- 6 hafta önce
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00:07MÜZİK
00:00:33Euzubillahimineşşeytanirracim
00:00:46Bismillahirrahmanirrahim
00:00:58Subhanel lezi esra bi abdihi leylan minel mesjidil haram
00:01:24Minel mesjidil haram ila mesjidil haram ila mesjidil aqsa
00:01:32Al-zîbârkna haulahun linnuriyahun minn ayatina
00:01:54İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:02:26İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:02:51İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:03:10İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:03:33İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:03:51İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:04:39İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:04:56İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:05:32İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:05:49İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:06:07İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:06:23İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:06:44İzlediğiniz.
00:08:24İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:08:40İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:09:25İzlediğiniz.
00:09:51İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:09:55İzlediğiniz.
00:10:10İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:10:15İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:10:28İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:10:58İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:11:43İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:11:57İzlediğiniz.
00:12:27İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:12:39İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:13:09İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:13:21İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:13:59İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:14:17İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:14:42İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:15:28İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:15:41İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:16:14İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:16:48İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:17:16İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:17:51İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:18:29İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:18:45İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:19:05İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:19:44İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:20:12İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:20:40İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:21:11İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:21:29İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:21:44İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:22:14İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:22:19İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:22:28İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:22:35İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:22:46İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:23:04İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:23:16İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:23:36İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:23:45İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:23:46teşekkür ederim.
00:23:54İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:24:10İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:24:23İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:25:10İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:25:41İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:25:52İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:26:06İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:26:10İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:26:49İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:27:03İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:27:20İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:27:31İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:27:43İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:28:03İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:28:18İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:28:23İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:28:39İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:28:50İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:28:58İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:29:06İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:29:15İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:29:30İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:29:33İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:29:38İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:29:50İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:30:00İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:30:07İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:30:12İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:30:19İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:30:24İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:30:28İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:30:30İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:30:31İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:30:35İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:30:39İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:30:42İzlediğiniz için teşekkür ederim.
00:30:42lazım. Fakat sabaha karşı bir ara dayanamayıp uykuya
00:30:49daldı. Bu sırada rüyada kendisine sen benim kelamıma
00:30:55hürmet ve tazimde bulundun. Ben de senin evladına kıyamet
00:30:59gününe kadar daim olacak bir ulu devlet ihsan eyledim diye
00:31:02hitap olunduğunu işitti. Diğer taraftan Ertuğrul Gazi zaman
00:31:08zaman Konya'ya gelir ve Mevlana Celaleddin'in Rumi Hazretlerini
00:31:12de ziyaret ederdi. Bir gelişinde henüz küçük yaşta olan
00:31:16Osman Gazi'yi de beraberinde Mevlana'ya getirip hayır
00:31:19dualarını rica etti. O sırada Selçuklu Selçuklu Sultanı
00:31:25bulunan kimsenin kalenderi tarikatinden olan bir şahsa
00:31:29bağlandığını işten Hazreti Mevlana hoş. Şimdi hükümdar
00:31:34kendine bir baba bulduysa biz de kendimize bir oğul bulduk
00:31:39diyerek küçük Osman'ın elinden tuttu ve hayır duaları
00:31:43eyledi. Bu hususta üçüncü büyük müjde ise Osman Gazi ile
00:31:49Şeyh Edebali Hazretleri arasında cereyan etti. Edebali
00:31:53Hazretleri Konya'dan gelerek cihat sınırının en uç bölgesi olan
00:31:57Eskişehir yakınlarında İtburnu denen bir köyde yerleşmişti.
00:32:02Burada taliplerine ilim öğretmek insanlara huzur dağıtmakla
00:32:07meşgul olurdu. Dini meselelerde herkes ona müracaat
00:32:11eder. Dünya ve devlet işlerini ona danışırdı. İslam dünyasında
00:32:17eskiden beri mevcut olan fütüvvet ehli ve Anadolu'da mühim bir
00:32:21yer tutan ahiler ile irtibatı vardı. Ayrıca Ertuğrul Bey'in oğlu
00:32:26Osman Bey de bu büyük alemi sık sık ziyarete gider ilim ve feyzinden
00:32:30istifade ederdi. Edebali Hazretleri'nin kendi parasıyla
00:32:35yaptırıp talebelerine ders verdiği Bilecik'teki zaviyesini ziyaretlerinden
00:32:40birinde Osman Bey bir rüya gördü. Rüyasını hocası Edebali Hazretleri'ne
00:32:46anlattı. Osman Bey'in rüyasında Edebali Hazretleri'nin koltuk altından
00:32:53çıkan bir nur gelip Osman Bey'in göğsüne girdi. O nurun girmesiyle Osman Bey'in
00:33:01karnından bir ağaç peyda oldu. Birden dallanıp budaklandı, dalları çok yükseklere
00:33:09ulaştı, altındaki nice dağlar ve nehirleri gölgeledi. Onun gölgesindeki dağ ve nehirlerden
00:33:16birçok insan gelip istifade etmeye başladığı sırada Osman Bey uyandı.
00:33:22Edebali Hazretleri Osman Bey'in böyle bir rüya görmesine çok sevindi. Onun yapacağı
00:33:28büyük hizmetlerde kendisinin de nasibi olmasına çok şükretti. Osman Bey'in bu güzel
00:33:35rüyasını şöyle tabir etti. Oğul sen Ertuğrul Gazi oğlu Osman babandan sonra bey
00:33:43olacaksın. Kızım Mal Hatun'la evleneceksin. Benden çıkıp sana gelen nur budur. Sizin
00:33:51asil ve temiz soyunuzdan nice padişahlar gelecek. Onlar nice devletleri bir çatı altında
00:33:58toplayacaklar. Allah-u Teala nice insanın huzur ve saadete kavuşmasına, dini İslam'la
00:34:06şereflenmesine senin neslini vesile edecek dedi. Osman Bey'i tebrik etti. Gözünün
00:34:14nuru kızını bu mübarek insana nikah etti. Osman Bey'in Mal Hatun'la izdivacından
00:34:20Orhan Bey dünyaya geldi. Edebali Hazretleri damadı tarafından kurulan Osmanlı Devleti'ne
00:34:27manevi güç verdi. Sultan Osman Gazi'nin hürmet ettiği her hususta istişare edip
00:34:33danıştığı en yakın yardımcılarından oldu. Osman Gazi yeni şehir aldıktan sonra memleketi
00:34:41beş idari bölgeye ayırdı. Karacahisar'ı oğlu Orhan Bey'e. Subaşılığını da kardeşi
00:34:48gündüze verdi. Yar hisarı Hasan Alpa, İnegöl'ü Turgut Alpa verdi. Kaynatısı Edebali'ye
00:34:57Bilecik gelirini timar olarak verdi. Hanımını babasıyla birlikte Bilecik'te bıraktı. Kendisi
00:35:06Yenişehir'e giderek yanındaki gazilere evler yaptı. Şeyh Edebali Hazretleri Bilecik'te
00:35:14tefsir, hadis ve fıkıh ilimleri üzerinde dersler verdi. Bu suretle son günlerini Bilecik'te
00:35:22geçiren Edebali Rahmetullahi Ali Hazretleri yüz yirmi yaşlarındayken bin üç yüz yirmi altı
00:35:30yılında vefat etti. Cenazesi yıllarca huzur saçarak insanlara saadet yolunu gösterdiği
00:35:38zaviyenin yanına defnedildi. Eskişehir'de odun pazarı üstündeki kabristanda da bir
00:35:44makamı vardır. Yerine kendi talebesi Dursun Fakih geçip ders verdi. Edebali Hazretlerinin
00:35:53Rahmeti Rahman'a kavuşmasından bir ay kadar sonra Malhatun dört ay sonra da Osman Gazi
00:36:01vefat ettiler. Birbirlerini sevenler birbirlerine kavuştular. Edebali Hazretlerinin feyiz ve
00:36:08bereketleri yol göstermesiyle altı asırdan fazla devam edecek olan cihan devletinin
00:36:15temellerini atan Osman Gazi alimlere ve evliyaya yakın olmanın ehemmiyetini de belirttiği
00:36:20vasiyetnamesinde kendisinden sonra gelecek oğluna dolayısıyla evlatlarına şunları vasiyet
00:36:27etti. Allah-u Teala'nın emirlerine muhalif bir iş işlemiyesin. Bilmediğini dinimizin
00:36:36ulemasından sorup anlayasın. Sana itaat edenlere hoş tutasın. Askerine inamı ihsanı eksik
00:36:45etmiyesin ki insan ihsanın kulcağızıdır. Zalim olma. Alemi adaletle şenlendir ve Allah için
00:36:54cihadı terk etmeyerek beni şahedet. Ulemaya riayet eyle ki şeriat işleri, din işleri nizam
00:37:02bulsun. Nerede bir ilim ehli duyarsan ona rağbet, ikbal ve hilim göster. Askerine ve malına
00:37:11gurur getirip dinimizin alimlerinden uzaklaşma. Bizim mesleğimiz Allah yoludur ve maksadımız
00:37:18Allah'ın dinini yaymaktır. Yoksa kuru kavga ve cihangirlik davası değildir. Sana da bunlar
00:37:25yaraşır. Daima herkese ihsanda bulun. Memleket işlerini noksansız gör. Hepinizi Allah-u Teala'ya
00:37:35emanet ediyorum. Osmanlı Sultanları bu vasiyetnameye yandan sarıldılar. Bu
00:37:43vasiyetname devletin altı yüz sene hiç değişmeyen anayasası gibi oldu. Altı asır
00:37:51insanlara huzur ve saadet onların eli, onların yardımı ile dağıtıldı. Allah-u Teala o büyük
00:37:59devleti bu mübarek insanlara nasip etti. Biz burada dine ve
00:38:05devlete hizmet eden o mübarek insanlara Allah-u Teala'dan rahmetler
00:38:10dileyerek bugünkü sohbetimizi Edebali Hazretlerinin bazı tavsiyeleriyle
00:38:16bitirelim. Edebali Hazretlerinin vefatlarına yakın talebelerine
00:38:21vasiyet mahiyetinde söylediği sözlerden bazıları şunlardır. Toprağa bağlanınız, suyu israf
00:38:28etmeyiniz, mirasınızın sağlam kalmasına dikkat ediniz, veriniz,
00:38:34elleriniz yumuk kapalı kalmasın, ilim sahiplerini koruyunuz, ağaç dikiniz,
00:38:41ödünç aldığınızı fazlasıyla iade ediniz, Kur'an-ı Kerim'i güçlü olmak için
00:38:46okuyunuz, bağınızı bahçenizi viran bırakmayınız, Peygamber Efendimiz'i çok iyi
00:38:52tanıyınız, hadisi şerif ezberliğiniz, bildiklerini öğretenler unutulmazlar. Bu
00:39:00tavsiyelerin her bir cümlesi Reşat Altun'u kıymetinde. Yine şöyle buyuruyor,
00:39:06Asıl ölüm, ilimden payını almayanlar içindir. Faydalı ilim, faydasızı bilenler,
00:39:16faydalı ile faydasızı bilenler bilgi sahipleridir. Cenab-ı Hak cümlemizi faydalı ilim sahiplerinden
00:39:25ve ilmi ile amel eden bahtiyarlardan kılsın. Hoşçakalın sevgili seyirciler.
00:39:38Sevgili seyirciler, bugün Allah nasip ederse, Cenab-ı Hak yardım ederse, şu ara suresinin tefsirine başlıyoruz.
00:39:50Şu ara şairler demek. Şair kelimesinin Arapçada cem'i çoğulu şu ara oluyor, şu ara.
00:40:00Şiirin cemi eşar olduğu gibi şairin çoğulu da şu ara, şairler.
00:40:07Surenin son bölümünde şairlerin, sorumsuz davranan kimselerin durumları anlatılıp,
00:40:16bundan istisna edilen, yani genel hüküm dışında bırakılan, halis niyetli, hayra hizmet etme,
00:40:25hayra hadim olma yolunda gayreti bulunan, muhlis şairlerin özelliklerinden de Cenab-ı Hak söz ediyor.
00:40:34Dolayısıyla, bundan dolayı bu şu ara'dan, şairlerden bahsedildiği için,
00:40:40bu sureye de şu ara suresi ismi verilmiştir.
00:40:44Bu sure-i celle, Mekke-i Mükerreme döneminde nazil olmuştur, Mekke'dir.
00:40:50Ve 227 ayet-i kerimeden müteşekkildir.
00:40:54Aslında, Kur'an-ı Kerim'in elimizde bulunan nüshaları, itibariyle 10 sayfadır.
00:41:01Ama sure, 10 sayfa olmasına rağmen, umumiyetle kısa ayet-i kerimelerden, kısa kısa ve özlü veciz ayet-i kerimelerden teşekkül
00:41:10ettiği için,
00:41:11227 ayet-i kerime vardır.
00:41:14Adeta uzun sureler gibi, çok ayet-i kerime ihtiva etmektedir.
00:41:20Baş tarafında, surenin başında,
00:41:25diye başlamaktadır.
00:41:27Huruf-u mukattaa dediğimiz,
00:41:30elfaz-ı müteşabihe, müteşabih lafızlar dediğimiz,
00:41:34harflerden müteşekkil bir ifadeyle başlamaktadır bu sure-i celle'de.
00:41:39Peygamberlerin,
00:41:42ümmetleriyle olan,
00:41:44peygamber olarak gönderildikleri kimselerle olan,
00:41:47bir takım münasebetlerini onlarla yürüttüğü mücadeleyi anlatan,
00:41:52daha sonra onlara karşı isyankar ve onlara karşı asi tavır içinde bulunmaya devam eden kimselerin,
00:42:01uğradıkları akıbetler bahis mevzusu edilmektedir.
00:42:05Sure-i celle içinde ibret-i müessire olacak,
00:42:08gerçekten insanların aklı başında olanlarını derinden derine düşündürecek,
00:42:14hikmet ve ibretlerle doldurur bu kıssalar.
00:42:20Euzubillahimineşşeytanirracim,
00:42:22Bismillahirrahmanirrahim,
00:42:26tasimmim,
00:42:28tilke ayatul kitabil mübim,
00:42:33leallake bâhi'un nefseke,
00:42:36ellâ yekûnû mü'minîn,
00:42:39sadakallâhu l-asîm.
00:42:43Daha önce bu konuda,
00:42:46baş tarafında,
00:42:48elif lâm mîm, elif lâm râ,
00:42:50elif lâm mîm râ,
00:42:53elif lâm mîm sâd,
00:42:55kâf hâ ya ayn sâd,
00:42:58tâ hâ gibi,
00:42:59bir takım harflerin,
00:43:00böyle kesik harflerin bulunduğu,
00:43:04surelerin baş tarafında,
00:43:06bu ibarelerle başlayan surelerin,
00:43:09başlarındaki bu ifadelerin,
00:43:12lafzan,
00:43:14kesin olarak anlaşılması mümkün olmayan lafızlardan olduğunu ifade etmiştik.
00:43:19Ancak,
00:43:19bazı müfessirler,
00:43:22tevil bakımından,
00:43:24yani,
00:43:25bu konuda kendilerine,
00:43:27Peygamber aleyhissalâtu vesselâm hazreti tarafından,
00:43:29kesin bir bilgi,
00:43:31intikal etmediği,
00:43:33bildirilmediği halde,
00:43:35bazı konularda onların,
00:43:36bazı tevil ve yorumlarda bulunduğunu da,
00:43:41ifade etmiştik.
00:43:42İşte bu konuda da yine,
00:43:45tâ, sîn mîm,
00:43:46bunlar çeşitli kelimelerden,
00:43:49bir takım,
00:43:51sembollerle,
00:43:52bu kelimelere delalet eden harflerin,
00:43:54bir araya gelmesi,
00:43:56müteaddit kelimeleri,
00:43:58ifade etmek üzere,
00:43:59bu kelimelerde bulunan harflerden,
00:44:01bir tanesinin,
00:44:03alınması suretiyle meydana geldiğini ifade etmişlerdir.
00:44:06Mesela,
00:44:07tâ, sîn, mîm,
00:44:10kelimeleri,
00:44:11harfleri,
00:44:12tı harfinin,
00:44:14zittavl,
00:44:15yani,
00:44:16kudret ve kuvvet sahibi manasına gelen,
00:44:18Allah-u Teala'nın,
00:44:19zittavl sıfatını ifade ettiği,
00:44:22sînin,
00:44:23kuddüs kelimesinin sîni olduğu,
00:44:25mîm'in de,
00:44:27râhmanın mîm'i olduğunu,
00:44:28ifade edenler olduğu gibi,
00:44:30daha başka,
00:44:32tevhîl ve yorumlarda bulunanlar da olmuştur.
00:44:34Mesela,
00:44:35Tur,
00:44:35Tur dağının,
00:44:37ifadesi ve,
00:44:38sembolü olarak,
00:44:39tı harfi kullanılmıştır.
00:44:41Musa aleyhisselam'a,
00:44:43aleyhisselam'a,
00:44:44deler desin diye,
00:44:45Musa'nın,
00:44:46sîni burada,
00:44:48kullanılmıştır.
00:44:49Muhammed aleyhisselam'ın da,
00:44:51mîm'i burada,
00:44:52söz konusu edilmiştir.
00:44:53Dolayısıyla,
00:44:55böyle bir ifade,
00:44:57böyle bir telmihte bulunanlar da olmuştur.
00:44:59Ama bunların hiçbiri,
00:45:00kesinlik ifade eden şeyler değildir.
00:45:03Âlimlerin büyük ekseriyeti,
00:45:05Allah-u a'lemu bi murâdihi bizâlik.
00:45:08Bununla,
00:45:09ne kastettiğini,
00:45:11en iyi Cenab-ı Hak kendisi bilir demişlerdir.
00:45:14Biz de öyle diyelim.
00:45:15En emin yol budur.
00:45:17Tilke âyâtül kitâbil mübîn.
00:45:20Mübîn,
00:45:21apaçık olan kitabın,
00:45:23ayetleridir bunlar işte.
00:45:25Hükümleri,
00:45:26nasihatleri,
00:45:27bildirmek istediği gerçekler,
00:45:29açık seçik ortaya konmuş olan kitabın,
00:45:32ayetleridir bunlar.
00:45:34Kitabın,
00:45:35Kur'an-ı Azimüşşan'ın ifadeleridir.
00:45:37لَعَلَّكَ بَاخِعُنْ نَفْسَكَ
00:45:40اَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ
00:45:43Neredeyse sen,
00:45:45inanmıyorlar,
00:45:47iman etmiyorlar diye,
00:45:48kendini mahvedeceksin adeta.
00:45:51Sana verilen bir tebliğ vazifesi var.
00:45:54İnsanlara hak ve hakikati duyurma görevi var.
00:45:58Bu görevini eksiksiz olarak yerine getiriyorsun.
00:46:02Bunun gereklerini, icabını ifa ediyorsun,
00:46:06yapıyorsun ne lazımsa.
00:46:08Nasıl anlatmak icap ediyorsa,
00:46:10nasıl insanlara
00:46:12tafsilatla bilgi vermek gerekiyorsa,
00:46:16dilinin döndüğü,
00:46:18ifadenin yettiği ölçüde
00:46:20sen insanlara bütün gerçekleri,
00:46:22bütün çıplaklığıyla aktarıyorsun.
00:46:24Ama bütün bunlara rağmen,
00:46:26senin yaptığın açıklamalara rağmen,
00:46:28insanlar inanmamakta,
00:46:31ısrar ediyorlar.
00:46:32Diretiyorlar,
00:46:33inanmak istemiyorlar.
00:46:34Bundan dolayı da,
00:46:35bunlara bu kadar açık olarak anlattığım halde,
00:46:39neden inanmıyorlar diye,
00:46:41sen o kadar üzülüyorsun ki,
00:46:43adeta kendini mahvedecek noktaya getiriyorsun.
00:46:47Bu kadar fazla üzülme.
00:46:49Sana düşen vazife,
00:46:50sadece ve sadece tebliğ etmek,
00:46:54duyurmaktır.
00:46:55Bundan ötesi,
00:46:57hidayeti vermek,
00:46:58insanlara doğruyu göstermek,
00:47:00doğruyu kabul etme yeteneğini onlara vahşetmek,
00:47:03Allah-u Teala'nın,
00:47:05Cenab-ı Hakk'ın kudretiyle olacak bir şeydir.
00:47:08Sen, sana düşeni yaptın,
00:47:09bundan sonrası için senin üzülmene bir gerek yoktur.
00:47:12İnneşe'nünezzil aleyhim minessemâi âyeten,
00:47:17fezallet e'nâkuhum lehâ khâdı'în.
00:47:22Eğer bir istesek,
00:47:23onların üzerine gökten bir ayet,
00:47:27anî bir bela,
00:47:29onların hiç inkar edemeyecekleri bir mucize indirirdik,
00:47:33buyuruyor Cenab-ı Hak.
00:47:35İnsanlar,
00:47:36o kadar açık seçik gerçeklerle karşı karşıya kalıyorlar ki,
00:47:40bütün bunları,
00:47:42ellerinin tersiyle itiyorlar,
00:47:43bunlara inanmak istemiyorlar.
00:47:45Ama biz onlara,
00:47:46öyle bir bela,
00:47:48öyle bir azap,
00:47:49öyle bir musibet göndeririz ki,
00:47:50onlar,
00:47:52acizliklerinden,
00:47:53zavallılıklarından,
00:47:54şaşkın ve ne yapacağını bilmez duruma düşerler.
00:47:58Fezallet e'nâkuhum lehâ khâdı'în.
00:48:01Onların boyunları,
00:48:03bu mucize ve bu belalar karşısında,
00:48:06öylesine bükülür,
00:48:08öyle eğilir ki boyunları,
00:48:10onlar başlarını kaldıracak takat ve mecalikendir,
00:48:13kendilerine bulamazlar.
00:48:14Tam bir teslimiyet içinde,
00:48:16Allah'ın kudret ve azametine,
00:48:18onlar boyun eğmek zorunda kalırlar,
00:48:21buyuruyor Cenab-ı Hak.
00:48:23وَمَا يَئْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرِمْ مِنَ الرَّحْمَانِ مُحْدَسِنْ
00:48:26اِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْدِينَ
00:48:29Allah-u Teala'dan ne zaman kendilerine,
00:48:32yeni bir talimat,
00:48:34yeni bir bilgi,
00:48:36yeni bir tebligat geldiği zaman,
00:48:38geldiğinde onlar,
00:48:39ona daima karşı çıkmışlar.
00:48:42o gelen hakikatleri,
00:48:44ellerinin tersiyle itmişler,
00:48:46onu inkar etmişler,
00:48:48ondan yüz çevirmişlerdir.
00:48:49Onlar hiçbir zaman,
00:48:51Allah'ın emrine inkiyat göstermemiş,
00:48:54itaat etmek istememişlerdir.
00:48:56فَقَدْ كَزَّبُوا
00:48:58Onlar inkar ettiler,
00:48:59yalanladılar,
00:49:01gerçekleri reddettiler.
00:49:04فَسَيَئْتِيهِمْ اَنْ بَاُوا مَا كَانُوا بِهِ يَسْتِهْزِئُونَ
00:49:08O bildirilen gerçekleri,
00:49:10peygamberlerin haber verdikleri hakikatleri,
00:49:13alay konusu yapanların,
00:49:16haberleri onlara gelecek.
00:49:17Onlar,
00:49:18ne gibi akıbetlere uğradıklarını,
00:49:21bu sorumsuz insanların,
00:49:23nasıl bir durumla karşı karşıya kaldıklarını,
00:49:26onlar yakında öğrenecekler.
00:49:28اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَا الْاَرْضِي كَمْ اَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ
00:49:34Onlar,
00:49:37görmediler mi,
00:49:38araştırıp anlamadılar mı ki,
00:49:41yeryüzünde biz,
00:49:43her bir nevi ve cinsten,
00:49:45her çeşitten,
00:49:47bitkileri, canlıları nasıl yetiştirmişiz?
00:49:50Onlara,
00:49:51nasıl neşv-ü nema bulma,
00:49:54büyüyüp serpilme imkanı bahşetmişiz?
00:49:56Bir tohum tanesi toprağa atıyorsunuz,
00:50:00Cenab-ı Hak,
00:50:01o tohum tanesinden,
00:50:02nice nevatat,
00:50:04ağaçlar, çiçekler,
00:50:07nice kıymetli bitkiler yetiştiriyor Allah-u Teala.
00:50:10Renk renk,
00:50:11tat tat, çeşti çeşni,
00:50:13her biri aynı ortamda,
00:50:15aynı vasatta,
00:50:17aynı iklim şartlarında,
00:50:18aynı toprakta yetiştikleri halde,
00:50:20her birinin özellikleri,
00:50:22birbirinden farklı.
00:50:23Burada zevç kelimesi,
00:50:25nevi ve çeşit manasına geliyor.
00:50:27Zevç aslında biliyorsunuz,
00:50:29çift demek,
00:50:30eş demek.
00:50:31Aslında,
00:50:32nevatatın,
00:50:33çoğalmasında,
00:50:35döllenmesinde,
00:50:36biliyorsunuz,
00:50:37onların,
00:50:38tohumlarının,
00:50:39rüzgar veya,
00:50:41arılar,
00:50:41böcekler vasısıyla,
00:50:42başka bir tarafa nakledilerek,
00:50:44diğerlerinin döllenmesine,
00:50:46yardımcı olduğunu da biliyoruz.
00:50:48ve erselner riyâhale vâkihâ.
00:50:51Aşılayıcı rüzgarlar gönderdik,
00:50:54buyuruyor Cenab-ı Hak.
00:50:54İşte rüzgarlar,
00:50:56bazen,
00:50:56bitkiler arasındaki,
00:50:58bu çiftlerin,
00:50:59her bir çiftin eşinden,
00:51:01diğerine taşınacak,
00:51:02tohumların,
00:51:03nasıl birbirini aşıladıkları,
00:51:05ve nasıl bu suretle,
00:51:06bitkilerin çoğaldıklarını,
00:51:08ifade ediyor Allah-u Teala.
00:51:10Bunlar,
00:51:10bütün bunlar işte,
00:51:12insanların,
00:51:13bugün geliştirdikleri ilimle,
00:51:16daha iyi anlaşılır bir şekilde geliyor.
00:51:18Cenab-ı Hak bütün bunları,
00:51:20bize ilahi kudretin,
00:51:22tecellisini,
00:51:23bildirirken,
00:51:24anlatırken,
00:51:25bu ilmi,
00:51:25gerçekleri de bize bildirmiş oluyor Allah-u Teala.
00:51:28İnne fî zâlikele âyeh.
00:51:30Bütün bunlarda,
00:51:31Cenab-ı Hakk'ın kudret ve azametini bildiren,
00:51:33alamet ve işaretler vardır.
00:51:35Uyarılar vardır.
00:51:37Ve mâ kâne ekseruhun müminin.
00:51:39Fakat insanların çoğu,
00:51:41yine de,
00:51:42bütün bu gerçekleri,
00:51:44gördükleri,
00:51:44bütün onlara muhtari oldukları halde,
00:51:48inanmamışlardır.
00:51:48İnanmak istememişlerdir.
00:51:52Ve inne rabbeke lehu vel azîzurrahîm.
00:51:55Hiç şüphe yok ki,
00:51:56Rabb'ın emrine galiptir.
00:51:59O dilediğini yapar.
00:52:00Ve kullarından cezaya layık olanlarını da,
00:52:03Cenab-ı Hak hemen anında cezalandırmaz.
00:52:06Onlara rahmetiyle tecelli eder.
00:52:08Onlara bir mühlet ve fırsat bahşeder Cenab-ı Hak.
00:52:11Ve iznâdâ rabbuke musâ eni itil kavna zâlimîn.
00:52:16Hani biz,
00:52:17Musa'ya,
00:52:19zalim olan insanlara,
00:52:21Allah'ın ayetlerini bildir.
00:52:24Allah-u Teâlâ'nın ayetlerini,
00:52:26Cenab-ı Hakk'ın emrini insanlara bildirmek için,
00:52:29gel diye emretmiştik.
00:52:30Kavme fir'ân.
00:52:31Fir'ân kavmine,
00:52:33gerçekleri bildirmesi için,
00:52:36Musa Aleyhisselam'a emretmiştik,
00:52:38buyuruyor Cenab-ı Hak.
00:52:40Bütün bu gerçekleri anladıktan sonra,
00:52:43onlar hâlâ,
00:52:44Allah'ın dehşetli azabından,
00:52:47ve Cenab-ı Hakk'ın vereceği cezadan,
00:52:49sakınmayacaklar mı?
00:52:51Ondan çekinip korkmayacaklar mı?
00:52:53buyuruyor Cenab-ı Hak.
00:52:54Kâle Rabbi,
00:52:55Musa Aleyhisselam,
00:52:56Cenab-ı Hakk'a yalvararak dedi ki,
00:52:58Ya Rabbi,
00:52:59inni ekhâfü en yükezzibûn.
00:53:02Ya Rabbi,
00:53:02beni yalanlamalarından korkuyorum.
00:53:04Onlar dünya nimetleriyle öyle şımarmış,
00:53:09öyle kendilerinden geçmişler ki,
00:53:11kendilerine güven ve ihtimat duygusu o kadar artmış ki,
00:53:15nefisleri o derece azgınlaşmış ki,
00:53:18onlara bir takım ilahi gerçeklerden,
00:53:21uhrevi hakikatlerden söz ettiğim zaman,
00:53:23onlar bütün bunları alay konusu yapabilirler,
00:53:27ve beni teksip edebilir,
00:53:28yalanlayabilirler.
00:53:29Bundan korkuyorum Ya Rabbi,
00:53:31dedi Musa Aleyhisselam.
00:53:33Ve yazıyku sadri,
00:53:35ve la yanteliku lisâni.
00:53:38Ya Rabbi,
00:53:39benim gönlüm,
00:53:40göğsüm daralıyor.
00:53:42Onlardan çekindiğim için,
00:53:44onların bana karşı takınacakları,
00:53:46düşmanca ve hasmane tavırdan korktuğum için,
00:53:51psikolojik olarak benim kalbim ve ruhum daralıyor.
00:53:54Kendimi rahat hissedemiyorum.
00:53:56ve dilim,
00:53:58gerektiği şekilde,
00:54:00talakat-ı lisâniye ile,
00:54:02rahat ve serbest ifade etme gücüne sahip olamıyor.
00:54:06İntilak,
00:54:07böyle sökülüp,
00:54:08akıp gitmek manasına.
00:54:10Rahatlıkla,
00:54:11pürüzsüz konuşabilme.
00:54:13Hani deriz ya,
00:54:15adamda,
00:54:15ne talakat varmış.
00:54:17Talakat-ı lisâniye diyoruz.
00:54:19Bir kimse hiç kekelemeden,
00:54:21hiç kelime bulma zorluğuna düşmeden,
00:54:24rahatlıkla konuşuyorsa,
00:54:25o kimseye,
00:54:27talakat sahibi diyoruz.
00:54:28Değil mi?
00:54:29İşte bu talakat gökünden geliyor intilak.
00:54:32Fe ersil ilâ harun.
00:54:34Bunu,
00:54:34İmam Maverdi Hazretleri zikrettiği,
00:54:37yorum ve tevil rivayetleri arasında,
00:54:40fe ersil cibriyle ilâ harun,
00:54:42şeklinde açıklamıştır.
00:54:44Yani,
00:54:45Cebrail aleyhisselamı,
00:54:47kendisine peygamberlik vazifesinin verildiğini bildirmek üzere,
00:54:51kardeşim Harun'a gönder,
00:54:53diye Cenab-ı Hakk'ı niyazda bulundu,
00:54:55Musa aleyhisselam.
00:54:57Yani,
00:54:58Harun'a peygamberlik ver,
00:54:59peygamberlik vazifesiyle onu görevlendir ya Rabbi,
00:55:03diyerek niyaz etti.
00:55:05Ve lehum aleyye zembun,
00:55:07ya Rabbi,
00:55:08onların,
00:55:09benim onlara karşı bir kusurum,
00:55:11bir kabahatım,
00:55:12bir suçum var.
00:55:14İstemeyerek,
00:55:15ben,
00:55:16onlardan iki,
00:55:18kavga eden iki kişiyi ayırmak istediğimde,
00:55:20mütecaviz olanı,
00:55:22şöyle elimle,
00:55:24uzaklaştırmak istemiştim.
00:55:26Bu sırada,
00:55:27onun,
00:55:28birdenbire bu darbeyle,
00:55:30hayatının sona erdiğini gördüm.
00:55:32Tamamen hata,
00:55:34istemeyerek meydana gelen bu,
00:55:36olaydan,
00:55:38dolayı,
00:55:38bu olaydan ötürü,
00:55:40ben onlara karşı suçlu durumdayım.
00:55:42feekhâfü en yaktulûn,
00:55:44benim onlardan,
00:55:46birisini öldürmemden dolayı,
00:55:47onların da beni öldürmelerinden korkuyorum.
00:55:51Endişe ediyorum,
00:55:52dedi,
00:55:53Musa aleyhisselam.
00:55:54kâle kellâ,
00:55:55hayır,
00:55:56asla buyuruz Cenab-ı Hak,
00:55:57onlar,
00:55:58sana el süremeyecekler.
00:56:00fezhebâ bi âyâtina,
00:56:02ayetlerimizle,
00:56:03mucizelerimizle,
00:56:05bizim sözümüzün,
00:56:06gerçekliğini ortaya koyan,
00:56:08her türlü,
00:56:09delil ve belgelerle,
00:56:11sizin üstünlüğünüzü gösterecek,
00:56:13mucizelerle,
00:56:14gidiniz ikinizde.
00:56:16inna me'akum müstemi'ûn,
00:56:18ben sizinle birlikte,
00:56:20onlara söyleyeceğiniz sözleri dinliyor,
00:56:23sizi manen teyit ediyorum.
00:56:25Size güç ve kuvvet vereceğim,
00:56:27buyurdu Cenab-ı Hak.
00:56:28fe'tiyâ firavne,
00:56:30firavne gidiniz.
00:56:31Aslında burada geliniz demek,
00:56:33ama gidiniz manasında.
00:56:35fekûle,
00:56:36deyiniz ki,
00:56:37inna rasûl-u rabbil alemin,
00:56:39biz alemlerin Rabbinin elçisiyiz.
00:56:42onun emirlerini duyurmak için geldik.
00:56:45Onun emriyle size geldik,
00:56:47ve bir takım gerçekleri bildirmek istiyoruz,
00:56:49diyeceksiniz.
00:56:51en erzil me'enâ beni İsrail.
00:56:54Kendinize kul köle ettiğiniz,
00:56:56her türlü ağır hizmetlerinizle çalıştırdığınız,
00:57:00İsrailoğullarını,
00:57:01bizimle birlikte gönderin,
00:57:03serbest bırakın onları,
00:57:05diye onlara söyleyiniz,
00:57:06Firavun'a ve etrafındakilere.
00:57:09Kâle,
00:57:09Firavun dedi ki,
00:57:10Musa Aleyhisselam'a,
00:57:12Kâle,
00:57:12elemmu rabbike fînâ velîden.
00:57:15Biz seni aramızda,
00:57:17çocuk iken,
00:57:19daha küçücük yaştayken alıp aramızda,
00:57:21seni eğitmedik mi?
00:57:23Sana bir takım imkanlar,
00:57:25bir takım,
00:57:26bir takım nimetler bahşetmedik mi sana?
00:57:29Rabbâ yurabbi,
00:57:31terbiye kelimesi,
00:57:32yani bir takım nimet ve imkanlar vermek,
00:57:35terbiye etmek, eğitmek.
00:57:36Sen çocukken,
00:57:37biz seni yetiştirmedik mi?
00:57:39dedi.
00:57:39vele biz tefînâ min amurikesinin,
00:57:42ve sen bizim aramızda,
00:57:44ömrünün önemli bir kısmını,
00:57:47bayağı,
00:57:48küçümselmeyecek bir bölümünü geçirdin,
00:57:50senelerini geçirdin bizim aramızda.
00:57:52Bunun otuz yaşına kadar olan bölüm olduğunu söyleyenler olmuştur müfessirlerden.
00:57:56ve fealte fealete kelleti fealte ve ente minel kafirin.
00:58:02Musa aleyhisselam'a böyle hitap etti Firavun.
00:58:04Dedi ki, sen yapacağını yaptın.
00:58:07Bizim adamlarımızdan birisini öldürdün.
00:58:10Onu demek istiyor burada.
00:58:11ve fealte fealete kelleti fealte.
00:58:14Sen yaptığın işi yaptın.
00:58:16Yapacağını yaptın.
00:58:17yani bizim aramızdan birisinin canına kıydın.
00:58:20ve ente minel kafirin.
00:58:22Bütün bu nimet ve sana olan ihtimamıza karşılık,
00:58:26sana olan her türlü itina ve lütufkârlığımıza mukabil,
00:58:30sen nankörlük ettin.
00:58:32Burada kafirin kelimesi küfran-ı nimet manasında.
00:58:36Yani nankörlük etmek.
00:58:37Sen sana ve yapılan iyiliğin kadrini, kıymetini bilmedin.
00:58:41Değerini anlayamadın.
00:58:43Onun gereğini yerine getirmedin.
00:58:45Ona gerektiği şekilde şükretmedin.
00:58:48Onu değerlendirmedin diye
00:58:50Musa aleyhisselama hitap etti Firavun.
00:58:53Ve ente minel kafirin.
00:58:54Yani sen nankörlerdendin dedi.
00:58:56Nankörlük ettin bu davranışınla.
00:58:58İşte bu suretle Cenab-ı Hak
00:59:01Musa aleyhisselam ve kardeşi Harun aleyhisselamla birlikte
00:59:05Firavun'un nasıl bir muhavvere,
00:59:08nasıl bir diyalog içinde bulunduğunu,
00:59:10aralarında ne gibi konular konuşulduğunu
00:59:12bize Cenab-ı Hak,
00:59:14Peygamberi Muhammed aleyhisselatü vesselama indirdiği
00:59:17Kur'an-ı Kerim vasısıyla bilgi veriyor.
00:59:19Allah-u Teala.
00:59:20İşte buradan anlıyoruz ki insanlar
00:59:22bir takım dünyevi imkanlara
00:59:25fazlaca mağrur olur.
00:59:27Bunların fani gelip geçici şeyler
00:59:30olduğunu unuturlarsa
00:59:31kendilerinde bir varlık görüyorlar.
00:59:34Ve bu tekebbür hali, ucup hali
00:59:37onları hakikatten nasıl
00:59:40inhiraf ettiriyor, nasıl uzaklaştırıyor.
00:59:42Bunun örneğini çok açık bir şekilde görüyoruz.
00:59:53Merhaba sevgili seyircilerimiz.
00:59:55Bugün sizlere Edirne'nin Şirin ilçelerinden
00:59:57Uzunköprü'den sesleneceğiz efendim.
01:00:12Uzunköprü, sevgili seyirciler, adını Ergene Irmağı üzerindeki köprüden alır.
01:00:17Bu devasa köprü tam 1392 metre uzunluğundadır ve 174 gözü vardır.
01:00:23Köprü bu haliyle bile günümüzün devasa köprülerine meydan okuyor, zira ne bakım istiyor ne de masraf.
01:00:32Dün atlılar geçermiş dolu düzgün ya da gıcırtılı kanunlar.
01:00:38Bugünse her biri tonlarca ağırlıkta kamyonlar, otomobiller vızır vızır işliyor.
01:00:44Gene de bana mısın demiyor.
01:00:47Eh, Eçtat hiçbir yatırımını seçim için yapmadığı için
01:00:51yüzlerce senedir ayakta duran muazzam yapılar kondurmuşlar.
01:00:55Ülkenin dört bir tarafına bunun gibi.
01:01:03Sultan Murad Han'ın köprü yapımında denetleyici olarak görevlendirdiği Gazi Mahmut Bey,
01:01:09Akıncı beylerindendir.
01:01:12Çıktığı sayısız seferden hep alnının akıyla dönmüş.
01:01:16Köprünün yapımı tamamlandığında ise köprüyü koruyan askeri birliğin kumandanlığına getirilmiş.
01:01:23Ve bu vazifeyle iken de 1443 senesinde vefat etmiş.
01:01:29Kabri otobüs durağıyla bilet giçesinin arasına sıkışık kalmış.
01:01:34Eskiden burada bir külliye varmış ama günümüze kadar gelememiş.
01:01:39Kabir merleri ise kırılmış.
01:01:42Eğer bir hayırsever el uzatmazsa bu değerli komutanın kabri ortadan kaybolabilir.
01:01:54Bu amcamızın adı Süleyman Koyuncuoğlu.
01:01:59İlerlemiş yaşına rağmen boş oturmasını sevmeyen bir insan.
01:02:03Kendi elleriyle tahtadan yaptığı oyuncakları isteyenlere komik fiyatlarla satıyor.
01:02:09Maksat ticaret olsun diyor.
01:02:10Biz onu otobüs durağının dibinde bulduk.
01:02:14Gazi Mahmut Bey'in kabrinin yanında.
01:02:17Siz nerede bulursunuz bilemeyiz.
01:02:25Uzunköprü'de methun Gazi dermişlerden biri de Mescit Mahallesi'nde metfundur.
01:02:32Halkımızın Tumbaba ismini verdiği bu hak dostunun asıl adı ve nerede doğup büyüdüğü bilinmiyor.
01:02:38Hazret Sultan 1. Murad Han'ın komutanlarından, Demirtaş Paşa'nın birlik komutanlarındandır.
01:02:46Sadece asker değil, aynı zamanda hem alim hem de gönül ehlidir.
01:02:52Kimsenin kusurunu görmez, affedermiş özür dileyenleri.
01:02:56Cenab-ı Hak affetmeyi sever dermiş.
01:03:00Siz de affedin din kardeşlerinizi.
01:03:03Hatta öyle affedin ki, unutun hatasını o kimselerin.
01:03:08Hatırlamayın bir daha.
01:03:16Malın, paranın ne kıymeti vardır ki buyurur Boğuş.
01:03:19İnsan bütün ömrünü onun peşinde harcasın.
01:03:23Aman kardeşlerim, sakın gafete düşüp de dalmayın dünya zevklerine.
01:03:28Ölüm uyandırmadan önce uyanalım ki, ahirette azaba düşmeyelim.
01:03:32Biliniz ki, ahirette işe yarayacak amel bir tanedir.
01:03:38O da, Resulullah'ın yolunda yürümektir ancak.
01:03:44Kumbaba Hazretleri sevgili seyirciler, her işinin mutlaka İslam'a uygun olmasına çok dikkat edermiş.
01:03:52İslamiyete uymak, dünya ve ahirette huzura sebep olur dermiş sohbetlerinde.
01:03:57Bir insan bin sene yaşasa ve nefsine çok sıkı riyazetler çektirse, ancak bu yaptıkları İslam'a uygun değilse, hiç kıymeti
01:04:07yoktur.
01:04:08Yani, Resulullah Efendimiz'e tabi olmadan yapılan ibadet ve iyi işlerin hiçbir faydesi olmaz ahirette.
01:04:16Ama ona uyarak yapılan az bir iş, Allah'ın dinde kıymet kazanır.
01:04:23Hatta bu iş uyku bile olsa.
01:04:25Nitekim, kaynule etmek, yani gün ortasında bir parça uyumak, Resulullah Efendimiz'in adetiydi.
01:04:34Ona uyumayı düşünerek, her gün bir parça uyumak, insanın kendi aklına göre yaptığı, nice zor ve zahmetli ibadetlerden kat kat
01:04:43faziletlidir.
01:04:52Evet değerli seyircilerimiz, bugünlük de buraya kadar, yarın inşallah bu Gazi Derviş'in hayatını anlatmaya devam edeceğiz efendim.
01:04:59Ayrıca, uzun köprüye bağlı Kırkavak köyünde mefhum bir Alperen'den, Gazi Turhan Bey'den de bahsedeceğiz sizlere.
01:05:07Allah'a ısmarladık efendim.
01:05:16Firkatin ar ile gönlüm yanılur, pür yanılur.
01:05:26Varlığın zevkü sefadır, yokluğun gir yanılur.
01:05:37Ay yüzün gören gözlerim mest olur, hayran olur.
01:05:47Yakma ey can, yakma kalbim, ateşi suzan olur.
01:06:15Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu demdir.
01:06:28Bağı aşka düşen aşık, bülbül inalan olur.
01:06:38Canı bülbül ol, gülşen de aşk ile devran olur.
01:06:48Gül yüzün gören gözlerim mest olur, hayran olur.
01:06:59Yakma ey can, yakma kalbim, ahile efgan olur.
01:07:29Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu demdir.
01:07:43Vuslatın aşk ile gönlüm şad olur, şadan olur.
01:07:53Derdi aşkım neyleyim ki, derdime derman olur.
01:08:03Dur yüzün gören gözlerim mest olur, hayran olur.
01:08:13Yakma ey can, yakma kalbim, ateşi suzan olur.
01:08:24Dur yüzün gören gözlerim mest olur, hayran olur.
01:08:34Yakma ey can, yakma kalbim, ateşi suzan olur.
01:08:44Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu demdir.
01:08:56Dembu demdir
Yorumlar