:58İzlediğiniz için teşekkür ederim.
04:05İzlediğiniz için teşekkür ederim.
04:33İzlediğiniz için teşekkür ederim.
05:04İzlediğiniz için teşekkür ederim.
05:19İzlediğiniz için teşekkür ederim.
06:01İzlediğiniz için teşekkür ederim.
06:08İzlediğiniz için teşekkür ederim.
06:43İzlediğiniz için teşekkür ederim.
07:05İl mevta ve huve ala kulli şeyin kadir.
07:18Sadakallahu'l-azim.
07:24Sevgili seyirciler, umumiyetle evliyayı kiramın devlet adamlarından uzak durdukları,
07:31zaruret olmadıkça onlarla görüşmedikleri bilinmektedir.
07:35Fakat biz bugün Yavuz Sultan Selim Han'ın Nedim'i, sohbet arkadaşı ve veli olan Hasan Can'dan bahsetmek istiyoruz.
07:45Hasan Can, Tac-ı Tevarih kitabının müellifi Şeyhülislam Hoca Saadettin Efendi'nin babasıdır.
07:531490 senesinde doğduğu tahmin edilmektedir.
07:571567 senesinde Bursa'da vefat etmiştir.
08:01Hasan Can'ın babası İsfahanlı Müezzin Hafız Efendi, onun babası da Hafız Cemaleddin'dir.
08:09Babası Akkoyunlu hükümdarı Yakup Han'ın saray hafızı idi.
08:14Çok güzel sesi vardı.
08:17Davudi sesiyle okuduğu Kur'an-ı Kerim, dillere destan olmuştu.
08:22Sultan Yakup'un vefatından sonra tahta geçen Rüstem Han da Hafız Mehmet Efendi'ye çok büyük yakınlık gösterdi ve onu
08:30sarayda tuttu.
08:32Hasan Can'ın anlattığına göre Sultan Selim Han bir gün İran seferinde geçen bir hadiseyi anlatırken demişti ki,
08:40Biz hiçbir sefere kendi görüş ve düşüncelerimizle karar vermedik.
08:47Manen görevlendirilmeden herhangi bir yere seferimiz olmamıştır.
08:52Bunun üzerine ben de Kemaleddin'i Erdebili'den işittiğim bazı sözleri kendisinden naklettim.
08:59Sözümü tasdik edip, Mola Kemaleddin denilen bu zat nasıl bir kimsedir diye sual etti.
09:05Dedim ki, Mevlana Celaleddin-i Devvani'nin büyük ve en bilgili talebesi olup,
09:11din ve fen ilimlerindeki tahsilini tamamladıktan sonra tasavvuf yoluna meyletti.
09:16Evliyalık da yüksek derecelere kavuştu.
09:19Fena mertebelerine ulaşıp, alimlerin ve halktan herkesin kendisine inanıp bağlandığı ve çok talebesi bulunan bir tasavvuf ve marifet ehli oldu.
09:30İbadetle çok meşgul olur, bir an Allah-u Teala'nın emir ve yasaklarına itaatsizlik etmezdi.
09:37Daima taat üzere bulunurdu.
09:40Tefsir ve hadis ilimlerini mütalaya devam ederdi.
09:43Tefsir-i Beydavi'yi ve Sahih-i Bukhari'yi yanından hiç ayırmazdı.
09:49İbadet eşiğinden başını kaldırmazdı.
09:52Alimler arasında bir mesele hakkında ihtilaf zuhur edip çözmeye güçleri yetmezse,
09:58hemen ona başvururlar ve cevabını alırlar der.
10:05Dedim.
10:07Yine Hasan Can, Şanı Yüce Padişah ile aralarında geçen bir hadiseyi şöyle nakletmektedir.
10:14Merhum cennet mekan Sultan Selim Han Hazretlerinin adeti şerifelerinden biri de çoğu gecelerini kitap okumakla geçirip sabah namazına kadar uyumamalarıydı.
10:25Zaman zaman da ona okutup kendileri dinlerlerdi.
10:30Bazen de devlet ve saltanat işlerinden söz ederlerdi.
10:34Bir gece uyku bastırıp sıhhatimde bir parça bozuk olduğundan yatağıma uzanıp uyuyakalmışım.
10:40Sabah namazı vaktinde uyanarak namazımı kıldıktan sonra hemen sultanın hizmetine koştum.
10:47Bu gece hiç görünmedin, ne yapıyordun diye sordular.
10:52Birkaç geceden beri uykusuz kaldığım için bu gece gaflet bastırıp hizmetinizden uzak kaldım efendim diyerek cevap verip özür diledim.
11:00Bunun üzerine buyurdular ki, öyleyse şimdi anlat bakalım bu gece nasıl bir rüya gördün.
11:09Anlatılacak değerde bir rüya görmedim diye cevap verdim.
11:12Yine buyurdular ki bu nasıl sözdür?
11:15İnsan bir gecenin tamamını uykuyla geçirsin de hiç rüya görmesin.
11:20Hayret doğrusu herhalde bir şeyler görülmüştür.
11:25Sonra üzerimde durmayıp başka konulardan bir süre sohbet ettikten sonra tekrar buyurdular ki,
11:33saçma şeyler söyleme Hasan Can.
11:35Herhalde bu gece bir rüya görülmüştür.
11:38Bunu benden gizleme.
11:41Çok düşünmeme rağmen bir türlü gördüğüm rüyayı hatırlayamadım.
11:45Yemin ederek anlatılmaya değer bir rüya görmediğimi söyledim.
11:48Mübarek başlarını sallayıp şöyle, tuhaf şey dediler.
11:54Tekrar tekrar rüyamdan sormaları çok garibime gitmişti.
11:58Sebebini de bir türlü anlayamamış, şaşırıp kalmıştım.
12:02Bir süre sonra kapı ağasının oturduğu odaya bir iş için beni gönderdiler.
12:08Vardığımda gördüm ki, Hazinedar Başı Mehmet Ağa, Kilerci Başı ve Saray Ağası ile töreleri üzere oturup konuşuyorlardı.
12:16Fakat kapı ağası Hasan Ağa düşünceli, şaşkın ve başını eğmiş bir vaziyette gözü yaşlı oturuyordu.
12:24Gerçekten de o, az konuşur, sakin, iyi huylu ve geceleri teheccüd namazına kalkan kişilerden biriydi.
12:32Fakat bu hali, önceki davranışlarına hiç benzemiyordu.
12:37Bir yakını vefat etmiş sandım.
12:39Ağa Hazretleri, geçmiş olsun, kalbiniz gamlı, gözünüz yaşlı görülür.
12:46Sebebi ne ola dediğimde, hayır böyle bir durumum yok diye halini gizledi.
12:52Hazinedar Başı dedi ki, kardeş, ağa bu gece bir rüya görmüş.
12:57Daha o uykurun mahmurluğundadır.
12:59Ben de dedim ki, Allah rızası için söyleyin ki, devletli padişahımız elbette bir rüya görmüşsündür diye hiç durmadan beni sıkıştırdı
13:08durdu.
13:09Herhalde bu türlü ısrar edip durmaları sebepsiz yere değildir.
13:13Ona iyi bir armağan olur, anlatınız.
13:16Hasan Ağa ise anlatmaktan kaçınıp duruyordu.
13:19Üzerinde bir utanç hali vardı.
13:21Benim gibi yüzü kara günahkarın ne rüyası ola ki padişah katında söylesin, kerem edip bana böyle bir teklifte bulunmayın diye
13:31anlatmaktan kaçınıyordu.
13:33Biz sıkıştırdıkça, ağa hayası çok bir kişi olduğundan, kerem eyleyin, vazgeçin diye yalvarırdı.
13:41Sonunda Mehmet Ağa dedi ki, niçin söylemezsin?
13:45Daha önce bize anlattığında, padişaha anlatmak için memur edildiğini söylemiştin ya,
13:50gizlenmesi hıyanet olmaz mı deyince, çaresiz kalıp, gizli kapaklı sırrın mührünü açıp dedi ki,
13:59bu gece rüyamda bu eşiğinde oturduğunuz kapıyı hızlı hızlı çaldılar.
14:04Ne haber vardır deyip kapıya koştum.
14:07Baktım ki kapı biraz aralanmış, dışarısı görünüyor.
14:11Fakat bir adam sığacak kadar değildir.
14:14Ellerinde bayraklar, silahlar ve başka aletleriyle hazır vaziyette duruyorlardı.
14:20Kapı dibinde ise nur yüzlü dört kişi duruyordu.
14:24Onların ellerinde de birer sancak vardı.
14:28Padişahımızın sancağı kapıyı çalanın elindeydi.
14:32O zat bana dedi ki, biz niçin geldik bilir misin?
14:36Ben de buyurun dedim.
14:38Dedi ki, o gördüğün kişiler Resulullah Efendimizin eshabıdır.
14:43Bizi dahi Resul-i Ekrem Efendimiz gönderip,
14:47Sultan Selim Han'a selam söyledi ve buyurdu ki,
14:52haremeynin, Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevvere'nin hizmeti kendisine verildi.
14:58Kalkıp gelsin.
14:59Gördüğün bu dört kimsenin birisi,
15:02Ebu Bekir Sıddık,
15:04diğeri Ömer-ül Faruk,
15:06öbürü de Osman-ı Zinnü Reyndir.
15:08Seninle konuşan ben de Ali bin Ebi Talib'im.
15:12Bunu hemen varıp Selim Han'a söyle dedi.
15:16Ve gözümün önünden yok olup gittiler.
15:20Bana dehşetli bir hal oldu.
15:22Terler içinde kalıp,
15:24sabaha kadar öyle baygın bir vaziyette kalmışım.
15:27Oğullarım,
15:28teheccüd namazına alışageldiğim üzere kalkmadığımı görünce,
15:32hasta olduğumu sanmışlar.
15:33Sabah namazı vakti geçmek üzereyken,
15:35gelip beni uyarmak için vücuduma ellerini sürdüklerinde görmüşler ki,
15:40suya düşüp ıslanmış gibi yatıyorum.
15:43Elbisemi değiştirmek için yenilerini getirip,
15:45o sırada beni uyandırmışlar.
15:47Aklım başıma gelince acele edip namazı yetiştirdim.
15:51Fakat aklım hala tam başımda değildi,
15:54diyerek hem söylüyor hem de ağlıyordu.
15:59Ben padişahın buyurduğu hizmeti bitirdikten sonra,
16:03dönüp şerefli makamına gelince,
16:04bu hizmeti sormadan,
16:06yine rüyamdan sorup buyurdular ki,
16:09şu senin bu gece sabaha kadar uyuyup hiçbir rüya görmediğine şaşılır.
16:14Bunun üzerine ben de,
16:16padişahım,
16:17rüyayı bu Hasan kulunuz görmediyse de,
16:20bir başka Hasan kulunuz görmüş.
16:22emriniz olursa arz edeyim dedim.
16:25Emirler üzerine Hasan Ağa'nın rüyasını aynen naklettim.
16:29Anlattıkça,
16:30mübarek yüzleri kızarmaya başladı
16:34ve nihayet dayanamayıp,
16:37mübarek gözlerinden yaşlar boşandı.
16:39rüyayı tamamlayınca,
16:42dedim ki,
16:44o ders sahibinin,
16:45safa-i meşrebi,
16:47temiz bir hali varmış.
16:49Sen onu bize met ettikçe,
16:51zaten ibadet ederken gördüğün,
16:54her kimseyi veli sanırsın zannederdik.
16:56Meğer sevmediğini,
16:58met etmez imişsin,
16:59diye buyurdular.
17:00Ve arkasından,
17:01ey Hasan Can,
17:03sana demez miyiz ki,
17:05biz bir tarafa memur olunmadıkça hareket etmeyiz,
17:09ecdadımızdan her biri,
17:10evliyalıktan nasibini almışlardır.
17:13Her birinin nice kerametleri vardır.
17:15İşlerinde ancak biz onlara benzemedik,
17:18diyerek,
17:19tevazunu dile getirdi
17:20ve halini gizlemeye çalıştı.
17:23Bu rüyadan sonra,
17:25Arabistan seferinin hazırlıklarına başlayıp,
17:28bütün tedbirlerini alıp,
17:29her türlü hak tedarikini termin ettikten sonra,
17:32sefere karar verdi.
17:34Meşhur tarihçi Solakzade'nin,
17:36bu konudaki bir cümlesiyle,
17:39bugünkü sohbetimizi bitirip,
17:41Hasan Can hakkında inşallah,
17:43bundan sonraki sohbetimizde,
17:45birkaç kelime daha söylemek istiyoruz.
17:47Solakzade diyor ki,
17:49Padişaha dahi,
17:50o gece rüyasında,
17:52Hasan isminde bir şahıs vasıtasıyla,
17:55kendisine bir hizmetin görülmesi,
17:57tebliğ olunacağı haber verilmişti.
18:00Şimdi,
18:01Yavuz Sultan Selim Han'ın,
18:03Hasan Can'a,
18:04rüya anlatmasını,
18:06niçin ısrarla söylediğinin sebebi,
18:08anlaşıldı değil mi sevgili seyirciler?
18:11Hoşçakalın.
18:20Sevgili seyirciler,
18:22bugün Allah nasip ederse,
18:26Furkan Suresinin tefsirine başlıyor,
18:30ve buna devam edeceğiz inşallah.
18:32Furkan Suresi,
18:34Mekki surelerdendir.
18:36Bundan önce her surenin başında,
18:39surenin Mekki veya medeni oluşuyla ilgili,
18:43kısa bilgiler vermiştik,
18:44ve bunun ne demek olduğunu da söylemiştik.
18:46Mekke-i Mükerreme döneminde,
18:48hicretten önce nazil olan,
18:51vahyedilen surelere,
18:53ekseriyeti itibariyle,
18:55ihtiva ettiği ayet-i kerimelerin çoğunluğu itibariyle,
18:58büyük kısmı Mekke döneminde nazil olanlara,
19:01Mekki sureler,
19:03ekseriyeti,
19:04hicretten sonra nazil olan,
19:07veyahut da tamamı hicretten sonra nazil olan surelere de,
19:10medeni sureler denildiğini,
19:12çeşitli defalar burada size anlatmaya çalışmıştık.
19:17Bu Sure-i Celil'e,
19:18Furkan Suresi,
19:2077 ayet-i kerimeden meydana geliyor.
19:2377 ayet-i kerimeden ibaret.
19:25Ve Furkan,
19:27Kur'an-ı Kebbi surenin baş tarafında,
19:30Cenab-ı Hak Furkan'ı indirdiğini beyan ediyor,
19:33açıklıyordu.
19:34Ve dolayısıyla,
19:35Furkan,
19:37hak ile batılı ayıran,
19:39Kur'an-ı Kerim için bir alem ve isim olmuştur.
19:44Zaman zaman,
19:45Kur'an-ı Kerim'in çeşitli yerlerinde,
19:47Tevrat için de bu sıfat kullanılmıştır.
19:50Hak ile batılı tefrik eden,
19:52ayıran,
19:53birbirinden farklı özelliklerini ortaya koyan manasında,
19:58Kur'an-ı Kerim'in önemli isimlerinden bir tanesi de Furkan'dır.
20:01Bu surenin baş tarafında,
20:03kast edilen Furkan ile anlatılmak istenilen Kur'an-ı Kerim'dir.
20:08Ve dolayısıyla sureye de bu Furkan ismi sureye alem olmuştur.
20:14Bu surenin ismi olmuştur.
20:15Cenab-ı Hak surenin baş tarafında şöyle buyduyor,
20:20A'udzubillahimineşşeytanirracim.
20:23Bismillahirrahmanirrahim.
20:2417.
20:2617.
20:2617.
20:2718.
20:3019.
20:3020.
20:4222.
20:4323.
20:4424.
20:4626.
20:4625.
20:4625.
20:4625.
20:4725.
20:4726.
20:48فَتَقَدَّرَهُ تَقْد۪يرًا
20:54Burada tebareke sözüyle başlanmış.
20:58Allah-u Teala'nın ismiyle başlıyoruz diyoruz.
21:01Besmele-i Şerif surenin baş tarafında
21:05Bismillahirrahmanirrahim.
21:06Rahman ve Rahim olan Allah-u Teala'nın ismiyle
21:08başlarım manasında okurum veyahut da
21:11tebareke
21:15tebareke kelimesini müfessirler çeşitli
21:18şekillerde açıklamışlardır.
21:21Bereket gökünden geliyor tebareke.
21:24Bereket çokluk manasına geliyor.
21:28Kesret manasına geliyor.
21:31Uluv manası ifade ediyor.
21:33İmam Maverdi Hazretleri burada üç vecih
21:35zikretmiş bir de teazum manasına geliyor.
21:38Yani büyüklük manasına.
21:41Uluv yücelik yüksek olmak manasına olunca
21:45tebareke teala manasındadır diyor.
21:48Hayır ve bereket manasına olunca
21:51tekâsera hayruhu
21:52hayrı ihsanı lütfu bereketi
21:56insanlara olan fazlı
21:58insanlara olan vergisi
22:00onlara olan her türlü ihsanı
22:03çok olan çok olan manasına geliyor.
22:06Bol bol veriyor kullarına Cenab-ı Hak.
22:08Hazinesinden
22:10hesapsız şekilde ihsan ediyor,
22:12ikram ediyor.
22:13Tebareke, yüce olduğu,
22:16büyük olduğu,
22:17teazame manasına da geliyor.
22:19Ellezî nezzelel furkâne
22:21alâ abdihî.
22:22Kulu Muhammed aleyhissalâtu vesselâm'a
22:25Kur'ân-ı Kerîm'i
22:27peyderpey
22:2823 senelik bir zaman içerisinde
22:31icap ettikçe
22:33ilahi iradeye göre indiren
22:35Allah-u Teâlâ
22:37çok yüce oldu.
22:39Hayrı, bereketi kullarına olan
22:41ihsanı çok fazla
22:42ve büyük oldu manasında.
22:44Niçin kuluna Cenab-ı Hak
22:46Kur'ân-ı Kerim'i indirmiş?
22:47لِيَكُونَ لِلْعَالَم۪ينَ
22:50نَز۪يرًا
22:51Alemlere,
22:54insanlara ve cinlere olarak açıklamış bu müfessirler.
22:57İnsanlara ve cinlere
22:58akıbetlerini haber vermek,
23:01onları bir takım yanlış,
23:03zararlı davranışlardan alıkoymak,
23:06vazgeçirmek maksadıyla
23:08Allah-u Teâlâ'nın
23:11Cenab-ı Hak kuluna
23:12Kur'ân-ı Azimüşşan'ı gönderen
23:14Allah-u Teâlâ
23:16çok yücedir,
23:17çok büyüktür,
23:19hayrı ve bereketi çok fazladır
23:20manasında.
23:22اَلَّذ۪ي
23:23O Allah ki
23:24لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ
23:26وَالْاَرْضِ
23:27Göklerin ve yerin sahipliği,
23:29mülkiyeti O'na aittir.
23:31Hepsinin gerçek sahibi O'dur.
23:34وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدَنْ
23:36Her şeyin sahibi olan Allah-u Teâlâ'nın
23:39çocuğuna, herhangi bir çocuğa ihtiyacı olur mu?
23:43Onun için Cenab-ı Hak
23:44hiçbir zaman kendisine yardımcı ve destek olsun diye,
23:49kendisine herhangi bir faydası dokunsun diye,
23:53ona dayansın, ondan yardım umsun diye
23:56bir çocuğu kendisine herhangi bir kimseyi çocuk edinecek değildir.
24:00Cenab-ı Hakk'ın böyle bir şeye ihtiyacı yoktur.
24:03وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَر۪يكُنْ فِي الْمُلْكِ
24:05Mülkiyet konusunda O'nun bir ortağı da yoktur.
24:09Cenab-ı Hak
24:10tektir, birdir ve mutlak olarak sahibidir her şeyin.
24:14O'nun bu sahipliğine herhangi bir şekilde iştirak eden,
24:19ortak olan herhangi bir güç ve kudret sahibi yoktur.
24:23Bölünmez O'nun mülkiyeti.
24:26وَهَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ
24:28Her şeyi yaratmıştır Allah-u Teala.
24:30وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ
24:33İnsanlar bazı şeyleri kendilerinin yaptıklarını zannediyorlar,
24:38kendilerinin meydana getirdiğini zannediyorlar ama
24:41Allah-u Teala'nın verdiği güç ve kuvvetle,
24:45Cenab-ı Hakk'ın müsaadesi nispetinde insanlar bir şey yapabiliyor.
24:49İnsanların her türlü bilgi birikimi,
24:52insanların kullandıkları bütün kabiliyet ve kapasiteler,
24:57her türlü imkanlar,
24:59Cenab-ı Hakk'ın bir lütfudur, ihsanıdır.
25:02Allah-u Teala'nın verdiği zekayı kullanıyoruz.
25:05Cenab-ı Hakk'ın verdiği muhakeme gücünü kullanıyoruz.
25:09Bizim zihni melekelerimiz,
25:11bizim bir takım akli fonksiyonlarımız,
25:15her türlü psikolojik kabiliyetlerimiz bir dağdı haktır.
25:20Allah vergisidir.
25:21Cenab-ı Hak onu bizden almak istediği zaman,
25:25onu bize iade edecek hiçbir güç yoktur.
25:28Olamaz da Allah-u Teala bir anda
25:31beynimizdeki çeşitli merkezlerden herhangi birinde
25:35bir hareketsizlik, bir dumur hali meydana getirecek olsa,
25:40onu tekrar bize verecek bir başka güç yoktur.
25:43O kayboldu mu tamandır.
25:45Allah-u Teala nice bilgili insanı biliyorsunuz.
25:49Ateh dediğimiz, bunama dediğimiz hal geldiği zaman,
25:53erzeri ömürde insanlar çok iyi bildikleri şeyleri bile unutuyorlar.
25:58Kendi isimlerini unutuyorlar.
26:00Annelerini, babalarını unutuyorlar.
26:02Öz çocukları geliyor karşılarına,
26:04onlara sen kimsin diye soruyorlar.
26:07Nice ilim sahibi, irfan sahibi,
26:10cemiyette şöhret yapmış,
26:12ün kazanmış nice insanlar var ki,
26:15bunlar böyle bir ateh halinde,
26:18böyle bir beyin fonksiyonlarının belli noktalarda tıkanması halinde,
26:24son derece gülünç durumlara düşüyorlar.
26:27İşte bütün bunlar gösteriyor ki,
26:29her şeyi yaratan,
26:31her şeye ölçü ve miktarınca olması gereken özellikleri kazandıran,
26:37Allah-u Teala'dır.
26:39Cenab-ı Hak kazandırıyor.
26:40Ve haleka kulle şeyin her şeyi yaratmış,
26:44her şeyi yoktan var etmiştir Allah-u Teala.
26:47O yarattığı şeyleri de belli bir nizam,
26:52ölçü ve ahenk üzere onları takdir etmiştir.
26:56Onları Allah-u Teala belli bir nizam ve intizama sokmuştur.
27:02Kainatın yaratılmasında,
27:04ecram-ı semaviye dediğimiz gök cisimlerinin,
27:07her türlü seyyarelerin,
27:09sabit yıldızların aralarındaki mesafeler,
27:12birbirleriyle olan münasebet,
27:15bir aralarındaki itme ve çekme kuvvetleri,
27:18cazibe ve dafia dediğimiz,
27:20çekici ve itici güçler,
27:23bunların her biri belli bir hesap,
27:26belli bir denge,
27:27belli bir muasene ölçüsü içerisinde meydana getirmiştir.
27:29Bunların hepsi işe takdirdir.
27:31Allah-u Teala,
27:33mesela dünya ile güneş arasında bir mesafe tayin etmiştir.
27:37Bu mesafe bugün olduğundan,
27:40biraz daha fazla olsaydı,
27:42güneş ışınlarının dünyayı ısıtmasındaki ölçü kaybolurdu
27:46ve dünyada insanlar soğuktan donarak,
27:50canlılar kendileri için yaşamaya elverişli ortamı kaybederlerdi.
27:55Daha yakın olsaydı,
27:57bu defa hararet ve suhune çok fazla yükselirdi
28:01ve insanlar için elverişli olan yaşama ve hayat vasatı ortadan kalkar.
28:06Her şey kavrulur da Allah korusun.
28:08İşte bu mesafenin Cenab-ı Hak tarafından takdir edildiğini,
28:13ölçülüp biçildiğini görüyoruz.
28:15Allah-u Teala uygun olan en mükemmel şekli ve en mükemmel kıvamı kazandırmıştır Cenab-ı Hak.
28:22Ve ettehazu min dunihi aliheten.
28:25Gerçek böyle olduğu halde,
28:28böyle bir kudreti mutlakaya,
28:31böyle bir ihatalı ilim ve hikmet sahibine kul olmak dururken,
28:36ona ubudiyet etmek, ona kulluk etmek varken,
28:39insanlardan gafil olan bir kısmı Allah-u Teala'yı bırakarak,
28:46ve ettehazu min dunihi aliheten.
28:49Bir takım ilahlar edindiler onlar kendilerine,
28:52tanrılar seçtiler.
28:53La yehlukune şey'en.
28:55Onların tanrı diye tapındıkları şeyler,
28:58hiçbir şey yaratamıyor.
28:59Yaratma gücü yok onların.
29:01Ve hum yuhlakun.
29:02Onlar bizatihi kendileri yaratılmış.
29:05Allah-u Teala'nın yarattığı taştan, topraktan,
29:08vesaireden kendilerine bazı şekiller verilerek ortaya çıkarılmış şeylerdir.
29:12Ve la yemlikune li'enfusihim darran ve la nefan.
29:17Kendileri için ne bir zarar,
29:19ne de bir menfaat konusunda herhangi bir şeye sahip olabilirler.
29:24Böyle bir imkanları da yok.
29:26Yani ne kendilerine bir zarar getirebilirler,
29:29ne de fayda sağlayabilirler.
29:30Ve la yemlikune mevten,
29:33ve la hayaten,
29:34ve la nüşura.
29:35Onlar ne dünyada herhangi bir kimseyi öldürme gücüne sahiptirler,
29:40ne hayat verme imkanları vardır,
29:43ne de onların insanlar öldükten sonra onları hesap için
29:48Allah huzuruna tekrar getirebilecek güçleri vardır.
29:52Onların böyle bir imkanı olmadığı halde,
29:55böyle bir kudrete sahip olmadıkları halde,
29:57gafil ve cahil insanlar,
29:59onları kendilerine ilah ve tanrı olarak seçtiler.
30:04Ve onların ardından gittiler.
30:06Ve kâlellezîne keferû
30:09İnkârcılar dediler ki,
30:12İnhâzâ illâ ifkun ifterâhû ve e'ânehû aleyhî kavmûn âkârûn.
30:18İşte Kur'an-ı Kerim hakkında,
30:20inkârcıların iddialarına Cenab-ı Hak burada,
30:24yer vererek bize onları naklediyor, hatırlatıyor.
30:27Kafirler dediler ki,
30:29İnhâzâ, burada innafiye,
30:31olumsuzluk manası ifade ediyor.
30:33Arkasından istisna idatı gelmiş, bakın.
30:36İnhâzâ illâ ifkun
30:38Bu bir uydurma sözden ibarettir.
30:42İfk, yalan demek, gizip.
30:44Uydurma söz.
30:46İftarâhu onu peygamber uydurdu, haşa.
30:49Ve e'ânehû aleyhî kavmûn âkârûn.
30:52Bu sözü, bu Kur'an'ı söyleme,
30:55ortaya çıkarma konusunda,
30:57ona başkaları yardım ettim anasında.
31:00Böyle bir iddiada bulundular.
31:02E'ânehû yu'înû i'âneten,
31:05ona yardım ettiler.
31:07Aleyhî o Kur'an konusunda,
31:09kavmûn âkârûn, başka insanlar,
31:12başka bir toplum,
31:13ona yardım etti,
31:15onu destekledi.
31:16فَقَدْ جَاءُوا ظُلْمًا وَزُورًا
31:20Onlar, böyle bir iddia ortaya koymak suretiyle,
31:24büyük bir haksızlık,
31:27yalan bir iddia ortaya koymuş oldular.
31:30Burada câu kelimesi,
31:33ehdaru manasında,
31:35ortaya koymak,
31:36ihdas etmek manasında.
31:38Onlar,
31:39ortaya büyük bir haksızlık,
31:41ve yalan haber,
31:44sürmüş oldular.
31:45Onların bu sözü,
31:46son derece sorumluluğu büyük,
31:49son derece çirkin bir iddiadır.
31:52وَقَالُوا اَسَات۪يرُ الْاَوَّلِينَكْ تَتَبَهَا
31:56فَهِيَتُمْ لَا عَلَيْهِ بُكْرَةً وَأَص۪يلًا
32:00Ve yine onlar dediler ki,
32:02kafirler, inkarcılar,
32:05bu önceki insanların kitaplarına yazdıkları,
32:08bir takım masallardan,
32:11efsanelerden ibarettir.
32:13İnsanların aralarında anlattıkları,
32:15aslı,
32:17astarı olmayan,
32:18hakikati ve gerçeği bulunmayan,
32:20bir takım uydurma sözlerdir.
32:22Üstura,
32:23mitolojidir bunlar,
32:24bütün bu söylenenler.
32:26İktetebeha,
32:27bu iktetebeha kelimesini,
32:30ketebe kökünden,
32:31iftial babında,
32:32bunun istek tetebe manası,
32:34istek tetebe,
32:35istek tetebe manasında,
32:37yani,
32:38burada,
32:40yazılmasını istedi manasında,
32:42istifal babında biliyorsunuz,
32:43talep manası var.
32:45Manası da,
32:46kendisi ümmi olduğu için,
32:48bunu,
32:49başkalarına,
32:50yazdırttı.
32:52Yani,
32:52başkalarından,
32:53bunu yazmalarını istedi.
32:55Söylenen sözleri,
32:57kendisine bir öğreten var.
32:58Bunlar kaybolmasın,
33:00unutulmasın diye,
33:00onları bir yere yazdırttı.
33:02fehiyyetümle aleyhi bukraten ve asila.
33:06Sabah akşam,
33:07kendisine bu konularda,
33:09hatırında kalsın,
33:11ezberine girsin diye,
33:12daima sabah akşam,
33:15bunlar kendisine okunuyordu.
33:17Bunlar kendisine dikte ettiriliyor,
33:19kendisine tekrarlanıyordu,
33:20diyor.
33:21Bu şekilde iddia ediyorlardı.
33:22bu ayeti kerimelerde görüldüğü gibi,
33:26kafirlerin,
33:27hem Kur'an-ı Kerim,
33:29hem de,
33:29Peygamber Efendimiz hakkında,
33:31bir takım,
33:32mesnetsiz iddiaları,
33:34ve,
33:35bu konudaki düşüncelerinin,
33:38nelerden ibaret olduğu,
33:39konusunda bilgiler var.
33:41Bunlar,
33:41kafirlerin düşünceleri.
33:44İnkarcıların,
33:45gerek Kur'an-ı Kerim,
33:46gerekse Peygamber Efendimiz hakkındaki,
33:48değerlendirmeleri böyle.
33:49Onlar diyorlar ki,
33:51bu Kur'an-ı Kerim'in,
33:53anlattığı şeyler,
33:54önceden yaşamış insanların,
33:56eski insanların,
33:58tarihte yaşamış insanların,
34:00aralarında,
34:01adeta destanlaşmış,
34:03efsaneleşmiş,
34:04aslı hakikati olmayan,
34:06esası bulunmayan,
34:08bir takım uydurma haberlerdir.
34:10Bu haberleri de o,
34:12başkalarına yazdırtmış,
34:13sabah akşam da kendisine okutturuyordu,
34:15diyorlar,
34:16Peygamber Efendimiz'e.
34:17Buna cevap olarak,
34:19Cenab-ı Hak buyuruyor ki,
34:20Kul,
34:21söyle ey Peygamberim,
34:24enzelehullezî ya'lemus sirrah fissemâvâti vel ağrıdı.
34:28Göklerde ve yerde,
34:30gizli olan her şeyi bilen,
34:33her türlü gizlilikten haberdar olan,
34:35Allah-u Teala onu indirmiştir.
34:38Sizin zannettiğiniz gibi,
34:40onu,
34:40kendisine başkaları yazdırmamış,
34:43başkaları ona okumamış,
34:44öğretmemiş,
34:45tamamen bunun aksine,
34:48Allah tarafından,
34:49her şeyin hakikatini,
34:50gerçeğini bilen,
34:52her türlü gizlilikten haberdar olan,
34:54Cenab-ı Hak onu,
34:56Peygamberine indirmiştir.
34:59İnnehu kâne gafûra r-rahîmâ,
35:02O Allah,
35:03kullarına karşı son derece bağışlayıcı ve merhametlidir.
35:08Yine,
35:09Peygamber Efendimiz hakkında,
35:11onların,
35:11bir takım,
35:13kendilerine göre,
35:14kendi ölçülerine göre,
35:15bir değerlendirmeleri var,
35:16Cenab-ı Hak onu da bildiriyor.
35:18وَقَالُوا
35:19مَا لِهَذَا الرَّسُولِي
35:22يَأْكُلُوا الطَّعَامَ وَيَمْشِي فِي الْاَسْرَقِ
35:25Bu nasıl peygamber böyle haşa diyorlar.
35:28Bu,
35:29bizim gibi yemek yiyor.
35:31Yemek yiyor ve,
35:33sokaklarda,
35:33çarşılarda dolaşıyor.
35:35Öyle peygamber olur mu?
35:37Aslında,
35:37bizim bildiğimiz,
35:38böyle itibarlı insanlar,
35:40çarşıya,
35:41pazara çıkmazlar.
35:42Onlar ihtiyaçlarını,
35:43uşaklarına,
35:44emrilerin altında kimselere gördürürler.
35:46Halbuki bu,
35:47sıradan insanlar gibi,
35:49yemek yiyor,
35:51günlük ihtiyaçlarını görüyor ve,
35:53ihtiyaçlarını karşılamak için,
35:55pazara çıkıyor.
35:56Pazarda,
35:57alışveriş yapıyor,
35:58diyorlar.
35:59İşte,
36:00Peygamber aleyhisselatü vesselam hakkındaki,
36:02iddiaları bu.
36:04لَوْ لَا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَلَكٌ
36:06فَيَكُونَ مَعْهُ نَذ۪يرًا
36:08Hani,
36:09keşke,
36:10ona bir melek indirilmiş olsaydı da,
36:13o melek,
36:14onunla birlikte,
36:15insanları,
36:16bir takım yanlış hareketlerden,
36:18insanları,
36:20vazgeçirmiş olsa,
36:21uyarmış olsaydı,
36:22diyorlar.
36:23İnsanlar,
36:24insandan bir peygamber olacağını,
36:26bir türlü havsalalarına,
36:28sığdıramıyorlardı.
36:29İşte,
36:29bunlar,
36:30bu şekildeki,
36:30ayeti kerimelerle,
36:32Peygamber aleyhisselatü vesselam,
36:34ve bütün peygamberler hakkında,
36:36kendi,
36:37inanç ve kanaatlarını,
36:38değerlendirmelerini,
36:39ortaya koyuyorlardı.
36:47Merhaba sevgili seyircilerimiz,
36:49Anadolu erenlerinde,
36:51Gelibolu'yu gezmeye devam ediyoruz,
36:52ve şimdi de,
36:53Hoca Hamza'dan sizlere bahsedeceğiz sevgili seyirciler.
37:07Yazıcı Zade Çeşmesi'nin karşı tarafında,
37:10Fener altına doğru inen sokaktadır,
37:13Hamza Bey'in kabri.
37:14Eskiden bu yerde,
37:16bu zatın adını taşıyan bir cami varmış.
37:19Bu mübarek zatın,
37:211300'lü yıllarda yaşadığını sanıyoruz.
37:24Zira kitabesinde,
37:26Vefat tarihi olarak,
37:271406 yazılı.
37:37Öğrendiğimize göre,
37:39bu hak dostu Evliya zat,
37:41kendi inşa ettirdiği camide imamlık yapar,
37:45irşad edermiş yöre halkını.
37:47Bu ve bu gibi gönül ehli kişiler,
37:50kalplerinden dünya sevgisini çıkarmış,
37:53ahirete döndürmüşlerdir yüzlerini.
37:56İnsanların kalplerine,
37:58Allah sevgisini nakşetmeye çalışmışlar,
38:01maksatları ahiret olduğu için,
38:03sözleri tesir etmiş gönüllere.
38:06İşte,
38:07Hoca Hamza Efendi de,
38:09o zamanın Allah adamlarından,
38:11bir mübarek zattır sevgili sevciler.
38:14Herkese karşı,
38:16tarifsiz bir şefkat besler.
38:18İstemez hiç kimsenin,
38:19ıztırap çekmesini.
38:20Hele cehennemde daya yanacaklarını düşündükçe,
38:24mutsuz olur.
38:26Kalkarsa her vakitlerinde,
38:28dua eder onlar için.
38:30Ya Rabbi diye yalvarır.
38:32Kullarından hiç kimseyi cehennemde yakma.
38:35Gözyaşı döker onlar için.
38:37Kötülük gördüklerine dahi,
38:39iyilik yapar.
38:41Onun meclisinde,
38:43laf taşımaya ve gıybete yer yoktur.
38:45Biri bir başkasını gıybet edecek olsa,
38:49susturur derhal.
38:50O dediğine,
38:52ben daha çok layıkım der,
38:54öyle söyler o kişiye.
38:57Kötüleyeceksen,
38:58beni kötüle.
38:59Bir gün,
39:01onun yanında valiyi kötülerler sevgili seyirciler.
39:04Mübarek,
39:05eyvah der,
39:06gitti orucunuz.
39:07Yanındakiler bu sözden,
39:09orucun sevabının gittiğini anlasalar da,
39:12efendim derler,
39:13siz kimseyi gıybet etmediniz ki,
39:15evet buyurur büyük zat.
39:17Gıybet etmedim ama dinledim gıybetinizi.
39:21Gıybette dinleyenler de ortaktır günaha.
39:40Anlatıldığına göre,
39:42bu mübarek zatın vücudunda birkaç çeşit mühim hastalık vardır.
39:45Özürlü kılar namazlarını bu sebepten.
39:49Dostlarından biri dayanamaz,
39:50gelir bir gün huzuruna,
39:52efendim der,
39:53herkes hastalıktan kurtulmak için size geliyor.
39:56Duanızla kurtuluyor hastalığından.
39:58Ama sizin hastalıklarınız devam ediyor.
40:01Bir defa,
40:02kendiniz için dua etseniz,
40:04kurtulsanız bu hastalıklardan,
40:06iyi olmaz mı?
40:07Mübarek gülümser tatlı tatlı.
40:09Kardeşim der,
40:11onlar hastalıktan kurtulmak istiyorlar ve kurtuluyorlar.
40:14Biz ise razıyız halimizden.
40:17Kurtulmak istemiyoruz ki.
40:19Çünkü Rabbim gönderdi.
40:21O sevdiklerine gönderir dert ve belayı.
40:24Sevgiliden gelen sevilir elbet.
40:27Şikayet edilmez ki.
40:45Anlatıldığına göre bir talebesi sorar bu zata,
40:48Halis Bimi nasıl olmalıdır?
40:51Şöyle cevap verir mübarek.
40:52Halis Bimi'nin Allah-u Teala'yı çok sever.
40:57Bilmediği, anlayamadığı bir aşk ile şaşkın haldedir.
41:01Günahlarını düşündükçe uykusu kaçar,
41:04gözyaşları dinmez.
41:06Rabbinden utanır,
41:08başını kaldıramaz yerden.
41:09Her işinde Allah'tan korkar,
41:12titrer günah işlemekten.
41:14Rabbinin sevgisine kavuşturacak işleri yapmak için çırpınır.
41:17Sabreder musibete.
41:19Her sıkıntıda kendinde görür kusuru.
41:22Rabbini düşünür her nefeste.
41:25Gafletle yaşamaz hiç.
41:27Münakaşa etmez kimseyle.
41:29Kalpleri Allah'ın evi bilir,
41:32titrer bir kalbi incitmekten.
41:51Evet sevgili seyircilerimiz.
41:53Bugünlük de buraya kadar yarın inşallah.
41:55Aynı saatlerde gene birlikte olacağız efendim.
41:57Hoşçakalın.
42:05Dilhanesi pür nur olur,
42:09envar zikrullah ile.
42:14Dilhanesi pür nur olur,
42:18envar zikrullah ile.
42:22İkili mi dil mamur olur,
42:27mimar zikrullah ile.
42:31İkili mi dil mamur olur,
42:36mimar zikrullah ile.
42:39Her müşkiliş hasan olur,
42:44derdi dile derman olur.
42:48Her müşkiliş hasan olur,
42:53derdi dile derman olur.
42:57Canın içinde can olur,
43:02esrar zikrullah ile.
43:06Canın içinde can olur,
43:10esrar zikrullah ile.
43:14Zikreyle hakkı her nefes,
43:19Allah yeter baki heves.
43:23Zikreyle hakkı her nefes,
43:27Allah yeter baki heves.
43:32Pes gayriden ümmi dikes,
43:36Tekrar zikrullah ile.
43:40Pes gayriden ümmi dikes,
43:45Tekrar zikrullah ile.
43:48Ahmet seni ikrar eder,
43:53Hem zikrini tekrar eder.
43:57Ahmet seni ikrar eder,
44:02Hem zikrini tekrar eder.
44:06İhlasını işar eder,
44:10Eşar zikrullah ile.
44:14İhlasını işar eder,
44:19Eşar zikrullah ile.
44:22Allahümme salli alel-mustafa,
44:27Allahümme salli alel-mustafa,
44:30Bedî'ul cemali ve bahri'l-vefa,
44:35Bedî'ul cemali ve bahri'l-vefa.
44:39Ve salli aleyhike ma yenbevi,
44:44Ve salli aleyhike ma yenbevi,
44:47Es-sadık Muhammed aleyhisselam.
44:52Es-sadık Muhammed aleyhisselam.
44:56Es-sadık Muhammed aleyhisselam.
45:01Es-sadık Muhammed aleyhisselam.
45:45İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar